Bugünden 1930'a 5,498,322 adet makale



Katalog


«
»

CÜMHURÎYET 13 Ağustos 1972 ukuka hnğlı ve yargı denetimine tibi plan deviete, «Hukuk Devleti» «adı.vesihnek'tedir. Hukuk devletinde, İdare edenler de, toplumun diğer fertleri. gibi hukuk«.*uygun hareket «tmek zorundadırlar. Eğer bir ulkede; yasama, yürütme ve yargı organlarmdan birinin hukuka uyıgun, hareket etmesi sağlanamamışsa, o ülUede hukuk devletinın varhğından. değil, polis devlev, tinin varlığından bahsetmek gerekir. * ' , 1961 ANAYASASI «Türkiye Cnmhurfyeti; İnsan baklann» ve BaşlançıçMaki temel ilkelere dayanan, milli, demokratik, layik ve şosyal bır huknk devletidir» demek suretiyle; Türkıye . Cütnhurıveti'nin bir Juıkuk devleti oldugunu kesin hükme bağlaımştır. Hukuk devleti ılkesınin yurürlukte kalmasmı sağlamak içjn de aynı Anayasa; 8, 11, 132 ve 114 üncü maddeleri buıjyeJ* sınde tasımaktadır (1\ I Hi Olaylar ve görüşler Yargı denetimi *. * • * MÜSLİM ER Hukuk üstünlüğü ilkesi * < r Anayasamızda yargı denetimi > •'•», • • * . V • • • •• • Anayasanuz,• yamıria ve yünîtme organlarının YARGISAL yargl'yetkisi Jtullanamaz. Bİ2 denetım.im'^ayrı ayn hükümlere bağlamıştıri Bırfnci safhada;" . sek Mahjjem*e burçu «ftinla^rcı bjr y ş f ^^ İ>u"«2nueı^^da Buİrtık" devTeti aniayişırlın. tabii bir sonucu saykanunlann ve Meçlis içtüzüklerinin Anayasaya .yygunluğunu j « y ^ .Yuksek Mahkem'e elbetta hukuka ve milll çıkarlara sağlamayı ve ikınci safhada4se; yurütmeniı* bütün*4asarruflanujrgum. ol^n* icraatlirı tasvip edecek ve u>gun olmayanları da nın hukuka ve Anayasaya uyguri tflmasını sağlamay^ı hedef ola* ' tereddütr'etrrieisizin fptal edecektlr.'Zaten Yıiksek Mahkemenin rak seçmistir. , • • • • * bır Anayasa muessesesı olarak raevcudiyetipin gerekçesi budur Anayasanfız; • 8. maddesinde' «Kanunlarîn 'Anayasstfa ay)yc; olmıyaca'ğı> ve 147. maddesinde de Anayasaya avkırl kanunlann Anajasa Mahkemesirice'iptâl edılecejŞı' luıkrnörju koymak sure. • Ge»ççk bu ikea, acab.a Sayıa Hükümet ,Üy*leri; id*âr^r»in tatiyle, yasama orgatjınm yarg\ denetimine' tğbi olaoaglm 1(1511053 belirtmistir (2). ' , .''r . ' , " , . * • * »•,*••« •.. mamen hukuk ve kanun dı?ı davranışları ıle memleket menfaatlerine taban tabana zıt olan ıcraatlarınj'da Yüksek Mahkemenin Nıhayet Anayasamız'in H4. maddesi''«Yürutme. orgânınıl* hiç ipral yetkisi dtşına çıkarmayı mı arzulamaktadırlar? bir tasarrufunun yargı denetimi dısında bırakılamiyaca^ı» esaFertlerin temel hak ve hurriyetlennın garantisi yönünden sını kabul ederek idarî tasarrufları yargı denetimine tâbı tulhukuk devletinın beğenileıı en ustun vasfı; idare karşısmda mustur <3>. '• . *:'•."..T '. Değıştirilmek istenen maddenin" metni şoyledir:/ ' * *') • » \' ** fertlere ozel teminatlar tanınıak suretiyle, idarenin haksız ve «Idarenin her türlıi eylem ve islemine karşı y»rgı yora "açıkl partizan tutumu sebebiyle fertlerin haksızlığa v« zarara uğramatır. Yargı yetkisf, yürütme görevinin kannnlarda jösterilen selannı önlemevi başarmasıdır. Aksi takdirde ne kişi hürrıyetlekil \e esaslara nygnn olarak yerine getirilmesini sımrlayacak rınden ve ne de hufcuk devleünden bahsetmemize hnkân yoktur tarzda kullanılamaz. Idari eylem ve islem nitelifinde yargı karan veriiemez...» Metnın anlaraı; Matide 1İ4/1 diyor ki: ! «ldarenhı her iürlü Hukıimet, 114 maddenın değiçtirilmesl gerekçesınde ozet eylem ve islemine karşı yargı yoln açıktır». Turkrye Cumhuriolarak dıyor kı: «Devlet hayatında, bazı kiht noktaUrın» yerles. yetı bir hukuk devleti olduğuna gore, vargı yolunurı açıfc" olrfıası mis kimselerin bn noktalarda kalmalarını hükümet olarak mahvazgeçilmez bir sonuc degi! mıdir? Boyle bır gerçek brtada iken. znrln görüyornz. Bnnların yerlerine daha ehil kimseleıi tâyin acaba Sayın HükUmet üyelerı; Turkiye Cumhunveti'nin. bır huetmek karanndayız. Bizim idare Olarak yapacafımız bu tasarkuk devleti olduğu gefçeğini unutarak yargı jolanun. kapatıirufları Yüksek Mahkeme çok zaroan, yürütmeyi dnrdnrmak ve ması goruşünu mu savunmaktadırlar?.. . * '.• « , iptal kararları ile engellemektedir. Ba sebeple Danıstay'ın yüMadde 114.2 diyor ki} eğer yurutmenin ta'sarruîlan',hukuka, riitmeyi durdurma \e iptal kararı venne yetkilerini kaldıraa bir kanuna haklıhk ilkesine ve milli menfaatlerimize nygunsa, Yükmetni Anayasaya keymayı düsünüyornz^ Gerekçe * : y*ptığı haksu ve hukuka aykın blrçok idarl kreatın Banıştayefc ' iptai edılişine sahit old\lk. Bnı sonuç, Danıştay için" şereftir. Şimdiye kadar hangi nütumet, TurKiye'de ışsıziige, çar» DUhükümet, Türkiye'cle isslzliğe, çare bulacak bir tasarrufta bylundu da, Danıştay b» tassrrrufu iptal etndu miştır?.. r Şimdiye kadar hangi''mikümet; 20İiraya*İ kgl W alabilmek rîükümet; 20 liraya için 7 saat et kuyruğunda beklemek zt>rUn3a Itaf^n Ankatalı vatandaşm bu derdine çare buiac^hangi tedbiri mlmıştır. 4 * Da* nıştay bu icraatları Iptal. etmistir?! •'".• *> ' , «•;,*. • • , ' Maaslarıoı 12 600 liraya cıkSrrfıajı başâran padrfnaentariertrrriz içiB artık elbette hayat pahaİılığı yokruT. Takat ayUk'kazancı sadece 600 lira olan yuz bınlerce yurttaş ıle, yurdun çeşıtli köselennde yasayan vatandaşlar için hayat pahahlığı âdeta insanın vasama hakkını yokedecek bır seviveye ulasmıştır. Hangi hükümet bu konuda cıddi tedtıirleT almıştır da, Yüksek Mahkeme olan Damstay bu icraatlan iptal etmıştir?.. O haWe soruyoruz; Danıştay, hukuka ve mülî menfaatlere Anaya'sa sistBmimizde, idarenin elbet tak&r yetkisi vardır. uygun olan neyi ve hangi icraatlarınızı engaHemiştir?.. Fakat bır bukuk devletinde, takdir yetkisını idaremn keyffliği şeklinde anUmaya da ımkân yoktur. O halde takdır yetkisinın sınırlan nelerdir? Danıştay Kanununun 30. maddesfhde idarenin Bi7e gore; Anayasamızın 114. maddesinde yapılacak değışiktakdlr yetkıiiriin smırları çizilmişür. Şöyle kl; * lıkle, hCkumetler yargı denetıminden.kurtulmak ıstemektedirler. Eğer idare adına yapılan tasarruf; yetki, şekil, sebep, konu Bu ı^e, Türkiye'de 1961 Anayasası ıle benimsenen «Hukukun iisve maksat yönünden hukuka aykın bulunursa bu idarî tasârruf tülüğu» prenşıbı yerine «tktidarların keyfilıği» prensibini UaDanjstaj'ca iptal edilir. me etmek anlamını tasır. Eğer idare, kendisine verılen takdır yetkisını kamu yaran Bır hukuk devletinın en açık. niteli|ini; hükümetlerın hu. dısînda başka b»r malcsai1 gütmeden. yukandakı kayıtlara uvkuka sa:,gılı olması gerektığı temel' kuralının, yurürlukte bulugun olarak kullanmış lse ( bu tip idarî ıcraatlar Yuksek Mahkenup bulunmaması olçüsü teskıl etmektedir. Inancımız odur kı; raece elbette tasvip edilecek ve iptal edılmıyecektır. hukumetlerin hukuka saygılı olması kuralını yurürlukten kalFakat' ld'are; sahsî çıkarları için, üçüncü şahıslara menfaat dıracak olan bu değişikhk teklifı. gerek kamuoyunda ve gerekse sağlamak için veya siyasi bir amaç ıçın haks;z ve hukuka aykın si>asi partılerimi7ce itibar görmiyeCektir. Aksi takdirde, hukuk bazı tasarruflar yapıyorsa, herhalde bu tasarruflara da YLksek devleti ilkesi zedelenmış olacaktır. Mahkemece alkış tutulmasını beklemek pek garıp bır anlayış olsa gerek. Yüksek Mahkeme bu tip tasarrufları elbette ve hakb (1) Anayasa Madde 8 Kanuntar Anayasaya aykın olamaz. olarak iptal etmektedir. Bundan sonra da iptale devam edecekAr.ayasa Madde 11 Kanun, temel hak ve hürrıyetlerin tır. ozune dokunamaz < . , Anavasa Madrfe 132 Hskjtnler görevleriade bağımsudır. Iar Anayesaya, kanuna, hukufca'Ye Vi'edtmî •kahaatlerine goTürkıye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir ve böyle kalmaya devam edecektır. Anayasamız, Yuksek Danıçtay Mahkemesme re huküm venrler ;•»' idarenin bütün eylem ve ışlemlerinde; keyfılığe kaçmasını ve Anayasa Madde 114 İdarenin her fiirüi eylem ve islemıne hukuk çerçevesi dısına çıkmasını önlemek görevinl vermiştir* •karşı yargi yolu açıktır. •. Yüksek Mahkeme, Anayasa muessesesi olarak bu gorevi şerefle (2) Anayasa Madde 147 Anayasa Mahkeroesi, kanunlann ve yapmaktadır. EbecKyen de serefle yapmaya devam edeceğinden " Türkıye Büyuk, Mlllet Meplısı ıç tüzuklerinın Anayasaya uykimsenin şüphesi olmamahdır " '' • •*' gunluğunu denetler, Biz bugüne kadar; şahsi çıkarlar sağlamak için, başkalanna • •(&) Anayasa Madde 114 İdarenin.her. türjü eylem ve lşlenun» haksız menfaat sağlamak için ve tiyasi gayeler için idarenın kirşı yargı yolu açıktır. Hukuka saygı zorunludur Neden şikâyet ediliyor? *•••' ••>/:• Dİktatör ve Halk OKTAV AKBAL •• M alazar, halkı sevmezdl. Insanlardan r.ef Evet Hayır 7 Günün ardından ••• • kavusturma gücünün sarhoa edidlıgi «insan* II X ret ederdı.» yönlerinı yok edip gider. •• " Bugiınku Portekiz rejlmının muhahfleO zaman da halktan kaçarlar, toplu olarınden bın, yıllardır gurbette yaşayan avukat rak da, tek tek olarak da insanlardan nefret Marıo Soares, boyle dıyor. ederler. Çünkü o ınsanlann da kendılerinden korktuğunu, bu yuzden ayni nefret hisleriyle Express'te çıkan konuşmasında birçok ildolup taştıklannı bilırler. Ne derrrua Neron ginç yer var. Bütün yaşamı Salazar yonetimi cRoma'Bin bir kafası olsa da tek bir kılıç altında geçmış bir insan. Gozumi açmış Savuruşuyla uçursam.» Bu halkın kınini, nefrelazar'ı görmuş, çocukluğu, gençliği, olgunluk tıni kazanmış diktatörlenn ortak duygusuçağı. 1928'de ıküdara geldigi gurüerde Soarez dur. Bu karsılıklı kıne, nefrete, düsmanlığa dort yaşındaymış, gerısini siz düşünün. Tam kendilerini kaptıran toplum ve diktatör en kırk yıl jktidan elinde tutmak. Hem de tarazılı ikl düşman olarak kabuklarına çekılirler. tışmasız, muhalefetsiz bir bıçımde. AbdülhaDıktator koşkünde, sarayında, belırli bır mıt bıle otuzüç yü saltanat surmuştu. Tanhazuüığın övgüleri arasında yaşar gider. Buteki dıktatörler arasında pek azdır kırk yıl yurarak, korkutarak, bastırarak. Halk da öyayni güçle, yetkiyle iş başında kalanlar. Musle... soîinı'yi, Hitler'i, düşünün bır. Belkı Franko Bynl başarıya ulaşaca^ yaşarsa. ^aşkası yo^... Salazar, kırk yıl halktan uzak yaşadı. PorKonuyu PortelıiB sorunlarına, Saİazar'a tekiz halkından kopuk, ona düşman. Kendigetirmek ıstemivonm. Avukat j6oarez'ın yusine gore gerekçeler buldu. Halk çocuk gibiykarıya aldığım sbziınü bıraz incelemekte j * " dı, yüz vermeye gelmezdi, bunun için'hep rar görüyorum. Halkı sevmek, insanlan sevbaskılar, hep korkutma yolları, hep sındırmek ne demektir? Halkı, insanlan sevmeden me yöntemı uygulamak gereklıydi. Ilk öncelekırk yıl o insanlan, o halkı yönetmek de ne ri, bir ıktisat profesorü olarak birtakım ılkedemektir? Önce insan sevgısinin üzerinde len uygulamayı düsünmüştü. Ama rakipsız, durahm biraz. Soyut bir şey midır bu? Sevmuhalefetsiz, her bakımdan bir sessiz'ıgin Rİ, nedir aslmda? BaTzac «Srrgi bir başkasııçıne düşmüştü. Her attığı adım, her söylenın hayatını yajamaktır» demiş. Bir diktatör dıği söz, ber glristiği is ancak övülüyordu, başkasmm hayatını nasü yaşar? Yasayabilir kendi yarattığı mitos'un kurbanı oluyordu. mı? Yaşasa. dıktator olur mu? Kendisi ve içınde yasadığı toplum... Nitekim kırk yıl süren bir dıktatörlükten sonra PorBir başkasının hayatını yaşamak... Bu, tekiz'i iktisadi, sosyal alanlarda tam bir geduyan, düşünen, acıyan, anlayan bir insan olrılik içinde görüyoruz. Demek diktatörün bamaya bağlıdır. Bir kışi nasıl açlık çeker, ilâçşıboş yöneticiligi bir yarar saglamamıs halk sızlıktan öien çocuğunun karşısında neler duyığınları için... Tam tersıne, kırk yıl önce yar, haksız yere zindana atıldığında içinden Avrupa'nın en geri kalmıs Ulkesi olan Porteneler geçer. hakarete uğradığında dunyası kız bugun de ayni yerinde, aynı durumundanasıl kaıarır? BunJarı bilmektır, yaşaınaktır. dır. Bunu ancak gerçek lnsanlar duyarlar. Bir başkasının yerine koyabilirler kendileriru. İnsanlan sevmeyen, sevemeyen, rialzac'ın Tekten çok'a giderler. Sanatçılar, yazarlar, deyımiyle, «başka bir hayatı» yaşayamayan düşünürler, toplumun iyiliğinı, yuceliğini iskışılerdir dıktatörler. İnsan olarak acınacaK teyenler .. , yaratıklardır. Yaşadıklan sürece yaldızlı bır Ama bir diktatör baskasırun hayatını y*". • boşluktadırlar. Ölumlerınden sonrası ise da1 ' ha da acıdır. Işte Hitler'ın, Mussolını'nın, Saşayamaz. O, kendl hayatını bile yaşayamaz lazar'ın durumu. Bir de, uluslannm sevgisinı, Çunkü o gerçek bir insan değıldir. lyi dıktakendılermin uluslarına karşı sevgısı ile bütor var mıdır, olur mu bilmem? Bence daktunleştirerek kendıni halkının sevgliisi yapan tatbr, iyi bir insan' olamaz, insan olamaz. onderler var: Mustafa Kemal Atâtürk gibı. Belkı uluslarınm kahramanı olduklan'. kaîBöyleleri, çok az. Halkın sevgilisi olmâk başdıkları surece, daha önce başardıkları lşleı ka, halkın umacısı olmak daha başka .. zaferler yüziınden uluslan onlan bir sure destekler, benimser. AncaJc o sure içirıde in«Salazar, halkı sevmezdi. tnsanlardan nelsanlıklarını korurlar, ama buyurmanfi) tadı, rtt ederdi.» Bütün dlktatorlar, diktatör tasinsanlan tek bir erairle hayata, ya, da ölüme lakjan öyledir. Her zafmn da öyi8 olacaktır... Avrupa Güvenlik Konferansı Komünist'Jilkeler liderlennm Kıram'da Brejnev'ın yazlık evınde yapttklarr zırve toplantısından sonra Sovyetler Bırligi bir bıldıri.ile «Avrupa. Gtivenlık ve I ş b i r l i ğ i Konteransr» için yapıunakta olan hazırukların hızlandırılmasım istemiştir. Bilindiğı gibi 1868 yılinda Varşova Pal^tı tllkeleri tarafından bu kon ferans çağnsı Doğu blokunda her vesüe ile tekrarlanm»ktadır. Soryetler, NATO ve öteki Avrupa ülkelertni konleransa çagınrken NATO da Sovyetleri silâhlarda aKarşülklı ve dengelı» ındırım yaprnafa çagırmışür. Uzun sura Iceva^ısiz bıraktıklan buıgağnîa Sovyetler olumlu cerap verdıklerinden batı da Avrupa Guvenlık Konferansınm toplanmasını kabul etmistır. Amerıka silâhların indirimi konusunun da Avrupa Güvenlik Konferansında gorüşıilmesmden yana ^se de Sov yetler bu konunun ayrı toplantıda gönişulmesinde ısrar etmektedirler. Fransa da Sovyet görüşünü benımsediğınden ayn ıki konferans toplanacaga benziyor. Sovyetler Avrupa Guvenbk Konferansında bâşlıca iki şey elde etmeyi tasarlamaktadır: 1 Ikinci Dünya Savaşından sonra meydana getırdıği olııp • bıttinin tanınması, yani mevcut sınırlann değişilmezliğinin .tabulü ve kurduklan nüfuzun türdürülmesi. 2 Ortak Pazar skonomık birliğinin, gelişerek, siyasi birliğe dogru ilerlemesini önlemek. Batılılar ise demir ocrde engellennin kaldınlarak So^yet nufuzu altındaki ülkelerle daha kolay temaslar sağlanmasını ve bu ülkelerin özgürluklerine kavusmasım ümıd etmektedııJer Iki tarafın hedeîleri birbinne tt«rs düştüğünden anlasmaya varılması kolay olmıyacaktır. BATI, AVRUPA GÜVENLİK KONFERANSINDA, DEMİR PERDE ENGELLERİNİN KALDIRILARAK DAHA KOLÂY İLİŞKİ KURULACAĞINI SANIYOR PROF. DR. AHMET $ÜKRÜ ESMER sıyla bir Dışişleri Bakanları Konferansı toplanmıştır. Bu toplanü için hazırhk daha once 14 dışısleri bakamnın Kuala Lumpur'd» ki konferanslarında yapılmısU. Toplanüda gelecek bloksuzlar rirvesinin yeri ve gundcmi de haur» lanacaktır. Son zirve Lusaka'da toplanmıştı. Fakat Georgetown'da bu işlerl» uğraşılacağı yerde, vaktin büyük kısmı, Vietkong ile Kamboç'un konferansta temsilleri meselesiyl» geçirilmişti. Vietkong Konferanım uye olarak kaUlmak isteyince, Güney Vietnpm buna karsl çıkmı» ve baa Asya ülkeleri de Güney Vıetnamvî>desteklemislerdir. Sonunda Vietköng'un gSrüşmeler» katılmasuıa çoğunlukla karar verılince, Endonezya, Malezya v« Laos. toplantıdan çekilmişlerdir. Kamboç için de iki ayn temsilri gelmişti: Amerıkanm tanıdığı Lon Nol hükümetınin temsilcisi »• Prens Sihanuk hukümetînin temsilcisi. Sihanuk hükümetınin temsılcisınin görüşmelere katılmasına karar verilinee gene gürültü kopmustur. Görülüyor ki bloklarm etkisi altına giren bloksuzlar. artık bloksuz olmaktan çıkmi5İardır. mesi Moskova'da da, Amerika" da da telâş uyandırmıştır Nixon'un isteği üzenne Tanaka 31 Agustos'ta Hanoi'de kendısıyle gorüşecek. Sovyetler de Japonya ıle temasa geçmek çabasındaUırlar. Bugünlerde Çuıın prestıjı ve nüfuzu yukselmiştir. BM. Genel Sekreteri Kurt Waldheinı'ın bugünlerde Pekin'e yapmakta oldugu ziyaret, bu prestiji daha da yukseltecektir. Ingiliz pasaportlu Asyalılar Kuzey îrlanda ve lşçl grevlen yüzünden rahatsıa olan Ingiltere için Uganda'dakı Ingiliz uyruklu Asyalıların bu ülkeden uzaklaştmlması tesebbüsüne ginşilmesı, yeni bır başağrısı olmuştur. Sayılan 50 bin kadar olan bu Hint ve Pakistan asülı Asyalılar. bır Ingiliz somürgesi iken, Uganda' ya goç etmışler ve îngiltere bu ülkeye bağımsızlık verip de aynlırken Ingiliz uyrukları olarak kalmayı tercih etmişlerdir. Şimdı Uganda Başkanı Idi Amin, ülkenin ekonomısini baltaladıklan gerekçesiyle Ingiliz pasaporru taşıyan bu kimselere Ulkeden çıkmak içm üç aylık mühlet vermiştır. Îngiltere ise ekonomik ve sosyal nedenlerle Asyalıların Ingıltereye gırmesini sınırlandırmıştır. 1968'de yurürlüğe giren bir kanuna göre Ingiltere'ye yılda 3 bin Asyalı girebilmektedir. îngiltere Ugandalı Asyalılann Hindistan veya Pakıstan'a dönmelerini sağlamaya çalışıyorsa da, her ikl ülke de bunu reddettiğı gıbi, Idi Amin de karannda direnmektedir. Ingilizler Idi Amin'i ırk avnmcılığı ile suçlarken kendilerinin de ırk ayrımcılı|i dolayısiyle kapılannı Asyahlara kapamış olduklarını unutuyorler. Bu vesile ile Uganda'nm Sovyetlere yaklaşmakta olduğu ve bir Uganda heyetımn Moskova"ya gittiği de dikkatleri çekmektedır tedbirlerl* tedhisçi «İrlanda Ordusuımıın sehirlerde kurduğu bankatlar yıkılmış ve orgütün yuvalandıjı yerlere gınlmış ise de, çatışmalar devam edıyor. Ölenlerin sayısı 580'ü geçmiştır. Bu arada Whitelaw, sorunu banşçı yolla çozümlemek, ıçuı katoliklerl temsıl eden Sosyal Demokrat Partisi lıderleriyle de temasa geçmiştir. Bunlar şimdiye kadar hükumetle temastan kaçınıyorlardı. Yapılan gönişmelerde katohk liderlerı, mahkeme kararı alınmadan tutuklanan 300 kadar kimsenm serbest bırakılmasını istemişlerdir. Öte yandan Whltelaw tarafından Kuzey Irlanda'nın kaderim tayin ıçuı geçen hafta teklif edilen plebisıt katolıklerce ıyi karşılanmamıştır. Protestanlar çoğunlukta olduğundan sadece Kuzey Irlanda'da yapılacak plebisitın, Kuzeyın Güneyden ayrı kalması sonucunu vereceğine işaret eden katolıkler, plebısıtin Güneyi de kapsamasını istiyorlar kı, bu da Kuzeyın GUneyle birleşmesıne varacaktır. Ülkenin ekonomik yaşantısınd» enerji ve gıda darlıgı yaratan işçi grevleri de devam etmektedir.. Bu yuzden hükümet «olaganüstu hal. ilân etmiştiı. lım atlatumış ise de, McGovern. bundan zararlı çıkmıştır. Kendisme arkadaş seçerken dıkkatli davranmadığı ılerı sürülmektedır. Öte yandan, adaylıktan çekılen Eagleton da hayli sempati toplamaktadır. Bır çokları, Eagleton'un oyuna getirildığ' ıddiasındadır. 1leri sürüldüğüne gore, birçok kımseler, hele politikacüar sinır hastalandır, fakat tedavi görmezler. Eagleton, tedavi gbrmenin kurbanı olmuştur. On gün sonra Mıamı'de Cumhurıyet Partisinin kongresi toplanacak. Nixon'u Başkan, Agnevv'u da Başkan Yardımcısı adaylığına seçecektir. Bundan sonra da ikı parti arasında seçim kampanyası, bütiın sertlığ1 ıle başlayacaktır. Demokrat Par tı sarsıntı geçirdiğınden ve Mc Govern'in önseçım kampanyasmda etrafına topladığı kadro ıle partinin eski kadrosu arasında banş kurulamadığından, Nixon'un tekrar Başkanlığa seçılmesi hemen hemen kesın sayılmakUdır. Kıbrıs Kıbrıs'ta genisletilmis görüşm»» lere geçen hafta baslanmı$tır. tki toplum arasındaki görüşmeler üç yıla yakın zaman sürdükten sonra çıkmaza girince, görüşmeler» Türkiye, Yunanistan ve Birleşmi» Milletlerin katümalarına ve iki taraflı yerine beşli olmalarms karar verilmişti. Ilk toplantı, Kurt Waldheim'm Kıbrıs'ı hazirand» ziyareti sırasında, ondan sonra da bir kez temmuzda yapıldı, (akat sürekli görüşmeler 8 ağustost» başlamıştır. Gönişmelerde Türkiye ve Yunanistan'ı danışmanlar niteliğmde bilım adamlan temsil edeceğinden, Birleşmiş Milletler temsilcileri de seyirci olacağından, tartışmalar gene iki toplum temsilcileri arasında yapılacaktır. Sonuç hakkmda gerek Türk, gerek Yunan temsilcileri iyimserliklerini belırtmişlerse de, sözleri vm davranışlarıyla anlaşmak niyetinde olmadıklarmı şimdîden göstermişlerdir. Beşli görüşmeler de, iküi görüşmelerm gittiği yere gi» deceğe benziyor. Çin ne alemde ? •t \ "' * " ' « Bloksuzlar Geçenlerde Santiago'da toplanan Birleşmiş Milletler Ticaret Konferansı kararlarını deferlendırmek, aralarında ekonomik işbırliği kur mak ve eylülde açılacak Bırleşmiş Milletler Genel Kurulunda dayanışma ile hareket edilmesini sağlamak düşünce ve hesabiyle Guyan'ın Georgetown şehrmde 60 kadar bloksuz ülkenin katılma İstanbul9a metro \ CİHAD •stanbul'un nüfusu'l98ff yılinda" 6 înîlyona.yü]f' selecekmiş, 1980 yılma vedi yıldan biraıdaha" • fazla zaman var. Oysa 6 milyon insana* yetecek suyun yedi yıl'îçüıde Istanbuht kazandınlacağına bız değıl, bu konuda $eçici de olsa söylediklerine inanmaga mecbur olan Belediye BİÎ5kanımız ile onun mesai arkadaşlaVı bile inanamaz. Butun çabalanmıza rafmen İstanbul da An. kara gıbi suratle kalabalıklasıyor, bugün îstanbulda bir yerden bir yere gitmek, dolmuş kolaylığma rağmen çok zorlasü. Eğer yeni yollar açmazsak, yeni caddelerle çevre yolu değil şehiriçi ulaşımını dağıtıp hızlandıramazsak 1980'e , varmadan önümüzdeki ikıüç yıl içinde"lstanbulda araba ile adım atmak mümkün olmayacaktır. Şunu da söyleyelim: Yer yer kaldırımlar«daraltılıp genişleülraekle, yer yer trafik işaretlerini değıştirmekle bu meselenin hiç değilse nisbî fclarak halli bıle mumkün değildir. . İstanbul açtık bır uçtan bir uca tereddüt Ue seyahat edilecek bir şehir olmuştur* Metroyu bıfgun yapmağ? başlasal}, sıkı bir mesai ile ve müteahhidin istıhkaklarını geciktirmeden ödemek şartiyle onu 1980 yılına aneak yetiştıririz. Tereddi devrindeki bir Osmanlınm tipik ruh halı içınde yaşıyoruz. Belediye Başkanı «Istan. bula mutlaka bır metro lâzım» diyor, Vali «Hiç {üphe yok artık bu meseleyi halletmeliyiz» ceva ^î bını veriyor. Içışleri Bakanı «1980 senesinde bu eser memleketimize uğurlar getirmeüdir, artık metrosuz büyük şehir kaldı mı?« diye kendi kendıne soruyor. Başbakan «Bu müesseseyi İstanbul gıbi .iki dünyanın birleştiği bir noktadaki güzel şehrimize kazandırmak şereflerin en büyüğüdur!.» sözünü tabii ki İstanbul halkmdan esirgemiyecek.. Garnizon Komutanı «Metro yalnız vatandaşlarm şehir içinde kolay ve ucuz dolasmalarmı değil, tehlike anında sığınak vazifesini görerek hayatlârmı da .curtarmağa yarıyacaktır» sözü ile arzuları desteklıyecek. Vatandaş «Ey devlet, beni bu sıkıntıdan bır an evvel kurtar» diye yakaracak. Herkes metronun lüzumuna kani, fakat kimse küını kıpırdatmak istemediği için tereddi haİinfljeiti €>srnanlı öurgjınluğuj ile Ibcjçleyeceğiz, 1980 yıh gelsin, yollar iıkansırl, jehir nefessiı™ kalsın, JDU jriHrden" hıpre'fkr, ^ Jcajjjıalar, goçler • başlasın. ' . • ' . . " İstanbuU metroyu yapmak yalnız lstanbur* halkına değîl, îstanbulda birbiriyle buluşan bü , ; tün memleke^ ha*ınisaygı'gastennek «rdamına Bu' sözü söylefken, rahmetü Niğde Milletvekıli operatör Ruhi Soye.r"i( halırladım* Mediste lstanbtua.ait.bir tansisa/ geçecekolsa ayaklanın HepJstanbül, hep İstanbul! 4 diye ktzar*. Hatt^ bir, defaşinjia Istankulıfiı sum için verılecelc ifak Dİı>4>arat' için kıyameti koparmıştı. ' « u '• * Bugün s&ğ olsaydı, geçen gün'jehri su bsîtığı zaman yahufc bir'cumartesi veya pâiaıv.günü"* haft, sokakjar"a, deaiz, kıyÜarına döSülduğü,* "ge.' ' 4e yarıları Karaköyde (fucaklannd% uyuyafl çocuklarla v^fyalvaran gözlerle dolmuş arayîp bulaınaJıklarl, usteljk de sürücülerden fiıllı» sözler v . dmledıklerl hald& uğrpdı^ları ezayı' hazmeîiep ana babt^arı gördüğü',zaman niç 'süpheSiz • bu • fıkirden vâ'zgeçejdi. •' t "' • , 1 ," Çok lâflnı' ediVornz ama, daha bu* konunutı . üzerine ciddî olarak hiç eğilmeAk. Metro kendi kendini öder. Muntazam bir tedjye plânı hazır, layarak J15 finansman konusımda bize yararlı olur. En uzun vâdeyi verecek, en az faizi işleyecek firfnaya bunu bir an evvel ihaie etmek gerek. Çünkü îstanbul metroya kavuşmazsa,. metronun bedeli kadar parayı, arabalarm, dur kalkları üe benzin; ve vatandaşın yolda kaybedeceği saatlerle işgücü olarak kaybedecek!. Şimdiye kadar çektiğimiz eziyet ve israf .ettiğimiz işgücü ve benzin de caba.. Bu işe Baymdırlık Bakanı mı, Imar Iskân Bakanı mı, Enerjj Bakanı mı, yoksa hiçbiri değıl de Belediye Başkanı mı, kim bakacaksa baksm ve en geç önümüzdeki ilkbaharda bu inşaat başlasm!. Yoksa halkm bedduası, sorumluları bır gun nasıl olsa yapılacak olan metronun tekerleri altında ezer. Sovyetler Bırligi, batı Avrupa'mn entegrasyonuna karşı :ken Çin bu entegrasyondan yanadır. Çu En Lai ve Mao Tse Tung bunu geçenlerde Çın'ı zıyaret eden Fransız Dışişleri Bakanı Schumann'a açıktan söyletnışlerdı; zira Pekin, Sovyetlerin Avrupa'da kurulacak bir gücün baskısı altına girince, kendi u^erlerındeki baskının hafifliye%ceği kanisındadır. Bugün Ameri»ia So^Tetler ve Çin'den kunılu "üç^ sjiper devlet oyununda, Cm Amerlka ve Olus halinde olan Avrupa'dan ziyade Sovyetleri ken dısine duşraan Saymaktadır. Hafta içinde Pekin'm ysyınladığı ^e bfr buçuk milyon km. Rus topragmı Çin sınırlan iginde gosteren bır, harita^ iki^söper >ievlet arasındaki çâtışma nedenınjp Sadece idfeölSjlk olmayıp topra* İBteklerine de^dayandığını ^anlltrmştı* , / » # Çu Çn Lai'in çağnsı Ûzenne j^nı ÎJapVn^ Başbâk'anı Tanaka1 ,nm diplorn£tik'ilişkifeı> kurmak " iîzere, Çin'e gftmeye karar ver Vietnam'da savaş Vietnam'da bır yandan savaş devam ederken, bir yandan da Paris'te hem «açık», hem de «gizli» görüşmeler yapümıştır. Savaeta con gelişme Kuzey Vıetnam'ın tekrar taarruza geçmesi ve Hue şehrini tehdit etmesidir. Geçen Mart sonunda taarruza geçen Kuzeyluer, Amerikan Hava Kuvvetleri tarafmdan desteklenen GUneyUlerın mukavemeti karşısında bir sü, re ilerledıkten sonra durdurulmuslar ve hattâ Güney Vietnamlılar karşı taarruza geçmışlerdi. Geçen hafta Kuzeyliler, tekrar taarruza geçmişlerdir. Fakat Martta başlayan taarruz, klâsık bir savaş nitelığinde iken bu defaki hareketler gerillâ taktiği biçünini almıştır kı, Kuzeyliler ve Vietkong bu alanda çok daha yeteneklidirler. Savaşın bir cephesi Vıetnam' da ise, bir cephesi de Amerikan topraklarındadır. Burada Ntron, Amerika'yı savastan çekmek isteyen Kongre ile çatışma halindedir. Bazı Kongre üyeleri, esirlerin serbest bırakılması şar tiyle, savaşa belirli süre içınde »on verilmesi için karar vermek çabasında iseler de, Nixon, türlü manevralarla buna engel olmaya çahşmaktadır. Kongredeki bu 6avaş devam etmektedır. Gizli ve açık banş görüşmelerinde ise, en ufak bir ılerleme kaydeâılmemiş tir. • daha uzun ömür • uzun omur Kuzey İrlanda Kuzey Irlanda'yı vönetmekle görevli Deviet Batanı William Whitelaw tarafmdan alınan sert BEREC ve KİVİ PİLLERİNDE BEREC ve \KiVi ,i '•••* TESEKKUR PLT. TĞM. • 8.İ1972 salı günü" görev uçuşunda Şs^it düSen kıymetli oğlumuz İKRAMİVELIDIR llâncıhk: 8586/5808 Şehitlikte >apılan cenaze törenine katılan Generallere, .Füo Komutanı ile diğer silâh arkadaşlanna .ve gönderdikleri telgrafla acımızı paylaşan başta sayıh Gp. kur. Başkanı Org. Memduh Tağmaç olmak üzere, çelenk gönderen Kuv\et Komutanlanyla Hava Üs Komutanlığma, Ulubatn Hasar^'Ükokulu öğretmenlerine, Uğurlu Apt. sakinlerine ve bütün akraba ve dostlanmıza, ayn ayrı teşekkür etmeye büyük acımız mâni olduğundan gazeteniz aracılığıyla teşekkur etmeyi borç biliriz. *' • .• ••".'. '•'"'•••. Babası: Zeki AVAROĞLU *Annesi: Hafite AVAROĞLU Kardesi: MeUh AVABOĞLU •Netln AVABOGLU'nun . '• ^ î : ' Seçimler *^ (Cumhuriye* 5819) leton"un yerine, Kennedy ailesine mensup Sergent Shriver seçilmiştir. Shriver, Kennedy kardeslerin enişteleridir. Buna Sınir hastalığı tedavısi gördttgü gerekçesiyle, Demokrat Partinin Başkan Yardımcısı adaylıgından çekilmeye zorlanan Eag istanbuJ VUâyetl Bakırkoy kazasına öağlı, Bançelıevieı ve cıvarlan ile Haznedar, Siyavuşpasa ve Soğanlı mevkılerınden; Kocasinan, Yenibosna, Kirazu, Güneşlı, Bağcüar, Gungören, Esenler Safra, Küçükçekmece Altınevier, Avcılar. Anbarlı köyleri ıle bu köylere bağh mevkılerden Şırınevleı Kulelı Çiftliğinden toplu büyük küçt'k arsalar arazıler almacaktır MURACAAT: Bakırkoy Bahçelıevler tncırlı durağı, Çalışlar Cad. No. 63/B. Tel: 71 37 33 HİMI ERTOK. (Reklâmcılık: 1759/5809)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog