Bugünden 1930'a 5,466,400 adet makale



Katalog


«
»

12 Temmuz 1968 CUMHTTRİYET S\HlFE ÜÇ AJANSLAR * RADYOLAR Ortak Pazardan 1,300,000,000 dolarlık kredi alındı Fransa'da vergiler arttırılıyor I "Kmcı,, esprileriyle ünlü bir Başbakan Maurice Couve de Murville BASIKDAN hadiseler arasında Kopmuşuz ngun kırtandan ssağı t» olanlar yakın maziyi bümezler. Halbuki bu yakın mazi kitaplarda falan oknn maz. Elll senelik is hâlâ gazeta haberidir. Turkiyenin 50 • 60 senelik mazisi tarih bakımından, memleketin bugünkü dunımu ve istikball ba krmından bilinmesi çok lüzumla pek mühim hâdiselerle doludur. Yedi asırlık Osmanlı İmparatorluğunun yıkılması 50 sene gibi ta rih ölçüsüyle pek kısa bir zamaa aralığında oldığu halde kimse bu hâdiseleri bilmez. Şahıslan tantmaz, vak'alan bilmez. Zaten bir meçhul kuvvet Türkleri tarihte kurduklan en büyük imparatorluğun törelerinden, örf ve âdetlerinden, kültür ve müesseselerinden, huyundan hulkundan soğutmak için ne lâzımsa yapıyor Düsünün ki şimdi biz Mrbirimizl yermek için: O Osmanlıdır. diyoruz. Radyolanmızda Osmanlüık aleyhinde ve sol tekerlemelerle dolu skeçler yaymlanıyor. O hale getiriliyor ki; solcu olmıyan Osmanlıdır. Osmanlı da Türk değildir. Çıkabilirsen çık işin içinden.. Ne var ki kendini nilenler Osmanluığın ne demek olduğunu bi lirler. Bizim babalarımız, ve sirin babalaruuz: çünkü bizim ba> balanmızdan başka biz yaştakiler de Osmanlıdu. Devlet kurma, devlet idare etme, devlet kurtarma bünerleri Osmınlılann meziyetlerindendir. Osmanlüık dünya tarihinde mühim ve zengin bir fasıldır. Osmanlılarda devlet idaresdnin kendine mahsus felsefesl var. Ama yıfcümış. Hangi imparatorluk ayakta kalmış ki? Bu yıkılış ve inhitatın sebebı Osmanlılıkta mi? u Onu dejenere eden kötü Osmanlılarda mı? Osmanlı tarihinde bir sflrfl kdtülükler vardır. Bunlan padişahlara yüklemek isterler.. Bir süru muvaffakiyetler vardır, onları da padişahlara malederler. İkisi de yanhştır. Padişah zulüm etmiş, padişah fenalık etmiş.. Padişah istibdat yapmış.. öyle mi?.. Nej. tuttun? Kese idin kafasını.. Osmanlı Hanedanı kadar maktül vermiş aile az bulunur. İstemeyince kafasını kesiyorsun! O balde tarihin bir memlekete malettiği kötülüklerin de, iyiliklerin 1e sahibi ve mes'ulü başiyle beraber millettir. Lider, başbuğ, kumandan, padişah, başkan.. milleti sevk ve idare eder. İstemese millet beraber gitmez; nitekim emsali vardır. Nazi Almanyasında halk ıtler'e âdeta tapmıştır. En ümitsiz zamanınria dahi ondan aynlmamıştır. Binaenaleyh.. özetliyelim: Osmanhlıi içtimaî, siyasi, kültürel bir sistem ve felsefedir. Çok güzp) tarafIan vardır. Osmanlılar devrinde ivi ve kötü Osmanlı liderleri gelmi^tir. İyi ve kötü isler j apılmıştır. Bu, OsmanlUıçın değil bir kısım Osmanüların kabahatidir. Cumhuriyet devrinde de bir takım iyi ve kötü işler yapılmıştır. tyi ve kötü liderler gelmiştir ve gelecektir. Bu kötü işlerin mes'ulü Cumhuriyet idıresi ve Cnmhuriyet sistemi değildir. Lâfı uzattık.. * Şimdi aklı başında sandığımıı mühim kalem ve fikir erbabı dahi mazinin, hattâ hâlin kabahatini yükleyecek bir yer ararken Os manhlığı bulmuştur; iftiradır. Osmanlüık bir felsefedir. Osmanh o felsefeyi ' abul etmiş ve içinde yaşamış, onunla yetişmiş o landır. Osmanlı devrinde ve sonn , Osmanlüann yaptığı iyi şeyler vardır.. Mustafa Kemal'in Cumhuriyet ilâm, îstiklâl Harbi gibi.. kötü işleri de vardır. Meselâ: İttihatcılann 14 • 18 harbine girmeleri, harbi kaybetmeleri, memleketi bırakıp kaçmalan ?ibi.. Bunlann ikisini de Osmanlılığa yukJemeye imkân yok. Ve... çocuklanmıza Osmanhlığı bu kadar kötü ve bütün başımıza gelenlerin sebebi olarak öğretince artık onun tarihini öğrenmeye de lüzum kahnıyor. Şimdiki genç ler Türk tarihi deyince «Ergenekon»u öğreniyorlar. Mahmut Şev> ket Paşanın öldürülüşünü bümiyorlar. 1913. Çünkü o zamanm gazetelerini okuyamıyorlar. Yakıa zamana ait tarihimizi de öğrenmiyorlar, öğrenmek istemiyorlar, Fakat Marta'nın öldürülüşünü biliyorlar. Şimdi size bir nıektup nakledeceğim: «Pek muiıterem Burhan Beyefendl. «Son günlerde çıkan bir yazınızda Mustafa Sabn ismi sehven Mustafa Hayn diye yazılmıştır. Yazının mâna ve muhtevası ıtibariyle merhum pederım hakkında herhangı bir suızanna mahal vermemek ıçın tensıp buyuracağınız bir surette tashıhıne alâkanızı bilhassa rica eder, bu vesıle ile de saygı ve nayır dileklenmi tekrarlarım. Münib Hayri Urgüblü» Birkaç haîta önce Osmanlı Meo lisi Mebusanında 50 55 yıl evvel geçmiş bir münakaşayı naklederken meşhur Şeyhülislâra Mustafa Sabri Efendiden bahsetmiştün. Gazetede bu isim Mustafa Hayri olaraK çıktı. Bu yanhşuklan bir teviye tashih etmekten bıktım. Insanlan hayatının bir noktasında yakalayıp onunla hükme bağlamak yaniış bir muhakemedir. Mustafa Sabri Efendmin Mısırda Arapca yazdığı eserler Eaher külliyesinde okunmaktadır. Yıkmak istediğimiz kıymetlerin hep Türk olduğunu da unutuyoruz. Bir memleketin varhğı bunlardır. Sovyet Rusya bile yıktığr, tahrip ettiği Çarlık husyasının tarihindeki mefahirini hâlâ ölümsüzleştirmektedir. ..lilletler mazilerine iavanarak vükselirler. Bir tertip batası nıünasebetiyla bu satırlan yazmaya mecbttr olaçum dahi oldukça elim bir hâdlaedlr. Aslını inkâr etmek ne demektir bilirsinlz. Üçiincü yol: «İstirak» Pompidou muamması P çözülemedi Terfi mi, azil mi ? (Dış Haberler Servisi) 1 j OMPtDOU gitmiş, MUBVİLLE gelmiştir. Toplu I mun hurdalaşmağa yüı • aurice Couve de Murville, tutmuş çarklan tekrar • General de Gaulle'ün bundönmeğe başlamıştır. General De I dan on yıl önce 1958 de ikGAULLE, kısa vâdeli, nisbeten ko I lay görevini haşarmış, Fransayı dü . tidara dönüşünden bu yana kuzen ve istikrara kavuşturmuştur. I rulan bütün hükumetlerde Andre Üç ay süreyle kulakları tıkalı, göz ' Malraux ile birlikte yer alan tek leri kapalı kalmış bir insanı, tna • Bakandır. Couve de Murville bu yıs haziran buhramnın Fransanın I on yıl hep aynı Bakanhğı, Dışişaltını iistüne getirdiğine inandu ' leri Bakanhğı görevini yüklenmak zordur. | miştir. Yukarıdaki dış görünüştür ve I Uzun boylu, ince yapılı, yakıFransada gecici bir miitarekc bü I şıklı, kır ve kıvırcık saçlı olan küm sürmektedir. Ülkenin bir iç Couve de Murville, özellikle soğukkanlıhğıyla ün kazanmıştır. savaşın eşiğine veniden sürükienip General de Gaulle, kendisini hüsiirüklcnmiyeceği, Gcneralin POMPİDOU'yu tızaklaştırıp yerir.» sâ • kumette görev almaya çağırdığı dık adamı MURVtLLE'i atamakla I vakit Bonn Büyükelçisi olan ilk adımını attığı, uzun vâdeli esas ' Couve de Murville bu daveti en RÖrevindeki başarısına bağlıdır. I sevdiği spor olan golf oynarken Sorumluluğu MURVİLLE'in omuz I almıştı ve bu teklif, onun oyunu tamamlamasına engel olmamıştı . larına terkedilen çetin görev, De GAULLE'ün deyişiyle «iktisadî di I Büyük bir mizah duygusu olan TİIme ve sosyal reformlar»dır. Bi " Couve de Murville'in biraz «ısırincisi altı haftalık emsalsiz buhrıcı» nitelikteki esprileri diploranın actığı yaraları saracak, ikinmatlar arasında daima tekrarlaGeneral de Gaulle'ün Pompidou'ya gönderdiği mektubun bu yolcisi de derinlerdeki ve henüz el sünır. da çözümlenmesinde mutabık kalan diplomatik çevreler, bu mekrulmemiş nedenlerine cevap ara • 61 yaşında bulunan Couve de tubun son derece dostça kaleme »hnmış olduğuna da işaret etmekyacak. I Murville Reims'ö*a doğmuş, fatedirler. kat az sonra Paris'e yerleşmiştir. Fransanın hastalığı nedir? İsabet Ancak, General de Gaulle'ün mektubunun bu samimiyetine karli bir teşhis koymadan tedavi im f Parlak bir öğrenim döneminin jılık Georges Pompidou'nun istifa mektubu çok kısa ve soğuktur. kânsızdır. I sonunda Siyasal Bilimler OkuluPompidou mektubunda şöyle demiştir : Ayaklananları «bir avuç hozgunnu bitirmiş, Edebiyat ve Hukuk «23 ve 30 haziran tarihlerinde seçilen Millet Meclisi toplandıği cu», ya da «âsi gençler ve 10 mil I diploması da almıstır. 1939 da laman yeni bir hükumet tâyin etme niyetinde oldufnnuzu bana bilyon öfkeli işçi olarak tanımlamak | Dışişleri Bakanlığında çalışan dirme nezaketinde bulundunnz. Bunun sonucu olarak ve Anayasahatadır. Ayaklananlar toplumun Couve de Murville, bir ara Frannın gekizinci maddesi uyarmca hükumetin istifasını size sunmakla omurgasını teşkil eden aydınlardır sız Alman mutareke komisyoşeref duyuyorum.» Amaçlan da klâsik politikanın denunda gorev almış, fakat Cezağer ölçüleriyle anlaşılamaz. Çünkü yıre geçerek Hür Fransa saflarıntemel istekleri ne siyasi iktidar, ne da yer almıştır. Ulusal Kurtuluş de ücret ve tnaaşlara zatndır. Pompidou'nun istifasına ve yerini Maurice Couve de Murville'in Komıtesınde Maliye Komiserliği almasına dün sabahki AngloSakson basını çok geniş yer ayırmıştır. Asıl istcdikleri yapı değişikliğigörevini yüklenen Couve de Amerikan «New York Times» gazetesi bu konuda şunları yazdir. Zamanın geride bıraktıği yapıMurville, diplomathk mesleğine maktadır : 71 hizaya sokmaktır. Yapı ile tejolan bağlılığından vazgeçmemiş, «Fransada bir süre önce patlak veren buhranın en olnmln etkisl kilâtı, kumanda zincirini, emri venitekim savaştan sonra geçici hübelki de Georges Pompidou'nnn De Gaulle'ün izinden ayrılması olrenle alan arasındaki ilişkileri kaskumetin Roma temsilciliğine, batediyoruz. Ayaklanma De GAULmuştur. Müstafi Başbakan. son genel seçimlerden De Ganlle'cülerin rış konferansı üyeliğine, BirieşLE'e değil. fosilleşnıiş kurumlara, esine rastlanmamış bir zaferle çıkmasında en önemli rolü oynamışmiş Milletler Genel Kurulunun tozlanmış zihniyete, donmuş kalıptır. Gözlemcilerin çognnlu^u Pompidou'nun General de Gaulle'ün ilk toplantısına katılmış, Atlanlara, aşırı merkeziyetçiliğe, seslehalefi olmafa alnının teri ile hak kazandığında mntabıktırlar. Genetik Paktını imzalamış, sonra da rini duyuramamağa, mesnetsiz ral de Gaulle'ün de Pompidon'yu önceden kendisine halef olarak sırasıyla Kahire, Washington, tafrafuruşluğa, vurguncu patron I Bonn Büyükelçiliklerinde buluntasarlamıs olması kuvvetle muhtemeldir. Fakat şartlar, Fransa Devlara, liyakatsiz şeflere karşıdır. | muştur. let Baskanının kendi otoritesine rakip olması muhtemel herkesi Ayaklanmacılar her kademet'eki nzaklastırmaga. Fransaya kendi programını kabul ettirmeğe kararDışişleri Bakanlığında geçen on özgiirlük susuzluğunn yansıtmıs I lı oldngnnu eösterir sekilde gelismiştir. Generalin etkili ve sadık yılında ki, 16. Louis'nin Bakalardır. I adamı Maurice Couve de Murville'in Başbakanlığa atanması, De nı Vergennes'in 13 yıllık BakanGaulle'ün, istediği reformları gerceklestirebilmek için etrafındaki Yeni olduğu Içln Izahı gayet zor. llğınd'an beri ilk rekordur. Maubütün engelleri ortadan kaldırmak arzusnnda oldngnnn, bu sebepOlup . bitenler, belki de Rapitarice Couve de Murville, bu sure ten de istendiği sekilde idare edilmesi güç bir Başbakanı yolundan lizmin yirmtaci asırda aldığı biçiiçinde General de Gaulle'ün dıs uzaklastırdığını diısündürmektedir.» me, girdigi hüviyete karşı ilk ayaksiyasetinin becerikli, ısrarcı ve lanmaydı. I sadık bir uygulayıcısı olmuştur. Tedavide ekonomiye. siyasete ve I eğitime uygulamayı tasarladığı ilâç lardan, De GAULLE'ün isabetli bir I teşhis koyduğu anlaşılıyor. İlâçla I rın tümüoe «iştirak» adını vermiş I tir. Ekonomide .iştirak», kabaca, . emekçinin sadece kâra değil, yö ' netime de ortak olması demcktir. Siyasette •iştirak, geleneksel merkeziyetçiliğin terkedilip bölgelcre mnhtariyet, toplumun her sınıfınm ve kesitinin ağırlıklaruıı daha geniş ölçüde hissettirebilmelerine fır sat vermek demektir. Eğitimde «iştirak», öğrencilere okullannın yönetiminde söz hakkı tanımak, Millî Eğitim Bakanlığınm aşırı yetkilerini budamak demektir. De GAULLE «iştirak. fikrinl. «komünizmle kapitalizm arasında iiçüncü yol» seklinde özetlemektedir. Ne var ki General, isabetli teşhisle önündeki bütün engelleri aştnış olmayacaktır. Radikal bir yapı değişikliği. her babayiğidin üstesinden gelebileceği bir iş değildir. Sağ Maurice Couve de Murville, De Gaulle tarafından Pompidou'nun yerine Başbakanlığa ataudığınııı Uân sosyal reformlnra karşı direnecek, Rol ise derinliğini yetersiz bulacakedilmesinden sonra basına demeç veriyor. tır. 3330 haziran zaferinden sonra rahat bir çoğunluğa kavuştuğu Millî Meclisteki her iiç milletvekiiinden ikisinin De GAULLE'cü olduğu gerçektir. Ama sosyal reformların kapsamı konusunda, POMPİDOU'nun uzaklaştırıimasının açığa vurduğu gibi, De GAULLE'cüler de bölünmüşlerdir. Generalin, geçmişte, milliyetçi Fransaya Cezayirin bağunsızlığım hazmettiren, çoğunluğu antikomünist bir ülkeyi Moskova ve Doğu Avrupaya jaklaştıran prestijini yeniden ortaya koymağa çalışacağı muhakkak. Ama kaldıysa... I M ARİS «Georges Pompidou affedilmedi, sksine terfl etti. Pompidou yann, hattâ bugünden, Elysee Sarayı tarafından yine Ely•ee Sarayı için gösterilen aday olmnştur» (La Figaro). «General de Gaulle, Pompidon'ya yolladığı mektubnnda kendl•ini, kendi yerine geçecek tek aday olarak gördüğiinü açıkça belirtmiyor mu?» (ParisJour). Bugünkü Fransız basmmdan alınan bu iki paragral, Fransız siyasi çevreleri taraiından General a e Gaulle'ün, Pompidou'ya yazdığı * mektupta günün birinde Pompidou'nun kendi yerine geleceğine mutlak nazan ile baktığı şeklinde yorumlamakta olduğunu ortaya koymaktadır. Buna rağmen diğer bir sabah gazetesi olan «L'Aurore» bu kanaati paylaşmamaktadır. Bu gazeteye gore, Pompidou'nun yerine Couve de Murville'in atanması bir çeşit «hesaplaşma» dır ve her şeye rağmen «Elysee Sarayı tarafından izlenen politikanın sertlefeceği» anlamma gelmektedir. De Gaulle, eski Başbakan Pompidou'ya gönderdıği ve derhal açıklanan mektubunda, «ulusun kendisine verebileceği bütün görevlere hazır olmasını» dilemektedir. Şimdiki Fransız Anayasasına göre, ulusun verebileceği tek görev, Cumhurbaşkanlığı görevidir. 28 ekim 1962 referandumundan beri yalnız Cumhurbaskanı Fransada genel seçimle işbaşına gelmektedir. General de Gaulle'ün eski Başbakan Pompidou'ya gönderdiği mektubunda kullandığı «mandat» kelımesi, Cumhurbaşkanının kendi görevinı belirtmek için sık sık kullandığı bir terimdir. Özellikle geçen 30 mayısta General d'e Gaulle, buhranın en şiddetli anında şöyle demişti : «Şimdiki şartlar karşısında çekilmiyeceğim. Halktan bir görev (mandat) aldım, bnnn tamamlıyacağım.» P ARİS Franaadaki «on grevler ve ücret trtışlarının devleti »oktuğu mall sıkıntıyı hafifletmek için bütçede bâzı değişiklikler yapılacağı açıklanmıştır. Bunlara göre gelirl yüksek olanların gelir vergileri •• 1025 arttınlacaktır. / öte yandan da, Fransa Ortak Pazar ülkelerinden büyük çapta kredi alacaktır. Ekonomi ve Maliye Bakanlıkları, Fransada en çok geliri olan 650 bin kişinin bu vergiden etkileneceğini açıklamıştır. Bu arada alkol üzerindekl vergiler de °o 10 arttırılacaktır. ' Orta ve yüksek tâkattekl araç lar lüks sınıfına girecek ve yedi beygir kuvvetinden fazla kuvvetteki özel otomobillerin vereileri iki misline çıkarılacaktır. Sermayeleri 150 bin frankın üstünde olan şirketlere yıllık gelir vergileri dışmda beşer bin franklık bir vergi daha konacak tır. Sermayesi bu meblâğm altında olan şirketler İse anı ver givi iki bin frank olarak ödeye ceklerdir. Resmî evrak üzerindeH damga pulları da arttınlacaktır. Kosigin, Johnson'a: c Bn komik bir is, değil mi?» Ki8a ve soğuk Normâl vergiden başka alman bu beş bin ve iki bin franklık vergilerle otomobil vergisinin artmıs şekli geçici, diğer vergiler devamlı olacaktır. Ücretliler ve sanayit etkiliyecek fiyat artıslanna sebep olacak bir niteliği olmayan bu vergilerle bütçeye iki buçuk milyar franklık bir gelir tağlanmıs olmaktadır. Bövlece Fransanın 1988 bfîtçesinde rekor teşkil eden açık 10 milvar 300 milyon franka indiri lecektir. Fransa. dört ortak pazar üveF\ ülke Batı Almanya, lt?lva, Belçika ve Hollanda Merkez Bankalan i l e tlluelararası Tesviveler Bankasından 1 mi'.yar 300 milyon dolarlık kısa vâdeli kredi alacaktır. Fransız Merkez Bankası bu mealde anlaşmaları Ortak Pazar ülkeleri Merkez Bankalan ve Uluslararası Tesvlyeler Bankası ile imzalandıSmı bildirmiştir. Bilindiği gibi, Fransa'nın altın ve döviz rezervleri Kayıs ve Haziran aylarında frank a'.ey hindeki spekülâsyonlar daha sonra da grevler sırasında Fransadan çıkanlan sermaye 1 milyar 395 milyon dolar azalmıştı. Geçici, devamh Bonn'un blöfü ünyada, nükleer silâhlann yayılmasını önliyecek antlasmayı imzalamayı reddedemiyecek tek devlet varsa, o da Batı Almanyadır. Çünkü Bonn Hükumeti, anlaşmayı imzalamayı redd'ettiği takdirde, Moskovanm bunu bir propaganda aracı olarak kullanacağını ve Avrupada, Almanyayı tecavüzkâr bir devlet olarak tanıtmaya çalışacağınl gayet iyi bilmektedir. Buna rağmen, Başbakan Kiesinger, Antlaşmayı geçici bir süre için imzalamamakla iki hedefe ulaşmayı umut etmektedir : Nükleer bir saldınya karşı, Birleşik Devletlerin Batı Almanyaya tek taraflı garanti vermesini sağlamak, ve anlaşmaya karşı olan Hıristiyan Demokratik Birliği ile Hıristiyan Sosyal Birliğindeki aşırı milliyetçi elemanlan ılırolı yola yöneltmek. D Kısa vâdeli Kiesinger'e göre, Bonn'un antlaşmayı imzalamayı geciktirmesl ile, Doğu Almanyanın Batı Berline uyguladığı yeni kısıtlayıcı tedbirler arasında, doğrudan bir ilişki yoktur. Bununla birlikte, Başbakan, antlaşmayı imzalamamak ve diğer müttefiklerinin d,e kendini desteklemesi ile, Rusyanın Doğu Almanya üstünde baskı yaparak, Batı Berlinde uygulanan kısıtlayıcı tedbirleri kaldırtacağını umut etmektedir. Üçlü nota Her ne kadar Amerika, Îngiltere ve Fransa Kremline gönderdikleri notada, yeni kısıtlama ted1birlerinin Dört Devlet Antlaşmasını ihlâl ettiğini bildirmişlerse de, Brejnev, verdiği sert cevapta, Doğu Almanyanın «kendi topraklannı kornmıya hakkı olduğunu» belirtmiştir. Berlin problemi gerçekten 8nemlidir. Fakat bu buhran, müttefiklerin gönderdikleri kuru notalar veya Bonn'un nükleer silâhlann yayılmasını önleyen antlaşmayı imzalamıyacağı tehdidi ile çözümlenemez. Moskova, Bonn'un bu tehdidinin bir blöf olduğunu gayet iyi bilir. Fakat öte yanda, Kremlin de bağımsız Batı Berlin'e yapılan tehdltleri desteklemekle, en çekindiği oluşum olan, Alman milliyetçiliğini kışkırttığım, idrak etmelidir. Analo Sakson basını Güvensizlik Başbakan Kiesınger, son yaptığı basın konferansında, Amerikadan yukarki biçimde bir garanti istemekle, VVashington'un canını sıkacağını gayet iyi biliyordu. Kiesınger'in bu çağrısı iki anlam taşımaktadır : 1970 tarihinden itibaren üye devletlerin çekilebilecekleri Atlantik Birliğine, ve nükleer silâhlara sahip olmıyan devletlere muhtemel bir nükleer saldınya karşı, Rusya, îngiltere ve Amerikanm, Güvenlik Konseyinde verdîklert teminata karsı duyduğu güvensizlik. Güney Yietnam Parlâmenlo Heyeti Bonn'da BONN, (a^.) Çeşitll Avrupa ülkelerini ziyaret etmekte olan Güney Vietnam MUlet Meclisi Başkan Yardımcısı Nguyen Da Kan yönetimindekl parlâmento heyeti son 48 saat içinde Batı Almanya yöneticileri tle çeşitli temaslarda bulunmuştur. Görüşmelerde özellikle Batı Almanya tarafından, başlanmış projelerin gerçekleştirümesini sağlamak Uzere Güney Vietnama yapılan insanî yardım Uzerinde duruldugu bildirilmektedir. Güney Vietnam heyeti üyelerl, düzenledikleri bir basın toplantısında, amaçlarının, ülkelerine maddi ve manevi yardımda bulunan Avrupa ülkeleri nezdinde kendilerini daha iyi tanıtmak olduğunu söylemlşlerdir. Güney Vietnam hükumetinin, Vietnam' ın banşçı yollardan birleştirilme sinden yana olduğunu belirten Da Kan, Saygon'un 1934 askeri anlaşmaları esas tutulmak suretiyle, çarpışmalann sona erdirilmesi amacıyla Hanoi ile görüşmelere hazır olduğunu tekrarlamıştır. Güney Vietnam heyeti bugün Batı Berlin'e gidecek, daha sonra Holânda, Belçika, tngiltere, îsviçre ve Italyayı ziyaret edecektir. «International Herald Tribune» Tito ve Nâsır, taraf sızlar konferansı konusunda anlaştı Moskova, Mısırın savunma kapasitesini arttırmağa devam edecek (Dış Haberler Servisi) öte yandan Nâsır'ın Sovyetler Birliğine yaptığı yedl gunlük ziyaret sonunda yayımianan ortak bildiride Ortadoğu meselesinin halli için Güvenlik Konseyinin 22 Kasım 1967 tanhlı ka rarının esas ahnmasında ıkı ülkenin anlaşmaya vardığı ve Ortadoğuda banşın tesısi için ortak tedbirler almaya karar ver dıği ıfade edilmiştir. Her iki ülke de îsrail askerlerinin Haziran savaşından önceki sınırlar içine çekilmebini ve Güvenlik Konseyi kararının bütün maddelerini uygulamasını istemiş ve bunlann banşın tesisi için gerekli şartlar olduğunu belirtmiştir. Bildiride devamla şöyle denmektedir: «tsrail'in Güvenlik Konseyi kararını uygulamayı reddi, siyasetinin ve hareketlerinin barışa karşı oldngnnu göstermektedir. Ortadoguda banşın kuvvetlennmesi, Arap halklannın ve bn arada Filistinin Arap hal kının meşru haklarına bürmet edilmesine bağlıdır^ Sovyetler Birligi Birleşık Arap Cumhuriyetine ekonomık ve siyasi her türlü yardıma devam ( edileceğini, ülkenin savunm* kapasitesini arttırmak için de yardım sağianacağım vaadetmis iç bir arabulucu, yedi ay önce Birleşmış Milletler tarafından Ortadoğu buhranını çözümlemekle görevlendirilmis olan Jarring kadar çaba sarfetmemiş, seyahat etmemiş. ve mücadele etmemigtir. Birkaç kere, Jarring'i Araplar la lsraillileri uzlaşnrmak üzere olduğu umudu doğmuş, fakat her defasında bu umutları hayal kırık lığı izlemiştir. Nitekim birkaç gün önce, Jarring'in Londraya, Michael Stewart, Ürdün Dışişleri Bakanı ve Îsrail Dışişleri Bakanhğı Genel Sekreteri ile buluşmak için gelmesi, gene böyle bir umudun doğmasına sebep olmuş, fakat toplantı hiç bir olumlu sonuca ulasamadan dağılmıştır. Büyük devletlerin Başkanlarının bu soruna değinen beyanatlan ise, ortaya hiç bir vakit buhranı kesinlikle çözümliyecek bir hal tarzı koy mamıştır. Örneğin, Kosigin, nükleer silâhlann yayılmasını önliyen anlaşmanm imzalanması sırasında verdiği bir beyanatta, Ortadoğuya gönderilen silâhlann sınır H! Ortadoğu hayalleri lanması için bir anlaşma yapmak teklifinde bulunmuştur. Fakat yapılan teklif güven uyandıracak bir biçimde aynntılı olmayıp, saühta kaldığından. Johnson bunun üstüne ciddiyetle eğilmemiştir. Yanlış haber öte yanda, Mısır Dışişleri Bakanı Mahmut Riad'ın Kopenhag'da, yap tığı konuşmasında Israil'in tanmması gerektiğini söylediği haberi de politikacdar arasında bir iyimserlik havasının esmesine sebep olmuşsa da. sonradan Mısırlüar bunu inkâr etmis ve haberin yanlıs olduğunu ileri sürmüşlerdir. Nâsır, Moskovada bu konuda gayet sert konuşmalar yaparken, Amerika, Israile «HAVVK» füzelerini göndermiye karar vermistir. Îsrail ile Mısır arasındaki anlafmazlık tüm şiddeti ile devam ederken, Rusya da Ortadoguda iktisadt ve politik nüfuzunu genişletme çabalarına devam etmektedir. «The Daily Telegraph» Kayhan SAĞLAMER I Batı Berün'de cfrrenei goslerileri BERLÎN, (a.a.) Yaz tatilinin başlamasından ikı gun once, Batı Berlin ünıversitesı oğrencıleri ile polis arasında bazı çatışmalar meydana gelmışıtr. Olaylar, protesto gösterilermde bulunan yüz kadar (ASTA) Icra Komitesı üyesi oğrencmin, rektörlük bınasını işgal ederek uç saat süre ile ellermde tutması ile başlamıştır. Çatışmalar bürolann, polis tarafmdan boşaltılmak ıstenmesi üzerine patlak vermiş, yakalanan ögrencilerin kimlik tespiti için karakola götürülmesine engel olmak isteyen ve bu amaçla kaldınmlara oturan 500 kadar öğrenci polisler tarafından dağıtılmıştır. Çatışmada bazı ögrencilerin coplarla yaralandığı bildirümektedir. B ELGRAD Birleşik Arap Cumhurıyetı Devlet Başkanı Nâsır, Moskova dönüşu uğradığı Brıonı'de dün gece yap tığı konuşmada, «Geçen yılki yenilgimize bakarak bunun bizinı sonumuz olduğunu düşünenler, kendilerine pahalıya malolacak ağır bir hatâ işlemiş olmaktadırlar» demiştir. «Arap ulusu saldırı karsısında teslim olmıyacak ve Filistin balkının kanuni haklarını güvenlik altına almıyacak berbangi bir çözüm yoluno kabul etmiyecektir» dıyen Nâsır kendisini Yugoslavya'ya dâvet eden Başkan Tito'ya saygılarını sunduktan sonra. kendısı ile gayet iyi anlaştıklarını söylemış, «Bunun en açık örnegi» demiştir. «Bağımsızlıgımızı güçlendirmek amacıyla Kahirede, tarafsıı ülkeler arasında bir konferans top lama konusunda yapmış olduğu muz anlaşmadır.» Mareşal Tıto da yaptığı >onuşmada, «Tarafsız ülkeler tem siloileriyle yapmış olduğu gorüşmelerin, bu ülkelerin amaç larına ulaşmak üzere şbirliŞin de bulunma arzusnnda olduklarını gösterdiğini» ıfade etmiş, «Hedeflerin neler oldugnnn tesbit etmek üzere bir ön topiantı yapılması kararlastırılmif darumdadır» demiştir. HUMPHREY İSRAİL'E SİLÂH YARDIMINA TARAFTAR Belden aşağısı felclî Amerikalı LONDRA, (a^.) Belden aşağısı felçli olan 43 yaşındakl bir Amerikalı, bu ay sonlanna doğru Manş denizini geçmsk için ikinci bir teşebbüste bulunacaktır. Esklden Amerikan bahrtyesine mensup olan ve bundan 15 yıl önce geçirdiği çocuk felcinden sonra slgortacüık yapan Harry Hinken, 1525 temmuz tarihleri arasında yüzerek Manşı geçmeye teşebbüs edecektir. Hinken, geçen yaz da böyle blr teşebbüste bulunmuş, 23 mil yüzdükten, yani Manşın yansını aştıktan sonra vaz geçmişti. Hinken, «Bir insanı kabiliyeti ile ölçmeü, kabiliyetsiz taraflan ile değil. Bu bareketimin bana benzeyenlere daha çok ümit ve kendilerine inanç vereceğini umu yorum» demiştir. Amerika, füzesavar sistemleri konusunda Moskova'ya ikili müzakere teklif etti ONDRA, (a^.) İyi haber alan kaynaklardan öğrenildiğine göre, Birleşik: Amerika, Rusyaya füzesavar yanşma ara verme konusunda, genel silâhsızlanma müzakereleri dışmda, ikili göriişmeler teklif etmiştir. Sovyet Başbakanı Kosigin'in saldın ve savunma silâhları yarışına ara veriimesl teklifine bir cevap mahiyetinde olan bu teklife göre, Sovyetlerle doğrudan doğruya müzakereler özel heyetler arasında, ya Moskova'da, ya Washington'da, ya da her iki başkentte yrpılabilir. Birleşik Amerika tahripkâr I VVashington, (a.a.) aşkan Yardımcısı Hubert Humphrey, Ortadoguda devamlı bir banş kuruluncaya kadar îsrail'e askerî yardım devamına taraftar olduğunu söylemiştir. Bununla beraber, Humphrey, Ortadoğu buhranırun gerçek çözümünün «Anlasmah blr silâhsızlanmaya» bsğlı olduğunu bellrtmiştir. B füzeler meselesinin, hiç fleğüse başlangıçta, iki büyük kuvveti ilgilendiren bir konu olduğu görüşündedir. Bu ltibarla mesele yahıız Sovyetler Birliği İle Amerika tarafından lncelenmeli ve anlaşma sadece bu iki ülke arasında yapümalıdır. lyi haber alan kaynaklara göre, Amerika Birleşik Devletlerl füzeler meselesinin Sovyetler tarafından ileri sürülen diğer silâhsızlanma teklifleriyle bir arada mütalâa edilmesine ve toplu olarak kabulü şartına bağlanmasına karşıdır. Eyfel Kulesi PARİS, (a.a.) Paris Belediye Meclısı, Eyfel kulesmın bir Fransız otomob1 şırketı farafından piyasaya yeni çıkarılacak mo del için dev bir reklam kulesi olarak ^nllanılmasına ızın vermemiştır. Müzakerelerle vanlacak blr anlaşmamn Ortadoğu Ulkelerinln menfaatlerlne uygun düşecegini söyleyen Başkan Yardımcısı, Arap devletlerinin Sovyetler Birliğinden aldıklan süâhlarla bir savaş siyasetl gütmelerinin banşa hizmet etmiyeceginl ilert sür mUş, «Silâh yann sona erip gcrçek banş kuruluncaya kadar Amerika'nın Israile Jet uçaklan dahil asker! yardıma devam etmesi dogm ve haklı blr darmay olur» demişür. * * İSTANBULCAĞALOGLU MAKİNA • ELEKTRİK • İNŞAAT ve MİMARLIK Bölümlerinde Gündiiz ve Akşam öğrenci kayıtlarına başlamıştır., MÜRACAAT: İST. CAĞALOĞLU ÇİFTESARAYLAR CAD. No. 21/55 TELF. : 22 44 74 22 62 71 TELG. t KÜLTÖR • Hİ2. /feT.j •JMr MÜHENDİSLİK ve MİMARLIK ÖZEL YÜKSEK OKULU $ } * J * *
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog