Bugünden 1930'a 5,431,920 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAHtFE tKİ • l Eylffl 1961 CUMHUKİüET GİDİYOR G İKTİDAR NEREYE Dr. NihatTÜREL nırlanan eski Demokrat Partinin ılmdi artık sBnmfts yıldızlannuı yenlden sahnere çıkmak içm ffaterdikleri çabalardır. Başta Bayar ohnak flzere, eski vedet politikacılann özel toplantılan, ban basın organlarında açığa vurduklan niyetleri, asılan arkadaşlarının mezarlannı bahane ederek girişmek Istedikleri duygusal fakat aslında politik gösterfler, tktidar partisi teşkilâtı üe kurubnak lstenen yakın Uişkiler Demirel ve çevresini hiç şüphesiz sıkmaktadır. Bugünkü yöneticüer, tabil olarak eskinbı mirasını reddetmezler. Ama eskinin bortlayan mirasçüarına da, buyurun siz gelin demezler. Hem demezler hem de içinde bulundnğumuz sartlar içinde bunu diyemezler. Bu politik «Tereke» konusunda ileride daha da çok sıkılacaklan bir ftrçek olarak ortadadır. Y ktidara karsı dışarıdan gelen yük, bir yan• dan zamanın işlediği tabiî yipranmalar, diğer yandan da ısrarla tekrarlanan parlak ve nurlu gelecek edebiyatının belki de tam aksme, sosyal baromctrenin bu sartlar devam ettiği sürece iyi drçil, aksine kotü hava sartlarını pöstermis olmasıdır. Şu çok garip bir teceUidir ki, bugünkü iktidarın kazanma şansı, vatandaşın uyanma ve görme hızı ile ters orantılıdır. Çeşitli uyanma tezahürlerinin iktidar yöneticilerini rahatsız etmesi bundandır. iktidar bir başka ydaden de baski altındadır. 37 Mayıs devriminin getirdiği düşünce ortaraı içinde geli*en ve Anayasamızın teorik plânda himayesinde bulunan sol fikirler, vaytnlar ve tezahürler karsısında endişelenen baa sermaye çevrelerinin iktidar üzerindeki basküannı azımsamak doğru olmaz. BİR YUDUM TASTMA S avm Tılmaz Çetiner'in cBır Yudum Çay İçm» adh serı roportajı, yazarının her zamanki yazılan gibi, ümît ederıra herkes taraiından büyuk bır alâka ıle okunmuş ve uzerınde duçünulmüstür. Bu yazı mesleğim açısından bende de şu tepkılerı yapmıştır. Inceleme neticelerine göre, yıida yalnız çaydan 350 milyon lira gelır elde eden ve yeraltı ve yerustü butun gelirleri toplamı ise 500 600 railyon hra olan ve 274 köyunde her bırı yarım milyona 2 şer cami yaptırılan bu şehir fertlerinin, Mahyeye gelir vergısi olarak ne ödediklerini, Gelirler Genel Md. nün 16 No.lu yayınından aynen asağıya çıkarmış bulunuyorum : Seni Mr. Jok seni! Amerikahnın sâf bir kişi olduğu inancı memleketlmitde y»yçınaır. Belkl basit blr Amerikan vatandaşı için dogmdnr bu hüküm Ne var kl, dünyaıun dört ikliminde cirit atan ve milletleri hirbirlne katan AmerikaU, gerçekte çok kornazdır. Türklyedek. Slnçer Knmpanyam Müdürfl Mr. Jak Işte b» ikincl soy Amerikalılardan Singer knmpanyasındaki grev konusonda yazdı|ımıı yanlar» gmıetelerde koca kooa llânlarla cevap veren Mr. Jaki bn bakımdan pek beğendlk. Vaktlyl. Ere|li Demir Çelik tesisl de bSyle yapmıştı. Ne T*r kl, Mr. Jakm dogrnlan naS1l tabrif ettigini Törk halkına g»stermek de bizim boynnmuzun borcodnr. En basltinden bashyahm: Biz Singer grevinde çıkan bir kaveada Amerlkalının grev rözcüsünün yüzünü siçaravla TaktıÇını yazmıstık. Mr. Jak çazetelerde çıkan Uânlarda bn gerçe|i tekzip fdiyor. Ve diyor ki : « Bizzat yüzüne sigara değen şahıs, mahkemede verdiğı ifadede bu olavın .kazaen. ve binaya girmek istedigi »ırada agızda bulunan sigaranın dfgmesi üzerine vuku buldugunu belirtmıstir » Oysa yüıü sigararla vanan Er*an İrli. mahkemede olayın «kasten» olduVunn s5ylemi<îtir. Mr. Jak, mahkemede, hâkim ve kalabahk önünde «öylenen sözlerl tahrif ederse vann gerisinl slı hesap edinî. tste böylesine kurnaz bn Mr. Jak!. Mtekim llânlarda «Şirketimiz sendıkalara karşı herhangi bır düşmanlık beslememektedir. diye konusmaktadır. Oysa Mr. Jak, Singer Dikls Makinesi Knmpanva«ında sendika knrmak Istevenleri işlerinden kovmus, ve emekcilere gözdafeı vermistir. Bn tehdıt, geçen yaz.larım.zda belirtti|imiz gibi. Genel Mfıdürün tesk.lata gönderdili G66'127 sayı ve 7 Ekim 1966 tarihli yansiyle kanıtlanmıstır. Satıs kumpanyasmda sendika faaliveti göstermek lsteyen ne kadar öncü varsa Mr. Jak bepsinl kovmnştnr : R. Ateşdağlı, M. Atasayar, N. Duysak, Y. Atamanvar. K. Türekli. T. Törükogm, T. Akel, C. Ulusel'in islerine birer bahanevle son verilmiştir. Sendikacılıça düsman olmadıîinı söyliven Mr. Jak, Targıtar'ın kesin karanna ragmen sendikarı tanımamakta ve Türk işcisiyle toplu sözlesme masasına oturmamakta ısrar etmektedir. Daha 8nee de söyledigimiz ribi, bizira savnnduSumuz dâva fieret dSvası degil. Mr. Jak'ın Türk isçisini adam yerine ko^up koymaması dâvasıdır. Gazetelerdeki ilânlarda su edası açıkca göriilmektedir : Biı iscimize iyi muamele eder. dolcnn para veririz.. emekliye avrılırlarken arasıra bü>ük paralar verdiSimiz de olnr. Dâva işte buradadır! tsçivi nsak, emekçinin hakkını lutfen verilmis bir sadaka. ve emeklilik ikramiyesini de bir atıfet sayan patron zihnivetinin yıkılması gerekir. Emekçl, patronnn ihsanına baflı olmaktan kurtarılacak, devletin yasalarınca teminat altına alınacaktır. Singer'de de%am eden grevin amacı budur. Mücadele çalısan insanın hak ve haysiyetini tanımıyanlara tamtmak mücadelesidir. Mr. Jak Jak'ın Singer kumpanvâsı hakkında verdiftl rakamlar Ise hastan sona bir aldatmaca çabasından doğmaktadır. Diyor kl Mr. reklâmlarında : « Tâyin edılen resmi kapasıteye şore mekik imalâtımız dolayısivle tasarruf edilen dovız mıktarı senede 600.000 dolârdır. îlk olarak Mayıs ayında satısa arzedilmiş olan 224 t. yeni zigzag makınemız yüksek miktarda yerlı malzeme ihtiva etmektedir. Ortadoğuda vuku bulan son buhrana kadar fabrikamız kendi mamulâtı ile dikış makinası tabla ve kabınelerinl Arap memleketlerine ihraç etmek suretiyle dovız sağlamak yolunda ehemmiyetll bır adım atmıştır. Resmen kabul edılen kapasitemızde dikiş makinelerinın komple olarak ithal edilmesi halınde dovız sarfiyatı 6.600.000 dolârı bulmaktadır. 1966 yılı zarfında 1965 yılı kâr ve patent hakkı olarak dışama tran^fer edilen para ise 374 527 dolârdır.» Verilen bütiin rakamlar, dogruları tahrif etmek içln Acem mübalağasına oturtulmustur. Bakınız bu kurnazlık, küçük bir hesapla nasıl iflâs edecektir : Singer diklş makinesinin resmî satıs programı 1966 yılında 37.603 adet dikiş makinesidir. 1965te 33.000, 1964'te 34^94. 1962'dc 29^32 Simdi ortalama 30 bin dikis makinesinin Singer eliyle Türkiyeye ithal edilip satıldıgını düsüııelim. Bir dikis makinesi birinci el satıcıya ortalama 350 liraya mal olup halka 990 llraya snnulmaktadır. Demek ki. en kabada\ı hesapla 30 bin Singer dikiş makinesinin doçrudan dogruya ithali 1 milyon dolâr dövi» larfiyatıdır. Peki, 6.6O0.0OO dolâr nereden çıkmaktadır? Bu «turlu çesıth» kapasite hesapları kâgıt üzerinde yabancı sermaye kanunundan yararlanmak üzere restnî makamlara verilen hesaplardır. Bu hesapların gerçekle ve tatbikatla hiçbir iliskisi yoktur. Aynı sekilde mekik imalâtından 600.000 dolâr tasarrut edileceği de bir aldatmacadır. Bu, asıl ve esası olmayan kapasite hesaplannı bir yana bırakmak ve sirketin gerçek kâr, ithalât \e kâr transferi hesaplannı ortava dbkmek gerekir. 1965 yılı kâr transferi 374.527 dolârdır, diyor Mr. Jak.. ama gerçek transfer imkânı nedir? Gelecek yıllara ne kadar kâr transferıne gebe kalmıştır Türkiye? Orası eizlenmektedir. Biz bir besap verelim: Şirketin 1963, 64, 65, 66 yıllanndaki dikis makinesi satısmdan ki ortalama 30 binden 120.000 eder dısanya kârdan ayn olarak çıkarmak hakkına sahip oldugu Royalty bakkı 240.000 dolârdır. Bir makinede 2 dolâr Rtnalty hakkı vardır. Kâr transferi hakkını ve ithalâttan doğacak döviz transferini avrıca besaplamak fevkalâde meraklı ve acı sonuçlara götürecektir Türk millıyetcilerini.. Mr. Jak'ın ihracat vapıyoruz iddiası da çulünçtür. Plânlama kitabından aldıiınm son rakama eöre 1964'te bütün Türkiyeden dikis makinesi ihracatı 8.635 lira gibi komik bir rakamdır. Dahası var : Singer kumpanvâsı bu memlekette yalnız dikis makinesi satmaz. Saya makineleri, trikotaj makineleri ki, onların besaplarına girmiyoruz buz dolabı, çamaşır makinesi. radyo, gaz sobası satmaktadır. Mr. Jak'ın bu yoldaki tutomu şudur : Türkiyede mevcut Profilo, Sonolar gibi fabrikalarda yapılan yerli imalâtın üstüne Singer markasını vurup piyasaya sürmek . Eh, artık bu kadarını yapabilen bir Mr. Jak, Türk işçisine neler yapmaz ki ! ÇAY İÇİN «Türklye'fle ise hamdolffnn, lıerkes Istediğinl yazar, istediği yere gider, iitediğini söyler» hukmü ile bu sonuçtan tam bır hurrıyet anlamı çıkanyor. Ne kesin ve kolay bir yargı değil mi? Hemen şu hususu belirtmellyim ki, bu satırların yazan yani ben hiçbir vesile ile Rusya hayranlarından değüım. Hattâ bir süre Amerıka'da bulunduğum halde ne onun, ne başka bir ülkenin hayranlan arasında olamam. Bu konudaki ölçum ve karanm, başka ülkelerîn kendi iç işlenndeki olup bıtenler değil, yabancıların >urdvimu?la olan olumlu olum'uz, çesıtk ıhsk.leri lum gucü ile kaldırmak gerekmez mı? Çağdaş külturün gereklermden top'.um eli ıle yararlandırmak 7 gerekmez mı Avrıca enıek ve gelir arasındakı hakblık, âdılhk orant:sının kurulması gerekmez mıî enellikle yaz aylan, bütfln bir yüın getirdigl vorgunluklardan sonra, politik arenada da bir dinlenme ve ara verme mevsimidir. Oys» Id, içinde yaşadığımız yaı, iktidar partismin bası Sayın Demirel'in politik gezileri ile özel bir heyecan, ayrı bir lenk ve hareket getirmis bulunuyor. Bir takım temel atmalar ve yeni bazı tesisleri hizmete açmalar bahane edilerek tertiplenen gezilerin yöneldiği politik amaç, bir yandan erken seçim ihtirnalini akla getirirken, diğer yandan da Adalet Partisinin artık katılaşaa ve gözle göriinür sekilde biçimlenen eğilimlerl hakkında belirH yargılara vesile oluyor. Sonuç M p | bunları gerçeklestırn U mek çoyle dursun, " ' kendi plânlarma gore çok sıkı çahsıp bazı sosyal kuvvet merkezlerını voketme çabasındadır. Ama Türkiye'de serbest fikir yuvalarıyle bazı sosyal kuvvet merkezlerinin ba<=lattığı bır aydınlatma çağı da açılmıstır. Fehmi AKBAL Oğrenci *** Rejime karşı allerji ~W ktidar partisi alt kademelerinin ve ikinci de• rece yetkilüerinin ötedenberi açıklayageldikleri. Anayasa ve rejimin temel unsurlan üzerindeki duygu ve istekleri, son zamanlarda bütfinü bakımından iktidara hâkim bir görüş olarak belir meye başlamıştır. Bir muhalif miUetvekflinin dokunulmazlığı sebebiyle iktidarın aldığı vaziyet, rejim bukuku bakımmdan karakteristik belirtiler gösteriyordu. Hele dokunulmazlıği kaldıran kararın Anayasa Mahkemesince iptali üzerine, iktidar organlarınca takınılan tavir, bu orcanlann Anayasa müesseselerine ve bütünfi ile rejime karşı olan duygulannı tipik bir şekflde ortaya koydu. Çok ilkel bir çoğunluk telâkkisi içinde, Anayasa Mahkemesine karşı, bu organlar âdeta bir savaş açtılar. Bu savaşın dozu, iktidar partisinin demokratik rcjim hakkındaki bügi ve görüşü hususunda mevcut tereddütleri silmistir, kamsındayız. AyTica, Başbakan Demirel, son gezilerinde C. H.P. ne ve onıin savundugu ortasol eğilime karsı da sistemli bir vaziyet aldı. Ana muhalefet partisine karşı açılan bu karopanya, Demirel'in genis çapta tertiplenen yurt gezisinin. Hükümet Başkanı sıfatı ile değil, datıa çok iktidar partisinin basi olarak ve hedefi belll politik amaçlarla diizenlendiği yargısını giiçlendiriyor. R İ Z E V I L A I î T I Tıllık beyanlara göre 1 9 8 2 ödenen Vergi 1022.000 Ücrethler Verg.si 1.277.000 Gotüru G. Vergısi 62.000 Göturü Serbest Mes. V. 14 000 196S 1.330 000 2.603.000 312 000 138.000 1964 1390.000 1 929 000 347.000 11.000 cğretmenin örgütlenmesi azetenızde çıkan «öğretmenlerın örgütlenmesi» ısımlı Fakır Baykurt'un yazısı oğretmenler ıçm çok luzumlu bır gerekçeyı ortaya koymaktadır. «Türkiye'de cahilliğin yenilmesi; külturün, MilH Eğitim ve öğretimin >ol uğramaz yerlere kadar vayılması için 120 yıldan beri savasan bu insanlar, diyebilirim ki, her husnsta böyle kenara itilmislerdir» sozlerıyle oğretmenm içinde bulunduğu maddı ve manevı çokuntuyu kamu ojuna açıklayan yazara hak vermemek basbavağı egoıstlıktır. Yuzy.hn icaplarına uygun bır yasam refahı surduremıvenler her turlu kıyım ve surme haksızlıkları kamsmda acız bırakılmaktadır. Buna sebep: kendi varlıklarını, kendi oz benhğim memleketi ueruna feia etmekten kaçmmamalarıdır. Bu büvük kutleyı kendi çıkarlan için alet yerinde kullanmaya yeltenenlerin yanıldığmı bir kere daha hatırlatmak isteriz. [•] 2J75.000 4383.000 3.671.000 [•] Mahsuptan sonra ödenecek vergilerdır. Genel butçe\e dahıl tdare ve Muesseselenn yaptıkları G. Vergısi tevkifatı harıçtır. ve dolayısıyla bunların sonuçıandır... G Erken seçim hesapları slında tipik bir tutuculuğun lemsilcisi olan ^ iktidar partisinin, yukarıda söz konusu ettifimiz etkenlerle. aslında muhafazakâr bünyesinin tahiatında var olan hos görmezli&inin büsbütun tahrik etlilmekte olduğunn sövlemek bir kehanet deeildir. Bazı temel hakları sınırlavıcı ve rejimi özündrn baltalavıcı tedbirlerin diisünülmüş olması bu pelişen hoşgnrme7İiSin tezahiirlerindendir. öniimüzdeki Meclis çalısmalannda bu tedbirleri venidpn kanunlaştırmak. seçim kanunumı de&iştirmek eibi teşebbüslere cirişileceğinden şüphe etmemrliviz. İster ekonomik, ister sosyal ve isterse politik olsun. çok taraflı faktörlerle, zamanın alevhine işlerii^ini kabnl eden iktidarın, daha fazla yıpranmadan bir erken seçimi göze alması beklenebilir. Zaten saym tnönü de son ilginç konusmasında, Başbakanın nznn yaz gezilerini, bByle bir amacın hazırlıkJan olarak degerlendirlyordu. îktidarın yükü ktidar partisinin son zamanlardalri çeşitll davranışları, bunların nedenlerl ve muhtemel yönelişlcri vanında. bu partinin bem riışarıdan, hem de kendi içinden ya da yakın çevresi bakımından yüklendiği bir takım sıkıcı problemleri ve handikapları gözden uzak tutmamak gerekir. Bu parti nv kaynakları bakımmdan eski Demokrat Partinin varisi olmakla beraber, parti bünyesi ıtibariyle ondan bazı önemli ayrıntılara da sahiptir. Demokrat Parti, aslında, genel batları ve politik dayanaklan ile tam bir muhafazakâr büviyet tasımakta idi. Sâkıt Cumhnrbaşkanı Bayar'ın bir özel konuşmasında, Adalet Partisindeki dinci ve ımıkaddesatçı aşın sağ kanadı söz konusu ederek, Demokrat Partiyi Adalet Partisinden ayiran şeyin, Demokrat Partinin merieniyetçiliği olduğunu sövlemesi, eski partinin tatucu niteliğini tarih ve sosyolo.ji açısından elbette değiştiremez. Ancak şu da bir gerçefctir ki, bugünkii muhafazakâr iktidarı dünkünden ırıran dnemli bir unsur, bugiinkünun içinde barındırdıgı ve temelde biiyük olçude güç aldığı, bn yiizden vazgeçmesinia söz konusu olanuyacağı dinci ve mukaddesatçı kanattır. Yapısı ve politik amaçları yüzünden bu kanadın tam bir tasfiyesinin düşunülemiyeceği açık bir gerçektir. Ancak, iktidarın ekonomik yönelişinden memnun, fakat aynı zamanda lâik anlayıştan da ayTilamıyan bazı çeyrelerin (Demirel bunlann adayi olarak işbasma ' getirilmiştir) fazla endişelenmiyebilecekleri bir parti içl dengenin korunabilmesi, yönetkileri her halde çok meşgul etmektedir. # ^ aşta Demirel olmak Bzere iktidar önde relenlerini iicrisi için endişelendiren ve bugünden sıkan bir başka konu da, siyasi hakları sı iîii i • ••• • ••• • >•• • ••• • ••a u cetvelm tetkıkı de gostermektedır kı, şehır fertlerının elde ettiğı gehrden Devlet •,ol dahı payını alamamaktadır. Bu gelire karsıhk ıse ozel sektor halâ her kulfete devletı çağırraaktadır. Devlete olan, vergı verrne borcu ıse hatıra dahx getırilraemektedır. Ancak vergi aımasını bılme'.en ve\a almayan bır aevlete de vergıntn odenmıyeceğı gözden uzaıc tutulmamaljdır. Müfit KLTLAN Serbest Malıye Hesap Uzmanı B Ne diyeiim? azarın, bır mektuptan bo\lesıne kesin ve genel hukumler «istihraç» ederek okuyucularına «Rus sairinin mektubunu okumalıdırlar» bıçımmde ta\s;jelerde bulunmasının yeterli ve tutarh olamayacagl kanısındayım. Aksi duşunulürse; geçer.lerde Vıetnam'da mıllijetçılere karşı savaşa sokulan bır Amerıkan askerının Amerika'dakı babasına yazdığı «Taptıklarımızdan ntanıyomro:.» ifadelı, gerçekten iç sızlatıcı olaylarla dolu mektubuna ne diyeiim?.. Y *** Rus yazarının meklubu Sonuç eclmierin one abnmasi, kahul etmek gereklr kl. Meclis çoğunlnğunun. vanl iktidarın Iradeslne bajlı bir meseledir. C.H.P. Genel Başkanının da belirttiği jt&i : gerçek ya da hlç olmarsa irerçege yakın ölçüde demokratik Anayasa rejiminin asgar! gerekleri ile saçlama bajtlamamn tek yolu, bugünkü muhafazakâr partinin erken ya da rrç önfimüzdeld seçimlerde iktldardan dflşürülmesidir. Yabancı uımanlann dedlkleri gibl, politikayı «Anadolululaştıran», çağdaş kültürden habersiz, politik biljtisl bemen hemen yok olan, dunya görüşü, İçinde yaşadığı kasabanın smırlarını aşmrran bir profesTonel kadronun çoğunluk iradesi içinde lnce ve dengeli bir demokratik ortamı uzun süre yaşatabilmesi gerçektea güç bir meseledir. •;•• **• S ••••••••••••••••••••••••••••••a «««••«••••••••••••••••••••••••a avın Burhan Felek kendi sü ' tununda, Rus yazarı Andre Voznessenski'mn Pravda ıçin yazdığı, Fransızların Le Monde gazetesinde çıkan bİT mektubunu tercume ederek yayınladı. Yazar yanı B. Felek bu gibi konularda, özellıkle birıki yıldan beri, aşınası olduğumuz kişisel gorüşlerini bu defa da okuyucularma sunmuş ve: « Mektnp, Rusya'da en parlak mnharrirlerin dahi nasıl bir baskı altında olduklarını göstermesi itibariyle bu memleketin hele yazarlara ne gibi bir cennet hayatı sağladıçı hakkında öteden beri memleketimizde ve bazı Rusya hayranlannın dillerinde dolaşan rivayetin nasıl bir efsane oldutunn gösteriyor» dıyor ve bazı kıyaslamalardan sonra da : Aylak Musa NEDEN 6ICMP SLARINLA Uzaklara gitmeye ne hacet. 50 ye yakın kitap yazmış, 23 yabancı dıle çevrılmiş eser sahıbı, tanınmış bir Türk yazarınm nezarete alınması ve basına gelen çırkin olayları anlatan ve geçenlerde yaymlanan mektubu Rus yazarınınkinden daha mı hafıf'.. Bır halk şairinîn aylftfca hurrıyetmden alıkonmasını nas.il yorumlayalım''.. Yıne tanınmış bir yazarın sokak ortasmdan kaçır.lıp öldüresıye dovulmesi, kan revan içinde bırakılması olay.na ve musebbiplerınin de halen «faı'.ı meçhul» listesınde bulunmasına nasıl bir ad vereceğız?.. Ve de yine, bır mılletvekilır.ın yazarlığı nedenıyle, dokunulmazlığının kaldırılması uğruna olup bitenlerı hangi olçuler içinde dusunelım?.. Bu arada, tabıi, bes>me gazetelerin «istenen» i yazan yazarlannı da unutmamak gerek!.. Bu konuya başka bir açıdan daha bakabilım: « . Türkiye'de herkes istediğini yazar. istediği yere gider, istediğini söyler» riıye övunen Savın Burhan Felek, kendısı tanınmış bır yazar ve hattâ Gazeteciler Cemiyeti Baskanı olarak acaba Turkive'deki «Amerikan Tesisleri» ne gıdebılır, «ırebılir ve or<jîarda neler gorduğunu istediği sekılde yazabilir mi?.. Örgütlenme şart O ^ıetmen her turlü tazyık ve hucum taktıklerıne karşı koyabılme gücünü örgutlenmede bulabüır. Hukukî ve ekonomik haklar.nı da ancak bu jekilde elde edebilirler. Bir fikır işçiliğı safhasında olan bu mesleğin zaman zaman bölücü iftiralariyle çıkmaza sokmak Türk halkına hakarettir. Bu vesileyle irfan ordusu de\ip de kenara itme, ezme, kırma, bocalatma, istismar etme yollarına başvurulmasın. Öğretmen her an bugünkü hava içmde en ağır durumlarda kalabılır. Ve her an meslekten çesıtli o'.anaksız sebeplerden olabilır. Fakir Bavkurt'un degindıği bu soıur.ların ornekleri çoktur. Kım senın de bilmediğı mevzular değildir. Onun ıçin oğretmenin vapacağı, yapmak zorunda kaldığı şev örgütlenme yoluna gitmesidir. Ser.dikacılık vönünde girısılmı<: ve olumlu bazı sonuçlar alındıSı gerçegini eözönünde tutarak bırlesme yollannı aramak mecburiyeti hasıl olmuştur. Bırlesmeden doğacak kuvvetın sefinı her yerde, her zaman geçerlı bır akça halıne getırmek mumkun olmalıdır. Sonuç G Himbîis orulüyor kı, «tüm özgürlük» hemen hiçbir ulkede hayranlık uyandıracak bıçimde ve gorünüşte değildir. O. şımdıhk bir iılküdür. Baîkalan hakkında cöveü» ya da csövgü» yü; kıyaslamah ve dolayh yollarla kolay sonuçlar çıkarmayı sadece tek olay açısından ele almak ve yorumlamak doğrulara gıden yol olmasa gerektir... Kemal ÜSTÜN öğretmen *** Sonuç urk devnmci bğretmenleri, pro.iektorleri üzerimize çevirmenin zamam gelmistir. Hiçhir zaman hŞretmen, A. B, C öğreten depı'dır. Sosvallesme yolundaki çabalannı ancak ve ancnk kendi dertleri de dahil olmak uzere orsütlenme yoluyla •••••••• »•••«••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• â BaJ BB ha«arıya getirilebüeceği kanısındayız. T Meöenl AKGÜL öğretmen Taksitli hesabı olan A. P. çıkmazında bir Türkiye 9 ımmnııııııı ••••••ıııns SINCER Müşterilerine : | TEŞEKKÜR § 5 5 5 S S S S •• •j ™ Doğduğum günden beri ya S kamı bırakmıyan, beni her tür S lü oyundan mahnım eden. ter •• lememe. yüksek dirayet ve ih m tısası ile raâni olan, geçirdiğim mı bütün çocuk hastalıklannda de wm vamlı yardım ve şefkatini esir j gemij'en: Sosyal Sıgortalar Ku g ruınu Sultanahmet Dispanserı ™ Çocuk Mütehassısı sayın g OENİZ Kl)WETl,ERİ K0MITANL1G1 Seyir ve Hidrografi Dairesi Başkanlığından bildirilmlştiı: Denlzcilere ve Havacılara 96 sayılı bildirl: 15 ve 16 Eylül 1967 tarihlerüıde 09.00 ile 17.00 saatlerl arasında asağıdakl noktaları birleştıren saha içinde seyretrae, demirleme, avlanma ve bu sahanın 2500 metreye kadar olan yüksekliği can ve mal emnıyeti bakımmdan tehlikelidır. IVURMARA DENİZİ EBEĞÜ İLE TEKİRDAĞ ARAS1 1 nci nokta: E. 4897 No. lu Örencik kayası fenerinden 312 derece ve 0.75 mil mesafede enlemi 40 derece 58 dakika Kuze^'. boylamı 27 derece 54 dakika Doğu olan nokta. 2 nci nokta: Enlemi 40 derece 54 dakika Kuzey, boylamı 27 derece 54 dakika Doğu StocUnokta: Enlemi 40 derece 51 dakika Kuzey, boylamı 27 derece 36 dakika Doğu 4Uncünokta: Enlemi 40 derece 58 dakika Kuzey, boylamı 27 derece 33 dakika Doğu DENİZCİLERE VE HAVACILARA ÖNEMLE DLYtJRULUR. (Basın: 22168 10310) 1451 metre kauçuktan marnul nakil band'ı imâl ettirilecektir. Ereğli Kömürleri İşletmesi Müessesesl Müdürlüğünden : Şartnameslne gore kapalı zarfla teklıf alınmak suretiyle 1451 metre band imal ettirilecektir. Teklıf zaıfları 18/9/1967 pazartesi gıinü saat 12 ye kadar E.K.t. Özel Buro Şefliğine venlmiş olacaktır. Şartname Zongnldakta Ereğli Kömürleri îşletmesi Ticaret ve Materyel Mudürluğunden. Ankarada Türkiye Kömür îçletmelerl Kurumtı Genel Müdurluğünden, tstanbulda Beyoglu tstiklâl caddesı Deva Çıkmazı Sumer han kat 5 de Türkiye Kömur İşletmeleri Kurumu İstanbul Satınalma Müdürlüğlinden temin edilebilir Metmemız arttırma ve eksıltme kanununa tabi olmayıp. ihaleyi yapıp yapmamakta veya kıs> men veya tamamen diledı|ıne yapmakta serbesttır. (Basın: 22149 10313) ürkiye'de pülüralist bir fikir devleti ve ona da\ah çok vönlü bir hürriyet düzeni kurnp onun içinde Turk halkının kendi olarak kendi kaderini aramasına en bnyük engel A.P. zihniyetidir» dıye başhyan Sayın Prof. Bahri Savcı' nın fıkırlerıne katılmamak mum | kun değil. Günümuzde her davranışı ile = A.P. toplum yararma aykırı hai™ reket etmekte bir sakınca görmedığı gıbı çeşitli konularda kavram karışıkhğına sebebiyet iS vermektedir. j5 Saym yazann da belirttikleri gibi, sosyal adalete karşı değilim demek yetmez. Onu, bir dev '|' let adamı sıfatiyle kavram olarak doğru muhtevasıyla benimsemek, ışlem olarak da eksiksiz uygulamak gerekır Aynca aşagıdaki sartları da yerıne getırmek gerekmez mı acaba? : Elbette bızce gerekir, fakat A.P.'lılere detavlı olarak sormak lâzımdır: Her ulkede za\ıfın toplum tar?fmdan korunması gerekmez mı? Ekonomı ve sosyal açıdan insan haysıyetınp lâvık bır duzeye sadece emeğınm karMİığı ıle çıkabilmesının sağlanması gerekmez mı' Küitürel ve sıvasal zav.f'ıîı doğuran olumbuz faktorleri top Î Malümunuz olduğu gıbı. bazt Singer Mağazaları muvakkat bır sure ıcin kapalı bulunmaktadır. Aylık taksidinizi yatırmakta olduğunur mağaza muvakkaten bu rlurumda ise. aramızda imzalanmıs bulunan satıs mukavelesı mucıbınce. taksıdınızı yatırabilmenız icin: 1) En uygun YAPI ve KREDI BANKASI vasıtasıyle taksıdınızı yatırarak. GALATA SUBESI. 3834 73 Numaralı Hesabımıza havale ettırmenızi rica ederiz, 2) Havalenıp hesabınıza kaydedilebilmesı ve hesabı erken kapatma ındirımlerinden istı'ade edebılmenız ıcin: Musterisi olduğunuz Singer Mağazasının adını, • Evvelki makbuzları ibraz ederek, hesap numarasını, • Aylık taksit tutarını, Bankaya bildirmeniz icap etmektedir. Göstereceğiniz anlayıştan dolayı teşekkür ederiz. SINGER DİKİŞ MAKİNASI KUMPANYASI • Dr. FATMA SEVİM | KOZAK'a | mlnnet ve îükranlanmı nına ™ rım s s Cumhuriyet 10324 "nııııııııııııııııııııııııııııı" AHHâ ÖZKORAL S Mııstafa Necati tlkoknlu m C S TEŞEKKİIR t'full Ue blzlerl derin acıîar» garkeden kıymetli varhğımır s^vgilı babanız, AH Asgâr Şuarizade'nin cenaze merasımine bızzat teşrıf eden çeîçnk ve telgrafla acımızı pa> laşan dast ve akrabalara a>rı, ayrı tesekk:ure teessurumu7 ır^ni ^irJu^jndan mınnet ve sukranlarımızm zaze\£n\2 vasıtasile ıblâğım rica ederız. ATLFSİ J Moran: 1964/10313 Cunıburijet 10316
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog