Bugünden 1930'a 5,418,300 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Kolonya Belediye sınırları içinde oturmam yasaklanıyor fazı n L Konrad Gestapo hepimizi kurşuna dizecekti... Hitlere karşı yapılan 1944 ayaklanmasmdan sonrâ tutuklanarak Kolonya civarındaki Bıauweıler Gestapo cezaevine göturuldum. Cezaevini idare eden Komiser benden intihar etmemem ricasında bulundu. Aksi halde çok kötü bir duruma düşebıleceğini bildirdi. Neden bu fıkre kapıldığım sordum. 70 yasında olduğumu, hayattan artık fazla bir jey bekleyemeyeceğimi, bu sebeple de, hayatıma son vermemin akla gelebileceğini soyledi. Endise etmemesini, onu kotü duruma düşürmeyeceğimi bıldirdim. Bu olayı takip eden haftalarda, Amerikalıl&r Batıdan Ren'e doğru yaklaşıyorlardı, Cezaevin deki bütün tutuklular bahçede kı bir duvara gdturuldük. Orada bize, Amerikalılar Erft'i (Ren nehrinin Brauweiler'den yaklaşık olarak 15 ilâ 20 kilomet re uzaklıktaki kolu) geçtikleri zaman bu duvarın dıbinde kurfuna dizileceğimiz söylendi. mesinl, durumum hakkında bil gi almasım rica ettım. Bir «üre »onra oğlumdan, Emnıyet Dairesine uğradığı haberi nı aldım. Orada önce, hakkımda duzenlenen dosyalardan haberleri olmadıklarını soylemişler, fakat sonra bu dosvalan mahzende bulmuşlardı. Dosyalar Berlin'e yapılan hava hucumlannda mahzene indirilmis ve orada unutulmustu. Oğluma, tutukluluğuma yol açan olaylar artık önem taşımadığı içın hakkımdaki soruşturmanın yakında kapanacağını ve beni aerbest bırakacaklanm iöylemislerdi. Aradan bir ıtire geçtikten »on ra isim günüm olan 28 Kasım Pazar gunu cezaevini denetlemeye gelen bir Gestapo Komiserine ne zaman serbest bırakılacağımı sordum ve tutuklulugumun kaldınlacağı hakkında Ber lin'den haber aldığımı söyledım. Butun isteğim, Amerikalıların ileri harekâtı dolayısıyla tutuk lulan tehdit eden tehlikeden bir an önce kurtulmak, yani Brauweiler'den aynlmaktı. Komiser bana lerbest bırakılmam hakkındaki emrin geldiğini, bir kaç gun sonra da cezaevinden aynlabileceğimi söyledi. Bunun üzerine hemen tahliye edilmemi istedım. Komiser ertesi güne yani Fazartesi gününe kadar bekleyip bekleyemeyeceğimi sor du, çünkü cezaevine teslim edil diğim zaman, pantalon askısı, Hiicrede lahliye beklerkan Brauweiler'de hücre hapsind» idim, buna da şükrediyordum. Cephedeki subay oğlum Maxdan illc fırsatta Albreihtstrasse' deki Bas Emniyet Dairesine git ADENAUEE, HARPTEN SONRA BRAUTVEILER CEZAEVİNDEKİ KALDIĞI ODAYI GEZEBKEN kravtt, kemer gibi esvalanmı in tıhan önlemek için elimden almıs olan Gestapo memurlan haftahk tatillerini yapıyorlardı, ancak ertesi günü geleceklerdi. Bu esyalarım olsun olmasın derhâl ierbest bırakılmam hakkındaki isteğimi tekrarladım. Komiser ister iatemez buna razı oldu. Ufak tefek eşyalarımı bırakarak derhâl hazırlandım. Brauweiler'den bir kaç kilometre ötede, bir köyde oturan iki dostuma, Sinn Kardeşlere gittım. Kolonya Belediye sınırları içinde oturmam yasaklanmıştı. Trene binersem tanınmamdan, ri çok zayıf kuvvetlerin savunduğu Remagen köprüsunden geç meğe karar vermişlerdi. Bu yüz den biz de Rhöndorf'da kendı mizi savaşlarm içinde bulduk Evımin bahçesıne onıkı Amerıkan obüsü düştü. Bunlardan üGestaponun yasak bölgeye girçu evimin ön cephesine ısabet mem bahanesiyle beni yenıden ederek bir hayli tahrıbat yaptı tutuklamasından korktum. Evın arkasma da Ren nehrinin atılan Alman Sinn kardeşler bana bir ser sağ kıyısından mermilerı isabet etti. vis otomobili buldular. Königswınter'e gittim, oradan evime Amerikan birliklerıyle ilk kar serbest bırakıldığımı, yolda olşılaşmam bir Pazar sabahı olduğumu haber verdim. Yolu sel du. Pek de akıllıca sayılmayaler bastığı için Siebenbirge tecak bir davranışta bulunarak, peıerinın etrafını dolaşmak g % bir tepeciğin üzerinden, Ren rekti. Ancak akşamın geç saatnehrinin sol kıyısındaki Amerı lerınde eve varabildim. Ailem kalıların harekâtını gözlüyorsel yüzünden aynı gün Rhondum. Birdenbire 300 metre dorf'a gelemeyeceğimi sanmışuzaklıktan bir obüsün üzerime tı. Beni görünce evdekilerin sedoğru uçtuğunu gördüm. Ameri vınci büyuk oldu. kalıiarın genellikle aynı hedefe Sava.şın sonu beni Rhöndorı'uç mermi attıklarını tecrübe ile takı evımde buldu. Rhbndorf bılıyorduk; dığer iki obüsü de ıle civarının savaş meydanı hali bekledım. İlk obüs (bu gördüne gelmiyeceğıne inamvordum. ğum obustü) benden 12 metre Amerikan kuvvetleri Maınz ıs uzaklıkta infilâk etti. Bütün Atıkametinde, Ingiliz kuvvetleri merıkan obusleri gibi, bu obüs de Wesel'e doğru ilerledıkleri de yuksekte infilâk edıyordu, ıçın, Ren nehrini Amerıkalılaparçalan üzerimden geçti. îkin rın Mainz bölgesinde, Ingilizleci obüs 7. ünçüncüsü ise 5 metrin ise Wesel civarında geçecekre öteye düştü. Kulaklarımm lerinı sanıyordum. Rhbndorf bu uzun sure iyi işitmediği bir ya iki bölgenin hemen hemen ortana, tehlıkeyi ucuz atlatmıştım. sında bulunuyordu. Bu sebeple Evimizin arkasındaki tepede savaş meydanından uzak kalaca ğımızı ümit ediyordum. Bu u bulunan şarap mahzeninde ailem için sığınak olarak bir yer mit içinde ailem ve ben (evde hazırlatarak doşetmiştım. Güondört kişi ıdık) savaşın sonunu numüzün önemli bir kısmı arsukunet ve tevekkülle bekletık bu mahzende geçiyordu. Tadık. Fakat olaylar umduğum se vana astığımız bir sepette bükilde gelişmedi. yuk oğlumun en kuçuk çocuğu iki aylık Konradln sallanıyordu. Mahzenimizde bulunanlar o ııralarda artmış, onsekiz kişiye vukselmişti. Bahçemde yardımcı olarak çalışan Louis adın da bir Fransız harp esiri bize Ren nehrinin sag kıyısındaki gelmıs ve kendisi ıle iki arkaHonnef'ten ortalama on kilodaşı için bizden barınacak yer metre uzaklıktaki Remagen kop rusü Alman birlikleri tarafınistemışti. Louıs ile arkadaşları, dan zamanında tahrip edılemegerıye çekılmekte olan Alman mışti. Bunun üzerine Amerıka kuvvetlerinin kendilerini Allılar plânlannı değiştirerek neh manya içerilerıne nakletmele KONRAD ADENAtTEB rınden korktuklan için esir kampından kaçmışlardı. Sonlarından çok korku duyuvorlardı. Kendilerini evime almağa hazır olduğumu söyledim. Gelen Fran sızlar uç değil dörttü. Sığınakta bıraz daha sıkıştık ve savaşın sonunu beklemeğe başladık. Bu kadar insanın içme suyunu sağ lamak bir mesele idi. Su boruları çalısmıyor, en yakın kaynak ise 200 metre uzaklıkta bulunuyordu. Amerikan birlikleri Ren nehrinin sağ kıyısmın bom bardımanına sabah yedide bir saat ara veriyorlardı. O sırada sabah kahvaltısı yaptıklan anlasılıyordu. Kızlarımdan ikisi bu aradan yararlanarak dısarıya çıkıyor, bahçe duvannı siper edıp sürünerek kaynağa ula şıyor ve 24 saatlik içme suyumu Kendimizi savaşın içinde bulduk zu »ağlivorlard' Mahzende sekiz gün geçirmiştik. Nihayet Amerikalılar Rhöndorf'a geldıler. Ateş kesildi. Evimin arkasındaki ormanda »iperlerde yatan Alman askerleri de geri çekildiler. Gerçi Amerikalıların emirleri, talimatlan sert ve eziciydi. Fakat bizler için savaş, Nasyonal Sosyalızm son bulmuştu. Bu bir çok bakımlardan bir teselli idi. Amerikan tanklan, muazzam bir kafile halinde Ren nehri kıyısından Kolonya'ya doğru ilerliyordu. YARIN Kolonya Belediye Başkanı oluyorum Dişi Bond I . MODESTY BLAISE PtitH OOOHtEll OUüM OCIŞUNCBfii \ ; ' BULMACA ISTÂNBUL Acılıs. Droırram Turkuler eecıdı (i.) Konusına Turkuler eecidl (21 Kove haberler Turk halk müzıSı Haberler ve hava durumu Kucuk ilânlar Studyo G'den Istanbulda busttn Halıf muzik Oüeret melodilerl Pıvano soloları Kadın eazetesı Orhan Senerden sarkılar Fransadan vankılar C.Cevhercicekten türkfll«r Muzık kutusu Calısan kadınlar Ekrenı Varoldan larkılar Aakası varın Kısa haberler Sabah konseri Oeleve doâru Öeleve dogru Kucuk ilânlar Nesrın SİDahıden sarkılar Beraber ve solo sarkılar Haberler. R G de bueun Studvo G'den Reklâm Droeramları Tulun Kormandan sarkılar Fehmi Eze orkestrası Saz eserleri Konser kılav^zu Vasfı Ucaroğlu orkestrası Sahın Gultekınden turkuler Kısa haberler Eâıtım radvosu Cocuk bahçesı Tralıge dikkat Kısa haberler Eıkekler fasıl toDİulutu Reklâm Droeramları Haberler ve hava durumu Kucuk ilânlar Studyo G'den Bağlama T. turkül«r Plâklar arasında Rıza Rit'ten sarkılar 24 saatin olavları. K. ilânlar Buhar kazanından atom reaktorune M. Yıldırımdan tarkılar Kucuk ilânlar Bıtmez tukenmez Anadolu Soor eazetesı Reklâm Droeramları Haberler ve hava durumu Radvo senforu orkestrası Caedas muzık Kaoanıs ISTANBCL IL RADYOSU Acılıs. proeran» Sızın icın Kucuk konser Iyı aksamlar. Senfonık muzık CesıtU melodüer Aksam konaerı Genclerle beraber Karısık sololar Koncertolar Hafif muzik Gece konseri Caz saati Cesıtlı muzık Gece varısı icta Hafıf muzık Proaram ve kaoanıi 123456789 SOLDAN SAĞA: 1 Herhangi bir olay sırasında dalma çabuk korkup kaçma huyuna sahıp kişılere böyle denılır. 2 Sınırli insanların tıp kitaplarındaki tarifi, duvar kenarlarındaki sıra sıra yerler ve gözlerden. 3 Politikacılar her şeye böyle bir köşe ve zaviyeden bakarlar (iki soz). 4 Herhangi bir kapah şeyi aksi hale getiren, bir renk. 5 Avrupanın akar sularından, «kendısini doğuran kadın hayatta» mânasına bir söz ve bir takı. 6 Bir sıfat takısının tersi, bankadan kendısine böyle bir hesap açılan kişi oradan borç DÜNKt BUUMACANIN para alabilir. 7 Sözlükler başHAi.ı.RDtr.Mtş 5EKU tan aşağı bunlarla doludur, is NASIL HALLEDİLECEK Yukandald rakamb balmacada *akambilde değerli bir kâğıt. 8 «Beyaz renkteki bacak ucu» an dece 4 tane anahtar (ipncn) ve 8 tane sonuç çardır. Boq alan 12 lamına iki söz, doğan çocuklara karenin içine 1 den 9 a kadar uygun birer rakam koyarak ve top hemen konulması gereken. 9 lanıa, çarpma, çıkartma, bölme işaretlerine dikkat ederek soldan «Geçici ömre sahip dalda» karşı sağa ve yukandan aşağıya bulmacada gösterilen sonuçlan bulunuz. lığı iki söz. Biraz vaktinizi alır ama, boj vaktinizi hoşça geçinnis olursunuz. «Uzakta bulunan etraft su ila YUKARIDAN AŞAĞITA: 1 Kanun haline konulmak U çevrıli kara parçası» karşüığı ıkJ zere haznlanmış projeler (çoğul). soz. 8 Çok kırli yerleri temızlemekte kullanı 2 «Anaya babaya karşı gelen lan kımyasal bir evlât» anlamına iki söz. 3 Say] yağın isnıı, gıt> gı değer kadmlara şimdi verilen tiği yerin halkı1 run konuştuğuunvan, pot kınp çaın devirentn Inu bilmiyen tuyaptığı. 4 «Üzerine çullan!» mâI rıst orada guçnasına bir emir, dağda veya demk çeker. 9 nızdeki kocaman taş yığmların3uyük tahta k»ı dan. 5 Fransada bir şehir, fazlardan, konulalaşan. 6 Fakirlere, yoksullara tun kısımlarınyapılan para yardımı, bir takı. 7 dan. Arkadaş Islılcları Hayır, ne sen, ne de karın, fabrikada çalışmıyacaksınız. Olrnaz öyle şey! Nolacak ya? Biz sana bu sevdadan vazgeç demedık miydı? öteki: Bırak çeksin cezasını bel Kalktım: İyı ya. Haydi bana eyvallah. Arkamdan seslendıler: Fabrikada çalışır, karını çalıştırırsan kes bizimle merhabayı! Aldırış etmedim. «Kan tükürsem büe kızılcık şerbeti içtim» demem ıstenıyordu. Bıkmıştım olduğundan başka gorünmeye. Açlıktan nefesin kokacak, ama aüe etıketin yüzünden çahşamıyacaksm; varlıklı gözükme numaralarının daniskasını yapacak, ekinı belli etmiyeceksm. Çarşı boyunca dalgın dalgın yürüyordum. Bırden adımla çağırıldım. Döndıim: Gaffar amca! Ba bamın sağlığmda bize sıkça gehr, önünde kavuşuk elleriyle babamı büyuk bir saygı içinde duıler, her sözüne hu çektıkten başka, « Evet mîrim, hakkı âliniz var üstadım» ları fazlaca serpıştirırdı. O kadar ki, sözde babama karşı olan sevgismden öturü, önünde cıgara içmez, ikram edilse « Aman efendim, huzurunuzda ne haddime?» demekten çekinmezdi. Çekinmezdi ya, babam da yer miydı? Ne münasebet? O gittikten sonra « Bebe Ruhi deyyus» derdL « Beni kimbilir ne maksatla piyazhyor. Zere, binmiyeceği katıra torba takmaz!» Babamın ölumünden epeyce sonra küçük bir esn, kahvesinde karşılaşmıştık. Gine böyle, şapka kanununa aykırı düşsün diye başrndan çıkarmadıgı m öğünerek söylediği lâcivert beresi, kapkara sakalı, kudretten sürmeli gözleri, kan yalamışçasına kıpkırmızı dudakları... Gerçekten de, babamın vaktiyle yakıştırdığı gibi, «Bebe Ruhi», ya da «Haceyvat» ı hatırlatarak yanıma sokulmuş, ömrüm oldukça unutamıyacağım şöyle bir konuşma geçmişti aramızda: Vaay evlât.. sen burada ha? Saygıda kusur etmemeye çalışmıs, yer göst«rmlş, kahveyi nasıl içeceğıni sormuştum. Sormuştum a, o, başka dallardaydı: Merhum pederinizin cenazesine gelemedlğim İçin hâlâ üzgünüm. O mübarei» adama karşı olan son vazifemi de yerine getirmeliydim. Fakat malum. Gailei dünya. Sonra blrden şiddetlenen böbrek sancılanm... Kallâvi fincanla sade kahveslnl almıs, höpürdetmiş, ardını getirnüşti sözlerüıin: Neyse, başın sağ olsun. O, toprakta yattıkça Allah sana, sizlere uzun ömürler versln. Allah gerido kalanlan... Çenesi fena açılmıştı. Takdiri llflhll Cenabı vacibülvücudun tak ORHAN KEMAL 10 MdllCOÇOğlU | konu veresim: AYHAN BAŞOGLU BEYAZGUL ANKARA Gunaydın Kove haberler N.Tokatlıoğludan sarkılar Haberler ve hava durumu Sabah muzıeı Ankarada busün Kucuk ilânlar Her telden Kucuk ılânlar Neclâ Eroldan türkıiler Gunumuz Sorunlarımız Sabah konseri Arkası varın Kısa haberler v« K. ilânlar Eâıtım radvosu (1) Melodiden melodlye Cocuk bahcesı Balete caerı Oele muzia Kıbrıs saati Kucuk ilânlar Ahmet Melik ve Gönül Söylerden sarkılar Haberler. R G.de buaün Plâklar arasında Reklâm Droaranıları Cocuk bahcesi Yasar Özelden sarkılar Bueun icin »ectikleriml» Kısa haberler ve K. İlânlar E&tim radvosu (2) Nevin Akoldan türkül«r Hafif muzik S Özdensesten sarkılar Blr bando calıvor Kısa haberler ve K. Uânlar Ince saz Kov odası Reklâm DroBramlan Haberler ve hava durumu Kucuk Uânlar Yıldız Avhandan tUrkttlar Uvkudan dnce Isteklerinlz mlkrofonda Klâsik T. müziSl toDİuluBu 24 saatin olavları. K.ilanlar Tlvatro okulu Kucuk konser T3 M.M. saati Hafil müzlk Hatan Sdzerlden tOrkfller Haberler ve hava durumu Her hafta bir vorumcu Gec* varısına doftru Proeram ve kaDanıı dirüıi kısır tedbirlerimizle bozabilir miyiz? Ne dediğını pek anlamadığım, bozabilip bozamıyacagımız üzerine hıç bir fikrim ohnadığı halde, sırf gönlü olsun diye: Ne haddimize bey amca! demiştim. Deniştim ama, o, sanki elbette bozanz demişım sıbi hırslanmıştı: Kul kim oluyor? Kulun Zâtı Kibriya yanındaki cirmi ne ki, bir takım entipüften tedbırlerle bozmaya yeltensın? Ha? Cevap ver cevap! Çaresiz: Yeltenebilir mi? Zâtı Kibriya'nın yanında kulun ne değeri var? Elbette yok. Onun için, hepimızin eninde de, sonunda da gideceği yer orası Uç gun evvel, be gun sonra. Elmukadder lâ>ugayyer, elhükmülillâh! Kaba kaba öksürüp kahve bctonuna kocaman bir balgam çıkarmıs, sonra bunu ayağıyla ezerken de yüregimi agzıma getirmısti. Maamafih peder merhum değerli adamdı, dini bütün, özü sözü doğru. müstakım adamdı. Fu: ara babasıydı da! *ğzımdan kaçırıvermiştim: Galiba.. Sert^e bakmıştı: Galiba mı? Ne galibası? Muhakkak! Muhakkak bey amca.. Elbette muhakkak. Size bir şeyler bıraktı mı? Ne gibi? Kınk sırık, ev mev, tarla marla? İçinde oturduğumuz faarap evden başka pek bir şeyimız... Yok ha? Yok. Nakit? önemli değil. unemli ne demek? Yani mühim değil demek istedim. Muhim varken önemli de ne demek oluyor? Mühim, ehemmıyetten gelir Ehem mühımme tercih edılir, kaidedir ama siz nerde kavâıt nerde! Demek bıraktığı nakıt mühim değil? Kurnazca sormuştu: Her halde elli altmış bın civarında olmalı? Gü'düm: Kızdı: Neden güldün? Elli altmış bin dediniz de.. Dediklerim o kadar gülünç mü? O bakımdan değil. On para bile bırakmadl da.. Neden bırakmadı? > Ne bileyim ben? Tarlalannız vardı ya? Sağlığında satnuştı. Şastı: (Arkası var)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog