Bugünden 1930'a 5,432,306 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMHÜRÎYET 21 Ağustos 1973 eçen yazıınızda Siyasî Partiler Kanunu ile seçimlerle ilgili kanunların bazı hLkümlerinin değiştirilmesi. bazı hükümlerin kaldınknası ve bu kanulara bazı hüktimler eklenmesi hakkında 1783 sayıh kanunu eleştirmiş ve bu kanunla getirilraiş olan değişiklikleıi, ön•eçim îaciasım belirtmis. büyük seçmen kitlesiJÛ ilgüendiren .TERCtHLl OY» meselesini ayn bîr yasıdk ele «îamgimiTi söylemiştik. (25.7. g yş 1İ73 günlü Cumhuriyet) Gerçekten bugün, Türk seçmeni, özellikle siyasi partilere mensup olan• lann çok daha üstündeki bir seçmen kitlesi. çoic •ı sayıda bir partili grup tarafından hazırlan a>ış listeyi kullanmamn bunlar üzerinde en tıfak bir tasarruf yetkisine sahip olmamanm üzüntüsü içir.dedir. Bu hal hem seçimlere ilgiyl azaltmakta, hera de parlamentoyu sevimsiz hale «okmaktadır. 6 Olaylar ve gorüşler TERCİHLİ OY SORUNÜ Nuri EROĞAN Istanbul MiUetvekill belli oran ve kat sâyılan tespit olunmuştur.» Dikkatle tetkik olunduğunda bu sözler tercih sisteminin bir tazyik altında ve isteksiz olarak getiriidiğini göstermektedir. Evet, büyük seçmen kitlesi, millet iradesinin oluşturulmasınd'R herhangi bir katkısının bulunmamasından şikâyetçi idi ve bu hal seçimlere olan ilgiyi gittikçe azaltıyordu, değişiklik bu baskının tesiri ile getirilmiştir, ama getirilişteki isteksizlik o derece kuvvetlidir ki. tercihli ey sistemini şekilde kalmada mahkum etmiştir. Ne teklifdeki hal, ne de kabul edilmiş olan hal, bu sistemin işlemesini teminden çok uzaktır. Bir kelime İle. bir şeyler yapıyormus gibi görünüp te hiç bir şey yapılmamış olması gerçeği ortadatfır. Bu durumu rakamlaria açıklamak herhalde yararh olacaktır. Ancak kabul edilen metin ito ilk teklif arasında bazı ufak da olsa, değişiklikler vardır. Bu sebeple Iki durumu a y n ayn el« almak uygun olacaktır. Getlrilen teklife göre: Adayların aldığı tercih işaretinin bir değer taşıması İçin, adaylann aldığı tercihli işaretlerinin toplamı. o ilde kullamîmış bulunacak rakamın üzerlnde olması 14zun gelmektedir. Şöyle ki, Adana'da 1969 seçimleri örnek alın dığmda, geçerli oy sayısı 250 323'tür. O ilde çıkanlan milletvekiii sayısı 13'tür. Geçerli oyun bu 13'e bölünmesinden bulunan rakam 19.255'dir. Oysa 12 Ekim 1969 seçimlerinde Adana'da en az oy ile milletvekiii seçilmiş adayın aldığı oy 16. 570'dir. Yani getirüen teklife göre tercih işarett ile bir adayın bir üst sıraya geçebilmesi için alması lâzım gelen tercih işareti adedi, bağımsız milletvekiii olrr.aktan çok daha (azladır. Adıyaman'da geçerli oy adedi 85.490'dır. Çıkardığı milletvekiii adedi 4'tür. Geçerli oy ad*dini bu rakama bölersek bulduğurnuz 2U72 rakamı keza, bu ilde müstakil tBİÎletveVili çıltabü mek îçin 12.004 rakamınöan pek f ?/lad r. Bu hal bütün iller için acyledir. Her ilde parti Siatesinde bir sıra ileri geçebilmek içi lâzım olan tercih işareti adedi. o ilde en az oy ile seçilmiş mil letvekilinin aîdığı oyun pek üstündedir. Tarihçe Bugün öne sürülen bu şikâyetler esaüinda !S Mayıs 1961 tarih ve 306 sayılı «Milletvekiii ?eçimi kanunu»nun müzakeresinde de söz konusu edUmis ve «Nisbi temsilde siyasi partilerin kazadıkları milIetvekiUiklerinin adaylar arasında dağılması sistemîn dönüm noktalarından blridir. Yukarıda, parti listeleri içindeki adaylık sırasısının ne suretle düzenleneceği gösterilmiştir. Bir seçim çevresinde nisbi temsil usulünde bir siyasi partinin bütün milletvekilliklerini kazanması hemen hemen imkânsız olduğundan bu madde ile, secmene tercih ettiği partinin listesinde, kazandırmak istediği adayîarı bel'i etmesi imkanı saSianmıştır» gerekçesi ile tercihli oy siatemi kabul «ülmiştir. Aneak çok kısa bir tatbikattan sonra 13 Şubat 1965 tarih ve 533 sayılı kanunla tercih esası terk olunmuştur. Bu terk oluşta gösterilen gerek çe de şöyledir: »Siyasi Partilerde dayanışma ah lâkına aylnn davramslara yol açtığı anlaşılmıs bulunan bu tercihli oyu usulü kaldınlrnıştır.» Bugün tercih oyu sUtemi yeniden getirilmiş bulunmaktadır. Bu, o tarihte tercih oyunu savun mus olanlara hak verdirir anlamınadır, şüpheIİZ. İşlemez;: Bu hal gösteriyor ki, tercih isareti bu teklife göre islemez bir nurumdadır. Kanunda kabul edilmiş metr.e göre ise: Adayların almış olduğu teroih işaretlerinin top lami, o ilin çıkaracajı milletvekiii sayısı ile orantıl.dır. Şöyle ki bir adayın alriıgı tercih işaretlerinin toplamı adayın Hstesinde bulunduğu siyasi partiye o seçim çevresinde verilmis bulunan geçerli oylann: 1 tki, üç, d'nrt, ve beş milletvekiii çıkaran seçim çevrelerinde yarısına. 2 Altı, yedi. «ekiz, dokuz ve on milletv»kili çıkaran seçim çevrelerinde dörtte birine fvs ilahere) ulaşmadıeı takdirde, o adayın topladığı tercih isaretleri dikkate alınmaz. Şimdl yine 19<59 «ecimlerinde ve yukarda ver digirrJz ileri örn?k alalım: Adana'da AP'nin qldığı geçerli oy sayısı 106. 443'tür. Bu ilin çıkardığı milletvekiii sayısı 13' tür. Bu hale göre tercih i=areti adedinin geçerü olabilmesi için 106.443'ün 4'e bölünmeşi sorııcu elde edilecek olan (?6.6101 adet terrih isareti alınraas! lâz:m gelmektedir. (Tabii bu asgari.) Görülüyor ki bu da ayni ilde er. az oy île (16. 570) milletvekiii çıkan bir adaydan çok fazla sa yıda tercih oyu almayı gerektirmektedir Ayri ilde CHP'nin aldiğı oy sayısı 84.335'tir. Bunu 4'e bölerjek bulunacak rakam (21.083)'tür tki parti arasında bir dengesizlik yarattığı gibi yine de en az oy fle milletvekiii çıkandan daha çok tercih oyuna ihtiyaç göstermektedir. Ayrıca kanunun kabul ettiti bir şart da «bir adayın tercih işaretlerinin toplamı beş binden az olmaması»dır. Bu ise bazen yukarda söz konusu ettiğimiz tercih işaretlerinin toplamının o i':in çıkaracağı milletvekiii sayısı ile orantısında mütenasip düştüğii halde bu (5.000) rakamının altında kalması sebebiyle tercih oylarının yine geçersiz kılınmasına müncer olmaktadır. Bu tabii genellik le seçmen sayısı düşük olan iller için çok defa varit olmaktatfır. Bu metin için söyliyeceğimiz şu ki; teklit gerek komisyonda gerek teklifçilerce hesaplanmadan alelacele getirilmiştir. Umumi heyet'e müzakereleri sırasmda bir üyenin bu hesapları ortaya koyması sonunda, alelacele hazırlanmış ve bugün kanunlaşmış bulunan metin teklif olunmuştur. Ayni üye, bunun da sakıncasının bulunacafii, bu sebeple işi acelpve şetirmeden te'kike almmasuıı bnermişse de (İşte istenen seçim kanunlarında tadilat mı ıdı onu da yaptııt düşünce<i hakim olduğundan) sözünü dinleteme miştir. Maalesef C Senatosu da bıı kanunlarda ayni hava içinde oldugunrian inceleme görevini yapmamıs ve yürümesi imkânjız bir tPrcih sistemi ile kanun kabul edilmiş bulunmaktadır. Okuyucu Mektupları 50. Yıl Marşı üzerine... CUMHURİYETİN 50. Yılı Marşı diye orlaya atılan ısmaf lama basmakalıp, gerçeklerle hiçbir ilgili olmayan sözcükler yıgmına, bu dünyada marş» diyebüecek kadar kendinde olrrayan bir :inıse var mıdır, bilmem?.. Çocuklara sülfamit yutturabilmek için «aç ağzı • nı yum gözünu bonboo şe• keri verecegim. dıyerek an r.e!erin uygulacfığı oyurlar çibi, binbir hata ile malül, yanyana Eetirılmiç sözcuk curcunasını da, marş diye yutturmak isteyenlerin uy2 ::adıkları oyun aynıdır. Sayın Maarıt Bakanı: Ger.ç kişilerin toplu halcle S'iyledikleri hu olumsuz sar«İmtihan dedığın böyle olur, ki, koro«uz okur.riuğu zaman. Okul dediğın boyie idare ediolanca boşluğuyla meydana lir.» vurmsktariir. Bu ovunları I) Haziran imtihanlannın uvgulayanlar, herkesi de baş.aciığı 6, 7, 8, 9'uncu günü kep.dıleri gibi, bir kvırukalaokul müdürü ve baş yardımcısı balık sanıyorlar Evet, bu okuldan «Yetkili makamlardan kültür aniayışır.dar ancak izın almadan» Ankara ya gıdiyosarkıcılar, öd'ül karşılıgınruz diye ayrı:mışlar ve ikmci da hicviye va da methiyecipa7artesi okulda bulunmuşlarler cıkar. Evet ne kadar acı, dır. Bu meyanda 6.6.1973 günü ne kadar an... matematik imtıhanmda oazı IZZETTİN METE görevlilere de tebligat yapılmamıştır. • II) 15.6.1973 Pizik lise n . Laboratuar imtihanı saat 8.00 de başladı ve okulda ügili nıçbır idareci bulunmadı Daha sonra ayni ımtihanlann ısım lıstesi Bir okul müdürünün ilginç saat 11.00'de ıstek üzerine vebir yazısını yüzüm kızararak rildi. Laboratuar imtihanlan üg okudum: «Genelev Patronuayırtmanla yapılması lâzamken nun Yaptırdığı Okul» yazısıyiki ayırtmanla imtihanlar yapıld\ bu. dı. 18.6.1973 günü lise II. test YCziimün kızarması. o patimtıhanmda ilgili ıdarecıler yok ronun bahsedüen okulu yaptu ögrenciler salona yoklama tırmasından değıldi Okulu yapılmadan alındı. yaptıranı da tanımam, yazıyı III) Okul müstahdemleri okul yazan ayd'.n okul müdürünü müdürü tarafından zorlanmak de. Bu tanıyıp bilmediğim kisuretiyle yine okul müdürünce şilerin konusu içinde biriki hafnyat yapan kamyoniarla oku gerçeği çok iyi bllirira: Türlun bahçesine dökfürülmüş olan kiye'deki okur yazar oranını COk fazia mık'ardala toprağı ve birçük köyün okulsuz, okukaldırmakta kuUamlmıj, sola muhtaç olduğunu.. nunda tüm müstahdemlere «BıBu gerçekler, Türk yurttaşı ri hariç» kendisinın vetkisi dıolarak tümümüze üzüntü verşında üç mükafat iznı verilmişmekteyken bir genelev patrotir. Yasalar burada da çığnennu kalkıp okul yaptırıyor. Ne miştir. Bu :zne çıkarılma imgüzel şey. ö t e yandan bir aytihanlar başlamadan yapılmışdın. bir okul müdürü kınıyor tır. tmtihanlann daha da aksabu hareketl. Ve bas bas bağımasma yol açmıştır. rıyor hükümete: cSatın alın onun yaptırdıgı okulu» diye. Sayın Maarif Bakanı 25 ŞuBu düşünüye varmasına da obat 1973, 10 4ayıs 1973 günlü kulu yaptıranın bir genelev gazetelerde yayımlanan «Behçet patronu olduğunu, böyle ahKemal Çağ!a r Usesinden «ika» lâk rfışı çevrelerin irfan yuvayet var». «Behçet Kemal Çağlarına karışmamalannı neden lar Lisesi» «Talep edilen paraolarak gösteriyor. lar» adlı velı ve öğretmen yazıGönül isterdi ki, o aydın > larma vilâyetçe takibata rağkul müdürü kınama yazısı yemen tekzip yapılamadığma, olay rine memnunluk Ifade eden lardan netice alınamadığına göbir yazı göndersin. Yurt içinre durumun tarafınızdan yakındeki bakarkörlere de bahsi dan incelenip bu sütunda yazigeçen okulu yaptıran sayın lann tekzip edilmesini Behçet kişlyi (genelev patronuna saKemal Çağlar Lisesi görevlisi yın kişi diyorum. Çünkü her olarak sizden arz ederiz. lnsanın şahsl hatalan olur. B. K. Catlar Liseıi. Bu hatalar beni ilgilendirmez, Behçet Kemal Çağlar Lisesine bîr «Bakan» olsa Sonuç Bir kelime ile getirilen tercih sistemi. yarar sağlamaktan uzaktır. «Bizde partiler demokrasisi vardır. partüer kendi listelerine egemen clmalıdırlar. tezine bir diyeceğimiz yoktur. Ancak kullanilacak tercih isaretleri i > bir partinin düzenlemis olduğu listeye bir baska partiden herhangi bir adayın ilavesi söz konusu cfeğildir. Yine o partir.in program ve tüzüğünü benims»miş olan bir aday, Meclis'e sokulacaktır B!r başka deyimle aday ycıklamasını yapan parti örgutü bir bakıma partisiz seçmenlerle takviye edilecek o partinin daha cüçlü olarak Meclis'te temsil imkânını sağlayacaktır. Ama amaç «örgüte değer veriyor, örgütün hakkını savunuyor» dedirtmek, bu suretle örgütü memr.un ederek ona istediğini yaptırtmak ise o takdirde söylenecek söz yoktur. Sadece ve sadece böyle bir tercihin bir ald*atmaca olacağı kar.ımızı muhafaza etmekle yetiniriz. Ve elbette ki bu, seçimlerin sonunda tahakkuk ettiğinde hoş karşılanmayacak bir durum yaratacak ve seçimler üzerindeki endiseler devam edecektir. Unutmayalım ki amaç, muhalefeti Meclis'e sok mamak degil, vatandaşa kendi görüsünü aksettirecek şekilde oy kullanma imkânını sağlamak tır. İçtenlikle alkışlayalım Bu defa getirilen değişiklikte tercih oyu ile İlgili şoyle bir gerekçe bulunmaktadır: «Birleşik oy pusu'ıası cfüıeni İçinde seçme tercihine yer verilirken parti iradesi ile seçmen iratfesinin telifini «ağlayacak bir yol aranrmjtır. Seçmen «tandaş, öncelikle siyasi tercihini yapacak ve tercih ettiği siyasi partinin Hstesinde sıra deiisikliği yapma imkânma sahip olacaktır. Tercih cyunun herhangi surette istisarını önlemek. ve adilane dengeyi temin gayesiyle seçim çevrelerine före tercih sayılı ile tercih oyu sayısı için DİNAMİT Muzaffer HACIHASANOĞLU S eçimler yaklasıyor, rahata ereceğiz yakında; düsünceyi «üreceğiz kafamıtdan yan gelip yatacağız. Hepimizin yerine öu«ünüvererekler: gazetelere, kitapiara gereksinmeyeceğiz. ^MUli irade» tecelli etti diyecekler. Hangi koşu'.larda olustuğu önemli olmayacak. Bir büyük parti lideri «Dinamit atmayı düşünmekle dinamit atmak ayni jeydir» diyebüiyor. fikir suçu olmazsa devleti nasıl idare edebiliriz?» diyebüiyor. Gülerler insana. Yakmalı öyleyse bütün kitaplan, kafaları kesmeli. O sayın lider acaba Aldous Hux!ey'in «Yeni Dünya.smı okumuş mudur? Orda koîuUandırılmış. düşünme gereksinmesi duymaysn, insanlar vardır. Dıkeasiz gül bahçesi istiyorlar herha.de. Fikir suçunu kabullenmek gerçek h»lk yönetimini yadsımak olur. Toplumda her kisinin. değİ4İk konularda. kendine özgü, görüşleri, karulan olacaktır. Kimseye «Niye benim gibi düîün müyorsun?» demeğc hakkımız yoktur. ı I>BWUnit! Nobel düîünceyi ödallendirmistir. Belki «Xobel ödulü» kszanan. kitanlar arasmda da zararh olanlar vardır. En iyiai yakmalı kitaplan! A B C öğretmeH, mektup yazacak kadar okuma yazma bîlse vatandaş, neyine yetmez; bakkal hesabı yapacak kadar da matematik... Kamuoyuna öoem verümeyen bir ülkede hslk yönetimi ? • • li*«mez. Yazarları, olaylan elestirdikleri için hakaret suçundan hapishanede bulunan bir ülkede özgür düsünceden söz etmek zor olur. irinci Beş Yı'.lık (1963 • 1967) Kalkınma Planı'nda • sayfa 23 • «Mılii gelır v« başka alanlarda gelışmeler olmuşsa da, Ttlrkiye'nin dıj tic» retı 1950den beri hemen hemen hiç bir gelişme gösterememiş'ir. Kronik bir dış açık vardır... 19S8 de yapüan paı» ayarlamasının da dış ticaret dengesine bir yardımı olmadığı anlaşılmaktadır» denihyordu. Gerçekten, plânh dönerae geçiş yılı kabu! edilen 1962 bir yana bırakılırsa. Devlet îstatıstik Enstitüsünce yayımlanan rakamlara dayanarak hesaplayabiici'<gımize göre, plâa dnnpminden önceki 12 yıl üst üste alındığında, Türkiye. ihracatından elde ettigi ile ithalâtının her yıl ancak crta'arna '«74'ünii karşıiayap/lşrUsti. P'.an uygulamasına girildıkten sonra, durum bu yönde olumlu bir gelişme göstermekten daha ria uzaklaşmıştır. Çünkü, Birinci Beş Yılîık Plan döneminde ihraca*ımız. ithalâtın ancak "«71'ini; îkinci Be? Yülık Plan (19«8 1972 i döneminde ise, yalruzca •]61'ini karsılayabilmiştir. Nıtekim, 26.10.1972 tarihinde Meclisçe onaylanan Üçüncu Be? Yıllılc Planda (1973 1977) da «Dış ticareî açığı (mal ihracatı '.le mal ithnlâtı aras:ndakı fark) yıldr.n yıla artmakfadır» (sayta 3) görüşüne yer verilmektedir. Bu verilerîe esa? a'arak aşar ğıdski noktaları saptayabiliriz. 1 İhracatımızm 1963'teki 368 milyon dolardan 1972de 885 milyon dolara çıkması ve ihraç edilen mallar arasında sınaî ürünlerin gittikçe artan ölçüde yer alması belki sevindiricidir. (1963'te ihracatın ••17.7'si olan sanayi Urünleri, 1971'de *'»21,5*a yükselmiştir.) 2 Yine, ithalâtımımn 19«3'deki 688 milyon dolardan 1972'de 1.563 milyon dolara yükselmesi ile de, dilenirse, övünmek kabild:r 3 Ne var ki, 1950 • 1962 arası dönemde ortalama °«26 açıgı bulunan ticaret dengemizin; 1963 • t 1967 arasında. bu açığı i29'a; 1968 1972 arasında ise. ««39'a kadar yükseltmistir. Böyle oluşu çok düşündUrilciidür. 4 Dış ticaret açıgımızın son beş yılda «»39'a yükselmesi kaygı uyandırıcı olmakla beraber, yurt dışındakı işçüerimizden gelen dövizler. hızh artışla (1968'de 107; 1969'da 141; 1970te 273; 1971'de 471 ve 1972'de 740 milyon dolar) dış ödemeler dengemizde şimdilik gitgide daha diben sağlayicı olabümektedir. Fakat, geçici sayılabilecek bu kaynağin kararlılıktan yoksun bulunuşu. ona alabildiğine bel bağlamayarak, vakit geçirmeden daha güvenilir özdeki ihracat; arttirma yolur.dsn, ilerisi için. ödemeler denuesinin pekiştirilmesini gsr»k'i fcılmaTctadır. 5 ödemeler dengesinde 19B9' dan sonra lehimizde fark bırakmafa başlavan turizm ve dış sey^ıhatler (gö'iinmpven') kslemi. 1970'te 4. 197rde 21, 1972'de 45 milyon dolardır. Ayni yıllarda, sırasiyle 360. 494 ve 678 milyon dolar olan dış ticaret açıklannı (dış ONAR1LAMAYAN BÜYÜK GEDİK B •'.V DIŞ TİCARET AÇIĞI, SEÇİMLERDEN SONRA GELECEK HÜKÜMETLERE DE MEYDAN OKUMAYA DEVAM EDECEK DEV SORUNLARDAN BİRİ Haldun DERİN Basbakanlık YUk. Denetleme Kurulu Üyesl ca* fazlası vardır. (Dolayısıyle, gerçcileri bo'ylesine tersine çeviren bir ifadenin yer alması, Üçüncü Beş Yıllık Plan gibi devletin çeşitll kademelerinden geçip Türkiye Buyük Mület Meclisince benimserımiş çok önemli bir resmi belgeye küçücük bir £c!ge düşürmektedir). krediler ve işçi dövizleri gibi kaynaklar yanmda) turizm gelırlerı, sırasiyle, ancak "ol, '«4 ve *c6,5 düzeyinde karşılıyabilmiştır. Zamanla bu oranların nerelere degin yükselebileceğini kestirYıllar Turbtm («lirleri tahmini (Milyon dolar) mek güçtür. Üçüncü Bes Yıllık Plan'da öngörülen net turizm gelirleri (Sayfa 73) jle dış ticaret açıklan yanyana konulursa. şöyle bir görünum ortaya çıkmakta» ="•* ; T* "': A '•'. T T * * Dış ttearet arıkfafı tatuüiinl' (Milyon dolar) 605 622 637 659 675 6 Üçüncü Beş Yıllık Plan'c «Dış kaynaklara bağhlıgın baş da lıca belirtisi» olarak dış ticaret açığı gosterilmekte ve açığın İkinci Cıhan Savaşından beri art tığ:na değinilmektedir. Doğrusu istenirse, Devlet tştatistik Enstitüsünün rakamlanna göre, îkinci Cihan Savaşının başladığı 1939'dan 1947 yılına değin 8 yıl süreyle dış ticarette Türkiye' nin açığı yoktur; biteviye, ihra 1973 1974 1975 1976 1977 30 43 56 70 85 Turt sorunlan uzerinde basının, düîunürlerin, üniversitel»rin büyük etkileri vardır. Bunlann özgürlüklerindeki kısıtlamalar ancak kötü niretlilerin işine yarar. Kapkaç düzeninden yana olanlar özfür düşünce ortammı istemezler. Ojtınlan ortaya çıkar. Üniversite giriş sınavlar'ıdaki kötü oyunda basm rCumhuriyet gazetesi> görevini yerine çpiinniştir. Rezaîetin örtbas edilmemni de önlemi»tir. Basin tarihimizde biiyıik bir yeri olacaktır bu olayıo. Üniversite özerklıfcinde jscii^n kısıtlamalar iizerine profesSrlerimizden birisı öğretim gör:ıJcn ayrı'dı. Ö?Eİir bir ortam nimazsa neye yarardı öeretmek Bir başka profcsoı iimıiz de <Homongolos»;a ugTaşıyor, ötrencilerini suçluyarak görevlilere haber veriyordu. tkide bir s5y!enen bir söz var: «Aşırı sağa da aşırı sola da karfiyız» Sınırlan beîirsiz bir deyim. Sağ nerde? Aşırı sağ nerde? Sol nerde? A»ırı sol nerde? Milletvekiii ve senatör aday adaylarınm yazılı seçim demeçlerini ok'jyor musunuz? Ns kadar sue isleniyor layifcüie aykırı. Savcılanmız herhalde bu demecleri okuyorlardır. Seçim eğik düzejine gelince ne kadar dindarlaşıyör bizim poütikacılsnm'.z! Gazeteler, gaîeteciler olmasa çok rahat edecekti poiitikacılar. Sayın Bakan gidiyor memleketine. mustuda bulunuyor, agır makina sanayii kurulacak diye, ertesi gün gazeteler yalanlıyorlar, plana göre kurulaeağı veri de beürtiyorlar. Sesi çıkmıyor hiç. Boğaziçi köprüsünde fotoeraf çektirmek daha iyidir. Gerideki gorünüm de güzel. Bir Bakpnimız ds Almnny»'ys ridiyor çok acelesi varmış gibi, sonra da tehdit ediUlim diye, dönüyor palas pandıras: Aiman roüsi, Alman gazeteleri yalanhyorlar. ciddi bulmuvorlsr tehdidi.. Konuşruruj'orlar gareieciîer adamı. Bir parti lideri «toplum<nı ferdiyetçiyiz» diyor. Neresini düzeltmeli bu sözün; toplumcu dedikten sonra Osmanlıca £erdiyet;i'nin yeri var mı? Hem toplumcu. hem ferdiyetçi... Oîur, olur... Devietleştirmiyor bankaları, faizi kaldınyor. Nerde olurss olsun namazmı da kaçırmıyor, özellikle kaîabahğın içinde. Gerçsk dindar namazı eösteriş için mi kılar? Benim akiım aimıyor: alanlara sözüm yok. Atatürk devrimlerine kartıyız diyemiyor da, «Efendim biz Atatürk mevzuunun bir istismar konusu yamlmasına karşiyız Biz milletimizi aslında bütür tarihi ;!e 'raitalâa ediyoruz. Milletimiz tarihin en serefli. en sanlı milletidir.» Uluslaîmayı. Atatürk Devrimlerini yadsıyor, acıktan açığa. O da. ona inananlar da öyle düşür.e• bilirler. Ne var ki onlar rahatça yayıyor'ar düşüncelerini; Atatürk'ten, de\Tİmlerden yana olanlar «»ziHyorlar, suçlandınlıyorlar. Seçimler yakl»«yor, rahats ereceğiz yakında; dilimizi tutup «hırsak daha iyi olur. Olmuyor. »Behey Yunus sana soyleme derler / Ya ben öleyim mi söylemeyim de» Razı değiliz yaşarken ölmeye. Bu tahmin rakam lan üzerindenden hesaplanınca. Üçüncü Beş Yıllık Plan döneminde turizm gelirlerinin, dış ticaret açığımızın 1973'te •• 4,9; 1974't« / •. 6.9; 1975te "• 8,7; 1976'da •o 10,6; 1977'de • 12,5'i karşıla« yabileceği anlaşılır. Bu oranların derde deva olacak kerteden uza'c kalacakları. ayrıca açıklamayı gerektirmeyecek belirginliktedir. DEVLET YÂTIRIM BANKASINA Sınavla Mukaveleli L'znıan Yardımcısı Alınacak 1 Bankanuz Hroje tnceıeme ve Değerlendirme Gruplanna; Sıyasal Bilgiler, tktisat «a Hukuk Fakülteleri ile tktisadi ve Tıcarl tlimler Akademilen veya Orta Dogu Teknık Ünıversıtesl İOan tlimleı Bölümunden veya bunlara müadeletı Milli Eğitim Baksnljğınca onaylanmış oenzeri egıtım Kurumlanndan mezun olup 30 yasını doldurmarmş ve asherlikJe llgis: bulunmıyanlar ı Askerlığinı vapmış veya ertelenmiş olan) arasından vanşma tır.avı ııe mukaveleli üzman Yardımcısı aıınacakür. 2 Sına* »azılı ve sozlO olup 12 Eylüj 1973 Çarsamba glinü oaşıavacak ve Ankara'da vapılacaktır. 3 Suıava Satnmak ıstevenler sıuava eirebilme şartlan ile yollamalan gereken bel;reier sınav korulan ve Uzman Yardımeılanyla ilgılı esaslan nrvi broşürü Bar.kamızdan talep edebiürler. 4 Isteklilerin gerekli belgelerle berabeı en geç 8 Eyliil 1973 Cumartesi saat 13e Kadar üevlet Yatınm Bankası Personel Müdürlüğü Milli MUdafaa Caddesi 2ü'B. Kat 2, Kızılay Ankara adreauıe mürecaat etmelen gereklidir. llân olunur. TBasın: 20904/6634^ Yine Üçüncü Beş Yıllık Planda dış ticaret açığı «sanayiin gelişmemiş olması» nedenine bağlaıımaktadır (Plan, sayfa 51). Ojsa, Birinci ve tkinci Plan dönemlerinde sınal mamullerin tüm ihraç mallarımız içindeki payı, ılımlı da olsa, sürekli bir yükselim göstermiştir. Ama, dış ticaret açıgında, sınai mamulle• ruv>lhracattaki payının yüttsal'mosöı^ İoşut (paraleir"bir uflîma gorülmüyor. Bbyle olunca, ticaret açıgının. sanayiin gelişmemiş olmasından ileri geldiği yollu yargı, Planın bunu yazan bolümünü inceleyen kimseyi kuşkuya düşürmektedir. Durum, bel ki de Türkiye'ye özgü garipliklerdendir ve bunun altında yatan etkenlerin yetkililerce araştırılıp bulunması Türkiye'nin çıkarlan bakımından çok gereklidir. Bölge komşumuz tsrail'de, bizdekinin tersine, sanayi dalındaki gelişme. dış ticaret açıgının büyümesi değil azalması sonucunu yaratmaktadır. 1949'da 46 milyon dolar tutan ihracatla, tsrail. ithalâtının sadece "•• 14'ünü karşılayabilirken; 1970'te 1315 milyon dolara yükselen lhracatiyle, ithalâtuıın •• 51'ini karşı•, ' layacak jüce «"rişmiştir. Pransa' da ise, 1971'de ihracat. ithalâtı 8 "• 5 fazlasıyle; 1972'de « 4,7 fazlasıyle karşılamıştır. Frsnsa'nın VI. Kalkınma Flam'nın 1975 için "ı 6 olarak öngörüldügü ihracar fazlalığı, gerçekleşecek gibi göriinmektedir. 7 Bizim satın aldığımu (x) birim ithal malına karşılık sattıgımız (Y) birim ihraç malırun, Türk paraşının değerini her düşürdüğümüzde. bu düşüşe yakın oranda arttığını kabul etmek yersiz sayılmayabilir. Yani, denilebilir ki, özellikle ihraç tıkanıkhgını da gidermek üzere, yaptığımız her devalüasyondan sonra, miktarda, esklsinden çok mal verip, eskisinden az mal alır duruma giriyoruz. Bundan, ithal ettiklerimiz, ihraç ettiklerimize oranla bidüziye pahalanıyor anlamı çıkar. Böylece, demek olur ki. ithal lîstemiz, toplam değer olarak kabarmakta. ihraç Ustemiz ise, yine toplam değer olarak küçülmektedir. 8 Dı? tiearetimizin geliştirilmesi için Birinci Beş Yıllık Planda ithalâta ilişkin kalburüstü 6 ihracata ilişkin 14 tedbir; Îkinci Beş Yıllık Planda da sırasiyle 5 ve 10 tedbir ileri sürülmüş, bunların yıllık planlarla uygulanmasına çalışılmıştır. So nuç olarak, ticaret hacminde ge nişleme meydana gelmekle b» raber, yazımızın başmda değinilen «kronik açık», anılan tedbirler dizisi bekleneni verrnediği için, daralıp yok olacağına, süregen (müzmin) bir haa talık gibi büsbütün tcenişley:p büyümüştür. Şu halde, geçip giden 10 yıllık plan dönemindeki tedbirler, dış ticaret açığını gidermede yetersiz kalmakta ve daha yararlı olabüecek çarelerin bulunup kul lanılmasını sorunlu kılmaktadır. Dolayısiyle, ilgilılerin konuya şimdiye değin olabildiginden daha büyük özenle eğilip onun gereklerini yenne getirmeleri ulusal bir ödev niteliği kazanmıs bulunuyor. Sözün kısası, bes yıllık planlanmızda giderilebilms özl?ml tekrar tekrar dile ıretirilen dı? ticaret açığı, 14 Ekim seçimlerinden sonra sorumluluk alacak hükümetlere de meydan okumafca devam edecek dev sonınlardan biri ve baslıcası olarak ayakta kalmaktadır. Onun sırtını yere getirecek çapta devlet adamlanmn ortaya çıkmasım dört gözle bekliyoruz. beni toplnmsal yararlar ilçilendirir) örnek göstersin. Ve hükümete o okulu satın almasmı değil de, onu alacak parayla başka bir köye okul yapmasını salık versin. Hep yıkj^.otn^yji^ı ^ e ^ lur? Toplum yaranna yapılan içleri baltalamayalım. Bizler yapmıyoruz, hiç olmazsa yapan ve yaptıranları büyük bir hazla, içtenlikle alkışlayalım. Çaflar TINAZ Namık Kemal Ortaoknln fSKEN'DERUN YERSİZ GAYRET üzun Bîtatra Ttuşürrmeye ve 1520 sene gibi ömür füketicı bir uğrR^a lürum olmsdıguıı nasıl anlatmah.. Bu grev ve lokavtlann «sas müsebbibi kimdir? Aşın suiistimallertn ve rüşvetlerin ünü ve sonu olmayacak mı? tşslzlık soygun ve buna benzer hurur bozucu halkı devlete karşı asi yapacak eylemSerin nlçin onüne geçilemez. Ben, 20 sene gibi uzun bir zsman vaktimı ve zamanımı okumakla vatan'.ma ve milletime yararlı bîr insan vetiştirmek isterken bosuna cayret etmişim. İLK. ORTA. LtSE ve ÜNİVERSİTE eene netice sıftr. Hangi kapıya baş vtırsan Rüşvet, Rüşvet gene Rüşvet. Şenol KCTLÜ Istanbul Dumanlı köyümden ilgililere... 3 kaza yolunun boylu boyuna içinden geçtiği bir kdy. Antdolunun tenha köşelerinden birın de değil. Kars Iğdır kara volunun içinden geçtiği 124. subeye bağlı bir köy ve 2 km uzun lufundaki tozlu köy yolu ile 2500 kişinin toz yuttuğu ortam. İlgilileri nası) inandırslım bu gerçeğe: Tozdan Kale mi? Iliklerimizdeki mikroplardan sa ray mı? Sararmıs yüzlerdea ke silmiş parçalar mı yaratalun 2500 kişinin yarun asırdır toz yuttuğu yermiyor mu? Oysa Ça ğımıı Atom • Uzay çağjdır diyoruz. Bizim köyde tek çağ yaîanıyor. Toz çağı. Daminannda kan yerine toz bulacağının insanların yarattıklan bir çag. Sizlere merkeze bağlı Dikme köyünün 2500 kisisinin tozlu dün yasmın aynasmı yolluyorum. Bu aynada 2500 kisiye yaraUca ğınız ümit dünyasının raporunu bekliyoruz. Saygı ve sevgilerimle. Dikme Kövii Sakinleri adına ^^BIDIR UĞUBSÜ PTT Hiyle Dikme Kövü KARS • Adana'nın telefon sorunu Muhterem gazetenlzin 28. 7.1973 tarihli nüshasımn 6. sayfa 8. sütununda yayımlanan «Adana'da tetefon almak için 5 bin kişi sıra bekliyor» başhklı yazı için cevap: Adana merkeztnin mevcut 8500 hatlık otomatik santralı tamamen dolu olup. Haziran 973 sonu itibariyle 13.433 adet bekleyen talep bulunmaktadır. Otomatik santrallara ait tevsiat programı geregince merkezin mevcut »antral kapasitesi takriben Kasım 1973 içerisinde 10.000 hatta. 1974 de 3000, 1976 yılında 4000 ve 1977 yılında da 3000. hatlık ya ni Uâvelerle kapasitesi 1977 sonunda 20.000 hatta çıkartılmıs olacaktır, Bilgilerinizi rica ederit Sayeılarımızla. PTT Genel • Müdflrlfltö Yusufeli Eğitim Odası Kitaplığı için kitap isteği Uzun yıllar Sovyet •uretinde kaldıktan sonra 5 yıhnı kutlaU dığımız Cumhuriyetin kunılusundan 2 yıl önce Anavatana kavusan Serhat şehri Artvin ili nin Yusufeli ilçesinden siz yar dımseverlere sesleniyoruı. Çoşkunlukla kutladıgımı* Cum huriyetimizin 50. yılınm •anısmı daima yaşatmak, Türk varlığını gelecek kuşaklara belietmek re büyük Atatürk'ün çok sevdiği milletine kendi özlediği bizmetlerdeD birinl gSturmek ^mseıy la 50. yıl Eğitim Odası ve Kitap lığı kurma komitesi meydana getirdik Türkiye'de imkinlan smırJı fakat okuma oranı en yüksek olan bir bölgenin sesini dile ee tiriyoruz. Halkımızj her alanda eğitmek, yetijtirmek ve gelece ğin sahiplerine faydalanacakları en büyük kavnağı bırakabılmek için sİ7 yardım severlerin de bu 50. Yü Eğitim Odalan kuru lusunda kitap ve maddl vardım lannızın btıİGr.masını diliyoruz. Yardımlarınızı bekleı taygtlar sunanz. 50. Yü Eğitim Od»s) ve KitapIıŞı Kurma Komitesi adına SÜLEY1VUN AKSÜ fiköfretim MüdiîrlüSO ^livle Kılıçka3a / YUSUFELİ ZORLA TEBERRU ALINIR MI? Samsunda 'tsîâm Diyanet Sitesi» kurmak üzere Beledıye Başkanının riyasetinde bıı komite kurulmuş, vatandaşUrdan zorla teberru alınmağa başlan miştir Ödeve başladığı gündenberi halkıo cebinden eli çıkmayan başkan. bu defa da yüz milyon lara ulasacak istimlâi ev insaat lan karsılamak üzere Beledive ye isi düşen her vatandası t»berru pulu vapıstırmad'n elek trik ve »u ücretlerini âdemek mümkün olamamakta votnndas su v e elektrieinin kesileceği teh didi De karsilasmaktadır. Tahsildarlar bu hususta Belediye encümen ksran olduğuno bu karann vslflîkee onaylan dıeinı sövlemeHedirJer Vatandaştan zorla par* alına mıyacağı konusunda ilgilüerin uyanda bulunmalanru bu tip davramşlara son verilmesini bek liyoruz. (îsim • adres saklı) DİYARBAK1R BELEDÎYE ^1 t Belediyemiz Temizlik î«!eri Müriürlügün» 2490 sayılı kanunun 31 ve rnütakip maddesi gereğir.ce bir çcp kamyonu latın alınacaktır. ' J Bu Işin muhammen bedeli (280.00000) lira olup geçlci teminaü (15000.) liradır. 3 Kapalı zart eksiltme usulu ile yapılacak ıhale 5/EYLÜL/1973 Perşembe günti aaat 11 d» Encümenimiz huıurunda Ihalesl yapılacaktır. 4 Bu is* ait strtnama hereün mesal taatilerl dahillnda Ttmlzlik Müdürlugunds görüiebiünir. . v = ş Ş = = I E = = = = M EVLİT Muhterem annem, SADIKA TURFAN'm vefatının kırkıncı gününa tesadüf eden 22 Ağustos 1973 Çarşamba günü ıkir.di namazmı müteakip Şisli Camıi Serifinde mevlidi şerif ve Kur'anı Kerim okunacaktır. Akraba. dost ve din bardejlerınin teşrifleri rict olunur. Kın: Mediha CANBAT Tonnın: Nasret 8uay CRSftZ (Cumhuriyet: 66441 Bursa Valıliğinden Sarıabdullah Mahallesi Ünlü Caddede Cumhuriyet Alanına nazı: Özel İdare Şube binası üst katı 3 yü için kıraya verüme işi senelik 24JNX) lira muhammen kira bedeli uzarinden 2490 sayılı kanunun 31. maddesinc tevfikan kapalı zarf usulü ile arttırmaya çıkarılmış olup muvakkat teminatı 1800 liradır Arttirma 5 9.197M Carsamba eünü saat 15.00'tt Bursa Vilâyet Konağı Daimi Komisyon odasında yapılacaktır. Bu ise ait şartname Özel tdare Müdürlüğünde görülebilir. tsteklilerin 2490 Sayılı Kanunun 32 nci maddesine göre hazırlıyacakları zarflaruu ihale saatindea bir aaat evveline ka. dar Komisyon Baskanlığına makbuz mukabili vermeleri g«rekir. Postada vâki gecikmeler kabul edilmez. (Basın: B • 864 • 20923/6636) ıiffittmtmmHifflHinıtntHHiHHüniııııııttmıııiHii'üinMitınımıiıııınınıiNiınıınının? (Basın: 21134/6637) TÜRK DONANMA VAKFINA yapılacak her türlü bağış ŞANLI DONANMAM1ZI GÜÇLENDJRECEKTIR
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog