Bugünden 1930'a 5,446,716 adet makale



Katalog


«
»

I Ağustos 1968 CÜMHURtTET SAHtFE AJANSLAR Rusk basın toplantısında "Bombardıman dursa karşılığı ne olacak?,, 5 Dısisleri Bakanı Dean Rusk, Başkan Johnson'un 31 martta hava akınlarının kısmen durdnrulmasının tırmanma hareketinde geriye dofru önemli bir adım oldugunu ,ancak bnna Hanoi tarafmdan nygun hiçbir karşılık ahnmadığını ileri sürmüs ve demiştir ki : «Bombardımanları durdurursak neler olup bıteceğini kimse bize söyieyemez. Hanoi bunu bize bildirmek istemiyor. Oysa bu soruya bir cevap almak hakkımızdır«, RUSK, ÇEK MESELESİNDE TORl'MDAN KAÇINDI öte yandan Dean Rusk basın tDplantısında, Çekoslovakya'daki durumla ilgilı en ufak bır yorjmda bulunmaktan kaçınmıştr. Dean Rusk'm basın toplantısında değindiği öbür konular çunlardır : 0 Nıjerya'daki iç savaşa katılan taraflan ,gelecek haftaki banş gorüşmeleri sırasmda «askerî harekâtı elden geldiği olçude azaltmaya» çağırmıştır. • Dış yardım prograraında vapılacak yeni kısıntıların, Birlesik Amerika'nın dıs ülkelerdeki rtibarını zedeliyebileceğini ve Snümüzdeki seçimlerde işbaşına jelecek Cumhurbaşkanının dış ayasetini aksstacağinı ileri sürmüstür. Hanoi'ye sordu (DIŞ Bolivya, Küba ile ihtilâl yarışındaL HABERLER SERVISI) D BASINDAN " ki Almanya ile ortak huduıları olan tüm sosyaüst ülkeler arasında yalnız Çekoslovakya, büyük bir anlaşmazlığın tam ortasında bulunraaktadır. Nitekim, Doğu Berlin, Batı Almanya Cumhuriyetınin, Prag hükumetine baskı yaptığını ve ülkenin iç işlerine karıstığım iddia etmiş, hattâ işi, Dubçek'e, Çekoslovakyayı Bundeswehr* (Batı Alman ordusu) in sızmalarına karşı korumayı teklü edecek kadar ileri gotürmüştüı Prag'ın liberalizasyon teşebbüsüne karşı, Ulbricht rejiminin tutumu kaygıh bir ihtiyattan, açık bir düşmanhğa dönmüştür. Bonn'da Willy Brandt'ın en büyük kaygısı, Batı Almanyanın, Prag üstünde herhangi bir şekilde baskı yapmadığını ispatlıyabilmektir. Almanyada hâlen muhalefette olan liberal parti Başkanı Scheel'in Çekoslovakya'ya son zamanlarda yaptığı bir ziyaret sırasında, Çek yöneticileri. Schell'e, Batı Almanyanın yapacağı herhangi bir yardımın, Çe hadiseler arasında Prag ve iki Almanya I Türkiye'de lahsilin kıymeti ahsilini 50 sene evv lyapmış olanlar bilirler 1 eski devirde sınıflaı da birinciden ücüncüj kadar başta gelen talebenin b imtiyazı vardı. Bir kere sınıf birincisine çavt denirdi. Kolunda çavus isare vardı.. sonra da bunlann mektc Idaresi nezdinde itiban olurdı Yani çalışkanlığa prim verilirdi. İlk ve kısmen orta tahsilin yaptığım Üsküdarda, Ravzai Tt rakki Rüştiyesinde smıf geçerk* mükâfat tevzii merasimi yapılıı dı. Sınıfı dördüncüye kadar g < çenlere cep saati ve derslerden numara ile parlak geçenlere b rer kitap hediye edilirdi.. küçii yaşımda kucağımda 1015 kitap nasıl gidip geldiğimi hâlâ heye canla hatırlanm. Diyecek o ki çalışkan talel mükâfatlarla, hediyelerle teşvi edilir, diğerlerine güzel örnek d ye gösterilirdi.. Rüştiyeyi ikincilikle, liseyi b rincilikle bitirdim. Hukukta der< ce yoktu. Dört senenin vasa notlarım 93'un üstünde iken neye yaradı?. Hiç... Hiçbir yerd elimde aliyül'âlâ diplomalar vt diye selâm bile vermediler. Rü< tiyeden liseye imtihanla girdim orayı ikincilikle bitirmi? olmaoı bir fayda vermedl.. üseden birini çıktım. Hukuk mektebine imtihan la girdim.. diplomama bakan bil olmadı.. Hukuktan aliyül'âlâ, ya ni pek iyi şahadetnamem var. Al dırış eden olmadı. Sadece bir ar çalıştığım gazeteye mes'ul müdü oldum. Çünkü 6asın Kanun mes'ul miidürlerin âli tahsil yap mış olmasını şart koşuyordu. B yüzden mahkemeye de duştüır Mahkum olsaydım, âli tahsil yap mış olmamın tersine mükâfatin görecektün. Bu mes'ul müdürlül için bana ayda 40 lira verirlerdi Yani patırdıya bakmayın!. Tür kiyede tahsilin kıymeti pek takdi edilmez. O kadar edilmez ki Mil let Meclis) âzalığı. yani en yuk sek kanun yapıcılığı vaafı içiı türkçeyi okuyup yazmak kâfi ga rülüyor. Doğrusunu isterseniz. Turkiyede ötedenberi raakbul olan şej kalem efendiliği idi. Yine de öy. ledir. Müspet ilim devlet kapısında pek makbul sayilmaz. Tarih boyunca gelmis gecm); okuma yazması dahi olmıyan yüzlerce sadrazam ve vezir vardır. Kısacası ilme pek rağbetimiz yoktur. Cilvei zamana bakın ki ort? tahsil dahi yapmamıs devlet adamlan mühendisten'basvekil olmasını yadırgamışlardır. Birkaç gfin evvel ismlni dahi harırlamadığnn bir hanım livaretime geldi. Kendisi emekli öğretmen ve hâlâ okulaile birlikleıl federasyonu mu, konfederas* onu mu şöyle bir toplulugun reisidir.Anadolu eocuklanmn ne giiç şart» lar altında tahsil yaptığını, ora* daki öğretmenlerin de ne lorluklar içinde çahştıklannı anlatp. Bize bilmediğimiz şeyleri müşahe. delerine dayanarak hlkâye etti. Döndü dolaştı. Gençlerin yuksek tahsil müesseselerine test usulü ile alınmasına da değindikten ve bu usulün bir «encin liseyi biti rinceye kadar yaptığı tahsili stfıra indirdiğini izah ettikten sonra bir Anadolu lisesinde maddi manevî en gayrimüsait çartlar altında çalısıp birinci, ikinci, üçüncii gibi en önde diploma alanların fakültelere mezun olduğu . fen veya edebiyat subelere gdre imtihansız alınmasını teklif etti. Anlattığına göre bu dâvayı bütün eğitim teşkiiâtına izaha çahşmış, Vekile kadar gitmiş.. maalesef kabul edilmemiş; Ankaradaki rektörler toplantısma gitmis. görüşmemişler. Ve son çare olarak bana gelmis.. Öğretmen hanrnııriüıledun,.hak verdim. Çalışkan çocuk, çalışkanlığının bir yerde olsun mükâfatmı görmezse çalışmaz.. kendini sıkmaz.. eğer giri; imtihanlan eskiden olduğu gibi okunmu; olan derslerden yapılsa çalışkan çocuklar için bu bir avantajdır. Bildiği ve okuduğu derslerden imtihaııını kolayca verir; ama test usulü şimdi bütün bunlan sıfıra üıdirmiştir. O sebeple hiç değüse en çalışkan. lara bu imtiyaz verilmelidir, diyor. Akıl yoliyle düşünürsek pek haklı bir teklif.. Başvurduğu yerlerden tek müspet kabul gördüğü müessese. Hacettepe Fakültesi olmuş. Jakdir ederiz. Bir memleketin resmî tahsil müesseselerinden biruıcilikle diploma almiş bir genci mezun olduğu şube Ue münasebeti olan istediği bir fakülteye imtihansu almak ne kadar mantıki ise blrincilikle liseyi parlak şekilde bitirmiş bir çocuğun Tıp Fakültesine giriş imtihanında meselâ «Japon tmparatoruna. ne isim verilir?» sorusunu bilemediği için fakülteye girememesi de o kadar güiünctür. Bu •test» usulü önünde sonunda değişecek; ama şu lise birincilerinin de imtihansız fakültelere kabulünü yeni Ulimatname yapılırken derpiş etmekte. çocukları lisede çalışmaya sevkerme bakıtnından çok faydalar olacak.. Her fakülte kendi kontenjamna bu birinciler için muayyen bir pay ayırırsa çok faydalı biı iş yapmış, gerçekten parlak çocuklara kazasızca yük«ek tahsil yapma imkânını sağlamış olur. B. FELEK DUNYADA BU6UN Devrimler hemen hafife alınmamalı evrimler. sosyal birikünklerin patlama noktasını Fişaret ettikleri zaman dünya kamu oyunda gereken ciddiyetle karşılamrlar. Ama. bir ülkede belirli aralıklarla durmadan •devrim» yapıhrsa. bunun adı .hükumet darbesi» nden öteye gitmez ve ülke, alaylı yorumlann devamlı konusu olur. Eskiden. yani Castro'cu türdeki devrim henüz ortaya çıkmamısken Lâtin Amerika devrimleri dfinya mizah edebiyatının başlıca kaynağiydı. Ancak, Guevara'lann hayall, toprak isteyen köylüler ve Amerika'ya karşı bağımsızlık çabalan lle birlestiği anda, Lâtin Amerika devrimleri mizah dergilerinden CİA raporlanna geçlverdiler. Devrlm ve hükumet darbesl arasında bocaVıyan toplumlarm fazla miktarda bulunduğu bir diger bölge de Ortadoğudur. Pek uzak geçmişte değil, henfiz 15 gün önce, Irak'ta, bir devrim yapılmış ve Cumhurbaşkanı Ab dürrahman Arif, Baas'çt subaylar tarafmdan simrdışı edilmişti. Bu olaym yorumlamşı, sadece bizim basınımizda değil, biitün dünyada istatistik rakamlarla oldu: Şu kadar yılda su kadar devrim» ıribi... Açıkcası, çoğunlukla işin kolayına kaçılmıs, ve Irak'taki gelişmeleri hafife alarak gözden geeirme yolu seçilmişti. Ve ne yazık ki, bn olaydan 15 gün bile geçmeden, önceki gece Irak'ta yeni bir devrim daha yer aldı. Üstelik bn devrim. eskileri ne de taş çıkartan bir biçimde olacak, asker Cumhurbaşkanı, devrimcl kablnenin asker başbakan ^ve bakanlmu karşı 4evrim yapacaktı Işin alayına kaçıp, yeni nüktelerle olayı geçiştirmek kolaydır, Fakat, son ikl devrimin de yapıcısi Cumhurbaşkanı El Bekr'in dünkü demeci, Başbakan El Naifin «ınırdışı edilmesi içuı gerekli sebeplerin var olduğnnu ortaya koymaktadır. Cumhurbaşkanı El Bekr. Irak petrolünün millileştirilmesi çabalannı, Başbakamn kosteklediği iddiasında bulunmustur. Beiki bu iddia yanlıştır, ya da devrik El Naifin çabası ters yönden alınmıştır. Fakat unut mamak gerekir ki, Ortadoğu ve petrol, bölgemizin teme] çizgisi nin en önemli köşelerini meydaoa getirirler. Özellikle son Arap İsrail savaşuıdanberi gittikçe artan bir bilinçle milli kaynaklanna sahip olmak çabası içindeki bu komşu ülkenin macerasını anlayışla kar;ılamalıyız. Unutmamalıyız ki, bi. zim eğlendiğimiz durumlar, bu işin ticaretini yapan Batılı şirketlerin en ciddi meselelerini meydana getiriyor. WASHlNUTOrs, (a.a.) haftadan beri ilk kez basın toplantısı yapan Birleşik Amerika Dışişleri Bakanı Dean Rusk, sözlerinin büyük bir kısmını, Paris'te öbür herhangi bir konu'nun ele alınabilmesi için bombardonanların tamamivle durdurulmasını isteyen Kuzey Vietnam temsilcilerinin bn isteklerı yerine getirildigi takdirde karsı tarafın buna cevabının ne olacağinı Birleşik Amerika'nın mutlaka bilmesi gerektiğine ayırmış ve demiştir ki : «Dolaylı ya da dolaysız olan herhangı sorumlu bır kanaldan hava akınlannı tamamiyle durdurıJuğumuz takdirde neler olup biteceğinı bilmemiz gerekir.» WASHINGTON (a.a.Radyolar) enato, Amerikan Haber Alma gemisi Pueblo, Kuzey Koreliler tarafından serbest bırakılıncaya kadar hiçbir komünist ülkeye yardımda bulunulmamasını öngbren bir tasarıvı onaylamıştır. Senatoda bazı Demokrat liderlerin şiddetli itirazlarına rağmen kabul edilen tasarı hakkmda Demokrat Montana Senatörü Mıke Mansfield; <Bu karar anlamsızdır; çünkü zaten Amerikan yardımından hiçbir komünist ülke faydalanmamaktadır» demiştir. Senato, karariyle olağanüstü hallerde Başkanın komünist ülkelere yardımda bulunmasını im kânsız kılmıştır. Senatör Mansfield. tasarı aley hine konuşurken, «Bazı senatörlerin Pueblo'nun serbest bırakıl ması için ortaya attıkları teklifler, Asyada ikinci bir kara savaşına yol açabilecek hareketlerle llgilidir» demiştir. S öldüruldüğü ülke olan Bolivya'nın sağcı Cumhurbaşkam General Barrientos, bir ihtilâlci parti kuracağıru söylemiş ve şöyle demiştir: «Bolivya ihtilâli Küba ihtilâlinden güçlü olacaktır.» Bolivya hükumetine yakın çev relerin ifadelerine göre, ise, soz konusu Parti General Barrientos'u destekliyecek ve geçen cumartesi günü feshedilen koalisyon hükumetini teşkıl eden 4 partınin yerini alacak bır siyasi kuruluş niteliğini taşıyacak tır. Ancak gözlemciler bu 4 partinin kendi kendilerini feshederek tek bir parti balinde birleş meyi kabul etmelerinin biraz giiç olacağını kaydetmektedirler. Bu arada Bolivya başkenti La Paz'da gerginlik birdenbire artmış ve muhalefet, Başkan Barrientos'un Meclisi kapatarak diktatörlüğünü Uân edeceğini ileri sünnüştür. Siyasi çevrelere göre, eski Içişleri Bakanı Arguedas'ın geçen 19 temmuzda Şiliye kaçışı ile patlak \eren buhran hâlen en kritik safhasına erişmiş bulunmaktadır. Ancak buhrana şu veya bu yönde, kesin bir çözümün kısa zamanda bulunacağı kanısı da yaygındır. Geçen cumartesi günü iş başına getirilmiş olan askeri hükumetin meselelerı çözümlivebıleceği sanılırken, Başkan Barrientos ile bir sivil olan Başkan Yardım cısı Luis Siles Sahnas arasındaki uzlaşmazhğın giderilememesi, işleri yeniden karıştırmıstır. Salinas, Parlâmentonun önümüz deki 6 ağustosta yeniden açılmasını israrla ıstemektedir. Bu arada askerî liderler önceki gece saat 21 den itibaren hükumet sarayında toplanarak durumu müzakere etmege başlamışlardır. LAPAZ che Guevaranm B a r r i e n t o s , C a s t r o ' y u , ^ . . geçecegini söyledi KOS1G1V Konieransa bizim bayan sekreterler ve âletleri de geldi... Fulbright ön segimde kazandı (Dıs Haberler Servisi) LİTTLE ROCK (Arkansas) Hukumetın Vietnam sıyasetının şıddetle aleyhınde olan Demokrat Senator Fulbright, dün. uç rakibinı rahatça yenerek Arkansas ön seçımini kazanmıştır. Muhalıflerı tarafından savaş aleyhtarı politikası ile düsmana yardım ettiğı ılerı surulen 63 yaşmdaki Senator, bu konuria sunlan sövlemıstır İsrail, 200 Mısırlı esiri serbest bıraklı KAHtRE, tsrail makamlan tarafından serbest bırakılan 200 Mısır'lı, El Kantara'ya ulaşmıştır. Tutuklular >eçen yılki savaştan beri İsrail'in elinde bulunuyorlardı. Tutuklulann serbest bırakılmalarını Kızılhaç Teşkilâtı sağlamıştır. öte yandan El Kantara'da yakmları bulunan 200 Filıstin'li de tutuklularla birlıkte El Kantara'ya ulaşmışlardır. TEL AVİV, İsraU Savunma Bakanlığı'nın bir sözcüsü, tsrail'in Gazze şehrındeki Arap mültecilerıni sınırdışı etmedığini ?e etmeği düşünmediğini söylemiştir. Sozcü açıklamasına söyle devam j etmiştir: koslovakyayı güç durumda bırakacağını söylemişlerdir. Çekoslovakya buhranı ve bu buhrandan öturü, Moskovanın, Bonn'a karşı olan tutumunun sertleşmesinin, Almanyanuı iç politikası üstünde önemli etkilerı vardır. f\Villy Brandt Sovyetler Birliğine yaklaşmayı ve ozellıkle «şiddetten vazgeçme« teklifini, «Doğu Almanya» siyasetinin temel ilkesi durumuna getirmişti) 7 Şubat 1967 de, iki ülke arasında göruşmelerin başlıyacağı sanılmış, fakat bu tahminlerin doğurduğu umutlan Moskova 5 Temmuz 1968 de sert bir nota ile söndürmüştür. îzvestia gazetesinin 7 Temmuzdan itibaren, iki ülke arasında teati edilen diplomaük belgeleri yayınlamağa başlaması ile, Rusyanın artık usule riayet etmege luzum görmediği belli olmuştur. Federal Almanyadan. başta Savunma Bakanı Schroeder olmak üzere Willıe Brandt'ın düşmanları. Dışişleri Bakanına saldırmak için bu son durumu fırsat bılmişlerdir. Schroeder, Washington'da, Çekoslovakyadaki krizin, NATO'yu «her zamankinden daha lüzomlu» bir hale getirdiğini söylemiştir. Bundeswehr'ın (Batı Alman ordusu) Siyah Aslan manevralarının hudut bölgesinın dısuıa nakli de, Savunma Bakanına, Brandt'ı eleştirmek için bir fırsat daha vermiştir. Prag'daki oluşumlar gelişirken, Bonn'da da, seçim kampanyası ve VV'illie Brandt'ın «Doğu politikası. günün konusunu teşkil etmektedir. Eğer Sovyet tutumundakı sertlik artar ve Moskovanın Doğu Berlini desteklemesı güçleşirse, komünist rejımlere boşuna el uzatmakla suçlanan Brandt'ın durumu çok nazikleşir. LE MONDE Bir yıldönümü R.C.D. 4 yaşında Zafer H. AYBEK iyasî özgürlüğün ürtisadJ egemenliğe dayandıgına inanan TUrMye, Iran ve Pakıstan Devlet Başkanlan, birbırine bitişik, ortak bir tarıh ve kültüre malik 165 milyon nüfuslu bu Uç memleket arasında. halklarına daha iyi bir yaşantı temin için, bölgesel işbirllşi vücuöa getirmek gayesiyle, 21 Temmuz 1964 yıunda Ankara'da bir 7irve Konferansı yaparak Kalkınma için Bölgesel tşbirliği (Regional Cooperation for Development. kısacası R.C.D.) teşkilâtı kurmaga Karar vermışlerdı. R.CD. 21 Temmuz 1968 günü hayatının 4 senesinl tamamlamış bulunmaktadır. Milletlerin hayatında çok kısa bir süre sayüan 4 yıl zarfında R.CD.'nın başardığı işler şöyle sıralanabilir • ORTAK AMAÇLI TEŞEBBÜSLER: Ortak amaçlı tesebbüsler Uç ülke arasında başhca işbirliği sahasım teşkil etmektedir. Sayılan 50 kadar olan sanayi projeleri ortak amaçlı teşebbüslerin çekirdeği sayılabılir. Bunlar arasında, Alüminyum, Banknot kâğıdı, Lokomotif imah, Linter Pamuk hamuru, Kraft kâğıd hamuru, Jüt mamulleri, Tel ve Kablolar, Toprak taşıma makineleri, Bilyeli rulmanlar, TekstU maöneleri, Elektnk malzemeleri, Çay sanayi makineleri, Tungşten karpıt, Avadanlıklar, Motorlu araçlar içüı belli başlı montaj parçalan. Dizel motorları, Kimya sanayi için Santrafüj ve özel filtreler ve saire projeleri bulunmaktadır. Bunlardan tran'da Alumlnyum projesi, Türkiye'de Tungşten karpit projesi ve Paklstan'da Banknot ve Kraft Kftğıt Hamuru projesı yakmda çahşmaya başhyacaktır. • TİCARET : Üç ülke arasında ticaretin gelişmesine yarayacak Çok Yönlü Ödeme Birliği anlaşması yüriirlüğe girmiş bulunmaktadır. Bu sayede Türkiye'nin Pakistan'a ihracatı bir hayli artmıştır, ve üye memleketler arasında kredi ile mal mübadelesi kabil olmuştur. ULAŞTIRMA r e HABERLEŞME: • GEMICİLİK :R.C.D. GemiciUk Şirketi kısa bir zamanda büyük bir gelışrne kaydetmış ve gerek bölge limanlan arasında ve gerekse üye ülkelerle Amerika ve Avrupa limanlan arasında gemileri seferler tertıp etmıstır, • KARAYOLLAR1 : 1257 kilometresi Türkiye, 2700 ldlometresi İran ve 1310 kilometresi Pakistan topraklanndan geçen 5267 kilometrelik karayolu Uye tilkelerini iki yıl sonra birbirine bağlamış olacaktır. • DEMİRYOLU : Türkiye'yi tran'a bağhyacak olan demiryolunun 1969 da ve Iran'ı Pakistan'a bağlıyacak olan şimendöferin 1970'de biteceği umulmaktadır. • HAVA ULASTTRMAS1 : Geçen seneye kadar elde edilmiş olan gehşmeye ilâve olarak, üç milli Havayolu, bölgeye dahil ülkelerde birbirini karşılıklı olarak satış acentası tâyin etmişlerdir, • POSTA ve TELEKOMINtKASYON : Üye Ulkeler arasında her nevn posta, telgraf ve telefon ücretlerinde bir indirme yapılarak, Uç memleket arasındaki muhaberatta kolaylıklar sağlanmış bulunmaktadır. • TEKNtF İŞBİRLİGt : 1965 de üye ülkeler arasında imzalanan Teknik İşbirliği Anlaşması gereğınce, yapılan uzman ve kursiyer mübadelesi ve faydalı seminerlerin düzenlenmesı masrafları üye ülkeler tarafından ortaklaşa karşılanmaktadır. • BANKA ve SİGORTACILIK : Sigortacılık sahasında işblrligl yapmak ıçın Karaçide bir R.CD. Sigorta Merkezi kurulmuş olup, Bölgesel bir Reasürans Şirketinin kurulması üzertnde durulmakta ve böylece bölge içinde döviz tasarrufun sağlanacağı beklenmektedlr. S Bebekten bebeğe karec&er nakli.,, HOUSTON (Tekas) : (a.a) alb nakli ameliyttlan ile tanınan Dr. Denton Cooley başkanlığındaki doktorlar, Teksas Çocuk Hastahanesi'nde olen iki günlük bir bebeğin karaciğerini 16 aylık Shella Sanforda takmışlardır. İki günlük bebek, solunum bozukluğu yüzünden olmüştü. Ancak, ameliyattan sonı doktorlar Sheıla'nın iyileşmesı ümidinm çok zayıf olduğunu belirtmişlerdir. Hastahane sözcüsü, bütün dün j yada şımdiye kadar yapılan karaciğer nakli ameliyatlannın sayısının 20'yı bulmadığım ve başarı o ranmın düşük olduğunu hatırlatmıştır. «Ben savaşa Karşıvım. çünkü gençlerimizin hosnna ölmemelerini ve ailelerinin yanına dönmelerini diliyorum.» K Cezayir, uçak olayında sorumluluk kabul etmiyor CEZAYtR: (a.a) Cezayir sivil havacılık teşkilâtı genel müdürlüğü, uluslararası şivü havacılık teşkilâtı başkan ve genel sekreterine gönderdigi bir mektupta, Cezayir'in yabancı şahiâlar tarafından kaçınlan bir uçaktan sorumlu tutulamıyacağını bildirmiştir. Mesaj, bununla birlikte, Cezayir makamlarının yabancı şahıslar tarafından kaçınlan yabancı bır uçağın hangı sebeplerle Cezayir toprakJarına ındirildiğinl ortaya çıkarmak amacıyla bır soruşturma açılmış olduğunu da belirtmektedir. Mehmet BARLAS ÖĞRENCİPOLİS Meksika'da toplum polisinin sert metodlarını protesto eden öğrencilerle, yine toplum polisi arasında meydana gelen çatışmada 100'ü ağır, 500 kişi yaralanmıştır. Durum, ancak tank kullanan askeri birliklerin müdahalesiyle normale dönmüştür. Bu arada, doğrularunayan haberlere göre, son olaylar sırasında 8'i öğrenci ve ikisi polis olmak üzere 10 kişi ölmuştür. Dün Meksika Ordusuna mensup birlikler. Meksiko'da öğrencilerin isgali altında bulunan hazırhk okullan ile Meksiko Ulusal Politeknik Enstitüsü binalarını tahliye etmege başlamışlardır. Tahliye Lucville Belediyo Başkanı AKonso Corona ile »ğrenci yöneticileri arasında vanlan bir anlaşma üzerine yapılmakladır. Tahliye sırasınHa herhangi bir olay çıkmamıştır. Fas öğrencileri demokrasi istiyor RABAT. (a.a.) as öğrenci birliği, ülkede üç yıldan beri devam eden olağanüstü durumun kaldırılmasını ve «halk egemenliğıne dayanan» Anayasayı hazırlamak üzere bir kunıcu meclisin seçilmesini istemiştir. Öğrenci bırlıği başkanı Abdüllâtif Mamunı, birliğm 12. cı genel kurul toplantısı sonunda düzenledigi basın toplantısında «İşçileri, fakir köylüyü ve millî ilerici kuruluşlan temsil edecek bir geçici hükumet kurulmasını» ıştemiş ve geçici hükumetin, bir kurucu meclis için seçim düzenlemesini teklif etmiştir. Bilindıği gibi, Fas Kralı Hasan, 1965 yılı haziran ayında uzun sü ren siyasî huzursuzluktan sonra, meclisi feshederek ülkede olağanüstü durum ilân etmişti. YAPI ve KREDİ BANKASI KUItlir ve Sanat Hizmetleri Serisinden 4 3 üncü Sergi F LOS ANGELES: (a.a.) Amerikan sınema yıldızlarmdan Jane Russell, 25 vıldır evli bulunduğu Beyzbol oyuncusu Bob Waterfıeld'ten bugün aynlnustır. Mahkeme, Jane Russell'in «Manevî iskence» gerekçesını yerinde bularak boşanma karan vermiştir. Çıîtın evlât edindiğı üç çocuktan 18 yaşındaki Thomas ile 17 yaşmdaki Tracy Jane Russel'e bırakılmıştır. 12 yaşmdaki Robert ise Bob Waterfield'te kalacaktır. Jane Russel de eşinden ayrıldı gıavür arşivinden secmeler On seUiziııci yüzyılın sonunda İSTANBUL Sergisî YAPI ve KREDİ BANKASI Sanat Galerısı Galatasaray 10 Temmuz 3 Ağustos 1968 Pazardan başka hergün saat 9 19 arası Z*i$$iiZf$ÇJZf5&%(y^^ PARtS, (a.a.) merika ile Kuzey Vietnam arasındaki ön barıs görüsmelerinin 15. oturumu dün sabah Paris'teki L'luslararası Konferanslar Merkezinde yapılmıştır. Kuzey Vietnam heyetinin başkanı Ksuan Thuy'un rahatsızhğı sebebiyle toplantıd'a Kuzey Vietnam'ı Albav Ha Van Lo temsil etmiştır Hanoi heyetinin konferans bmasına gelmesmden iki dakıka sonra Averell Harriman'ın başkanlığındaki Amerikan heyeti de binadan ıçen gırmistir. Siyasî gözlemciler, toplantıda. Birlesik Amerika Dısisleri Bakanı Dean Rnsk'ın fSzlerinin ıert bir tartısmaya yol acMsgını »anMiran: 1725/9032 , maktadırlar Paris gorüşmeleri 15 inci oluruntda Maliyetinden aşağı satışlor. de 1 AGUSTOS PERŞEMBEDEN İTİBAREN TOKATLIYAN, SEVlL, ŞıŞLi MAGAZALARI Reklâmoılık: 2980/9031 MEVSİM SONU DOLAYISiYLE A Fransız nükleer denemesi P4PEETE: (aA) ransız nükleer denemeierrnin ikinci donemı 2 ağustosta Fransız Polinezva'sında baslıyacaktır Tahiti radvosu balıkçı Te denizcilere. Mururoa çevreslndeö tehlikeli höleeve vaklasmamalann devamlı olarak bildir•nektedir Bir mantar «"*) rdeki tehllkeli bölgenin «tepe» kasmı 110 denia millik hir lalre, ve »fuzev Kuzey Dogu vönünde uzanan »çövde» kısmı ise. alt «ısmı 500 mil olan bir vuvarlaJt meytaiı getlrmettedlr. F
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog