Bugünden 1930'a 5,439,797 adet makale



Katalog


«
»

8AHİFE ÎKİ 15 Temmuz 1969 CUMHURİYET BU DUZEN SAVÜNULAMAZ Prof. Bahri SAVCI ayın Demirel gene bu duzeni savunnyor. özgür insan, özgür giriüim, özgür toplum .. Bn feisefeye göre insan özgür olmalıdır. özgürluk, Onu, Anayasanın da öngordüğü düzen saistediği girişime atılma serbestliğidir. Toplummyor. Kendilerinin Anayasal inançlarına göre, da bn aerbestlik olnrsa toplnmnn kendisi de bu düzen «özgür gırışıme dayah bır sosyal bunözgür olmns olur. ye» düıenidir. Bn niteligi ile de, Anayasanın emridir. Bn yüzden süriip gitmelidir. Bu felsefe, tarihin belli bir çağında (birinOyg» ki, asıl diiıen, Anayasal açıdan Bzgiir ci ve ikinci sanavi devrimleri çağında) dünya firişime dayalı bir sosyal bünyenin ürünii olakosnllarıtun belli bir ortaoıınds (sanayileşmiş rak düşünülmemiştir. ülkelerin ürünlerini, sanavilesmedeki geri kalışlık derecesine göre öteki ülkelere zorlayıp, Bn dttzen, aalında, dünya kapitalizminin, onlann ham madde potansiyellerini de sömiir«anayileşmemeye mahkütn ettigi bir jeri ormeleri ortamında) Amerika ve Avrupa*nın bazı tamda ortaya çıkmıs egemen ve ıcrba bazı ülkelerini, verimli sanayi ve ticaret emperyazümrelerin yeni emperyaliztnle ortaklasmasıIiımleri düzeyine kadar çıkannıstır. nın gfyasal ve sosyal biçimidir. O yüzden de savunnlamaz. Fskat Tflrklye içln bn çafc ve ortam yoktnr artık. Sanayi devriminin vapılraış olduğn çajBn düıenln siyasal kademelenmesinde köydan ve ortamdan sızan ve hem insanın özgürlü temsilci yoktur. Işçi de yoktur. Ayrıca külüjiinü. hem de toplnmnn özgürlü&ünü. girişim çük kamn görevlilerine, kiiçük kredilerle hayaözjrürlügüne bağlıyan formiil Türkiye içfn boştını kazanan meslek ve sınıflara tercüman tem•ilci de yoktnr. Bir kelime il«, bn düzenin siyasal kadrolanması içinde, modern demokrasinin ^ J Tfîrkiye halkı, ancak siyaseten bir bfitfingereği olmak iizere, alt sımfları deyimleyen dür. Bn siyasi bOtünlüSün perpinleri de kader, parti güclerine hayat hakkı tanımama eğilimi tasa, kıvanç birliğidir. Banun ötesinde Türkiye vardır. de, elbette ayrı sınıfsal dnrnmlar vardır. Bn m«ıfsal durumları ynvarlak lâflarla geçistirmek Bir baska deyimle sosyal bünyeyt yapan dojru degildir. Rasbakanın hahsettiji «bütünesas nnsnrların, kategorilerin, sınıflann siyasal liik ve beraberljgin boznlmaması» kazlyesi türBeçkini teskil etmedeki temsil oranı, kendi gerlü üretim lliskilerinden dogan sınıfsal dummlaçek yarlıklarının ve agırlıklarının dört beş rı tatmin etmeyen bir sosyal yanhş olmakta demisli altında iken, egemen ve zorba kategorile•• eder. "m ri, gerçek afırlıklannın on kat üstünde temsil elde etmislerdir. Binaenaleyb böyle bir temsil ^ j Anayasamızın sınıf, zütnre imtiyaz ve taveren bir düzen savunulamaz. Bn düzen içinde hakkümlerine yer vermeyip, bir denge aramahnknk sosyal ve siyasa) realite çalışması varya yer verdigi ileri sürülebilir. dır. Böyle bir çatışma savnnnlamaz. Fakat şimdiki düzen ynkarda söyledigimiı sınıflann ve zümrelerin egemenliğine imkin vermektedir. O halde denge n»sıl knrnlacaktır? Gayet T s i n dogrusu şudnr : Anayasal açıdan sosyal basit: Avrnpa ve Araerlka'nın ekonomik ve sl•* bfinyemiz bir degismeyi öngörmekiedir. "yasal sömürü politikasının Türkiyede yarattıgı Gerçekten bn bünye, Anayasa emri olarak sınıflar ile, has timar nsnlünün boznlması sodegismelidir. Bn degişme halkçı gücler yaratnncn dofmu» bulnnan feodalite artığı zümrelenulıdır. öyle ki artık «osyal kültürel ekorin egemenliğini veren yapıyi degiştirip; çalınomik siyasal ilişkilerl, bn halkçı güoler yösan halk kategorilerinin siyasete katkı retirebinetmelidir. leeegi bir bünyeye do*rn yanf halka dönüklüAnayasanın öngördügü sosyal hünye halkge dogrn yönelmekle... tan kopnk olarak, halkı ynkardan yöneten zümOnnn İçin, siyasal karan, slmdiki gibi, saderelere elverisli bir bünye deiildir: halka dönük re yukarda söyledigimiz zümrelerin tekeline olmava yönelmis bir bünyedir. bırakan bir düzenin savnnnlması batıldır. Talnız, bn değişmeci sosyal bünyede, hem siyasal ilisküer alanında, bem de sosval ekonomik iliskiler alanmda özleri mahfnz tntulacak bazı geleneksel knrnmlar da olacaktır. BunQ DEMOKRAStNİN GÜCÜ NEREDEN GElann anlamt, sosvalleşmis bir ortamda kısmî LtR MESELESİNE GELİNCE : Demokrasinin varlıklanna kısmî bir onem verilmekten ibagücü. önce. 1776'larda spekülfitörlerin annarettir. Yoksa bnnlar sosyal bfinyenin bizatihi törlerin büyfik çiftlik sahiplerinin madencikendfsi olmaktan nzaktırlar. lerin kredi müesseseleri sahiplerinin Amerikan halkını. Amerikan aydınları aracılıgı ile Iste, Sayın DemirelMn sözünü ettiÇi fizgür soyut da olsa bir «özr/ürlök ülkflsü» nde birgfrigim ve onnn sonsnza yönelmis biriktirme leştirmelerinden gelir. Sonra da, alt tabakalan, jrficfl sosyal bünyenin kendisl veva aslî dayanagenisleyen sanavi ve ticareti denizler Stesi ülfı degildir. Eftr övle olsaydı, Anayasanın dekelere zorlayarak elde edilen iistün hasıladan jHsmevi BnfSren, bn dejismeyi bir sosyallesme tatmin etmelerinden eelir. 1789narda da, deredegisimi olarak niteliyen egiliml ve bnnn veren beyliğin yıkılmaşı ile hasıl olan ticaret ve sak&kümlerl anlamsiz kalırdı. nayi bar.iuvazisinin «aydınlıklar çatı» ntn ülIste losyallesmecilfk yönfinde bir sasy»' vakücüleri volnyla,yine soynt bir özeürlük eslt' j»ı detisimfni SngSren bir Anayasa içinde. sirolik kisiliti tamamlavan Btekt mnkaddes hakdlki tktidar, Anayasanın bn sosyal mahiyeti ile larla birlestirmesinden gelir. Sonra da çeri kalceliski halindedir. Bn çeliskivj duruntan hiç n ı i ülkeler üzerinde knrnlmns bnlnnan emperdefişmemesini Sngören bir statükocn eörüsle valİ7m imparatorlnklannın hasılalanndan alt savnnmak tarihin gidisine ters düsmek olnr. tabakaları kısmen dovnrmalanndan gelir. Bn olanaklardan ve kombinezonlardan yoksnn Tiirkive'de demokrasinin fücfl nereye daayın Demfrel, Gsnaf ve Zfnaatkârlar Konyanacak? federasyonu Baskanlar Meciisi toplantıArtık soynt inanclar devri geçmistir. Bazı nnda tarihin gidişine ters olan böyle bir düzeni sovnt inançlaria, çalısanlardan knrnln halk taMrnnmnsfur. Bn savnnmayı yaparken de ileri bakalarını yerierinde dnrgnnlastırma olanagi '"rdüfü dâsfincelere sn kritikler yapılabilir : kalmamıstır. Bn halk tabakalarının sivasal secU Dedigimiz gibi, Türk Anayasası Szel tesebkini kendi Iclerinden cıkarma ve onlara halk» bfisfin giıisimleri ile yücelmeyi Sngören bir dönük bir siyaset yaptırarak. bizzat kendileribünyeyi ve düzeni vermemektedir. Tersine nin siyaset yapmaları çagi gelmistir. Anayasamız sosval bBnyede, insanca yaşamayı a v l n Demirelin savundnSn dnrgnn dttzen ve gelismeyi önleven âmillerin tasfiyesini emhn veni cağın düzeni degildlr. Onnn için retmektedir. Bn. detfsmis bir sosyal bünye tadrmokrasiye bir davanak olarak veni dlnamik vvnrnnn teskil eder. güclerden de yoksnndnr. Ancak, zaten olanaklı Q Bn Anayasa, Türk vatandaşını, kendi hayaolana, ya da olanaklılara hizmet edenlere sans tını kendi kazanma formOlü içinde, bu vatantanıvan Demirel dörenf. Avrnna ve Amerika'dası kendi kaderiyle başbasa bırakmayı öngördakinden ayn kosnlların içindeki Türkiyenin mez. Çflnkü bu: Avrnpa ve Amerikanın bizi demokrasüestne olayı ile çeiisiktir. tanmsal üretim biçitnine mahknm etmesi sonnTürkive'nin kosnllan; efitimde kültür alcn doğmns bnlnnan zümreler ile. has timar mada nzmanlık kazanmada' üretim birikitni nsnlünün bozulması sonncn dotmns bnlnnan yapmada esitlikten tiim voksnn kitlcleri «haydi feodalite artıjj zümrelerin fisttinlügü statükosnsosyal ekonomik kültürel yoksulluk ve yoknn devam ettirmek teskil eder. sunluk çemberini kendi sücünle kırmada özeıirBn gibi zümrelerin üstünlügü statükosn sün» diyerek hareketlendirmeve ve kendi ürüfçinde de. bünyenin alt sımflanndaki halk innünün sahibi kılmava elverisli degildir. sanlarının hür girişimleri bir anlam ifade etDemirel, egitimde kültür almada nzmanmez. lık kazanmada üretim birikimi olup da onn ise vatırmada esitlikten ve varlıktan yoksnn Onnn için bn Anayasa, bn üstünlüğe dahil olanları. bn dnrgnn düzen içinde, kendi yoksnn•lamayan halk kategorilerinin sosyal ve ekolnk kaderleriyle başbasa bırakıp: toplnm olanomik açılardan zayıf doğmns kisilerine, zayıfnaklannı Ve devlet eiiciinii ancak varliklılar h | a ugratılmis mesieklerine ve sınıflanna, topdünyasına mensup olanlarla. onlara hizmet Inmdan talepte bnlnnma ve toplnmnn da bn taedenlere varavaeak bir imtiyazlılar dözeninden leplerl yerine getirme zornnlngn iemelinde bir ötesini görmek istemivor. düzen Sngörtnüştür. aşbakanın söylemek istediği ashnda Amerikan sosyal bünyesidir : Hür girisim ile vatandasların kendilerini iyaseti, devleti, ancak kaybedecek bir şeyimâl etmeleri ve bn snretle memleketin geleceleri olanların bnnları kaybetmemesi ve jfini parlatmalan görüsü Amerikan toplutnnnmnhafaza etmesi örgütü yapan bir anlayış, Türdan güdük olarak kopya alınnus bir felsefedir. kiye'ye hnzur getirmez. Yakarda anlatıldıgi Ba Amerikan felsefesinin deyimi şudur : üzere gittikçe büyüyecek bir çeliski getirir. Dostbirülke: TUNUS Yaıan: Sodi KOÇAŞ SENATÖR aziran sonunda Tunus'a bir haftalık özel bir ziyaret yaptım. Ta çocukluğumdanberi Barbaroslann, Turgut Reıslerm kahramanlık destanlannı oltumaya başladjğım giinlerdenben, o kanramanJıkiara saiıne olan Kuzey Afrika topraklannın özlemini <luyardım. Bir çok defa resml ziyaret lmkftnları da dogmuş olmasına ragmen, bu dost insanlar Ulk» sine örel ve protokolsuz bir ziyareti tercih ederdim. Son ziyaretim bu bakundan sevindirıci oldu. Kartaca hava alanmda daJgaldnan kırznua ayyüdızlı Tunus bayrağını bir an Yeşılkoydeki beyaz ayyıldızlı bayrağımızla kanştjrmam, sanki Anayurttan başka bır Türk yurduna gelmiş olmanın neyecanmı yasattı bana... Bu haz ve heyecan bir ıafta h'> eksilmedı... Bu haa ve heyecanı kendimde saklamayı, dogru bulmadım. Dost Ulkenin değerli Cuınhurbaşkim Ekselans Hablb BURGlBA'nın yurdumuzu «yaretini de vesile edinerek, Cumhurıyet okujoıcularına Tunus'u tanıtmalc, gördüklerımi, duyduklannu, ögrendlklerimi ve bissettikierimi onlara da aktarmak istedim. Bu yüzden Tunus hakkında çok kısa tarihl, coğrafl, ekonomik ve sosyal bilgi vererek yanma ba$ layacagım. H Bizerta denü! ve nava üssü'ntln tah llyesi ile son bulmuştur. İdare ve iç polifika da kabul edilen Anayasayo gör* Tunus Cumhurbaşkam devletln genel politikasmı yönetir. Hiikümetin, silâhlı kuvvetlerin ve yargı organlarının başıdır. Büyük tayinleri bizzat yapar. Cumhurbaşkanlığı süresi beş yıldır. Üstüste üç defa seçüebılır. Komünist Partisi kanun dışa edılmiş olup «Sosylist Düstur Partisi» memlekete tamarnen hâkımdır. 90 kişılik Par'âmentoda mücadele yülarının lideri Burgiba'nın ardında, büyuk kısmı Fransada yetışmiş genç ve enerjik bir milletvekili kadrosu vardır. Sosyalist Düstur Partisinin siyasl, idarl ve Hctisadl gorüşunü lîisaca şöyle ifade etmek mumkündür: # Kazanılan siyasî istiklâl, ekonomik istiklâlle takviye edilmedikçe memleketi müstakil savmak mümkün dejildir. (A Petrol durumu aşagı yukan bizim seviyemizdedir. Tunus'un bel bağladığı esas serveti Fosfat, Super Fosiat, kurşun, tabil gaz üretimidir. Hayvancüık, diğer denız ürünleri sun'î olarak da üretilmektedir. Başlanan endüstrilesme faaliyeti, birçok fabrikalar ve bilhassa rasyonel bir idare ile henüz başlangıçta, fakat ümit vericidir. Sahra bolgesi hariç sıcak, rutubetli ve çeşitli Akdeniz iklımıne sahip olan Tunus'un tanm kapasitesinin başmda üzüm (şarap), zeytin (zeytinyağı) ve çeşitli meyveler le tahıl zıraatı yer almaktadır. O Arazisinin takriben o25 kadan O c tarıma elverişlidir. o34 kısır, o5 o orman ve o6 mey\elık ve bağlık arazi vardır. Oldukça elverişli bir ulaştırma şebekesine sahiptir. Deniz ticaret filosu kifayetli değilse de kiralık gemilerle ve başka devletlerle yapılan anlaşmalarla bu noksan da telâfıye çaîışıimaktadır. Dış politika umhur Başkanı Habib Burgiba kuvvetli bir liderdir. Tarafsız, dinamik. şahsiyetli, dünya ve bölge banşını esas kabul eden, her türiü aşın hareket ve ceryanlardan kaçınan bir dıs politika tatbik edilmektedir. Bütün dünya iie dost geçinme esasına dayanan anlaşmalarla siyasi ve iktisadi bağlar kurulmaya çalışılmaktadır. Birle5ik Arap Cumhuriyeti ve Cezayirle olan bazı anlaşmazlıklar mühim ve köklü sebeplere dayanmamaktadır. Geçicidir. Başkan Habib Burgiba'nın ifadesile. Tunus Atatürk devrimlerini ve polıtikasını benimsemiş, onu uygulamaya çalışan bir yeni, küçük fakat güçlü, haysiyetli ve medeni devlettır.. BEJA ŞEKER FABR1KAL.1KI Arapca anadilleri ve resmi dildir. Ama fransızca da yabancı bir dil telâkki edilemeyecek kadar yaygın. Fransızca bilmeyen Tunuslu'ya biz tesadüf etmedik. O turistik tesifleri gezerken 5 8 yıldan beri parlâmentomuzda Türkiye turızmı için söylenen, tekhf edilen hususların aynen Tunusta uygulanmakta oluşunu gorünce sık sık (Bu memleketin sahibi var...) demekten kendimizi alamadık. Imkânları kıt 10 yıllık bir devleti çağdas medeniyet düzeyine ulaştırmak gayreti ile çırpınan Tunus devlet erkânını tebrik etmemek, bundan dolayı Tunuslu'lara gıpta etmemek mümkün değil... Peki hiç mi kusurları, hâtalı tarafları yok bu Tunuslu liderlerin? Elbette vardır. Hattâ bazı şikâyetler de duyduk. Fakat her yerde olan kadar. Elbette koca bir kitle aynı ölçüde memnun edılemez. Büyük hizmetlerini. hizmet anlayışlannı gorünce şikâyet edilen taraflarını ve hakikaten varsa bazı kusurlarını görmek istemiyor insan... guven ve liyakatla konuşuyorlar. Bilhassa yetkılerını rahat ve pr«tık bır anlayış içinde tatbik «t* me güçleri var. Bu hususu dikkatle inceledim. Degerh bır lıder olan BURGİBA. bu vasfını çok ıyi bılen bir lider olmasına rağmen, nedense kabinesıne sâdece kendisinden emir alıp, itaatle bunları tatbik edecek kukla vekiller seçmemi|. Yani (Kuvvetli lıder, zayıf hü* kumet) prensıbı yok Tunusta .. Galiba bu gün sadece bu vasfı ile bile dünyanın en güçlü liderlerinden biri olmaya hak kazanı* yor sayın Tunu^ Cumhurbaşkanı.. Sıradan vp teiadufen devlet v« hükumet ıdaresı sorumluluğunu \uk!enmış, ustelik iyi yetlşmis, guçlu, kapasiteli insanlarla işbirliği yapmayı bir türlü becereme» yen, kukla kullanmak suretıla kendi za'fını örteceğini sansn bir çok devlet adamının hol bol kulaklarını çınlattık Tunus'ta... Tunus şehri ve Tunus ülkejinin en bariz özelliği, o batıdan doguya, kuzeyden guneye gittikçe a* zalan temizlik, sükünet ve emniyet anlayışının tam bir istitnatt olusudur. Her tarafta bembeyaz evler temizliğin ilk müjdecisi. Kirli ya» pı yok Tunus'ta. Bu mecburîdir. Evinı beyaza boyamıyanın yerine beledıye bu işi hemen yapıp masrafını alıyor. > Genişleme ve kuruluş halinda olan şehirlerdfe bile pislik yuvası mezbeleler yok Tunus'ta. Yapılann etrafını çeviren duvarlar bile bembeyaz. Tunus sıcak btr Afrika ülkesi. Akla evvelâ çol geliyor Tunus deyince. Ama her yerde en çok gorulen renk yeşıldır. Kumda bile her mevsım yeşil kalacak bıtkıler yetiştirmış Tunuslular. Ya çıçekleri... Kendimi çiçekler diyarı Hollanda'da sandım. Her sehnn, her sokağın, her evın (hulâsa bütün Tunus'un) en cazip, en güzel dekorasyon aracı ağaç ve çıçektir. Aynı usulü yıllardır tavsiye et* tiğimiz halde bir türlü yerine getırmeyen idarecilerimizin kulakları çınlasın... Biz bu şehri v» beldeyi çiçek ve ağaçla süsleme usulünün basarıh tatbikatını ısrarla rıca ettığimiz Ege ve Akdeniz sahillerımizde görenaedık ama, aynı ıklime sahip ctost Tunus'ta bu zevkı tattık. C îşin doğrusu Taribta Tunus unus'un bilinen Uk tarihl, M E. XII. rüzyılda Sicüyalüar İle Finlkelilerin kurdukUrı bugUnkU Sousse (Sus) ve Bizerts şehirlerine ve Akdenizin ünlü de nizcüik faallyetlerine dayanır. IX. yusyzlda da Kraiiçe Ellssa Dido'nun kurduju, Uzum, şarap, zeytin, zeytln yagı ticartt ve zira ati ile meşhur Carthage (Kartaca) şehri ve Cumhuriyetl aynı şöhren ni bu gUn aynen devam ettirmektedlr. Uzun mucadelelerden sonra ve ANİBAL gibi dUnya çapında iır de komutan yetiştirdikten sonra Kartaca M.S. III. yuzyılda Romalılar tarafmdan majlup edilmiş, Ktr taca yeniden iurulmuş ve Afrika Roma'sının merkezl olmustur. V. yuzyılda Tunus'da Roma hakimiyetini bir asıriık Vandal'Kr hâkimiyeU taklp etmiştir. Ondan sonra VI. yuzyılda Jüstinien zaminında Tunus şehrinin hemen guneyındeki Hamam Lif .nevkiınde kazanılan bir savastan sonra Bizans ordulan Kartacayı isgal etmislerdir. Tunus'un bu güne kadar devam eden esas karakteri VII. yuzyılda Halife Hazretl Osman amanında başlayan MüslümanArmp istilası ve hâkiraiyeti ile kurulmuştur. Y^rlı Berberi'lerle yapılan uzun mucadelelerden sonra VIII. vn IX. yüzyıllarda Tunus tslam dinüıi kabul etmiştir. Kaırouan sehrınde verleşen ilk MuslUman Tunus hanedanı Aglabit'lerin hakimiyeti devrinde X. yüzyıl sonunda Tunus tamamen MUslüman Arap devleti olmuştur. Onu Patimner devri takip etmiş ve ^£11. yüzyılda Almohads'lar devrinde Tunus şehri merkez olmuş ve eski Kartaca'nın y«nnl aidıktan sonra bütün Ulkeye Tunus adı verilmıştir. T Demokrasinin gücü Görüslerimiz Baskan H. BURGİBA unus'un dostu Turkiye'den alacağı, öğreneceği pek çok şeyler olduğu muhakkaktır. Bu husus tatbikaüa görülmektedir. Atatürk bugün Tunus'ta Türkiyede tanındığı kadar tanınmakta. dev. rımleri ve f:kirleri belki de Türki\edckinden daha çok benimsenmektedır. Meselâ. su katılmadık ve inançlı bir Müslüman olan Başkan Burgıba, Ramazanda televizyona çıkıp, .vatandaşın dini inançlarına saygısı oldugunu. fakat eğer milli kalkınmaya mücssir olacaksa oruç tutmamanın günah nlmayacağını söyle\obilmekte ve sigarasını açıkça içehı'mektedir. Koyu Müslüman olan Tunus'fa din ıstısman, din ticareti gıbı şeyler yoktur. Fakat bunların yanısıra bizim de Tunustan alacağımız. almamiz gercken. öğreneceğimiz çok şeyler vardır. Son iki ay içinde Tunusu üç bakanımız ve maiyetleri ziyaret ettıler. Bir çok kalabalık hey'etler gidıp gelmekte. Bunlar bütün Tunus'u gezip tetkiklerde bulundular Bilmem bu gezılerinden neler sağlayabildiler. Türkiye'ye neler, hangi fıkirler getirebildiler. Bakanhklarında bunlardan hangüerini tatbike yoneldiler. Şahsen biz. tamamen özel bir ziyaret yapmıs olmamıza rağmen, tek;v l nik, idarî, sosyal ve h >*ç turizm alanmda çok şeyler gördük ve öğrendik. Bunlardan Türkiye'de uygulanabilecek pek çok şeyler olduğu inancı içindeyiz. Bilhassa Turizm faaliyetlerine kısaca temas etmek isterim. unus bıze nazaran daha uzun süreli ve Avrupah turistlerin daha kolay gelebilecekleri bir turistik imkâna sahiptir. Biz onlara nazaran daha çeşitli ve bol tarih, san'at, iklim, spor ve diğer turistik değerlere sahibiz. Ama onlar turizm alanında hayatî önemi .an organizasyon, turist bulma, getirme, ağırlama, memnun etme, bütün imkânsızhkları içinde 'irn bir şeyler satabilme yönünde bizden çok ilerideler. Bir defa, 10 yılhk ve ufacık Tunus'un turistik tesisleri ve tatmin edici yatak adedi bizden çok fazla. 4 . 5 merkez halinde kümelenen turistik merkezleri Avrupanın en mukemmel tesisleri ayarında. Halk çok medeni. kibar ve yardımcı. Sataşma. tecavüz. dilenmeden tutun da çeşitli şekillerde turiste musallat olma di"° h;r=ov vnk Tunus'ta T Eleştiri B Sonuç motel restaurant plâj 212 emrinizdedir Pek az kalan oda rezervasyonları \ç'm Tel: 5348017Pendık Cumhurıyet 8223 tatürk'ün fikJrl,>ri)e olan benzerlik dikk<tte sayandır.) 0 Uzun yıllar . 'r koloni ekonomisi mahiyetinde Fransa'ya müstakil devlet ekonomisine jeç mek ve Tunus halkının hayat standardını yükseitmek lâzıradır. • Zayıf olan mllC kaynakUr nzun yıllar kontrolsuz, metodsuz, sömürücü müstevlinin kâr hırsı ile idare edilmistir. Sür'atli, disiplinli vc ilmi bir şekilde bu durumun ıslahı ve milli kalkınmanuı saglanması şarttır. 0 Mevcut hayat staıuUrdının, ber yıl nüfusun ',« 2,3 nisbeiuıde arttığı da dikkat nazarıua alınarak, yükseltilmesi zarureti bazj refonnlarua yapılması Ue mümkundür. • Sanayie yönelmek, ber türlü sosyal reformlan yapmak bu kalkınmanuı tetnel fikri olmalıdır. • Fransa zamanında muivyen bir seviyenin iistünde >dam yetiştirilmemiştir. Bunun sür'atle telâfisi lâzundır. Hafsid hanedanuıdan sonra • O ' • Gelir dağıumı idilâne de yıllık bir îspanyol hakimiyeti Tuğildir. Bunun ıslahı şartır. nus'da üslenen Türk Barbaros kar• Sosvalist Düstur Partiii, deşlerin mlicadeleleri ile son bulmemleketin ekonomik ve sosmuştur. 1574 yüında Tunus bUtün yal gerçeklerine, halkın inançKuzey Afrika ile beraber bir Oslarına ve tslâm dininin icaplan manlı vilayeti haJine gelmlştir. na aykırı olmayan mevcut yapı Osmanü Imparatorlugu tam üç yı kökünden yıkmayan bir sosyüa yü bu toprakian bir somürje yalizasyon hareketi ile bütün olarak defil, din ve kültür birligibu noksanlan giderebilecegine ne dayanan Türk ve Tunus haikinanmaktadır. lannın tam işbirliği halinde, Gar• Zejıginlerin de çalışması nizon kornutanlannın da dahil olve kalkınma faaliyetine katıldugu bir konseyir yardunı ile Tuması, mülkiyetin yalaıı şahsi nus beyleri tarafından mahalll bır kâr için degil, cemiyetin yaraidare olarak yöneUniştLr. n da düşünülerek kullanılması, Osmanlı tmparatorlugunun gerikooperatifçiliğin teşvik ve tatleme devirlerinde 1710 da Tunus biki, büyük te«< bbüslerin devbeyi Hüseyin ben Ali tstanbul'a let tarafından yürütülmesi gibi, gıtmiş ve Sultandan paşa rütbesi Marksizm'in bilhassa sınıf maalarak Tunus'da Hüseynit hanedacadelesi ve nülkiyetin tamamen nını kurmı^tur. ksldırüması gibi hususlarından 1881 de Pransa'mn fiilen idarekaçınan bir sosyaüzm benimsıru eline aldığı Tunusdaki Tuk senmiştir. hakimiyeti 1920 de Sevres andlas• Sermayenin defil, istihaaması ile resmen son bulmuştur. lin sosval bir karakterde olmaBilhassa XX. yuzyılda başlayan sı, üretim araçlarmın koopera> milliyetçilik ceryanlan sonucunda tifleştirilmesi yolu tercih edilFraasızlara karşı başlayan miicamiştir. Gaye millî gelirin imdele hayli çeün olmuş, bilhassa kân nisbetinde âdil bir şekilde 1934 den itibsren Habib BURGÎdağıümını saglamaktır. özel teBA'nın başkankgında «Yeni Düsşebbüs anvak 'JU sartlarla sertur Partisi» nın gayretleri sonunbest çalışabilir. da ve Burgiba'nın 1934, 1938 ve Bu gün Tunus'ta bu ınançlann ve 1952 de üç defa tevkifine ve sürül prensiplerin tatbikatı yapümak,tamesine ragmen 1954 de dahili muhdır. tariyet kazanılmıs, 1955 de Burglba sürgünden dönmüş, 1956 da Tunus hür, müstakil ve hükümran bir devlet olmustur. 25 Temmuz 1957 de Cumhuriyat ilân edilerek Habib BURGİBA ilk Cumhurbaşkanlığuıa seçilmiştir. milyonluk nüfusun % 60 Fransa ila Tunus arasmda mevkadan ile Tunus bir Tanm cut son anlasmazlıklar da 1963 de memleketidir. üzun yülar Fransa ekonomisine baflı bir ham madde kaynağı olarak kullanılmış tır. Bu durum hentiz tamamen ıs lah olunmuştur denilemez. Ama gayretli bir ıslah faaliyeti hemen göze çarpmaktadır. Tiiketime ve bilhassa ithalata karşı şuurlu bi «Kemer sıkma» kampanyası dık kati çekmektedir. Büyük basan yolunda, başan sağlamış, temelleri çok iyi atümii; bir turizm endüstrisi kurulmuş tur. Tarih ve bütün 31i devam eden güneş ve deniz lmkânlan ile Tu nus yülardır ""ürkiye için hayaı ettiğimia turizm anlayış ve çalış masmı başarma yolundadır. Bunu görmekten hem sevındılc, hem de bu dost Ulkeye bizim ulaşamadığımız basansınd&n dolayı gıpta ettik. Ben de Türkiim unusta dikkatimizi çeken hususlardan biri de Türk sevgisi. Birçok Tunuslu ile görüştük. Türklerden. Tunus'taki Türk idaresinden bahsedilince gözlerinin içi gülüyor. (Ben de Türk'üm... diyor. Dedem buraya görevle gelmiş, yerleamiş.) Bunu söyleyenlerin miktan, hemen hemen konuştuklarimızın yansına yakın. Hepsi de aydın, kültürlü, pınl pırıl gençler.... Bunun dışında da (Türk) sözünü duyunca ilgilenmeyen, sevgi ve sempati göstermeyen Tunus'luya tesadüf etmedik. Türkiye'ye gonderilecek Tunuslu subay ve talebelere Türkçe öğretmek üzere bır asJcerî öğretmenımizin Tunus'a gon derilmesı bu sevgi tezahürlerınin yeni bir kaynağı haline gelmiş. Bu yaklasma, ilgi ve işbirliğinin diğer Arap memleketlerine de teşmilimn çok faydalı olacağını Tunus'ta bır defa daha muşahede ettık. Bunları görünce İkinci Dünya Harbı sonunda gelisen milliyetçılik ceryanları ve bağımsızlık savaslanna karsı. Türke ve Türkiye'ye âşık, Turk Istıklâl Harbıni ve Ataturk'ü kendılerıne ornek kabul etmış Kuzey Afrika Musîuman devletlenne karsı yıllarca gosterilen ilgisizliğe bir defa daha uzuimekten kendımi alamadım. 27 Mayıstan sonra gosterılen ilgı sayesınde telâfı ettığımız bu durumun, bu gun hukumetımiz tarafından gosterılen ilgı ve yapılan ışbırliğının devamı ve daha da geiıştırıimesı sayesinde unutulmuş ozel bır mâzı olarak kalmasını umıt ve temennı edıjoruz. T Î Sonuç Kuvvetli lider, kuvvetli hükumet 6 öruştuğumuz devlet erkânının hemen hepsi genç. Hepsi madıli gibi fransızca konuşuyor. Buyük kısmı Ingilızce, Almanca gibi ikinci bir batı dılıni de rahathkla konuşuyor. Hepsi eneriık Kendi konularında buvuk bır unusu ve Tunusluyu sevdik. Beğendık. Tunusluyu kıskanmadık ama gıpta etmekten de kendimizi alamadık. Hatâlarını gormedık mı? Gorduk. Ama sur'atle ıslah yolunda olduklarını da beraber gorduk... Turkiye ve Tunus, Turk ve Tunuslu bırbirlerıni ıçten gelen bır hisle seven, bırbirlenle anlaşabılecek, bırbırlerıne destek olabilecek, bırbirlerıni bır çok alanlarda tamamlayabilecek iki dost ulke ve millettir. Bu gun iki devletın münasebetlerını bu yolda gormenm huzurunu duyduk. Bu münasebetlerm daha da gelismesıni ve bütun Arap âlemıne teşmilıni temenni Î Sosyal va 4,5 ekonomik durum ÎENI INŞA EDİLEN BLOK APARTMANLAR (üstte), HALK TİPİ EVLER (altta)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog