Bugünden 1930'a 5,439,041 adet makale



Katalog


«
»

ZŞAHESER ROMANLAR*» En Buyük Yaıarların En Güıel Eserleri , F. W. KENYON . ^R ROMAN KİTAPLIĞ1NI2A YENİ Blft Aym kitabını sunar! > g " Ççviren V. CULTEK1N i : i L Chopin'le George Sand'ın t* maceralarının romanıl BİR GÖLGENIN ARDINDAN VAYINEVI v.w«, b« cır G U V E N ,«, umhuriyet 43. yı! soyı 15289 KURÜCUSÜ: rüNUS NADt Telgraf v e mektup adresfc Cumhurtyet IstanbuJ Posta Kurusu: tstanbul No 248 Telefonlar: 22 42 90 2 2 4 2 9 6 22 42 97 22 42 98 22 42 1 9 * MUHA IMAKINALARI :ÎNA Ticaret Istanbui Telefon: 44 Ankara Süme: Teleton: 1 i/1797) Salı 21 Şubat 1967 KARYAKITFİYATLARI İLE ÎLGİLİ Eski Kurmay Başkanı Hüsnü Özkan, ASARIKOMİSYONA GERİ VERİLDİ 22 Şubat'ta Hava Kuvvetleri Komutanının Eskişehir'de uyuduğunu iddia etti Geçen yıl Onasis ve Niarkos gibi armatörlere 239 milyon iidedik ürkiye dış yardımlarla elde ettiği dövizin geçen yü 88 milyon 138.270 lirasuu ithal ve ihraç tnaUarımızın nakll için Ya nan bandırab gemilere ödemiştir. Ayrıca aramızda hiç bir ticari bağlantımız olmıyan fakat Onassis, Livanos ve Niarkos gibi Yunan asılh armatörlerin vergilerinin azbğından dolayı bandıralannı çektikleri Liberya gemllerine 96.481.176, Panama gemilerine 54.123^36 Türk Urası karşılığı döviz ödemnistir. Meclis, gaz } ağma zammı reddetti ANKABA 'Cumhuriyet Bürosu) karyakıt fiyatlarına zam yapılmasiyle itgili kanun tasarısınm Millet Meclisindeki dünkü müzakeresi sırasında, gaz yağına zam yapılmasını öngören kısım, reddedilmiş ve tasarı, Komisyona geri verilmiştir. CHP adına ilk sözü alan Hasan Uzun, yapılan zamlarm orta smıft ortadan kaldırdığını, zamlarla fakir halkın daha fakir. zengin halkın ise, daha zengin hale geldiğini ileri sürmüştür. MP. Grupu adına konuşan Mem duh Erdemir; Çaya da, Demir Yol larına da zam yapılacağını öne sür müş, 1953'ten bu yana memur maaşları yüzde 183 arttığı halde, geçirune endekslerindeki artışm yüz de 330 olduğunu bildirmiştir. Zamlarm ekonomik tıkanmaya yol açacağını öne süren Memduh Erdemir, hükumetin bir süre son ra para değerini düşürmek zorun da kalabileceğini söylemiştir. "TANSEL (A) PLÂNINI AÇIKLAMALIDIR,, MIR10N BRINDO BflSIN TOPLfiNTISI YflPTI Irak Devlet Başkanı A. Arif Ankara'ya geltli ANKABA (Cumhuriyet Bürosu) rak Cumhurbaşkanı Abdurrahman Arif, altı gunlük resmî bir ziyarette bulunmak üzere, dün saat 13.15'te özel blr uçakla Ankaraya gelmiştir. Esenboğa Havaalanında Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından karşılanan misafir Curnhurbaşkanı, «Irak miUeti, Türk mUletinin dostluğunu, Irak milletinin meselelerini anlayışını, özellikle Sunay'm yönetimi sırasında Türk milletinden beklemekte, tarih: Uişkilerl ve yakın komşuluğu bakımından bunu bir zorunluluk saymaktadır» demiştir. Misafir Devlet Baskanı, dün saat 15.30'da da Anıt Kablr'l ziyaret ederek, Atatürk'ün manevl huzurlarında saygı durusunda bulunmuş ve Kabir'e çelenk koymuştur. Arif, özel deftere de şunlan yazmıştır: «Yeni Türkiye'nin yaratıcısı, slzin kabrinizi ziyaret etmekten büyük şeref dnynyorum. Ve Allah'tan sizi rahmetine gark etmesinl niyaz ediyorum» (Arkası Sa. 7, Sü. 3 de) Eğri otur doğru konuş T Â D asbakanın arada bir tekrarladığı bir sözü var : Kışlaya, camiye ve okula politikayı sokmayalıra, Türk Gençliği Amerikan Gençliğine önderlik etti,, Zeynep AVCI Ümit GÜRTUNA Hafif kırlaşmış saçlı, geniş omuzlu, lâcivert üzerine beyaz çizgili bir takım elbise giymiş olan yakışıklı aktör, asansörün kapısından mağrur, kendinden emın bir tavırla çıktı. «Fazla gosteri istemez» der gibilerden ehni kaldırdı, sırf bir tebessümünün resmini alabilmek için gece yarılarına kadar bekleyen basm mensuplarına, «Hoş geldinız» dedı... Marlon Brando'nun basın toplantısı, bir aktörüa basm toplantısından çok memleket ve «Jtin* ya meselelerinin konuşulduğu, senatörler arası bir sohbet gibi geçti. Dört seneden beri (Brando'nun adını bilmediği) bir kitap yazmak için îstanbul'da bulunan çocukluk arkadası James Baldwin'i görmek ve senaryosunu yazacağı bir film hakkmda konuşmak amacı ile Türkiye'ye gelen aktor, ırk ayırımlanndan tutun, fakir çocuklara kadar her türlü sosyal konuyu ele alıp uzun uzun üzerinde konuştu. I Aslında bu söz doğrudur. Doğıdur ama, gel gör ki adı geçen ıtsal yerlerde politika canbazrı da sabab akşam cirit oynaaktadırlar. Merak edilmesin. usurun tümünü Sayın Başbaına yükleraek insafsızlığmda ılunacak değiliz. O, yakın geçisten günümüze aktanlan bir itü mirası sırtına yfiklenmistir. ıırt çıkarları açısından bnnun rarlarmı şüphesiz görmekte, ırdügü için de, iki de bir «aman ıralardan politikayı söküp atan» anlamına gelebilecek ferıtlar koparmakta, fakat şöyle r silkinmeye bir türlü cesaret lemiyerek, bir gün altında eziceğınden korktuğn kötü tnirasırtında taşıyıp durmaktadır. 27 Mayıs, ordunun politikaya peden inme karışmasının açık ıdesi idi. Ordu butaareketipoikaya özendiginden, ya da poikayı pek sevdiginden değil, rüvenci politikacılar elinde eşrulnğnnu yitirmis bir iktida™ memleketi uçurutna yuvarmasını önlemek amaciyle göze mıstı. Nitekim, D.P.'nin egeenliğindeki devlet gücü hallaç ,muğu gibi bir gecedc havaya vrulduktan sonra, bütün imın kapıları önünde açık durduı halde, Cumhuriyet Ordusu, ılitikava kapılmak tehlikesinn kendini kurtarmasını bilmis kısa bir süre içinde emaneti ril yönetirae devretmeyi barmıştır. Fakat ne yaparsınız ki, Sayın ısbakanın o kadar sızlandığı ılitika kurdu, 27 Mayısa rağen, vaktiyle musallat olduğu üesseselerin yakasını bırakmaı hâlâ yanaşmamakta, hattâ essinden daha yapıskan bir inatburalarını kemirmeye devam mektedir. Düsük yönetim zaanında din isleri dünya isleri' bol bol karıştırılmıs, bu hal mokrasimizin soysuzlaşmasını zlandıran baslıca etkenlerden ri olmustu. Bugün bu bakımın ortada deçişmis ne vardır? •lki bugün daha ileri gidilmis, ıtandasın Tanrı ile basbasa kalası gereken camiler, mescitler tgide birer parti ocaŞı haline tirilmemis midir? Buralarda ğunlukla devrira ilkeleri aleyne propaganda yapılmakta, biçağdas uygarlık düzeyine ustıracak akıl ürünleri günab arak damgal'.nmakta, masura ıtandaşlar karanlığa itilmekdir. Ve iktidar partisi yöneticileri, ı sakat metodu benimseyen gekafalı hocalan doğru yola zoryacak yerde, onların suyuna tmeyi, onlara sirin görünmeyi • bulmaktadır. Lâik Türkiye ğ ıımhuriyeti Basbakanı bir yanın camiye politika sokmayalım •rken, beri yandan Bayram Gatesine vaız nitcliğinde başyalar göndererek gericilere göz rpmaktadır. Basbakanın davmışı bu olunca, öteki iktidar ızarları daha ileri gitmekte, ör;ğin «islâmiyette din isleri dünı islerinden ayrılamaz» demek ıretiyle, yürürlükteki kanunlamıza göre suç sayılması gerein düsünceler ileri sürmekte bette bir sakınca görmemekterler. Camide durum böyle de okul» baska mı? Orada da, üzülerek iylüyoruz, Atatürkçü öğretlenlere karşı gittikçe hızı arın bir s'ndirme, susturma ve ısfiye politikası uygulanmakta, îylece politika, okulun ta göcğine değin sokulmuş bulunlaktadır. Bugünkü Milli Eğitim akanı, D.P. devrinin hiçbir MilEğitim Bakanında görmed ımiz bir siddetle özgür düşün:ye savaş açmıs görünmektedir. ürk ögretmeni iktidarın emrine bir robot haline getirilmeye ılısılmakta, Türk çocuğu gerici |il'mlerin gözü kapalı, pısınk ir izleyicisi olmava zorlanmak Karcı, idare lâmbası ile kürsüye çıktı TIP Grup adına Ali Karcı, gaz yağı zammının köylüleri etkileyeceğini belirterek, Meclis kürsüsünden, köylülerin kullandığı Amerikan bira kutusundan yapılmış bir idare lâmbası göstermiştir. Karcı, tanmdan alınan vergilerden örnekler getirerek zamlar ye rine, tarım kesüninin daha geniş şekilde vergilendirilmesini istemiştir. CHFli llyas Rılıç, tasarı aleyhine konuşurken AP'li Etem Kılıçoğlu. kendisine lâf atmış, bunun üzerine Kılıç, «Oğul babaya lâf atar mı?» diye sormuştur. (Arkası Sa. 7, Sü. 6 da) f l l 1 K U I Q v e t ı e r i Kurmay Baş kanı emeklı general ve CHP Hatay milletvekılı Hüsnü üzkan, dün yaptığı Darın toplantısında, «11 havacı sobayın bir cunta olmadıgını, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral lrfan Tanselie anlaşmazhklarının gerçek gebebinin, 32 şuhat gecesi Hava Kuvvetleri KomuResml rakamlara göre memletanının Eskisehir'de uyumasıketimiz ithalât ve ihracatının yüznın ve olaylann dısında bulnnde 95 i denlz yoluyla yapılmaktamasının sebep oldngunn» ıddıa dır. Ve bu taşımalar karşı memleetmiştir. ketlerle vanlan anlasmalar lcabı Hüsnü özkan, bir tstanbul yüzde 50 lık kontenjan'ar üzeringazetesınde yayınlanmakta den yapılmaktadır. Türk deniz tiolan ve onbir havacı subayı caret filosu ise kendi yüzde ellilik ilgüendiren yazılarla ilgili hakkını geml yetersızliğrnden hiç olarak, açıklaınalarda bulunbir zaman tam olarak kullanama. muş, 11 havacı subayın cunmıştır. 1962 yılmda 1.864.544 ton, ta teşkil ettiğı yolundaki ya1963 te 1.603.752 ton, 1964 te zıların tamamen asılsız, yanlış ve haksız, CHP ve eski MBK üyelerinden biri ile işbirliği yaptıklan yolundaki söylentilerın ve yazılann ha yal mahsulü, zamanın Genel Kurmay Baskanı Cevdet Sunay'ın hayalî cunta'nın (Arkssı Sa. 7. Sü. 4 de) Almanya'ya yeniden işçi gönderilecek ANKARA, ( u . ) Batı Almanya'dakı konjoktör dalgalanmasının yarattığı sıkıntının Haziran ayına doğru hafifleyeceği ve bu suretle Almanya'ya yeniden işçi gönderilmesüıin mümkün olabilecegi, Çalışma Bakanlığına yakın çevrelerden ögrenilmiştır. Yetkililer, 1967 yüı içinde Federal Almanya'ya işçi gönderilmesine devam olunacağını belirtmiş, «Fakat bu sevkiyat, geçen yüTardaki seviyeyi bulmayacaktır» demişlerdir. Sukarno, bugün bütün yetkilerini Suharto'ya devrediyor CAKARTA (AP) Yetkili askeri kaynaklar, dun Reısicumhur Sukarno'nun Başkanlık yet kılerinın tümunü, ordunun kuvvetlı adamı General Suharto'ya devretmeye hazır olduğunu bildirmiştir. Suhartoya yakın kaynaklar, son dakikada fıkrıni değıştirmedıği takdirde Sukarno'nun yetkilerini bugun devredeceğıni söy lemislerdır. Nitekim Radyo istasyonlarına ve askeri gazetelere olağanustu bir açıklama yapılacağına daır haber verilmış bulunmaktadır. Kaynaklar Sukarno'nun bu sabah Suharto ve bütün askeri lıderlerle bir toplantı yapacağını. açıklamanm da hemen görusmeden sonra beklendiğini belirtmışlerdır. Endonezya Dışışlerı Bakanı Adam Malık, dun bir oğrencı heyetıne, yargılanmadan once Sukarno'nun ülke dışına gıdemiyeceğinı söylemiştir. Bu arada, Kongre Komıtesi, Sukarno tara fından kurulan bâzı devlet teşkılâtlarını, dün kaldırmıştır. Ankara, ikili görüşmeler için bâzı şartlar tesbit etti ANKARA, Cumhuriyet Bürosu) asbıngton ve Londra'nın, Kıbrıs sornna ile ilgili görüşmelere, Yunanistan'la tekrar baslamamız için girıstikleri tesebbüslerden sonra. Uışiş leri Bakanlığı, bu görüşmelere başlamak için bazı şartlar hazırlamıstır. öğrenildiğine göre, şartların başında, Makarios Yönetimi tarafından Ada'ya so kulmus bulunan Çek silâhlarının, derhâl birlesmiş Millctler Barış Gücü emanetine verilmesi gelmektedir. Türk gençliği önce Türk gençliğinı överek soze gırdi, «Amerikan gençliginin sosyal ve politik konulara e|ilmesinde Türk gençligi önderlik etmiştir, sizin gençleriniz sokaklarda milli dâvalan için çarpışırken, bizler uyuyorduk.» Durdu, saçlarındaki akları gösterdi, «Biıler diyemiyecegim, yine Amerikan gençligi diyeyim.» Guluşmeler arasında, «Yaşlanmanız mesele değil, kafanızın içi dısından güzel» sesleri yükseldı. Brando, konuşmasma devam etti: «Amerika'da her şeyi sövlemek serbesttir, o yönünü takdir ederim ama zenci ve kızılderililer hakkındaki tutumumuz gerçekten bizim için yüz karasıdır . » Sık sık Amerika'nın tutumunu çesitli yonlerden yeren Marlon Brando, «Tutumunuz sonunda, Charlle Chaplin gibi ynrt dışı edilme tehlikesinin mevcnt olabileceğini düşünmüyor musunuz?» sorusuna, çok kesin ve rahat cevap verdi: «Amerika'da bir süre için artistler, düsünürler, ilim adamla(Arkası Sa. 7, Sü. 1 4e) W (Fotoğraf: Selçuk AYBATAR) S l k l b i rt a k i p nund î s<> a gazetecilerin İ Sanyerdeki bir Balık lokantasmda buldukları Marlon Brando, James Baldtvin ve Hester Andgerson; resim çektirmemek için çok uğraştılar ama muhabirimiz, Jamaika'lı «özel Sekreter» Hester Andgerson'un fotografını, perde aralıgından da olsa, alıverdi. (Resimde, Brando'nun yanında görülen, Türk aktörü Ençin Cezzar'dır.) Halkevlerinin yıldönümü töreni Dısışlerıne yakın çevrelerin behrttığıne göre: İkili gürüsmelerin devamı için, görüşmelerin ilk safhasının başladığı sırada Ada'da fiilî duruma dönülmesi gerekmektedir. Bu da, sonrad^n Ada'ya sokulan Çek sılâhlarının Barış Gücune verılmesı ile mumkün olacaktır. Oışisleri Bakanlığınca hazırlanan diger şartlar da, gorüşme | lerın kesüdığı yerden başlama j sı. on şartlar ortaya konmama ı sı ve özelhkle, Yunan hderleri ! nın bâzı ıçpohtıka endişelenne dayanarak verdiklerı «Enosisçi» demeçlerden vazgeçmelerı gelmektedir. (Arkası Sa. 7, Sü. 4 de) /nönü'ye rozet tokmak /stem/yen Bayan Demirel'i halk protesto etti Halkevlerinin kuruluşunun 35 inci yıldönümü, önceki gece Selim Sırn Tarcan spor salonunda kutlanmış, torende Cumhurbaşkanı Sunay, Senato Başkanı Atasagun, Başbakan Demirel ve CHP Genel Başkanı İnönü de bulunmuşlardır. Inonu, buyuk le/ahurat arasında, yanında csı olduğu halde salona girmiş ve dâvetlilere aynlan ön sıralara oturmustur. Ancak, bir sure sonra, gorevlı bir şahıs gelerek Inonu'ye, lıalkın arasında bir yer göstermiştır. Halk, bu durumu protesto ederek İnönü'nun, ozel dâvetlıler arasında oturmasını istemış bu arada 5 dakıka kadar, «Ta ya, şasa şa sa, tsmet Paşa çok yasa» diye sevRi gösterisinde bulunmuştur. Inonu, halk arasında oturmaya devam etmış, birkaç defa ozel dâvetliler arasına götürmek içın yetkililpr muracaatta bulunmuslarsa da, yerinden kalkmamıştır. Daha sonra, Halkevleri rozeti nın takılma torom yapılınıştır Basbakanın eşı Nazmiye Demırel'e rozet dağıtması için pcada bulunulmuş, Bayan Demirel, Cumhurbaşkanı, Senato Başkanı ve Basbakanın göğüslerine rozet takmıştır. Halk, Inönüye de rozet takması için bağırarak ıstekte bulunmuş, ancak Bayan Demirel, Inönü'je rozet takmadan, rozet sepetini, ılgılilere tes Um etmiştir. Inönü'ye, bunun üzerine, görevli genç kızlar rozet takmıs ve haik, yeniden sev gösterisinde bulunmuştur. Bu taşımalar için bir tnilyara yakın döviz ödenmiş veya muhtelif yardım anlaşmalarında bu meb lâğ peşin olarak yardım miktarından kesihniştir. Türk Kaptanlar Cemiyeti, hükümete sunduğu bir raporda dışarıya ödediğimiz bu para ile Amerika hattı için 18 millik 12.500 tonluk 9 şilep alabilcceğimizi bildirerek, 1966 yüında hur RİO DE JANEİRO Şiddetli daya ayrılan 88 bin tonluk gemiyağmurdan apartmanlar da çö lerin yokluğu sonucu daha düşekünce, yüzlerce kişi ölmüştür. ceğini ikaz etmişlerdir. Şimdilik 200 olü sayılmış, binlertstatistiklere göre Yunanistan ce insan açıkta kalmıştır. ile olan 1966 senesı ithaiât ve ihÇöken apartmanların bir lasnu, racatımız 32.012 tondur. Yüzde Başkanlık Sarayma çok yakındır. elli esasına göre Yunalılann 16.086 30 saattir aralıksız düşen yağ(Arkası Sa. 7, Sü. 2 de) mur, toprak kaymalarına ve su baskınlarına da yol açmıştır. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Almanyada ttr gezi yapan Istanbul miUetvekili Kaya özdemır (A.P.), Giresun milletvekUi Ali Cüceoğlu (CH.P.), Çankın milletvekili (Bağımsız) Mehmet Ali Arsan bir açıklama yaparak Avrupadaki Türk işçilerinın sahipsiz bırakılmamasını ıstemişlerdir. Açıklamada bildirildiğine göre Al manyada halen 20 bin civannda işsiz Türk mevcut olup, daha da artacaktır. «İŞÇİLERİMİZ SAHİPSİZ BIRAKILMAMALI» ONASİS 1.959.984 ton, 1965 te 1.311.635 ton. 1966 da İse henüz kati rakamlar elde edilmemesine rağmen ton yü kü Türkiye elinde yeterlı gemi ol madığından taşıyamamış ve bu miktar yabancı gemilere kaptırılmıştır. 9 şilep parası «BİR YERE GİDEIVIEZ)» Yağmurdan çöken apartmanlar ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) TURİSTİK ÜSANS OYUNLARI Geçen gün Türk parasımn resnıî ve serbest değeri yuzünden ithalâtçıya verilen primden ve çok taraflı oyunlann arka arkaya oynandığından bahsetmiştik. Bu oyunlardan biri daha son günlerde ortaya çıkmıştır. Oyun turistik tesis Iisanslan üzerindedir. Verilen bilgiye göre bir firma turistik tesis lisansiyle 17 vagon dolusu porselen eşya getirmiştir. Bunun bedeli 50 milyon Türk lirasından fazladır ve hesaplar 1 dolâr'ın 29 liraya değerlendirildiğini göstennektedir. Turistik tesis lisanslarında yapılan ve yıllardır devam eden dalaverelerin iç yüzü gerçekten hokkabazlara bile ta; çıkartacak niteliktedir. Açıklayalun; Bu lisanslar otel, motel v.s. gibi turistik tesis kuracaklara hâriçten lüks malzeme getinnek üzere veriliyor. Otel ruhsatını alan, önce bir mutemet tâyin etmektedir. Mutemet otel sahibine. peşinen «eğer getirilecek mallar nümuneye uygun olmazsa meselâ 50 bin lira tazminat vereceğim» diye taahbütte bulunur. Ama aynı zsmanda otel sahibinden gelen mallar Isine yaramıyor şeklinde bir de tarihsiz yazı alır. Mal gelir, mutemet bu mal elinde kal dığı gerekçesiyle onu piyasaya çıkarır, hem de faturalı olarak satar. Son yakalanan 17 vagonluk mal porselen eşya üzerinedlr. Oysa yıllardan beri Türkiyeye nayloıı döşemelik kumaşlar. perdelikler hep bu yoldan girmis ve şişkin fatura ile piyasaya sürülmüştür. Bugün satılmakta olan Alman malı dösemelikler, Çekoslovakyadan getirilen abajurlar, vazolar v.s. hepsi turistik tesis lisanslariyle yurda ithâl edilmiş ve en ucuznnda 1 dolâr. 24 liradan değerlendirilmiştir. Porselen üzerinde Türkiyenin yerli imalâtı gittikçe gellşmektedir ve yeni açılan fabrikalar sıhhî malzemeden başka diğer porselen eçya üzerinde getirilen mallara yakm kaliteye nlaşmışlardır. Döşemelik ve perdeliklerde yine büyük bir ilerleme vardır. Oysa yeni gelişmekte olan kendi millî sermayemizin yarattığı bu ürünleri sırf ithal oyunlann a göz yummakla baltalamak yoluna gidiyoruz. Sanayici bundan yıllardan beri müşteki OLAYLARIN ARDINDAKİ GENCLERİ BUGÜNKÜLER OÜNÜN ve Yaşlan 40 70 ara sındaki kaduılanmız «gençliğin durumu» karşısındaki görüşlerini anlattı. Hazırlayan: Neyyire KOÇER Bugün 5. sayfada NADtR NADİ (Arkası Sa. 7, Sü. 3 de) 27 yaşındaki Malezyalı Elizabeth John, egzotik güzelliji ile tngiliz katolik papazı Arnold McMahon'un gönlünü kendisine kaptırmasına sebep olmustur. Elizabeth John, Los Angeles'te tertiplediği bir basın toplantısında papazdan aldığı evlenme teklifi mektubunu gazetecilere göstermistir. Katolik papazlannın evlenmeleri yasaktır. Katolik papazı ve Malezyalı güzel dir. Ancak hem birtakun çıkarlann çarpıştıği Odalar Birliğinde meseleler milli çıkarlara uygun halledilememekte, hem de oyun oynamak isteyenler cesitli çekilde ağn basıp karamamelerin kaldırılmasını veya gereken tedbirlerin alınmasını önlemektedirler. Son porselen kaçakçıhğı artık göstermektedir ki turistik tesis lisansı üzerinde yapılan spekülâsyon gerçekten millî sanayii tehdit edici hâie gclmiştir. İlgililer bu kararnameyi gözden gecirmeli ve herhalde Türkiyenin railyonları ve dövizleri birkaç kişinin çıkarı uğruna dışan akmamahdır. .. .. ••• OZUR: lki gün önceki «ithal âta prtm> başlıklı yazıda mehaz olarak gösterdiğirmz kitap yazarmın soyadı yanliş çıkmıştır. Yazarın adı Orhan Pekindir. Düzeltir, özür dileriz. MERSİN Petrollş Sendikası, Batmandaki gTevin devam etmesı yuzünden Ataş'ta aldığı grev kararıru uygulamak için en müsait zamanı beklemektedir. Petrol 1 5 grevle ilgili her türlü hazırlıkiann ve tedbirlerin alındığını açıklamışür BüRDlR Belediye Meclisi, dün elektrik fiatlarını ucuzlatmıstır. Evlere, kilovatsaati 52 kuruş yerine 35, sanayicilere ise 33 yerine 25 kuruşa elektrik verilecektir. ADANA Bir genç, fotoğraf makmesi yuzünden kaatil olmu^tur. Kaatil Ahmet Danabak: «Mehmet Üstuner'ın fotoğraf makinesı kaybolmuştu. Bana (Sen çaldm!) dıyor du. Bu yuzden. kalbıne bıçağı sapladım> demiştir. BİSMtL Hanusel'de 2 a'lenin 300 ferdi 28 saatten beri silâlıh çatışma halindedir. Jan darma, hâdiseyi önleyememektedir. Son dakikada, Hanusel'den haber de almamamıştır. SİLVAN Ki'mliği belirsiz biri, tabancasını alamadığı Jan darma erınin sol kulağını kesip kaçmıstır. Olay, Subay Lojmanlarının önünde olmus, posta en Cafer Güler, tedavi altma alınmıstır İZMİR Tfcari ilişkUeri geliştirmek amacıyla yarın Sovyetler Birliğine hareket edecek olan Türk özel sektör heveti, Rusyada görüşülecek konuları, hareketlerinden bir gün evve. tstanbul'da yapacak'arı bri/ingte kararlastır»caklardır.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog