Bugünden 1930'a 5,431,920 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMHURİYET 21 Ağustos 1973 h MAHKf MENıN Alaca Karanhkta.. AYSEL ALPSAL35 Tabrikada ne oldu? Geçende «oramamıjtm. Duran ustayı yaraladınız diye sizi isten çıkardüar mı? Duran patronun »damı demiıtiniz.. Çıkardılar. Patron böyle bır fırsatı kaçırır mı? Eskiden kalma bir hıneı vardı. Bu öcü al. nuf oldu. Annızda bir olay mı geçmişti? Evet! Uzunca bir hikâye belki dinlemekle «ıkılırsınız. Yo! Yo! Anlatın.. Kısaea anlatayım. Geçen yıl, patron ijçi ficretlerinin artırma isteğini kabul etroediği içm greve gitmiştik. Ben de grevin yönetıcüerındendim. Adamla karsıhklı konuşmalanmız oluyordu. Görmeyin nalü atej püsküniyordu. Bir ku nif alamıyacaksınız diye bağıra bağıra dolaşıp duruyordu. Grevden istedığinizi elde ettiniz mi? Kısmen. Uzun sürdü... Epey diretti. Bend«n fayda sağlayamıyacağını anlayınca Duran Usta gibilerini gonderdi aranvza. Duran grevi kırmak için işçilerle konuşurken Remzı yakalarms, dövmüs... Bir kaç kişi de cna katılmışiı. Ben yetiştim de güçlükle kurtardım ellerinden.. Remziy« kini bu olaydandır. O alacak meselesi sudan bir sebepti... Bana saygısı da burdan geliyor. Bundan Ertuğrul Beye söz etmistım. O da hastanede gidıp Duranı görmüs, konuşmuî, bu olayı hatırlatıp, aleyhüne tamklık yapmamasım istemiş, elinden de suçsuzluğunu, kendısine elinden bıçağı ahrken yaraladığımı anlatan imzah bir yan almı?. Ertuğrul bunun hukuki bir değeri vok ama Duran bumı bılmez, yalan söylemeğe ifadesini değiştirmeye korkar dedı Gerçekten de sorguda beni suçlamamış Butun tanıklarda lehime konuşmuşlar... Tutukluluğum bundan kalktı. Bu durumda dava açılsa bile sonıı beraattır dıyor Ertuğrul... Yattığım gunler yanıma kaldı, yalnız patronun işine yaradı. Buna dayanarak beni isten çıkardı. Gerekli tazminatlan da verdi tabıı . Ne olacak şımoU? diye hajıflandı Çiğdem. tsterseniz tanıdıklarırna soylejin. Belki sizin için uygun bir i?.... . Sakın ha! dedi Fırat, iğne batırılmış gibi donerek. Ben kendim iş bulunını. Zaten bu fab rıkada çalıjmak istemıyordum. O çıkarmadan bir arkadaıırnın çahştığı fabrikayla konuşmuştum O.ıun patronu hiç değılse bunu gibi üç kâğıtçı değil. Çifdem suçlu suçlu yere bakarken, kulağında Gundüzün, kalm, güzel sesi çmltyordu. Son telefon edisinde «Haydi bakalım, Çiğdem Hanım demişti, kollan sıvamanın zamam geldi. Bana ı? aramada yardım edeceksin. Gece kulübünde ıki sarkı söylemek karra doyumıaz • Sızi tiyatroda ilk gorduğümde, Iste yere sağlam basan bir ınsan demi?tım Fırat Bey. YanılmamışTm .. Fırat sessiz bir gülümseyi?le kıza baktı. Yalnız bir şeyi merak edıyorum. Acaba duygu ı?!erınde de boyle guçlu müsünüz? Acı çekmez misiniz? Kendınızi bırakmaz mısınız? Fırat guldü. Insan karnını doyurmak çabası içindeyken, duygulara yer ayıracak zarnan bularnıyor. Ben kendlml bildığimden beri karın doyurma ve oku ma savajı îçindeyim Soylemıştim. Doğduğumda babam cezaevindeydı. Annem baskalannın işıne burnunu soktuğu için der, babam da haksız hğa karsı çıkuğım için derdi.~ Nedeni ne olur8a olsun, içerde yatüğı bu iki 1 yılı örarü boyunca omuzlarında taşıdı.. Yıkıldı .. Memuriyetınden olmayı kaldıramadı bır türlu. Kendini içkiye verdi O şehirden bu şehre taşmdık durduk Bizim okumamızı çok isterdi. Kendisi ortaokulu bitirmisti. Kendi zamanı için tabii bu bir ?eydi.. «Daha iyi bir öğrenim yapmış olsaydım bunlar bajıma gelmezdi, gelse bile böylesıne kolay yıkılmazdım» derdi. Bütün göçebeliğimıze rağrnen okumam bundandı. belki de... Yazlan ça lışırdım. Sırasmda amelilik bile yaptım. Kalabalıktık... Babam da çahjıyordu ama o parasınm çoğunu içkiye veriyordu. Kafam matematığe, elim makinalara yatkındı. Öğretmenlerim «sen mübendis olursun» derlerdi... Babam bunu isit tikçe nasıl da sevinırdi1 Komşulann ütülerini. ndyolannı famir ederdim... Teknik Üniversiteye girdim... Babam bayram etti. Ama derslere devam etmeden olmuyordu. Benımse çahşmam gerekliydi. Sürdüremedim... Askere gittim. Komondoya ayırdılar.. Karate, judo, bügim ordan gelir. Dönü;te babamm ısrarıyla yenıden Üniversıteye girdim. Bu kez, devam aramadıklan ıçın Iktisat Fakültesine yazıimıştım... Bu ara Mustafa da büyumü;, sanat okulunu bitirmijti. Bu kadar yeter diyip ije girdi... Okul iyi gidiyordu... Bir. den babam ölüverdi... Niye anlattım bütün bımları? Ha!... Duygular!... Babam öldükten sonra büsbütün sorumluluk yüklendi omuzlarıma. Duy gular nerede? Çahjmak, doymak, doyurmak.» Bu çabada duygular değil ancak vücudua açlıiı nı gıdermek olur. O kadar. Çiğdem, ses'iz sokıga baktı. Bu çamurlu yold» ayağına takılan kendi rahat yaşantııl mıydı? Doğru, dedi. Beni aşagılamakta haklmnız. Rahathktan canı stkılan, ufacılc lorunlan dev aynasında gören, sonra da alaca karanhktan niye kurtulamıyorum diye tatalanan bir budalayım. Yoo! O kadar yuklenmeyin kendinize. Hiç bir budala kendi budalalığından sdz etmez, diye guldü Fırat. Alaca karanhkta bir kjz byle mı? Aydınlığa çıkmak insanın kendi elindedir. Bu da kışının yalnızca kendi iç dünyasım «eyretmesi, dıdiklemesiyle olmaz. Çevrenlze bakın Insanlan, gerçek insanlan tanıyın. Sevin. Ama her halde yolunuzu kendi kendinize bulursunuz. Yolunu bulmak kolay mı? Üstelık bu €\ol» da herkese göre degişiyordu. Bir Maresal'in Ölümü Tuhaçevski'nin tngiltere ve Fransa gezisini gizli bir ilgiyle izleyenler vardı îngüt«re Kr»lı V. George'un tAbutunu ilgıng bır kortej ızlemekte idi. Kimler yoktu ki kor tejde:... tngiliz Kraliyet ailesi mensupları, Kuzey Avrupa ülkelerinin krallan, tahtını, tâcını kaybetmiî hânedân temsilcileri, çeşıtli Cumhuriyetlerin delegeleri, Üçüncü Cumhuriyetin resmi şahsıyetlen, Faşıst îtalyan Hükümetiıun ve Nazi Almanyasın:n yüksek rütbeli görevlileri, Bırleşık Amerikadan gelen temsılciler ve nihayet Sovyetler Bir lığıni temsılea de Mareşal Tuhaçe\ skı.. Tuhaçevski, o sıralarda Londradfl Sovyet AtaşemüjteTİ olarak bulunan General Putna ile bırhkte ve fekat sezılebıien sıkıntılı bır edâ ıle yurumekte idı. kortejde. Moskova'dan Londra1ya gelırken yaptığı seyahat, bu yolculugun daha başl&ngıcında duyduju iç sıkıntısını pek dağıtmı? gibı görünmüyordu. Gelirken Almanyadan geçmiî ve res mî mevkil ve aldığı görev icsbı Alman ordusu senerinl «iyaret etmek zorunda kalmıstı. Bu arada, General Von Blomberg ve General Von Frisch ıle gdrujrr.üştü. Bunlann, Tuhaçevski >e gosterdikleri kabul hayli soguk olmuştu. Nasıl olmasın ki, kendisinin Üçüncü Reich hakkındaki düşuncelerini onlann da bildiklerine Tuhaçevskı'nin en ufak bır kuskusu yoktu. Sonu gelmez cenaze törenl boyunca Tuhaoerskı, kendi kendine sinlrlenip durdu. Törenin uzaması, kendisinin Mütteiik askeri şefleriyle terna&a geçmesini geciktiriyordu. Ah, onlan, durumun vehameti hakkmda bir kere ikna edebilse ve onlara, herkesi tehdit eden tehlikeyi anlatma olanagım bır bulabilse!.. Yaptığı temaslar arasında îngiliz askerî şefleri kendisini «ilgi ile», «dikkatle» ve «nezmketle» dinlernişlerdi; ama, Voroshılov*un ve hatta Stalin'in uyarmalarından sonra bu gibi konulan kendıleriyle görüşmek suretiyle Tuhaçevslu'nin, kendi başını nasıl bir derde sokmakta olduğunu bu Ingihz askeri şefleri nereden ve nasıl bileceklerdı!.. Tuhaçevski, eli bos ve yüreği keder dolu, Paris'e yollandı. Oradaki zıyareti elverisli koşullar içınde baslamıstı *•• Fransız generalleri, Ruslarla, işi, Nazilerin askerî hazırlıklarc hakkmda bılgi alısverişine götü rebılecek böyle bir şahsi temasa isteklı gdrünüyorlardı. Ne varki, Fransız Genelkurmay Başkanı General Gamelin ile direkt sekilde yaptığı göriış mede Tuhaçevski, karşısındakinı, Yazan: V: ALEXANDROV TUrkçesi: Em. General Celil GÜRKAN vn Gunduz irin bu «yol» paraydı. Ama kolayca, emeksız kazanılacak bol para, bol eğlence... Bu nedenle de bır turlu iş beğenemıyordu. Çiğdemın onunde somurtuk, sıkıntılı pozlar içinde oturuyor, kızın bulduğu ijlere burun kıvınyordu. Oysa patronunun kendısine tanıdığı bır aylık sure bıtiyordu. Çiğdem önundeki gazetenin sutunlarında Günduz'e uvgun iş ilânı ararken zil çaldı. Yu7unu buruşturarak telefona baktı. Canı kimseyle konuşmak ıstemiyordu. Hele Gundüzle . Hiç. Çevresıne bakmrfı. Odada kendısinden başka kimse ycktu. Zil ü;uncü kez çalınca ellni uzattı. Merhaba' Ben Turgut. Nasılsınız? Merhaba! Tesekktir ederim, derken Turgut'un kım olduğunu bulmaya çalıjıyordu Çiğdem. Sesiniz çok dalgın, yorgun. ljiniz mi vardı yoksa' Hayır hayır? diye heyecanla bağırdı Çigdem. Sesınızı birden alamamıştım da. Nasılunız Turgut Bey? lyıyim. Sıze clan borcumu yerına getirmek lstiyordum. Bu öğle çıkabilir misıniz? Yoksa sozünuzu unuttunuz mu? Çiğdem sanki ne yapacağı saatincTe yarılıymış gibi gözunu dikmiç, akreple yelkovana bakıp duruvordu. Ayağını kaldırdı. Bir de oraya baktı. lvice kapana kısılmıjtı. Ne oldu Çiğdem hanım, sustunuz. Bır engel mı var? Yoo! Dü«undüm. İş durumumu jöyle bir aklımdan geçırdım Meraklanmayın. Slzi birbuçukta büronura bırakınm. O zaman oldu. Sızi on ikicfe kapının önünden ahrım. !?• yennizı biliyoruTi. Şimdilık hoşça kalın. Telefonu kaparken yüreğınden bır teli yukarı çekivermıslerdı. Karanlık sanki pusuda beklivordu. Üstüne kapamvermiîti. <Bir bu eksikti. Bır kez gordüğüm adamla yemeğe çıkacağı. Ne gereği vardı sanki? Ne zaman hayır demesini öğreneceksin? lyi ama îu adamla yemeğe çıkmanın ne sakıncası var? Kötü bir yanı yok ki... Yok ya.» Rahatlamıştı! Ama yıne de arabada yüreginde küçücük bir diken, sessiz, sıkıntılı oturuyordu. Turgut yol boyunca yedi yaşındaki oğlunun yaramazlıklannı anlattı durdu. Çiğdcm genç adamı sevımli bulmustu. Güzel konuşuyordu, kültürlüydü. Boğazda bir lokantaya girdiler. Garsonlar gejıç adamı tanıyorlardı. Masanın çevresinde üç dört garson birden toplanmıştı. Boğaz ve yemekler güzeldi. Çiğdem geldiği İçin memnundu. Resmi neden bıraktınız anlamıyorum. Oysa gazetelerde de sizin için olumlu elejtiriler çıkmıjtı. Okuyunca sevinmiîtim. Çiğdem çatalını bıraktı. Vücudu kasılmiftı. Gözlerinin önünde. sararmı?, boynu bükük, bir köşeve atılmış gazete kupürleri dunıyordu • Bu adam da nerden buldu beni tedırgin edecek bu konuyu? Tam da hayatımdan memnun o'uruyordum şuracıkta » (Devamı var) Ingiltere Kralı V. George'un cenazesi Mares&l Tuhaçevski'nin kaderınde bir donum noktasıydı... ortak bir hareketın esas olduğu na, aksı takdırde Nazılerm, par di ve Monmartre'a gidıldi. Şarkı cü Reich'ın lşbaşına gelmesinden Gurleyen bır sesle: «Nıcolai, Hıtçalanmıs bir Avrupayı yutabıle cüaruı, çıplak dansozlenn renk ben Skoblin, Hitler Almanyası ler'i, Rus Bolşevızmıne karşı kut ceğıne bır türlu ınandıramamış lendırdığı bu şamatalı gece âle ile ilişkl kurmak için elinden ge sal bır savaş açma fıkrinden sap tı... Başka bır deyimle, Tuha mınde, gecenın en acı olayı işte leni yaprruştı. Bu uğurda verebi tırmak ıçın elinden gelenı ardına çevskl. Stalin'in gazabım göze al burada meydana geldi'.. leceği tek sey Almanya'ya hız kojxıuyor. Ama bızım, Hitler'i, mı;, Takat buna mukabil karşıBelki sarhoşluk, belki de şey metıni sunmaktı. Nitekim, so Nıcolai'nın bnerilennın şeytânet sında Batılılann kayıtsızlığından tanî bir dürtü ile, subaylardan nunda Alman Gizli Servisinde dolu olduğuna ve Bolşeviklerin ibaska bir şey bulamamıştı. bıri şu sozlerle kadehini kaldır bir ajan olarak gorev yapmak kılı oynadıklanna inandırmamız dı «Çarlık ordusundan tanıdığı uzere anlaşmaya bile varmıştı. Eğer, Parıs'te kabşınm son gerek. Bır yandan Radek biza gunıi için önceden hazırlanmıs mız Tuhaçevski'nin şerefine!.. işte bu hüviyetledir ki Skob Sovyetler Birlığinın dostluğunu bır program olmasaydı hemen Hepimiz, onun, eski üniforması lin, Mareşal Tuhaçevski'nin Pa sunarken, öte yandan Tuhaçevski Fransız başkentınden aynlacaktı. na lâ5^k olduğunu bir gun ispat rıs zıyareti hakkmdakı raporunu de gene bize karşı bir önleme 1 Gerçekten de son gün, eskı Çar edeceğme ınanıyoruz . » hazırlamakla meşgul!.. ilgihlere sunrr.ak için Berlin'e savaşı taraftarı bazı arkadaslanyle buGarip bir sessizlık oldu. Bu gelmışti. Rapor, Tuhaçevski'nin, Fuhrer, sizin bu raporunuzu gbluşması gereklyordu. sözlerden hayli tedırgin olan Tu Almanya'ya karsı bir ittifak ku rünce eminim kuplere binecek. Nıtekım dıle getırılen bır çok haçevski. şımdı, boyle bır ka rup harekete geçirmek için e Bu lşin sonunun neye varabileanılar. soz korrtıs* toplantty» hoş deh kaldınjın Moskovada yara lınden gelem yaptığn» açıkça *ceğini düşünebiliyor musunuz?» «Belki!» diye ihtiyatlı bir şeve tatiı bir hava kazandırmış tacağı yankılan duşbnmeye bas ortaya koymakta idi. Tabii böyle tı. Herkes, en sevdlgj iirftöiâiaı, lamışa. bır ıttıfak, ılk fırsatta Almanya' kilde cevap verdi Skoblin. «Belki değil mutlaka!» dedi bır hıkâyeyı anlatıyor ve bu anı >a karşı önleyici nitelikle bir ha ••• nın. Tuhaçevski ile ılgılı aynntırekete geçılmesmi amaç tutu Heydrich. «Bu rapor bizim doğuHer ne kadar Tuhaçe%ski'nin, yordu. j'a karşı bir harekete geçruemiz larıru tekrar hatırlamaya ve belırtraeye özel çaba gosteriyordu. Fransız başkentine yaptıgı bu General Skoblin, Berlinde, Na için bır işaret olabilir..» ziyaret, Fransız Hükümeti çevre Bu arada, hazır bulunanlardan zi Güvenlık Örgütü olan S.D.'nın *•• birisi. dünyada ilk Faraşut Birlı lennde pek gdze çarpar bir ilgi sefı Heydrich ile gbruştü. GbYezhov ile yaptığı gorüşmeden gıni kuran kimse olduğunu ha yaratmadı ise de, vaktiyle Rus rüşme Adlon Otelinde ozel bir tırlatarak kadehını: «ParaşUtçü ya'dan Fransa'ya göçmüş Ruslar odada yapılmıştı. Heydrich, Skob sonra. Gızlı Polism kudretli şefi Yagoda'nın gözüne bir kaç geca arasında yoğun bir ilgi ıle karşı Mareşal» serefine kaldınnıstı. lin'in verdigi rapora hızla bir uyku girmemişti. Postunu kurta Landıgı muhakkaktı. Zaten canlı ve hareketli olan içm pek az zaman Fransa'da mevcut bu çeşıtli göz attı. Basını kaldırdığı za rabılmesi parti daha da canlanmıştı. Ne Rus goçmen gnıplan arasında man yüzü ideta parlıyordu. «Iş vardı önünde. var ki, masanın etraiında top kuşkusuz en önemlısı «Surgün te bizim İçin son derece faydalı Yagoda. içinde bulunduğu dulanmış olanların içten neş'elerı deki Rus Askerleri Orgütü bir sey!..» dedi. «Dogru veya rumdan kurtuluş için tek bir yanlış, fakat getlrdiğinız bu ha yol oldugunu görüyordu: Rane rağmen, belli behrsız bır hu (ROVS)» idi. Gorünüşte bu örzursuzluk yaratan bır gerılimuı gutü General Mıller adındaki bır ber tam samanında yetışti» Hey dek ile Nicolai arasında geçen mevcudıyeti de gozden kaçmıyor kimse yönetiyordu ama örgutün drich eliyle masayı tıklatıyordu. konusmaların neler olabileceginl du. gerçek lideri, son derece muh Sonra birden ciddileşerek şbyle duşünüp bır senaryo uydurmadedı: «Dikkat edin dostum, şimNiteklm davetlilerden bir kıs terıs bir kişi olan General Skob dı söyliyeceklerim sızi llgüendir lıydı. Hemen kafasında. Oliva gorüşmesi hakkında tam bır lm idı. Skoblin, kaderin, kendimı. yemek biter bitmez ayrılmış mekte'» ttRapor» yarattı. Bu raporda Ralardı. Kalanlar geceyi hep bır sini, kutsal Rusyayı esaretten lıkte geçirmeye karar verdiler. kurtarmak üzere seçtiği ve göBundan sonra Heydrich, Radek dek'in Albay Nicolaı'ye şdyle Içlerinden biri Monmartre'a doğ revlendirdiği kanısında idi!.. • Nicolai görüsmesini bütün ay dedığini yazacaktı: ru bır gezınti yapmalarıru onerBu nedenle, Almanya'da ÜçUn rıntılan ile anlatmaya basladı. (Devamı 7 inci sayfad») DİŞİ BOND TİFFANY JONES reea BTB f$TT SANSI OMU İLÂN «KAPAL1 TEKLİF ALMAK SURETİLE» Otomatik pelüj maklnesl Kıyılık dikme makinesi Yapıjürma kamara monta makinesl Sıcak havalı ü'.ü aparatı makinesi satın alınacaktır. 1 Bu i;e ait tartname ve mütemmim malümat Müessesetnizin Beykoz'daki merkeziad*Ti veya trıibat büromuzdan temin ednebilir. 2 Kapalı tekllf mektuplan en geç 20.9.1973 günü saa1 17.00'ye kadar Müessesemize verümiş olacaktır. 3 Teklifler arasından şartlarımıza ve ihtiyacımıza en uygun olsnı tercih edılecektir. Müessesemiz makıne leri alıp slmamakta serbesttir. a) b) c) d) 1 adet 1 > 1 » 1 > ERBAA BELEDİYE BAŞKAlSLlĞllSDAy 1 Erbaa Belediyesl Ekmek Fabrikası inşaatı lsçi'ngi İşi 24°0 sayılı kanun hükümlerine göre kapalı zarf usulü İle eksiltmeye konulmustur. 2 fsin ke;if bedeli 94.952.81 Uradır. Geçici temlnatı 5.998 00 liradır. 3 Eksıltme Belediyede Enctimen huzurunda 491973 Salı günü «aat 15.30 da yapılacaktır. 4 Bu işe ait sartname ve diger evraklar Belediye Fen MemurluŞunda görülebltir. 5 thaleye lştirak edeeeklerln geçici teminata ait rnakbuz veya mektuplannı, 1973 yılı vizesini havı Ticaret Odası belgesinl, teknik personel beyannameslnl ve Erbaa Belediyesinden alacaklan yeterlik belgeslnl teklif mektuplarına eklemeleri $arttır. thaleye glrecek sirket Ise ayrıca 2490 sayılı kanunun 3 üncü maddeslnde yazılı belgelerl de ekhyeeektır. 6 Yeterlik beleesı almak İçin Belediye BaskanlıSına verecekleri dilekçeye Bavındirlık Bakanhgından almış Olduklan (C) grubundan en »2 bu isin kesif bedeli kadar ljln ihalesine jrırebileceklerini gösterlr müteahhitllk karnesinl eklemeleri ve en geç 1.91973 günü taıt 13.00'e kadar müracaat edümesl sarttır. 7 Tekllf mektuplannın lhale saatinden bir saat evvellne kadar Belediye Baskanlıgına makbuz kdrsılıgıncfa verilmed sarttır. 8 Telgrafla mflraeaatlar ve poıtada vakl jedkmeler kabul edilmez. Keyfiyet llân olunur (Basın 21163/66^8) GARTH Sümerbank Deri ve Kundura Sanayii Müessesesi (R»«ın: 21036/6635)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog