Bugünden 1930'a 5,439,041 adet makale



Katalog


«
»

DÖRT CUMHURtYET 28 Eylül 1975 ÂBDULCANBAZ Büyük Usturalar Şakir BALKI ÇOCUKLAR INSANDIR YAŞARKEMAL Çizgîler: Turhan SELÇUK FotoğTallar: Ara GÜLER KOLYE, ALTIN, BİR Zilo gene yattığı yerl anlattı. Yattığı yerleri anlatmayı seviyor mu da bu kadar üstünde duruyor? Ya da yattığı yeTe çok mu önem veriyor? Ya da benim çolc önem verdiğimı mi sanıyor? Konuşurken onun yattığı yerleri çok sormuş olacatım ki, bu kadar üstünde duruyor. • Hiç çocuklarla bir araya g»lip uyudugunuz oldu mu? Hani Saray Sineması var ya Beyoğlun da. onun önünde işte çocuklar birbirlerine sokulup uyuyorlar, öyle?» Olmadı, diyor Zilo. Arkadaşlan Maymun. Ismail, Mahzun. Mese, daha ötekiler, o kadar çok ki, arkadaşlan adlarını unutuyor, görünce aklına geliyor ya arkadaş larınm adlan, şimdi bir türlü hepsini bulamıyor, nasıl aklına gelsin bu kadar çok çocuğun adı. Ztlodan başka hepsi evine gece leri gidiyormuş. Gitmezlerse eğeı anaları babaları onları arayıp bu luyor dövüyorlarmış. Zilo da evi ne gitmek istiyormuş ama üvey annesi hiç eve alır mı onu? «Ben de gitmek istiyordum ama, annem almıyordu beni. Ondan sonra ben de, eğleniyorduk sabahları, akşam oldu mu ben de teyzemin bodrumuna giriyor dum. Kapalı oldu mu kapı, ben de düsünüyordum, düşünüyordum herkpsin apartmanına girip uyuyorum.» «Karorilerli apartmanlâf daha rahat değil mi?» «Bizim yanlarda kaloriferll yok kiıiiii..» «Hiç evlerde..?» Bir keresınde . Bazen ksw kapanmıyor... Kırık camlan olu yor. Bir seferinde. Burasını daha önce yazmıştım.. «Merdirenlerde . Sabaha kadar böyle.. Uyumak istiyorum, böyle.. Uyuyamıyorum.» «Simdl baban köyde mi?» «Köye gitti. Tren kalktı.» «Annen?» «Annem orada, Dolapderede. O da, başka komşular bakıyor ona. Babam ona para vermedi, gidince kavga ettiler.» «Niye vermedi0» «Küfür ediyor yav, arkasından belâ atıyor.» «Şimdi baban gelmeyecek mi?» «BelH olmaz. O da dedi ki, anam avradım olsun şimdi seni gebertirim haaa, dedi. Gelmeyecegim ben eve, dedi.» «Yani siz hepiniz köye mi gidi yorsunuz?» «Yaaaaaa, annemi bırakıp mı? Yaaaa. orada bir deli çocuk var bana sulanıyor.» «Nerde?» Allfth canım almatnn Zilo, atiTorsmı be... SAAT, BİR DE YÜZÜK İSTİYORDU «Heeee...» «Ne istersln meselâ, lsteylp de alamadığın?» «Her yerde çalı«jmak.» • ömeğin herkes bir şeyl çok lster, ne bileyim ben apartıman, giyinmek ister, sen ne istersin?» «Kolye, altın..» Durdu, gözleri parladı.. Kurnaz. inanmaz baktı bana, yüzü kıpkırmızı oldu. «Saat» dedi birden, «saat..» Düşünde gene anyordu.. «Bir taneeeee .. Bir taneeeeee.. Bir tane de yürük.» «Pekl çalabilirsin onlan..» «Kuranı 8ptüm ya, hani o eamide kadının önünden aşırdığım Kuranı var ya her gün öpüyorum.» «Sen o Kuranı çalmamıa mıydm?» •Çalmamış, kadının önünden Byle alrmştım. Kadın başmı yere koymuş, gozlerini yummus dua okuyordu. Ben de alıverdlm onu, oradan sınstım. Kadın nasıl söylerdim ki, ben senin Kuranını... Yaaa.. Arkamdan bir bak tnıım, cami karışmış kavga ediyor kadırUar.. Kuran yaldızlı, bir güzel bir gtlzeldif kiiii.. Altıh yal dızlı. Ben,dş. dayanamadım a l dııuııım... Kuran almak günah değil kiiii.. Hem ben tövbe edecektim Kuran tistüne. 11 Almadım ki boşa.. B05 yere.. Simt heeeep, tövbe.. Ediyorum.. Her gün..» «Hiç çalmıyor musun?» «Bir senedtr yapmıyorum» «Hani bana uydurmayacaktın?» «Bir tane de kolye o kadar. Başka bir $ey istemiyorum ki..» «Kuranı ne yaptın?» «Satmadım ki.. Kuran satılmaz kiiiii... Günah.. Bir tane, bir tane de?» Burada, sırası geldl, çocuklugumda bir çakı çalmıştım onu Zilo'ya anlattım. Bayıldı, sedefli çakıyı çahşıma. Çalıp da saklayışıma. Sonra anam çakıyı bu )up da sahibine geri verince .. Görmeliydiniz Zilonun Uzüntüsü nü. Sen acemiymişsin. dedi. İnssn çaldığı $eyi getirir de hiç evin Içine saklar mı? Anne bulur hem de bulup sahibine verir, sen de rezil olursun, işte böyle. 1 «Hiç yakalandın mı sen?» Bunu uzun uzun yüzüme baktık tan. ölçüp biçtikten sonra birden söyleyiverdi. Ne söyleyecektim ona? Bu sefer uzun uzun düşünmek, tırnak yemek sırası bana geldi. sonra ben de birden: •Ben slzin gibi aceml r.ıyım hiç» dedim. çaylak «Onu nra lstiyorsun?» 5 Plyasamn çok acemisi, dedi, bir iki gün »or.ra bana «yandım:« diye bağırmazsa çok iyı. Kabak gibi adam... Zeynel buradan sıkı adımlarla doğru Hak Yolu gazetesine gitti. Daldı içeri. Sağda camiı bir oda vardı. Odanın bir iki metre önünde eski bir makina gürültüyle çahşıyordu. Makinaya kâgıt veriyordu adam. Zeynel adama seslendi güleç bir yüzle: Kolay gelsin!. dedi. Senden başka kimse yok mu burada? Al yanaklı adam, isteksizce başını çevirdl: Siz kimi aradımz?. diye sordu. Gazetenin sahibini: Camlı odaya buyrun, ben onıı şimdi bulup getiririm, ö nümüzde şu kaiıve var ya, az önce orada pişti oynuyordu. Gazetenin sahibini bulup getirdi al yanaklı adam. Kem küm öksürüyordu. Camlı odaya girdi, yerine oturdu. Zeynel'e: Buyrun efendim, dedi. bir isteğiniz mi var? Zeynel yavaşça sağına soluna bakmdı, hiç vakit geçirmeden söze girdi: Para kazanmak ister misin'1. dedi. Hak Yolu'nun sahibinin gözleri güldü birden: Para kazanmak mı, nasıl istemem ki, elbette lsterlm!.. dedi. îşte şimdl oldu!. öyleyse benim sözlerime kulak verin. Sana üç bin lirahk ilân vereceğim, ama bu ilân işinden önce gazetene bir haber koyacaksın, oldu mu? Oldu.. Gazetenin ba$ sayfasma büyük puntolarla «Demire yüzde ikiyüz zam geliyor!» Demir Fabrikalan Genel Müdürii açıkladı...» İşte haber sana!. Gazetenin sahibi bu haber için önce kem küm etti, Uç bin kâğıdı. masasınm üzerinde görünee «olur» diyerek işi tathya bağladı. Zeynel Hak Yolu'ndan çıktı. Hemen bir arabaya atlayıp ilin yolunu tuttu. îlde hava pusluydu.. Hemen PTT'ye gitti. Çok acele telefon yazdırdı. Dolak Davut'a telefon edecekti. Aradan ne kadar zaman geçti, telefomın ziH çaldı. Aygıtı eline aldı, hiç çakürmadan: • ..• .;... Alooo!... Kimsiniz efendim'. Sey, Davut Bey siz misiniz? Eveet şey.. Siz kimsiniz? Ben mi? Davut, demirci Davut canım. Haa, ben de, yahu beni tanımadın mı? Ayıp vallahi, ayıp! Ben Çımento Bayiı Fettah! Buyur Fettahçığım, buyur.. Davut Bey, bak sana ne diyecegim, blzim Bakan İskender. benim kulağıma üfürdü, demire yüzde beş yüz zam geliyormuş.. Senin elinde çok demir vardı da haber vereyim dedim. Sakın eündekı demirleri satma. yine milyonlara milyon katacağız. Çimentoya yok mu? Fettah Bey.. Çimentoya da gelir her halde.. Sen çımento işıni bir yana it, sakın demırleri satma... Aallooo:.. Davut Bey.. Demir . Daha ne var ne yok? Aman demir işine iyi kulak ver.. Benden sana haber etmek, bana bak yüzde isterim ha Haydi eyvailah Davutçugum.. Çat . » Dolak Davut sanki yıkıldı, telefon konuşması onun aklmı kanştırdı. Sabaha dek uyumadı. Zeynel ilden ilçeye dönmeden önce Hak Yolu zam haberıni patlatmıştı bile. Hiç bir şeyden habert yokmuşçasma Zeynel, Dolak Davudun yazıhanesine girdi. Merhaba Davut Bey. dedi, ne var ne yok bakalım?. Yüzü kaynanasından azar işitmiş Ermeni gelini gibı asıktı. Zam ışi aklından çıkmıyordu. Hastayım numarası yapU, otladı pufladı. Yüzünü ekşitti. Zeynel'in kolunu kaptı birden: Şey. dedi. Bak hele Zeynel Bey.. Demir işi vardı değil mi? Ben satnıaktan vaz geçtim sana demırleri'. Niçin biliyor musun Zeynelim, han yapmağa karar verdim de onun için... Gel sen bu işten çekil .. Zeynel içmden Bu haber iyi tutmuş!» diye geçirdi. Fettah Bey ona telefonda zam için yüzde beşyüz demişti. Ama berı yandn Hak Yolu da bu haberi. yüzde ikiyüz. olaraK yazmıştı. Zeynele soz yetiştirirken kafasmdan bunları geçiriyordu. Hangi haber dognı dıye yorum yapıyordu. Dolak Davut: Han isinde şimdi çok para varsa bunun bir nedeni vardır, değil mi Zeynel Beyn Bıyık altından güldü Zeynel: Bu han yapma ışi yem mi gelrii aklına?.. Eh aşagı yukan öyle. dün gece yatakta aklıma geldi! Çok para var.. Tabıı öana G3 demir lâzım olacak.. Demirleri de sana sattım.. Ne kötü iş değıl mi? Bir süıe konuşmadılar. Kalkıp dışarı çıktılar. Kulübe girdiler.. Köşedeki masaya geçtiler. Tam üturmuşlardı ki içeri Toptancı Hasan Ba*?.n giıdi. Davut'u görünce seslendi: Bana bak hele Dolak Davtıt, dedi, hadı yine dört ayak üstür.e düştün. Demire zam geliyormuş!.. Zeynel hiç renk verrneden: Bos verin böyle zam haberlerini. dıye güldü. hepsi yalan do'.an. biraz demir işine eı amm, ardmdan haber ucuşmaya başladı. Tatsız mı tatsız şaka bunlar! Dolak'ı pirelendiriyorsunuz... Gulüşmeler oldu. Yediler içtiler. Dolak Davut Zeynel'in kulağma: Sagolun Zejnel Bçy, dedi, demek ki demir işinden vaz geçtmız?.. Sagolun... Gozlerini patlattı: Ben mı demir i$ind=n vazgeçtim, Da\ut Bey?... Evet.. Kım söyledi sana bunları? Az önce sen söyledin ya!.. Ben mı söyledim? İnssn bu kadar çabuk sözlennden döner mi? Kinı döndü?. Sen donîr.edin mi? Az önce hiz han işini konuşmuştuk! Konuştuk. Eee. ne olrr.us yani? Hiç ne olacak, ben demir işinden vaz geçmedim. Hepsl bu.. (DEVA.Ml VAB) • Şimdi baban köyde mi? Köye gitti, tren kalktı. Annen? Annem orada Dolapderede. O da başka, komşular bakıyor. Babam ona para vermedi, gidince k,avga ettiler... "Zilo ç aldı ğm paraları kime veriyorsun diyorum, onu sorma diyor «Kendi annemden.» «Annenin yanında mı kaldı, baban bırakmadı öyleyse onları?. «Bırakmadı, belkit de... yalan söyledi. Belkit de gelir.» «Zilo sen biraa atıyorsun, değil mi?» «Vallaha, belkit de gelir.» «Ben sana bir şey söyleyim ml, ne Kurtalan. ne Ankara, sana bir şey söyleyim mi, sen düpedüz evden kaçmışsın. Ya da hiç bir zaman eve eirmemişsin ki, evden kaçasın. Atma Zilo.» «Heeeeeeeh ..» • Babamla kaçtım ya işte..» «Baban trene falan binmedl ki...» «Trendeydik ya..» «Baban burada..» «Değil.» «Tren kalktı o zaman.» «Atıyorsun arkadas.» «Değil vallahi.. Tren kalkıyordu Haydarpaşadan ben o zaman atladım işte..» «Allah canını almasın Zilo, atıyorsun be, hani bana atmayacak tın, gücendim vallahi..» «Dur dur.. Dur dur, yim . » «Yapma Zilo..» »öylo«Onu sorma.» Zilo'nun o kadar çok bitırirn arkadaşı var ki, adiaruu akiıııds tutamıjor... «Pekiyi sormayım.» Üzümlü yerimiz, karpuzlanmız «Köyde. Ben de hep ona yumruk vuruyorum. Karnına vuruyorum, o da gidiyor anne... Kocaman adam.. Biraz deli ama.. Anneeeee bak, Memedin kızı be ni dövdiii.. O da babama söylüyor. Ben de diyorum ki, bana yaaaaaavvvv... Çocuguna bir şey söyle bana laf atıyor, Allah Allah, diyorum. Ondan sonraaaa. ondan sonra böyle yapıyor, arkadaşlarım da vardı daha önceden köyde, dedim ki, aga, ağa gel şunu dövelim mi, o sokağa giriyordu, sokak üz\im vardl, bizün üzümlü yerimiz vardııu, herşeyimiz \ardi, karpuzlanmız...» «Baban abini aldı gitti, ablan nerede kaldı yani?» «Ablam da annemle..» «Senin annenden olan öyle mi?» ablan «Dur dur, dur dur söyleyim. Dur ama dur, tam tren kalkacak o zaman atladım, çUnkü babam durup beni arayamasın, diye. Indim tren kalktı gitti. tnmedi babam.. Belkit de dönmüştür. Belkit de trenle geliyor şimdi..» «Bak Zilo bana öyle geliyor ki, seni izlediklerini, kafayı çektiginizi, bodrum isini de atıyorsun. Bana öyle geliyor ki, o iş başka türlü olmuştur.» «Neden be?» «Dogrusunu »öyle bakalım.» «İşte anlattıuııım..» «Karmakanjık anlatıyorsun.» «Karmakan? anlatıyorum da »nun İçin lnanmıyorsun. Sen bana bir tanesini anlattırsaydm, ben de karmakanş anlatmazdım, sen de inanırdın.» «Zarar yok, ben doğru olanları da yalan olanları da biliyorum. Söyle bakalım çaldığınız paralan kime veriyorsunuz?» Teyzemin kızı birinci hırsız «Onun taa var ya, ne kadar para çaldı ev sahibinden. Ev sahibi var ya, ihtiyar, senden daha Ihtiyar. Tanıyor musun onu. Ayagı da topal. Yani yürüyemiyor. Bir gece bir ses geliyor. Dur hele.. dur. Bir baktım teyzemin kıa gidiyor onun odasına. Almış onun parasını, bir baktım, almış onun parasım, ev sahibi de benim üstüme attı. Teyzemin kızı birinci hırsız.» «Şimdl daha..?» «Saat çalıyor, bir tane, bir kere... Bir tane Kürt kadın var, kaynanasından korkuyor, kayna nasının saatini almışmış, masanm üstünden de teyzemin kızı.. Kürt kansı bir ağlıyor, bir ağlıyor, kaynanasından korkmuş bir ağlıyordu. Teyzemin kızı Kürt karısına acıdı yaaa, iyi oldugu zaman da oluyor onun. Son ra bana verdi dedi ki, git de ki. merdivende buldum, arıyordular, aflıyordu, korkuyordu kaynanasından. Ben de dedim ki, söyleyecektim acıdım gene, dedim ki, teyze baaaak, sizin saatinizi mer divende buldum, dedim. Aferim kızım, dedi, para vereyim, dedi. îstemem, îstemem, dedim. Ben o zaman kadına acımıştım.» «Pekiyi Zilo, büyüyünce ne olmak istiyorsun?» Ben Balat'ta birinci hırsızdım O karsılık verdi, sesi tltriyordu. Kuşkulu haline hemencecik bürünüvermişti ama gene de ken di vekannı savoınmalıydl. lçinden samyorum. bir süril duyru birbirine kansmıs akıvordu. Atsa mı bir yalan. voksaaaaa? «Ben Balatta birinci hırsızdım. » dedi. «Herkes diyordu ki... Ne divor.. diyor.. Ne diyor du bana beeeee? Herkes bendpn korkuyordu. Okuldaki biitün co cuklar, koskoca kızlar bile... Dö vüyordum hepsini bilem.» Ne olayım öyleyse? Uzun bir sessizlik oldu. Zilo düşünüyor.. Parmaklarını ağzına almış ısırarak düşünüyor Çocuğun başını belâya soktuk, keşki böyle bir soruyu ona sormasaydım. Düşündü düşündü, neden sonra başını kaldırdı, kuşkulu gözleri, gozlerini benden hep ka çırıyor.. «Doktor.» «Eeeeee, okula gitmiyorsun?ı «Ne olayım öyleyse?» «Aklında ne kuruyorsun, hiç bir şey kurmadın mı% «Fabrikada çahşmak..» Y A R I N: Zilo açtı ama, fıkara hükümete acıyordu DiŞi BOND TiFFANY JONES BCTA ÇIMS11IBL£E AMA )
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog