Bugünden 1930'a 5,427,716 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

EÜFE ÎKÎ 18 Ocak 1968 CUMHtJRÎYET • •••M insan hakları yılı başlarken Ruhi Su ve törküleri anlatmaya koyulur. SSze başlarken . şnr. Konnşurken de dinletir. Başındaki aklar birden çoğaldı ••• 110 yıl. Dorgundur çoçunluklm.. durgunluğunda saflamlık, çr * aydınlık, alçakgönüllülfigfinde kendine güven ve sesinde vardır. Ruhi'nin sesindeki Anadolu yalınkat bir Anadolu dei bin vılın topra^ıdır. Egeden Rönesansa dönüsen nyrarliRin tekrar S Anadoluya doğm yürüyüsü Ruhi'nin türkiilerinde duyulur. S Çocuklufu bereketli Çukurova'da eeçmiftir Ruhi'nin.. lun dördüncü sınıfında keman çalısmaya baslamıj, sonra Müzik ögretmen Okulnnu ve Devlet Konservatuvan Opera Bölümünü bitirmlstir. Toplumun çeri anlavıtının çok Btesine nzanan J Mr özlemleri yüıflnden az belâ gelmemis basına: «««k «anatcı ffirse ezmek isteyen «Demir ökçe» nir yıliarca bapishanede vatmış Ruhi.. Ama ezilmemiş. :;:: «Öyle sanıyorum ki, meselâ taı bir Mustafa Kemal yaratmaydı ve ufuktan bir Önder beklenydi, bu Önder herhalde Ali Fuat ışa olabilirdi. Kaldı ki Anadolu ücadelesinde, Mustafa Kemal n ilk isyan bayrağını açan da oır..?. (Tek Adam. Cilt. III.s.43) Şevket Süreyya AYDEMiR en yakın arkadaslan arasında ve 2023 Haziran günlerinde orada aünmıştır. Bu arkadaşlann en basında, Ankaradan oraya gizlice gelen AU Fuat Paşa da vardı. Ali Fuat Pasa Amasyadan Ankaraya dönünce, Dahiliye Nazırı Ali Kemalin, teblif ve beyannamesi ile karşılasır. İs ciddidir Karsr ânı gehniştir. Demek ki mücadele ve isyan, daha vaktindcn evvel başlayacaktır. Hâlhu ki Mustafa Kemal henüz Sivas çevresindedir. Daha Erzuruma bile varmamıştır. Kaldı ki onun la o anda, temas bile kolay değildir. Nerede ki emir almak mümkün oisun... •••• •••• •••• İNSAN HAKLARI meselesine bir bakış ı Prof. Bahri SAVCI bundan dolayı da hür olan tek varlıktır. Bu sorum ile hürriyetin bilin cine varmış tek vakıadır. Burada söz konusu olan sorum. insanın kendi kaderini ancak ve ken di başına, kendisinin çizmesi so.rumudur. Hürriyete gelince, bu da, insanın kendi kaderini ancak ve kendi başına, kendi gücü ile çizmesi olanağı ve serbestligidir. ğıntıyı gercekleştirmede Czerlerine düşen bir olumlu uygulamalar pren Sipi haline geldi: Hürriyetler, iktidarlar tarafından hem suiistimal edilmiyeceklerdir; hem de. aynı iktidarlar, hürriyetlerin suiistimal edilmemesi için bazı olumlu uygulamaları yapmak zorunda da kalacak lardır. Amma istenen, bütün ülkeler vt ! büyük kit »k ve hOrriyetler alanındaki sosyal dilekleri. kendilerini dinletebilmişlerdir. Oralarda, ekonomik ve sosyal açıdan zayıf olanlar, burjuva ağırlığı altında işleyen siyasal mekanizmayı etkileyebilmişlerdir. Sosyalist ve umanist dütün hareketinin siyasal iktidara yüklt» diği yeni görevi onu sosyal dayanıl ma ve sosy»! bağıntıyı gerçekleşUrmede de olumlu uygulamalarda bulıınma görevi haline getirerek bu siyasal mekanizmaya kabul ettirmişlerdir. Fakat bu, meseleyi kakünden ç8z mekten çok. çağı başlamış olan büyük kitle hareketleri ve bu yol ile ortaya çıkan kitle hükumetleri vakıasının. kişiselci hareket ve hüku met aUteminden kopardığı tâvizler den ibaret kalmıştır Marksist demokrasilerde de bun ların bir terör mekanizması olduju efsanesinin bilimsel eözlemlere dayalı bilimsel bir yorurn «onucu yı» kılmıs bulunmasına ragmen . çağda? dünvavı olgunlaştırmıs bulunan kisi telikkilerinin bazılaruıdan uzakta kalındığı; bundan da, bir «değerler mihrakı olan kişi.nin bazı değerler alanında yoksul düıtüğü ileri süriildü. » girdigimiz 1968 yılınm I dünya çapmda bir değeri ola•caktır. Bu yıl. «ln»an Hakları Evrensel Demeci» nin 20. yılıdır. Bu yuvarlak sayı, Liberal • kapıta list, demokratik • sosyalist, Marksist komünist bütün ülkelerrîe birleşik bir gayretle «tnsan Hakları Hürriyetleri» kavramının yayılmasına, geUştirümesine bir vesile olacaktır. Bu yıl İçinde, insan oğlunun kafası, hürriyet problemi İle doldurulacaktır. tnsan Hakları, kitlelere maledilmeye ugraşılacaktır. Sonra da, tnsan Haklannın bu yol ile, tüna Ulkelerin yöneticilerinin politik davranışlarma derin etkiler getiren bir egemen pren sip haline ulastınlması gayretlerl gosterilecek*ir. İ V İ İ • « baıını. Fuat Cebesoy*ıın kaybında, bir kahramaıın ölümii ile karşı karsryayız. Kahramansll, bir bajrak adamını daha toprağa veri Fuat Cebesoy, hayatımn hem aktif çabem nekbet, yalnıılık ve inkâr yıllarınr üstün adamın kemâl vasıflan içinde yalenç yaşta askerlik ve siyaset yülartnda, ön plânda savaştı. Mustafa Kemalin en rkadasıydı. Harbiyede, gizli ihtilâlcllik ında onunla beraber çalıştı. Kurmay oku. beraber tevkif edildiler. Beraber maholdular. Beraber sürgiuıe gittiler. Makeıda, Gizli İhtUâl Cemiyetinde gene bera:r. Osmanlı lttihat ve Termkki Cemiyctiraşra Mürşidi» kadrosu içinde çevrelerini • irsat ettiler. Bu kader blrliği, muharebe» r cepbelerde gelisti. İtnparatorluk bir mütaile çökfince, Mustafa Kemalin Adana kaıında: 'imdi artık söz halkındır. Ordu halka yarolacaktır. Bizim vazilemiz, artık budur.» lerUeştiği Uk arkadaslarından belki de Uki, lat Pasadır. Bu kaderde birlik, İstiklâl San zaferine ve Uk inkilip günlerine kadar Bir Kurmaylar nesli A Uffursuz bir tâlih oyıınıı onra araya, ufursuz bir tâlih oyunu girdi. Kaderin kara eli, bu Iki en eski arkada•asına, kara bir perde indlrdi. Yollar ayMustafa Kemal, bahtımn »irvelerine doğru açarken, Ali Fuat Pasa; inkânn. terkedıiIn, yalnızlığuı Idbin içnıde kaldı. Aktif da, daima ön plânda yaşadıgı, askerlik, t mevdanlarından ve bepsinin acısı, en eski aşı Mustafa Ketnalden kopup meçhuU>re en, kaybettifi seylerin büyüklüğünü, deşeliliyordu. Bu kaybolan şeyler: gençliğinin, ielelerinin bütün hasüasıydı. Ve istikbale itün ümitler... Cayıplannın ardından aglamadı denilebflir Bilmiyorum. Araa bildigim şudur ki, mu•ratın bu oyunu için ondan, tek şikiyet sönlemedik. Tek şikâyet cümlesi okumadtk. ılarını ve kaderini içine sindirişte, eleml;k zerresini dışanya verroedi. Her şey içln; başkalan ile, bem kendisi ile bafdaşan, lir olgunluk gösterdl. Eski ve en yakın arı Atatürk, ölfim yatagına düştüğu zaman yatağının başmda Ali Fuat Paşa ona, gene ıçliklerinin en vefâlı arkadaşuk yülarında u kadar yakındı. Mustafa Kemal Sldflkten , da otttm k a t n a n u daima ve öyto yalun leselâ Atatfîrk'On Slünıünden tam 18 yü ., onun hakkında bir konferansına ve bu ransın baskısma verdiği Isim şuydu: Iider!.. u konuşmasında ve eserinde dile getirdlği ları şunlardı: Lider, Mustafa Kemaldir. Eser, onundur. r, O'dur. Biz onun emrinde çalıştik. O olmasaydı, mücadele potansiyell eksik dı.» iyle "îonusurken, Mustafa Kemal artık sağ di. Ama Ali Fuat Paşa, kırgınlık ve şikâyet eyen adamdı. Gerçi Mustafa Kemalin, yani en arkadaşının çağında tâlihin uğursuz eli, Ali Paşayı yalnız ikbâlinden, vazifelerinden vr eğinden etmekle kalmamıştı. Onu, hem de ıt arkaaaşma suikast gibl akıl almaz bir tet altında, tevkifhanelerde, cezaevi bücrele:, tstiklâl Mahkemelerinde de süründürmüs3erçi hakikat meydana çıktı. O ve arkadaşgeneraller beraet ederlerken bu dlvayı dlnı ordu mensupları, onlan askerce selâmla. Ama ne var ki artık, yakın mazlye döneköprüler yılolmıştı. Ve nice yülar sonra iirk Ali Fuat Paşayı arayıp yanyana geldikleri an bu sahne, elbette ki mânâli ve düsündüydü. Ama biz şimdi gene, biraz maziye dö ma AU Fuat Pasa, gerçi henüz 37 yaşında bir Kolordu Kumandanıdır. Ama 1908 öncesinden; Suriyeden, Makedonyadan beri, ardı arası kesilmeyen çatışmalar, çarpışmalar, muharebeler içinde pişmiştir. Bizim yakın tarihimilin, mesela şu 1900 190S arasında Kurmay Mektebinin verdiği o dinamik kurmaylar neslindendir. O nesil ki, ele avuca sığmaz mensuplannın herbiri memleketin kaderine, hayatları boyunca etkUerini yapmışlar, damgalarını vurmuşlardır. Enver Paşalar, Cemal Paşalar, Mustafa Ketnaller, tsmet Paşalar, Karabekirler, Ali FuJt Paşalar ve bütün diğerleri... Bunlar öyle bir kadro teşkil ederler ki, hayal ufuklarına sınır yoktur. lhtiraaları sonsuzdur. Asla yenUgi kabul et. mecler. Ve bittigi yerden yenlden başlamak, bu insanlann vasfıdır. Nitekim İmparatorlugun çSktOğfi yerden yeni bir Devletin inşasma başlayanlar, bunlann içinden geldiler. Hattâ İmparatorluk çökflnee, İmparatorluğun eaki sınırları dışında bile yeni İmparatorluklar peşinde mücadele edenler, yani Enver Paşalar, Cemal Paaalar, Hali] Paşalar bunlann içinden çıktüar. Ali Fu.t Paşa da bu neslin bir mücadelecitiydl. Ankarada İstanbul Hükümetinin, Mustafa Kemal aleyhinde ve onu safdışı bırakan tebliğleri ile karsUaşınca ve kendi tabiri ile ilk geceyi tamamen uykusuz geçirdi. Ama daha sabah acmadan karannı vermiştir. Mustafa Kemale ve daha tobum halindeki milli harekete karşı cephe alanlara, n da cephe alacak, isyan edecektir... İnsan hak ve hürriyetleri doktrini 5te Amerikan ve Fransız Ihtilâl lerini doğuran Uıklar Cağl, Aydınlanma Ça^ı, bir yandan •rnilII eeemenlik» görüsü ile siyasal gücü •Prens^ten ahp kollektiviteye ve. rirken, bunun aynı suüstimallere uğramaması için öteyandan da, milli egemenlik prensipi karşısma. onu sınırlamak üzere «insan hak ve hür rivetleri doktrinhni çıkarmıstır. Artık •hürriyet», devlet güeünün sınırı, hükumet icralannm da slanını saptayan bir cevher olarak. siyasal toplumun amacı olacaktır. Böyle sayılacakür. Toolum bu amaca varacak yolda örgütlenecektir. Amma bövle olamadı. t«tenilen amaca gene de vanlamadı. İnsan hürriyetleri ve hakları: tümü ile, tunç levhalar uzerine yazılıp. hükumetle rin ve dayandıkları imtivazlı zümre lerin hürriyeti imha edici, hakları yivici siıiistima1'erini önleyemedi. Cünkü Fransız thtilâli. büyük kitleleri, soyut bir hürriyet idee'si i'e avutarak bir burjuva siyr.sal rnekanizması kurmaktan öteye geçemedi. Bu siyasal mekanizma. zamania. bir emperyalist sosyoekonomik me kanizma halini aldı. lçerde ekor.omik ve sosyal açıdan zayıf ol mlann; dışarda da, tüm açılardan zayıf ulkelerin yoksul kitle haklannın sömüriilmesine yaramaktan öte ye geçemedi. ::İj jjjj • •i «:: :::: :::: •••• •••• :::: •••• •••• •••• paıaa • ••» •• • •> • ••• a« •a »••• :::: :::: :::: :::: ••*• ::!: !::: Hürriyet'Halk'lnsan ransız ihtüâlinden, büyük sosyalist ve Umanist yazorlann 19. yüzyılda da açtıgı sosval devTimdenberi Uk defadır kl, insan kafası, «insanoğlu» uzerine bü yük çapta egilecektir: Hürriyet • halk insan üişküerini bir ksz daha düsünecekür. Bütün insan ve toplum çabalan, bu ilişkilerin mutlu formüllerini arama, gerçekleştirme Uzerine bir keı daha çekilecektir. Ve bu kez; hürrtyet probleminin gerçekten evrensel plânda els alınacaksa tarihteki en güç sa!hası içine girildigi de idrak edilecektir. Çünkü İçinde yasadığımız bu ça» da, insanlık tarihüıin en evrensel bir yönü ortaya çıkroıştır: Bu, az gelişmlş Ulkelerin, yalnız bir biçımsel hürriyete kavusturulması i!e yetinllmeyip, gerçek bir sosyoekonomik ve kültürel hürriyete de kavusturulması safhasıdır, yönüdür. Bu safhanın, bütün ölçüleri aşan bir evrensel çapı vardır. Çünkü anlaşılmıştır ki, az gelişmlş ülkv lerin biçimsel hürriyetleri, bağımsızlıklan, böyle bir sosyo • ekonomik ve kültürel hürriyet ile tü:n bütünlüğüne kavuşmazsa, bu, liberal kapitallst ve Markstst • komünist dünyalann da kaderini <ötüye götüreoek bir tüm dünya dengesizliği yaratacaktır. Evet Fransız İhtllâli, ugranılsn bütün felaketlerin tek nedenini, tnsan Haklannın bilinmemesinüp, tanınmamasında bulmuştu. Bu ihlâle göre hükumet kötülüklerintn önlenememestnin nedeni, insan hak ve hürriyetlerinin, bu k3tülükleri önliyecek bir prensıp olarak bilinip, tanımp uygulanamamasıydı. Onun için, Fransız ihtilalcilerine göre, kisl hak ve hürriyetleri, tunç levhalar Uzerine kazınarak, bütün köşe başlarına dikilmeUdir. Oradan, insanlann gözüne sokulmalı, idrakine mıhlanmalıdır. Ancak böyle yapüaraktan ki, bütün davranışların ve hükllmet faaliyetlerinin insan hakları ve hüiTiyetleri prenslpinin çizdgi sınır içinde kalması sağlanabUir Kamu örgütünün de bütün RÜCÜ ile, bu kişi hak ve hürriyetleri gerçeklestirme dUzeyine çıkabilme si sağlanabUir. 1 Ruhi Su'nnn «tmece Plâklan» nin ikinci takımınl dfin aldım. | Birinci takım hirkaç ay önce çıkmıstı. Bu ikinci takımda dört plik \ ve sekiz türkü var. Hemen koydura pikaba.. Pir Sultan Abdal'dan | bir türkü : ! Uyur iken uyardılar.. ! Kul Halilden bir türkü : ! Yine bir gariplik düştü serime.. ! bir büyük akım yarattı Türkiyede.. Aydınltr | tek köprü kurdu. Şimdi halk türkülerimlzin gerçek deçerlerfni, halk deylslerınin rrüzellitini tanıyan, bi len. tevenler günden güne çoğalıyor; neredevse bir ordu oUcak. Rnhi. usul usul. sabırla, bileivle çalısarak basardı bunn. tmeee plâklarıyla, bugünden yarına kalacak paha biçllmez belgeleri Türk sanat tarihine arma^an ediyor. Ve nasıl söylüyor türkülerini Rubi? BB sornnun cevabını kendisinden dinlevelim : « Türkü sövlemenin kolay görünnifı. türkülerin erişilmez sadeliğinden ve taglamlı^ından gelir. Bundan dolayı da nasıl söysövlensin, y e le^irse söylensi, vine de bir şeyler kahr türkülerden, Bu hal bir şyl ; umursamazlıja, sanki aslında da türkülerin böyle soylendigi H m j bövle söylenmesi Eerektıeı çıbı yanlış bir yargıya götürebiür ın'anı. Yorum ve üslup ancak entellektüel bir faalivet olan sanata. ^anat müziğine hasmıs gibi gelır«e d bunun hir kuruntudan ve i de h hir kuruntudan ve hir kendini beğenmişlikten geldieını «anıvorum tlkel çağlara git j tikçe türkülerin »ihir ve kehanete karısması, ozanların vecde ge j lip kendinden geçmesi, her şeyden önce vorumla, karsısındakini etkileme çabasıyla ilgili görunüyor. Türkü'er de tıpkı operalar ve Hed'ler çibi çesitli konularda ve de|isik bıcimlerde olduŞundan, onltr gibl renkli ve rleSlşilc bir ierayı zorunlu kılar Bunun da bir vetki. bir hüner i«i oldııîu açıktır.» Ne var kl. tBrktl «öylenek İçln s»lt klltik mütik v e ı c l egitiral de Tflmn. Ruhi've göre * « Türkü »öyliyen bir (anatçı ise, bunlarla beraber halkını. ve türküleri meydana getiren koşullan iyi bilmelı » Ruhi Su, halk lanatkln detildir. halkçı bir sanatçıdır. Klâslk efltimden jeçml». Türk halkını iyl tanımı» ve çifte su verilmif bir çelik gibi yapacaftı ise hazırlanmıstır. Ttirkttlerini dinliyen. kendisini hiç bilmete de, b« gerçegi anlar. Bir zamanların tasiıt iktidarı işte bu «anatçıyı ezmek ve yok etmek istemişti. Ruhi'yi lindana atanlar kimlerdir? Isimleri cisimleri çoktan nnntulmuş bir sürü kalpa7an! Daha bugünden yoktur İlk isyan bayrağı endi Kolordu bölgesindeki bütün askrrl birlik ve makamlara derhal gizli bîr teblif hasırlar. Bu tebUgi Ege bölgesinde ve henüz elimizde olan yerlerle Kastamonu havalisi de dabll olmak flzere bütün Orta Anadoluya yayar. Bu bir mukabil beyannamedir. Şifre 20 inci Kolordu Kumandanugı antetini tasır. 27 Haziran tarih ve 1408 numaralı gizli emir halindedir. Evvelâ tstanbol Hükümetine cephe alınır. Beyanname aynca bütün Mülkiye Âmirleri ile millî teşekküllere de gönderüir. İstanbul Hükümeti ve Ali Kemal hakkındaki ifadeler şöyledir: K | |j mııa, kıılarımua, geleeek kuşaklanmıza sesıni dnyuracaktır. XV: SS^S^^ŞŞ^ • aii «Dahiliye Nazırı Ali Kemal bey, düşmanlarımızla birlikte milletin mukavemetini kırmak ve mukavemet merkezlerini dağıtmak için elinden gelen her fenalığı yapmakta musırdır.» Bu, İstanbula karşı bir cephe alıştır. Bir isyan bayrağı kaldırıştır. İlk isyan bayrağı! Çünkü SU Fuat Pacanın tebligi bir «ra esasb tedMrler , gciirir. Ve bonlarui tamamı, sivil idarenin askerî kontrol altına alınması ve bütün faaliyetlerin 20 inci Kolordu Kumandanlıgı şahsında kendisine bağlanması gibidir. Ali Fuat Paşa; Ankara, Kastamonu vilâyetleri ile Eskişehir, Kütahya, Afyon Karahisar müstakil Sancaklannı ve Konya vilâyetinin Isparta, Burdur Livalannı 20 inci Kolordu sahası sayar. Ve bütün bu geniş toprak ları mıntıkalara ayırır. Mıntıkalara kumandanlar tâyin eder. Kumandanlar ve bazı yerlerde Askcrlik Şubesi Reisleri, bu mıntıkalann âmlrleri olur lar. Mıntıka Kumandanlannın vazifelerinin en mühimi de, İstanbul Hükümetinin menettiği, kötülediği, Millî Teşkilâtı meydana getirmektir. Mfidafaai Hukuku Millîye ve Reddi tlhak Cemiyetleri tcşkili ve bunlara yardım, bu vazifeler arasmdadır... Hulâsa isyan bayrağı açümıştır. AU Fuat Pasa bu b.yannamenin bir suretini de o sırada Erzurum yolunda olması lazımgelen Mustafa Kemal Paşaya teUer. Nitekim beyannameyi Mustafa Kemal, Sivastan aynldıktan sonra almıştır. Hareketi çok isabetli bulur ve Erzuruma varır varmaz da AU Fuat Paşaya teşekkürlerini bildirir. Ankara ondan sonra İstanbula hiç bas eğmemiştir. Bir süre sonra da milli harekete hakiki merkez olmuştur. Ali Kemale gelince, Anadolunun enerjik baş kaldırışından birkaç gün sonra, Dahiliye Nazırlığmdan istifa etmek zorunda kaldı ve Anadolunun İstanbul üzerinde Uk zaferi de bu oldu. AU Fuat Cebesoyun hatıralan, bu gelişmeleri bütün safahatı ile verir. Bu hatıralar bizde İstiklâl Savaşının ve Millî Mücadelenin, Avnıpaî mânâda ve hatıralar şeklinde en değerli vesikalannı teşkil ederler. Bu hatıralarda bütün hükümler, belgelere dayanır ve olaylar, şartlann içinde mütalâa edilir. • >•• iiii İİİİ •••• •••« •••« •••• &••• «••« Sonra, geçen yüzyıldan itibaren, sosvalist ve umanist yazarlar bir «osyal de\Tirtıi acmaŞa kovuldular Bu. özBürlüSü büyük kitlelere ve ti'rn in«ana. insanlığa. götiirme diişüncesinden hareket ediyordu. GeHşme çizgisi |u fikir, gerek geçen yüzyılda. ıgerek bu yüzyılda kendisine öz 'bir gelişme çizgisi izledi. Dünyanın türlü yerlerinde şu ya da bu biçimde, şu ya da bu renk altında gerçekleşmelere de ulaşü. Böylece hürriyet, artık, hükumeı lerin kullandığı egemenlik gücünü bir soyut plânda bir soyut biçimcle sınırlama prensipi olmayı aştı. İkti darlann, sosyal dayamsmayı ve ba Bi ••••••••••••••••••••••••••a aha sonra Anadolu İhtilâliyle > >>••«••••••••••••••••••••••••• başlayan bir mazlum milletlerin kurtuluşu> çağı gelip çattı. Burada. bilhassa tkinci Dünya Savaşından sonra, az gelismiş ülkeler problemi. bir dünya olayı halini aldı. Inssn Hakları Doktrini de az gelismiş iilkelprde hürriyet proble mi divebilecSim bir yön kazandı. Buçiin.^vukurıda sözünü etliğim n • sosvat'dcvrim» insan haklan konu*undâ."Birr'VP Doğu artrstntla bir diyplok kıırarak. mutlu anlayıllalr. ve aese kanjı camyünü izolasyontınu tanıtmak üzer» ra. fofrnüllere. uveulamalara ulaftır askerliğir.l yapmıs, meslek hayatmda asgarl S yıl çalıama volunu aramaktadır. Onu bu yoI ında terbest bırakarak asü problem>«. azami 35 yasında, Almanca bilen nümar aranr"e dönmek gerekir. maktadırfagililerin, Karaköy, Bankalar Caddesi Türkeli Han kat 3 deki Şirket Merkezine sahsen müracaatlan rica Az gelismiş Manajans: 77/546 D tZOCAN CAMTÜNÜ fl.Ş. MIMflR ARIYOR olunur. YARIN: ülkelerde hürriyet problemi «••• paaa • «•• •••• •••• **•• •••• •••• •••• ı: :: •••• •••• •••• •••• •••• T.G. ZİRAAT BAIİKASI GENEL MUDURLUGU (KooperaiHler Teftiş Kurulu Başkanlığından) :::: jjj: ••>• •••• n... Muammâlı günler | ustafa Kemal 19 Mayıs 1919 da Samsuna l ayak basmıştı. Resml sıfatı IX. Ordu Miişliğidir. Gerçi ortada bir IX. Ordu yoktur ve kalan barp kalmtısı birlikler, birer şeklî odan ibarettir. Ama Mustafa Kemal tstanlan ayrılırken Harbiye N'ezaretinden, önemli yetkiler talimatı almıştır. Bu yetkilere göre, dolunun çok geniş bir sahasında ValDer, nandanlarla mubabere edebilecektir. Fakat a o Samsundan ayrılmadan Istanbul, onun ye dönmesi için üst üste emirler yağdırmaya lar. Mustafa Kemal oyalayıcı cevaplar verir. s aradan ancak bir ay geçtikten sonra, yani Haıiran 1919 da İstanbul Hükümetinin DahiNazırı Ali Kemal, bütün Valilere yaptığı bir liğle, onun işinden azledildiğini, bütün görevnin alındığını, kendisi ile temaslara geçilmeiini, emirlerinin dinlenmemesini büdirir. Arından da daha geniş bir beyanname yaymlar. ılieinde ancak, aczin ifadesi dile gelir: «Mustafa Kemal Paşa büyük bir asker olkla beraber, zamaıun siyasetini bilmediği ı, hamiyet ve gayretine rağmen yeni vazifede muvaffak olamadı. îngiliz Pevkalftde Koserinin istek ve ısrarı ile azledildi. Ondan son yaptıkları ve yazdıklan da, kusurlarmı büstün meydana vurdu..» Demek ki İstanbul Hükümeti artık, tngîliz ıkalâde Komiserinin bir icrâ âletinden başka 1 şey değildi. Mustafa Kemal bu şifreden, an< 27 Haziranda ve Sivasta haberdar olacaktır. Sivastaki, orada kendisinin tevkifi konuşmaı yapılmaktadır. Ama daha Amasyada iken ser ki, havada muammâlı rüzgârlar esmektedir. ıpheli günler başlamıştır. İste bu hava içinder ki, şenliklerle fcarşılandığı Amasyadan bir bah ve sessizce aynlır. Tokatta ve bir takım ter jat içinde geçirdiği gece, kasvetli bir gecedir. ivasta nelerle karşılaşacağını ise katiyen bilez... Ama Amasyada bazı işler başarümıstir. lına «Amasya Mukarreratı» denilen kararUr, İhlüâlin felsefesi • ••• llll •••• ••*• •••• •••• Kooperatifler Müfettiş Muavini Alınacak 1 Bankamız KooperatiCer Teftiş Kuruluna, Siyasal Bilgiler, Hukuk, İktisat, Orta Dogu Teknik Üniversitesi İdar! Öimter Fakültesiyle; Tktisadl ve Tican Üimbr Akademileri, veya bunlann yabanci ülkelerdeld muadiUerinden mezun bulunanlar arasından saı^vla Müiettis Muavini alınacaktır 2 Sınava girebilmek için, 30 yaşını geçmemis ve «»kerliğini yapmıs veya tecilli bulunmak şarttır. 3 Yazılı sınavlar; Ankara'da Gorel Müdürlükte; Karaköy (İstanbul) ve İzmir şubelerimİ7.de 5; 6; 7 Şubat 196» tarihlerinde yapılacaktır. 4 Müracaat sahipleri, smav konulan ile giriş ve staj için yabancı memleketlere gönderilmeye taalluk eden sartlan mubtevi matbualan: Ankara'da Kooperatifler Teftiş Kurulu Başkanhğı Ue Karaköy (İstanbul) ve İzmir Şubelerimizdeo temin edebüirler. 5 İstekliler Bankamız Kooperatifler Tefti; Kunılu Başkanlığ:na bir rnektup veya telgnfla bas vurarak; mezun olduklan Fakülte veya Akademinin bulıınduğu yeri; mezuniyet yılı İle numaralannı; smava nerede v e h a n g i yabancı dilden girmek istediklerini; buJnnduklan adresi ve bir kururoda görevli bulunuyorlarsa; is adreslerini bildirmeleri ve sınavla ilgili bütfin belgelerin en çeç 25 Ocak 1968 persembe ffünü saat 17 ye kadar ilgili Başkanhğa verilmesi veya o tarihte Başkaniıkta bulunacak şekilde oosta ile gönderilmesi gerekir. (Basın: A 15835 28055'532) G Millî bir hareketin, millî bir kumandanı şte o devrin bir kabramanmı ve bu hatıraları yaşayan adamıdır ki, şimdi kaybetmiş bulunuyoruz. Hafızası her zaman, bir genç insan kadar taze ve kusursuzdu. Hatıralarında tek çelişme olmaması da bundan Ueri gelir. Son konuşmalarımızdan birinde onun. Suriye cephesinde gecen Berissebi Muharebelerini anlatırken bir kâğıdın üstüne çizdiği krokileri hatırlarım. Tümenlerin. Alaylarm, Birliklerin numaraları, en uzak cephe noktalanna kadar bu krokide işlenmişti. Bütün Kumand?.nlann, Birlik Kumandanlannın isimlerini biliynrdu ve harekâtın «elişmesini. sanki hâlâ oradaymış gibi bütün teferruatı ile anlatabiliyordu. İnci gibi bir yazısı da vardı. En uzun mektupları bUe kendi yazarılı. Yalnız son mektubu, bir Avukat dostunun elyazısıylaydı. Çünkü Pasa. artık hastaydı... Hayatımn «Umum Kuvayı MU'.îye Kumandanı» olarak en çetin, fakat en hareketli günterini yaşadıgı Geyve Boğazma, Ali Fuat Paşa İstasyonundaki cami avlusuna gömülmesini isteyişi, hazin, fakat heyecan verici bir vasiyettir. O bu vazifeye kimsenin değil. doğrudan doğruya Sivas MilU Kongresinin emri ve karan Ue tâyin olunmuştu. Ve o vazifede o, miUî bir hareketin milli bir kumandanı olarak, hayatımn en çetin, ama en faydalı günlerini yaşadı. Hayata gözlerini kapayınca o topraklara gömülmesini isteyişinde, düşündürücü bir iç hesaplaşma var. Ruhu şâd olsun. ı 1 erçekten Fransız ihtilâline ve ondan kısa bir süre önce yapılmış bulunan Amerikan İhtilâline bakıhrsa, bu yüzyüın kendisine öz bir siyasal felsefesi olduğu anlaşılır. Bu siyasal felsefe; siyasal iktidan, başında mutlakiyet tacı taşıyan hükümdardan aüp, millet kollektil kişiliğinin başına koymuştur. Siyasal iktidar, artık, bir tann emaneti olarak «Prens» e verilmiş olmaktan, Prensin mah kilınmaktan çıkanlmıştır. Bir yer yüzü olayı olan millet moral <d şiliğine bağlanmıştır. Fakat, millet kollektif kişUiğinin mah olan siyasal iktidar, milletin bir hükümeti tarafından kullanılır ken de, tıpkı «Prens» tarafından kullanıldıgı zamanki gibi, suiistimal edilebüir. İşte siyasal iktidann suiistimal edi lerek insan hak ve hürriyetlerini ihlâlinin önlenmesi için, ihtilâlin siyasal felsefesi, bu kez de bakışını gene insana çevirmiştir. Bu suretle de insan oğlundan hareket eden, insanoğlunu bizzatihi bir değer olarak kabul eden insancıl, üma nist bir görüş meydana getirmiştir. Buna göre; insanoğlu, bir değerler demeti, bir değerler mihraki ola rak toplumun da merkezi ve amacı dır. însanoğlu bir siyasal toplum içinde yaşar. O, burada, sorumlu ve J TARİHİNDEN İTİBAREN ikramiye Hizmetinizdedir • ••• • ••• • ••• • ••a • ••• •••• •••• •••• (Basm: 10458 A. 256/541) KAYIP Borclu DoCan Günere ait 112 968 vadeli 500 liralık se net Bahri Kalkavan ve Ortakları ve vine avnı borcluva ait 1/3/968 vadeli senetler ciro edilmis OIUD bu senetler kavbedümistir. Hükmü roktur. KAYD? Borclu Rauf ZlvadeoBuna ait 6'3/968 vadeli 3000 liralık senet Mithat Karaer Urafından ciro edilmis. senet tarafımdan kavbedilmis OIUD hicbir hükmü voktur. KAYIP Borclu HulM 0nver*e ait 20/3/968 vadeli 750 liralık senet Mithat Karaer tarafından tarafıma ciro edilmls OIUD senet kavbedllmistir. Hlcblr hükmü voktur. KAYIP Borclu Hasan özVandan tarihsiz Oc adet 1000 ner liralık senet verilmistir. Bu senetler kav bedilmistlr. Hlcbir hükmü voktur tst. C. Savcılıîıntn 967/Î257 Hz ORTA DOGU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜGÜNDEN Üniversitemiz Sağlık Merkezi için ekgörevli 1) KnlakBofaz ve Burun Mütehagsıs», 2) Diş Tabibi, 3) Psildatri Mütehassısı, 4) Tamg5revli bir bemsire almacaktır. Doktorlarda Aranan Şartlar : a) Askerlik görevini yapmı? olmak, b) 45 yasından fazla olmamak, e) tngilizce bilmek tercih sebebidir. tsteklilerin Üniversitemiz Personel Mfidürlüğünden alacaklan mOracmat formlannı doldurarak en geç 25A/1968 per»embe günfl aaat 17.00 ye kadar iade etmeleri ve 29/1/ 1968 pazartesl günfl aaat 10.00 da yapılacak mülâkatta hanr bulunznalan rica olunur. İstanbu! İkiisadî ve Ticarî İlimler Akademisi Reisliğinden: Muhasebe Kürsüsüne bir ASİSTAN ADAYI almacaktır. Isteklilerin Devlet Memurlannda aranan umumt sartlardan başka Akademiler Asistanhk Talimatnamesindeki yazılı sartlan haiz bulunmaları ve hangi yabancı dilden imtihana gireceklerini bildiren, kısa hâl tercümelerlnl havl bir dilekçe ve Üd resteüe 5 Subat 1968 tarihine kadar Akademi Reisliğine müracaatlan bildirüır. İstanbul Eğiiim Ensfitüsü Müdüriuğünden: Enstitümüzün Ayniyat Lşterinde çalıştırılmak üzere 400 lira kadrolu lise veya dengi okullardan mezun bir erkek memura ihtiyaç vardır. tsteklilerin en se« 29/1/1967 gününe kadar Öıstitü Aile büvüffümüz merhume nıhuna kıraet edllecek Hatim duası ve Mevlldi Serif. hava muhalefeti dolavıslvle tchir edilmistir. Akraba. dost ve arzu cdenlerin 19.1.1968 Curaa eünü öâle namazını müteakiD Sislî camîi seıi fine tesrii etmelerinl rica ede rlm. Ailesi namına damadı Safi Paı HATİCE ERALİ'nin
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog