Bugünden 1930'a 5,459,226 adet makale



Katalog


«
»

CEM VAYINEVİ sunar : ASTURİAS (NOBEL 1967) SAYIN BAŞKAN 2. BASKJ. 10 Lira YEŞIL PÂPA 15 Lıra G«nel DağUım: CEM 7AYINEVİ Tan Ap. Cağaloğlu, İstanbul Feza Reklâra: 2648/1570 umhuriyel KURUCUSÜ: YTJNUS NADİ FRANSIZCA E LÜZUMLU 'ATLAR: [SIZCA Lt'GATI Baskı 10 TL. Lugatı «TL. 8 TL. u/enzilâtlı temin edilebilir Not: Oku'.ların t gönderllir. Koiay t'ransızca Kitapçılarrla Sipariş 44. yı/ soyı 15642 Telgrat ve mektup adrcsı: Cumhnrıvci Telefonlar • 2 J 42 S ) 22 42 96 < K IstanbuJ Posta Kutusu: İstanbu) No 1İ6 22 42 97 22 42 »8 22 42 99 Çarşamba 14 Şubof T968 Ö Ğ R J f T İ M T A Y I N E V İ ANKARA CAD. No. 62/2 İSTANBDL Kıbrıs bosınıno göre, Türkiye Ado'nın yüzde 20' sini istiyor UThant, Türk ve Rumları uzlaştıramadı ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Kıbrıs Türk Topluluğu Başkanı Rauf Denktaş, New York'ta yapılan görüşmeler hakkında «Bizim ve Rumların görüşleri taban tabana zıt olduğundan bir anlaşma zemini bulunamamış ve birinci safha kapanmıştır» deraiştir. TEPKİ, DEVAM E D İ Y OR Rektörlerin ve siyasî partilerin görüşii an şahidi Emniyetten yardım istedi Şükran SONEB O»ı.ıonı\ede gerıciler uydurma ihbarla hâdise çıkardılar. Gazeteler Ne gereği vardı ? umhuriyet Senatosunda bütçe konuşmalannm başladıği ilk gün herkcs Başbakanı bekliyordu. Hükiiıtıet çauşmalarının bir yülık proçramı demek olan biitçenin tiimu üzerindeki tartışmalar o gün yapılacaktı ve muhaiefetin eleştirilerine karsı programı savunma görevi şüphe yok ki biitiin Bakanlardan önce Başbakana düşüyordu. Cumhuriyet kuruldu kurulalı bu hep böyle olagelmişti. Oturum açüıp da Maliye Bakanının takdim konuşması bittikten sonra genel görüşmelere baş landığı halde Başbakanın ortalarda görünmemesî Senato üyeJeri arjsında biraz ıayrct, biraz da üzüııtü yarattı. Ne demekti bu? Başbakan Senatoyu küçümsüyor mıı idi? Yoksa muhalif grup sözcülerinin yöneltecefi bücumlardan mı çekiniyordu. Bütçe kanunu tasarısını savunma görevi Başbııkao Vardımcısı Seyfi Öztürküıı omuzlarma yüklenmişti. İyimser kişiler, Hükümet Başkanımn bir gün sonra, sıra Başbakanlık bütçesinin görüşülmesine geldiği zaman Scnatoda arzı endam edeceği umuduna kapıldılar. Bu umut da boşa çıktı. Bakanlıklar bütçeleri arka arkaya gelip geçiyor, fakat Sayın Başbakandan scs sada çıkmıyordu. Dışişleri Bakanlığı bütçesi üzerinde konuşulurkcn bir ar* onu A.P. grupu sıralannda göriir gibi olduksa da bu bir hajal mi yoksa hakikat mi anlıvamadan gene çabucak gözden kaybeftik. Nihayet son günü Başbakanın Scnatoda uzun bir konuşma yapacağı haberleri ortalığa yayıldı. Ama nasıi olurdu? Anayasamız, Cumhuriyet Senatosunda bütçe görüşmelerinin en geç on gün içinde tamamlanmasını emrediyordu. Senato içtüzıığüne göre ise, fasılJar ve maddeler üzerindeki konuşmalar bittikten sonra, bütçenin tümü oya konmadan önce aleyhte ve lehte olmak üzere ancak iki üyeye söz hakkı tanınıyordu. Başbakan, olsa olsa bütçe onavlandıktan sonra kürsüye gelebilir ve hiç bir tartışma kapısı açraaksızın teşekkür makamında kısa bir konuşma yapabilirdi. Dünyanın bütün demokrasilerinde olduğu gibi, bizde de mevzuat ve teamül bunu gerektiriyordu. Yazık ki böyle olmadı. İçtüzük hükümlerinc ve gelencğe aykırı olarak oylamaya geçiltneden önce Başbakan söz aldı ve sanki inat o!sun dercesine, ilk günü yapmusı gereken uzun bir konuşma ile bütçeyi bağladı. Böylece, ondaıı sonra kîmseye söz hakkı tanınmadığı için, muhalefeti biçimsel olarak mat etmenin sevinci içinde yerine oturdu. Bu usulsüz konuşmasında Başbakan hiç değilsc gece gündüz an gün süren acı tenkidlcrden bir kaçına şöyle dişe dokunur cevapiar yerebilseydi! Çeşitli p u p sözculeri 1968 bütçesi üzerinde ağır eleştirilerde bulunmuşlar, carî harcamaların arttığım, fiyat yükselişlerinin yatırımları büyük ölçüde •ksatacağını, bütçe açığmın 3 milyarı bulacağını rakamlara dayanarak ortaya koymuşlar, ciddî tasarruf tedbirleri alınmasını sâlık vererek Hükümeti uyarmaya çalışmışlardı. Başbakan ise muhalefeti mat edici sandığı usul dışı konuşmasiyIe onlann ele aldığı ekonomik konulardan hemen biç birine değiumemiş, daha ziyade «Sosyal adaleti gerçekleştirmek için mutlak.ı sosyalist olmaya lüzum yoktur», «Söyleyin Anayasamn neresindesinn?>, «Emeliniz neyse âmeliniz de o olmalıdır» gibi yuvarlak lâflarla durumu idare etmiştir. Bu konuşmaya bakarak, Başbakanın Senatoda neden illâ son günü konuşmak istediğini anlamafc güçtür. Bize kalırsa hiç konuşmasa daha iyi ederdi. Nasıl olsa havada kalacak bir gösteri uğruna içtütüğü ve demokrasi kurallarını zorbmaya değer mi idi? Dışışien Bakanlığı Kıbrıs Vunan Dairesi Genel Muduru Adnan Bulak, Savunma Bakanı ve diğer yetkılıler ıle bir goru.şme yapan Denktaş ve liderler, bu gorüşmeden sonra gazetecılerle sohbet etmişlerdir. Bu ara da Denktaş, New York temaslan hakkında su bılgıyı vermıştır: New York çıkmazı «New i'ork'ta yapılan temaslar bir sondaj niteli^i taşımaktaydı. Tarafların mutabık olacak ları herhangi bir nokta ortaya çıkmamıştır. Bir zemin bulunamamıstır. l'Thant, kendi açısın dan bu konuda calısmalara devam edecektir. Bizim ve Rumların görttsleri taban tabana zıttı. Yunanlılar da Rumları desteklemislerdir. Onlar, nihaî çözüm yolunun bulunması seklinde bir çalışraa yapılmasım istiyorlar. Biz ise önce Adada güvenliğin ve silâh tehdidinin ve anormal tutum ve baskının kal dırılması halinde böyle bir göriisme yapılacagını bildirdik. Bu iki zıt tez arasında bir yakınlas ma olmadıgı için birinci s»fha kapanmıstır.» (Arkası Sa. 1. Sü. 1 de) ANKARA, ıCumhuri>et Burosu) İstanbulda yayınlanan bazı gazetelerde «Kur"anı Kerim'in yırtılıp çiğnendiği» yolundaki haberlerin etkisiyle Adana'nın Osmaniye ılçe sinde, «Komunizmle Mücadele Derneği» ve bazı vatandaşların teşvik leıiyle çjkan olaylann tepkisi devam etmektedir. «Kur'anı Kerim'in yırtılıp çiğnendiği yolundaki haberlerin asılsız olduğu» Içışleri Bakanı Faruk Sükan tarafından kesinlıkle açıklanmıştır. Bakanlar Kurulunun ria bu yoldaki açıklamasının ve «Vatandaşların tahriklere kapılmaması yoluııda»kı uj'armalarının yanı sıra, siyasi partilerin ileri gelenleri. Üniversite Rektörleri, öğrencı kuruluşları da aynı konuda görüşlerini açıklamışlai'dır. ŞERİAT (!) İN KESTİĞİ PARMAK Üzücü hâdiselerin yaıatılmasına vasıta olaral: kullanılan ve yapılan Savcılık tahkikatı sonunda yalan olduğu ortaya çıkan, «Kur'an yırtma» olayı şahitlerinden olduğu iddia edilen Uskent Atilhan, hayatıııın emniyet altına alınması için polise müracaat etmiştir. Olay jerı olarak gösterilen Kalamış semtınde yaptığımız araştırma ve olay şahıdı olarak gdsterılen ^ahısiaria yaptığımız gorüsmeler sonunda valnız olayın değıl, olayda verilen yer, ısım ve ctığer bilgilerın de tamameıı uydurulmuş olduğu ortaya Amerika, Vietnam'a 10.500 asker daha yolluyor Saygon'da Kuzey Vietnamlı bir general öldürüldü ASHİNGTON Güney Vietnam'da askeri harekâtın yavaşladıgı, neredeyse sâdece eskî lmparatorluk baskenti Hue'ye inhisar ettiği sırada, Amerika'mn «Bir teminat olmak üzere» Güney Vietnam'a derhal 10300 asker daha sevkedeceği, Savunma Bakanlığı tarafından açıklanmıştır. Bu arada, Saygondan gelen haberlere göre, Güney Vietnam'daki Kuzey Vietnam Kuvvetlerinin komutanlarından Tümgeneral Tran Do'nun, Saygon sokak çarpışmalarında öldürüldüğü bildirilmiştir. w (DIŞ HABEKLER SERVİSİ) İhbarın içyüzü «Kur'an yırtma» oiayını Savcılığa ıhbar edcn Koşuyolu tmamı Salih Guler (aynı zamanda haberı nesreden çazetelerden bırının muhabırıdır). olayın hikâ \e«ını Üskent Atılhan'dan dmledığmı söylemış, soruşturma açılmasını talep etmiştir. tlk sorgusunda Salıh Güler'ın ıddia?ını kabul eden fakat çok kısa bır süre sonra bızzat polıse mıiracaat ederek bırıncı ifadesının ya lan olduğunu, Salıh Güler'i güç durumda bırakmamak ıçın ilk ıfadesını vermek zorunda kaldığını, boyle bır olaya şahıt olma dığı gıbı, olayın evınde eereyan (Arkası Sa. ?. Sö. 2 de) 10.500 asker O.D.T.Ü. Rektörü Kemal Kurdaş Ortadoğu Teknik Ünıversitesi Rektoru Kemal Kurdaş, oiay hakkında: «Son derece korkutucu ve ikaz edici bir olay» demiş. ozetle şunlan sdylemiştır: •Kafalar. hurafe ve tahriklerle karartılınca soııuc. kaçınılmaz şekilde böyle olur. Karanlık, kuvvet li ve yıkıcıdır. Gaflet içinde yıllar dır buna goz yumuyoruz. Hcpimiz uyanmalı ı c Atatürk rcformlannda şekillenen medrnivetçi anlayışiıı >anında kati olarak yerimizi almalıyız.» Savunma Bakanı Yardımcı=ı Phü G. Gouldmg. dun gazetecılere, «General William Westmoreland'ın isteğine uygun olaraK, 10.300 askeri daha Güney Vietnam'a sevkedeceğiz» demiştır. (Halen Vietnam'da 500 bin Amerikan askeri vardır.) «Teminat» sözunden ne anlaşıldağı sorulduğunda Gouldıng, Amerikan kuvvetlerinın Ke San'da Kuzey Vietnam ve Vıetkong kuvvetleri karşısında bulunduklan durumun kastedildiğını, memleketın diğer yerlerinde son Vıetkong taarruzlarıyle meydana gelen dunımun. anlaşUdıgjnı beİJitcıjjtn. Sözcu. Vıetnama yeni kuvvet sevketmenin Amerikan kuvvetlerinin sayısı için kararlaştırılmış o'an 525.000 rakamınm arttırılması anlamına gelemiyeceğıni sozlerjne eklemiştir. (Arkası Sa. 7. Sü. S de) Amerikan Posta Teşkilâtmm kaldırılmasma Dısisleri «« muhalefet etti Biilent DİKMENER Meteoro/o/f, ay sonuna kadar yağış bekliyor Devlet Meteorulojı Klcıi Genel Mudurluğu, 27 Subat'a kadar havaların fiaima yağjşıı geçeceğını ve ancak ondac sonra hava sıcaklıkUnnm ar»acağını büdırırken, Doğu'da kar venıden başlamış: kabakulak ve grıp salgınının önune geçıieme mış, «Kılkurdu» hastalığının sebep olduğu hayvan kavbı çoğalmıştır. Rektör İhsan Doğramacı Hacettepe Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakultesı Rektoru Prof. Ihsan Doğramacı da şunları soylemıştır: «Şahsi kanaatime göre iki aşırı uç daima birleşmektedir. Aşırı sağ zaman zaman aşırı solun. aşırı sol da zaman zaman aşırı sağın ycrini almaktadır. Bunlar ortalığı bulandırıyorlar. Ikisi de aynı derecede tehlikelidir. Yetkili makamiar, tah rike ıesile olan olaylann geçmedi ğini kesinlikle belirtmişlcrdir. Ancak konu istismar edilmiştir. çok dikkatli olmak gerekiyor.» TEKIRDAĞ SAVCISI, ISTANBUL SAVCILIĞINI UYARDI TEKİRDAG İstanbul'da Spor Sergı Sarayında, Hac yolculuğu münasebetiyle düzenlenen sohbette, din adamları tarafından yapılan ve gazetemizde yayınlanan konuşmalarda suç unsuru gören Tekırdağ Savcısı Memduh Sezgın, tstanbul Savcıhğına bir yazı göndererek, uyarmada buiunrnuştur. Savcı, «Sohbet toplantısında din adamlarının yaptıgı konusmalarda açıkça suç bulnnmakta dır. Gazetelerin birkaç kalıp değistirdifini, Tekirdağ'da satılan bir sayıda bulunan bir haberin Istanbnl kalıplarında bulnnamıyabilecefini dikkate alarak, tstanbul Savcısına uyarmada buInndum» demıstır Ama bir kadın ikiz doğurunca gözlerı açıldı TUNCELl Ovacık ılçesinın Yaylagülü köyünde 25 yaşmda Ay şe Fırat adında âmâ bir kadın, ikız doğum yapmıştır. On jnldanberı kör olan Ayşenın gözleri dogum yaparken açılmış ve bu yuzden köy halkı iki gün iki geee «pniik vapmıştır. YTP Genel Başkanı İrfan Aksu YTP Genel Başkanı İrfan Aksu. «TTP niıı irticai mahiyette olan şey leri kat'iven tasvip etmediğini» belirtmiştir. (Arkası Sa. 7, Sü. 3 de) TEVKİF EDİLENLERDEN BİR KAÇI İstanbul'da Şehrımızde cun (8J 'lereceye kadar yukselen ısının. bugun de artraaya devam edecegı ve havanın parçalı bulutlu geçpceğı Ye«ılköy Meteoro'.oıı tstatyonu ılgıhlerı tarafından bı'.dinlmıştır. Meteorolojı i]^;Jilerı. hava sıcaklıklarının doğu bölgeler.nde değısmeyeceğinı valnız, Batı Anadolu'nun bazı kesımlerınae duşmesının Deklpndığını shvlemışlerdır. llgıhlcr. Cuma gununden ıtibaren M.irraara ve Ege bolgelerinde sıs olaymıo etkıh olabileceğini ifade etmisierdir. Bir jetimiz düştü, içindekiler kurtuldu MANlSA Balıkesir Hava Ussünden eğıtim ıçın havalanan bir jet uçağırruz dün saat 12 de Gelendenin 35 kılometre kuzeyındekı Fırdanlar lcöyünün Kuru mevkiıne düşmüştür. Uçagın ıçındekıler kurtulmuş, daiıa sonra da bir helikopterle üsse gdturülmüşlerdir. Düşüş nedeni ile kaza geçirenlerin kimliği öğrenilememistir. Beslenme yetersizliği çocuklarda yözde 45 ölüme sebep oluyor ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Biıinci Mayvancılık Kongresi, dün Sosyal Sigortalar Kurumu konferans salonunda çalışmalarına başlamış. bir konuşma yapan Sağlık Bakanı Vedat Âli Özkan, Turkije'de beslenme yetersizliğine dikkati çekereu. bu yüzden olum nisbetinin çocuklarda yüzde 45i bulduğunu söylemişfir. Hayvancılık scktörünün gelişmesini engelliyen (aktörler üzerinde durulacak kongredeki konuşmasında Özkan, ozetle şöyle konuşmuştur: •Turkiyede hayvansal protein yetersiz seviyede üretilmektedir. Gunde şahıs başına 1516 gram hayvansal protein düşüyor. Ankara civaOdalar Birliğinin rındaki köylerde bir kişi yılda ortala ma g kilo süt. 5 kilo yoğurt, 3 kilo gürüşü açıklandı: peynir. 13,5 kilo et. 2 kilo baltk ve 40 ynmurta tüketmektedir. Beslenme Enstitüsü arastırmalari' (Arkası Sa. 7, Sü. 4 de) ANKARA Amerikan Posta Teşkılâtı (APO) kanalı ıle Turkıye'de görevlı Amerikah personel'e gelen ve Türkiyeden Amerikaya gönderilen eşyaların, Türk gümrüğünden geçirilmesi konusunda Gümrük ve Tekel, Maliye ve Milli Savunma Bakanlık ları ile Genel Kurmay Başkanlıgı temsilcilerinin hazırladıkları «Özel bir rapor» Dışişleri Bakanlığınca kabul edilmemiştir. Amerikalı personel'in Türkiyeye gelirken getirdikleri eşyaların güm rük memurlarımız tarafından «evlerinde muayene» edilmesi sisteminin «vergi kaçakçılığina yol açtığı» gerekçesiyle aynı Bakanhklarca kaldırıimak istenmesi kararı da yine Dışişleri Bakanhğınca reddedilmiştir Amerikan Posta Teşkilâtı Turkiyede gorevli Amerikalı personel'e yurt dışından gönderilen eS yaların Türk Gümrük Teşkilâtmca kontrol edılmeyip, özel bir posta servisi «APO» kanalından geçmesine zamanın Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu tarafından izin verilmiştir. bunun için, Amerika ile Türkiye arasında ikili bir anlaşmaya dayanmamaktadır. (Arkası Sa. ?. Sü. 3 de) /DAKİKA: Politikomani Gerek Sayın Başbakan, gerek Sayın İçişleri Bakanı, Osmaniye hâdiseleri için «tahrik vardır» diyorlar. Ona ne şüphe? Elbette var. Osmaniyede olup bitenler, ecet gibi, kaza gibi, yahut 4a. bazı tabiat hâdiseleri gibi, hiç beklenmedik bir anda, pat diye gelivermedi. Seneler değilse, aylardır, gittikçe azıtarak sürüp gelen tahriklerin neticesi bunlar. Ondi herkes mutabık. Yalnız, hâlâ devam eden, tahriklere baka baka, oturup, vumurtarun kapıya gelmesini beklemek, zamammız politikasının bir icabı mı oldu, acaba? D. N. Zon^uldak'da iki kişi daha tutuklandı ZO.VGULDAK <a.a.) Zonguldak olayları ile ilgıli olarak ifadelerin alınmasına devam edilmektedir. Dün de Ruşen Yaraş ile arkadaşı Yavuz Demir tutuklanrruşlardır. Öte yandan dün ifade veren lerden Kifat Özsoy, Hasip Özdemir ve Saim Yalçm, Toplantı ve Gosterı Yürüyüşleri Kanunununa muhalefet ile teşvik tahrik, tahrip ve darp suçlarından mahkemeye sevkedılmışlerdır. «Kıdem tazminatı S. Sigortalarca ödenmelidh» TEVKİF TALEBİ İLE MAHKEMEYE VERİLEN İ. SELÇUK, SERBEST BIRAKİLD! Gazetemiz yazarlanndan tlhan Selçuk, TÖS salonundaki bir konuşması dolayısiyle dün akşam Basın Sarcılığı tarafından, tevkifi talebiyle 4. Snlh Ceza Mahkemesine veribniş; yapılan gizli duruşması sonunda, serbest bırakılnuştır. Kocaoğlan, Kızılo y'clcı Ankara'nın en işlek caddelerinden bir olan Ataturk Bulvarında, «eli deynekli» bir vatandaşın sürukleyerek goturmekte olduğu bır ayıyı goren Baskent'liler, hayretlerinı gizleyemedıler. Okulların dağılma saati olduğu içm çoğunluğunu kuçuk yaştakı öğrencılerın teşkıl ettıği kalabahk, ayı sahıbinin yolunu keserek, «Kocao|Ian»ın hunerlerini gormek istediklerini soylediler. Boyle bır fırsatı gözleyen ayının sahıbı, tefine vurup sopasını da kala'ırınca «Kocaoglan», tum hünerlerini göstermeye koyuldu. Ne var ki, balkondan fotoğrafının çekıldığinı goren avı oynatıcısı, parsa toplamaktan bıle vazge^erek, Kocaoğlan'ı suruklercesıne ara sokaklara daldı (Fotoğraf: Mustafa İSTEMI) A.\KARA, (Cumhuriyet Bürosu) Turkıye Tıcaret Odaları, Sanayi Odaları ve Tıcaret Borsaları Bırligi; «Kıdem tazminatlarının Sosyal Sigortalar tarafından ödenmesine taraftar oldufunu» bıldırmıştır. Bu konudakı açıktamada, özetle şoyle denılmektedır: «Kıdem tazminatının thtiyarbk Sigortası ile yakın irtibatı gözönünde tutularak, bu sigorta fonundan da yararlanması gerekli görülmektedir. Bu maksatla, aslında nisbeten yüksek olan îhtiyarlık Sigortası işveren hissesinin bir kısmı, bu gayeye tah sis edilmelidir. Şöyle ki, yüzde 5,5 ihtiyarlık siçorfasına, binde 5 kıdem tazminatı fonuna verilmelidir. Yeni Kanunun yürürlüfe girdiği tarihe kadarki tazminat işveren, sonraki kısmı Sosyal Sigortalar tarafından ödenmelidir.» Lailclilc oyunu Adam oturmuş günlerdenberi «şeriatın» yorumunu yapıyor. Demek ister ki şeriata karşı olmak dinsizliktir. Mademki Anayasa tâikiik temel hükmıi üzerine kuruludur. O balde şeriatı savunmak, yani islâmiyeti onun şartlarını savunmak suç olmamak gerekir. Suri mantıkla v an lan bu sonuç ilk bakışta valnız nıeselelerin içyüzünü bilmeyen, ya da cahil insana değil, okumuş insana bile doğru gibi görünür. Oyle ya, mademki seriat islâmiyetin tümüdür, islâmiyet şeriattan aynlamaz. Şeriata karşı olmak, demek islâmiyete karşı olmak demektir ki lâiklikIe bağdasmaz. Aslında buradaki oyun lâiklU kavramı üzerinde oynanan, yıllardanberi oynanan oyundur. Lâiklik, basite irca edersek, dinle devlet işlerinin birbirinden ayrı olmasıdır önce. Dinle devlet işleri birbirinden ayrılnv ca şer'i kurallann ki çoğu İs lâmî devlet kurallandır hükümsüz olması gerekir. Yani vicdan özgürlüğii ile Ugili, kişinin inançlariyle Ugili kurallac işliyecek. Kişi ibadetini serbestçe yapabilecek, veya yapmıyacak. Orucunu tutacak veya tutmıyacak. Kısacası onun inançları kendisine aittir. İnancı ne ise ona göre davranmakta serbesttir. Baskısızdır. Ama kişi kalkıp da mademki kitabımız Kur'andır, o balde kitaptaki bütün hükümlerin uygulanması gerekir dediği zaman lâiklik prensipine aykırüık başlar. Çün kü ş e r l kurallar hem devletin temel kuruluşuna aykırıdır, hem de bu kurallann uygulanması ya da uygTilanmasını istemek lâikliğin getirdiği vicdan özgflrlüğüne aykırıdır. İşte oynanan oyun buradadır ve bu oyun özgürlük kavramı üzerine oturtularak yülardanberi oynanmakta, bizim politikacılanmız da, masurjı insanların dinî inançlanna baskı yapılamı>acağı gerekçesiyle bu oyuna göz yummakta, hattâ dolaylı o larak dinin istismannı teşvik de etmektedirler. OLAYLARIN AHDINDAKİ 23 gün sonra.. İlhan Selçuk'un, 23 gün evvel Yıldız Teknik Okulunca düzenlenen «Türk Devriminin Stratejigi» konulu seminerin açık oturumundaki konuşmasında, TCK'nun 141. ve 142'nci maddelerine göre suç (Arkası Sa. 7, Sü, 2 de) Toplantı Çalışma Bakanlığmda dun; Savunma, Çalışma, Maliye, Ticaret, Bayındırlık, Ulaştırma, Sanayi, Sağlık ve Enerji Bakanlarının katıldığı bir toplantı yapılmıştır. Toplantıda. «Işçi sorunlan, yatınmlar, istihdam ve sosyal güvenlik konularında fikir teatisinde bulunulduğu» bildirılmiştır. Senalör bilmem kim çıkar, kürsüde vicdan özgürlüğü diye şeriatın savunmasını yapar. Milletvekili çıkar komünistlere yüklenme paravanası altında ümmetçiliği savunur, broşürler yayınlar, burcu burcu şeriat kokan bayram tebrikleri gönderir, mevlidler, vaazlar, «hac bilgisi» sdı altında toplantılar tertiplenir ve bunlaruı hepsi vicdan özgürlüğü adına desteklenir. Böyle bir ortamda elbette ki bugün Osmaniyede, yarm başka yerdc olaylar birbirini kovalayacaktır. Hele Atatürk'ün devrimleri emanet ettiği gençlik, Atatürk gençliği, sustukça, Atatürk knşakları çıkanlan gürültülerden iirküp aman üs | tüme çamur sıcratmıyayım diye köşelere çekildikçe bu olaylann S ycnileri elbette birbirini izleyecektir. Belediye Mectisi, V. Koç'un Istinye'de fabrika kurmasına izin vermedı Belediye Meclisinin dünkü toplantısında, Sanayi Odasının Tepebaşındaki eski Karlman Pasajmuı bulunduğu yerde 60 metre yükseklikte bir bina yaptırmasiyle ilgili mazbata, kabul edilmiştir. Meclis, bu arada. Koç tarafından tstiriyede bır site halinde inça ettirilecek elektronik cihaziar fabrikasmın yapımı ile ilgili mazbatayı, bu yerin sanayi sahası niteliğinden çıktığı gerekçesiyle, reddetmiştir. Fabrikalann Istinye'de yapılmasmı öngören tadil teklifi, Komisyona iade olunacaktır. NADİK NADİ ••• Jl
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog