Bugünden 1930'a 5,466,868 adet makale



Katalog


«
»

CUMHURtTET 5 Temmta I9İJ7 SAHtFE BEŞ İTERNflîlONfll HARVfSHB FıKRET OTYAM I McCormick 6 2 4model traktörünü •• GÖRMEDEN KARÂR VERMEYİNİZ. HUSUSIYETLERİ lerlyle.. Kimi zaman gözlerl bir noktaya takılıyor, kendl kendilerine konuşuyorlardı sankl.. «Böylelikle oldu dokkuz kişl!. Tok... Yok.. Duyduk ki öldürmüşler, yakmışlar cesetlerini.. Bu, Ozbay familasının çetesini (H) ağa koruyor.. O konıyor.. Ağamn teşrikiyle öldüriiyorlar..» «Peki hiç mi bulamadınız cesetlerini, yahut Izlerini? Nereleri aradınız bu uçsuz bucaksız dağla • nn?» «Çok aradık.. Çok.. Dağları ta?lan aradık.. Mıntakamızı bep a • radık.. Tam kırk altı gün Kemal binbasıyla aradık bir seferde... On dokkuz gün aradık bir se • ferde.. t ç gün bir seferde.. On gün bir seferde.. Sor Kemal binbaşıya daglan taşlan, ovuklan nasü aradığını.. Tek tek aradık magralan.. Yok.. Yok.. Hamklo yer bırakmadı aramadık.. tp bağlattı beline, indi o derin dağ kuyulanna.. Yok.. Yok.. Ozbay'lardan üç kişi Çukurovava inmişlerdir efandım.. Haber aldık.. Allah razı olsun Vali beg Mehmet'den.. Dedik ki, biz gidip arayalım Adana'yı Tarsus'u.. Verdi bize bir kâğıt bunlara kolaylık gösterin diye.. Düştük yollara.. Vardık adliyeye.. Dedik biz bu !s için gelmişiz.. Bir de baktık ki..» Anlatan Binerve'li ayağıru şöyle blr değiştirdi, sonra elindeki slgarayı nefesledi, külünü orta paxmağıyla avucuna silkeledl, oradan kul tablasına.. «Bir de baktık ki. özbay familasından Mehmet Reşit Özbay adliyededir. Şoförlük yaparmış, ka Zi. etmiş yakalamışlar.. Ehliyeti de yokmu;.. Amicesinin oğli şa • bitlik yapar bunu.. Sorduiar nü • fııs kâğıdın nerede diye, cevap verdi, askerlik subesinde kalmıştır.. Amicesinin oğli der ben sa> hidim, bu özbay'dır, özbay f»milasından.. Başka bir islm verir ve yalan söyler.. Atıldık. dedik, yalan löyler bnnlar, bnnnn adı Mehmet Reşit özbay'dır, öldürmüşlerdir tam yedi kişi, yok etmişlerdir, bnnlar . Yalan söylüyorlar bnnun adı Mehmet Resit özbaydır... Dlnlediler bizi, ispat edecegiz, sornn vall beğimize, »oron Kemal binbasımıza... Tnttn lar Reşiti, attılar mapise... Vanp geldik Siirt'e, hal b5yle böy le dedik... Yalvarıyornz aizden, bn konny malarımız gidecektlr büyük insanlara biliyornz, yalvanyornı ki Mehmet Reşit özbay getirilsin buraya, sorulsun öldürdüğünüz adamları ne yaptınız? Na sıl yaktımz, ne yaptınız bn insanlan... Hiç olmazsa olülerimiz bnlnnson, olülerimiz... ölülerimiz nerede, sizden istirbam ediyornz Dulsorlar Slülerimizi bUyüklerimiz...» ED Anlatıyorlardı o bozuk türkçe "Olülerimiz nerede?,, luiarın «düze ineceğini» söylüyordu.. Etkisi olmuştu aülan bildirilerin. Gönderilen haberlerin.. Birçok suç lu elini koîunu sallıya sallıya düze iniyor gelip valiye, jandarmaya tes lim oluyordu.. Epey adam gelip tes lim olmuştu.. Ama en azılılarından ne bir ses, ne de bir nefesl.Önemli oîanlar savaşlarına devam ediyordu kanunlarla.. Fakir düştü'er.. Başta muhtar, bütün köy fakir düşmüştü, kimse çalışamıyordu tar iasında, çiftinde, çubuğunda.. Ambarlar boşalmış, boşalmış, Birerve köylülerini tam deyimiyle «bir lokma ekmeğe muhtaç» kalrruşlardı.. Küçük baş hayvanlarıru ellerinden çıkarmağa başlamışlardı.. Sıra katırlara, can yoldaş • larına geliyordu.. Katır ki, lnsan kadar değerli bu ellerde.. İki bin liradır bir katır.. Ölümü göze a mekçiler'dir.. Tandırlar var sokağımsı yerlerde.. Ekmekler bu tandırlarda yapılıyor. «Kuru ek mek» diyorlar bu ekmeğe.. Simidin biraz büyüğü.. Esmer buğ day unundan işleniyor hamur, lezzeti bir yana öyküsü hoş.. Bu ekmekler uzun süre bayatlamadan kalabüiyor.. Askere giden bir delikanlının torbasına koyuyorlar, iki yıl sonra delikanh köye geldiği zaman torbasındaki ekmeği çıkanp yiyor.. Bir tepsi kondu önümüze, muhtar gazocağını parlattı, bir kalaylı kap içinde otlu peynir geldi, zehir gibi tuzlu, peynirden çok arasındaki otu! Ve o kuru ekmekle karnımızı doyurduk.. Yoksulluk tak etmiş muhtarın da canına.. «Şnndan 59 tane yedin ml günün geçer, yok yanına katılı begim, nerden nasıl bulursuı katık?» Küçük pencerell ve tandırlı Binerv* köyünden blr görünü| «Kaç fram gelir be muhtar bu •kmek?» «Gelir, yilı, yüıelll gram Yü•elli gram gelir.j Allaha lükürlar deyip çekildik yerlerimize.. Yatağı şişirdim. Hurau açıp yatftiimı nyku tulumunu çekip yattım. Muhtar da lerdl döşeğini» «SİIâh lsterstn beg?» «Yok» dedim, «tstemem..» Susadım gece.. Matrayı diktim kafama.. Köy sessizlik ıçindeydi.. Köpek bile havlamıyordu» Pencereden doğrulttugum el fenerinin ışıgına iki insan düştü, ellerinde silâhlar dolaşıyorlardı.. Yeniden uyudıım Tez kalktım sabah.. Beş altı kişi vardı döşeklerde.. Onlar da uyandılar«To hayratl.ji «To hayrati..» Oda yeniden dolmaya başladı. «To hayrati..» «Hodestzte Hoş geldin.. Allah senden razı olsun. Hoş bulduk.. Allah sizden de razı olsun Yalvarıyoruz... B ü y ü k d e r e Cad. No: 2 3 SİSLİJSTANBUL Telg:MATENTER ŞİŞLİ Tel; 472530 47253i 'JIIIIIIIIMIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIUII^ • 61 Beygir gücünde • 4 Silindirli tamdizel motor • 8ileri 4geri vitesli • En motekamil hidrolik sistem • Möstakil calısan kuyruk mili Motorlu AraçlarTicaret A.Ş. Reklâmcüık 2336/7905 BELPET AKARYAKIT \TE MUŞTAKLARI TİCABETİ LİMİTED ŞİBKETİNDEN: 1 Şirketimize ait BeyoğluTepebaşı'nda eski Komedi Tlyatrosu binasının arsası üzerinde Içinde bir pompalı sat:ş mahalli bulunan otopark aahası işletilmesl kapalı zarfla teklif alınması suretile talipleri uhdesine ihale edilecektir. i Bu Lhaleye ait şartname ve işletmecilik sözleşmesi (Cumhuriyet Caddesi Emek İş Haıu No: 209 Kat 7 Harbiye İstanbul) daki Şirket Merkezinden tatil günü hariç her gün saat 912 ve 13.3017.30 (cumartesi 913) arasında temin edilebilir. 3 İhaleye iştirak edeceklerin teklif mektuplarının en geç 11.7.1967 salı günü saat 17,30 za kadar Şirket Müdürlüğüne teslün etmiş olmalan «arttu Postada vâki gecikmtler nazan itibare alınmayacaktır. 4 Şirket ihsleyi dilediğina vermekt» ve ihaleyi yapıp yapmamakta serbesttir. Bates Rekllm No: 29/7863 &'?:W^fi7:\;>>:«.?iKS»jSi^ Korku dağlarladır.. Esmer buğdaydan yapılan ve tandırda pişirilcn bu ekmeğin lezzeti bir yana dayanma gücü üneroII. tki yıl yenebilir durumda kalan ekmek, köye adını da verdirmiş. Binerve'nin yeni adı •Ekmekçiler» dlr. lanlar, ormandajı meşe keslyor, yüklüyor katıra; eşkıyanm, ormancının dehşeti içinde, on on beş lira elde edebilmek uğruna olmadık çilelere katlanıyordu Blnerve köylüleri.. Ormancı yakalarsa odunlar katırla beraber satılıyordu.. Fakirlik Binerve köyünü iyice sarmıştı.. Bir kadın kaçırma değildi bunun tek nedeni Olmalıydı ba«ka nedenleri, muhakkak olmahydı.. «Görüyorum fakirliğinizi.. Meselâ, köyün en fakirinin eline yılda kaç para geçer, asağı yukarı.. Ne kazanır?» Yaptılar hesabmı.. «Uç, beş yüz~» «Ya en zengini o ne kadar para kazanır?» «Bin beş yüz, İki bin en fsala... «Ya civardaki köylerde, hepsi böyle mi?» Değilmiş.. Hayvanı olan çokmuş, toprağı olan çokmuş.. Sonra söz dolanı dolanı (H) ağaya geldi yeniden: «(H) ağa kalkmış, Molla Mnstafa Barzanı'ye para yüzünden şu kadar adamı öljürtmüştür. H. ağa Mehmet Emin özbay'ın dayısıdır. H. ağa eski eşkiyadır. Zengindir, H. ağa, anasının kar nından doğduğu zamandan beri hiçbir zaman hükumete medeniyet olmamıştır. Topragı çoktar, milletin malı.. Millet malı toprak çoktnr efandum.. Onnn dedesi de açaydı.. Millet korkar efandım, alır topraklannı fakirin fnkannın..» H. ağa, Binerve köyündeki bir kadın kaçırma olayını fırsat bilmiş, Molla Mustafa Barzani'nin de adını kuüanarak etrafa dehşet saçmış, kaçırttığı köylülerin de topraklannı ekip sürmeye başlamış! Çıkıyordu gerçek nedenler, bunca insanın öldürülmesinin nedeni.. «Bn adamı kaldırmasan, bn şark tarafının bayatı yoktur. Kaldınrsan Aklahn Taalâ mem leketiroiı temiı olacaktır. Ne eklnimizi eklyonız, ne hayvanlarımızı besletiyornz. ne çobanlık yapıyoruz, vok. çare yok olmazsa biz vatanımm terkedip gideeefiz.. Burada beşbine yakın hayvan vardı yüzelll hayvan kalmamıştır, «atmışız, idare edemiyornz, geçim dar.. Zengin köy bn hale geldi, şu H. ağanın yüzünden şn özbay' lardan Ne çare.j» Anlatıyorlardı korkuyla... Özbaylar yedi klsi gezıyormnş.. Sonra Tilki Selim, ömer Bezek.. Tirim köyünden Mahmut Yudız... Mustafa Dayan... Abdo Savri... Eski Eruh'tan Raraazan, yâni Ramo... Üçer beşer, onar adamlarıyla ölüm saçmaktadır bölgeye... (H) ağa köye adafn göndermiş, Barzanı'ye para tupluyoruz. sancas açmış gelenler... «Hayır dedik, biz Türk osll Türküz. övle kalacağız. vermiyornz parra... Böyle dedik. dedik ama hayat kalmadı huralarda, evlerimizden rahat çıkamaz oldnk, korknyornz, hükumete varıp bize karakol verin dedik, uğra.şıyoruz karakol için, voksa biz de göçeceğiz topraklarımızdan, yalvarırız efandim. karakol yapın bizi, biliyoruz bn sesler % büyük adamlar dinlevecek. anlayacaklar, belki o laman verecekler bize karakol... Fato kadın.. Fato kadın, muhtann karısı telâşlıydı Bağırıyordu ge'.en erkeklere« Elinde bozuk paralar vardı, sıkılmıştı bir şeye. Sobayı parlattılar, su ısıttım, kâğıt bardaklan çıkarıp sul.ırı dağıttım, sonra kahve ve şekeri karıstırdım. Hepsi hayretle bakıyorlardı. «Bn nedir?» dedi muhtar.. «Kahve» dedim.. Şöyle bir dokundurdu dudağını, hoşuna gitti, bir de gigara yaktı.. Yeni gelenlerden birisi sordu muhtara : «Bu nedir, nedir bn içtiğin?» Muhtar bir kasıldı, bir yudura daha aldı ve cevap verdi: «Bn kahvedir...» Beriki şaşırdı : «Kahvedir?» «Evet bn bir kahvedir..» Yeni gelene de yapıverdim kahve.. Şaşırdı, ne çezve var, ne bir şey. Anlattım nasıl kahve olduğunu Sadece, «Medeniyet» dedi, kah vesini yudumladı.. Fato kadın hâlâ bağırıyordu, sordum ne diyor diye: «Efandım, ynmnrta aramış si»in için, yemeniz için, diyor ki, elimde perra var, hem çok perra var, tam yüzyigirmi kurnş var ama kimse vermiyor ynmnrta, dedim, misafir içindir, yine vermediler, ne zaman candarmi gelecek buraya diyeceSim bütün tavuklan kesin yiyin kar deşler, bütün tavnklan yiyin.j» lyi kızmıştı Fato kadın.. Neden? 1 i Bekçiler de bu I vatanın I çocııklarıdiT E E E E ^ E E E E S E E S E S S 5 Ş Ş § = £ £ Z E E Ş S E S Biz earşı ve mahalle bekeilerinin nasıl ve hangl sartlar altında çalıştığımızı bilmeyen hiç bir vatandaş yoktur. Kış gecelerinde bilâ fasıla 16 saat »okaklarda dolaşarak vazife gören bizlerin durumu yürekler acısıdır. Yaptığımız görevin öneminin takdirini hükuroete değil, vatandaşlarımıza bırakıyo ruz. Ayda 150 ilâ 300 lira aylık ücret alan bizler, yoksa bu memleketin çocuklan değil miyizî PTT müvezzileri, Adliye mübaşirleri, Orman Bakım memurları, regm! dair» odacılan, uzatmalı jandarma çavuşlan, hapishan» gardiyanlan Belediye rabıta nemurltn, ttfalye erlerl T« blı bekçiler aynl »ınıfın, aynl Hltflr dereeeslnd» laiiolanyu. Biz bekçiler, polii •• J«ndarmamn olmadığı yerde onlann yardımcısı olarak geceleri vatandaşın mal, can ve ır2 emniyetinin komyucusuyuı. Hakikat böyle oldugu halde, vukarıda saydığım meslek mensuplan arasında en tnağduT durumda olan yalmz itfaiye erleri Ue biz bekçilerdir. Aynl kültür »eviyeslnde olan amme görevlilerl hangl teşkilâtta çalışır»» çahşsınlar yap Tekzipdir Komandolar.. Komandolar.. Vuran vuranadır bizim Hekimhan'da başlığı altmda yazı tetkik edildi Ortaokul öğTetmeninin memuriyetimlze şikâyeti üzerine suçlu vakalanıp 3005 sayılı kanun hükümlerl gereğince muhakemesi yapılmak üzere 967/48 numaralı 21/5/ 1967 tarihll lddianame ile Hekimhan Sulh Ceza Hâkimliğine sevkedilmlş, sanığa lsnat edilen suçlann mUmas oldugu kanun maddelerlne ve C.M.Ü.K. nun llgili mad delertne blnaen sanığm tevkili mümkün olmadığı gfbi tedblr olan tevkifin tamamen haklmln takdlrlne bağlı oldugu, bu olayın dısında memurlyetimlze lntikal etmlş başka olay ve şikâyetin bulunmadıgı T« duyulmadığı, lsml mahfuz ilgilinin şlkftyetlnl memurtyetlmtoe mevcut lse vapılmasuu bekler, Basın Kanununa göre neşrl rlca olunur. 29/6/1967 Ekrem özonay Hekimhan C Savcısı tıklan işin önemi ve meşakkatine göre ücret almahdır, aklı başında herkeı «osyal adaleti böyle anlar. Emniyet çarşı ve tnahalle bekçileri namıns Adil Güvenir 19 yaşındaki iki Finlandiyalı kız Türklerle mektuplaşmak istiyor Gazetemlze mektup yazan lkl Finlandtyalı kız Türklerle mektuplaşmak Türkiye'ye ait bilgtler almak ve karşılığında Finlandiyayı tamtmak istemektedirler tlgilenenler için adres : Arja Ssvela Borasink I Mikkeli FÎNLAND Raija Laaverl Arkadionk 31 B 23 Helsinld 10 FİNLAND Komandolar gelmişti birkaç gün önce... Büyük törenler yapılmıştı... Helikopterler köy köy uçmuş, bildiriler atmlştı riemet demet... «Teslim olnn. kannnlardan knvvetli deŞilsiniz» diye. cBuraya da geldi mi o koca kuştan?» «Geldi. dolandı Köyün tepesinde, kâğıtlar attı, eşkilalar teslim olnn diye.» Içişleri Bakanı Sükan, komandoların gelişi dolayısiyle yapılan törende sert bir konuşma yapmıştı» Yürekler serinledi bu konuşma üzerine.. Sükan, kan dökülmesini is temediğini israrla belirtmişti. Dağlar size mezar olsun îstemiyoruz, ço cuklarınız öksüz. karılannız dul kalmasın, kanunlardan kuvvetli değilsiniz) diyordu israrla.. öksüzler... Bir emirname çıktı, öldürülenlerin tekmil karıları, çocuklan toplansın, diye.. Tam elli iki ki şilermiş!. Kırk bilmem kaçı toplanabildi.. Damın üzerine çıkardım çocukları, dul kadınlar yedi kişi 8nde, fotograflar çektim.. Bebeler korkudan ağlıyorlar, analanna sokuluyorlar.. Ço cukların karınlan şiş. siş.. Gıda noksanlığı akıyor her yanlarından.. Kadmlann gözleri de korku içinde, fotoğraf makinesinin ifinden yurttaşlarımı acı acı görüyorum.. Silivri Belediye Boşkonlığından 1 Belediyemizce lnşa edilmis sinema binasırun 674 adet Balkon ve Salon koltuklannın fartnamesi gereğince 2490 sayılı kanun hükümlerine göre yaptrrüması Işi kapalı zarf usjlii ile lhale edilecektir. 2 Muhammen bedeli 90.990. Ura olup geçid teminatı 5.799.50 liradır. 3 İhalesi 14 Temmuz 1967 taribine rastlıyan cuma günü saat 15.00 de Silivri Beiediye Encümenl huzurunda yapılacaktîr. 4 Talip olanların dosyayı görmek ve daha fazla bilgi almak üzere Silivri Belediyesüıe müracaatları. 5 Teklif mektuplarının ihale günü saat 14.00 de kadar verilraesi, postada vâki gecikmelerin dikkate alınmayacağı ilân olunur. (Basın 18362/7887) Biraz rakam.. Sonra konuşmustuk tç'^'pri Bakanıyla.. •Aldığımız tedbirlerle soçn gün gün azaltıyoruz» demiş ve bazı rakamlar vermiştl. 1966 yılmm ocak . haziran ayında 145 gasp ve soyçun. 1195 öldürme, 34 jandarma iie çarpışma, 245 kasdi yangın. 69 ce'oren ırza geçmek. 1 R hay^p.n h'rsızlısı olayla8 rına karsı, 1M7 yıtınm ocak haziran arasmda avnı nlavlsrda azal ma olmııştu. Gasp ve soygun 60 a, öldürme 1022 ye, jandarmayla çarpışma 19 a. cebren ırza geçmek 12 ye. kast' vanem llfî va. b="\'an hır sızlığa 90 a düşmüştü.. Diğer olaylarla da düşmeler olmuştu. Sükan bu anlayıştan hareket ettiğini açık kaiblilikle belirtiyor. fa*h d ;11 e sııç Yemek.. Binerve köyünün yeni adı Ek V ARI N: YARDILAR DA ÇATAL ÇIKTI YÜREĞİ... rıllllllllllllllllMllllllinilllMllllllllllllllllIIIİIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIUIIIIIIIIIIMIIIIIIlllllllllllllllllllllllllllllllllllllllıT
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog