Bugünden 1930'a 5,440,253 adet makale



Katalog


«
»

SAHİFE 7 Şubat 1967 CÜMHURtYET İLK SORUŞTURMA l , KALDIRUMALIMIDIR? I Türk Kalkınma Hııkııkıı KALKINMA DEMOKRASİSİ ir suç lşlendiğinde, bunun falllnin ortaya çtksrılıp cezalandınlması için muhakeme deniIen bir faaliyet yapılır. Muhakeme faaliyeti içinde üç makamın rol aldığı görülmektedir. Bunlardan biri iddia makamıdır, sanığm cezalandırılmasını isteı; öteki müdafaa makamıdır, sanığm müdafaasmı yapar; nihayet yargılama makamı gerek iddia gerek müdafaa makammın mütalâalarını alarak gerçeği bulmaya çalışır, sanığı suçla bulursa cezalandınr, suçlu bulmazsa cezalandırmaz. Bizde. iddia makamında kaide olarak savcılık vardır, savcılık bir suç işlendiğini öğrenince hemen harekete geçer, suçlu sanılan kimseyi tesbit edince ce za dâvası açar yâni sanığı yargılama makamı önüne, hâkime veya mahkemeye sevkeder. Mahkemenin meseleyi kolaylıkla karara bağlayabilmesi Için, işin orıun huzuruna gittiği zaman bütün delillerin de toplannıış bulunraası kaidcdir. Bu sebepten dolayı, sanık belli olduktan soııra, birçok hallerde kendisinin hemcn nıahkeme huzuruna çıkarılması miimkün olmaz; gerekli dclillerin de toplanması lâzım gelir. Ha gayret! Satısı çok bir sabah gazetesi «Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması» adı altmda bir tasannm hsnrl»ndı|ım dfinkü sayısında şu manşetle duynrdu : «Solculara verilecek cezalar artırılıyor.» Bn gazete hemen yarım milyonu aşkın bir tirajla en asaçı iki milyon vatandaşa hitap eder. Bu bakımdan arada sırada «adı açıklanmayan yetkıliler. tarahndan nçunılan haberlerin bu gazetenin manşetine çeçmesi ilgi çekicidir. Solculara verilecek cezalann artınlması «Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması» açısından pek faydalı göründüfüne göre ayrıca cazibeli bir hava yaratıyor. Sözgelişi Ismet Paşa : « Kırk yülık solcuyum» demedi mi! Şimdi Türkiyede temel hak ve hürriyetleri kornmak için solculara ve bu arada Ismet Paşaya verilecek cezalann artırılmasını heyecanla beklemek şüphesiz her vatandaşın bakkıdır. Bizim iktidar puslayı çoktan şaşırdığından bu şaşkınlığm belirtilerini arada sırada iste bn türlü gazete başlıklannda levkle okuyacağız. Şu manşetin güzelliSine bakın bir kere : Solculara verilecek cezalar artırılıyor! Ve ardından son günlerin naberlerini altalta dizin : Sigara fıyatları artırılıyor.. Içki fiyatları artırılıyor.. Çimento fiyatlan artınlıyor.. Ithal mallarının fiyatları artırılıyor.. Akaryakıt fiyatları artınlıyor.. Solculara verilecek cezalar artınhyor.. Bir iktidar zam politikasına girdi mi bir kere, hızını aiamaz, her seyi artırmaya başlar. Toprağı bol olsun Mendereı iktidan da böyleydi. Şimdi solculara verilecek cezalann neden artınldığın» umut ederiz ki sorumlnlar söyle açıklıyacaklardır : Efendim, Bütçede açık var, plândaki yatırımların zamanında realıze edılebilmesi düsüncesinin muvacehesinde solculara verılen cezalann artırılması kaçınılmaz bir zaruret halini almıştır. Bendeniz de solcu olduğumdan, bu solculara verilecek cezalann artırılmasına pek sevindim. Demek ki degerimiz artıyor, diye düşündüm. Xe var ki, solculara verilecek cezalar artırıldığı zaman ortaya çıkacak bazı meseleler de vardır. Bir kere en önde hapishane meselesi gelir. Halk Partisi ortanın solunda olduğunu ilân etti|ine göre. bu kadar adamı, ve de seçimlerde ortanın soluna oy veren şu kadar vatandaşı çatısı altında banndıracak geniş hapishaneler yapımına şimdiden baslanmalıdır. Bu hapishaneler tamamlanıp da solcular şöyle beş yıl, on yıl, onbeş yıl Allah ne verdiyse içeri atıldıfında Adalet Partisi ile Halk Partisinin azınlık sağcıları oturnp memleketi zam üstüne zamla cennete çevirirler. Memleketi cennete çevirdikten sonra hapishanelerin kapısını açtın mi ooooh gel keyfim gel! Ne muhalefet kalır ortada, ne tartışma. Ancak bütün bu tedbirleri almakta acele etmek bizim için yararlıdır. Adalet Partisinin parti değistirmekle meşhur Adalet Bakanı Hasan Dinçer, ve ilâhî tebessümüyle ünlü Dahiliye Bakanı Faruk Sükan, ve de bunlara katılan bütün difer parlak zekâlı zevat eğer Türkiyedeki solculara bir iyilik etmek istiyorlars» bir an önce solcuları ağır cezalarla hepsini içeri atmalıdırlar. Neden mi? Çünkü dışarda yaşanacak hal kalmamıştır, hayat gittlkçe sorlaşıyor. Bu memleketin solculan, en başta tsmet Paşa olmak üzere, içeri girer ve hapisbane avlusunda «Sosyalist miyiz, değil miyiz?» diye tartışırlar. Onlar tartısırlarken de iktidar değişmez politikasını rahatça yürütür. Biliyorsunuz, bu politikanın değişmez programı sudur : Madde 1 Komünizmle mücadcle etmek. Madde 2 Fiyatlara zam yapmak. Haaa.. Bu arada toplum kalkınmasını ilgilendiren çok Inemli bir dâva daha var ki, birkaç gün önce ortaya atıldı : A.P.'Ii bir senatör, Senato kürsüsünden hükumete bir talepte bulundu; kabak tatlısının nasıl pişirileceğini Millî Eğitim Bakanlığının köylülere öğretmesini diledi sayın senatör.. Bu konuda ne yapılacaksa yapılmalı, son zamlardan elde edilecek paralardan bir kısmı bu ise hasredilmeli; kurslar, gece okullan açılmah, ve Uöylülere balkabaçının tatlısı nasıl yapılır, Sğretilmeli. Sayın senatöre göre, köylülerimiz kabağı ne yapacaklannı bilmiyorlarmış, ve bu yüzden milli servet ziyan oluyormuş.. Sayın senatörün hakkı var, bizim köylülerimis memlekette yetişen balkabaklarını ne yapacaklannı bilmiyorlar, ve çoğunlukla politikacı yapıp Ankaraya yolluvorlar. Oysa köylümüz işçimiz bu memlekette yetişen balkabaklannı yemesini bir öğrense bütün işler düzeleeek. DemokrMimls bakıtnından. hftyati biı dâvadır bu... Prof. Dr. Öztekin TOSUN mıstır. Lodz Üniversitest Profesörlerinden Mieezylaw Siewierski bu durumun nasıl bir sonuç verebileceğinl tahmin etmeğe uğraşıtken, bunun gelisme sonucunda görülebileceğine işaret etmektedir. Ancak yazar, bu konuda 1928 yılında yapılmış bir denemenin hiç de umulan iyi sonuçları vermediğine değinmektedir. Polonyalı profesör, bu durumda mahkemelerin hiç de işleri çabuk görme durumuna girmedik lerini, hazırlık soruşturması yapan kadrolann genişledikçe genişlediğini. üstüste yığılan dosyaların duruşmalaruı bitmesini veya af kanunu çıkmasını beklediklerini. mahkemeler işleri bitiremediklerinden evvelce ele geçmiş delillerin muhafazasının bir mesele teşkil etmeğe başladığnu ve tatbikatm buna özel bir önem verme zorunda kaldığını belirtmektedir. Görüldüğü gibi, sanık belli olduktan sonra delillerin iş mahkemeye gitmeden toplanması görevi sorgu hâkimlerince yapılmadığı takdirde işler mahkemelerde takılmaktadır. hâkimlerinin yapacağı işin tamamen savcılar tarafından yapılması hakkında da Zagrep Üniversitesi Profesörlerinden Vladimir Bayer'i dinliyebiliriz. Yugoslav Profesör, Yugoslavyada savcılarm sorgu hâkimlerinin gorevierini yaptığını belirttikten sonra, Lahey milletlerarası konferansı için yapılan Brüksel hazırlık toplantısma verdiği raporda savcıların sadece koğuşturma görevi ilemi, yoksa başka muhakeme islemlerile de mi meşgul olmalan gerek tiği meselesini ele almaktadır Profesöre göre, savcılık ceza mahkemesinde devletin menfaatini gözeten, bütün suçlulara gerekli cczalann (yahut emniyet tedbirlerinin) uygulanmasma çalışan. bu bakımdan tekyönlü bir organdır. Savcıya hem hazırlık, hcm ilk soruşturma yetkisini vermek, koğuşturma makanuna bir üstünlük tanımak demektir diyen Yugoslav Profesör, devletin tek taraflı bir organına böyle bir yetki vermenin, savcılan koğuşturma görevine girmeyen yetkllerle donatmanın yerinde olmadığını, ilk soruşturma görevinin savcıdan ayrı, bağımsız bir organa vermek gerektiğini belirtmektedir. !!i mmm ıMemduh AYTUR ert ve milletçe yoksulluğun yurt içindeki ve milletlerarası âlemdeki tezahürleri çok çeşitlidir. Toplum hayatının hemen hemen her dalında kendisini (olumsuzluk) veya (menfi sayılar) halinde hissettiren bu tezahürleri görmemezliğe gelsek de onlar gerçektir ye vardır. Bu vakıanın yarattığı psiklojik hale «huzursuzluk» diyoruz ve bu kelimeyi çok kullanıyoruz. Öte yandan Türkiyemiz son yüzyıl içinde Atatürk devrinin ononbeş yıh istisna edilecek olursa fedakâr hklara, zaferlere rağrnen devamlı bü zülme halindedir. ÖzelHkle, içinde ve yakınmda bulunduğu Batı uygarlığmın acemisidir. Millî harsı ile yapayalnızdır. Üstelik asırlarca çarpışmış iki büyuk âlemden yenik dü şen tarafm lideri olmak gibi bir töhmet altına sokulmuştur. Kaydettiği gelişmeler, ilerlemeler, yerini, ar kadan yetisip geçen, kendisinden bir şeyler kopanp giden milletlerin durumu karşısında gerisin geri gidiyormuş gibi bir duyguya bırakmaktadır. Sultan m üncii Selimden, Tanzimatlan, Mesrutiyetlerden, Atatürk Inkılâplarma, II nci Dünya Harbini izliyen hâdiselere, Elli'li yıllardaki açılmalara gelişmelere, bocalamala ra ve son ihtilâle kadar birçok sosyal oluşumu, fert ve milletçe yoksulluk, geri kalmışlık ve binaenaleyh huzursuzluk ile ilgilendirmek, faattâ izah etmek mümkündür. B F •••• •••• •••• Görüşler uç şüphelerinin bir kimse üzerinde toplanması devresinde savcıların mı, yoksa hâkimleriıı mi yetkili olması gerektiği meselesi üzerinde baskın görüş hâkimlerin yetkili olması şeklindedir. Bizim kanunumuz da bu devredc hâkimleri yetkili görmüş, bu hâkimlere sorgu hâkimi, bu devreye de ilk soruşturma (tahkikat) demiştir. Bu suretle, esas itibarile ceza muhakemesi, savcınm görevli olduğu bir hazırlık sornşturması, sorgu hâkimlnin görevli bulunduğu bir ilk soruşturma ve nihayet mahkemcnin görevli bulunduğu bir son soruşturmadan meydana gelmiş olmaktadır. Mahkemelerin uzamasından şikâyet edildiği zaman, bazan aradaki bu ilk soruştunnamn kaldırılması akla gelmiştir. Ceza muhakemesi kanunumuzun değiştirilmesiniıı düşünüldüğü bu sıralarda bizde de muhakeme süresinin kısaltılması için bazılarının ilk soruşturmanın kaldırılması fikrinde olduğu, Adalet Bakanmm verdiği demeçlerde sorgu hâkimlerinin görcvlerini savcılara vermeyi düsündüğü görülmektedir. eza muhakemelerinin uzamasından şikâyet eden ülke dünyada yalnız Türkiye olmadığı İçin başka ülkelerde de aynı çare üzerinde düşünülmüşr ve mahkemeleri çabuklaştırmak için olsun, başka sebeplerle olsun. ilk soruşturmasının kaldırılması fikri ileri sürülmüş, sorgu hâkimlerinin yetkilerınin savcılara verilmesi düşünülmüştür. Lâtince bir lâf vardır; «Tot capita tot sententia» yâni ne kadar kafa varsa o kadar da flkir vardır. Aynı fikirlere başka ülkelerde rastlanması bu bakımdan çok önemli olmayabilir; fakat bizce daha önemlisi de vardır; bu da aynı fikirlerin bizden önce başka ülkelerde denenıe alanına sokulmuş olmasıdır. Bu deneme hakkında hukukçuların görüşleri daha somut olduğu İçin, bizim bakımımızdan bunlan görmekde fayda olsa gerektlr. «••I • ••I • ••I :::: •••• •••• «••• •••• •••• •••• Sonuç lik yapılırken. bu denemelerin de gözönünde tutulma sı suretile, ilk soruşturmayı kaldırmak ve bu görevi savcılara vermek tutkusundan devlet adamlanmızın kurtulmasuıı temenni ederiz. Aksine ilk soruşturmayı iyileştirmek yoluna gitmek hem daha kolay, hem de yukarıda gösterdiğimiz tenkitleri çekmiyecek bir da\ranış olur. Bunun için yapılacak iş gayet basittir: Sorgu hâkimlerinin baysiyetini kıncı bir durum olan onların bazı kararlarının asliye hâkiminin tasdikine tâbi tutulması kaidesi kaldırılmalıdır; sorgu hâkimlikicrine iyi hâkiroler konulmalıdır; nihayet düşünülenin tam tersine, savcıların mümkün olduğu kadar süratle dâva açmalan için bunlar hâkim yetkilerinden ayrılmalı, sadece suçları ve suçlulan arayıp bulma görevine bütün dikkat ve enerjilerini vermelidirler. Bu durumda hem suçlular daha kolay tâkip olunacak, hem de vatandaşlar yürütme organına bağlı savcıların soruşturma yapmalarmdan doğacak tehlikelere maruz kalmıyacaklardır. '••••••••«••••«a !***••••••• ARAYIŞ on yıllarda bir dairenin 360 derecesini değerlendiren akımlann hız kazanmasına da yukandaki nedenlerden başka bir mânâ vermek kolay değildir. Böylece Türk milleti bir Arayış içine girmij tir. (Arayışı) ve (kurtuluş yolu öğütli yen akımları) yalnız dış etkilere bağlamak; bir tarafımızda Rusya, bir tarafımızda Amerika, bir tarafta da Arap âlemi olmasa huzur içinde olacaktık diye düşünmek işi pek basite almak demektir. Elbette ya bancı kuvvetler huzursuzluktan, arayış halinden, bunlarm yarattığı boşluktan ve zaaftan faydalanmaya, gizli veya açık, çalışacaklardır. Ama bunlar, sanırım ki sebep değil neticedir; zira Türk halkı sosyal, iktisadi ve kültürel kalkınma içinde olsa, bunun bilincine ermiş bulunsa, bu bilincin sağladığı huzur ^fftaayjgİL^İiS propaganda ve tah u denemelerin B Cezasonuçlardanyapıldığı ülkelerdeki hukukçu Iar pek memnun görünmemektedirler. Muhakemesi Usulü Kanununda değişik C S • ••ı • • • ı • ••ı Polonya Halk Cumhuriyetlnde, ceza muhaketnelerini hızlandırmak için savcılığın yetkileri çoğaltıl ••••••••••••••••••••aı •••••••••••••••••••••I •••••••••**••••>«•••• • •• • •• • •• ••• !••• 3:: BAŞBAKANLIK D.P.T. ESKİ MÜSTEŞARI rikin. ajan ve mügteri bulması her adalet, gelir dağılımı ve coğrafi halde zor olurdu. denge arasmda; bunlarla da baBu arayış halini ve akımları beşzı ferdi hak ve hürriyetler araleyen enerjiyi «olumluluk» ve «müs sında zaman zaman zıtlıklar bet sayılar haline dönüştürebilolur. mek, toplumca geçmeye mecbur olBu zıtlıklar, kalkınmış millet duğumuz çetin bir imtihandır. lerin tarihinde erimişlerdir. Bu yazı serisinin Plânlama ve Kal Oralarda, genellikle. tasarruflar kınma başlığı altmda çıkan birinve sermaye az sayıdaki özel elci kısmında, «Nasıl Bir Kalkınma?» lerde toplanmış; bu da iç sosyal adh yaznnda (x) fert ve millet ola kaygularm toplumu tesiri altına rak yoksulluktan kurtulmaktan ve alamadığı bir çağda olmuştur. gelişmeden ne anlamak gerektiğini Devlet hem iç düzende 1 uııa yar araştırırken, bunun «iktisadî, sosyal dımcı olmuş: hem de başka mil ve kültürel hayatın, yeterli hızda, letlerin kaynaklarını ve emeklesosyal adalete uygun ve ileri tekrini ucuza alıp, kendi mâmullenikli bir gelir artışını sağlıyacak, rini gene onlara pahalı sattıkladevamlı kılacak ve aynı zamanda rı bir dünya nizamını silâh güteknoloji üretecek bir düzene ve di cü ile yürutmüştür. O çağın konamizme kavuşturulması» demek şullan saf ilmin tekniğe tatbiki olduğunu; bunda milletçe mutabık ni mümkün kılınca zıtlıklarm te olmamız gerektiğini söylemiştim. Bu siri topluma daha pahalıya mal ifadenin toplum düzeni diline çevolmadan kalkınma ve büyüme dâ rilmesi, devletin temel organlarının vası Batıda çözülebilmiştir. ödevlerine, kuruluş ve işleyişine; Türkiye gibi memleketler için idare eden ile idare edilenin çeşitli bu böyle olmamıştır. Şimdi ne alan ve düzeydeki münasebetlerine; dışarda müstemlekeler, ne de kamu kurumlarmın ve bu kurumla içeride sosyal ve kültürel ihtirın organlarının bünyelerine ve önyaçlanna göz yumulacak halk cekilerle ilişkilerine, yeni kalkmvardır. Hiç bir siyasi parti ve ma anlayışımıza uygun bir düzen organ, değil Anayasanın yeni vermek şeklinde yapılabüir. Bu da sosyal gerekleriııe. &n basit yol, kamu hukukumuza yep yeni bir su, elektrik gibi ihtiyaçlara daaçıdan yaklaşmu gerektirmektedir. hi kulak tıkayacak dururada değildir. Bütün bu ihliyaçların, Fert ve millet yoksulluğunun, toplum huzurunun, dış emnıyegerçek bir kalkınmanın yoluna gitın ve bunlan sağlıyacak olan rememenin yarattığı ıstırabların, kalkınmanın maddi ve mali yuarayışların büyük ve hayati memkü, dısiplini olacaktır. Türkiyeleket (dâvalan) halinde ortaya çık de bu gerekler, kısa süreli düması. çözüm yollarmm yalnız ikşündüğümüz, yahut da hiç dütisadî ve mali metodlarda değil, ay şünmediğimiz için klâsik fert nı zamanda kamu düzeninde ve re hürriyetleri ile mübalâgalı ve jiminde aranmasını tabii kılmaktaendışe verici ihtilâflara konu ol dır. maktadır. Yeni temel hukukumuz. işte bu ihtilâflara, zıtlıklara, çelişmeler e çözüm getirmiş. sistematik bir (tanzim) yapmıştır. • Diğer taraftan bu kurallar, ik tidarlara ve idare edenlere yeni hu u noktada, milletçe şanslı oldu dutlar koyan, izlenecek yeni yolları ğumuzu ileri sürmek mümkün gösteren bir tabiatta doğmuştur. dür. Çünkü, yukarıda değindi Bunlara iktidarların eskiden muığim nitelikte bir (kalkınma özlemi lak olan irade serbestisine, Gülhanin) kaynak teşkil yeni kamu düze ne Hattı ile konulan kısıtlamalar ve nini, temel hukuk kuralları halin yön vermeler zincirinde en yeni hal de Anayasamız bize esasen bahşet ka olarak bakmak lâzımdır. Zira bu mis bulunmaktadır. Milletçe bugün kurallar iktidarlann güttükleri sibu kurallara sahibiz amma, onlar!a yaseti sel yaygınlığından, ya da göl kalkınma dâvamız arasmdaki sıkı durgunluğundan çıkarıp kuvvetli münasebeün bilincine henüz yeteri ve faydalı nehir ve kanal disipltni kadar ermemiş bulunuyoruz. Özel içine almaya mâtuf hukuki tesislerlikle bu kuralları işlemek, bunların dır. üzerine yeni hukuki tesisler yap• Yasama ve yürütme, hattâ mak. onları uygulamak, yürütmeki, sanınrn yargı oqgMttaHn bu ku "\e murakabe etmek'ile ödevlfTcuru" Kamu Hukukunda yeni bir şube B Aylak Musa klt Himbüs PARA Geri kalmış millet olduk: H i ç i n ? Vefat v e Teşekkur Alanya eşrafından Hacıkadirzade merhum Necati ve Aliye Hanımm oğlu, Hacıkadiroğulları, Azakoğulları, Alâaddinoğullan, Köseoğulları, Tokus, Soydan ve Atillâ ailelerinin babalari, kardeşleri, dayıları, enişteleri ve kajnnpederleri ailenin sembolü kâmil insan eşraftan Nazmi Hacıkadiroğlu (Nazmi Doğan) vefat etmiş ve 4/2/1967 tarihinde Alanyada aile kabristanına defnedilmiştir. Gerek hastalığı gerekse vefatı dolayısı ile yakından ilgilerinı esirgemeyen, bizzat gelen, ır.ektup, telgraf ve telefonla acılarımızı paylaşan akrabalarımıza: dostlarımıza ve hemşehrilerimize şükranlarımızın iletilmesini muhterem gazetenizden rica ederiz. Hacıkadiroğlu ve yakını aileleri Cumhuriyet 1348 KİTAPÇILAB DAN İSTEYİNİZ. Yuan: ORHAN PEKİN Tevzi yeri: Tekin Yaymevl Ankara Cad. 51 İstanbul S T.L. Cumhuriyet 1335 leri teşhis edip üzerine eğilmemışler rulmasını istediği organlar topdir. Zaman zaman siyaset adamlan lumun temel düzeninde ve onun nın kamu oyu önünde, bu kurallara, üstüne bina edilmesi gereken yâni Anayasa hükümlerine değinme müesseseler ve usullerde önemleri, onların tamamma değil de bir li etkiler yapmaktadır. Bunlakısmına sahip çıkmak şeklinde oldu rın kamu hukukunun ilgi sahağundan, sistemin zararına olmaktasına giren işlerde ve özel hukukdır. ta gerektireceği hukuki tesisler sayısız olacaktır. Burada iktidar (Kalkınma dâVası), böylece, kaların, birçok Bakanlarm, gemu düzeni ve rejim ile üişkisinden nellikle klâsik idarenin plân üze tecrid olunarak birçok çevrelerde rinde, plânlama karşısındaki bir plân ve iktisadi politika mesele tepkilerinin bir nedenini de bul si haline indirilmiştlr. Plâncılık ile mak mümkündür. Onlar anlasıkalkmma arasmda ilişki olduğunu lır bir titizlikle yetkilerine, imkabul edenlerin büyük bir çoğuntiyazlanna sahip çıkmakta; yeni luğu da, meselenin, tabii ve beşeri temel hukuk kaidelerini öğrene kaynakların ne şekilde kullarulcek, inceleyecek veya tartışacak ması gerektiği üzerinde tavsiyeler, yerde plânı ya da plânlamayı he iktisadî politika tercihlerinde dikka def almaktadırlar. Bu olaylarm te alınması faydalı kıstaslar şekliniktisadçılardan önce kamu huku de ele alınabileceği zehabında buku âlimlerini ilgilendirmesi icap lunmuşlardır. Kamu oyunun ve özel eder. likle basmımızm, bu konuda aydınBu hukuk kaidelerini doğruca lanmak gerektiği zaman, plâncılara, iktisatçılara maliyecilere bakmalarmda bu yerleşmiş zehabm önemli Anayasa Hukuku veya tdare Huku ku içinde yahut da her ikisi içinde payı vardır. ayrı ayrı mütalâa etmek lâzım gelecektir. Böyle yapmakla birlikte bu lân ve plânlama, Anayasa hükaideleri (yeni bir kamu hukuku kümlerine rağmen temel hukuk dalı) halinde ele almak ve geliştirkuralları yolu ile, Genel siyamek mümkün ve hattâ faydalı olaset kavramı içindeki yerine oturabilecektir. Çünkü bunlar devletin mamış; devlet ve idare hayati ile kurulus ve işleyişine idari ilişkileri, organik ve sistematik ilişkisi tesis idare edilenlerle aralarındaki Makedilememiştir. Plân ve kalkmma ko ro (toplu) ilişkilere kalkınma açınusu bu suretle, devlet. üniversitesmdan bakan, düzenleyen pozitif ku ler, organize baskı grupları ve özel kuruluşlar hizmeündeki iküsatçı rallar sistemidir. Bu itibarla kamu lar, maliyeciler, mühendisler ve hat hukuku dalları arasmda ayn bir di tâ mimarlar arası bir tartışma alam siplin olarak işlenmesi daha uygun olmuştur. Meselenin bu yönde geli olacaktır. şerek, Anayasa kurallarına, millî Bu yeni hukuk dalmı ilgi sahasıtercihlere, hükumetlerin genel si na alacak hukukçulanmızm yeterli yasetlerine oturan ve onlan formü bir genel iktisat kültürüne sahip ol le eden karakterinin unutulması maları. hem kamu hukuku dallan veya gölgede kalması, milletlerara hem de diğer bilimler arasında sissı yardım kurumlarmın,hattâ ya tematik temas imkânları aramalan bancı devlet dairelerinin, ticaret ve lâzım gelecektir. Türkiyenin bilimsanayi odalannm, sendikalann ve sel disiplinler arası akademik çalışişçi teşekküllerinin, meslekî birlik malara olan ihtiyacı. idarenin koorlerin plânlamaya istirak etmek iste dinasyona olan ihtiyacından daha melerine yol açmıştır. Bazı memle az önemli sayılmamalıdır. ketlerin özel şartlarma göre geliştirilen plânlama usullerinden ilham Cumhuriyet, 30 kasnn, 1 ve 2 alan bu istekler, dengeleme, uyuşaralık. turma, destekleme gibi tedbirleri sis Y A RI tematize eden kısmi ve sırf iktisadî plânlamalara, programlamalara uy Ö NC E gun düşse de, bizim kalkınma anla İÇ BARIŞ yışımıza tercüman olan Anayasanın gerektirdiği sisteme tamamile aykı ' rı düşmektedir. Bunun nedenleri ya I zılarımızm III üncü ve IV üncü kısımlarında daha aydmlığa çıkacaktır. ^t4^ttfflfwBBiı ısteoı^^9WH^Wfcr, KU ••••••••••••••••••••••••••••• Büyük hâdise yaratacaK vesikalar P Ajanı Açıklıyoruz SAYISI ÇIKTI Cumhtıriyet 1345 TEŞEKKUR Eşim Mukadder'in; üç yıldan beri çektiği rahatsızlığı jrerinde teşhisleriyle, kıaa bir zamanda eski sıhhatine kavuşturan ve moralinin düzelmesini de sağhyarak yakın ilgi ve telkinlerini her zaman bizden esirgemeyen derin rMnnet ve teşekkurlerimizi sunanz. Sayın Dr. Gülşen Sörşün'e Bgi: T. FÜAT Cumhuriyet 1349 Sinir ve Ruh Hastalıklan Mütehassuı Takriben 1500 Ton Göztaşı Naklettirilecektir 1967 yıh içinde Bölgemizce îstanbul'da RABAK Şirketinden peyderpey tesellüm edilecek takriben 1500 Ton GÖZTAŞI muhtelif teşkillerimıze kamyonla naklettirilecektir. Bu işe ait Nakliye Şartnameleri GALATA RIHTIM CAD. No. 7 de YOLLAMA SERVÎSÎMÎZ'den temin edilebilir. Teklif verme müddeti 16/2/1967 PERŞEMBE günü saat 12'ye kadardır. Kurum 2490 sayılı Kanuna tâbi olmadığmdan ihaleyi yapıp yapmamakta veya dilediğine yapmakta serbesttir. 7966 Kalkınma tstikrazı Tahvilleri Satışa Çıkarilmıştır 818 sayıl: kanunla Hazinece ihraç olunarak 16 ocak 1967 tarihinden itibaren bütün bankalarda satışa arzedilmiş olan % 6 faİ2İi 1966 Kalkınma tstJkrazı Tahvilleri her türlü vergi ve resimden muaf olduğu gibi istenildiği zaman geçmiş günler faiziyle birlikte paraya tahvil edilebilir ve Devlet ihalelerinde teminat olarak kabul olunabilir. (Basm 14001 A. 264/1330) Tüıkiye Zirai Donatım Kurunıu İstanbul Bölge Müdürlüğü (Basın 10905/1333) Türk kalkmmasmm gereklerini ve yönlerini aksettiren temel hukuk kurallarımn tahliline ve değerlendirilmesine geçmeden önce bunların genel karakterine bir göz atmak faydalı olacaktır. 0 Anayasamızın konumuzu doğruca ilgilendiren hükümleri ele ahnacak olursa, bunlan baş lıca üç grup halinde toplamak mümkündür. Birinci grupu, fert lerin kişisel ve toplumsal haklan ve hürriyetleri; ikinci grupu, sosyal adalete ve gelir dağılımına ilişkin hükümler; üçüncü grupu, kalkınmanın gereklerini, koşullarım, devamlılığını sağhyan hükümler teşkil eder. Bu üç grup arasmda, amaçları müeerret olarak ele ahndığı tak dirde, bazı (çelişmeler) ve (zıtlıklar) bulunduğu görülür. Meselâ gelir ve iş hacmi ile fonksiyonel ilişkisi kabul edilen tasar ruf ve yatırımın, bir başka ifade ile Sermaye birikiminin (yerij, (hacmi), (süratij ile sosyal TEŞEKKÜR TEKNIK ELEMAN ALINACAKTIR Büyük bir ilâç fabrikasmın nakil araçlarmın teknik bakrm ve idaresinde çalışacak, Sanat Okulu mezunu veya benzeri öğrenim görmüş, askerliğini yapmış eleman alınacaktir. Müracaat: P.K. 45 Levent tstanbul Radar: 123/1356 Eşlmln hastalığını, büyük bir ihtimamla, teşhU ve tedavi eden Çamlıca Askeri Göğüs Hastalıkları Hastahanesi mütehassıs larından Kardiolog Tbp. Alb. Saym STJAT C. HÂNYALIOĞLU na minnet ve şükranlanmı sunarım. Mnharip gazüerden M. Erkan Cumhuriyet 1343 Paşabahçe Tekel İspirto ve îçki Fabrikası MüdürİBğünden: 1 Takribi olarak muhtelif eb'adda 7900 Kg. tutarmda bakır levha satınahnacaktır. 2 Bu işe ait şartname fabrikamızda mesal iaatleri içinde görülebilir. 3 Pazarhk komisyon marifetiyle 13 şubat 1967 tarihine tesadüf eden pazartesi günü saat (10) da Fabrikada yapılacaktır. 4 Muhammen bedeli 171750. liradır. 5 Muvakkat teminat 12881. liradır. (Basın 10957/1337) DOKTOR SÜREYYA ATAMAL Op. Oroloğ Taksim Sıraselvıler 105/4 Tel: 44 57 44
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog