Bugünden 1930'a 5,440,085 adet makale



Katalog


«
»

ANKARA... ANKARA... ANKARA... ANKARA... ANKARA... ANKARA... TÜRÜNAYKUTLU 1975: Devir değişir; Sınsaryuı Harunın kapısında hazırola reçen Aykutlu. »rtık Türünün seçlm kampanyasında yer ahr; ağızda sigara (arkada »y»kta) Tiirön'e taktik Terir.. ANKARA... ANKARA... ANKARA... ANKARA... ANKA... I Istanbul Sıkıyönetim Konuıtanı Türün. Em niyet Müdürlüğüne bir ziyaret yapar. Ünlü Sansaryan Hanı'nın kapısında Birinci Şube Müdürü Ilgız Arkutlu hazıroldadır (solda). Tiiriin Ise bu selâma hiç de askerce olmayan biçim ıi« sol eliyle karşılık verir (sırtı dönük). Bu sahnenin bir diğrr ne?ell tanığı da Türiin'ün Sıkıyönetlm Yardımcısı Oramiral Kemal ;~:;acandır (sağcial. Bu folosrafın bir de öyküsü vardır: Resnün gazeteye ters basıldıpı, gerçekte sol dcçll s a | eliyle selâm verdiği Kerekçesivie Türün, CumJnıriyefi kapatmaya kalkışmıştır . TÜRÜN AYKUTLU: 1971 Turun Aykutlu ikilisi yine aynı saflarda FAIK TÜRÜN VE ıLGıZ AYKÜTLU. BIRINCISI ISTANBUL SIKIYÖNETÎM KOMUTANı, IKÎNCISI ıSTANBUL EMNIYET BIRINCÎ ŞUBE MÜDÜRÜYDÜ. BÎR DONEMIN SIMGELERI OLAN BU IKI ISMIN DEVRIMCT VE YURTSEVER ÇEVRELERDE ÇAĞRıŞıM YAPTIRDlGl TEK BİR SÖZCÜK VARDI: İŞKENCE. ILGIZ AYKUTLU ADI, ISTANBULT'N İLERİCt GENÇLÎGİ ARASINDA DAHA 12 MART ÖNCESİNDE BtLİNİRDİ. KENDİNE ÖZGÜ POLÎSÎYE YÖNTEMLERÎ VE UYGULAMALARINA ÎLİŞKÎN ÇOK ŞEY YAZILJP ÇİZİLMİŞTI. 12 MART DÖNEMİ BASTIRDIĞINDA SIKIYÖNETİM KOMUTANI FAÎK TÜRÜN İLE SIKI BİR İŞBİRLlGÎNE DE GİRMİŞTİ. ARALARINDA ÇOK YAKIN BİR DOSTLUK VARDI. HATTA BİR KERESİNDE EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜNÜN KAPISINDA KENDISİNE SELAMA DURAN ILGIZ AYKUTLU'YU FAIK TÜRÜN. HİÇ DE ASKERCE OLMAYAN BÎR BİÇİMDE SOL ELİYLE SELAMLAMAKTA BİR BEİS GÖRMEMİŞTt. YIL, 1971'DÎ. TÜRÜN AYKUTLU İKİLÎSİ 12 MART DÖNEMİNDEN SONRA DA Y"ÎNE AYNI SAFLARDA AMA BU KEZ AP'DE BİR ARAYA GELDİLER. TÜRÜN AP ISTANBUL LİSTESİNDEN SENATÖR ADAYI OLURKEN. AYKUTLU DA DESTEGİNI ONUN SEÇİSl KAMPANYASINDAN EKSİK ETMIYORDU. ANCAK AYKUTLU NUN BİR BAŞK GOREVİNİN DAHA OLDUĞU SÖYLENİY'ORDU: BİRİNCİ ŞUBE MUDÜRLÜGU SIRASINDA EDÎNDİGÎ DEGERLİ BİLGİLERINDEN, İŞÇİ SORUNLARINDA GÜÇLÜKLERLE KARŞILAŞAV ÎŞVERENLERİ DE YOKSUN KILMIYORMUŞ .. TRT'de sağsol tersyüz oldu TRT Lübr.an'daki çatışmaları verirken hep «Solcu müslümanlarla sağcı hıristiyanlar» ifadesini kullanıyordu ki, işin doğrusu da buydu.. Gerçekten aşırı sağcı. faşist falanjıst hıristiyan gerillalanyla Filistin Kurtuluş Hareketiran örgütlediği solcu müslüman gruplar çatışıyordu. Ancaaak... Başbuğ Türkeş'in sözcüsü, komando tosunlann ha lâskân bir gazete: «Vay.. Ne demek? Müslümanlar nasıl solcu olur.. TRT'nin menhus spikeri kasıtlı yayın yapıyor. Müslümanlar daima sağcı. hıristiyanlar da daima solcudur. Bu Lübnan'da da böyledir, Çin'de de, Maçin'de de. TRT nin spikerleri ayaklannı denk alsmlar, yoksa aldırmasını biliriz..» diye eşip köpürünce TRT agız değiştirdi . Duyduğumuza göre Genel Müdür Nevzat Yalçıntaş derhal bu haberlerde sagcı solcu lâfının kullanılmamasını emretmiş.. Ve de haberler artık: «Lübnan'daki müslüman hıristiyan çatışması .» filan diye veriliyor. Hani yakında. «Solcu hıristiyanlarla sağcı müslümanlar» denmeye baslanırsa hiç şasmamak gerek.. Komando tosunların sözeüsü pazetenin «Höt» demesiyle TRT sağı solu tersyüz ediverdi anlaşıian. , Ergenekon'un profesörlük tezi... Onb<>? yıllık askerlik celo kS*ıdmdan f.nl fırıl kaçmasını beceren Ankara Hnfcuk Fakülte^i Medenî Hukuku eski doçent'erınden Yılmaz Ergenekon. «Bazı Gazeteciler» adını taktığı sağ basının muhabirîerini Bakanhk rtzel kaleminde bir süre agırladıktan ve sorulacak sorulan da bu «Bazı gazetecilere» Ö7el Kalem Müdürü aracıhğıyla verdikten sonra. bir basın toplantısı yaparak, mobilya konusunda «dehşetengiz» açıklamalar yapmıştı. Bu dehşetengiz açıklama son gunlerde Maliye Bakanı Doç. Dr. Yılmaz Ergenekon'un bazı gazetecilerin sorduğu sorulara karşı yaptığı açıklamalar» başlığı altmda «Bazı yerlere» gönderilmektedir. Ergenekon'un konuşmalarım kapsayan 23 sayfalık broşürün kim tarafından ve nerede basıldığı belli değildir. Ama broşür Bakanlıkta elden ele doiaşmakta ve «bazı adreslere» postalanmaktadır. Y'ılmaz Ergenekon Medeni Hukuk Doçentidir. Her nedense, birdenbire maliye ve ekonomi ilmine merak sararak, Devlet Planlama Teşkilatında Teşvik ve Uygulama Dairesi Başkanlığına getirilmiş, başta Demirel ailesi olmak üzere, «bazı muhterem» iş adamlarına teşvik belgeleri dağıtmıştı... Ergenekon, bu açıklamalannı kapsayan broşürü Ankara Hukuk Fakültesine «profesörlük takdim tezi» olarak yollarsa, belki akademik kariyerinin son ünvanını da kazanabilir boylece... Nazo, neden Sülü'yo eşlik etmiyor artık?.. AP Genel Başkanının seçlm ge zilerinde soruyorlar: Nazmiye hamm nerede? Geçmiş yıllarda yurtiçi, ya da yurt dışı tüm gezilere eşiyle birlikte çıkan Süleyman Demirel yanıtlamakta güçlük çekiyor bu sorulan. Nazosuz Sülü görüntüsüne boyun eğmiş gibi. Belki biliyorsunuz, Nazmiye Demirel'i cNazo» diye çağınyor yakmlan. Süleyman beye de • Sülü» diyorlar. Amerikan türü • Çoban Sülü» edebiyatınm bir ahşkanlığı belki de. Ama Nazmiye Hanım «Nazo>luktan hoşlanmıyor artık, özellikle Bülent Ecevit halkın diline «ECO» diye yerleştiğinden beri.. Oysa yakm bir geçmlşe kadar Nazo ve Sülü ile Eco ve Rahşan hanım arasında paraleller kurulurdu. tki lider de eşleriyle çok uğraşıyor, kapalı aile yaşamı sürdürüyor, her zaman, her yerde beraberler denirdi. îki liderin de çocuklan yok, biri kuş besler, öteki kedi sevgisiyle tanınırdı, hayvan sevgisinde de benzerlik kurulurdu. Ama siyasal yaşamda bu ben7erlikler geride kaldı. Rahşan Ecevit AP'liler arasında bile çok sözü edüen bir kadm oldu. 1973 seçimlerinde Nazmiye Demirel başında renk renk turbanlar, şapkalar, her gün ayn bir tayyör, kulaklarında küpeler boynunda ıncilerle AP'nin (1) numaralı kadmı olarak gezilere çıkınca AP'lıler eleştirdiler: Pıahşan Ecevit nasıl sade, bu kadar şıklıktan halkımız hoş lanmıyor. Bayan Demirel'in şıklığı da ayrıca bir tartışma konusu. Rah şan Ecevit'in sadeliği ağır basıyor gerçekten. APTüerin eleştirileri başka ko nulara da uzanıyor: Konuşma türü de degişik bizim patroniçenin, durur durur tumayı gözünden vurur, Demirel biraderlerin senetinde bir ay nlık olmadığını söylemedi mi, iyi ki Tuzla'daki evin mobilyasını soran yok... Yakınlarına göre Bayan Demirel. eşinin 12 mart döneminden sonra yeniden Başbakan olmasına çok sevinmiş, ama sonra sevinci boğazında kalmış. Hele Başbakan Demirel'in burau yum ruklandıktan sonra müthiş tedir gın olmuş, sinirleri bozulmus, hiç bir yere gitmek istemiyormuş... Yine AP'liler konuşuyor: Eskiden dış gezilere rahatça giderdi, şimdi gıdemıyor, çün kü eski kosullar degişti. Eskiden Cumhurbaskanı Sıınay'ın esi de yabancı dil bilmezdi. Dışisleri Bakanınm eşi de. Yabancı ülkelerde hiç konuşmazdı bizimkiler. Şimdi öyle mi? Cumhurbaşkanının eşi Emel Korutürk vabancı dilleri ana dili gibi konuşuyor. Rahşan Ecevit de Londra ve Almanya volculııklannda büyük bir rahatlık içindeydi.. Bizim «Nazo» ister Istemez bundan eziklik duvuvor... Ayrıca gelin olacak kızlara duvafc yollamalc dnnemi de geride kaldı artık, kov kad>n!an da başka bir sesleniş bekliyor.. Makam odasında ne arıyordu? Ticaret Bakanlığı Müsteşan Agâh Oktay GUner bugünlerde çok zor koşullarda çalışıyor. Zaman zaman eski işi olan Ankara Ticaret Odası Umumi Kâtipliğini özlüyor. MC hükümeti işbaşına gelince başına devletkuşu konmuş, birdenbire özel sektörün umumi kâtipligirsden Ticaret Bakanlığı müsteşarhğına gelivermistL Agâh Oktay Güner'i uğraştıran en önemll konu yag sorunu şu gunlerde. Kendi başına devlet kuşu konduran bir iktidarı seçimlerin arefesinde zor durumda bırakamaz ya Saym Güner. Piyasaya bol miktarda yağ sürmek zorunda.. Peki ama yağı nereden bulacak diyeceksiniz. İşte bütün mesele burada düğümleniyor. Agâh Oktay Güner devletçi değildir ama, yağ bulabilmek için devletin işe el atması zorunluluğunu da kavramış şu gunlerde. Kavramış ama bu işi illa özel sektör eliyle halledelim diyen Tanra Bakanı Korkut Özal ile sıkı bir mücadeleye girişmiş. Sonuçta isi devletin çözmesi için bir karar da aldırabilmiş devlete.. Ama daha sonra Korkut Özal ve MSP takımı bastırınca çıkan kararname de lptal ediliver miş. Özetle oldukça zor İşi Agâh Oktay Güner'in. Yağ öyküsü yetmezmiş gibi bir de Yahya Demirel'in mobilya ihraç ettiğini bildirdiğl İsviçreli firmaları aramakla uğraşıyor. Anyor da bulabiliyor mu dersiniz? Ne gezer... Geçen gere saat bir sulannda Ticaret Bakanlığının önünden geçen iki vatandaş, bir de bak tılar ki Ticaret Bakanüğı Müsteşannın odasınm ışıklan yanıyor ve makam arabası da kapıda, .çalışkan müsteşarı» bekliyor. Vatandaşlar merak ettiler Sayın Güner'in gecenin birinde makam odasında ne aradığını, bir tanesi, «Canım her isteyene anında yağ göndereceğini açıkladı ya, herhalde yağ gönderiyordur» diye açıkladı fikrini.. Öbür vatandaş ise şöyle ce vap verdi: •Bana kalırsa Sayın Güner, şu Isviçre'de aranıp da bir ttirlü bulunamayan firmalar var ya onları anyordur.» (KfflİZ KNİKL (APEMİZ PFMIPEL Cephe'deki bombanın fitili Cephe içinde yeni yenl oigular var. Süleyman Bey parsayı toplamak için nasıl bir oyuna girdiğini açığa vurunca, Cephe'de bir bomba fitilinden yamk kokusu gelmeye başladı... Bu fitil bir çekilirse ne olur? Ya Cephe'de piknik, ya da Cephe'de panik. . Şimdi başkent kulisinde bu bombanın yapısından bahseailiyor. Bir parçasında şöyle işlenmiş durum: «Herkes yakamızı bir yerinden çekti. Bakm, parçalandık. Bölünmeyin, bürün milliyetçiler, CHP' nin karşısında olanlar, AP'de bırleşmelidir.» İkinci parçada sağdan sola yazılmış kurallar var. Bunlar yazanın ağzmdan şöyle tercüme ediliyor: «AP renksiz, millî görüşü ancak MSP temsil edebilir. AP'ye oy vermekle batı taküti liberal görüşü seçersin. Hak yolu selâmet yoludur. Millî görüşte olan herkes, 40 milyon selâmette birleşmelidir.» Bombanın bir yüzünde karıçık anlatımlar var. Üstü karalanmış. Burası CGP'yi ternsil ediyor olmalı... Hemen yanmdaki parçada iss. yana eğik ve yukarıya kalkık bir kurt kafasının açıklaması var: «AP sinsice yalaniar yayarak, partimizin kendisini destekleyeceğini söylüyor. Milliyetçiliği AP değü, MHP temsil ediyor. Bütün mılliyetçılerin hakiki yuvası, MHP çatısmın altmdadır.» Ve de bir parçası var ki, bombanın üst dikışli parçası. Yani bagımsızlar. Bilgiç ile Arsan tam kapıştılar. Fitü burada daha kolay çekilecek gaüba. Arsan, «Politika ahlakına, bizım sırtımızdan teşvik belgesi almak sığmaz» demekte... Haç sonınu var. AP'ye girip girmedigi henüz belli olmayan Sağlık Bakanı. Karayolunun yasaklanmasıru ıstemis. Mümkün mü? MSP ile ortak olduklannı unuttu mu dersiniz? Büyükelçiler kararnamesı, kaymakamlar sonınu. bagımsızların soğuklugu, seçim kaygısı, oy kavgası... Cephe, Millî Piyangodan ne ister? Millî Piyango Genel Müdürü Ismall Emen, görevinden alınarak hesap uzmanlıgına atandı. Maliye Bakanı Yılmaz Ergenekon çoktan beri Millî Piyangonun uyguladığı gazetelere ilân verme politikasına karşı çık:yor ve bu ilânlann kendilerini destekleyen gazetelere verilmesini istiyordu. Oysa Millî Piyango Genel Müdürlügü gazetelere ilân dağıtımında objektif bir şekilde davraruyor ve ilânları tirajı en yüksek ve reklâm kapasitesi geniş olan gazetelere veriyordu. Yılda beş milyon liranın üzerinde ilân dağıtıyordu gazetelere.. MC'yi destekleyen bazı küçük tirajlı gazeteler de Maliye Bakanına sık sık şikâyette bulunuyorlardı. Maliye Bakanınm görevden aldığı Millî Piyango Genel Müdürü işbaşına geldiği günden bu yana Milli Piyango İdaresinl de bir hayli düzene sokmuştu. Millî Piyango îdaresinin gelişimlne karşılık Genel Müdürünün görevinden almması konusunda ilân dağıtımı ile ilgili durumu bilmeyenler merak edip: «Acaba Saym Maliye Bakanı, büyük ikramiyelerin kendilerinin güçlü olduğu illere çıkması Ne gerek vardı ? Değerli ışadamlanmızdan Yahya Demirel'in babası, Özel Yükseliş Koleji ile memleket irfanına büjnik katkılarda bulunan Hacı Ali Demirel. Ankara'da Esenboğa .vakınlarında satın aldığı arazi üzerinde bir «Eğlence sitesi» kuracakmış! Ne gerek var buna?. Boşa zahmet etmiş Hacı AH Hazırlayanlar: Müşerref HEKiMOĞLU Uğur MUMCU Füsıın ÖZBiLGEN Şenol ÎZ Erdal ÇETÎN İsmet SOLAK
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog