Bugünden 1930'a 5,458,677 adet makale



Katalog


«
»

PAUl. L0U1S FRANSIZ SOSYALİZMİ TARİHİ Çeviren: Şerif Hulusî 464 sayfa, endeksli 15 TL. DÖRDİTNCÜ YAÎ1NEVİ Genel Dağıtım: Kemal Karatekin Ankara Cad. No: 51 Yeni ÇıktL Bütün kitapçılarda araymız. Cumhuriyet 1787 umhuriyet KURUCUSU: rUNTJS NADÎ NOBEL YAYINLARI SUNAR Boris Pasternak (Nobel 1958) O GÜNLjER Pasternak'ın Melih Cevüet Inday tarafmdan dilimize çevrüen bu eserl, büyük şair ve yazan kendi fealeminden bize tanıtıyor. Esere Ehrenburg ile Pastemak'm fcızkardeşinin yazılan ve kuşeye basılnuş 8 sayfa resiın eklenmiştir 6 Lira. Genel Dağıtım: BATEŞ. Feza Reklâm: 862' 1T70 43. yı! sayı 15288 Telgrai v e mektup adresfc C u m h u r i y e t IstanbuJ Posta K u t u s u : t s i a n b u l N o 246 Telefonlar: 2 2 4 2 9 0 22 42 96 2 2 42 97 2 2 4 2 9 8 2 2 4 2 ! » Pazartesi 20 Şubat 1967 Millî Eğitim Bakanlığı Bütçesinin müzakcrcsi gergin ve tartışmah geçti Oğretmenlere baskıyı muhalefel kınadı Notlar ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) I illet Meclisinde Idün, MiUî Eğitim Bakanbğı bütçesi tartışmalı geçmiş, AP li, CHP ü, MP li, ve TİP li üyeler zaman zaman birbirleriyle sert şekilde tartışmışlardır. 1967 programma göre, önıimuzdeki dtrs yılı başına kadar Çanakkalcde okulsuz koy kalmıyacak. Ancak N'aldöken kövü çocuklarının j etiştirilmeğe çaiışıldığı yukarıda göriilen benzer binalar da okuldan sayılacak... (Ahmet ÖZKAN Çanakkale) CHP Grupu adına, Nuri Kodamanoğlu konuşurken «Oluş halindeki yavrular iktidann militanlan haline sokulmamnlıdır» demis, bu sözleri üzerine AP Hler, «Yalan söylüyorsun» diye bağırmışlardır. Kodamanoğlu bunlara cevap vererek Yalan sizin şiannızdır» demistir. Kodamanoğlu konuşmasmda eğitim politikasını iktidann militan larının emri altına sokmak gayretinin meşru bir yol olmadığını söylemiş, buna karşıhk bir AP li «Öyle ise ihrllâl yap» diye bağırmıştır. Kodamanoğlu ise. «thtilâl yapmağa lüzum yok, Meclis denetliye cektir> demiştir. MP lı Hasan Lâtü Sarıyüce kendi konuşması sırasında müdahalelerde bulunan AP li Hamit Fendoğ luna kürsüden «Hamido, siz bu ko nulan anlamazsınız. Bu eskiyalık değil.» diye hitabetmiştir. Hamit Tendbğlti ise «Sen *e kr» vatlı eşkiyasın» dive bağırmıştır. TlP'lı Yusuf Ziya Bahadınll •Türk öğretmenleri AP iktidannı affetmiyecektir» demiş, bu sözlere AP li thsan Ataöv oturduğu yerden «AP iktidarı da sizin gibi komünist leri affetmiyecektir.» diye müdahale etmiştir. Bahadmli, Edepli konuş, sizin gi bi fasistleri kimse affetmiyecektir» diye cevap vermiş, Ataöv ise «Komünist. Kızıl uşağı» diye bağır mıştır. ADALET KOMİSYONU ÇOCUK MAHKEMESİ TASARISINI ONAYLADI New Orleans Savcısı 20 Sovyet açıklama yaptı: savaş gemısi II ÛSW0İd, Kennedy nİn Karadenızden katlinden sorumlu tek kişi değildir,. NEW ORLEANS (AAAPRADYOLAR) aşkan Kennedy'nin bir komploya kurban gittiği yolundaki ısrarlı söylentilerden ve. iddialardan sonra soruştunna açtığı bildirilmiş olan New Orleans Savcısı Jim Garrison, «Başkan Kennedy'ye karşı girişilen suikastte yalnız Lee Harvey Oswald rol oynamış değüdir. New Orleans'uı bu olayla bir ilgisi olduğu şüphe götürmez» demis ve yakında tevkiflerde bulunacağını söylemiştir. Garrison, Kennedy'nin katlinde bir komplonun bahis konusu olduğu ve Warren Komisyommun raporunda Oswald'ı katilden sorumlu tek kışi olarak göstermekle yanıldıgı kamsındadır. Savcı, «plânlann hazırlanmasına katılanların adlannı elde ettik. Vakit kaybetmiyoruz ve bunu ispat edeceğiz: Suçlamalar olacak ve mahkumiyet kararlan elde edeceğiz» demiştir. KAMAN, (Hamit TOS BildiriSavcı, «tehlikeli sayılan ve beyor) Kırşehir • Ankara hudutden kuvveti görfibnedik derecede lan arasındaki Kaman • Balâ yoolan» bir Kübalı hakkında tevkif lunda dün sabah bir yolcu otobümüzekkeresi çıkarmıştır. Bu şa sü üe kamyon çarpışmış. otobüs hıs, Garrison'a göre, 23 kasım yolculanndan 19 kişi ölmüştür. 1963'de, suikast anında Başkanın Kaza, Kaman'a 26 kilometre mearabasmın geçtiği yoldaki bir rek safedeki tğdebeli mevkiindeki vllâm panosunun arkasma gizlenrajda, fazla sürat ve yerlerin buzmiş birkaç Kübalı arasında bulun lu olmasından meydana gelmiştir. maktaydı. Saat 10 sıralannda Kaman'a gelSoruşturma haberini yayınlıyan mekte olan 49 AC 469 plâkah şoThe New Orleans State Item gaför Hacı Turgut vönetimindeki zetesi, bu Kübalının 26 yaşındaki vüklü kamyon ile Ankara istikaKUbah Miguel Torres olduğunu, metine gitmekte olan Çorum plâOswald'ın New Orleans'taki evikalı şoför Ali Rıza'nm kullandınin yakınlannda oturduğunu ve gı «Yayla» otobüsü, tğdebeli vlsavcılığın tahkikatıyla ilgili ola rajma gtrdikleri sırada şiddetll rak 30 ocak giinü Louisiana Eyabir şekilde çarpışmışlardır. let Hapishanesinden Orleans PaKaza sonunda otobüs otobüs yolrish hapishanesine nakledildiğinl culanndan 14'ü derhal, 3'ü Keskin Akdenize geçecek Vedat ETENSEL Ingiliz Donanmasına men« sup üç harp gemisi ile üç de nızaltının Îstanbul limanmda demirli bulunduğu sırada: Sovyetler Birliği Akdenizdeki Donanmasını kuvvet lendirmek için 20 den fazla harp gemisinden müteşekkil bir filoyu Karadenizden Ak denize geçirecektir. Montreaux Andlaşmasına göre toplu halde Boğazlardan ge» çemiyecek olan harp gemileri, 20 Uâ 27 Şubat tarihleri arasında her gün üçer ve dörder ge» mılık filolar halınde tstanbul ve Çanakkale Boğazlarından ge çeceklenne dair Dışişleri Bakanlığına telsizle haber vermif lerdir tstanbul Boğazından geçecek gemiler içinde son olarak inşa edilmiş iki ağır Kruvazör, sekiz destroyer ve sekiz refakat gemisi, iki mayın tarama gemisi ile hidrografi gemileri bulun* maktadır. Ruslar bu gemılerın bakım ve mühimmatları içın lâ zım olan ana gemileri bir hafta önce Akdeniz'e indirmiş bulun maktadırlar. «Torquay», «Eastbonrne» ve «Tenby» isimli denizaltılarla sa. vaş fırkataynlerinden müteşekkil tngiliz filosu Îstanbul limanında demirli dururken yanlanndan geçecek olan Rus harp gemilerini bayrakla selâmlayacaklardır. Inönii kimin Grup Başkanı Orhan DURU Mecliste Dışişleri Bakanlığı Bütçesi görüşülüyordu. CHP Gru pu adına Nihat Erim konuşacaktı. Nıhat Erimin konuşmasını dınlemek içın tnönü de Meclise geldi. ön sıralardakı yerine oturdu. tnönü ile birhkte ortanın solu ekibi, yani Ecevitçiler salona girdiler ve tnönünün ardındaki sıraiara oturdular. Inönünün yanındaki sırada Prof. Turhan Feyzıoğlu ve onun ardında da onlara yakın olan Grup üyelerı oturuvorlardı. Înönü, şöyle bir dönerek önce kendi ardındaki sıralarda oturanlara baktı mânah mânalı. Ne düsündü bilinmez. Az sonra Nihat Erimin sırası geldi ve kürsüye çıktı Erim. Erirni alkışhyanlar Ecevitçilerdi. Erim konuşmasını bitirdi ve kürsüden indi. tnönü kendisini tebrik etti. Ecevitçiler Erimi tebrik etti. Az sonra tnönü salondan aynldı. tnönü ile birlikte Ecevitçiler de salondan çıktılar. Feyzioğlunu tutan gruptan birisi onlara sordu: «Nereye çidiyorsunnz?» Cevap su oldu: «Bizim Grnpun baskanı çıktı. Biz de çıkıyoruz.» M: VVashington ile Londra ikili görüşmelerin devamı için baskı yapıyor ANKARA, (Cumhuriyet Bürosu) . Dışişlerı Bakanlığjnda dün thsan Sabri Cağlayangü'in baçkanhğında bir toplantı yapılmış ve «Amerika ile Ingilterenin Türkiye nezdindeki teşebbüslerindeo sonra Yunanistanla ikili görüşmelere devam edip etmeme» konusu tekrar ele alınarak bu yoldaki son karann, Bakanlar Kurulunca verilmesı kararlaştırılmıştır. Türkiyenın ikili görüşmelere geçıci Yunan Hükumetı ile devamın faydasızlığı görüşünden sonra ABD harekete geçerek gö rüşmelerin devam etmesini Tür kiyeden ıstemiştir. ABD'nın Ankara Büyükelçisl Parker Hart. önceki gün Dışişleri Bakanı Çağlayangılı ziyaHP tstanbul Teskilâtının çeşıtret etmış ve «Hükumetinin ikili li kademelerinde görev alan. görüşmelere devamı faydalı yönetici ve temsilcilerinin kabulunduğunu, NATO'nun Gütılmasıyla dün yapılan danışma lop neydoğu kanadındaki iki üyesi lantısında 8'lerle ilgili değişik gö arasındaki anlasmazlığın ancak rüşler ileri sürülmüş, bu arada 8'ler müzakere yoluyla çözümlenecehakkında karar verilmesi için bir gine inandığını» bildirmıştır. «bekleme süresi» tanmması en çok taraftar toplayan teklif olmuştur. Ingiltere Büyükelçiliğı MasCHP ll Başkanı Ali Sohtorikin lâhatgüzan da. aynı gün Dışısbaşkanhğında Beşiktaş llçe Merke leri Bakanlığı nezdinde teşebzinde yapılan toplantıda. önce Îsbüs yaparak tngilterenin Ameri tanbul Teskitâtı adına Küçük Kuka ile aynı görüşü taşıdığını be rultaya katılan tenr=ilci Halit Gür lirtmiştir. soy ile Ali Sohtorik, Ankaradaki ( Arkası Sa. 7, Sü. 5 de) I görüşmeler konusunda üyelere bilgi vermislerdir. Daha sonra üye(Arkası Sa. 7. Sü. 7 de) Tip için iyilik Bütçe görüşmelenni izleyenler gittikçe daha kesin bir biçimde «T.İ.P.» içın bir «iyilik düsünüldüğü» mancına kapıldılar. Gerçekten iktidar partisi sözcüleri ve Bakanlarıyla Bütçe görüşmelerini T.İ.P 'e saldırmakla geçiriyorlardı. T.t.P. olmasaydı acaba ne konuşacaklardı, diye düsünüyor insan. T.İ.P. kapatllsın diyenlerın sayısı da artmağa başladı. CHP Grupu sözcüleri «T.İ.P. kapatılsın» dememekle beraber, aşın cereyanlardan, özellikle aşırı solun tehlikelerinden söz açı(Arkası Sa. 7, Sii. 3 de) îstanbul CHP Teşkilâtı 8'lere bir «Bekleme süresi» tanınmasını istiyor NKARA, (Cumhuriyet Bürosu) Çocuk Mahkemeleri Kanunu Tasarısı, Millet Mec lisi Adalet Komısyonunda kabul edüerek Meclis Genel Kuruluna sevkedilmiştır. Tasarının esaslarını şu şekilde özetlemek mümkıindür : A Suç tarihinde 18 yaşını ik mal etmemiş küçüklerin suçlarına bakmak üzere, bir hâkim ve pisikoloji, pedagoji, psikiyatri, tıp ve sosyal alanlarda ralışmış ya da öğretmenlik yapmış kimseler arasından seçilerek iki eksper üyeden teşkil edilen bir çocuk mahkemcsı bakacaktır. Q Çocuk mahkemelerindeki dâvaların ve küçük suçlular hakkındaki haber ve havadislerin yayınlanmasının yasaklanması öngörülmektedir. O S u Ç tarihinde 12 yaşını bi tirmemis bulunanlar cezaen mesul olmayacaklar, 12 ilâ 15 yaş arasında suç işleyenlerin <»zai mesuliyetlen hafifletilecek, bonların ceza yerine terbiye ve ıslah yolu ile sosyal hayata uydurulmasına çalışılacak. 15 yaş ile 18 yaş arasındakilere ceza verilecek, bazı özel hallerde ise ted bir uyeulanacaktır. O Küçüklerin cezaları çocuk ıslah evlerinde çektirilecektir. O Bazı ahvalde ceza yerine özel yetiştirme vurtlarına veya velivasi gibi kimselere çocnklar tevdi ediiebilecektir. O Kan dâvaları ile ilgili suç larda kurulacak çocuk roahkemeleri iki eksper, bir hâkim yerine iki hâkim bir eksperden kunılacaktır. 0 Çoenklsra agır hapis cezası yerine hapis cezası verilecektir. Adalet Bakanlığında çocuk mahkemeleri ile ilgili yeni bir Genel Müdürlük kurulacaktır. B Otobüs kamyon çarpışmasmda 19 kişi öldii yatmaktadır. Savcılığın sonışturmaya başladığı haberi ilk olarak Cuma günü gazetede yayınlanmıştır. Savcı: «Gazetede bu haber çıkıncaya kadar soruşturmadan iyi sonuçlar alıyorduk» demiştir. C Müzakereler İlk konuşmayı CHP Grupu adına yapan Nuri Kodamanoğlu, konuşmasmda eğitim dâvasının çesitli sorunları üzerinde durmuş, son iki yıldanberi, Türk eğıtım ve kültür hayatının ciddî bir krizle karşı karşıya bulunduğunu sövlemistır. Kodamanoğlu, daha sonra özetle şunlan sbylemiştir : « Buçünkü tutum. geçmişte raslandıği gibi, öğretmenleri seçimlerde kullanmak ümidiyle tevessül olunan partizan idare anlayısını asnus, bir özel ideolojiyi, bir partiye ait siyasi tercihleri, kültür ve eğitim hayatımıza hâkim kılmak hevesine kapılarak, bir rejim meselesi yaratmıstır. Oldukça plânlı yürütülmek istendiği görülen bu dâva, şu noktalarda toplanmaktadır: öğretmenlerimizi Cumhuriyet'n knrulusundanberi alışmış olduğu çalışma şeleneklerinden ayırıp, bir iktidar ideolojisinin uygulayıcısı durumuna setirmek yolundaki baskı, öğretmen ve ö|(Arkası Sa. 7, Sü. 1 de) Ormanların özel sektöre devri görüşü tenkid edildi Ankara, (Cumhuriyet Bürosu) Orman MUhendis'eri Odası Genel Kurulunun ikinci gününde Ziraat Odaları Birliğinin «ormanların özel sektöre devri» konusundaki görüsü sert tenkidlere ugramış, delegeler bir Orman Bakanlığımn kurulmasının sart olduğunu ifade etmişlerdir. Kongrede konuşan Orman Genel Müdürü ise yeni bir bakanlık kurulmasımn düşünülmediğini söylemiştir. Kongrenin en ilgi çekici yanı Ziraat Odalan Birliğinin orman hakkındaki görüşünün eleştirümesi olmuştur. Ziraatçılar, özel sektörün orman ürünlerini satarak elde edecekleri gelirin ancak yüzde 10'unu devlete bırakmasını istiyorlar ve «ormancılığın meyvecilikten ve tarımdan farklı olmadığını, bu alanlarda özel sektör nasıl çahşıyorsa, ormancıhkta da öyle çalışabileceğini» öne sürüyorlardı. Deîegeler bu görüşü şiddetle yermişler ve Anayasanın 131. maddesinin değiştirilmesıni istiyen Ziraat Odalanna çatmışlardır. ( Arkası Sa. 7. Sü. 5 de) 'si de müş, 5 kişi de yaralanmıştır. ölenlerın ısımleri şunlardır : Sıdıka Kahraman, Hatice Kahraman, Mustafa Kahraman, Fatma Sayın, Asır Maraş, Osman Köksal, Sabahattin Maras, Osman Başaslan, Sükrü Maraş, Mehmet Demirhindi, Hasan Yerli, Afife Tıldırım, Mahmut Tıldırım, Haeı Ahmet Acıöz, Çağlayan tnce, Esef Kayaoğlu, Sal'm Ok. Turçut Ulur. Çarpışmadan sonra otobüs ve kamyon paramparça olmuştur. Denize uçan özel arabadaki 7 kişi boğuldu BÜRSA Mudanya'ya gezmeye giden 7 kışilik bir aile otomobillerının Yıldıztepe mevkiınde 300 metreden denize uçması sonucunda boğularak can vermiştir. Fuad Göllü'nün kullandığl 16 AS 417 plâkah Station Vagon. Yıldıztepe mevkiinde geri manevra yaparken 300 metreden denize uçmuştur. Araba. denizin 45 metre derinliğinde iki kaya arasına sıkısmıs, bu yüzden için dekilerın kurtulmaları mümkun olmamıştır. Içersınde Bursalı iş adamlarından fabrikator Fuad Gollu, babası Mehmet Göllü, annesi, Ayşe Göllü, eşı Candan Göllü, 6 yaşındaki çocuklan Nurettin Göllü, 4 yaşındaki çocuklan Ayşenur Göllü ve hizmetçileri Emıne'nın cesetlerı bulunan arabanın çıkartılabilmesi için Gemlik'ten vinçli bir motor istenmistir. unün «ot IÖ n Çıkmaa doğru. Bundan aşağı yukarı ıkı asır önce Robespier, «Hürriyetin diişmanlanna bürriyet yoktur» diye baykırıyordn. İnsan kelleleri bu haykmsın arkasından çivotin sepetlerine düstü ve sonnnda Robespier'in kellesi de oraya karıştı. Aslında Robespier'in söylediğinde ozçürlük anlayışı bakımından yanlışlık yoktnr. Gerçekten özçürlüklerin bir sınır içinde düzenlenmemesi, korunmaması sonunda tüm özgürlük düzenini de ortadan kaldırabilir. Sınırsızlık sadece «hürriyet'in düşmanlarına hürrivet» alanını açabilir. Nitekim yakın tarihte totaliter yönetim'ler, böyle alanlarda ve ortamlarda işbasına gelmişlerdir. Şu var ki. siyasi iktidarların ve liderlerin «Hürriyet düşmanlarına hürrivet yok» sloganiyle özgürlüklerin özüne kadar indikleri ve düzenleyicilik yerine enşıelleyici yolda yürümeçe basladıktan sonra, bir daha geriye dönemediklerini de görmfişüzdür. Lzağa gitmek gereksiz. D.P., Basın Kanununu değiştirdiği zaman Serekçesi akıl dısı deçildi. Şeref ve haysiyetler korunacak, insanlar hiç değilse yatak odalarında rahat edebileceklerdi. Ancak bu kanun övlesine aygulandı ve yaratılan sartlar öylesne akıl dısı oldu ki, değil yatak odası. yataklara kadar girilmeğe başlandı. Normal olarak alınan tedbirler yetmedi. Arkasından «nesir yoluyla veya radyo ile yahut toplantılarda islenen suçlar hakkındaki» acayip kanun çıkarıldı. Bu kanunnn müzakeresini hatırlarım: zamanın Basbakanı ve Bakanları ellerinde dosyalarla Meclis kürsüsüne çıktılar, zaten hazırlanmıs olan parti grupunu büsbütün coşturdular. kamu oyunu tatmin rtmek için ne var, ne yoksa ortaya döktüler. Kanun çıktı. Onu uyçulamak üzere kıraldan fazla kıralcı hukukçular dfizeni de kurulmak istendi. Bir kısıtn politikacılar, gazeteciler pesi pesine yargılandılar, mahkum edildiler. Hattâ bu vüzdendir ki, politika meydanı şimdi «hiç» oldukları açık açık görülen martir'lerle doldu. Ama yine yetmedi bu kanun. Zira iktidarı, büyükleri, serefleri, haysivetleri koruyalım gerekçesi altında özgürlüklerin özüne karsı idi. özgürlükleri düzenleyici değil, engelleyici idi. Dolayısiyle iktidarın karsısındaki bütün gücleri birleştirdi. Kanunlar ne kadar kapsayıcı ve bütün delikleri tıkayıcı gibi görünürlerse görünsünler, yine de daima açık kapılan bulnnur ve yine kanunların zorlayıcı oluşu ona karsı reaksiyonu artınr, dağınık kuvvetlerin toplanmasına yardım eder. 6733 sayılı Kanunun da kaderi baska türlü olamazdı, Sonunda iktidar, Tahkikat Komisyonunun ktırulusuna kadar çitmistir. Ve özgürlüklerin korunması gerekçesiyle saptığı yoldan 26 Mayıs gecesi dönmek istemistir ama, iş de işten geçnrstir. Simdi 1961 Anavasasının getirdiği daha deçisik bir ortamda yasıroruz. Anayasa, özçürlüklerin nasıl sınırlanabileceSini belirlemiş, fren müesseselerin görevlerini açık ve seçık tâyin etmiş. Böyle bir ortamda iktidar partisi yine özgürlüklerin korunması için yeni tedbirler getirmektedir. Bu defaki gerekçe, temel'de aynı olmakla beraber amaç bakımından değişik görünüşlüdür. Suni dernekler vasıtasiyle yaratılan komünizm, aşın solculnk akımının önlenmesini amaç edinmektedir. özgürlüklerin düzenlenmesi prensibine uyar görünen fakat aslında tarihteki uygulamaları geri eetirecek olan Temel Hak ve Hürriyetleri Koruma Kanunu, engelleme yolunda alınacak ilk mesafedir. Bu mesafe bir kere alındıktan sonra iktidar artık geriye dönemez. Zira karsılasacağı şartlar onu gerive değil corls ileriye ve çıkmaza kadar itecektir. Solist hastalanınca dinleyiciler ayaklandı ehrimize konserler vermek üzere gelen tspanyol topluluğu. «Los Bravos» un önce ki s<ecekı konserinde, solistin. «ânî bir kalb rahatsızlığı» geçırmesı üzerine programın yarı da kalması, dinlevıcilerın. «40 li raya yarım saatlik konser olur mu?» diyerek avaklanmalarına sebep olmuştur. Bır sınemada düzenlenen kon serın ilk bölümünde. beklenen den daha kısa bir süre ıçınde, T k î O T / 25 dakıka çalıp. söyleyen «Fonr j L / / ^ İ V Pennies» den çonra sahneve çık malan beklenen «Los Bravos» bır haylı gecıkmış, bıraz «onra da. ıdarecıler, dinleyiciler araADAPAZARl, (Zekâi ERDAL sından bır doktor ıstemıslerdir. bildiriyor) Madenİş SendıkaBu arada iki enstrümantal parsının dün sabah Funda Salonunça çalarak dınleyıcılen oyalada düzenlediği sohbet toplantıyan orkestranın diğer elemanla sında. Türkls'i destekleyen ışrı da sahneden ayrılmı<!İar ve çıler ile DİSK kuruculan ara=ınsolist iki doktorun kollarında da kavga çıkmış, sandalyelerin çıkarak ünlü parçaları, «Black uçuştuğu karışıklıkta üç ışçi is Black» ı söylemeye çalışmışyumruklarla yaralanmıştır. tır. Fakat parçanın varısında Kavganın tehlıkeli bir hal alfenalasan «Los Bravos» un soması üzerine 25 polis salonu korlisti, sahneden alınmıştır. Bunun don altına almıs, ısçiler polıse üzerine ıdarecilerın özür dılekarşı gelmı^lerdir. Kavga. ısçıyerek konsere son vermelerı ile terin hep bır ağızdan fstiklâl salonda karışıklık çıkmıs. dinle Marsını sövlemeleriyle durmuşyiciler sahneye çıkarak sarkı tur. T.İ.P Milletvekilı Rıza Kusöylemek istemışler. sınema a'in da bulunduğu toplantıda, i'personeli tarafından güçlükle çılcr, «DİSK yüz karasıdır. Kah'alondan çıkarılabılmıslerdır (Arkası Sa. 7. Sü. 7 de) Sevdiği erkek için Türkiye'ye gelen isveçli genç kız memleketine iade edilecek Âşık olduğu Türk ışçısıne kavuşmak içın Istanbula gelen Ka rına Marıa Strommer adında bir tsveçh kız, dün Isveç Konsolosluğunun müracaatı üzerıne polıs tarafından yakalanmıstn Aılesınden ızın aimadan Türkiyeye gelen genç kız bugün trenle memleketine gönderılecektır. Kırmızı çızmelı, beyaz pantalonlu ve sıyah kazaklı 20 yaşındakı tsveçlı bütün ısrarlara rağmen emnıyette gazetecılerle knnuşmamıştır. Karina Maria Strommer ANKARA, (Cumhuriyet Bürosu) Akaryakıta zam yapılmasını öngören kanun tasansı dün Millet Meclisinde görüşülmeye başlanmış Reşit Ülker, (CHP), Memduh Erdemir (MP). tasan üzerinde konuştuktan sonra Başkan, görüşmeleri bugüne ertelemiştir. Kilo üzerinden yapılan bu vergı arttırımının litre üzenndekı tesirı benzinde 7,35, gaz vağında 8.8, motorinde 10.2 ku ruş olmaktadır. Sanavıde yakıt olarak kullanılan FuelOıl'e zam yapılmaktadır Tasarı, kanunlaştığı takdırde bütçeye 310 milyon liralık gelir sağlıyacağı tahmin edilmektedir. Tasannın gerekçesınde, akaryakıt fiatları bakımından Türkiyenın dünyadakı en ucuz memleketler arastnda olduğu öne sürülmektedir. Akoryakıfo zom Meclis'te görüsülüyor Irak Devlet BaşkaDi buo;ün gelivor ANKARA Irak Cumhurbaşkam General Abdurrahman Muhammed Arif, bugün saat 13.00 de Ankara'ya gelecek ve Esenboğa havaalamnda törenle karşılanacaktır. Konuk Cumhurbaşkanı Türkiye'de 6 gün kalacaktır. Türkİs ile kavga ettiler Batman'da grevci işçiler Sendikanın kontroiünden çıktı dana gelen olaylardan sonra, grev ci işçiler, Sendikanın kontrolünden çıkmışlardır. 5 işyerinde greve gidilmesine rağmen, mahkeme ve mahallî idarece işletmenin istihsâl ettiği petrol ürününü sata bileceğinin kabul edilmesi grevı başarısızlığa uğratmış, bu durum işçiler arasında tepki uyandırmış tır. Bu yüzden Sendikacılar ile grevciler arasında gruplaşma ve tartışmalar olmuş, Sendika muhasibi Selim Ediz, Sendikadan istifa ederek işinin başına dönmüştür. Dün sabaha kadar dolum mahal linde toplanan grevciler; idareciler ve Sendikacılar aleyhine nüma yiş yapmış, kendilerini teskin etmek istiyen grev yöneticîlerinden Özkal Yici ile Necdet Tarakçıyı tartaklamışlardır. • Bizi bu greve zorlayarak olaylann meydana gelmesine sebeboldunuz» diyerek Sendikacıları dövmek istiyen grevciler güçlükle yatıştırılmıslardır. Grevcilerin (Arkası Sa. 7, Sü. 8 de) ÖĞRETMEN AZADE TOKDİL EĞİTİM 17 Yıldanberi Vefa Lisesinde Fizik öğretmenliği yapan Azade Tokdil gayret ve çalışnıalarının sonucunu yetiştirdiği öğrencilerin gösterdiği başarıyla aldı. Azade Tokdil «Ragıp Devres» ödülünü alma rekorunu kırarken biricik gayesine eriştiğini öğrencilerini en iyi şekilde yetiştirdiğuıi ispatlıyordu. Ç A LJ A Ç I A f F\ A <»»»*lf I rA >J 1 1 ^f %J r \ Ecvet GÜRESİM Çeşitli ülkelerdeki ırk ayırımlarını incelemek üzere bir geziye çıkmış olan ünlü Amerikalı aktör Marlon Brando, dün sehrimize ^elmîştir. Uçaktan elinde ufak bir çanta olduğu halde inen, Brando gazetecilerin sorularına cevap vermeyerek otelde görüşüruz dediği halde, basın mensuplarını otelde. 8 saat bekletmis ve bu süre sonunda bugün saat 10 da basın toplantısı yapacağını açıklamıştır. ,. ; • Ünlü aktör kaldığı otele iner inmez, odasına çekilmiş, ve Kahire'de hastalandığını ve kimseyle konuşamayacağmı söylemiştir. Yanında, otel kayıtlarma eşi olarak geçen Jameika'lı Hester Andgerson olduğu halde şehrimizde iki gün kalacak olan Marlon Brando gezisinin sonunda Zenci Beyaz ayrılığı ile ilgili bir film çevireceğini açıklamıştır. Maron Brando Istanbul'a M«V yıldanberi Veta Lisesind< mğ tızik öğretmenliği yapıyo •• du... 17 yıl yaz, kış demc den, verdiği emeğin maddi karç lığım aüp alamıyacağım düşü1 meden, sadece öğrencilerini yetı tirmek, onlan hayata biraz dal iyi hazırlıyabilmek için didlnı durmuştu. Ve Vefa Llseslnin bu hiç yoru madan çalışan öğretmeni Azâö Tokdil, biricik gayesine daima e rişmiş, öğretmenlik hayatı bo yunca, gurur duyabileceği sayısız ERIŞİLMESİ GÜÇ BİR REKORA ULAŞTI ŞÜKRAN SONER trenci yetiştirmiştı. İlk defa 1957 yılında bu çaba ruım karşılığı olarak Teknik Ü ıversite tarafından verilen «Raıp Devres» ödülünde Uçiincülük Imıştı. Bix yıl sonra aynı ödül de ikinci olmuş ve onu Izleyen 1959 yılında birinciliği kazanmıştı. Azade Tokdil'tn başarısı bu kadarla kalmamış, 60 ve 61 yıllarında da ıkincilik ve nihayet bu yıl tekrar birincilığı kazanarak enşilmesi güç bir rekor kırmıştı. Başarımn sırrı Bundan 18 yıl önce, Ragıp Devres adında bir euksek mühendis mimar. Teknık Ünıversiteye girış sınavlarında pn tazîa başan gösteren Öğrencılerı vetiştıren lise hocalannı düşünmüş ve bu mü kâfatı tesis etmiştı (Arkası Sa. 7, Sü.teda)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog