Bugünden 1930'a 5,431,332 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAHİFE ÎKt 15 Ocak 1968 CUMHURÎYET ZINDANDAKI OGRETMEN Fakır 6AYKUR1 tuz yıl Bnce Tuzakçı köyünde, saçları sarı, dndaklan yalama, dalaklı, şiş karınlı bir çocukta. Gönen çayının iki yanlan sazlık sögtitlük. Pirinç de ekiyorlar. Sivrisinek çok o zamanlar... Gel olmuş, git olmuş, Savaştepe'ye vermişler oknsan diye. öksüz bir oğlan. Bir dul anası var. Savaştepe büyütmüş, öğretmen etmiş Abmet öztaş'ı. Tuzakçı'nın yakınındaki Yortan köyüne vennişler. O zaman tek öŞretmenli küçük bir okuldn. Sazdan samandan balçık bir yapıydı. Şimdi ak sıva, kırmızı kiremit. 186 ögrencisi ve dört ögretmeni var. Duvanna, «Hayatta en hakiki mürsit ilimdir» yazmışlar. «öyle nıi?» diyesi geliyor görenin... Askere gitmis, fjene gelmiş. Bnradan evienmiş. Tuzakçı'daki birkaç dÖDÛm \opragi, çürük evi satıp «hanım köyü» ne gelmiş. Ahmet öztas 23 yıllık öğretmendir bn köyde ki, kök salmış! : : >••• O Köklü öğretmen si Melâhatle birlikte sırt sırta verip orta karar bir ev yapmıslar. Üç evlek bahçe «evirmişler. Üç cocnkları. kazları, inekleri . «Mezarım bu köyde olacaaaaaak!..» diyormuş Bik tık. Köklü öğretmen dedik ya! 37 Mayıs Devrimi eski mohtara yol vermiş, gel demis öztaş'a. ÖSretmenlikte yoruldugu yetmiyor eibi, iki yıl da mnhtarlık yaptırmıslar. Orta Anadolu türküsü, «Bizde âdet böyledir, güzeli oynatırlar!» der ya hani, köyde mnhtan oynatırlar. Nitekim o mchtarlıklar döneminde çok arkadaşımız oynadı, hikâyelerini bilirim. Yortan S40 hane. 1494 niifns. Salçasıyla ünlü. Fasnlyeeilik yapıyor. Sağmal hayvaneılık. süt. Ve sokaklan kaz dolu. Kazıyla da ünlü. Bir kıyamet yoksnlu, bir düzine de zengini var. 3 otobfls, 2 kamyon, 1 pikap, 17 traktör; hepsi kisilerin. 250 kadar Ayeaz, tpragaz, 200 kadar radyo. Teni minarede 3 tane hoparlör. Ezan oknnnnca tfi tmroz'dan duyulacak. Herkes elektrik alabilmis mi bilmivornm ama, iki evde bnzdolabı var. Birinin sahibl, öztas ö&retmeni ihbarş. Ve aleyhine tanıkhk ediyormnş!.. ^retroenliîinde söz geçirip yaptıramadıklarını mtıhtarlıÇinda bir bir ele almıs öztas. Köprii mü? Onartmıs. Elektrik mi? Getlrtmis. Kavak mı? Diktirmis. 35 dönüm bir kavaklık ki büyük dertleri savar. Kavak dikmeyen, kavak satın almayan bilmez pek. Topragında kava&tn ol«nn bBnt'*" l 'i. *> nvnra »«| kıyılannds kavaklar. şimdiden boylanıp dallanmışlar. Dlkilisini bir efsane gibl anlatıyorlar. Ama sesleri fıgıltı. öztas ötretmen zindanda olduÇu için ondan. onnn islerinden konuşmak sakar ve sakınealı celiyor anlatanlara : Her öfcrencinin eline birer fidan veriyormus. «Dizilin beser metre aravla!» diyormuş. Bir uı n n İD çektiriyormus: «Hizaya geeeel!» Hizava treldilrr mi, «Dikin!» diyormus. Kavagın dikmrsi bövle kolay. ama bakması cok zor. Kavatı dikeceksin. tnaldan maaattan. hasarattan koruvacaksın, dibine kabak u?ratmıvacaksın! Bunlara dikkat ettin mi. kavaklann büyür, vücelir. Kendin hapislere diissen de salınırlar rfizgirda, yanraklan hısırdar... • Yahu önemsemiyordum! Ben hattâ avukat fllân gerekmez dedim. Arkadaşlar üsteledi. Fakat giriyoruz, çıkıyoruz mahkemeye: Tâlik! Tahliye talep ediyoruz: Red! Ne uzadı bu i? yahu! Bir iş dönüyor ama bilemiyorum. Yahu bir sürü tanık dizmişler. Olay günü hiçbiri yoktu orda! Yargıcm karşısında takır takır. raakineli gibi konuşuyorlar. • Birtakım adlar sayıyor. Kimi kasabada eşraf. Kiml hazineden mera sökücfl. Kimi politikacı, vekil. Eski tartışmalannı anlatıyor. Bir de railliyetcj bey var. Köyden muhtarı. üyeleri, komşnlan sayıyor. Gülüyor. RÜlünce yarılmış dudağından kan çıkıyor. Ve ellerini açıyor hayretle: .Benim bildiğim, bunlann hepsi temiz arkadaşlardır, iyi düşünürler. Ama neden böyle uzuyor bu iş? Kalkıp bir de son smıflan aldık bu yıl. Mezun olacaklar! Daha uzayacak mı bümem ki! • Dalıyor dalıyor: .Bir çayırlık konusu var. 400 dönüm. Köy adına söktük, icara vereceğiz, bütçeye gelir olacak. köprü yapacağız. Tutup iki kişiye verdiler. Pirinç ekilecek. Dedim yahu ya zıktır. verelim iki yüz kişiye, herkes sebeplensin. İleri gelenler çok kızdılar. Peki. uzarsa ne olur bizim son sınıflar? Yahu, okumaya gidecek çocuklar vardı içlerinde! Tüüh be!.. Bu bizim Yortan"ın elektriği 117 bine çıktı. Komşu köyler de heveslendl. Herkes 117 bini kolay sanıyor. Ama bulduk çaresinu Bes köyü bir şebekeye bağlayacağız. Komşu Alâaddin köyünün parasını toplayıp yatırdık. Ama düşmek lâzım peşine. Projeleri getir götür, Ankaraya, Balıkesire tel çek, telefon aç. Peşine düşen olmayınca kalır iş. Peki ama bizim yargıçlar bir bakmada neden anlamaz bir dâvanın aslmı? Yahu adamlan tanık diye diziyorlar. hiç biri yoktu o gün kahvede! Kimse yoktu ama şimdi tutturmuşlar, Sta lin, Lenin, sosyalizm... Yahu künse yoktu kahvede, santralcı Ahmet'le ben, bir de ocakçı...» Hâkimlerin bağımsızlığı v w İİİJ ve bağımlılığı ^ ** «• •• •••• •••• :::: I ANAYASAMIZ ve HÂKIMLERIMIZ ismet paşa ve emperyalizm Ismet Paşa'ya büyük saygı dnyartz b!x! Nasıl daymayalım ki! Gari Mnstafa Kemal Atatürk ile Millî Kurtulns Savaşını yürutmüş hançi knmandan varsa, ona saysı duymak boynumnznn borendnr. Ve sonra tam yanm yüzyıl devlet adamlıfcı nitelifini korumnş bir tnönü'ye sapkasını çıkarmıyaeak kisi, Pa«»'ya defil jerçeklere saygısızlık etmiş olur. C.H.P. Baskanmın dünkü konusmasını iste bu dnygnlarla okudnk. Hemen söyliyelim ki, bu konnsma tsmet Pasa'nın geçen yıl Knnıltaylarda vaptıŞı konusmalardan çok ileridedır. Bır• kere ^a yın Genel Başkan son çeyrek yüzyılda bir kere bıle «telaüuz» ettnediği blr kelimeyi kürsöden ifade etmıs : r Emperyalizme karsıyız.. diyebil«nist' «Sol» kelimesinden sonra «antıemperyalizm» sözünü de Ismet Pasa'nın çok partili hayat düzeninde benimseyebilmesini Halk Partisinin hayatında bir yeni asama olarak kabul ediyoruz. «Icazet» verildiçine eöre. bnndan sonra Partinin öteki üyeleri de nutuk kfirsülerinde. mitinslerde halka antiempervalist olduklarını rahatça sö.viivebilirler. Eh. bu da yıllardan beri antiemperyalizm diye çırpınan bizler ioin bir kazançtır. Ne var ki. tsmet Pasa'nın konusmasınm öteki yönlerine bakılırs» bir itici KÜC tasımaktan cok, kısıtlayıcı vönlerinin afır bastıfcı çörülür. Bn nitelik de tsmet Pasa'nın tabiatında bulundn^ından, sasılacak yanı ^oktu^. tsmet Pasa'nın elbette «NATO'dan çıkacagız» demesini hic kimse bekliyemezdi; Kıbrıs. dış politlka. irtica karsısındaki sözleri de olaçandır. Biıim bnrada asıl üstün de durmak istediğimiz tnönü'nün emperyalizm kavramından ne anladıîı konusndor. tsmet Pasa, vakınların3, çoŞo kere : Biz EÜÇ kosullar altmda is j;ördük. Millî Müeadele k"?»»'nın liderleri enflâsvon, devaluasyon kelimelerini bıle. devleti ku rup iktidara « ç t i k t e n sonra Ö6rennıislerdir.. demıstır. Gerçi Millî Müeadele kumandanları «emperyalizm» kelimesinı Knrtulus Savasının ilk vıllarından beri kullanmıs. sonra da rafn kaldırmıslardır. Aradan varım vüzvıl eeçmistir. Bugün tsmet Pasa emperyalizm kelimesini yeniden ajzına alarak ve kendi Made siyle «aşırı sol» a çatarak : « Petrol politikası üzerinde büvük öngörü ve vatanseverlik isabetinı 1954'te ortava attıgımız halde, hattâ avdın geçinenlerimıze tehlikeyi ve geleceğin meselelerini kabul ettiremedik. Şimdi kalkmışlar. kalkmma. plân. yabancı sermaye, petrol geleceği ve antiemperyali*t mücadfle hakkında bizimle «doftru yön» yansması yapmak i^tiyorlar. Havdi eanım sen de...» diyor. Ne var ki, 1954 vıllarında «aydın geçinenler» petrol dâvasını kabul edemezlerdi elbet.. «Gerrek aydınlar. ise bn dâvava katılacak dummda deHIIerdi. Çönkü ya jrindanda idiler, ya süreünde.. Dısards olanlar da polis tedhisi altında sindirilmislerdi. Türklvedeki sol akımlar ezilditi için Pasa'nın petrol politlkası yankı bn lamadı. Savın tnönü'nün vakınması bu hakımdan yerinde detildır. Ve daha bu*ün. 19«8Mn ilk ayıntia t<=met Pa<=a «emperyalizme karsıyız» derken. «emnervalimi» kelimesini. konusmasınm çoju verle'rinde vanlıs kullrmıvor. Bajan bövledir. EmBeryalinn. askerin karsısına sırtmda iiniform:». elinde top tüfek ile çıktıîı zaman asker onu tanır dn. sırtına sivil elbise giyip, boyununa kıravat takarak medenî kılıkla : How do vou do ' dive eeldiSinde a«ker. emperyalizml tanııtıaı. Aradan nznn vıllar reç»r. ve eene de tanıvamaz empervalisti. Nitekim bn teshis hatası İsmet Paşa'mn konuşmasında açık seçik eSrülüvor. Empervalizm bir iktisadi kavramdır. «F.mperyalizm» ile «saldırranlık» kavramı arasında «renis farklar vardır. Sovyetlerin tkincl Dttnva Savasından sonra THrkiveve karsı in«afsıı ve lSnMir.ni> eek tutnmları «empervali^t» deiil «saldırgan» dır. Empervalizm vü« vıidan beri hir ülkede. vabp"cı kumpanvalar. vahancı banira ortaVlıkları ve yanann «ermave ihracı He «erçekteştirilen blr sömürO düzenidir. Ordusuz da girer bir ülkeye. ordu ile de.. Bugün Tiirkivf hem Amerikan ordnsunun. hem AmeHkan dolânnın toprafı olmn«tnr. T»bancı kumnanvalar da bir a t fibl sarmıstır vatanımırı.. tsmet Pasa antiempervalist mücadelenin anlamında blr keslnliie varsa idi su sözleri söylemezdl : « Bugün antiemperyalist müeadele şekll altınd'a tek taraflı bir Batı düsmanlıftı »sın sol tarafmdan işletilmektedir.» Burun Tflrkiye lcinde antiemperyaliraı, Tflrkiye Içinde kurulmus emnervaliıtt İktisadi dttrene karsı varütülflr. Blr başka yolu yoktur bnnun! Emperyalizm kavramında Cnmhuriyet Halk Partisi acıklık ve kesinliie varırsa solculuğunu b'r satiam raya oturtahilecektir; voksa kavram karsasası içinde cırpınıp dnracaktır. NAT&*C*d*tfr>âa Tıurdnitu komisyon rfMparTihiıl W «e «emperValizm» korrasunda komisvon knrarak ,«oyiedlît soiiiç N e benimsedifri «antiemperyali?t şiann» ne oldngnnn kesinlikle Bjtrenmesl ve açıklaması gerekir. Bn, hem kendisine, hcm de memlekete yararlı olacaktır. tsmet Pasanın konusması karsısında bizim tavnmıza gelince.. Her zamanki gibi Pasa'nın konuşmasına birçok noktada katılıyornz, birçok noktada ayrılıyoruz? Biz davranıslarını ve yaıılarını tsmet Pasa'nın iki duda£ı arasından çıkan sözlere bakarak ayarlıyan klsllerden dejiliz; öyle kisilerden otmayı kendimiı için bir eksiklik sayarıı. 84 vasında bir devlet adamının (erisinde sipere yatmayı bir vana bırakıp ilerisine çıkmak devrimci genç knsagın görevi ve serefidir. tsmet Pasa'nm koruyucn semsivesi altında lât söylemeyi. ben, vasıma ve basıma vakıstıramam, hattl tsmet Pasa elli vıllık alıskanlıgına uyarak kendisinden Herde olanları aşırı ve teklikeli akımlara uymakla suçlasa bile.. Ord. Prof. Dr. H. V. VELİDEDEOGLU «Jt eçen yıhn sonuna doğru Hâkımler Kanununun 63 uncü Maddesi ıle Yüksek Hâkımler Kurulu Kanununun 77 inci maddesının 1. fıkrasımn AnayaEa Mahkemesince ıptâl edilmesı ve böylece Cumhurıyet Savcılarının da, Anayasanın 137 ıncı maddesi uyannca güvencey e kavuşturulması yolunda önemlı bir adım atılması üzerine iktidar basınında bu yüksek mahkemeye y,öneltilen ağır hücumlar; bir mılletvekılinin bir komisyonda, bu Yüksek Mahkemenin, mılletvekillerının dokunulmazlığı meselesindeki karannın «sudan bir sebeple meclisin ıtibarını zedeledığini» söylemesı, hürriyetlerı kısıtlayıcı bazı kanun tasarılannın hükümetçe T. B.M.M.'ne sunulmak üzere bulunması; Türkiye'de hâkimler meselesjni yıne günun konusu hahne getirdi. Mılletvekılı ödeneklerini arttırma teşebbüslerı; çok önemlı memleket işleri bir yanda dururken, Meclisin bu döneminde, daha açıldıgının ılk haftalarında • yine esasında bir tek kişiyi hedef tuttuğıı açık seçık görülen • dokunulmazlık meseleleri ile uğraşılmağa başlanması, Meclisin itibarını zedelenıiyor da, Anayasa Mahkemesinın, bu yasanın bekçılıâını yapma görevını yerıne getırerek, kanunların hükümlerını tarafsız bir şekılde uygulyması bu itibarı zedeliyor, öyle mi? Bu sorunun cevabını bir vana bırakarnk t:t bugunkü Anayasamız korsısında hâkımlerımizin ve savcılarımızın durumunu incelıyelim: 8 •••• :::: •••• •••• •••• • >•• Hsini Yüksek Hâkimler Kuruluna vermıştir. Bu maddeye gore: «Adalet Bakanı da, gerekli görduğü hallerde, bır hâkım hakKinda dısiplin kovu^turması açıl ması ıçın Yüksek Hâkimler Kuruiuna başvurulabilir.» Oemekkı hâkim görevinde bağımsız ve idarî ve sıyasi baskıdan korunmuş oimakla beraber, hukuk ve kanıınla bağlı ve Anayasaya ve kanuna göre esaslı bır denetime tâbidir. Şu halde 132 inei maddedeki «bagımsızlık» dan maksat. bâkimin yasama ve yürâtme orıranları karsısındaki bajhmnzlığıdır. Yoksa hâkimler, aşağıdaki esoslarla bağlıdırlar. anlamı âkim. hükmünü verirken. Anayasa, Kannn, Hnknk ve vicdanî kanaat ile bafclıdır. 'Anayasa mad. 132). Hâkımın ^ukümlerinı, kanuna, hukuka ve vicdanî kanaatine. ayrıca ahlâka. dogruluk ve adalet duygıılarına dayandırması, eskiden beri mevcut ve tabii olan bir ilkedır. Anayasanın 132 inci maddesindeki asıl önemli yenllik «hâkimin Anayasa ile bağlı olması» ılkesidir. Bu çok önemli bir noktjdır. Çünkü bu kural Anayasamıza sadece soyut ve ideal hîr i'kc olarak konmamıştır. Bu YaFanın 151 inci maddesine gör»: «Bir dâvâya bakmakta olan hâkim. nveulanacak bir kanunurı hükümlerini Anayasaya aykırı gnrürae ( ) Anayasa Mahkemesinin bn konuda vererejH karara kadar dâvâvı geri hırakır.» Efier Anayasa MahkemeFi, î^in kendisine gelişinden basltyarak ÜC ay içinde karannj verme?w, Mahkeme. Anayasava avkırılık iddijsınıji kendi kanısına cnre çölümleyerek dâvâvı vürütür. Ancak Anayasa Mahkemesinın kara rı, esas hakkındaki karar ke<ırlesinceye kadar gelirse, mahk*> meıer buna uymak zorundadır » Görülüyor ki, mahkemelerimiz uvpuladıkları kanunların Anayasava uygunluk derecesinı kontml süzgeçinden geçirmekle görevlidirler. tşte 132 inci maddcdekı: «Hâkimler Anayasava göre hüküm verirler» kurjlının pratik anlamı ve nasıl i«leveceğı 151 inci maddede görül H :::: •••• Bir dolaptır dönüyor yıldızına çatülar! Ama iyi ki ona çattılar! Öztaş kurtulur, hem de nasıl kurtulur, görürsünüz... Bir gazetede çıkan röportajı camlayıp radyonun altına asmışlar. «Peki ama neden hâlâ yatıyor bu arkadaş zindanda? Tahliye talepleri reddediliyor? Bir bit yeniei var bunun altında ama durun bakalım...» Kalkıp Yortan'a Rİttim. Adını değiştirip Bostan ci yapmışlar. Blr tepenin kucağında. Göçmen köyü nü andınyor. Kahvedeki komşular ilgi ve saygı gös terdi. Temiz de blr köy. Sokaklan kaz dolu. Evini çocuklarını sordum. Rbsterdiler. Ter yükseği evi, tujtla kiremit. Bahçesi güzelce sürülüp işlenmiş. L'ç tane çocuk peşpeşe. Anası bir yaşlı kadın. «Hayrola teyze. nişledin, nasılsuı? Çocuklar biribirine girmişler. Ortalık toz duman. Maşinganın boruları da çekmiyor gallba. «Bir yanım zindanda, bir yanım dumanda, nasıl olayım? Gâvura gâvur demek yasak. Bir lâf çıkardılar komünis komünis... Asacaklarmış oğlanı. Assınlar ellerinden geliyorsa! ... Çocuklar gene sanyorlar biribirlerine. Emine teyze iyice daralryor: «Çıkıp gelse gayri çocuklarınm başma canıml Durmuyorlar bubasuz. Hepten biribirlerine sanyorlar. Vallaha billâha zaptolmuyorlar!» Eşi Melâhat pazara gitmis. Büyük kıza manto alacakmış da, duruşma günü Bandırma'ya gideceklermiî. Dönerken yolda görüştük. Ahmet mektup yazmış: «İki çuval un alıp atın eve.« demis. Okuldakj arkadaşlacuıa yazmış: «Çamlan sulayın çamları, aman kurumasvnlar!» Melâhat hanım gülüyor: «Hâlâ aklı fikri çamda kavakta! 23 yıldır yetmedi mi? Böyleydi, kendi işini düşünmez köyün işini düşünürdü. Çıkıp gelse gene yapacağı odur. Huyl Ama niçin çıkıp gelmiyor? Diyormuş ki düşmanları: Yedi yıl gün aldıracağız! Gönen'in akıldaneleri de aman aldırın diye fikir veriyorlarmış. Gün aldırma dan çıkarırsanız, nâmus dâvası açar, siz gidersiniz okkamn altına...» O yorlar. Fındık kabuğu kadar blr lokalin içinde. iki sözün biri Öztaş üstüne: «Öğretmenin 1r öoen'dekl ögretmenler of pnt edlp dunı na rağmen yıne bu ikinci maddedeki «bukuk devleti» ilkesı bugjn hâlâ uğrunda fikır savası yapılan bır ilkedir. Bunu gerçekleştırerek partizan bir idaremn kurulmasına meydan vermemek herkesden önce yine hikimlevın.ıze duşen bir iştir. Toplumumuzun bugün Içinrie bulunduğu sartlara göre hâkimlerin özellikle üzerınde durmaları gereken diğer üç temel ilke «lâiklik», «sosyal adalet» ve «düsünce özgürlüğu» ilkeleridır. Bunlardan «lâiklik» ilkesinın «brsılması ve şeriâtçiligın hortlaması ki bugünkü ortamda bu nun bol bol tohumları atılmaktaaır Türk vatanını sömürgeleşmeğe ve böylece bağımsızlığımızı tehlikeye doğru göturür. Sosyal adaletin gerçekleştırı!memesi ise bu memleketi ergeç yıne bağımsızlığı tehlikeye koyacak büyük sarsıntılara tü rükler. Düsünce özgürlüğünü kaybetmek ıse memleketi tam bir karar.hğa ve zulme götürür. Bu bakımdan nâkimın gen"l olnrak «Aoayasa ila b a | l ı l ı t » kuralı, ozel olarak bu ilkelerle sıkı surette bağlılığını gerektirir. Sosyal adaletle baglılık adalet» Anayasamıyenı bır ılkesidir ve toplumdakı iktisadi adaîetsızliklerın duzeltilmesı düşjncosine dayanır. Bu sebeple «sosvql adalet» kavramtna karşı mem lekette varlıklılar tarafmdan genı; bır kempanya açılmış, bunun «komiınumın kapısı» olduğu htr Iırsatta ileri sünilmüş; gelecek t.cçımlerde üçte iki çoğunluk sag lıvarak Anayasanın garantı ve fren nukumlerı ıle birlikte «sosv»)» nıtelığının de değiştirilme!i yoluna gıdıleceğı bugunkü ıktıdıı çevrelerıne rr.ensup olanlar tarafndan açık açık yazılmışnr. Anayasa Mahkemesıne ve Yüksek Hâkimler Kuruluna Anayas.i tle tanınmıs yetkılerın, yani fren ve garanti hükümlerinin kasılrnası. veya tamamen kaldirılAası, '^»"•thf evveîce bu ttttunlardaC çıkan vazılarımızda belirtıldığı sekılde kötürüm ve işlemez tâie getırilmesı memleketi bir çoguııluk ıstibdadına ve «demükıasi» cılisı arkasında koyu Dır tasızme; ıktısadi ve sosyal hükümlerinln işlemez hâle getirilınesı de, varlıklılar yararına ısıej.en kopkoyu bır iömürü re)imıne goturür Boyle bır sömü'ü rejimi gücünü. henü: uyanmarr.15 kitlelerin vereceklen oylarla kurulacak çoğunluk ıstıbdacır.dan alırsa, böyle bır slstemı kuranlar tam bır demagoijk davranışia: «Ne yapalım, halk çoLunluğu böyle ıstiyor. Demokrası de zaten halkın istedığl ıdar» v: kurmak değıl midır?» diyeceklerdır. Şımdı ortamı hazırlamakt« ve bu düsünceyı doğrudan d o j rjya ya da dolaylı yollardan sıiyleyıp yazmaktadırlar. Peki. hoik çoğunluğu • farzı muhâl olsı»k • memlekette Saltanat ve Hılâfetjn ya da bır sömürge rel'mınin veya kanunen vasak olar, komünizm ıstibdadının kurulması ıçin oy kullansa. «MSdem kı demokrasl vardır ve halk böyle ıstiyor: o halde millî tradeye boyun eğmek lâzımdır» mı denecektir? Hiçbir tutar yeri olmayan böyle bir mantık, Türk hâklmini aslâ etkilememeli, o kararlannda yalnız hukuki adaleti değil. Anayasanın emrettiği sosyal adaleti de gerçekleştirecek sonuçlara varmak içın çaba göstermelı. bu çabayı gösterenlere karşı da, her türlü ön yargı ve siyasl kanaatten arınmış olarak, tarafsız ve sdıi olmahdır. ••••* •••• :::: •••• •••• •••• •••• :::: sının •••• • ••• A :::: •«•• Zindanda sıkıntı bmpt öztaş"ın tntnklanısını düsünfivorum: TÖS'e haher reldifcinde aksamın dar vaktiydj. «Kl&sik tertiplerden biridir!» dedi arkadaslar. Tertibin klâsiÇln! pek önemserim: «Avukat tutalım, bakahm baktiralım!» Cönen'den hetnen Bandırma'ya kaldırdılar örtas'ı. Sendikacı öŞretmenlere telefonlar, telırratiar... O kadar cok bası belâva eirivor ki öfretmenlerin her verde. Sonra onnnkini unutturanlar cıktı nespese. Fakat o cevreden eelen mektunlarda bir sıkıntı, bir iniiti. biraz da korku. Kalkayım tidevim drdim, »Mip eözümle rBrevim. Bandırma'fla Ba^kan Rpmzl SaraooHn. Srkreter Ahmet Knndak, Müdür Etem Töksel hoca, cıkiD vardık hauishsneve. Gardivanlar ince bir knridora aldı bizi. öztas*i ra^ırmava srlttiler. Tas rtavarların, narmakliklann arasmda kaldık. Bir de karanlık içerisi! Biribiriınize «Hocam hocam!» derken, eardivanların hiri hocalan tanıdı, bir der<sane varmış içerde. orava aldı. özta<s öÇretmenle orada konoituk. Üstön> körfl bir Bzetle macerasını anlattı. Sıraiann flstflnde otnrnvornz. Karatahta, silei. tehesir. dnvarda birkaç ders levhası. Ikide bir dikkati daJılıyor : A asabada öztas'ın müfettislerini gördüm. «Yoktu arkadaşı içerde tutacak bir şey! Biz konuyu inceledik. Hiç bilmiyoruz neden hâlâ tutuyorlar? Her halde bir iş var işin içinde. Eh, mahkeme bulur çıkanr er geç . • Bir hayli tuttular Oztaş öğretmeni içerde, karanlıkta. Sonunda i? anlasıldı: Tertip! Sinsi, karanlık bir tertip! Balıkeslr'in eğitim yönetıcileri de 23 yıllık Oztaş öğretmeni «Bo<;tancı> köyünden alıp Susurluk'un Karapürçek köyüne vermişler. Hapishanede, toprağmdan sökülmüş bir çmara benziyordu. Sararıp soluyordu. 23 yıllık çınarı söküp toprağından, götüriip Karapürçeğe dikersiniz de tutar mı a beyler, a beyoğlu beyler?.. K Sonuç •••• • ••a :::: 1 iiii nayasanın 7 ircı maddesine göre: «Yargı yetkisi. Türk Milleti adına baSımsı» mahkemelerce kullanılır». 132 inri maddesinın bırinei fıkrafina göre de: «Hâkimler görevlerinde bagımsızdırlar. Anayasava. kanuna, bukuka ve vicdanî kanaatlerine g(ir e hiiküm verirler.» 137 inci maddede de: «Kanun, Cumhunyet Savcılarımn ve Kanun Sözcülerinin özlük işlerinde ve görevlerini yapmalarında teminat sağlayıu. bükânler fcoyar. Cumhuriyet Başsavcısı. B»ş Ka' nun Sözcüsü ve Askeri Yargıtay Başsavcısı yüksek mabkemeler hâkimleri hakkındaki hükürnlere tâbidir.» Işte Anayasa Mahkemesi. Savcıların tayinini ve yer değışnrmesini doğrudan doğruya Adnlet Bakanına veya bu Bakanhga bağlı memurlardan mevdana gelen bir kurtılun ıstışarî mü'ılâası alınması k«vd:le y i n e Arialet bakanına veren Hâkimler Kanunu ve Yüksek Hâkımler K u a " u Kanununun yukarıda belirtilen maddelerinı bu sebeple iptâl etmı? buıunmaktadır. Yukarıda çıkarılan 132 inci madde ıle mahkemelere tam bır bağımsızlık tanınmıştır. Bu «bdgımsulık» hâkmın dıledığı ııbı keyfi karar vermesı demek degıldır. «Hâkımın Bağımsızhğı» demek, onun hıçbir makam ve mtrcıe bağlı ve rtenetıme tâbi cluic.ması demek rie değıldır. Anavasanın 144 üncü maddesi hâkımlenn denetımı ve butun özlük işlerı hakkmda ksrar verme jet Anayasaya göre hüküm vermek • ••nayasaya göre hüküm H vermek» Jevimi hâkim'n " h e r ş e y d e n önce. bu Ya«anın birinci kısmında (Mad 1H' da* yazılı ilkelerle sıkı sıkıva baSlı olduğunu gosterır. Şöylekı: 'T' Türk Devletınin bagımsı?!ığı devlet seklinın (Cumhurıyet) oluşu, Türkiye Devletinin ülkesı ve milletiyle bölünmez bir »uitün olduğu ve mitletin eğemenlıgi (Mad. 1. 3 ve 4) ilkelerı devie' ve millet varlığının başta eeIOP temel ilkeleridır Anayasanısî 7 inci maddesine göre Yargı vctkisını «TUrk milleti adın»> kullanan hâkimler karara baSlanmak üzer e önlenne gelen meseıelerde. Türk baBimsızlığının, Tjıkıye Cumhuriyetınin ve Tütk butunlüğünün sarsılmaz ve yüreıUı bekçısıdirler Bugün blrcuk yabancı görevlilerın kendileriı.ı âdeta ımtıyazlı sandığı arız Tıiıkıvemızde. hâkimin yukandakı ilkelerle bağlı olmasının ve bunlan titlzllkle uygulamasınm önemi çok büyüktür. f?, Türkıye Cumhuriyetinin •Millî demokratik, lâik ve sosyal bir hnknk devleti» olduğu 'Mad. 2) ilkesı de, Anayasamızın hâkımi bağlayan kurallanmn «n önemlilerindendir. Hâkimin vereceğı karar bu ılkeler^ aykırı ommıyacağı gıbi, bunlara gö'ge dahi düşüremez. Bunlardan «mılliyetçilik» ve «demokrasi» ilkeleri eski Anay«samızdanbetı mpmlekette az çok yerlesrniş il kelerdir. Bu memlekette dış f5rünüşe göre, en sağcısmdan en solcusuna kadar herkes «milliyetçi» herkes «demokrat» tır. Bu •••••••••••••••••••••••••••••••• J ELEMAN ARANIYOR 1ABANC1 SERMA1K İSTİKAKİ OLAN B C i Ü K BİR StRKETt.N FABRtKASI tÇlN, Nimbüs İSLEÎME NUHASEBESİ Şef Yardımcısı ARANMAKTADIR. Ç A R T L A R : Şoşya! müjkiyet kavramı ile bağhlık 1 Iktisat Fakültesı veya İktisadi ve Ticari tlimler Akademisi mezunu olması, 2 îsletme ve Sanayı Muhasebelerini iyi bılmesl ve bu sahalarda tecrübe sahibl bulunması, 3 40 yaşinı geçmemis olması, 4 İyi Fransızea bilmesl, 5 Askerliğini yapmış olması, Verilecek ücret bılgı ve tecrübeye göre takdir olunmakla beraber tatmmkârdır. Taliplerin kısa hal tercümelerini bildıren bir mektupl» [P.K.. 5 Personel Servisi. Mecidiyeköy tstanbnll adresine başvurmaları. (Reklâtncılık: 111/433) Bayındırlık Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü Birinci Bölge Müdürlüğünden: 1 Aşağıda keşif bedell, geçici teminatı, ihale gfirr ve saatleri yazıh işlerin eksiltmesi kapalı zarfla Utanbul Küçükyah'daki Müdürlüğümüz bınasında Komısyonda yapıiacaktır. ] Eksıltme dosyası : Ankarada Karayollan Genel Müdürlüğü Malzeme Müdürlüğünde, Istanbulda Bölge Müdürlügünde görülebilir. 3 Eksıltmeye girebılmek ıçın : a) tsteklilerın 1967 yıhna aıt Ticaret ve Sanayı Odası belgesl ile Şlrketlerin Uftn tarihlnden sonra aünmıs hali iaaliyet belgesı ıle usulü daıresıncfe yazılı her iş lçin o ı?in hizasında gösterilen miktarda teminat vermelerl, b) tsteklilerin en geç aşağıda yazılı ışler ıçın ayrı ayrı tesbit edilmiş olan müracaat son günü mesal saatl sonuna kadar bireı dılekçe ıle Karayollan 1 Bölge Müdürlügüne müracaat etmelerl (müracaatta Genel evrak kaydı tarihi muteberdır), dilek çelerıne Bayındırlık Bakanlığından alınmış (C) grupundan en az bu Isın keşif bedel) kadar mütaahhıtlik kamesı çalışm, tasarısı ve teçhizat, teknık personel ve taahhüt bildirileri ile mail dıırum bıldirısı ve bunu tevsık eden bu eksiltmenın ilân tarihlnden sonra alınmış Banka mektubunu eksıksız olarak bağlayarak bu İş Içın iştirak belgesı alınması lâzımdır. Telgra! la müraeaatlar kabul edılmez (Makına ve teçhizat beyannamesınde gostereceklerı Ana tnşaat makinalarının sahibl oldukl^ nna daır bel^elerı tbraz etmelerl, kira tle hançten temin edilecek Ana Insaat Makinalan ıçin beyanda bulunmamaları. 4 < îsteklilerın 2490 sayılı Kanuna göre hazırlayacakları teklif mektuplanm eksiltme günleri en geç ihale saatinden bır laat e\. veline kadar makbuz mukabilinde Komisyon Başkanlığına teslim etmelerl Uzımdır. Postada olacak gecikmeler nazan itibare alınmaz. Keşif Bedell Geçlel Teminat Eksiltme Belge mfiracaai t Ş Î N C l N S t L l r a Krs. Lira Krg. G fl n ü Saatl son günü Adapazan Karasu yolu klm. 18+594 24+019 arası FerezU Sakarya varyantj kazı sanat yapılan ve ttabilize ljleri, tstanbul Ankara ay. Adapazan yolu klm. 0+000 3+000 arası kazı sanat yapılan ve stabilize lsleri, Adapazan Kaynarca Kandıra yolu klm. 84 36 arası Kaynarca Içi geçışı muntazam parke kaldınm ve müteferrik üst yapı inşaatı. 1720000 00 842000 00 72550 00 S7430 00 26/Ocak/1968 11.00 30/Ocak/1968 11.00 20/Ooak/1968 24/Ocak/1968 TEŞEKKÜR Müsbet teşhlsiyle zamanınila müdahale ederek benl yenlden sıhhatlme kavusturan Sayırı Ürolog • Operatör S GÜRBÜZ BARLAS'a asistanlan Salt Bektlm, Erdem Cebecl ve NarkozitÖr Paruk Ora; Şlşli Sınhat Yurdu doktor ve personellne âlenen teşekkürü borç bilirim. TAHStN DEMtRAY (Cumhuriyet: 428) Dr. KEMAL ÇAĞLAR Idrar Toltan »e Tenasfl) Bastahklan Mfllehassıs» Galatasaray rurnaeıba«n S o t No 12 Ufiur Apt Saat 10 U « 13 • 18 Tel 44 14 36 (llânoılık: 4410/441) DOKTOR osyal adalet ilkesinin uygulamalarındar biri de «sosyal mülkiyet» kavramıdır. Türk Medenl Kanunu ile zaten birçok kayıt ve sartlara bağlanarak, e« ki Roma Devrindeki sınırsi' (mutlak) lık karakterinl kaybet mis olan mülkiyet hakkı, Anava samızın 36 ıncı maddepinin «Mü! kivet hakkının knllanıiman, top lum vararına aykın olamaz» diyen üçüncü fıkrasınm toplumcu hükmü ile bu «mutlak» lıjı büsbutön kavbetmiştlr Artik halkm zaranna ve sadece kisi vararına blr mülkivet kavramı. bufiün eerçek Batı Demokrasilerinde de kalmamıstır. Klst, mül kiyet hakkına. ancak toplum ya ranna avkin olmadıgı ölçüde sa hiptir. Mülkiyet dâvalarında. yfı rflrlüktekl kanunlar çerçevesin de, sosyal mülkivet ve sosyal s dsletin Slçüsönü tayln etmeV ise • adll olsun, ldar! olıun mah kemelere düşmektedlr. Bu se beple Tflrk haHml artık lktlsa dt ve «osyal konularla. en azmd»n, uyguladığı kacun ve hukuV hOlcflmterl fle oldufu kadar ha «ir nesir olmahdır. Makina ve Kimva Endüstrisi Kurumu Gene! MüdürSük ÇELİK TALAŞ SATIŞI Kurumumuza ait Kınkkale Mühimmat Fabrikasında mevcut çelik talaş kapalı zarfla teklif almak suretiyle satışa arzedilmistir Şartnameleri Kurumun Malzeme Satış, Mühimmat Fabrikası, Kırıkksle Bölge ve tstanbul Şube Müdürlüklen ile Gaziantep Maâazası Sefliğinden temin edilebilir. Talipler mesai saatleri dahilinde malzemeyl yerinde görebılirler. Kurumumuz 2490 sayılı Kanuna tâbi degildir. Teklif ihale günü en geç saat 9 00 rla verilir Satılacak Malzeme Takriben 10000 ton çelik talas Mnvakkat Bnlnndngu yer teminat thale tarihi Mühimmat Fabri 200.000. TL. 20/Ocak/1968 kası Kınkkale (ikiyüzbin) Cumartesi (Basın: 10283 A 160/448) T, Ziya Kırbakan Oert, 8aç ve Zührevl Bastahklan Miitr<hg««iisı Iıttkltl Cart Parmakknpı No 88 Tel • 44 10 7S Kızılay îstiklâl ve Beşiktaş Şubelerinden Şubelerimlzin 19 Ocak 1968 Cuma sünü Hilton Otelinde tertip etmia olduğu Dansh yemek lçin 17 • 18 Ocak günleri saat 13 den 19 a kadar İştirak etmek lsteyenlerln yer ayırmalan rica olunur. Comnurıyel 461 Yarın i Hâkimler ve düşttnce 270000 00 14550 00 31/Ocak/I9e8 11.00 J5/Ocak/1968 (Batın : 28441/453)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog