Bugünden 1930'a 5,447,148 adet makale



Katalog


«
»

1968 CUMHURtYET niversite özerkliği kabul edilmeden önce, Ünhersite öğretim üyesi olmak ve bunda rlivebilmek için Hükümete sempatik görünmek ıa hiç olmazsa ona antipatik kimselerden olımak lâzımdr. çünkü, Hükiimetin Üniversite erinde söz söylemek hakkı vardı. Böyle bir rtum. tniversitelerin bilimi objektif olarak akttirmelerine ve faydalı tenkitlerde bulunmalaıa. kısaca yurdun fa>dasına olan yollan eft*t<*relerine engel olucu idi. İşte bu yüzdendir ki, ıiver«iite özerkliği 1961 Anayasasında açıkça ve geniş şekilde kabul edilerek yürüttne orgamn ve hattâ yasama organının ınüdahaleleri imm kaldın'dı. Univerşilenin kendı kendini konlıolu • Bâzı sakıncalar ••••••••••••••a Î.U332 • ••I • ••I n tsydalı araçların bile kötüye kullamlmalan mümkündür. Bu özerkliğin de kullamlasında bazı sakıncalarla karşılaşıUruştır. O da ıiversitcnin denetimsiz kalması, öğretim üverinin kanunlan ihlâl etmelerinin önüne geçileemesi olmuştur. özellikle dışi1 da çalışma ç o * ııanç sağladığı için öğretim üyelerinin bu ç * ,malarını saatle sımrlayan kanun nükümlerine up uymadıklan hiç araştırma konusu olmamış, ne aynı sebeple dışarda ünvanlarım ticaret meı yapmalarını önleyen kanun hükümlerine uvul amıştır. öğretim üyelerinin bir çoğu Üniversite• aldıklan parayı ası*arî hakları olarak kabul n erek. var güçleri ile dısarıya knşmuşlar. para tzanmışlar, öğrencilerini ihmal etmişlerdir. Kıve açık kiUplarla öğretilebilecek bilgileri, sırf ıha fazla para kazanmak için öğrencilerine cilt lt kitaplar içinde sunmuslar. bu husustaki şilyetlere kulak asılmamiştır. S tarafından denetime tâbi tutuldukları o kartar açık olarak görülmemektedir. ünları öğrencileri denetliyemedikleri gibi, asistanlan da denetliyememektedir; onların mesleklerinde Uerlemesinde Üniversitenin öteki unsurlarının oyu yoktur. Hukuk bakunından durum böyle gozükmekle beraber, ashnda öğretim üyeleri de öğrencilerin ve asistanlanniD denetimi dışında kalmamaktadır. Bu yüzdendir ki, öğretim ü>elerı ders adına saçma sapan bilgileri vermekten çekinmekte. sınav larda istedikleri kimseyi geçirip istediklerini bırakamamaktadır. Demek ki, gerçek durumda öğretim üyeleri de denetim altındadır. Yalnıı, bu fiili denetimin müeyjidesi ahlâki kalmaktadır; tam bir denetim için fiili denetimin hukukça kabul edilmesini gerçekleştirmek taydalıdır. Anlattığunız fiili denetim hukukça düzenlendiği takdirde kendi kendini denetim etkili bir duruma fdrecek vi dışardan bir denetime yani Üniversite özerkliğinin sınırlandırılmasna lüzum kalnmacaktır. Bu durum, asistanlann ve öğrencilerin Universitelerin yönetimine katümaları halinde mümkün olabilir. sistanların ve öğrencilerin yönetime katılmaları fikri ilk bakışta insana garlp gelebilir. Öğretim üyelerinin kendi kendilerini denetliyecek durumda olduklan, böyle bir dış denetime rnuhtaç bulunmadıkları; asistanlann ve öğren cilerin öğretim üyelerini denetliyecek seviyerte olmadıkları. bunlarm yönetime katılmaları halinde yönetimle yiikümlü kurulların se\iyesinin düşeceği gibi bir takım ihtimaller düşünülebilir. Lniversitelerimizdeki uyfulama her öğretim üyesinin kendi kendini yeteri kadar denetliyemediğini, bazı bazı dış sebeplerin onları hukuk kurallanna avkırı harekete sevkettiğini. ayrıca. bunlan denetlemek yetkisini haiz olanların da ödcvlerini > apamadıklannı ortaya koymuştur. Bu bakımdan ilk düşüncede isabet bulunmadığı açvktır. Prot. Oztekin TOSUN ::: ••• ••• •*•< :::: :::: KONYA OLAYLARI VE YORUM yan çiziyor. Yüzyıllar boyunca gerek Osmanlı tmparatorluğunun ve gerekse Atatürk Cumhuriyetmin başına belâ kesilen irtıca hareketlennin g^lişmesine ve zamp zaman patîalt veren kara hâdiselerın kara suratına örtu hazırlamakta rekor t:ıran kiraselerden olaylan objeitıf şekilde değerlendirme olanagı zaten beklenemez Amerikayı ve emperyalisml protesto eden vatansever gençliğin hareketine sopayla knlı bir şekılde engel olan. üntversiteye poüs sokan hafiye, Konya'da patlak veren yeşil sanklüann hareketi ortalıgı dehşete sararken, neredeydl acaba. Sosyalistlenn nefes alışlannı bile izleyen bu sorumsuz kışinin elı sopah tahramanlan (!) hangi köşelerdeydi?... Hangı koşede olacak!. Bağımsızlık savüşı veren aydın Bğrencılere tstanbul sokaklarında pusu kurma.kla meşguldü. Nerede ilerict kafalar orada eli sopalılar.. Oysakı tstanbul caddelerinde eli sopalılar kol gezerken Konya sokaklannda irtica cirit atıyorda... Hani can ve mal emniyetı xrard.ı yurtda. Hani «Asayiş berkemal» di. Senın asayiş diye sözünü ettiğin şey, Türlc TJlusunun adsız kahramanlan olan öğretmenleri dernek balkonlanndan alaşağı etmek mi. Eğlence yerlerini lokantaları yıkıp dağıtmak mı. Kutsl ödevlerini yılmadan ifâ eden gazeteleri basmak, irin dolu kafalan ayıklayan ilim kitaplarıyla so\ak kaldınmlannda top oynamak mı? Kudurmus köpekler gibi yenilıklere saJdjrmak mı?... yazar arkadaşımla mukavese kabul etmiyecek derecede idare *uku kuna. görevlerı icabı da sair hukuk bılgılenne vâkıftırlar. 0 Memurin Muhakematı hakkındaki kanun gayet isabeüi olarak aşağıdaki zaruriyetlerden doğmuştur. Ve yürürlükte bulunmasi hir memur olarak şayanı şükran dir. 9 Idari makamlarvn, adlî ma kamlar karşısuıda, istiklâl ve emniyetle hareket edebilmesi, vali, kaymakam veya herhangi bir memur hakkında vazıfesini yapıyor veya fena yapıyor şeklinde gelişi güzel bir şikâyet üzerine C. S a v cısmın derhal harekete geçmesi gerekecek olursa: İdarenın işleri esash surette sarsıldığı gibi, Hükumetin icra kuvvetinin. otoritesinın de kırılmasma sebep olur. # Memurun eylem ve işletnlerinin suç teşkil edip etmediğinin takdiri bir ihtisas işidir. Yani, i darî bir suçun en iyi şekilde idare makamları takdir edebilir. Saniyen, Memurin Muhakemat Kanunu T.C. Anayasasının kabul ettiğı yasama, Yargı ve tcra organları ayımnı prensibine de uygundur. Bu organlardan birinin vazife ve yetkilerinin. diğeri tarafm dan kullanıldığı an. hem Anayasa ihlâl edilmis olur, hem de hukuk devleti anlayı;ı ile bağdajamaz' Bir Çek'le konuştum Çekoslovakvadaki son olaylar dünvanın gözlerini bn ölkeye çevirdi. Çeklerde bağımsızlık ve liberallesme akımı baslayınca yeryüzünün büyük çazeteleri ve ajansları gözlerini Prag'a çevirdiler. Şu günlerde Çekoslo\akva'da heyeeanlı rüıçârlar esntektedir. Sovyet ve Çek kodamanları Cierna'da küçük bir Çek hudut kasabası bulusarak çörüsürlçrken. Rusların Çekoslovakya sımrlanna yakın bölgelerde büyük bir askeri manevraya giriştikleri haberleri yayılmaktadır. üstelik Kızılordunun bazı birlikleri geçenlerde manevra için girdikleri bu küçük ülkeyi vakti zamanı geldiği halde terketmemislerdir. Siya;i hava limoni rençe büröndüğünden. durumu yerinde tesbit etmek istedim. Aklımm seccadesine atladıfım eibi vârdım Prae'a Orta halii bir sokakta. orta halli bir kahvede, orta boyln, orta vaslı. orta halli. orta tabsilli, orta zekâda, orta kafada bir Çek'le konuştum. Ünlü yazar Taroslav Haşek'in hikâyelerinden cıkmıs eibi bir adamdı bu. Isterseniz Petiska diyelim kendisine. Kısacık sürede Petiska ile ahbap oldnk. tddiasız bir Çek vatandasıvdı. Sade tavırlarıvla bir içki teklif etti bana.. Yollarda sördüfeüm Sovvet askerlerini isaret ederek, kadehimden bir yndum aldırn : Yabancı devlet askerinin sizin ülkenizde i*i ne? diye »ordnm. Petiska umursamaz bir tavırla : Onlar bizim aziz misafirlerimiz.. dive cevap verdi. Bövle misafirlik olur mu? dive direttim, ikide birde nrt vırt manevra bahanesivle topraklarınıza giriyorlar... Petiska eene aldırmadı : Dostlarımız ve mattefiklerimizdir onlar dedi, biri k»pitalistlerden koruyorlar.. Şasmıstım bn ervabs, apısıp kalmıstım : Hangi kapitalistlerden? Amerikadan. Nasıl oluyor bu iş Petiska? Bal fibi olnyor Iste.. Amerikalıiar Rİzi komünistlerden nasıl koruvorsa. Rııslar da bizi kapitalistlerden öyleee komyorlar. Laha\le çektim icimden : Peki. ama Petiska, RnMar hep Amerikalılardan kornyaeaklar mı sizi? Bana bak dostum. dedi Petiska içkisini devirerek, Hitler blzim vurdumuza istilâ ftmisti. Fasist çizmeFİ altındaydık. Sonradan Kızılordu, tankıyla topuyla. ordnsuvla sitindir gibi geldi girdi memlekete.. Amerika nasıl »irdi Türkiveve? Biz istilâcılara karsı Millî Kurtulns Savasımızı kırk beş yıl Snee verditimiz icin hikâvemiz size benzemez. Bix Amerikahlan kendi elceğizimızle davet ettik... Gö7İeri faltası eibi açıldı Petiska'nın : Yani Amerikan askeri savaşarak girmedi de «it kendi elinizle mi bnvar ettiniz enlan? Sfn onu bırak. dedim Petiska'ya, bana »nlat bakalım, »i* Rnslar olmadan vapamaz mısınız? Kafasını kasıdı Petiska : Bak ahbap. dedi, bn is biraz kansıktir. Bir kere kapitalistlerden korkuvornz. sonra Sovyetlerle iktisadi ilişkilerimiz «ıkıfikıdir. Bazı Çekler «Biz. Rusva olmadan vasıyamayız» diyorlar, baııl»n «Çekoslovakva hicbir büvük devletin güdumüne girmeden de yasıyabilir» diyorlar. Banlarımıı «Sovvetler olmazsa kapitalistlerin eline düseriz» diye diretiyorlar. Velhasıi tartışmalı bir iş... Sizde nasıl? Bizimki de Syledir Petiska, dedim biraz sıkılarak, bazı T8rklere bakarsan «bi? Amerikasız vaçıyarnavız, Amerika olmasa komünistlerin eline düseriz»: bazıları «Türkive hicbir büyük dev'»tin südümüne Rirmed'en yasıvabilır. divorlar. Bir sonnca varmış değiliz henüz Simdi bizim ülkemizde 101 adet Amerikan üssü ve sayısını bilmediğimir Amerikan askeri vardır. Petiska'nın gözleri tene acıldı faltası gibi : Ne diyorsun yahu? Desene sizin dnmmnmız bİTİmktaden daha berbat! Kusura bakma amtna tizlerde hiç kafa yokmoj be kardesitn!.. Nasıl? Biz ve bizim gibi filkelere tkinci Dünya Sıvamnda hep yabancı orduları girmistir. Sözgelisi Macaristan'ı ve Doğv Almanya' vı Sovvet ordosn; Ynnani<tan'ı ve Batı Almanya'yı Amerikan ordusn kurtamııstır. Ama sirin tarihinizde böyle bir sey rok, si« hem kendi kendinizi knrtarmıs, hem de gidip kendi elinizle teslim olmnş, bir yabancı devlete baÇlamışsınız kendinizi... Haydi bizimkinin bir mazereti var; ya size ne demeli? Hakkı vardı Petiska'nın... tcküerimiz de bltmltti zaten .. İWtniz de sostuk ve dfisüneeye da'ti.u A rfütün bu hakların kötüye kullanılması v e levlerin yerine Retirilmemesi durumlarmda Üni•rsite idarecileri. netice itibariyle onlar da öğ•tim üyesi olduklarmdan ve ilerde arkadaslan asına ineceklerinden, denetlm yapma çabasıı gösteremernişlerdir.. Yeni Anayasadan önce, frencflerle Üniversite idaresi arasında uyuşmazk çıkttjhnda, ögrencuer Büyük Millet MecliM• basvurarak dilekçe hakkını kullanabilirlerdi. üyük Millet Meclisinin verdiği karar çok kere frencilerln lehine olur ve uygulaıunak gerekiri. Bunur gihi, Milli Eğitim Bakanlığın» da başırulduğu haller olurdu: Milli Eğitim Bakanının ı Üniversitelerin yönetimi ve denetüni iizerinB s ö ı hskkı olduğundan, bunahmlara sürüklenilı«xdi. Devrim yaprrfış bir ülkenin birden bire deıftkratik bir düzene girmesi mümkün olmadığı in gerek yasama gerekse yürütme organının ve attâ kısaca tek partinin bu sekilde tesirde buınması cok anormal karsılanmtyabilirdi. Faknt, )k partili hayata geçildikten »onra Ünlversitenin len üıtârlars göre yönetilmesi olamazdı. Buun içindir ki, Anayasamız Üniversitenin yönenj ve denetiminde ne Yasama Meclislerine ne e Yürütme Organına herhangi bir yetki vermeıi*tir. Böylece bir çok ülkelerin, örnejtin FTanının bile, özlemini çektikleri üniversite özerklii Ttirkiyemizde tam anlamı ile Anayasal bir KUam olmuştur. Üniveriitflerin vönetiml ve ySııemin denetimi vine kendilerine bırakılmıstır. •una kendi kendini denetim denilmektedir. Üniersitede kendi kendini denetim basmdakinden t önemle' gerçeklestirftfnek gerekmektedir. Akhalde. Ünlversitelerimîz denetimsiz kalacak, itğethn üyelerinin hukuk kurallarına uygun hareete rorlarnak için kaba kuvvete başvunnak jibi ir çare ile karsı ksrsıva kahnaeaktır. Şart değil Ö ğrencilerin ve asistanların, öğretim üyelerini denetliyecek sevıyede olmadıkları düşüncesine gelince: Denetliyen kimsenin muhakkak denetlenenden daha üstfin bir seviyede bulunması şart değildir. Hukukça düzenlenmed'ği halde bile varlığı inkâr edilemiyen denetlemenin düzenlenmesi yani Universitenin yönetüninde öğrenci ve asistan temsilcilerinin de kurullarda yer alması halinde bu denetimin zayıfladığı nasıl .cabul edilebilir? Kaldı ki, Üniversitenin yönetimi bilimsel blr erki gerektiren bir iş de degildir. Bazı Üniversitelerde bu yetki onun için öğretim üyesi olmıyan kimselerin elindedir. Kaldı ki asistanlann bemen hemen tümü derbal öğrencilerin ise birkaç yıl sonra Üniversitenin değil, ülkenin yönetiminp katılacak, Meclislere girecek durumdadırlar. Bu bakımdan, öğretim üyesi kadar bilçili olmamakla beraber, bunlarm yönetime katılmasını acaip karsilamamak gerekir; bu durum sadece denetimi kuvvetlendirir: Cniversitede kendi kendini denetle.nenin gerceklesmemesi sebebiyle dışardan denetlemeye kalkısmayı önler. Milli Birlik Hükümeti zamanında, daha Üniversitenin özerkliği hakkında Anayasa hükümü olmadan, 115 sayılı kanunla kabul edilmis ögrenci ve asistan temsilcilerinin fikrinin alınması şcklindeki hüküm otokontrolü gerçeklestirmekte aayıf katoııştır. Yeni yapılacak kanunda, bu temsilcilerin sayılannın arttınlmasının ve kunıllara girmesinin, söz ve oy sahibi bulunmasııun sağlanması lâzımdır. onya olayları ile ilgili iki ayrı yazı çıktı. Birisi sayın Nadir Nadi'nin «Diktaya Yeşil Işık* adlı raakalesi, öbürü ise Bay Faruk Sükan'm demeci. Konu v e yazılar üstünde hiçbir yorum yapmadan aşaeıya çıkarılan bolumlerden kimin kıme aıt olduğunu birlıkte bulalım: Burada meydana geîen olay lar. Konya halkı ve gençliğinin, duzenlenmek istenen Amerikayı ve emperyalızmi yerme mitinp~ karşı duyduklan t«rkiden ile çel miştir. ... Konya'daki olayın NATO ile Dzaktan yakından bir ilisiğl bulunduğunu sanmak yanlıştır. Konva ayaklanmasında NATO'ya karsı yapılmasi tasarlanan miting ^adere bir vesile olmuştur. Ayak lanmayı haıırlıyan ve kıskırtanla* rın hedefi 27 Msyis vc Atatürk Tıirkiyesini devirmektir. Aşırı solun son gianlerde giriştıği tahnk ve anarşi hareketleri • nın Konya'daki üzücü olaylarda rolü olduğu kanaatindeyim Bugünkii Hükumet. ffütmekte olduğu dışanya bağlı politikanın eieştirilmesinden de rahatsızdır. Bunu onlemek için bu politikaya karşı çıkan herkese komünist damgası vurulmakta, bu tutumu fırsat bilen gerieiler de yardumuzda ne kadar ilerici ve Atatnrkçâ var* sa hepsin; komünist ilân ederck masum halkı tahrik edip durmak tadır. K SONUÇ; S şte memuruiı istiklâl ve em 1 niyeti; memurun idari eylem • ve işleminin suç teskil edip etmediğinin takdiri ve benzeri sebenzeri sebeplerden doğan Memurun Muhakematı hakkındaki kanunun yürürlükte bulunması bir zaruriyettir. Saygılanmla. M. Akif BÜYÜKIŞIK Çumra Tahrirat Kâübi İki şekilde olabilir "^ endı kendini denetleme iki şekilde olabiHr: • Bireysel v e kurumsal. ™ P ; eysel denetim, «r öğretim üyesinin hareketlerini hukuk ve ahkk kurallanna bizzat kendisiniı uydurmaya eatşmasıdır. Bu yolun yetersiz kaldıeına yukarda leğinmis bulunmaktayız. tkinci yol ise, kurumaldır. Cniversiteler, öğrenciierden, öğretim üyetrinden ve yardımcılarmdan oluştuğun* före, tunlan birbirine denetletmek durumunu gerçekeştirme halinde dışardan bir denetime lüzum [almıyacaktır. Bir öğrencinin asistanlann »e ifretim üelerinin denetiminde yetiştiğini kaml etmiyecek yoktur. Bunun gibi. bir asistanm Ia öğretim üyelerinin denetiminde mcsleğinde lerli>ebildiği açıkça göriilmektedir. Buna kar?ıık, öğretim üyelerinin öğrenciler ve asistanlar Sonuç "t T niversite yBnetim ve denetiminin Sğretim ^^ üyelerinden kurulu organlarca yapılması hakkındaki Anayasa hükmünün böyle bir katılmayı önlemediği düşünülemez. Çünkü. bu hükmün sebebi, öğrenci ve asistanlan t niversitedeki yönetim ve denetim işi dışında bırakmak degil, Yasama ve Yürütme Orçanlannm Üniversite ışlerine karışmalarına en^el nl.naktır. Hukuk kaidelerini lafz ile yorumlatnak en basit bir yormn yöntemi olup, bunu adliyenin önündeki muamelpciler bile yapabilir. Hukuk kaidelerini maksat vc amaçlarına göre yorumlamak ise hukukçunun işidir ki, bunu da mühendislerin yapmasına imkân yoktur; tıpkı hukukçunun betonarme hesaplannı yapmaya kalkışmasında Olduğu gibi, hukukçu olmayanlann bazı hallerde hukukçoluk yapmaya kalkmalan aynı derecede yanhş olmaktadır. •••• ( Bu luPLVtA. POLÎS Bl(?A2 INS/5P SI2LA sn 'ÜVET AMA . ÎARPS» > Genç insan toplulukları arasına bozguncular ve tahrikçiler kanşmiîtır. Bunun üzerinde ciddiyetle durmaktayız. Bu olaylan irtieaî bir hareket olarak göster meğe gayret edilmemelidir. Ne var kl, 27 Mayısın uyaramadığını gördügümüz bugünkü hüSONUÇ kumet, Cumhuriyetimizin ve özu gün böyle geçti. Ama bılKÜrlüklerimizin temel direği olan mezsin, bilemezsin yannın neAtatürk devrimierine yan çizmeklere gebe olduğunu. Bir gün mcelte, çesitli yollardan Atatürk düjmiş parmaklann, bükük boynun, manlannm cesaretinl kamçılamakavuç ovalıyan ellerın ve de titre•• tadır. yen dlzlerin olacak. Kâbuslar gö Çapulculuk olayı yoktur. Tereceksin yuvalanndan fırlarmş ğrenci kitlesı adına. bilim ve cavüz ve tahrip suçları vardır. Zaportlek gözlerinle. İşte o zaman toplum açısından, gazetelerin rar tesbit edilmektedir. Adliyeye Ama bir farkla ki millet uyanın'.. büyük bir çaba gnstererefc. f>5intikal ettikleri için nezarete alm«Asayiş berkemal» olacak hafıyen. ma işi için bir şev söyleyetnem. renci ayaklanışını inceletmekte Selâm sana zehlr hafıyem selâm... gosterdiği iyicilliği belirtmek iste Ve hükumetin bu renksiz ve Erol TÜRKMENDAG Anayasa dısı tutumu devam ettlrim. t.T.lA ögrencisi gi sürece göreceksiniz. bunun arSayın Prof. KUBALI'nm «GENÇESKİŞEHİK kası kesilmiyecektir. Bugün KonLÎĞÎN tSYANI» baslıklı yazısını va. yann Trabzon, obür gün İstanilgıyle karşıladım. Olaylann yabul. gerieiler azdıkça azacakhr. 1M , H^masiDidsrj sona karnu oyun& s yıldır halâ akıllanmadıkları için, nnlan vazinın, öğrencf D«reketU tepelerine inecek balyozdan h a * l i i a t deglşik. ilgınç btügularla bakıldığı kanısını verdiği ortadadır. Nevar ki: SONUÇ A Gençliğin dinamizmini, onn asıl, kimin kime ait olduğurof. Dr. Ahmet KlLIÇBAY'ın eyleme sürükleyen nedenlerin nu bulmak, her önüne gele«Üniversite ve îlmi Araştırsonucunu, Sayın Prof.fin«baskm» ne komünist demek kadar koma» başhklı yazısını inceledeyimivle bağdaştırabilir miyiz?.. lay değil mi? dım. (5) Üniversite ve Hükümetin tuYetkhj ARÖZ Bir ögrenci olarak bu haklı g ö tumunu göz önünde bulundurmakruse katılmamak elde değil. sızın; relorm isteklertnin görüÜniversite olaylan gozönünde şülmesinl dilemeyi «ültimatom» bibulunduruiursa «HALKA DÖNÜK çiminde yorumlamak ne denli EĞtTÎM» ilkesini benimseyen öğ doğrudur... Cumhuriyet. Milliyet ve renciler; araştırma konusunda çok Akşam'da yayınlanan tüm yazilarn şeyler İ5temişlerdi. Bunu şöylece Üniversite ve Hükumetta tutunıu sırahyabıliriz: üzerine olduğu açıktır. f | B u olaylan irticai bir harekrt ^ Sayın profesörün de belirtI I H olarak gSstermeye gayret cO «İhtilâli andıran» deyimini tiği gibi. kuramsal (teorik) biljti •* dilmemeli» diye başlıyor ıekınamamak elde değil.Hareket bas lerin uygnlama alanında denetlenhır hafıye demecine. langıçta belki devrimci bile değil, mesini istiyorlardı. Birkaç gün önce uyanık ve A reformcu blr nitelik taşunaktaydı. (?) Öğrencinin en Çok bağlantatürkçü gençlığln emperyalizm (İ) Sayın Prof. ün katıldıgım en dığı, istediği Türkiyenin dünya kaaleyhinde protesto hareketlerini muoyundaki yerini ekonomi ve biönemli bulgusu: Dünya gençlığlnın utanmadan sıkılmadan «Komünistlim açısmdan elde etmesidır. Üniyönelimine, a) üluslararası, b) sol lik, anarşistlik» olarak vasıflanrhversitenin bu gorevi yerine getir karakterın bulunduğunu açığa çıran gözü dönmüş haliye, lrtica namesi gerektir. Bunun için çaba karmasıdır. reketleri ile karşılaşınca ne güzp.l harcadığını görmek. bizlerin de bu 9 Bazı çevrelerin anarsıst niülkü için eyleme itilmesini istiyotelikteki suclamalannı yersiz bulruz. manızı, özgürlüğiin sözkonusu olO Ülkemizde. bölgesel sorunduğunu söylemeniz, biz ögrenciler lan inceleyen kuruluslatın acık açısından doğrudur. Nevar ki, özyüreklillkle çözüm yollarını g ö s gürlük anlamında birlesebilirsek... termesi. kamuoyuna duyurması ge(?) öğrencı hareketlerini çıkartekir. larına göre değerlendirenlerin dı<T) Tıp alanında, özellikle iktişında, sizde «solcu fikirMarksçı satta. biyolojinin tarıma etkin olfikır» açısından, gıderek ögrencimasmda, öğretim sorununda çalışye vardımcı oluyorsunuz. malann yoğunlaştınlması zorunlu B ogrencı ayaklanısı! Bilimsel araştırma M P VEF AX selâsi Merhum Eczacı Kolağası Necip Bey, merhume Lütfiye Hanımın oğlu; Zehra Doğuoğlu'nun aziz, vefakâr hayat arkadası, merhum Bahriye Nâzırı Cemal Paşanın, merhum eczacı Saffet Beyin, Fehime Doğuoğlu, Naciye Doğuoğlu'nun kardeşleri, Yük, Müh. Necip Doğuoğlu, Yük. Müh. Oğuz Doğuoğlu'nun sevgili babaları; Aylâ Doğuoğlu, Valerie Doğuoğlu'nun kıymetli kaympederleri; Alp, Selim, Erol, İdil, Mete; Ayse, İpek; Ulvi'nin biricik dedeleri, Mihrinnisa Güngör. Ahmet Güngör'ün enişteleri; merhume Binnaz GökŞahin, Nejat Cemal, Hamdi Alım'ın amcaları, Zehra Erdinç, Fehmi &dinç'in dayılan, Eski Muharip, Emekli Tümgeneral KEMAL DOGUOGLU (3274) 317.1968 tarihinde Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Aziz nâaşı 1 Ağustos 1968 persembe günü CBugün) öğle namazını müteakip Şişli Camiinden kaldınlarak ebedî istirahatgâhına tevdi ediiecektir Aİ1,ESİ Cumhuriyet 9036 luğu ortadadır. kî«*5 f SONITÇ Sorunlann içtenlikle gün ışığına çıkarılması güven vericidir. ARAŞTIRMA bütün gücümüzle desteklenmehdir. Alâeddin AKYÜREK I Ü Cerrahpaşa TID Fakültcsi Öğ. ~^<€^ n Memurların yargı usulü ayın beretrnen arkadasım Ismaıl Ak'm memurlarm yargı usulü başhklı yazısını okudum. Yazar arkadaşımm mesleği ica bı, idareciîik san'atını pek kavrayamadığı. dolayısiyle takdir hakkı sahasınm da dar olduğu inübaı uvanmıştır. O Memurların muhakemelerindfki ana prensip. bugünkü durumda da yiııe Devletin. hağımsıı ve umumî muhakemeleridir An • cak vatandaşlarla. memurların mahkomelere eeliş şekillcri ayrı. dir. Birisi doğrudan hâkim kar^ıiına cıkar. diçeri ise: idare kurııllarından eectikten »onra bâkim hu zuruna cıkar. netice avnıdır. Sayın arkadaşımm buravı t»m avıramadığını görüyorum. Zira. y a zısmda kulaktan dolma kelimeler kullanarak (Hukuk W1ı»î«l«''»r vok <un kisilerin mevdana eetiH ! s i) komisvoıılarda mııhakeme edilir dpmesiyle kendisinin hukuk bileisinden vnksıın olduğunu hissettiriv«r. Söyle ki: A fVansa'da De Gaulle'ün kazandığı basanyı anlayamamı? olraa nız, olanak dışı. Fransız ögrenci hareketleri karsışiddet biçimindeydi. Sövle ki, De Ganlle'cn baskıya karsı direniş. halka sidrlet eğilimi olarak gösterildi. (Bak. ^)* renci Ayaklanması, Cumburiyat Haziran sayılan) NeoMarksızm Ravramını anlayamadım. Marksizm, tanımından hareketle. bılirae. sanatına ve idiltürüne göre venilenmeyi doğal kılmaktır. E VLl Aile büyüğümüz, biricik varhğımız I • I EMIN EREL'in Cumhuriyet 9028 vefatınm 40 ıncı gününe tesadüf eden 2 Ağustos 1968 cuma gunü ikindi namazını müteakip Aksaray Valide Sultan Camiinde okunacak Mevlidi Şerife akraba, dost ve din kardeslerimizin teşrifleri rica olunur. AİLESİ SONUÇ: S O ğrencilere katılmanız ve onlardan «temel dialog» üzerine istedikleriniz gerçekten dogrudur. Saygılanmla... ' Alâaddin AKYÜREK Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğrencısı GUTAN'ın Gutan Kundura Mağazası Beyoğlu Cumhuriyet 9019 ANANEVİ UCUZ SAT1ŞLARI 3 AĞUSTOS 1968 CUMARTESİ GÜNÜNE KADAR DEVAM EDİYOR. MEVLIT Feci traiik kazası neticesı kaybettığımiz Hacettepe Üniversıtesi ofrencilerinden bırıcik mzımız FERtüE (iONCÜOCLD nun ebedıvete 1 ' tntıkalinin 40. r 1 * "* ' • *™ '* gtinüne rastla" ' van ı agustos Persembe. ıkındı namazını müteakip, Ankara'da Maltepe Camıi Senfınde, îstanbul'da Suadiye Camıı Şerıfinde, Karadenız Ereglısinde. Bartın'da aziz ruhu tçin dua edilecek ve mevlidi serif okutturulacaktır. Arzu eden herkes gelebilir. Annesl • Babası (Cumhuriyet 9016) SivasİI Daimi Encümeni Başkanlığından tlkokullar ıçın (18ü) adet üdun Sobası Ue (180) adet Dırsek v e (91X1) adet Boru satın alınacaktır Hepsının muhammen bedelı (28 800.IK)) Lıra ve Geçıcı Temmatı (2.170.00) Lıradır thalesı 16 Ağustos 1968 Cum» günu saat 15 00 te Kapalı Zarf usulu ile tl Daımi Encümenınde yapılaeaktır Şartnamesı Encümen Kalemınde her gün görulebılır Kapalı Tekhf Mektuplarının ihale saatinden bir saat evvelme kadar Encurnen Başkan'ığına verılmerı jarttır. Postada olacak gecıkme kabul edılmez. (Basın: 21980,9001) Ankara jandarma Salınalma Komîsyon Başkanh^ından Jandarrna GenP' K'imt'tanîıgi fhftvaci lcln fcapah «arl usulııvlfl iki adet 5 lonüı" Damnerli dızel Kamjoc satın alı naeafctır MuHjmmeı oedeı 19O.0H0 Hra olup tecla teminat] 10750 •lracV.ı Ihalps ı A§iı?tos 1 K sünfl *aat IS.^öa va9 P pılacakm rcvsa.' ve <i^r!rtsniesı Ankara ve [stanbuı J Sat Ai KonisvonienncJa e5ı(jiebiılr t«:ıeRiileıic santıni ?eKilde (ıa7iii7qca!îian tettllr mplflııplannı maie saatlnöen Dir saat evvelinp kadar (tomi'îvina vermeleri ılân oiunur Postads gecıken mektupiaı Kabm o'unmaa. (Basın: A. 9553 21M3/90G7) Experienced translator secretarv to be employed with legal department and board of a rcouted ir.dustrial concera. Applicants are required to send theır curriculum vitae sample hand writing and picture through. P. K. 324. KAR4KÖY İSTANBUL Reklâmcılik: 2986/9035 SECRETARY WANΣD •••••••••••••»•••••••••••••••»••••»•»••»»••• Şırketimızin İstanbu) Şubesi Muhasebecisi FAHBETltN • CLlTKUT"un imza yetkisi kaldınlmış ve Şirketimizdeki görevine J son verilmiştir. • PAKSOY TİCARET VE SANAYİ A. Ş. • » • • • • • • • • • • • •• • » • •• • » • • • • • • • • • • • • • » • •• • » • •• • Cumhuriyet 9033 Bugün so=val havatın idamesi ve oemivet zorunlarına cevap vereceV h'ikulc dallari avrı. svrı 'ısımfardq incelenio mütalâa edilmistir. •Amme hııkuku Anavasa hukuku, tdare hukukıı, ttzel hukuk ifihl... t»te hukuk biİBİ"Hnden voksun dediğinli kurul üyelerinin hepsi de:
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog