Bugünden 1930'a 5,432,306 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAHÎFE ALTI CUMHT7RÎYET 20 Ocak 1968 Atllla DORSAY Cumhuriyet 20 Ocak 1929 tarihli Cumhuriyet'ten Yazan : Burhan FELEK Konsolosun öf kesi sertliği insanla Oğlum.. biri sana beyefendi rnı keyiflerine tesir edi dedtt mu?.. Sen ona estafurullah.. y«r Kötü havalarda in o sizun beyefendiluğunuz diyecek sanlann neşesi kaçar.. i sun.. Demezsem ne olur?.. yi havalarda herkes güleryüzlü Ne olacak beyefendiluğu kaolur. Galiba düğünlerin, derneklerin, bullenirsun.. Kabullenirsem ne olur?.. gezilerin tozuların iji mevsime Hiç... İşportacı Rahmi Beygetirilmcsi de bundandır. Dışarıda kuş kapan bir soğuk efendi.. sayın Rahmi beyefendi.. Alay etme be!.. lodos.. derken kar tipisi... Ulan.. sen kim, beyefenduluk Tam o strada Konsolos içeri girdi.. gözlüklerine kadar kar dol kiın?. Rüyanda görsen hayra yor mamalisun.. muş idi. Benim nem eksik beyefendi Recep Efendi! Acaba beni olmak için.. blraz süpflrebilir misiniz? Her şeyin tamam oğlum Rah Alesta Konsolos Bey.. fırçalayım.. diye Recep geldi.. Kon mi.. yalanuz beyefendliğin eksolosun üzerindeki kan temizledi.. şapkayı fırçalarken düşürdfl: Aman Recep Efendi! Şapkanu dikkat ediniz.. bir daha nerede böyle şapka alacağun. Nnri lifa karıştı: ülan Recep! Bu kadar zamandır kahvecisun! Bir adam tlmar etmesini bilmilsun.. Rahmi: Adam timar edillr mi yahu! Ettigin lâfa bak!.. Paktum ne olmuş? Ne olacak.. koskoca Konso sik.. Ahmet: lora hayvan yerine koydun.. Uzatmayın be!.. Konusacak Hâşâ! Ben öyle bir şey debaşka lâfınız yok mu? medim.. sen Konsolos Uen beKonsolos: nnm aramı açmak istiisun! Hilmi Beyefendi! Oğlum! Konsolos Bey.. bana be? Ben senin oğlun değilim. efendi demeyin! Bunlar taskanıSen benim anama yaklaşamaz yorlar.. Hilmi Beyefendi! Benim lisamn! Hoppala!. Al bandan da beş nim alışmış. Başka türlü konuşamam.. paralık.. Siz herkese beyefendi mi der Beş paraluk da sensun!.. Yahu! Ben sana ne söyledim. siniz?.. Hemen hemen!.. Ben sana ne söyledim?.. O zaman işler kansır Kon Sen bana bir şey demedin.. solos Bey! Konsolosa hayvan dedin.. Karışmaz kanşmaz Hilmi Ben mi?.. Bevefendi! Siz devam buyurun. Yok baban! Ulan Rehmi.. her lâfa baba bana hir şey mi soracaktınız?.. Soracaktım ama şimdi soramı karıştırma demedum mi ben sana! Ölmüs adanu ne karıştiri ınam artık . Rica ederim.. hiç bir mahisun? O Lâkırdımn gelisatıdır. Be zur yok!.. Ama bana kızmıyacaksınız.. nim senin babanlan ne alış verisim var? Sen Konsolosu hayvan değil mi Konsolos Bey! yerüıe koydun! Ne münasebet!.. Ben size Konsolos Bey.. ben sana öy kızar mıyim? Jamais de la vie... O ne demek Konsolos Bey! le şey dfdum mi?.. Rica ederim.. birbirimize bi Asla kızmam.. Öyle ise söyliyeyim.. Konsoraz daha cemilekâr olalım.. los bey.. kusura bakmayın! Siz Cemile de nereden çıktı?.. Hıristiyana benziyorsunuz.. Ahmet: Bırakın su tatsız konuşmaKonsolos birdenbire: Un.. Anlamadım.. *« Hlristiyana henzijforsnnnz.. Nurk . „ ,.. ,„,,., O ne demek Hilmi Beyefendi! Ben piraktum.. ha nu Rehmi Benkn nerem Hıristiyana benzibana îftîıS^eftu:.""1* " " Czatma Nuri.. sen de adamı yor.. Recebe timar ettirdin! Fenalık için söylemiyorum. Timar fena lâf midur.. Konsoloı Bey.. hani kalabalıkta Timar demek kasağiyı alıp bir yerde slzl tanımasam.. ben atı tnvalet etmek değil mi?.. Yok be!.. Bizde timar demek Hıristiyan sanınm.. Absurde.. saçmaü Ben Müso değildnr.. Sizde at yoktur da ondan.. lümanım.. ulumu diniyeyi de Ga Timarhane ahur demek mi latasarayda ulemadan bir hocamız dur?.. vardı ondan okudnm.. Uzatmaaa! Yanlış konuştun! Olahilir ama yani ya llk ba Rahmi: Hah!.. Hay babana rahmet kışta meselâ îmam Efendi gibi Ahmet ağabey!. Gördün mü oğdeğilsiniz.. lum.. timar ne demekmiş!. Kon Tabiî değilim!. tmam Efen. solos Bey... dinin büyük bir sakaü. var ba Konsolos Bey!.. Alo! Kon şında beresi.. elinde tesbihi.. t golos Bey.. galiba sizin telefon mam Efendi İslâmın imamıdırbozuk!.. Sizde ue ne sakal. ne bıyık.. Telefon bozuk değfl Hilmi gözlük.. sonra lâflarınız falan Beyefendi!.. Zihni meşgul olan tıpkı Hıristiyan.. kimse cevap veremezNuri: Hangi zihni Konsolos Beytınız.. ne lüzumu var böyle llflann be?.. Nnri: : Ha bu Rehmi Konsolosa Hıristiyan deyi... Demedim.. benziyor dedimKonsolos: Hilmi Beyefendi! Zatıâliniz tslâm mısınız?? Elhamdülillâh!.. Nerenizden belli? Sakal yok, bıyık yok.. sarık yok.. namaz yok.. oruç yok.. tesbih yok, mest yok.. Ama ben efendime söyliyeyim.. Elhamdülillâh Müslümanım.. Ben de Elhamdülillâh Müslümanım.. farkmuz.. Nuri: *ir dâhinin dönüsü: Hongkonglu kontes (A countess from HongKong) Yönetmen: Charles CHAPLİN Oyuncular: Marlon Brando Sophia Loren Sydney Chaplin Tippi Hedren Patrick Cargill. Renki bir Universal filmi (Emek ve Konak'ta) nce bir itiraf: Bir filmi eleştirmenin «HongKong'lu Kontes»! yazarkenki kadar bana güç geldiği hiç olmamıştı... Hangi yolu tutacağımı hâlâ da kestinniş değilim: Filmi yapanın Chaplin olduğunu hiç düşünmeden, Chaplin'den «tecrit» ederek kendi başına ele almak... veya, Chaplin'in sinema kişiliğinin ışığı altmda tartışmak... Biz eleştirmeciler (bir itiraf daha) genellikle 2. yolu tutmaktan kendimizi alamıyoruz ne yazık ki. Böylece filmi illâ da yönetmeninin sanat yaşamının belli bir yerine oturtmağa, niye falan filimden önce ve filân filimden sonra yapıldığmı bulmağa çalışıyoruz. Aslında daha doğru, eserin anlaşılması için daha akıllıca gibi gözüken bu yol, bir filmi sırf kendi basına taşıdığı değerler (ve kusurlar) ile birlikte. önyargısız, csaf» bir biçimd'e inceleyemeyen akademik eleştırmelerin ortaya çıkmasına vol açıyor zaman zaman .. «Hong Konç'tu Kontes» eğer bir Chaplin filmi olmasaydı... veya biz onun Chaplin'in, Delluc'un sinemanın Moliere'ı, Elie Faure'un ise Shakespeare'i diye adlandırdığı. 7. sanatın en büyük dâhisinin filmi olduğunu bilmesek veya unutabilsevdik, ne derdik bu filim için? «HongKongiu Konteş, 1940'lardaki Amerikan komedilerini andıran, konusu (Kötü bir hayat sürdüğü HongKong* tan kaçıp Amerikaya gidebilmek için, eski Rus soylularından giizel bir kontes, gizlice bir Amerikalı diplomatın kamarasına sıgınır. Diplomatı bir sürü müskül durumlara soktnktan sonra sonunda ask doğar... ve, her sev tatlıya bağlanır), yine bu devir filimlerindekine oyçun, duyeusal yönu viiklü salon komedisi tanı trelişimi, eskimis anlatımıyia sinemaya yeni bir sevler «etirmeyen, ancak seyredilebilen bir filimdir» der. çıkardık. Ama işin içinde o denli sevdiğimiz, sRvdı6ımi7, havranı olduSumuz Bir Chaplin varsa ne olacak? Bu filimde Chaplin'den ne var diye aramamız gerekmiyecek mi? Arayalım öyleyse: Evet, Chaplin'in 1910'lardaki. Ingiliz pandomim geleneğinı sürdüren fılimlerind'pkini andırır hazı bblümler (özellikle Patrick Cargill'in filimdeki Hudson • oyunu), yine bu filimlerdeki «Chaplin komiği» ni oluşturan bazı öğelerin yer yer tekrarı (örnegin, tekrarIanan gagiann komik etkisi : baslarda hep çüriiltüyle kapanan kapıdan herkesin irkilmesi, v.s.), 1931'deki «Sehir Işıklan» ndan sonra Chaplin'in filimlerine özellikle hâkim olan, ve filim boyu kendisini duyuran bir duygululuk.. Hepsi bu işte, hemen hemen... tlk filmini yaptığı 1913'ten beri yarım yüzyıl boyu dünyayı güldürmüş, ağlatmış, «küçük adam» ın, basit insanın sembolü, perdedeki kardesi olmuş, «Diktatör» l e Hitler'i ve faşizmi, «Asri Zamanlar» la gelişen, makineleşen dünyayı, «New York'ta Bir Kıral» la Amerikayı kendine özgü keskinliğiyle taşlamış Chaplin'den filimde olanlar hemen yalnız bunlar... (Bir de başta kendisi, kamera önünden sıray O Londra, 6 Kıral Amanul kum kalan Gök Bayrakçı Cemal lah Hanın istifası üzertne yerini ve yardakçılannm muhakemeleriterk ettiği kardeşi tnayetullah ne başlanmıştır. Elde edilen bir Han, sarayında hapse<lUmiş ve rüya defterinden baza parçalar asilerin reisi Habibullah, Kıral okunmuş ve Cemal her gece rüilân edilmiştir. Kıral Amanallah ya gördüğünü ve bunlan buraya Han da Kandiharda teşkilât ku kaydetme merakında olduğunu rarak ilkbaharda Kabil üzerine söylemiştir. Yazdığı rüyalardan yürüyeceğini söylemiştir. Ayrıca, bir tanesi «kendini üazı Hazretkendisini kıral ilân ettirmek is lerinin çiftliğinde görmüş, kenditeyen Mahmut ömer adında bir sine iki Lâz tabanca vermiş, akprensin faaliyete geçtiği de bil lına suyikasıtta bulunmak geldirilmektedir. Bugtinkü duruma miş.> Bir tanesi de «Afgan Kıralının yanına oturmuş, zevcesini asilerin reisi hâkimdir. ne diye dans ettiriyorsun? Bu Bursada millet bir sahip anyor, o da benim ama bu millet olmaz, ya 1tutuklananların rana, ya Afgana gidip ihtilâl çı karmalı.» muhakemesi Reisin sorusuna lcarşılık olaBursa, 16 (özel) (Dini îslâm thtilâl Cemiyeti) kunnak gi rak da, «Şimdiye kartar kimsebi kötü niyetleri nihayet Bursa nin rüyadan ötürü isticvap e<Ulhapishanestnde bogulmaya mah digini duymadım» demiştir. Afgonisfan ikiye oyrılıyor SERGILER Radyoen Zihni mi?.. Konsolos acı acı giildü: Pauvre consul general! (Zavallı başkonsolos!; Konsolos Bey! Affedersiniz ama size bir şey söyliyeceğim.. Buyurun Hflmi Beyefendi! Nuri: Beyefendilerin kusuru... Sensin!. Ben beyefendi depim!.. Korsolos sana beyefendi dedi.. sen de kabuUendün! Naaapalım!. Adamın ağzı a bşmış herkese beyefendi diyor. Der ya!. J terbiyelu adamdır. Beyefendi de der, paşa efendi de.. Benim ne kibahatim var tranda!.. Ulan Rehmi gene bir çuval inciri berbat ettnn.. adamı dininden ettun! Yok be!. Ben onun dinine bir şey demedim.. hani bakınca Htristiyan gibi görünüyor. Ben tanımasam da bir yerde görsem Müssü derim. Oğlum sen lâfı ters konuşaysun!.. Hıristiyan değil, frenk diyeceksun. Agnadm mı?? Frenk. Hıristiyan değü mi? Defil.. frenk frenktir. Hıristiyan kimdir?.. Hıristiyan. sobacı Karabet. O Hıristiyan değil Ermenidir. Ahmet: Gene çizmeden ynkan çık Farlonız.. Konsolos Bey.. sen reçete gibi lâf edisun.. ha ba da işportacı gibi.. Ahmet: Rahmi.. senin bugün aptalhğın üstünde.. Ağabey! Ben ne dedim.. ben Konsolos Beye bir şey soracağım kızar mısınız, dedim.. kızmam dedi.. ben de söyledim. Konsolos: İtiraf ederim ki; affedersiniı bu kadar münasebetsiz bir sual soracağınızı tahmin etmemiştim. Buna rairmen kızmış değilim.. an cak Rahmi Beyefendinin benim dinimle, benim onun itikadiyle meşgul olmamızın mânası yok.. Nuri: Anladın mı şimdi âşık! Mânası yok dedi.. Kim dedi? Konsolos dedi.. O konsolostur aklına geleni söyler.. öyle mi? Ulan! Sen bulmuşsun işin kolaymı... Sen.. Derken Rahmi birdenbire: Yakalanmış.. ağabey.. yakalanmış... Ahmet: Kim?.. Gangsteri yakalamışlar.. | ( ş ı söyledi?.. r Nah gazete yazıybV. Ulan o eski gazete, Ahmet getirdi.. içinde toto var idi de Ahmet: Sen uyuyorsun be Rahmi!. Gangster yakalanalı bir hatta var.. Ağabey!. Ben şimdi öğrendim. İçim ferahladı. Sana ne? Bana ne olur mu ağabey! Her akşam karanlık basınca ben hep arkamdan uelenlere bakanm.. eyy! Eloğlu Allah yarattı demiyor. Basıyor kurşunu.. Seninlen ne aUş verişi var? Ağabey!.. tnsanı benzetirler.. sonra sen gangster olmadığını an latıncaya kadar iş işten geçerNuri: Ulan evde ayna yoksa, Recebin aynasına bak!.. Sende gangster suratı var mı? Oğlum gangsterin suratından anlaşılsa polisler elleriyle kovmuş gibi bulurlar. Sen bendeki surata değil yüreğe, çalıma bak! Ağnadm mı? İnsanın halüıden ne olduğu anlaşılır. Benim de oldukça bıçkın halim vardırDerken bir patlama oldu.. Rahmi: Davranma!.. diye masanm altına gizlendi.. hep gülmeye basladılar.. kahveci Recep bir kesekâğıdını şişirip patlatmış.. Davranmadım Rahmi Bey! Korkma çık masanın altından Rahmi kıpkırmızı olmuş. Nedir o yahu! Kahveci Mehmet Efendinin kesekâğıdı.. çok sağlam.. iyi patlıyor.. deyince Konsolos berkesten fazla güldü.. Hilmi Beyefendi! Ben Hıristiyana benziyonım demiştiniz. A caba şimdi zatıâlinizfcimebenzediniz.. Rahmi ister istemez güldü. Ben üsturuplu adamım Konsolos Bey! Ne olur ne olmaz.. e kesekâğıdı olmasa idi .. öyle değil mi Ahmet Ağabey!.. Öğleripğil. ikindi... Hah!. tşte! Seninlen de konuşulmaz ki hemen maytaba abrsın adamı.. bugün günlerden ne?. Cumartesi.. Tamam... ben gidiyorum Re cep.. arayan olursa maça gitti der sin! Üç galeride Sekiz sergi Gültekin El IBAL ü n l u ısımlerle yoğun bir sergi döneminin işaretçisi oluyor. Altı resim ve bir yontu (heykel) sergisi, diğer galerilerdeki dilzenlemeler de başladığında Istanbul için gerçek bir sanat ortamıru getirme yolun da büyük umutları müjdeliyor. î" 111 ü ç b ü y ü k d e SOPHİA LOREN MARLON BRANDO la geçen tüm Chaplin aileai). MacCarthizm yüzünden terkettiği Amerikaya bir daha ayak basmıyan Chaplin'in Amerikadan ayrıldıktan 15 yıl sonra, ticari Amerikan sinemasının en ağdalı santimantal komedi türüne bu denli yakın bir filımle sanat çizgisıni (muhtemelen) sonuçlandırması. aslında hazin bir oluş değil mı? Ama hayır... «HongKong* lu Kontes», ne olursa olsun, tüm kusurları ve sevaplanyla bir Chaplin filmi... En büyük sanılan ustalar üçbeş yılda kendilerıni tüketirlerken 50 küsur yıldır sanatın doruğunda kalmış bir adama bir başarısızlığı çok Kormek imkânı var mı? «HongKong'In Kontes» i beğenmesek de biz yine «Chaplin çok yaşa» diye bağıracak, sinemateklerde eski filimlerini seyretmeğe koşacağız. zengm bir çıftlik ağasının kaçırılan karısını bulmaya çıkan dört «profesyonel» serüven adamının hikâyesi... Araya bol miktarda «ihtilâl felsefesi» de karışıyor... Brooks filmini itina ile çekmiş. Hollywood'un ahşılmış kalıplan içinde kalmakla birlikte, sağlam kuruluşlu, sürükleyici. birinci sınıf bir serüven filmi... Oyunculann hepsi rollerini bulmuslar. Ferit Edgü (The professionalsl Yönetmen: Richard BROOKS Oyuncular: Burt Lancaster Lee Marvin Claudia Cardinale Jack Palance • Woody Strode Robert Ryan • Ralph Bellamy. Renkli bir Columbia filmi (Atlas, As, Şafak, Süreyya'da). Richard Brooks, büyük yazarlara meraklı bir yönetmen... Tennessee Williams (Kızgın Dam d'aki Kedi) Josepb Conrad (Lord Jım), Dostoyevski (Karamazof Kardeşler) gibi yazarlardan yaptığı uyarlamalardan sonra, bu kez o kadar yükseklere çıkmamış. Frank O'Rourke adlı serüven romanlan yazarının «Profes yoneller» romamnı perdeye aktarmış. 1910'larda Meksika'da PROFESYONELLER SON OYTN (Capricel Frank Tashlin, bu kez Doris Day Richard Harris ikilisini yönetiyor. Güzellik müstahzarlan imâlinde çalışan Doris Day bu arada bir esrar kaçakçıhğı işine ^ar^ı.vor. Stanley Donen'in son yıllardaki «Charade» veya «Arabesque» filimlerine benzeyen. heyecan komedi karışımı bir hikâye .. Tashlin, komiğin ağır bastığı ilk yarıd'a kişiliğini daha iyi gösteriyor. Renkli bir Fox filmi (Yeni Melek, Kent, Ipek'te) ÂSİ KABADAYI (Honbre) Martin Ritt, bir kez daha gözde oyuncusu Paul Newman'la çalışmış... Sonuç bu kez tam bir başansızlık. Western'in ahşılmış ilkelerini iterek gerçekçi olmaya çalışan bir hikâye... Beyazlardan çok apache'lan seven bir melez bas kişiyi oluşturuyor. John Ford'un «Cehennem Postası • Stagecoach» ve Robert Aldrieh'in «Apache» filimlerini hatırlatıyor. Ama nerde o fihmler? Gerilimsiz bir hikâyenin durgun ve sıkıcı bir biçimde anlatılışı... Renkli bir Fox filmı. Ayrıca Fredric Marcb, Richard Boone, Diane Cilento oynuyorlar. (Fitaş. Site'de) KISAGA. Dört yıl önce ilk özel sergisini Pariste açan sanatçı, Türk • Altnan KüHür Merkezindeki bu Uk sergisinde 27 yapıtıru güzel bir düzen içinde veriyor. Sekiz yılı kapsayan Paris çalışmaları Edgü'nün kişiliği üzerine yeterli bir bilgi vermektedir. Bir ana motif teknik dışında özgün (orijinal) adlamalarla yapıtlarda ?erek yağlıboya ve gerekse daha başka tekniklerle yeni bir dokiı, yeni bir renk güzelligi, duygu dü şünce birliğı getiriyor Bu sıcak • soğuk savaşmın srerikleri sanıldığmca, gerçeküstücü bir eğilim de değildir. özgün ve ileri, köklü bir güzel anlatının seçktn örnekleridir. sindeki bu llk retrospektifı yırmi yılı âşkın grafiklerinin en seçkinlerini bir araya topluyor. Yurt içi ve dışı karma sergilere kacılan Kayaalp, son yıllardaki örnekleriyle de gene yurt içi ve dışı ödullemelerle gerçek yerini tut muş, çizgi oylum (hacim) va doku olarak sürekli bir güzel ?alişimi içtndedir. Gerek somut va gerekse soyut çabası bu grafıkierinde süzülmüş ve belirgin plâstiğe erişmiştir. Üstelik Kayaalp pek güzel bir sergi düzenini ds birlikte getiriyor. Krikor Zarifyan Şehir Galerisinin gtrişindekı yağ lıboyalar Ue dördüncü sergisı ÇOK aceleye gelen Zarifyan'ın, kendi kendini yetiştirmiş işlerini bekielemek gerekiyor! Oktay Günday Taksim Sanat Galerısmdeki düzeni güzel sergisiyle otuz iki vapıtını sergiliyor. Pariste uzun yıllar çalışmalarını sürdüren Gıu> day, son beş altı yıldır, gerik'.erm de (tuval) dikey ya da yatay bir ritmin peşindedir önce. Bu duygâkf W»yı$,**iinflM "Itetkı, ressara.pğraşının ikinci yanını, renıc uygulamasuıı ve onun yeni talını son işlerinde en belirgin durumuna ulaştınyor. Anlatısı yer yer büyük bir sessizlikten, hırfin bir ritme dönüşüyor, yatay gelişmeleri bazı bazı geriğin ortasında yeni düğümlerle yenıden bir plâstik duyarlığa ulaşıyor. Güzellik aramasmdaki güçlenm» nin delili oluyor. Oktay Günday özgür bir tutkunun içtndedir ve başarısı da buradan başlıyor. Kuzgun Acar !967 yılı ürunü Uç yontusunda, tel gereçle (malzeme) yeni biçim leri veriyor. Ünlü Acar'ın yalnızca tellerden yapılı Uç yontuyla bir sergilemesi daha çok Edgü İle yaptığı ikileme İçin bir önem taşıyor. Yenilerine hazırlanıyor olmalı. Fethi Karakaş Otuz yılı aşkın bir sürenin grnfik • resimcisi Şe. lr Galsrisinin ilk salonunda bu kere yalnız '7 yağlıboyasını sergiliyor. Bunda bıraz da Kayaalp ile birlikte bulunmasından olacak. grafiklertni bir başka sergilemeye bırakrrus. Boyutları oldukça küçük çalışma lar, çokluk soyut somut ciengesindeki güzel'e ulaşıyor. Başan'ı bir teknik, resim dilindekl yalınlığı da bövlece sağhyor Orhan Tamer Galerının ikinci ressamı 19 yağ lıboyasında eski yıllarına karşm daha hareketli, bıraz dadaist damarlı görülüyor. Anlatısı renkten çok çizgısel oluyor. Tevfik Fikret'in yapıtlan Anlayışsızlıgın, acelenin, bir yere bir şeylerin sığdırılmasmıri kurbanı oluyor. Fethi Kayaalp Ankaradan so ıra Şehir Galerl nöbetçi eczaneler istanbul sinemaiar ALEMDAR: (22 38 83) Büyük CelUÜar (Y.Güney) BULVAR. (21 35 78) Son G«ce (r.Glrflt) GÜNES: (21 61 40) 1 003 tstanbu) • Bajdat. 2 Yedl Teksasın Belâlısı. GÜNDEŞ: (27 71 88) Son Oyun (D.Day) tPEK: (22 25 13) Son Oyun (D.Dayı KULÜP (22 75 77) Marko Paşa MARMARA: (22 38 60) Çılgın Kız (R.Pavone) MELEK: CEyup) (21 S8 76) 1 Marko Paşa (SJUı?ıkı: 2 Kırallara Kargi NtLGÜN: (21 11 60) Marko Pas» HENK: (21 15 25) Profesyoneller (C.Cardlnale) SAFAK: (22 25 13) ProfesyonelİCT (B.Lancester) TINAZTEPE: (71 65 18) Profesyoneller YENİ: (Bakırköy) (71 63 26) 1 YaSmuı Çlselerken 2 Marko Pa?a tıyatrolar ARENA TİYATROSU: (4S 84 19) KANL1 NtGÂB Her gece 21.15 Çrş. C.tesl. Pz. 18.00 de. AZAA İIYAIRUSU (22 Si 40) oOımı ÜUCtl • Gazantet ö z c a o topluiugu «AVRUJV1AJİ.SA MAKSAJ3IN» Çrs C.teal P l 16.15 t« P.tesl naric beı gece 21.15 BAKIRKÖY TtYATBOSU: «KAUININ rENDlı P a . zartesi Barlç, beı gece 11.15 Pazaı 15.00 cKAitAGÖZ • HACtVAT» Çr>. Cumarteai 15.00 M BÜYÜK rTYATRO (Ne)al Uvıpıf (21 Jl «8) ıAYYAB HAMZAı Carj. PTJ, Cuma. C.tesl, Pz. 21^0 Crş. C.tesi P» 15.00 I A L O ORAS1 TTMARHA NE Mİ?» Çrş C.tesl. Pz. 18 00 P.tesl 21.30 da OORMEN HYATRUSU «Btl YENİÖI» P.tesl narlc »et gec* al.İS Crj ıxoo C tesl K? ısor de FATİH TİYATROSU: (22 01 71) cYARISI». Her gün 21.00. Pazaı 15.30 da. GEN A K nVAVKUSU 14» Sl 09) tPOLİSLERı P tesl oarlc net cec* 21.15 C tesl Px 15 nr i e FATtH TtYATROSD: (G. Sürurt, E. Cezrar) «SOKAK K1ZJ İRMA» Pazartesi barlç. beı gün 21.15 tSTANBUL TİYATROSt) BLHAMRA (44 23 36) tKARIM ve SEVGtLİM. Pazartesi barlç, ber gün 21.15, Çarşamba, Cunıartesl, Pazar 15.00 de ALTI OYUNLARI: .SERMET OÖLU tLYAS» H a gün 18.15. Pazartesi 21.15 t e KABARJ* DGVEKUŞU ITYATROSD: 144 «0 40) «VATAN KURTARAW SABAN. Ba gece 21 de KARACA TİYATRO (44 54 02) .SENATÜR68» Pazartesi bariç bet gece 21J0. Pazar 18.00 de. EENT OYTJNCULARJ (44 38 63) tKÖCÛK DEVLERı Pazartesi Perşembe Cuma, Cumartesi 18.00 Sah 18.00 Pazartesi 21.15 te ıMtKADONUN CÖPt>ERİ> Pazaı Sah 18.00 Pazartesi 21.15 te K Ü Ç O K S A H N B <4« se S2) MOeap OfluogJu ny«ttu. tPEPSU Het gun 11JS de Carsamba Cumartesi. Pazat 17.00 < « J BAKIRKÖY: peüstiı. BESİKTAŞ: köy, Parlak (Levent). Altu». Aytac. Te Bandırmada "Tiyotro Kulübü., kuruldu BANDIRMA Şehrimizde sanatsever bir kısım gençler tarafından, Belediye Elektrik Mühendisi Ertuğrul Soylu'nun önderliğinde bir «Tiyatro Kulübü» kurulmuştur. Tiyatro Kulübü hakkında Ertuğrul, «Amacımız, tiyatro sanat ve kültürünü yaymak ve sevdirmektir. Tiyatronun bir oknl olduğnnn kabul etmenin ötesinde, toplumun yükselmesinde ve ilerlemesinde okulun da etkili bir kurnm olduğuna inanıyornz. Tiyatronun halka dönük, halkla beraber olursa yaşıyacağı bellidir. Bandırma Tiyatro Kulübünün yaşaması için halkın da ilgisini bekliyoruz» demiştir. Yıldız, Dilek, Orta(Amavutköy), Yeni BEYOĞLU: Eğe, TokgSz, Itır. EİIİNÖNÜ: Sirkecl Merkez, Cağaloğlu Beyazıt Merkez, Aksaray. EYÜP: Eyüpsultan, Merkez a j malcılar), Yeni (Raml), SUâhtar. FATİH: Edimekapı. Kurç, Şenol, Topkapı, Yedikule Merkez, Merlh, Fener. GAZİOSMANPASA: Seyhan, 5U« (Küçukköy). KADIKÖY: Cicek. SLfa (Söüütlüçeşme), Selâhaddin Kutmfln, Çiğ dem, Çiîtehavuzlar Tanyer. KARAKÖY: Eğe. KASI3VIPASA: Güven. Hasköy. SARIYER: Mete, Emirgân. SİŞLt: Hayat, Feriköy, Arda. Kervan Meral (Mecidlyeköy). Gültepe, KfPtanpaşa (Okmeydanı). ÜSKÜDAR: Taşhan, Doiancılar, Beylerbeyi. ZEYTİNBURNU: Merkez. bevoölu AS: (47 63 15) Profesyoneller (BXancester) ATLAS: (44 08 35) Profesyoneller (C.Cardlnale) DÜNYA: (49 93 61) Düjman Arkadaşlar EMEK: (44 84 39) Hong Kong'lu Kontes ( S i o r e n ) ERKOÇ: (47 07 32) 1 Kupa Ası. 2 Asket Anası FtTAŞ: (49 01 66) As) Kabadayı KENT (Şisli) (47 77 62) Son Oyun (D.Day) LEVENT: (63 55 39) FedaiİCT PUosu KONAK: (48 26 06) Hong KongHu Ronte») LALE: (44 35 S) Marko Pasa LEVENT: (63 55 39) Soygun <M.Darc) LÜKS (44 03 80) Marko Pasa (Çtlhaıı) SARAY: (44 16 56) KumarbM Denlzcller SİTE: (SisU) (47 69 47) Rlngo Klbat Senerl ŞAN (48 67 92) Marko P M > YENİ AR: (49 64 72) 003 tstanbu] • Bagdat İ MELEK: (44 42 69) Soo Oyun( ORTA DÖGU TEKNİK ÜIİIVERSİTESİ REKTÖRLÜGÜHDEN Üniversitemiz Sağlık Merkezi için ekgörevli 1) KnlakBoğaz ve Burun Mütehassısi, 2) Dis Tabibi, 3) Psikiatri Mütehassısi, 4) Tamgörevli bir hemsh* almacaktır. Doktorlarda Aranan Şartlar": a) Askerlik görevini vapmıs olmak, b) 45 yaşından fazla olmamak, e) İngilizce bilmek tereih sebebidir. istekUlerin Üniversitemiz Personel Müdürlügünden alacaklan müracaat formlarinı doldurarak en geç 25/1/1968 perşembe günü saat 17 "* ye kadar iade etmeleri ve 29/1/ 1968 pazartesi jünü saat 10 00 da yapılacak mülâkatta ha«r bulunmalan rica olunu: uazeteciSer Gemiyeti Başkanlığından: 31/12/1967 tarihinde yapılacagı bildirilen Cemiyetiınizin Ganel Kurul toplantısı, ekseriyet sağlanamadığından tehir edil mişti. 29 Ocak 1968 pazartesi günü saat 10 da Cemiyet merkezinde aşağıdaki gündemle yapılacak toplantıda Tüzük hükümlerine göre, mevcudun iştirakiyle müzakereler açılacaktır. Üyelerimizin teşrifleri rica oiunur. GÜNDEM : 1 Açıhs ve Başkanlık Divanı seçimi, 2 Yönetirr. Kurulunnn yıllık taaliyet ve hesap raporlariyl«> denetçiler raporunun oknnması, 3 Raporlar üzerinde görüsmeler, Yönetim Kurulunun ve denetçilerin ibrası, 4 1968 yılı bütçe tasansının inrelenmesi ve kabulü, ." Yönetim Kurulu, Denetçiler, Haysiyet Divanı ve Balotaj Kurulu seçimleri, 6 Dilekler ve kapanış. gerekli telefonlar tHcyardım Hastananesl «9 30 00 Cerrahpaça Rastabanes) 21 60 51 Guraba Hastahanes) 21 60 00 Hasekl Hastanesl 21 28 80 21 43 91 Nümune Hastabanesl M 59 00 Kuduı Hastahanesl 22 90 32 Zeynep KâmD 36 30 S0 Sıhh) trodat Seyojlu 44 «9 08 tstanbu] 21 15 99 Oskudar 38 13 38 TanglD ı tstanbul 21 «I 23 Beyoglu 44 46 44 Kadıköy 36 08 73 OskUdaı 38 09 45 rOrk Bsrve Yollan BUel Satıjı (44 47 O t Ûanışma (44 03 96) O Hava Aianı (73 82 40) Oevlet Demirynlları Haydarpas» (36 04 15) Sirkecl (2'ı 00 50) Denlrvotlan 149 lf J8i catll gOnJeri (44 02 07 SehlT HatUr. (44 43 83) Tflofnnl.i felera» M kadıköv ATLANTtK: (55 43 70) K s n n h k t a Bir Çıglık BELEDİYE: (53 33 14) tstanbulda Öleceksln CEP. (36 06 82) Çelîk Bilek Drvlere Karjı ÇELİKTAS: (Maltepe) (53 35 07) Raraoğlan YejU EJder EFES: (36 35 84) Ozun tntOura Günleri FEZA: (36 35 84) Son Gece (K.Tİbet) KADIKÖY (36 49 24) Her Sey A«k tçin KENT: (36 96 12) Mutluluk (RJr.) LÂLEr (36 51 86) Marko Paşa OPERA: (36 08 211 Marko Pasa ÖZEN: (36 99 94) Ölüneeye Kadat (2.hafta) REKS: (36 01 12) Genclik Dünyası SİNEMA 63: (55 10 84) Oeniz Kuslan SÜREYYA: (36 06 82) Profesyoneller (B Lancester) KÛÇOK ITVATRU (27 m n\ «uaaJ UOLD. p.tes hartç oeı gece 21.15 te. Crv C tesl P» IIJOD a« ORALOĞLD TtYATROSD: (40 49 SS) ,ANNA P R A N K ' I D HATTRA DETTERİ. P.tesl lurlç bergUD 18.00 Cr» 15.00 «KADtNLAB lEB OERSEı PT 15 00 Crs 18 00 P l Salı Çn 21J0 TEPEBAS1 TtYATROSu: (44 79 38) ıKRALLAR DA ÖLÜR> Pazar. Pazartesi, Çarsamba. Cuma 21.00, Pazar 15.30 da tTLVl UKA/ liVArKOSlJ l A k ı a n i SOcO» Jper»da (21 57 22) tYALOVA KAYMAKAMI> Salı, Çarsamba barlç, heı gün 18.15. 21.15 te U1ABABAM SINIF1. Salı. Çarsamba, 18.15 ve 21.15 te. KEKlJK» Pazartesi barlc, beı gun 21.15. Çarsamba. Cumartesi 15.00 de CSKÜDAR rîYATROSU (3* 55 11) ıDAYAN BAHRtYfiXt» Het gUn 2100 Pazaı 15 30 da ZEYTİNBURNU TtYATPOSu•KÜÇÜK PRENS» Çarşamba, Cumarter i 20 00; Pazar 15.30 da.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog