Bugünden 1930'a 5,439,171 adet makale



Katalog


«
»

SAHİFE DÖRT Tfmmuz 1968 CUMHURİYF] aciye bütün güzelliği, bütün kıvrak hareketleriyle Kaçakçılık Bürosu memurlarını büyülemi? gibiydi... Hafif gurmeli İri elâ gozleri genç ve yaşlı erkeklerin üzerine çevrilmişti. Kafese kapatılmış bir dişi panter gibi kızgm kızgm bakıyordu onlara... Sonra, gayet muntazam konuşuyor, kanunları sıralıyordu teker teker... «Filânca maddeye göre beni borada tutmaya hakkınız yok!», «Falanca madde7e göre bana eziyet etmeyin... eonra sizden hesabını sorarlar!..» Sanki Hukuk Fakültesini bitirmiş, üstelik avukatlık stajı yapmış gibi savunuyordu kendisini!.. Fakat bir süre geçince Naciye'nin imzasmı dahi atamadığı, okumak yazmak bilmediği çıkacaktı ortaya!.. Benim, diyordu, eroinle, morfinle alâkam yok . Üzerimde bir gram mal bnldunnz mu? Imal ederken yakaladımz mı? Allah komsnn knllanmam da!.. O halde ne istiyorsnnur?.. Bırakın yakamı!.. Ufak çocağum evde yalnız bekliyor... yanına gideceğim!.. Kanunlar her olayda yüzde yüz uygulansa, hassasiyet gösterilse Türkiyede cezaevleri herhalde kimsesiz kalır... kolay kolay suçlu yakalanamaz... Evet, Naciyenin tevkifi için o anda hiçbir delil yoktu polisin elinde ama... şüpheleniyorlardı bu genç ve güzel kadından... Arkadashk ettiği kimseler, beraber yaşadığı ad"am ve bol miktarda para harcamalan nazarı dikkati çekiyordu... Remzi, sabıkalı bir eroin imalcisiydi.. Avrupaya, Ortadoğuya «beyaz zehir» kaçıran bir şebekenin elebaşısı olduğunu Müdüriyet biliyordu ama, her zaman bütün suç delilleriyle yakalamak mümkün değildi kı!» Bir defa mahkum edilebilmişti.. o kadar! Yatmış, çıkmış, bire bin kazandıran kaçakçılığı bırakamamıştı... Hem artık iyice piştiği için, imalâta başkalarım sokuyor, satışmda bile kendisi geride kalıyordu... Naciyeyi hem karfm olarak beğenmişti... hem de ondan işinde istifade edebileceğini düşünüyordu... M YILMAZ ÇETINER fabrikası kurmak geldi.. öy ya madem ki bu ülkede düny nın en iyi Afyonu yetişiyor v biz onu dışanya ham madde r linde gönderip, sonra fazla paı ödeyerek satın alıyoruz.. Ke dimiz kurahm fabrikayı, biz k zanalım!... Istanburda kurulaı eroin fabrikaları.. nce, Japonlar yaptı bir te! lif.. Yerli ve yabancı iş damlarının elbirliği ile Ta simde bir eroin fabrikası k ruldu. Sonra, Fransızlar yana tı. onlarla beraber calışan ba tüccarlar Kuzguncukta bir ba ka eroin fabrikasının dunıanl nnı tüttürdüler.. Bir musevi v tandaş doktor bunlara Eyüp ve Bahariyede actığı yeni fa rikalan ilâve etti. Böylece 1 tanbulda uyuşturucu rcaddel rin endüstrisi kurulmuş oldu. Hem de serbestçe!. Fabrikala dan bâzılarının idare meclisle vardı ki bunların başında gcnf likle nüfuzlu kimseler, zeng: tüccarlar oturuyordu Eroinin İstanbulda yapılmaı na izin verilmesinde gaye, dı^ rıya. yabancı ülkelere bu ma deleri ilâç olarak satıp para k zanmak, kendimize de bunla ucuza temin etmekdi. Ama, t mamen aksi sonuca vanldı \ «eroin» âfeti korkunç bir sa gın halinde gençler arasındi okullarda, sanat çevrelerinc ve hattâ orduda görülmeğe ba landı.. Sonradan polisin tetkikleri n ticesinde anlaşıldı ki; bu fabı kalarda çolışan Türk ışçileri im lât sırasında burunlarına kaça zehir zerrecikleriyle aşılanma] ta, 1520 gün sonra ise eroins yaşayamaz hale gelmektedirleı Günde 3 lira yövmiye alıp, çı luk çocuğunun nafakasını temi etmek için!,. O EROİN FABRİKALARI dı... Yine aynasızlardan biriydi onlara tehlikeyi duyuran.. Ama bir ârıza olmus, vaktinde ulaştıramamıştı tertibat alındığını... Bir binlikti baskını ihbar etmenin ücreti ve her ay tekrarlanırdı aynı olay... Kaçakçılık Bürosu memurlan kapıyı kırıp içeriye girdikleri zaman Naciye yan çıplak baldır]anna ağda yapıyor, Halime de hamamı yakmış yıkanıyord*u... Dört bir köşeyi didik didik etmisti polisler.. şiltelerin pamuklannı bile dağıtmışlardı... Nihayet tuvaletin deliğinden aşağı atılmış eroin paketleri çıkmıştı ortaya... Arama bir gün daha devam etmis, bu defa bahçede incir ağacının altına gömülü alet]er. asit sişeleri bulunmuştu... Hiç kimse üzerine almıyordu, hiç kimse sahip çıkmıyordu mallara... Bunun üzerine iki kadın nezaret altına alınmıştı. Halbuki, her şey Remzi'ye aitti. Kadmlar dahil!.. Fakat onu suçlandıracak, mahkum edecek hiçbir o*elü olmadıktan, Halime ile Naciye de sustuktan sonra elden ne gelir? Tabancanın zoru ile para kuvveti beraber çahşıyordu burada. Ve polisi yeniyordu... Eroinin formülünü nasıl öğrendi? tı sevgilisine... Hattâ hayran olmuştu bu kabiliyetine... Daha ilerde görmüştü ki Naciyenin eli bu işe gayet yatkındır... ve genç kadın Fransız fabrikalarına taş çıkartacak nefasette eroin imâl etmektedir... Kısa bir süre içinde, ünü Türkiyenin, hattâ Ortadoğunun her köşesine yayılmıştı Balatlı güzel Naciyenin... Ah o beyaz ellerden çıksn, o canıra beyaz!.. Bu sözler eroin çekicilerine, eroin kadar tesir eder hale gelmişti... EHOİN KIRBANLARINDAN İKİSİ ları çoktan çekilmişti îstanbuldan, îzmirden ama onların yaptığı tahribatı onarmak pek kolay değildi.. Yıkılan, yakılan. »ömürülenin yanında asıl, yaralı bir toplum vardı ortada... îngilizler, Fransızlar uyuşturucu maddelerin pazarı haline getirmişlerdi Istanbulu.. Para kazanıyorlardı pervasızca... Rusyadan kaçan Wrangel ordularının döküntüleri ve prensler, prensesler iile çöken Çar Imparatorluğunun bütün zadegânı kokan iptilâsını da tasımışlardı Türkiyeye... Beyoğlunun eğleoce yerlerine düşen Rus dilberieri cinsî hislerini kamçılaması için dünyaya henüz pencere açamayan bizim delıkanlıları kokainle kendilerine bağlamıjlardı.. Henüz bunlarla mücadele yapılırken, eroin belâsı gelip çatmıstı... Arka arkaya; Balkan savaşı, 2. Dünya savası ve nihayet tsüklâl savaşından çıkan genç Türkiyenin hazinesine para lâzımdı elbette... Yapılacak çok iş vardı, ama geliri ycktu devletin... Işte, o taman bazı iş adamlarının aklına «eroın> $ Baskın geç haber verilmişti! B alat'taki eve polis baskın yaptığı zaman Remzi ve arkadaşlart geç haber almışlar imdi nezarethanede polise kafa tutan Naciye, aradan geçen iki yıl içinde çok şey öğrenmişti... Sadece; suçlular arasında yaşanan bir hayatın güçlüklerini, kaşgarikolarını değil.. eroin yapmasını da!.. Remzi ilk zamanlar imalâtm kaba işlerini gösterip klor vermesini, klorun formülünü metresine açıklamak istememişti ama.. Naciye bir gece uyur gibi yaparak onun hangi şişeleri kullandığına dikkat etmiş... bir süre sonra da bunu artık bildiğini söylemisti... Remzi biraz şaşırmış fakat kızmamış Beyoğlunda kokain çeken Rus dilberieri.. Yarın:' 3 lira yövmiye için eroine alısan Türk işçileri... R emzi de henüz 1920 yaşındayken karışmıştı Beyaz zehir kaçakçılarının arasına... Cumhuriyet ilân edilmiş, Türki ye binbir bâdireden sıyrılıp canlanmaya başlamıştı. Işgal ordu 1STANBUL 06.25 C6 30 07.00 07.05 07.30 07.45 07.50 08.00 08.15 08.45 09.30 10.00 10.05 HAFTANIN B5EBEB BULMACASI 1 3 3 4 5 6 7 9İO111213141516 bos, Homer'in meşhur bir hikâ yesinin adı, senenin bölümlerin den. 15 Başma bir harf geliı se tannya göre insan olur, biri nin ayağına ayak takma, çalım 16 Bir kadın adı, hatırlayış. YUKARIDAN AŞAĞIYA: DiŞİ: Botld MODESTY BLAISE;' Garth TI<A VE Morceu CAL1STI? Tifftany, üones Acılıs: Droeram Türküler eecidi Kove kaberler Beraber sarkılar Haberler ve hava durumu İstanbulda buEün İlânlar ve hafif muzık Ovun havaları Cesitli roüzik TürR müziel Cocuk saati Ara haberler: ilânlar Bir hafif Batı müziei oro«ranıı Bizi dinler mislnlz? Bereber ve solo sarkılar Pazar Ovunu Sevilen sesler: sevilen melodiler E^intiler Pazardin o i z i r * ; . . ' Yurdun sesi hadınlar korosu Habtrler Reklâm Droeramlan Ara Haberler: ilânlar Cocuk bahcesi Cocuk korolarından Konserlerimizden s«cmeler Soîistler eecidi Hafif Batı müzifti N. Mercanlı'dan türküler Ara haberler: ilânlar M. Pavdas Orkestrası Cesitli Türk müziei Reklâm Droeramları Habeıler ve hava durumu İlânlar ve hafif müzik Bu hafta neredeviz? Hafif B«tı müziii Pazar sohbeti Bir konuk sanatcı Bülend Oral'dan sarkılar 34 saatin olavları Soor Derffisi Selnıa Ersöz'den sarkılar Reklâm Dropramları Haberler Plâklar arasında öıetler: Droeram: kaoanı» İSTANBl' tL KADYOSU Acılıs ve Droffram DiskoteSlmizdeıı Karısık sololar The Beatles TODİuluâu Caz sarkıcısı Cleo Laine Hafif sarkılar Koncerto saati Anıta Brvant ve Gese Mc San soloları Gencler icin Pazar konserl Cav saati Kücük konser Genclere müzik Senfonik muzik C. Aznavour'dan sarkılar Aksam konseri Genclerin sevdiklerl San ReDertuarından Dünvanın dört bucaSından Judv Collins ve The LimeSonat saati Daniels 16 SOLDAN S4ĞA: 1 Onüç ve ondördüncü yüzyıllar arasında yasamıs olup Bektaşi tarikatinin piri sayılır (üç isim). 2 Bir fikre karşı durma, üye, bir kadın adı. 3 Kışın hayvanlann yediği, gelir getiren rnülk. başına bir harl gelirse ot biçme aracı olur. 4 Ozertade zümrüdü anka kuşunun bu'unduğu söylenen bir dag, çok kalın ip. 5 Baglanma, bir cins üzüm, proteini bol bir besin maddesı. 6 Bir harfin okunuşu, izin, bir nota. 7 Üvey anne, evin bir parçası, futbolda bir oyuncu. 8 Besleme, bir nota, kuşku. 9 Dokumacılıkta anşın üstüne gelen ve mekikle atüan lplik (çogul hali), soru takısı. 10 yabancı, bir cins ağaç, kural. 11 Bir kan dırma oyunu, yuvarlak. 12 Mev cut olan, en küçük topluluk, bir ağaç parçası, bir harfin okunuşu. 13 Bilgiçlik taslamak, en kısa zaman, vücudün ortası. 14 Boy 1 önsezi. 2 Büyüklerim: ve onların büyükleri, büyük anne en azından. 3 Parasını harca mıyan, bir cins baston, acıklı ti j*atro eseri. 4 Karakter, bir ye ri emniyet altına al anlamında bi emir, bir harfin okunuşu. 5 Re men faiz alan ve veren, zamaı göste>n»«raç yafHcısr. (T Yass hale getir anlamına bir emlr, bi şeyin olması için vaad edilmi şey, vilâyet, genişlik. 7 Bağı:lama, Karadenlz sahilinde sandal cı yetiştiren bir yerimiz, bir har fin okunuşu. 8 Bayramlarda v'i büyük bir misafir gelince kurulur kabul etmeme hali, denizde ^ı karada tıayvan vurma işi, bir ay 9 Büyuklük, askerler, Uiştirme 10 Büyük şehir. böyle işi her kes yapar. 11 Hep, bir bitkinlı yapraklanndan örülerek yapılaı yumusak bir yaz şap cası. 12 Yazılmış kâğıt, dâvavekiU. 13 tncitme (çogul hali), araba süren 14 Yaldızcılıkta kullanılas zamk, dağ kırlangıcı, yemek. 1: Bir şeyin durduğu veya geçtiğ yerde bıraktığı işaret, bir harfiı okunuşu, dilin *e dudaklann yar dımı ile içine çek anlamında bi: emir, saçsız. !6 îlâve, eşi ol mıyan, keçinin erkegi, keder. Tam: MAURICE DEKOBRA Anne Aiariel 49 Size vaadettiğim gibi Teğmen Osborne ile temasa geçtim. Sanki üzerinde hiç durmuyormuşum gibi ağzını aradım. Osborne benim sözlerimi isitince cıddi bir hal aldı ve «Evet» dedi, «kantinde bu olaydan çok bahsedildi. Hepimiz ciddi bir «dam olarak bilinen Teğmen Mackenzie'yi tanmz. Savaş ortasında ordudan kaçtığını duyunca kulaklanmıza inanamadık.. Duruşma hakkında daha çok şey öğrenmek isterdik. Fakat son derece gizli ve kapalı celsed"e cereyan etti. Yegâne isittiğimiz şey, Teğmenin Yat Kulüpte deli gibi kumar oynadığı ve iki bin lira kaybettiğidir. Onlan ödeyemeyince facia kopmuş..» Işte Osbome'dan öğrendiklerim.. Patricia bir nokta üzerinde durmuştu; biraz sustuktan sonra : Mr. Apeldorn, dedi, Teğmen Osborne nişanlımın Yat Kulüpte iki bin lira kaybettiğini söylemiş. Bu, bizim işimize yarayabilir. Acaba James'in ne zaman, kime bu parayı kaybettiğîni soruşturamaz mısınız? Olay bu derece önemli olduğuna göre, kulüp üyeleri durumdan haberdarrfırlar her halde.. Çok doğru. Bir arkadaşım kulübün sekreterini iyi tanır. Beni ona tanıtır. Bizim için en iyi kaynak sekreter olacaktır. 22.30 23.00 23.30 01.00 lieters TODIUIUZU Gece konseri Caz saati Hafif Batı müzifti Proeram ve kaoanıs ANKARA 06.25 06.30 07.00 07.05 07.30 07.45 08.00 08.05 08.10 08.30 09.00 09.20 10.00 İO.CS 10.20 10.40 11.10 11.15 11.30 11.55 12.25 12.30 13.00 13.30 14.00 14.15 15.15 15.20 15.50 16.10 1630 17.00 17.05 17.30 17.50 19.00 lfl.30 19.35 19.50 20.05 20.35 20.55 21.00 21.10 21.25 21.45 22 05 22.25 23.00 22.45 23.4.4 23.55 Acılıs: crozram Türküler Köve haberler Cesitli seslerden sarkıUr Haberler ve hava durumu Sabah mÜ2iâi Ankarada burün Kücük İlânlar E. Ersov'dan sarkılar Halk müzigi Ovun havaları Hafif Batı müzi£i Ara haberler: ilânlar F. Türkân'dan türküleı Masazin Türk müziâi Bizi dinler misiniz? Cocuk bahcesi Levleiln ömrü Türk müziSi Kücük ilânlar Yurttan sesler Haberler T. Özek ve G: İoek'ten sarkılar Ovun havaları Reklâm orosramlan Ara haberler: ilânlar Pazarın Dİâkları C. Srivler'den sarkılar M. Gecevatmaz'dan türküler Pazar konseri Ara haberler: ilânlar încesaz Tarla dönüsü Reklâın Drofframları Haberler ve hava durumu Kücük Uânlar N. Tüfekciden türküler Cesitli müzik A. Senozan ve N : Demlrdöven'den sarkılar Fransa'dan müzik Bilri kösesi 24 saatin olavları Hacı Tasan'dan türküler Soor Dereisi N. Erdemli'den sarkılar Ilüzik dünvasından haberler Sevilen sesler Gece konseri Haberler Gece « m m t do&ru Ozetler: ororrun: kao«nn Erzurum Şeker Fabrikası Miidiitiiiğünden 1 Aşağıda topla olarak belirtilen fabrikanuza ait: 1) 2) 3) 4) 5) 6) 7) 8) 9) 10) İnsaat demirleri, kaynak telleri Çivi. Perçin, Cıvata, Somun Boya ve temizleme malzemesi Muhtelif inşaat malzemesi Muhtelii elektrik nıalzemesi Atölye svadanlıkkn Oto malzemesi ve yedekleri Elektrik malzemesi Motopomp yedekleri Hurda cto vedekleri Haydarpaşa Nümune Hostanesi Baştabibliğinden 1 Hastanemizin 1968 mall yüı ihtiyacı bulunan 4 grup ilâç ve tıbbl malzemesi kapalı zarfla eksiltmeye konulmııştur. 2 İhale 10/7/1968 Çarşamba günü saat 11 de Haydarpaşa Nümune Hastanesinde toplanacak Komisyonumuzca yapüacaknr. 3 Şartnameler her gün mesai saatlerinde Hastanemizde ve İstanbul Sağlık MUdürlüğü ile Ankara ve tzmir Sağhk Müdürlüklerinde görülebilir. 4 İhaleye gireceklerin 2490 sayılı Kanunun 32 nci maddssi gereğince hazırlıyacaklan teklif mektuplan 1968 yılı Ticaret Odası belgesi ve geçici teminat makbuz veya mektuplan ile birlikte ihale saatinden bir saat evvel Komisyon Başkanlığına vermeleri, postada vaki gecikmeden mesuliyet kabııl edilemiyeceği ilân olunur. 5 Kapalı zarf usulüyle ihaleye çıkanlan mallann cins, bedel teminatlan ve grupları aşağıda gösterilmiştir. C i n s i 1 2 3 4 73 kalem ilâç Pamuk ve Gaz İdrofil Cerrahi Lâstik Eldiven Enjektör ve Slave Plast Muhammen bedeli Geçici teminatı 430.034,00 101.214,00 16.000,00 8.329,30 20.951,36 6.647,30 1.200,00 624,70 I LA N Bu «Mt ONK CoDTrtîtM Atansıodao tatın «Unmısttı rını havaya kaldırdı ve alayla: «Işte bu çok güzel bir buluş» dedi. «Size uydurma hikâyeler anlatmışlar.. Sarhoş şakaları... Şunu bilin ki, üyelerden herhangi biri bir misafir getirir, o misafir de iki bin lira kaybederse tarihte görülmemiş büyük bir rezalet kopar.. Bugüne kadar da hâlâ ondan bahsedilir. Üstelik mahkeme işe kanşır.. Halbuki kimse böyle bir şeyden şikâyetçi olmadı..» Apeldorn susmuştu. Patricia bir kelime söyliyemeden ona bakıyordu. Nihayet : Yaptığınız arastırma ve elde ettiğiniz sonuçlar beni büsbütün şaşırttı. Eğer James Mackenzie kumar oynamadı ve borca girmedi ise, bütün hikâve olduğu gibi yıkılıyor. demektir. O halde acaba zavalh nişanhm neö*en mahkum oldu? ••• Patricia ertesi günü Miss Weeds ile birlikte Capetowne'u gezerek geçirdi. Yüzlerce yaşmdaki meşelerin gölgelediğl geniş caddelerden dolaşarak Havvanat Bahçesıne gitti. 1781 den kalma günes saatine uzun uzun baktı. Zaman her devrin insanlarını düşündüren bir konu olmuştu. İki ay daha yaslı olmak, James'in ne olduğunu bilmek ne kadar isterrfi.. Apeldorn küçük salonda genç kızı buldu : Miss Ounham, dedi, arkadaşım Bar de 1' Espadon'da beni sekretere tanıştırdı. Yalnız kalınca lâfı Teğmen Mackenzie'den açtım. Kulübün adamı, o isimde bir üye olmadığını söyledi. Belki bir baskası tarafından davetli olduğunu ileri sürrfüm. Bu subayla bu kadar ilgilenmeme şaşan sekretere izahat verriim. İki bin lira kaybettiğini, borcunu 6dpv~nedigini hatırlattım. Ben konuşurken, Miss D U P ' •TI. genç adamın yüzünü görmeli idiniz.. Kahkahsinrla eülerek; «Ne anlatıyorsunuz. Allah askına?» diye cevap verdi.. «Bir misafir.. îki bin lira kavbedeeek.. Kulüpte? Roman mı yazıyorsunuz?» Ciddiyetle: «Duyduğuma jtöre bu borcundan dolayı da subayın başma hin fi'irlı'i /alâlra» «•!•«<<. J«Jİ C.l...» 1.11 Kapalı zarf ustılüyle 26.7.1968 cuma günü saat 15.30 da fabrikamız Ofis binasında Ticaret Komitemiz kanalıyla satılacaktır. Teklif fîatlan uygun görülmediği takdirde açik artırma cihetine gidilecektir. 2 Bu satısa ait şartname ve malzemeleıin detayh listesi Fabrikamız Ticaret ŞefHğinden, Ankara'da Genel Müdürlügümüzclen. İstanbul'da Aşirefendi Caddesi Şeker Handaki Büro Müdürlüğümüzden bedelsiz olarak temin edilebilir. 3 Taliplerin mektuplarını hsvi kapalt zarflarını teminatlariyle birlikte engeç ihale günü saat 14.00 de kadar Fabrikamız Muhaberat Şefliğine tevdi etmeleri şart olup, n^tsHa vpki gecikmeler nazarı itibara alınmaz. 4 Fabrikamız 2490 sayılı kanuna tâbi olmadığtndan ihaleyi icra edip etmemekte veya dilediğine vermekte serbesttir. ERZUBUM ŞEKER FABBİKASI (Basın: 20824/7855) Doğrusu Miss Dunham, ben bu işten bir şev anlamadım. Bir taraftan askerî mahkemenin ciddî nedenler olmadan bir «uhayı suclu saymıyacagını kahul etmeliyiz. Diğpr tarsftan eger Mackenzie kumar oynadı ise. Teempn Osborne'un söylediŞi sihi Yat Kulürjte ormamalı.. Nerede oynamış olabilir? Ba?ka kulüp yoktur. Belki de bir otel odasında gİ7İi olarak.. Ona da inanmak biraz zor.. Bu arastırmanın çıkmaza saplanması Patricia'yı fena halde üzmüştü. Londra'dan buralara gelip daha ilk adımda mı tökezliyecekti? Ya Rabbim? Kime sorsak? Elimizden bir şey gelmemesi beni perişan ediyor. Ne olur bana akıl öğretin.. diye yalvardı. Yemek çanı çalmıştı. Apeldorn ayağa kalktı ve genç kı*a biraz ümit vermek isteyerekij B?na daha yirmi dört saat izin verin Belkl bir ipucu elde edebileceğimiz bir şey aklıma geldi.. dedi. XIV KIRILAN KALB Patricia icin yeni bir bekleme günü başladı. Vsltti bldürmek için salonda eski bir roman okurken, dadısı da Pia'nın bahçedeki çiçeklere bakmasına yardım ediyordu. Zavallı Miss Weeds. Pia'nın çocukluSunun Amazon nehri kıyılanndaki ormanda seçtiğini duydukca fenahklsr gecirivordu Pis da durma&*P oralardan bahsedivor, orümreklerin tab=ık kadar büyük olduklannı. nehre düsen hir yerlivi timsahlann on dakikada yediklerini. küçük vılanlsnn ormandan geeenlerin saçlan arasms düştüklerini. bazi sürüngenlerin uyuyanlann kanını emdiklerini zevkle yaşlı kadına anlatıyordu. (Basın: 20127/7879)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog