Bugünden 1930'a 5,439,041 adet makale



Katalog


«
»

SAKtfFE DÖRT leri gfbl, Sovyet yöneticilerl, dah« çok Sovyetler Birliğı yaranna ishyen «ED Büyök Afabey» durum lanmn verdiğı ayncalıklardan vaz «eçmeyi düşünmenjektedirier. On lara göre, Sovyetler Birliginin «sosyalist ülkeler büyük toplulu #u» içinde, primtıs inter p«res'd°n öteye durumları tartışmasız kabul edilmelidir. «Herkes eşittir am<s bazılan özellikle Sovyetler Bir lıfı daha çok eşittir.» 6 Eylöl 1968 CUMHFRtYET Prof. Seha L. Meray (Siyasal Bilgüer FaküJtesi Öğretim Üyesi) ek Ulusunun acı kaderi 2» Dubçek ve arkadasları, yalnız devletler arasında degil, ulusal komünıst partileri arasında da e şitlilt ve egemenlik isterken, Mos kova yöneticileri bunu da hoş görüyle karsılmamakta, böyl* bir istegi uluslararası sosyalist bareke tin parçalanması olarak görmektedirler. Dubçek, Ciena dönüsü, şunlan da söylemlştir: «Görüsmelerin basan ite sonuçlandığını, sosyalist kardesler arasmda, birlikte çahnınayı bütünücb r le kapsayan gerçek ' enternasyonalicme oldufu kadar, ber devletln egemenligine ve her komiinist partislnln kendl ülkesinde KO nımlu oldugn halkın refahı için sosyalist politikasını gerçekleş.tirmesi ilkesine de dayanan isbirlijönin sürüp gidecefini •öyliyebiliriz.» Dubçek'in zorunlu olarak ölçülü tuttuğu bu sözler yamnda, asıl durumu ve duyguları, Çek yacan Kundero'nun Literaturny Lkty'de çıkan yazısı ortaya koymaktadır: «Düşünülemiyecek olanı düşünelim: Temsilcilerüniz, Moskovaya bir nota verere*, Sovyet adliye sis temini, aydmlara ve ögrencilere karşt yürütülen sert divalan, Sov yet Marksizmin kısırlıfinı, »eni • Staünciligin bortlama tehUkesini protesto etmi? olsunlar; onların da bize yaptıkları fibi, biz de onlara, bunun Sovyetlerin bir iç işi olmadığım, fakat bütün uluslararası komünist bareketi iJgilendirdlğini, bu hareketin, Sov. yetlerin yaptıklariyle gözden düştüğünii anlatmış olslım. Bütün bunlara, Sovyet yöneticilerinin, bi zim davrandıgımız gibi davranacaklan düşünülebilir mi? Üstelik şu ya da bu noktada yanlışUr yaptıklarını kabul edecekleri diişünülebilir mi? Bizim uzmanlarımızı. çiftçilerimizi ve turistlerimizi, Sovyetler Birliğinin gerçekien demokratik oldugunu görüp inan Bekçi kim olacak? Çekierin büyük, belkl en büyük suçlanndan biri de, kendllerini ol duğu kadar, sosyalist blokun Batı Almanyaya karşı Çek sınınnı da Varşova Paktına dokunmadan kendi askerleriyle savunmak istemeleridir. Çek • Sovyet anlaşmaz Iıgının su yüzüne çıkışı da, Varşova Paktı manevralan sırasında Çekoslovakyaya gelmiş olan Sovyet birliklerinin manevraiardan sonra çekilmek istenmeyışine da yanmaktadır. Sovyet gerekçesi, Ba tı Almanyaya karşı sının birlıkfe savuntnanın zorunlu olduğudur. Çek liberalleri tarafıııdan devrileıı. Çek Komuııist Partisi eski birinci sekreteri Antonin Novotny, görevinde uzaklaşma.ı a meobur edildiği Prag Şatosundaki toplantıya gelirken. Dubçek 2 Ağustos konuşmasında bu konuya da değinmiştir: «Çek ordusu, sosyalist toplnluçumuıun savunulmasında sağlam bir halka olduğu kadar, hem vatanımızin, hem de sosyalizmin savunulmasın da yeterli bir garantidir.» Stratejik önemı büyük olan Çe koslovakyanın özel durumu gözönünde tutulsa bıle, Batıdan gelecek böyle bir olasılık vaç kabul edildiği takdirde bir saldınyı örüiyen Çek smınndakı askerlerden çok, Batı ile Doğu arâsında kabul edilmlş görünen status «juo ile, her iki blokun elindeki ter mo • nükleer sılâhlann kurduğu gı ve kuşkulan, bekçileri kimlerin bekliyecegidir. şıhyor ki, Sovyet yöneticileri, blr başka «sosyaîist» üJkederı gelse bıle, taze havadan, kendileriftin kararlaştırmadıklan yenı denemelerden pek hoşlanmamaktadırlar. Bu ürkeklik. biraz da, uyeulamakta olduklan ekonomik ve sosyal politikanın saglamlıgına oldugu kadar, mutlu talmakla görevli olmalan gereken kendi halklanna da, bir bakıma güvenemediklert şeklinde yorumlanabilir. «Çek viriisü» Çek • Sovyet çatışmasınm etVen leri arasında, öyle anlaşılıyor ki, Sovyetlerin asıl istemediği, Çekoslovakyada başlıyan ve halkîn desteğıyie basan kazanabilecek olan bu «detnokratlaşma». «sosvalizmi insanlle«tirme>, «En Büyük Ağabey'den başka türlü döşünme ve davranma» hareketinin öteki «kardesler» e, belki Sovyetler B;r liğine de bulasmasıdır. Çekoslovakya, yenl politikasını uygulama ya başlar başlamaz, Yugoslavya dı şında, öteki komünist devletlere benzemiyen, fakat gitgide kendisine benzemeye başlıyan «bir garip komünist devlet» olma yoluna gir miştir. Sovyetler Birliği, dünyada sömürgeciliğin tasfiyesinde büyüK bir politik çaba harcarken, «sosyalist devletler büyük topluluğundan» bir kaçış saydığı. dönüsü olmıyan böyle bir yolun açılmasından ürkmektedir. Dogu Almanyanın, Macaristanın, Polonyanın ve Bulgaristanm yöneticilerinde bu korku «Çek .irüsünün buiasması» korkusu somut ve yakın bir olasılık şeklindı belirmiş olabilir. Batılı kaynaklar olduğundan büyük göstermeye çahşmış olsalar bile. Sovyetler Birliginde ve tşgalci ortaklannda, kuşaklararası anlasmazhklar, lydınlann özgürlük Özlemleri. komünist yöneticilerin göstermek istediklert ölçüleri de aşmış görünmektedir. Öyle anla KAMYON ÜZERİNDE GÖSTERİ YAPAN ÇEK GENÇLERİNÎN Yt/ZLERfNDEKİ NEFRET VE ACI. ÖZGÜRLÜĞE LNANMIŞ KtMSELERİ DUYGULANDIRACAK NİTELİKTEDİR. malan için dâvet etmelerl düşünülebilir ml? Bizi, kendi sorunlannı tartısmak için çağırmalan ve bizJerle, bizim ülkemizde degil de kendi ttlkelerinde karşılaşnu; olmaktan büyük memnunluk duyduklarını açıklaroalan düsünülebilir mi? «Böyle bir tablo saçma olurdu. Fâkat böyle bir tablo, iliskilrrimizin eşitler arasi olmaktan ne kadar uzak oldufunu, böyle seyleri düsünmenin bile bizim için imkânsız hale geldiğini de göstermektedir.» Son tutumlarlyle de gösterdik ve egemenlik Tass bildirisinde, «miütarist», «sal dırgan», «intikamcı» kuvretlere karşı Avrupa banşımn korunulma sı ve savunulmasına değinildiği gibi, Pravda'nın ışgal üzerine yayınladığı ilk yazıda da, «Bonn'daki intikamcılar» dan söz edilmesi bu zorunluluğa Sovyetlerln ne kadar ö'nem verdiğini göstermektedir. Alman işgallnden sonra, bağımsızlıklannı yeniden kazandıktan bu yana, ulkelerinde sürekli olarak yabancı asker görmeye alışmış olraıyan Çekler, bu Sovyet görüş ve isteğine katılmamakt&dırlar. Eşitlik Sonuç Çek sorunu, ülkeleri yabancı askerlerin işgali altında, kendileri de Moskovada bulunan Çek liderleriyle, işgalci kuvvetlerin baş yöneticileri arasındaki görüsmelerde nasıl bir çdzüme baftanırsa bağlansın ister bir Diktat, ister bir uzlasma, isterse Çek tezinin tüm kabulü olsun sonuç şimdiden ortadadır: Sovyetler B:r ligi, 21 Ağustos öncesine oranla, onanlmaz kayıplara uğramıştır. Çekoslovakyanm kurucusu Thomas Masaryk, 18 Ekim 1918 tarihli «Çekoslovakyanm Bagımsızlık Bildirisi» nde şunlan da yazmıştı: «Bizler demokrasiye, özgürlüğe Inanıyoruz Sınırlannı her gün biraz daha genişleten bır özgürlüğe.» Bir kitabını da şu sözlerle bitirmişti: «Evet. kaba kuvvet, boyunduruk altında tutabildiği sürece devam eder; fakat zafer. ebedl olan gerçeğindir.» Masaryk, bugünler için mi yaz> rruştır? SON «debşet dengesi» dır. Batıdan Doğuya, ya da Doğudan Batıya bır saldınrun yeni bir dünya savaşına yol açacağında şüphe yoktur. Sov yet ısteği, bu kosullar altında, Almanlara (Batıya) gözdagı vermek ten çok, Çeklere özgürlüklerinın sınınnı hatırlatmak; Batıyla az çok iliskiler kurmaya kalkîşmaicla, Batıya kaymamn ya da örneğin Avusturya gibi, tarafsız bir statüye geçnıenln avn şeyler oldu gunu göstermek; gerekirse bu çeşit kaymaları önlemek amacını da guder görünmektedir. Çekierin, son olaylarla da doğrulanan kay MODESTY BLAISE İST 4 N B U L Konu ve rejim AYHAN BAŞOĞLU BUDİN KÖPRÜSÜ 06 25 Acılıs: ororrtm 06.30 Kur'anı Kerim acıklam.tı ve vorumu 08 50 Saz eserieri 07 00 Kove hstberler 07 05 Gur.avdın 07 30 Haherler v e h»v» durumu 07 ' 5 Saflve Avl« dan sarkılar 0S 00 İstanbul'da bueun 03 05 Krcıifc üânlar 03 10 Hâflf Batı mu*i£i 0S 25 B«r»b*r v e tolo sarkılar (W 45 Pivano soloları 09 00 Tv icin 09 20 Tülin Korman'dan tarılar 09 40 ArVası varın 10 0'. Ara haberl»r 10.0S Okul radvoau 11.05 Sabah k o a u r l 11 50 Marslar 12 00 Ar» habrrlcr: K ilinlar 12 05 Kücük orkeatra 12 25 Rereo Birsit'ten v c 5*vtm Deratı'dan sarkılar . , 12 4S Turküler ' ' 13 00 Habcrler R G d t burün 13 İS Saz » e r l e r l 13 30 Rrklân L.rO2ramlar; 14.00 Arareül orkestrası 14 20 Hadvo ile Frannzca 136 drrs) 14 35 Haf'.f Batı mOziSİ 14 45 Turan EnKİn'den türküler 15.00 Ara lıaberler 15 05 Okul radvosu 16 05 Sar ?olo)»rı 16 20 Arif Sami Toker'dtn sarkılar 16 40 MtızikBİlerdcn 17.00 A r a habcrler 17 05 Kov odası 17 25 Krkekler fa^lı 17 50 RekUnı urocramlan 19 00 Haberler: hava durumu 19.70 Kücük Ilânlar 19 35 Yurdun Sesi 19 ?S Bir varmıs bir vokmu» 20 00 Selma Trföz den sarkılar 20.r>0 M Aksünden türküler 20 45 Bir Türk voruuıcusu 2100 24 «flatln olavları: K ilinlar 21 10 Ha.'if »arkılsr 21.20 Sir n e dersiniı 2'. (0 G GUvenli'den sarkılar 22 00 R«kUm Droeramları 22 45 Haberler 2.1 55 Haber özetleri 23 55 Günün cnemll haberleri 24.00 KaDanıs JSTAXBUL İL RADTOSU 16.55 Acılıs v e croersm 17 00 Diskoteitimizden Î7M Küoik konser 18 00 G«nclere müzik 18 r.O Senforıik müzik 19.00 Hafif D.üzik 19 15 Hadvo ile İnttilize* f36 dersi 19 30 Ak^am konmri 20.15 Cfnçlerle beraber 21.00 Oda müzlği 21.30 Liedler v e ozanlar 22.00 Gece konseri 23.00 Çaz müzlgi 23.30 Hafif Batı müzlfl 01.00 Program v e kapanıı 123456789 rVKARIDAN ASAĞIYA: l Veriniüiz v e nısuz aaha (iki soz) a tKöpeti flddetle takıp edertk k a c ı r ! . minasına iki sozlu bir emir. 3 Varhflnı zorumlu bulunan 'iki töz) 4 Batı Anadolurruz halkından; gıda maddelerinıizden. 5 Son derece hızla ve rastgele aklına eseni yazma lşine derler (karm a ÎÖZ). 6 t k i bııklum ol!» k?rşılıgı bir emir; olu değil 7 Bir cuıs toprak, e s Dtlnkıı bulmatanın kiden ıba;kent» lere bo>le d e âlledilm s sekli • nilirdi. 8 »İs» tedijim yera vâsıl olamam, yahut arzu e t liğim şeyi elde edenıem» nıâ nasına bir çe kim tersi bir yerde yerleşıp kalmış tesirdir, 9 Yurdumuzda relısen blr csit üzum. SOLDAN S\Ğ,\: \tj | 1 \ + 1 Şanssız insanın bütün hayatı boyunca uzuntülu b l ı durumda «lduğu bazan bu ikJ iaüg.H&İİ.r''. lir, 2 «Padişahlara mahsus çadıra 6 dahil o ü , anlamına iki sözlü bir emir. 3 Karadenlz kıyısındaki illerimİ7den birinin halkı (çojul). + 4 Blrlne basvor A* danıs ve «nun fikrine göre hareket e t l ı mânasına iki sözlü bir enıir, bir hayvanın ba^ırtısı. 5 Tiyatrolarda güldürücu rollerl üzerine alan kişi, BULMACANIN tersi cyermeı hareketidir (eskl t e rim). 6 Çevrilirce genis düzlijk HAULEDİLMİS SEKLl aahn belirir (cografya terimi); bir NASO. HALLEDILECEK îukandakl rakamlı bnlmacada <»isinin olması İçin e v l l y a y a vaadde bulunma. 7 Şair Nedim devrin«lece 4 tane analıtar (ipacn) ve 6 Uoe »ooaç vmrdu Bos kalarj 12 de pek makbul olan çiçeğin bahçekarenlrj içine I den 9 a kadar vygun birer rakoro koyarak ve toffsi. 1 «Çok mükemmel tartı araUma. (arprna, çtkartma. holıoe («»'»(terine dikkat ederek soldaa cı» karsılığı iki söz. 9 Ekmek (eski terim); Osmanlı hükumetinin sigm re yukandan aga^ıya halmarada gösterileo sooaçlan baiunaı. bütçelerlnde devlet malı bu ad a l Biı«i vaktinizi alır auna. bos vaktinizl hosça sreçinniş olursunua. tında tellrtilirdi. 71 I? ' 1* • • A! /1 |2 | •+•1 1 *~ 2 21 iS i 1 Tflj p7 • • i BF7" • ı t l ı i Ittııiı IIMHH'iı ıılllıı Jı lı I DENIZ GURBETÇILERI HALİH ARMAS 10 Artık seç seçebildiğine. Kimisinin açığında ufacık adalar vardı. Sert meltem, adacıklann ağaçlık saç larını çekip yolmaya mı çalışıyorlardı ne? Kıyılarda açık denizlere bakan buhur ve çınarlarsa agustos böceklerıyie gürlüyorlardı. Dıs denizler de, ağaç larm ayak uçlarındaki kayalarda karbeyaz patlıyorlardı. Karabatak, Ateşoğlu'na: • Hangi koyda demirleyelim?» diye sordu. Ateşoğlu: « Kayık Aşıranda! Orada alt deniz de gözümü zün önünde olur», diye cevapladı. Kayıklar biraz daha ilerledi, sonra bir burunu kovanço ettiler. Bir koya girdiler. Sanki orada doğa parmağını dudaklarına koyup «Suss!» demişli. Bir sükut cennetiydi orası dünyadan ayrı. Suyun yü züne bakamıyordun, ama içine, dibine bakıyordun, su da o kadar berraktı. Kayıklar da suda mı yüzüyor, havada mı gidiyor, belli değildi. Çepeçevre ışıldayan yaprak okyanusu, yere kıpır kıpır kıprayan güneş damlaları eliyordu. Yerde arasıra koca gözlü çiçekler, şimdi bakıyor, şimdi de utanarak çimlerin arasma gizleniyorlardı. Arasıra koyu bir esinti mavi süpürüşüyle suların üzerinden serin serin geçince, sanki koy mâsum mâsum gülümsüyordu. Güzeldi bu! Ama Ateşoğlu, alt denizi de gözaltında bulunduracağını söylemişti. Demek ki güzelliği gölgeleyen bir ıs kil vardı. Bu mâEumluğun ırzına geçmek iştahıyia agzı sulanan bir uğursuzluk vardı. Onun için, denizci gönüllerinde cenneti görmüşçesine hayranlıklann tâ dibinde güzelliklere elveda diyen bır acı vardı, uzaktan uzağa. Bir renk yıkılışıyla güneş battı. Koca koca renk parçaları bir ateş uçurumunun içine paJdır küldür devrildi. Gemide yemekler yenildi. Ağaçlar uykuyla ağırla'ştılar. Uzun sessizUk süresinden sonra, bir serin esintinin geçişiyle orman içini çekiyor gibi hiiii ediyordu. Ama hemen sonra susuyordu O zaman güzel gece kulakla duyuluyordu sanki. Deniz yüzü ay ışığıyla ışıldıyordu. Sabah erken işbaşı edilecetinden, şafakla beraber kalkılacaktı Kimisi örtülerine, kimisi de yıldızlara sarılarak uzandılar deniz gurbetçileri. Konuşmalar seyrekleşti. AHşin bu en sevinçli günüydü. İlk önce o uyudu. Az sonra gardıya prova fenerinm dibinde, ayakta duran Teleskop tan başka uyanık insan kalmadı EMİNOĞLU ALtŞ Alij'in hikâyesi pek eskilere gidiyordu Aliş'in saf olarak dünyada yalnız ninesi kalmıştı. Ona Ka ra Hacer derlerdi. Gençken yumuşak ve tatlı bir ka dındı. îhtiyarlamıştı artık, kapkara, upuzun ve kup kuruydu. Bir bakıma, tarlanm ortasına dikilen upuzun bir bostan korku luğuydu, bir bajka bakıma da uçunjm bir varlıktı Ama bir öfkeienmeye kosun o zaman fena canlanırdı Kara Hacer. yüzü gözü deli deli yanardı. Aliş'le ninesinin soyadı Eminoğlulan'ydı. AHşin babası Eminoğlugillerin Kara Hüseyin'di, dedesi de Hovarda Süleyman Reisdi. Ha cer Bacı babasmı, bir erkek kardeşi, ve oğlu Hüseyin'i de denızde kaybetaişti. Hovarda Kaptan çok yakışıklı bir erkekdi. Sokaktan geçerken kimi kadınlar kaptanı görmek için pencereye seğirtirlerdi. Kentin Yenimahaile yönünde Zirtlan (Sırtlan) Zehra denılen kadınsa, kap tan geçerken pencereye değil, kapıya davranırdı. Zehra her gözüne kestirdiği erkeğe pencereden goz kırpar. çıçek sallardı. Onun hakkında kadınlar, «Pen cere güzeli Zirtlan Zehra» derlerdi. Salvarının uçkurunu hala mı belerdi ne? Erkekler gidip gidip sinek gibi yapışıyorlardı uçkuruna. «Annem gıbl orospunun kızıyım diye, bem alan olur mu?» der yakınır, ağlardı hep. Zirtlan Zebra hiç de genç ve güzel değildi. Ama kendi el işleriyle dolu çeyizi, yamaçda dj babasınihtiyar bir cadaloz da sayılmazdı. Uzun ve çalımlıydı. Salınan güçlü ve geniş kalçaları, üzerinde göv desini ve sert göğuslerini. dimdik taşırdı. Benzi uçuk mu uçuktu, sıtmayla sapsarıydı sanki. O solukluğun ortasında iki kara mı kara gözleri, bir de nem li kırmızı dudakları vardı. Gözleri için bir tutkunu, «Öyle kara ve derin ki. mağara karan'ığının tâ ortasında samrsın kendini Feneri al da o karanlıkta göz ara Bulabilirsen aşkolsun. Karanlık bir uçurumun kenarındasm =anki. Dü"memek için gerilersm. Ama uçurum seni ceker, içtemeye istemeye aelirsin gene kenarına» derdi. Gülümsedi miydi. beyaz dişleri insanı yiyecekmiş gibi olurdu Kurd ete, Zirtlan Zehra da sevise doymak biimezdi. O kspka ra gözleriyle bir bakakomasın. erkekler. tezelden uçkurlanna bağlanırlardı Zaten Zirtlan dive anıl masının nedeni. sırtlanlar bir köy evinin önünde, gecelevin bir e<=ek buldular mıydı. onu alıp götür melerindendi. Eşek. yelesinden sırtlan tarafmdan ısırılınca korkuîundan titrer. hiç ?es çıkarmaz. Sırt lan'm yanı sıra tıpış tıpış sürür Eşek evin önünden uzaklaştınlınca. sırtlan onu boğazlar afiyetle yer. Zehra Hovarda Kaptan'a fena tutulmuştu Kaptanı göriince. mintanının ve salvarının içinde eövdesi alev alev tutusurdu Bahur sıcagmda güneş Rökten alev yıldırırken. kapkara ovada. içi vananın suya şusavısı gibi i.ctiyordu kaptanı. Nereye gıderse git?in. Zehra sölserf gifai, onun ardısıra yiirüyordu. Sülevman Kaptan. Yahu pesimi bıraksana! Bention ne istiyorsun?» deyince Zehra gülümsüvordu. « Seni iftiyorum. Gün gibi güjelsin, bal gibl tatîısm» diyordu Aradan bır ay geçti Kaptan. .Bırak beni Artık herkes gördii ve duydu. Rezil oldum. Bırak beni, pesimi bırakmazsan öldürürüm» divordu öfkeyle. Zehra, (Arkası var) A N K A R A 06 25 Acılıs Droeram 06.30 Kıır'am Kerim. acıklaması ve vorumu 06 .'0 SRZ eserierf 07 00 Krtve haberler 07 05 Gfinavdın 07.^0 Haberler v e hava durumu 07 45 Sabah müziii 08 00 Ankara'da buırün 08 05 Kücuk ilinlar 08.30 Meral UBurlu'dan sarkılar 08 30 Hafif Batı mııziâi 08 45 Nida Tüfekci'den türküler 09 00 Ev icin 09 20 Pabah konsm' 0« <0 Arkası varın 10 nn Ara haherlfr K ilânlar 11 05 Hafif mürik 11 10 T'irhan Toner'den sarkılar 11 ?o Konser saa'i 12 00 Ara haberler. K İlânlar 12 05 Kcma! KarasülevmanoSlu dan türküler 12 20 Kıbrıs saati 12 25 K'icıik ilânlar 12.:!0 Beraber v e soîo s?ritılar 1100 Haherler R G de b u ı ü n 1.115 Hafif müzik 13 P.O Reklâm DrotTamları 14 15 Yıldız Avhan'dan rürküler 14 35 Plâklar amsmda 15.05 CVul radvosu 16 05 Ali Rıza Köoriilüleroîlu'dan «irkılar 16 25 Fnrivo ile Transızca 136 ders> 16 40 Albünılerden secmeler 17 00 Ara haberler K USnlar 17 05 Yıırttan seslsr 17.0 Kov odası 17 ^O ppHâm DrosTamlan 1P oo Habfrler v e hava durumu 19 30 Kiicük ilânlar 15 50 Bir varmıs: Bir Yokmus 19 55 Hafif Batı müziffi tJinlevicl i'tefcleri 20 2S Anavas.nmız 20 40 Neclâ Erol'dan türküler 2) 00 24 saatin olavları K ilânlar 21 10 Gecp konseri 22.0* M Sa*vasar rtan sarkılar 22 25 Türküler secidi 22 45 Haherler 23 00 Haftanın be»tecisi 23 45 Gec* m ü z i « 23 5S Gtinün önemll haberleri 24 00 Kacar.ıs noo \ra habfrler. K ilânlar
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog