Bugünden 1930'a 5,432,954 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMHURÎYET 7 Ağustos 1972 V ^ Y . l ^ y çkGJ ?OMAH|M12 A DAijLAM ADAKİOtffcE,CUMftUHOCAYl DA TANıTıV5rU/t: HOO Do&üKdH l i . TftJİIÜJiâî W BuVüK. İljMA/E FFK AJMMıpılL,.. İlMîJiMVA l iLMİKİMY*iV£D£KEİi f "'"'" 1 ', , T ı , AUW5, 6*ıBj ÂÜM, KEfl/LF.f ı'UJZOFURfArt âH»6ELÎft &İRÂZ$İNİfcüV£ « i t r 6öRüNİJ>lü OLMASNA APAMDiHJ'v/ELTA'HîHfi Ti> Bif K CrÖEÎCt MÎSA«.TÜl.FüZtTüLKAMtR,1ı'iE J î BÜLMACA 1 23456789 Izmir'in içinde ÇIKAN KISMIN ÖZETİ • ' * G e n ç adamla g e n ç kız y a ğ m u r l u bir havada arabadan inip apartırnana koşuyorlar, asansöre biniyorlar. Asansörün düğmesine uzanan Gülaeren, erkeği kucaklar gibi oluyor... Öpüjüyorlar. Kızın yeşil gözlerinden iki damla y a ş d ö k ü lüyor. Araiarmda bir ilişldnin b u l u n d u g u belli. Gülser e n b u b a k ı m d a n y a t k m . P a k a t e r k e k kararını v e r m i ş değil henüz. " • • * > • «Haklısm!» dedi, hızla a s a n s ö r ü n kapısını a ç ı p çıktı. Arkas ı n d a n y t r ü d ü m . A k l ı m fikrim k a n ş m ı ş t ı . K e n d i m i toparlaınaya kalmadan, s a h a n l ı k t a B a y Hidaye't K o r y ü r e k ' l e burun.buruna geldik. Gülseren, pek a l d ı r m a d ı a m a ben, s u ç ü s t ü yafcalanmı* ço, cuklar gibi ş a ş ı r d ı m . O y s a h i ç de s u ç l u d e ğ i l i m . Bay Koryürek, tıknaz, o l d u k ç a yuvarlalc bedenini d ü z e n l e y e n çok şık bir k o s t ü m g i y m i ş t i . Kravatı gözalıcı degildi, n e d e n s e d i k k s t i çekiy'ordu. B e y a z l a ş a n s a ç l a n vardı. P e m b e , t r a s l ı tombul y a n a k l a n n ı n arasında b u r n u , ç o k k ü ç ü k kalıyordu. Yujnuk, b o n c u k m a v i gözleriyle alaylı alaylı, b i r bana, b i r G ü l s e r e n ' e bakıy o r d u . B u a d a m ı ş i r k e t t e seyrek, k u l ü p t e s ı k sıK görilrüm. G ö b e ğ i yağ b a ğ l a m a s ı n d i y e t e n i s oynar. Y a ş ı n a göre. d e «tik bir oyuncudur. G e n ç l i ğ i n d e h e r h a l d e iyi o y u n c u y m u ş . , G ü l s e r e n . b i r d e n öfkelendi. Zaten h e y h e y i e r i ü s t ü n d e : «Ne o a m c a , bizi t a n ı y a m a d ı n m ı ? N i y e ö y l e b a k ı y o r s u n ? j B a y Koryürek, güldÜ d e güldü. K o l u n d a k i s a a t e b i r g ö z a t t ı : , «Tam dört dakika a s a n s ö r d u r d u k t a n s o n r a i ç i n d e kaldmız. Vaz g e ç i p y e n i d e n â ş a ğ ı y a ir.eceğinizi sandım.» « D e m e k siz, polislik de yaparmışsınız...)) «Yooo.. haksızlık e d i y o r s u n kızım; s a d e c e a s a n s ö r ü n s e s i n i d u y d u m . S i z e kapıyı a ç a y ı m d e d i m . N e k ö t ü bir hava! Islanmışsınız... girin i ç e r i y e hele...» • > r. » ' SAMİM KOCAGÖZ'ÜN ROMANI 2 t* 4U ^,1 önce Cumhyriyet ;v ' i • SOLDAN SAĞA: 1 Ana madde; unsur; temeL fikir; temel kanaat mânasına (Vabancı dilden). 2 Eskiden il ile ilçeler arasında bir mülki taksimat idi Büyük hububat deposu. 3 Ölüm Üzerine ses kaydedilen disk. 4 Duvarlara vurul»n yenileyicl kireç ve boya karışımı tertip. 5 Kabuklu bir de. niz hayvanı veya bir burc ismi. 8 Eski ve ağır bir kumas Kanun; yahut başka deyimle devletin yasama heyeti tarafmdan herkesçe uyulmak üzere konulan her türlü kural. 7 Deniz maddelerin' de çokça bulunan hekimlikte fo toğrafçılıkta geçen kimyevî bir madde Asya'da bir göl adı. 8 Bir memuru vazife ile başka bir yere gönderme; yapma. 9 Akdeniz bölgesine has bodur ağaçcıklarla kaplı arazi. YUKAREDAN AŞAĞrYA: Girdik. Ev, Kffryürek'lerin apartmanJanhın eo üst katrydı . Bütün kat, tek daire olarak Bay Hidayet'indi. Kapıdan doğrudan doğruya büyük bir salona gtriliyordu. ö n 'yâkası saionım, geni? bir pencereden denize bakryordu.' Ssğda' büyük .bir ocak vardı. Ocağm karşısında çok süslü bir yazı masası görünüyordu. Denize karşt yerle^tirilmiş. masanm arkası, boydanbpya kltaplıktı. Antika eşya, heykeller, vazolar, tabloIarUı. yükJüydU sahjn. Ocagın1>' yakiasında yerden, geniş koltuklar vardı. Salonun derinliğinde gözalıcı bir yemek masası görünüyordu. Kitaplara gözüm takıfınca, kendimi tzmir'in MilH Kütüphane'slnde sanâım. Yağmurluğumu çıkarmış, asmıştun. Bay Hidayet'e, «Eviniz çok gttzel,» dedim. • «Teşekkür .e'deriin; bUyurun geçin.» .tCarşılıguıı verdi. Oçagın basına yürüyten Gülseren'e seslendi: «Şampiyonumuzu bugün bana getirdjğin için sevindjm. Çok nefis çay yapanm bilirsin..» «Olmaz amcacığım. ben dururken sana çay hazarlamak rfHazirladım bile.. Demleniyor... Çayın keyfini çıkardıktan . sonra <la bir arâ verip viâkiye başlanz.» Gülseren, beri elirnden çtkip, ocagın karşısına oturttu. Hava perçi yâgmiirluydu ama pek soğuk degildi. Yine de ocakta hafif . bir ateş vaıdı. Bay Koryürekin sözüne takılmıştım: Alay mı eder, ciddi mi konuşur? . . ^ «Şampiyonluğu'rnu nereden çıkardırhz?» . " '. • ^ :, . v : KarşımdaM kolhığa kaykıldı Koryürek:* . \ .' > '\ «Bizim Uğur'u bugün, ellnizden çu yağmHr* kurtardı. Ço* gÛzel bir maç seyredecektik, olmadı. Pazarın tadım çıkaramadık. Gelecçk pazara dek kortlar düzelir. Nasıl olsa tinali alacaksınız».» * Oülseren, biraz alaylı bir sesle sordü: «Gerçekten ağabeyimi yenecek misin Emre?»4 «' Soru"^ benden önce amcası karşılık verdi: •.' •*<'». (Âfkasî ~xaı) ' ç ONDBA C, (a a) Japon bah SİLÂHLANMA YARIŞI riyesinin manevralan ve Ame ,. rikanın derhal harp gemisi s buna mükabil gerekli t^d200 torpido muhribl olmasına rağ inşasıiçin yaptığı proğram, İngimen tngilir donanmasımn «mah birlerin de süratle alınmakta ol» liz umumî efkârının dikkatini volmak üzere» bulunduğunu söy dujunu sözlerine eklerniştir. çekmiş ve milli emniyet bakımm dan resmî makamları olduğu ka Yerli malı sergis'ini dün 3U.0O0 kişi gezmistir. dar bütün kamu oyunu da mütMaarif VekâJçti köy mekteplcci için on dört formalık bir hiş bir telâş alraıştır kitap hazjrlamıştır. Ingiliz siyasî çevrelerinin yetki tvanovo'da Ruslarla yapılan atletizm yarışmalarında atli bazı kimseJeri. bu durum kar ' letlerimlzden Semih ve Mehmet Ali beyler birincf gtlşısında lngiltere'nin de yeni harp tntyerdir. gemileri yaptırmağa karar verdi1933 baslanndan IMayıs »onuna kadar Türkiye'nin ğini söylemişlerdir. ihracatı 3) milyon 249 bin, (thaiâtı Z9 railyon 9W bin lira olnp 5 aylık dı$ ticaret bilânçomuı 1.341.900 TL. Gazetelere verdiği bir demeçte lehimize kapanmıstır. Arairal Jellican da 56 kuruvazör. I *.' MALKOÇOĞLU yazan veçizen:Ayhan BAŞOGLUh *,^ ÇELİK HANÇER 1 Bir mesele üzerinde yurttaşiarın Evet veya Hayır diye reylerini almak (Tabancı dildenl. 2 ' Yalvarış TERSİ denîz giyimi. 9 TERSt çöîlere dayanıkh hay. van Elmas tajlannı daha parlak göstersin diye altlarına konulan madenî varak. 4 TERSİ gereekle ilgisi olmayan sözler İki. debirde gayriiradi kas göz oynatmak. S Kimyada neonun simgesl Kimyada nikelin sim«esi. 6 Avnıpa'da bir devlet. 7* Kimyeyi enerjiyi elektrik eneriisine ce. viren bir cihaz Sasılacak: tuhaf mânasına. 8 Bir nota TERSİ içine sulu şeyler konulan mutfak kabı. 9 Kutuolarda yaşayan: fakat cambazhanelere kadar girip sanat eosteren bir hay van Tanrı mânasına. ÖNCEKt GÜNKÜ BülMACANIN CÖZÜMÜ SOLDAN SAĞA: , Doktor Cemil ÖZETt Konya'dJh, sabahın saat dokuzunda kalkan otobüs, saat dört sularında gidcceği kente varmışü. Kadın yolcular parmakla sayılacak kadar azdı. Bunlardan biri de ' Zehra idi. llk bakışta kentli bir genç kadın olduğu anlaşılıyordu. Saçlarmı şöyle bir düzeltü, üstüne başına çeki düzen verdi ve üçede «Şubenin ora...» diye adlandırılan alana yöneldi. Insan kütlesi karanlık, binalar, çevre ışıl ışıldı. Bekleşenler genellikle kahverengi, siyah, koyu lâcivert giysiler Içindeydiler. Tektük, kollan sıvanmış, beyaz gömlekli genç yüzler de göze çarpıyordu: ceketsiz, mintan ve yelek giymiş yaşhlarla, kasketliler, duranlar, bakanlar, birbiriyle itişip bagnşanlar... Bekleyen 6ir kalabalıktı. Sabırsızdı bu kalabalık. Yerlilerin yalnızca ŞTJBENİN ORA diye adlandırdıklan daire şeklindeki .'J alanda askerlik şubesinden başka Kaymakamlık ve Lise de bulunnyordu. Küçük, park gibi bahçe, bu bahçenin uzantısında :se taş bir cami vardı. Şubenin bahçesindeki uzun kavaklarlc., Kaymakamlığın büyük iki salkım söğüdü alanın bir kısmını gölgeliyordu. Bekleşen kalabalık ve uğultu bu bölgeye doğru itilmişti sanki. Güneşte kalanlarda huzursuzluğun, beklemekten doğan sabırsızlığuı iyîce artmış olduğu, buna karşılık Şube'nin duvarlarınj kapmıç olanların ise keyiîle sıgara tüttürdükleri ilk bakışta göze çarpıyordu. Kütlenin dış çevresind*, simitçi sucu ve gazoycular yer .almışlardı. Zehra yolunu araştırırken camiyi gördü. Önü yine eskiden olduğu gibi telle çevrilmiş ufak taş bir avluydu. Bu avluda musluğu hep bozuk bîr çeşmenin ve bdyası akmış tahta sıraların olduğunu anımsadı Zehra. Caminin arkasından birden yükselen tepelerdeki otlar ise Konyn'dân gelirken bütün yol boyunca göz YILDIZ INCESU'NUN ROMANI 2 lerlni iyice doyurmuş olan süssuz, sarı bozkır rengini aimaya başlamışlardı. Bu dolaylarda en son bu tepeler renk değiştirdi. Yan yana dizilmiş dört ayrı tepeydi bunlar. Biri, en büyüğü, unkta ve kopuk kalır, ötekiler ilk baktşta tek bir kütleymış gibi dururlsrdı. Doruklanna dek parsfellenmiş bağdı dördü de. Şimdi, artık renkleri k.rüa dönmüş asmalar sarı otlarla, kaplannuş toprağın Üzerinde ^lacali höş*bir renk kanşımı yapıyöröu.i.. Zehra saatine baktı, dörde beş vardı! Zehra, sonbaharda bir gün akşamüstüne doğru, Istanbul'dan fülometrelerce uzakta, bir seçitn konuşmasını dinlemek için toplanmış bu kalabalık içinde kendinl yadırgadı birdenbire. Şabah Konya'da, buraya gelmek için karar verirken, duydugu arzu kalmamıştı. Nedense ürkmüştü. Şu kalabalığı yarıp caminin av/ • lusuna geçmek sonra caminin arkasını dolanıp Altın Hamm'in evine ulaşmak gözünde şimdi büyüyordu.... «Ya bir de, Altın Hanım kendisinl iyi karşüamazsa. ya da en kötüsü burda yoksa ne olacaktı durnmu? Ne yapabilirdl? Hüsnü'ye giderdi kuşkusuz!... Dişçi Hüsnü'ye. Yakışık alır mıydı? Ama bu zorunluydu, başka yapacağı bir şey yoktu. Hem nerden de çıkarıyordu Altın Hanım'ın burda oimadığını canım. Damadı yeni ölmüştü, nereye gidebilirdi böyle karışık günlerde.... lyi karşılanmıyacagmı düşünmek de kuruntudan başka bir şey değildi....» Zehra usundan bunlan geçirerek ilerlemeğe çalışırken arkasından gelen güçlü bir motor gürültüsüyle irkildi. Üzerinde bir masa, bir mikrofon bulunan ve parti bayrakları ile donanmış küçük bir kamyon Zehra'nın biraz önce geçtiği sokaktan çıkmış, üzerine doğru geliyordu. Zehra sağa kaçtı, kamyon korna seslerini arttırarak ağır ağır kalabalığın ortasına doğru ilerledi. Kamyonun arkasından yakalanna yine ayni partinin rozetlerin\ takmış bir grup yürüyordu. Bu kalabalıgm orta yerinde, giysileriyle, utangaç, ezik duruşSyla ve özellikle açık renk teniyle bir yama gibi duran bîr yüz Zehra'nın dikkatini çekti. (Arkası var) ımMi&j xr**^' 1 Plânör Ka. 2 Lâtin.. $ar. 3 Ap. Kasa. 4 Tonaj Zak. 5 İn Zab Ba. 6 Paça. 7 Kalori. 8 Sükunet 9 Afet Mine. YUKARIDAN AŞAĞIYA: / / / •••• ( I I *•*•••• 1 Plâtin Şa. 2 Lapon Küf. 3 At Sake. 4 Nîyaz Lut. 5 Ön Japon. 6 Ba rem. 7 Şaz Çiti. 8 Kasaba. 9 Araka Efe. DİŞİ BOND T V FAYDALARI ZARARLAKI •' ; • . ' TİFFANY JONES AGDAŞ uygarlık düzeylnde, televizjon hem öğreten, hem eğlendiren bir teknik' harikası.' Faydaıan saynakla bitmeyecek kadar çok..." Buna mukabil zararlı yönlefi de yok değil.. Pçogram kapsamına giren çeşitli ayrıntıların yetersiz .liği bir yanâ, sosyBl'doğrultuda, televizyonur» birtakım nesap dışı olaylara sebebiyet ver diği tecrübeyle sâbit... KomHt olaylar genellikle... Ibret verici •aynı zamanda... örneğin: C Sizde televizyon var... Korfl ' şularmızın çpğunda hayır... Ne yapıyor bu komşular?.. Proşramlı gecelerde çoluk çocuK topyekun kalkıp sfte geliyor, lar... Tıpkı sinemaya gi^er, gibi... Bu dururrvfla çeşitli semtlerdeki televizyonlu evler tıka basa dolu... Televizyonsuz evler de aksine bomboş. Hırsızlar için fırsatın bundan tyisl tasavvur edilebilir mi?.. ^ * Semt karakollarının vukuat • raporlarından da arüaşıldıgına göre, yerli televizyenun, yayuıa başlamasından bu yana, hırsız lık olayları büsbütün artmış... Soyulan evlerin tümü de televizyonsuz tabiî.. • • • • • İKİXCİ bir 'mesele daha var: Programı karanlıkta mı seyretmeli, aydıniıkta mı?. Yayın sırasmda saloa şayet ay dınlıksa ev sahibi dahll komşu hanımlar bu vesileyle süslenip püslendikleri için birbirlerinı seyretrnekten televizyonu seyredemiyorlar doğru düriist. Er kekler de kadınlarm bu halim izlemekten ekrana bakamaz oluyorlar... Şu halde elektriklerf söndürmek. televizyonu da karanlıkta seyretrnek daha (ay dah.. R Â DYÖ İSTANBUL * A GARTH 05.55 Açılış; program 0700 Köye habtrler ^ 074)5 Türküler ve oyun havaları 07.30 Haberler . 0TÎ45 Bu sabahın melodüeri 08.00 İstanbul'da buS gün s 06.05 Reklâm spotları 0810 Besaber sar. " kılar 08.30 Keman soloları 08.45 Türküler 09.00 Ev için «9.20 Aylâ Büyükâtarrian ve Muzaffer Birtan'dan şarkılar 09.40 Arkası yarın 10.00. Haberler * 1005 Radife Erten'deh şarkalar 1020 > Hafif Bafı müziği 1045 Ramazan Şenses'den' tür küler 11.00 Sabah konseri 11.35 Şarkılar' ve saz eserleri 12.00 Haberler 12.10 Aziz Şenses'detı türküler 12.25 Radyo hafif müzik ojkestrası . 12.40 Sabite Tur Gülerman'dan şarkılar 13.00 Haberler 13.15 Dans müliği 13.30 Reklâm prog ramları 1400 Güven Aydın orkestrası 14.15 Nadir Hilkat Çulha'dan şarkılar 14.20 Şan soloları . 14.45 Bağlamalarla oyun haıalan 15.00 Haberler 1505 Beraber ve solo şarkılar 15.30 Cagdas müzik 1600 Çocuk bahçesi 16 15 Hacı Taşan'dan türküler 16.30 Hafif Batı müziği 16.45 Oyun havaları 17.00 Haberler ' 1705 Köy odası A 17.25 . Karma faslı 17.50 Reklâm programları 19.00 Haberler 19.30 Reklâm spotları ve hafif müzik .'19.45 Guzide Kasacı'dan sarkılar 204)0 Piyano soloları 20.20 Geçen hafta 20 40 Sahin Gültekinden türküler 2055 Bir varmıs Bir rçokmuş 21 tlfl 24 saatin olayları 2110 Klâsik TCrk musikisi korosu 21.40 T.B M.M.'de geçen h a f a 22.00 Reklim programları 22.45 Haberler « ! 3 00 Besteöjlerimiz anlatıyor 23.45 Gece möziğı 23.55 Günün b'nem li haberleri 2400 Kapamş. v den 17.30 Küçük konser 1800 G«nçlert müzilc ' 18.30 Senfonik müzik 1900 Hafif Batı müziği 19.30 Pop dünyasından 2015 Akşam konseri . 2İ00 OpereUerden 21JO Ülkeler ve melodileri 21.50 Best Selections topluluğu 22.15 Gece konseri 23.00 Caz mür.iği 2S.30 Gece ve müzik 00.30 Hafif Batı müziği 0100 Program ve kapamş. ANKARA 05.55 Açılış: program 07.00 Köye haberler 07.05 Sabah türküleri 07 30 Haberler 07 45 Sabah müzigi 0800 Ankara'da bugün 08.08 Sanat. çılarımızdan birer sarkı 08.38 Çesitii müıik 09.00 Ev için 0920 Niyazi Vılmazdan türküleı 09,40 Arkası yarın ıofl<] Haberler ve reklim spotları 10.05 Yüksel Kip'den şarkılar 10.25 H«fif müzik 10.55 Ahmet Çubukuglu'dan türküle» 11.10 Güneri Tecer'den sarkılar 1130 Konser » a < 1200 H8berier 12.05 Turhan Karabulut'dan • türküler 12J5 Reklâm spotları 12.30 Beraber ve solo sarkılar 13.00 HabeHer 1315 Hafif müzik r 13.30 Reklâm programları 14.00 Ögle konıeri 14.15 Turhan Toper"den sarkılar 14.35 Pliklaı araSında 15.00 Haberler ve reklim sootlan 154)5 Seha Okus'dan türküler 15.2(1 Cesitli mtızik 1Îİ5 Aylâ Gürses'den sarkılar 164)5 Cocuk bahcesi 16.20 Nevin Demirdöfien'den sarkılar 18.40 AU bOmlerden secmeler 17.00 Haberler ve reklâm «potları 17.05 Yıırttan sesler 17.20 Köy odası İ7.50 Reklâm Drowamıarı 1900 Haberler | 9 J 0 Reklâm.spotlan 1935 Çizan müziâi 1955 Kevser Tanrıkut ve Mustafa Seyran'daı» sarkılar 2020 Geçen hafta 20.40 rürküler 2055 Biı varmıs • Bh yokmus 2100 24 »aatin oiayları 21.05 Radyo tiyatrosu 2205 Tü'rkiye Büyük Millel Meelis) saatl 22.45 Haberler 2300 Opera albümünden 23.45 Gtce müzigl 23.55 Günün önemli haberleri 2400 Kapanıs. İSTANBUL İL 16.55 Açılıj ve profrara 17.00 Siskategimiz
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog