Bugünden 1930'a 5,426,716 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

İşgal statüsiinün daha insaflı olmasını istedik... ve DP CAlman Partisi)nin oylarıyla, Federal Cumhurbaşkanlıgına seçıldi. Bunu, 15 eylül 1949 da yapılan sansölye seçımi takip etti. îlk turda, Federal Meclisin mutlak çoğunluğu ile, hem de bir oy çoğunlukla şansölyeliğe seçildim. Daha sonra bana, kendı oyumla mı seçıldiğım sorulduğu zaman, şu cevabı vermiştım: «Elbette, başka türlü hareket iki yüzluluk olurdu!» lerden, bu tekliflerini benim «.çımdan ınceliyerek, statünün tevdıi munasebetıyle toren yapmaktan vazgeçmelerini rica ettim. Bunun uzerıne Yuksek Komıde bu halının önünde yer alacaktım. Yuksek Komiserlerin Başkanı, bir konuşma yaparak, işgal statüsiinün yürürluğe gir diğini ilân edecektı Ben de anma alnuştım) Petersberg'e gittim. Üç Yuksek Komiser'in bir hab üzerinde beklemekte olduğu odaya ahndık. PrançoisPoncet o gun Başkanlık görevıni ifa ediyordu. Konrad Çoğunlukla Şansölyeliğe seçildim TTzun ve yorucu tartışmalarcUn *onra, toplantıda hazır bulunanların çoğunu ikn« etmeyı başardım. Bunun üzerine Federal Devlet Başkanlığı jle FedeTal Şansolyelık makamlarına kimlerin seçileceği problerami ortaya attım. Konuşmam «ırasında, hazır bulunanlardan bırının, sozumu keserek, beni »ansölyeliğe teklif ettiğini soyleınesi benım için bir surprız oldu. Herkes yuzume bakınca, şoyle dedim: «Eğer hazır bulunanların hepsi bu fıkirde ise, kabul ederım. Doktorum Profesor Martım'ye bu makaraı bu yaşımda hıç olmazsa bir yıl içın ışgkl edip edemiyeceğimi sordum. Profesor Martıni'nın bu hususta hiç bir endîşesi yok. Onun fıkrine göre, bu gorevi ikı vıl sure ile de ifa edebılirim.» Hıç bir itıraz yukselmedı. Prohlem de bu suretle halledılmiş oldu. Sonra Devlet Başkanı seçımi meselesine geçtım. Hukumet koalısyondaki ıkınci buyuk parti Hur Demokrat Partı (FDP) olduğu ıçın, Federal Cumhurbaşkanlığına Profesor Heuss'un seçılmesini teklif ettim. Birisi, «Pro fesör Heuss'un böyle bir nıyetten haberi var mı?« diye sordu. Profesor Heuss ile konusmak fırsatım henuz bulamadığım cevabım verdim. Prolesor Heus» daha sonra bana, bu olayı basından öğrendığıni «öylemisti. Birısi, Profesor Heuss'un pelc dındar olmadığını ileri sürerek itirazda bulundu. Bu sahsa şöyle cevap verdım: «Çok dindar bir eşi var, bu yeter.» Profesor Heuss'un Devlet Baskanlığı makamına lâyık bir şahsıyet olduğu hakkındaki gorusum kabul edildi. Kendisi, 12 eylul 1949 tarıhinde, CDU, CSU, FDP Komiserlerden hiç biri buna itiraz etmedi. Avrupada birbarış diizeni kurulacaksa François . Poncet konusmasını bitirdikten sonra yanımdaki kabine üyelerini takdim ettim, ve yuksek komiserlere hitaben yapü ğım konuşmada, Federal Alman Hükumetinin her şeyden önce bü yük sosyal problemleri ele alma azminde olduğunu belirterek, düşüncelerimi şöyle izah ettim: Avrupa'mn bu kısmındaki karışıklık ve buhranlar, bütün kıtanın güven liğini tehlikeye düşurebilir. Bu bakımdan, Federal Hükumetin sosyal programı Avrupa'nuı barış içerisindeki gelisrnesine de hizmet etmelidir. Avrupa'da bir barıs düzeni kurulacaksa bu, Federal hükumetin kanısına göre, ancak yepyeni bir yol tutmakla mümkün olabi.ir. Ben böyle bir yolu, gayesi Av rupa Federasyonu olan ve Strassburg'da gerçekleşmeye başhyan çabalarda gürüyorum. Bence, Avrupa Federasyonu. uluslann ekonomik alandaki sıkı işbirliğine da yandığı taktirde hayatiyet kazanabilır. MarshallPlânı'na dayanı larak kurulan organizasyon iyi bir yol göstermektedır. Almanya bu yolda birlikte yürumeğe hazır dır. Gerçekten hayatiyeti olan bir Avrupa Federasyonunun kurulma smı sağlayacak diğer bir yol da, Ruhr bölgesindekı durumun tanzımi işini münferit bir mesele olmaktan çıkararak, diğer Avrupa memleketlerınin asli madde endüst Daha insaflı bir işgal slatüsii 1945 yılı felâketini takip eden dort yıl içerısinde, yasama erki ile yünitme erki genellikle işgâl devletlerinin elinde bulunuyordu. Alman makamlarına, çeşitli ıdare ve tedvin alanlarında, ancak kısmî bir karar yetkisi tanınmıştı. Federal Almanya Cumhurıyeti organlarının kurulması ile birlıkte, sorumluluk ve karar yetkisınin buyuk bir kısmı Almanlara geçmeğe başladı. Buna rağmen henuz serbest desjıldık, zıra işgâl statusu önemli kısıtlamalar ihtiva ediyordu. Müt tefik kuvvetlere, işgâl statüsünu daha insaflı ve daha ölçülü bir şekılde uygulama imkânını verecek ön sartları hazırlamak için, bi7İm de büyıik gayretler sarfetmemiz gerekiyordu. Yuksek Komiserler bana, işgâl statusunü resmî bir torenle tevdi etmek hakkındaki duşuncelerimi bildırmişlerdi. Bu vesile ıle ben de onlara kabıne uyelenni takdim edecektim. Bu teklif hoşuma gitmedi. Bir maçlup ıçın isgâl statusu biç de hoş bir şey değıldi. Bu statunun işgâl altındaki bir memleketin tem^ılcüerine tevdi edılmesi, tören tertiplemek için bir vesile teşkil edemezdi. Yuksek Komiser Müttefık ordnlan Abnanya'daıı gecerken bir knrsıın AdenauerUt önundeki ağaca saplanmıs ve onun ölümden kurtulmasına ««bep olmuştur. Resimde, olayı anmak için ağacın yerine dikilen heykelcik görülüjor rilerini de içine alan bir düzenin nüvesi haline getirmekte görüyorum. 19. yüzyıl ile 20, yüzyü baj langıcuıa aıt bir milli devlet flkir lerinin artık devrini yaşamıs olduğuna bütün mevcudiyetimle ina ruyorum. (SON) ÇorçiTin o Bismarkdan sonra Almanya'nın yetiştirdiği en biiyiik adam» diye bir tabiat âşığıdır. serler, işgâl statüsünün yürürlüğe girişini yalnız Başkanlarınızın bu olaya resmî bir hava vermek üzere, Yuksek Komiserler beni karşıladıkları sırada bir lalının üzerinde duracaklar, ben cak bundan sonra halıya ayak basabılecektim. Buna razı oldum. Kararlaştırüan tarihte, yani 21 Eylül 1949'da, birkaç Bakanla bir likte (bütün kabine üyelerıni yanı v«sıflandırdığı Adenaur Ben halının önünde durunca, o da beni selâmlamak üzere ilerıye doğru bir adım attı. Bu fırsattan fayöalanarak kendisine doğru yü rüdüm ve boylece ben de halının üstünde durmuş oldum. Yuksek Tugay Birlikleri Uıtiyacı için 60 Adet Mekkâre katır 2490 sayılı Kanunun 31 nci maddesine istinaden satın aJınacaktır. Tahmini bedeli 120.000 lira olup, geçici teminatı 7^50 lıradır. Eksiltmesi bir istekliye toptan ihale edüebileceği gıbi 20 şer adet partiler halinde de it.ale edılebilir. Eksiltmesı 11 Mayıs 1967 Perşembe günü saat 11 de Komisyonumuzda yapüacaktır. Buna ait Şartname Ankara, Istanbul ve Van Satınalma Komisyon Başkanlıklaruıda görülebileceğl gibi 6 Lira bedel karşılığında alınabilir. îsteklılerin Kanunl vesaikl bavi teklif mektuplaruu saat 10 a kadar Komisyonumuza verümesi. (Basın 14236 A. 3705/4657) VAN GAR. SAT. ALM. KOMISYON BAŞKANLIGINDAN Disi Bond MODESTY BLAISE yU Ç OLDUĞU İC'H »* 06 23 06T.0 06.45 06.50 07.00 07 05 07.30 07.45 07.50 07 55 08 00 08 20 08.40 Acılıs. Proeram Turkuler eecidi fl) Konusma Turkuler Gecidi (2\ Kove Haberler Turk Halk Muzlil Haberler ve Hava dururou Kucuk İlânlar Studvo G'dcn Istanbul'da Bueün Hafif Muzik Pasadobleler Pivano Sololart Doktorunuz Dıvor k l Sabah Sarkıları Sevilen Melodiler BeslİJİ Baâlama T. Turkuler Muzık Kutusu Bozkır Ruzeârı A Ediboiludan S u k ü a r Arkası Yarın Kısa Haberler • •' ' Eeitim Muziti K ı u a t i Sabah Konseri Danas ve Arkadaslan Bu Hafta Dlnliveceklerlnlı Kucuk İlânlar Divan Sazı. Baelama ve Curadan Ovun Haval»n Havri Peksen ve Saflv» Filiz'dcn Sarkılar 13.00 Haberler. Resmi Gazetede Bueun Studvo G'den Reklâm Proeramlart Cumartesi Konseri Suhevlâ Kutbav'dan Sarkılar Genchk Saati Mac Nakli Radvo Dans Orkestrası Kısa Haberler ve K ilânlar 17 20 İ«tanbul Beledivesi Konservatuvarı Proaramları Reklâm Proeramlan Haberler ve Hava dunımu Kucuk ilânlar Studvo G'den Guzide Kasacı'dan Sarkılar Sizin Sectiklerinlz 2i. Saatin Olavlart ve Kücıık İlânlar Lıseler Arası B Yarısması Turk Sanat MuziM Kon»er! Reklâm Proeramları Kucük İlânlar Haberler ve Hav» durumu Genclerle Basbasa Kaoanıs İSTANBL'L İL RADYOSTJ 11.55 Acıhs ve Proeram Şi?in İcin Öğle Konseri Tatıl Melodilerl Koncerto Saati Lâtin Amerıka Melodılerl Valsler ve Polkalar Kucuk Konser Gencler İcin Cumartesi Konserl K a n s ı k Sololar İvi Ak^amlar Sonat Saati Aksam Konseri Çenclerin Sevdikleri Ünlu Ses Sanatcıları Her. Ülkeden H. Sarkıları Hafif Muzık Caz Toplulukları Sevilen Melodller Gece Yarısı İcin Hafif Muzik Proeram ve Kaüanıs. 123456789 darbukaya benziyen bltkl (boş fca ladıkları ve yazdıklan, memnunfah insanlara ia bazan biiyle de luk. duygularından. 7 thtıyatlar rulır). 2 «Hocre dahili» mâna bazan oturduklan yerde bu hareketi yaparlar, sına iki söz, karm doyuran. 3 bir harfin okuSevinç içmde olanların etekleri 32KHEI5B [a nuşu. 8 Terbunu çalar, öküzleri yola getirsi «şan ve şöhmek için çiftçi bazan bu sözie ret» demektir, üıtarda bulunur. 4 Eski dansbozgunluk ve alardan biri (söylendiği gıbi yazılvıncılık çıkaran mıştır). 5 Böyle bir şeyi başıhal (Osmanlının içinde taşıyanlar saçmalıklar ca). 9 Bir yapmazlar, eski yazarlarımızdan erkek adı, bir bırmın adı (öteki ismi Eşref idi). 6 Bir işi incelemeye memur • zaman parçası otmto r>u.u. • »ı«ıı«diimi» •* » *• dilenlerın bir araya gelip hazır nın tersi. [i |x daima dalgalı olan w t j,*»^^. {karih'a söz). 2 «Birl'rMSHndâ X onun hak yemez kişi olduğu kanısında bulunan» mânasına iki / + soz. 3 Çocuklara bakan erkek t,+ dsdı, birini duşurmek içın kurulan gizli ve tehlıkeli tertibattan. X 4 Bir takı, başlıca ihraç ettiğimiz madenlerden biri. 5 «Hem karru zil çalar durumda olan hem de bir oturuşta çok yemek huyuna sahip valde» mânasına üç söz. 6 Kendinden geçmış ve aklı başından gıtmiş duOÜNKC BUU1ACANIN rumda (Divan edebıyatmda), en çok devenüı beslediği soylenilen devamlı garez. 7 Bunaklık dev NASIL HALLEDİLECEK Yokandald rukamb bulmacad» «arine gırme hali. 8 Bü* çeşit ağıdece 4 tane anahtat (ipucn) ve S taoe »onuç vardır. B03 alan 12 zın yarısı, «düzıneden iki eksik meydan» karşılığı iki söz. 9 karenİD içine 1 den 9 a kadar uygun birer rakam koyarak ve toplama, çarpma, çıkartma, bölme işaretierine dikkal ederek soldan Pırıltı, çabuk seziş kudreti. i YLKARIDAN AŞAĞIYA: sağa ve yukandan aşağıya bulmacada gösterileD soDUçlan bulunuz, 1 Tatlısı yapılan ve biçiml Biraz vaktinid alır an», bos vaktinizi boşça geçirmis olnmınıu Marmflrft 3 Ji. [7 • |ı | 33 D 1 7 D D g •117ı H EE ORHAN a TIFFANY JONES DEâil »4 EM 8 U Arkadaş Islıkları Öyle hırsla söylemiştı ki.. ne vardı? Ne olmuştu? Kım ne demişti? Kart horoz değil de sakın kansı mı bir şeyler söylemiş, lâf dokundurmuştu? Ola bilirdi. Kadının bana bakışları artık her şeyi açıktan açığa açıklar olduğu için, kimbilir, belki de ka rım bir şeyler sezmiş, « Kocama öyle yiyecek gibı ne bakıyorsun?» mu demişti? Bunun üzerine kadın da altta kalmamış: « Doğrusu ho§ çocuk'.. u yapıs tırmış mıydı? Usulüyle açtım. Karım şiddetle reddetti: Ne münasebet? Kadın bir melek! Seni boyuna öğüyor ama, öğsun. Bu kadarı olacak.. Peki? Pekisi mekisi yok. Hani geçenlerde bir yarım odadan bahsetmiştin? Gerçekten de.. bizim Şef Âtıf bey âbi, Işletme evlerinden birinde bir, bir buçuk odahk bır ev mi olur, beş altı odalık bir evin içinde bir yer mi.. boşalana kadar Osman beyin evindekı boş yarım odaya geçmemizi tavsiye etmişti. Baba dostum için: € Kort horoz nasıl olsa su koyuverir. Beni dinle. Yol yakınken taşın oraya!» demişti. Demişti ya, benimkmin huysuzluğu bence büinen şey olduğundan, üzerinde durmamıştım. Ama şimdi iş değişiyordu. Neden ağlamıştı? Ağlama nedenini niçin saklıyordu?; tjsteledim: Ha? Kim ne dedi? Sinirlendi: Hiç kimse hiç bir şey demedi. Yarın görüş Âtrf beyle de çekip gideüm! Orası kolay şekerim. Seni ağlatan Seyin nedenini öğrenmek istiyorum! Öğrenip ne olacak? Vazifem değil mi? Seni ben sokakta mı buldum? Bayağı dolmuştu: Nerde buldun ya Sâhi, nerde bulmuştum? Sabahlann erken saatlarında, arkadaş ıslıklanyla sokaklara düşmüyor muyduk? Önümüze gelen karılara, kızlara balta olmaya kalkmıyor muyduk? Ters karşılıklar alınca da güya erkekhk gururumuz kabarmıyor muydu? Bunu da, bundan öncekileri de sokakta bulmamış mıydım? Hâlâ yanımda nikâhsız oturmuyor muydu? Buna karşılık ona fedakârlık yapmıştım? Asıl erkek, asıl kabadayı o değil de ben miydim? Politika yaptım: Seni ben sokakta bulmadunl Nerde buldun ya? Kafamın içinde! Boynuma sarıldı: Canım benim! Ama benim derdim başkaydl, Onu «ğlatan kimdi? Soyle. kim ağlattı senil Söylemeeeem 1 Kesti attı: SEUIN PPET E2EJJL& OOK 22 ANKARA 06 25 Acılıs. Proeram 06.30 Gunavdın 07.00 Kove Haberler Dundar Balkan ve Fikret 07.0 Kozınoeludan Sarkılar Haberler ve Hava durumu 07.30 07.45 Sabah MuziSi 08.00 Ankara'da Bueün 08.05 Kucuk Ilânlar 08.00 Her Telden 08.45 Ulkü YurükoSludan Türküler 09.00 Günümüz Sorunlarımız 09 20 Sabah Konsen 09 S5 Kısa haberler ve K. ilânlar 09.45 Arkası Yarın 10.00 H. Gökmen'den Sarkıl*r 10.20 Pivano Soloları 11 00 Karasulevmanotlu'dan Turkuler 11.15 Cocuk Bahcesi Oâle Muziği 12.00 12.15 Kıbrıs Saati 12.25 Kucuk Ilânlar 12.30 S Suer ve Ersoz'den Sarkılar 13.00 Haberler. Resmi Gazetede 13.20 KaviD MektuDİarı 13.25 Kadınlar ToDİulueu 13.55. Haftanm Proeramı 14.00 Cocuk Bahcesi 14.15 Rklâm Proeramları 14.15 Reklâm Programları 15.20 H Sozerî'den Türküler 15.35 Genchk Saati 15.50 M. Saevasar'dan Sarkılmr 16.10 Dılek Kutusu 16.55 Kısa haberler ve K. llanl«r 17.00 Cocuk Saati 17.50 Reklâm Proeramları 19.00 Haberler ve hava durumu 19 40 Kucuk İlânlar 19 45 Erkekler T. Türküler 20.00 Uvkudan Önce 20.05 Mülkive ToDer"den Sarkılar 20.25 Kucük Konser 21.00 24 Saatin Olavlan T« Kücuk Ilânlar 16 Soru Bilel Yansması Sanatcımız Ne Sövlüyor TB.M.M. Saati Haberler ve Hav» durumu Sızin Sectikleriniz Gece Yaruına DoSru Proeram ve Kaoanı». Peki ama, niye? Gider sataşırsın durup dururken! Demek onu ağlatan biri vardı ve onu tanıyordum ki, gidip yakasına yapışıp, sataşmam mümkündü? Kestirdiğim gibi olacaktı. Lâcivert kordonla garnili gri sabahlığı, kırmızı değil al kravatı, kravatının yumruk büyüklüğündeki bağlantı yerine itinâyla sokulu elmas taşlı iğnesiyle «Kart horozdan başkası olabilir miydi? Gerçekten de, akşamları işten döndüğüm z > a man karımla kansımn hemen yanıbaşlarında, ka^ rıma kırım kırım kıntan bu adam bugün ortalardî yoktu. Benimkine döndüm. İyi ya söyleme. Yaruı Âtıf bey âbıyle görü' Sür... Boynuma sarıldı: Bana darıldın mı? Yoo.. Danlma. Yarın görüş, hemen taşınalım. Ta şındıktan sonra her şeyi anlatırım! Ister anlatssn. ister anlatmasın, çakmıştım man zarayı. Elüni yüzümü yıkamak bahanesıyle odadaı tam çıkmıştım, «Kart horoz>. kapımızın önündeı yıldırım gibi kaçtı. Demek bizi, konuşmalaıımız dinliyordu? Kapıyı çektim, tuvalete giden dar koridorda ye tiştım! Dur bakirn! Ezile büzüle. kırıla döküle durdu: Buyrun, ne var? Bırden lâfı değiştirme numarası: A... merhum pedere birden nasıl da benzedi niz! Biliyor musunuz? Ona tıpkı tıpkısına .. am onun gençliğine! Ne yakışıklı, ne güzel adamdı Siz hâtırlamazsınız, memlekette erkek guzeli lanın mıştı. Kızlar, kadınlar Aaaah Allah ah! Azız ağa beyim, neden öldün? Neden öldün de biz ciğeri be para etmez fâniler dünyayı gölgelemekte devam edi yoruz sanki? Önemle sordu: EUerinizi mi yıkıyacaksınız? Tuvalete mi? Tuvalet penceresini açın. Lâne evin tek kusuru. tuvalet penceresi açılmazsa kok' yapıyor. Sabun? Bakim... Koştu, gitti. herhalde lâvaboya baktı. Sabuı arandı. Yoktu anlaşılan, yeni bir koşu, kâğıdını yı tarak kokulu bir el sabunu getirdi. Uzattı. Bens bu telâştan anlamıştım her şeyi: îstemez, dedim. Bozuldu, gaiiba bütün direnci bir anda tuzla bu oldu. Vallahi, dedi, fena maksatla değil ha! Boş atıp dolu tutmanın tam zamanıydı: Ya? (Arkası vaı
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog