Bugünden 1930'a 5,453,648 adet makale



Katalog


«
»

YENİ DERGI Şubat 1967 NÂZIM HİKMET'in SUÇSUZLUGU ÖZEL SAYISI Şairin 1938 Harb Okulu Mahkemeleri sırasında cezaevinden yazdığı 40 mektup. Dâva dosyalarınm hukuk açısından uzun bir incelemesi, v.b. 5 TL. De Yayınevi, VUayet Han, Cağaloğla Curnhuriyet 1130 umhuriyet 43. yı! sayı 152«9 KURÜCüSü: YUNUS NADİ TelgraJ ve mekhıp adresfc Cumhuriyet İstanbul Posta Kutusu: tstanhui No 246 Telefonlar: 2 2 4 2 9 0 2 2 4 2 9 6 22 42 97 22 42 98 22 42 99 c mP ivinin «DÛ^yaya Açtığı ırgisinin şubat tarihli lyantn en ».ünlü yabir araya hîkâyealanmda şe3, abonesi 8536/1105 Çarşomba 1 Şubat (967 AP Grupunda TuraFm emirnamesi ile ilgili konuşma Mehmet Turgut yapıldı, bir bildiri yaymlandı hakkındaki gensoru yüzünden AP Grupunda kavga çıktı irbirierine, «Hırsızlar, dalaveracılar!» iye bağıran Milletvekilleri dögüştüler ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) AP Millet Meclisi Grupunda dün, Sanayi Bakanı Mehmet Turgut aleyhine verilmiş bir gensoru önergesının gündeme alınıp alınmaması görüsülürken, Denjrel taraftarı ve «Yeminliler» dıye anılan Grup üyeleri arasında kavga çıkmıştır. Milletvekilleri, kıyasıya yumruklaşmıı, bırbirlerine sigara tablaları da atmıslardır. Nihat özel'in verdiği ve bazı çimento fatrikalarında yolsuzluklar olduğu gerekçesiyle Sanayi Bakanı Mehmet Turgut hakkında, gensoru açılmasıni öngören önergesınin gündeme alınıp alınmaması U zerinde gdrüşmeler sona erdikten sonra, tam oylamaya gidilecegi sırada, kendilerinin azınlıkta oldu|unu gören «yeminliler» den beş üye, ayağa kalkarak, yoklama yapılmasını istemişlerdır. Bu duruma sinirlenen muhalif AP. lilerden Hasan Fehmi Göztepe, ayağa kalkıp yoklama istiyenlerden Neşet Tanrıdağ'a, «Azınlıkta olduğunuzu anlayınca hemen yoklama istiyorsunuz» diye bağırmıştır. Bu hitap üzerine Neşet Tanndağ, Hasan Fehmi Boztepe"ye doğru bir sigara tablası fırlatmıştır. Tanndağ, bir sigara tablası ile yetinmemiş ve başka sigara tablaları da fırlatmaya başlamıştır. Bu hareketten sonra, yeminlilere karşı olan grup, «hırsızlar, dalaverecUer» diye bagırarak, hücuma kalkmışlar, başta Ekrem Dikmen, Hasan Fehmi Boztepe, ömer Eken, Hasan Aksay olmak üzere, yemınlilerden Neşet Tanndağ, Ziyaettin tzerdem ve tsmet Angı'yı yumruklamışlar ve hırpalamışlardır. Kavga sırasında H. Fehmi Boztepe alnından, Neşet Tanndağ yüzünden, bazı milletvekilleri de çeşitli yerlerinden sıyrık şeklinde yaralannıışlardır. Bu durum karşısında Neşet Tanrıdağ ile Ziyaettin İzerdem, salondan çıkmak zorunda kalmışlardır. Olay dolayısiyle, gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmaması oylanamamış, oylama gelecek toplantıya bırakümıstır. Bir uzay kabinincîe daha yangm çıktı, bir havacı öldü Bir havacınm da agır yaralandığı olay sırasında kabin, yüzde 100 saf oksijenle dolu bulunnyorda SAN SANTONİO Texas (Anadolu Ajansı) D rooks Hava Kuv" vetleri üssünde, deneyler, için kullanılan bir uzay kabininde dün meydana çelen âni bir yangm sırasında bir havacı ölmüş, başka bir havacı da ağır yaralı olarak hastaneye kaldmlmıştır. Yüzde 100 saf Oksijenle dolu uzay kabininde çıkan yangın, üç astronotun ölümüyle sonuçlanan Cape Kennedy faciasına çok benzemektedir. Bu arada, «Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması» Kanunu Meclise getiriliyor ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) ADlYIillet Meclisi Grupu dün saat M" 10 da toplanmış, Grup Yönetim Kurulu tarafından görevlendirilen Çorum milletvekili Abdurrahman Güler, gündem dışı yaptığı konuşmada Tural'ın emirnamesi konusunu ele alarak «Orgeneral sayuı Cemal Tural'a girişibniş bulunan iğrenç ve arka niyetli tecavüzler durdurulmalı ve suçlular, Türk adaletinin demir pençesine teslim edilmelidir» demiştir. Grupta, Güler'in konuşması tasviple karşılanmış ve Grup Yönetim Kurulu aynı konuda bir bildiri yayınlamış ve anarşik hareketlerin önlenmesi için tedbirler alınması istenmiştir. Hnarşik bareketler yeni tedbirlerle önlenecek Maskeli iki gangster bir benzin istasyonunu silâh tehdidi ile soyup benzinciyi öldürdü Alaettin BiLGi OLDCRÜLEN BOLAS Güler'in konuşması Güler konuşmasının başında Tural emlmamesinin vatani ve kanunl bir görevin yerine getirilmesi olduğunu, emirnamenin (devlet içinde devlet kurma) gibi heveslerle ilgili bulunmadığmı, demokratik hukuk devleti düzeni ile çatışık olmadığım söylemiş ve özetle şöyle devam etmiştir: «Komünizme karşı, uyanık bulnnutmasını emreden bu genelgeyi zamanında yapılmıs olonvta bir uyarma kabul etmekteyiz. lfa ettiklerl kutsal g5revin tabrî icabı olarak aktüel politikanın dışında tutmalan zarurt bulunan millî müessese ve makamlanmızın kötü niyetli ve mak satlı kimseler ve çevTeler tarafından yersiz hücumlarla siyaset I çine çekiunek istendiklerini de görmekteyiz. Nitekim Sayın Tural'ın Türk silîhb kuvvetlerine göndermiş oldukları emirnamenin bir gazete tarafından yayınlanmasından sonra, kişilikleri herkesçe (Arkası Sa. 7, Sü. 4 de) tarihli sayısmın 1. sahifesinin, den güne taraftarlannın artma1. ve Z. sütununda büyük puntosı Ue güçlenen Birllğimizden larla «Amasyadaki öğretmenleürküntü duyanlann aleyhimizdeki rin bir tertibe kurban gittikleri tertipleridir. anlaşıldı» başlığmı taşiyan bir Kamu huzurunda sizleri ispata haber neşredUmiştir. dâvet ediyoruz, olaylarm yazdığıMüliyetçi öfretmenler Birliği nız gibi olduğunu ispat edemezseAmasya Lisesinde acığa alınan niz müfteri durumuna düşmüş oöğretmenler aleyhinde teşvik ve lacaksmız. tahrik edildikleri asıLsızdır. 24/1/1967 Bu yayinlar yeni bir kuruluş Amasya Müliyetçi Öğretmenler olan Birliğimizin yıpratılması Birliği Başkanı gayesini taşımaktadır. Tamamen bu kuruluşu çekemiyen ve günAli Oğuzkan ANKARA, (Cumhuriyet Bürosu) Başbakan Demirel, dün Meclıs'te basm mensuplarının rejim konusunda bazı sorularım cevap'.andırmış, «Herkes aklını başına tonlasın ve hangi dala bindiğini iyice tesbit etsin» demiştir. Demirel, şurüarı söylemiştir: «Demokratik rejim üzerinde Demokrasi bir sessizlik düzeni değildir. Turkiyede bugün bazı çevretartışma yapmaya kimsenin hakkı ler, ku\\etlerine güvenenler, ya da kendilerinin hem kamu oyu desteği hiyoktur. kâjesiyle, lıem de bir takun müesseselerin bölünmesi dolayısiyle kuvvet1961 Anayasası'mn getirdiği dulendikleri kanaatine varanlar asiında sessizlik istemektedirler. Bu sessizzen mi tartışılacak? Ancak bu dülik «huzur» deyimiyle tanımlanıyor. Oysa huzurla sessizlik arasında büyük zen için, bu düzen içinde tartışfark vardır. Otokratik, ya da totaliter ülkelerde sessizlik hükiim sürer. ma yapılır. Bu düzen dışında tarAma bunun huzurlu ulke olmakla ilgisi yoklur. Halk korku içinde susar, tışma yapmak ısteyenleri, zaten idare edenlerle edilenler arasındaki bağlar sadece baskiyle sağlanır ve bu bu dıizen hizaya getirir. Millet, sessizlik içinde yönetim gidebildiği kadar gider. Gidebildiği kadar diyobbyle tartışmaya razı olur mu? mz, zira huzursuzlukla sessizlik âdeta çatısır gibidir bu ülkelerde. Herkes aklım başına toplasm ve Demokrasilerde ise birbiıine zıt istekler olacak. Ben şöyle, ya da böyhangı dala bindiğini tesbit etsin. le düşünüyorum, şunun ya da bunun yapılmasını istiyorum diyenlerin fiTürk milletine hürriyeti çok mu kitleri bir özgürlük ortamı içinde çarpışacak. Zaten demokrasi geniş anlagörüyorlar? Türkiye'de 1961 Anamiyle zıt isteklerin, fikirlerin sentezi olarak kabul edilir ve bu sentezdir yasası ile kurulmuş düzenin dışınki Batı topluml.ırını demokratik siyasi hayat içinde vürütmektedir. Kim da baska bir düzen aramaya çalıyapacak bu sentezi? Elbette kamu oyuna telkin yapma kudretini en geniş şanlar, hiyanet içindedirler. şekilde elinde tutan ve Özaürluklerin düzenlenmesinde uygulama göreviTelâş edecek bir şey yok. Buni yüklenen siyasi iktidaılar. Siyasi iktidarlar ortak yaşantıyı kamu yaragünkü düzen, milletin istediğı bir nna düzenleyecek. Bir yandan özgürlüklerin, özgürlük adına boğulmadüzendir.» nıasını sağlayıcı Anayasa ve onun esprisine uygun uygulama devam ederken, öte yandan, siyasi insan denilen vatandaşın gelişmesi sağlanacak, göriişme ve tartışma alanı bunu sağlamak üzere mümkün olduğu kadar açık \e geniş tutulacak. Kısacası siyasi iktidarlann başlıca görevleri bu denge>i tutturabilmek. denge uğruna olumsuz tepkilere tahammiil gösterebilmek, lıele dengeyi bozucu davranıslardan, çıkışlardan kaçmmaktır. Kız meselesi yüzünden, Beykozlu gençlerle, Anadoluhisarlı gençSon olaylar. ise dengeyi bozucu, sunî tansiyon yükseltici, gereksiz blr ler arasında dun «Saraybumu» çıkış olarak görülmektedir. Gerçi iktidarın siyasi hayatı ters yöne çekmevapurunda buyük bir kavga çıkğe çalısan davranışlar karşısında harekete geçmesi, onları kanun yoluna mıştır. dâvet etmesi tabiîdir. Şu var ki. dâvet yapılırken, düzenin korunması için gerckli kurallar hatırlatılırken dengeye hiç dikkat edilmemiş. özellikle poKaptanın Polis çağırmağa meclitik hesaplar kokusunun hissedilmesi, son tutuma birlestiricilik yerine, ayıbur olduğu olay sebebiyle «Sarayrıcılık niteliği vermiştir. bumu», Boğaz seferine 25 dakika rötarla çıkabilmiştir. Hislerinden annarak bugün Türkiyeye bakanlann gördükleri manzara fudur: Bir Parlâmcnto düzeni içinde siyasi hayat devam etmektedir. Sosyal Istekler artmakla beraber, 1961 lerin karmaşık havası hemen kalmamış gibidir. İstekler ve karşıtları. gürültüleri gittikçe azalarak bir sentezde birleSebilmekte. kavga yerine tartışma ve diyologlar ortamı yerle?mektedir. Dolayısiyle 1964 dan 1964 e kadar süren ihtilâl kokulu ortam da yerini normal düzene bırakmıştır. ANKARA, (Cumhuriyet Bürosu) Şimdi mesele böyle bir ortam m aşın uçlara çekilip çekilemiyeceğinin Mılli Güvenlik Kurulunun lyi besaplanmasıdır. Özellikle Türkiyeyi bir aşın sol hareketi tehdit etmekte midir? ve çok yukarıdaki tartısmaların, özgürlük anlayışı İçinde önceki toplantısında TRT. nin ileri sürülen fikirlerin 30 milyonluk kitle üzerindeki etkisi nedir? Gerçeksavas halındekı güvenliğı konuten bu etki, siyasi iktidarlan, müesseseleri, toplumdaki dengeyi bozacak su ele ahnmış, bu müzakereler kadar heyecanlandıncı ölçüde midir? Yoksa seslerin rahatsızhğı sadece sırasında butun müesseselerin dar çevTede mi görülmektedir? Son tntumdan öyle anlasılmaktadır ki heolduğu gibı (T.R.T.) Türkiye saplar ya lyi yapılmıyor, ya da bunlar bizim bilemediğimiz başka hesaplaRadyo Televizyon Postalarının rm sonuçlarıdır. Ama nasıl olursa olsun, demokratik kurallara aykın jefer halinde alacağı tedbirlerle davranıslan ortaya çıkaran tonuçlardır bunlar, ve her halde hatalidirlar. ıç ve dı* tehlikeler kar;ısında Ecvet GÜR£SİN llmııı icıbeden tedbirler tesbit 1 | | askeli ve tabancalı ikl azıh gangster, Londra asfaltındaki ScheU «*benzın istasyonunu basarak, işçilerden birini öldürdükten sonra kasayı soyup kaçımştır. Polisiye füimlerde görüldüğü gibi, en ufax bir iz bırakmadan soygunu yapan maskeli gangsterlerın 50 gün önce Sultanahmet Cezaevinden esrarengiz bir şeküde kaçan gangster Kara Mehmet üe Okkeş özdemır olduğu sanılmaktadır. 2. Şube Mudur Muavıni Şeref Kıhçtakan ve Cınayet Masası Şefi Macit Esmer başta olmak üzere, bütün detektıflenn seferber edildigi bu kanlı soygun o ' layı, önceki gece, saat 02 de, Lon" dra asfaltı Çırpıcı mevkiinde cereyan etmiştir. Benzerlik tlgililer, ikl facianın meydana geliş şartlarımn da birbirine çok benzediğini belirtmişlerdlr. ölen havacı ile yaralı olanın adları, ailelerine haber verüinceye kadar, açıklanmavacalrtır. Üssün Enfonnasyon Dairesi MUdürü, lacia anmda iki havacuun kapsül içinde, «olapan bakun işleriyle meşful olduklanm» söylemiştir. Yangımn çıktı kabm, tavşanların kan ve damarlarımn uzay şartlanna nasıl bir tepki göstereceğini ortaya çıkarmak için kullanılmaktaydı. Olayda, 16 tavsan da yanmıştır. Yaralı havacınm bütün vücudunun yanık içinde olduğu bildirümektedir. Hava Kavvetlcri Össü, yangına neyin sebebiyet verdiğinin henüz tesbit ediiemediğini bilâirmiştir. Kaza anmda uzay kabinindeld basmç ve oksijen atmosferi, 6.000 metrelık bir yükseklikteki şartlara göre ayarlanmıstı. [«Apollo» Faciasının sebebiyle ilgili bir haberimizi, 3'üncfl sayfada bulacaksınız.] Zumhuriyet Gazetesi Mesul Müdürlüğüne İstanbul Gazetenizin 21 ocak1967 LONDRA ASFALTI. NDA SOYULAN BENZİN İSTASYONU VE YERDE YATAN CESET... Kanlı baskın nasıl oldu ? Kimliği belirsiz iki gangsterin, tesadüfen kurşunlanna hedef olmaktan kurtulmuş Mustafa Yavuz adlı işçinin anlattığına göre. soygun şöyle olmuştur: Saat 01.40 ta, istasyon önünde duran bir otobüse benzm verdikten sonra, yazıhaneye giren 23 yaşında Bolay Pamir, masanın önünde oturarak «1001» roman o kumaya başlamıştır. Onun sol tarafında sobanuı önünde de, Mus tafa Yavuz oturmuş ve asfalttan geçen arabalan jeyretmeye u ' BAŞBAKAN : "HERKES AKLINI BAŞINA TOPLASIN,, Tatvan ekspresi kara saplandı (YURT IIABERLERİ SERVİSt) Doğu bölgesinde kış y«niden şiddetini arttırmış, devamh yağan kar ve şiddetli fırtına, hayatı felce uğratmıştır. Tatvan ekspresınin 400 yolcusu donma tehlikesi geçırmıs, ekspres henüz saplandığı kardan kurtulamamıstır. BİTLİS Önceki gün Tatvan'da olması gereken Haydarpaşa Tatvan Gol Ekspresi, 400'e yakm yolcusuyla, Sıcaksu İstasyonunda kara saplanmıştır. Donma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan yolculara, kurtarma ekiplerı de ulaşamamaktadır. MARDİN Şiddetli kıştan, halk ve memurlar evden çıkamamaktadır. Karlı sokaklarda tüneller açılarak evler arasmda bağ'.antı sağlanabümektedir. Valı Veküi Adnan Buğurcu da bu tüneller vasıtasiyle dışan çıkabilmiştir. Birçok ilçe ve köyden haber ahnamamaktadır. DİYARBAKIR Kar ve Iırtınadan devrilen Maden Erganı arasındaki elektrık direkleri yüzünden, şehir karanlıkta kalmıştır. Birçok Uçe ve köyle irtibat yoktur. Karayolları ancak dün kısmen açılmış, mahsur kalan 50 taşıt ıçındeki yolcular kurtarılmıştır. Sukarno'nun Sarayının telefan irtibatı da kesildi r unün ilİİIIİf lfanlış hesapllar Gençlerin kavgası rötara sebep oldu Kar devam edecek Balkanlar'dan gelen soğuk hava dalgasmın etkisi altında bulunan Istanbul'da, hava soğumuş, kar yağışı başlamıştır. Dün, (1) derece olan ısı, gece (4) dereceye kadar düşmüştür. Meteoroloji'nin verdiği bllgiye göre, soğuk hava dalgası, etkisini bir süre daha kaybetmeyecek ve kar yağışı, aralıklı olarak, bugün de devam edecektir. BURSA Uludağ'da, şiddetli kar fırtınası arasında ski yapmak üzere otellerinden aynlan Amerikah Barış Gonülliisü çiftten Dennis Pearson sağ, kansı Marcıa ise, donmuş olarak bulunmuştur. 25 yaşındaki Dennis, kendinden 3 yaş küçük esının ceseti basmda bitkin bir halde gorülmüş, fakat o da, kaldırıldığı dağ otelinde ölmüştür. Dunku aramalar sırasında, Cennetkaya ile Bağlıhan mevkii arasında, çıftin ayak izlerine rastlanmıştır. Bunlarm, bir ara aynldıktan sonra tekrar birleştiği görulmuş, izlerin birle^tiği yerde ateş ve portakal yığınlarına tesaduf edilmiştir. Durum, Amerikan makamlanna bildirilmiş, gönderilen bir helikopter, Uludağ'a inememiştir. Kurtarma ekibi, gerekli müdahalede bulunmuşsa da, bitkin Dennis i ölümden kurtarmak mümkün olamamıştır. Amerıkalı Dennis, donan genç karısmm cesedi başmda bıtkm bulundu, sonra da öldü GANGSTtKLtR TÜZLERİNİ BÖYLE ÖRTMÜSLERDİ mıştır. Otobüsün bareketınden 10 dakika sonra, benzin ıstasyonunun sağ tarafmdaa ıkJ kişinın gel diklerini farketmışıtir. Yazıhanenin önüne varım metre kadar yaklaşan bu iki fcişı, ansızın tabancalanm çekerek, Eolay ve Mus (Arkası Sa. 7, Sü. 1 de) DIŞİŞLERİ BAKANI: «SUKARNO, DERHAL UZAKLAŞTIRILMALI» CAKARTA 30.000'e yakm genç, dün sabah ve öğleden sonra Cakarta sokaklannda Sukarno aleyhinde gösteri yapmışlardır Bogor ve Bandungdan gelen gençlerin katıldığı muazzam ka labalık, Parlâmento binasma kadar yürümüş ve burada. içlerinden bir heyet Parlâmento Baskanmı ziyaretle Sukarnonun azledilip mahkemeye sevkinı istiyen bir dilekçe vermişür. Sukarno'nun sarayının geç vakitlere kadar sağcı birliklerce kordon altında tutulduğu görül müstur. Öğrenildiğine göre, askerî makamlar Sukarno'nun telefonlarını da ke=mislerdir. (Dış Haberler Servisi) Bütçe Senato'da Bilgehaıt: u Dış ticaret açığımız 238 ıtıilyoıt dolara ANKARA, (Camhuriyet Bürosu) Cumhunyet Senatosunda dün, 196? malî yılı bütçesi görüşülmeye başlanmıştır. Maliye Bakanı Cıhat Bilgehan bütçenın sunuş konuşmasında fiat hareketlerınde normalin dışında bır gelısme olmadığım söylemıs, partı grup sözcülen ise bütçeyi elestırerek enflâsyonıst tehlikeden sö? açmışlardır. Maliye Bakanı Bilgehan konuşmasının başında 1967 yuında yapıldcak vatırımiarla ılgılı hılgı vermış ve fıatlarla ılgılı ularak ozetle şunlan söylemıstır: «Kalkınma ea> retlerimızın voğunlanması sebebiyle mrmleketimizde efektit talep sevıyesinin jükselmcsı. vakın ılıskileri(Arkası Sa. 7 Sü I d e | Dışıslerı Bakanı Adam Malik, dün öğrencılere hıtaben yaptığı konuşmada, General Suharto'nun: gerekırse kuvvet kullanarak Sukarno'yu derhal ış basından uzaklastırmasını istemistir. Londra Asfaltında ikinci cinayet Dün saat 16'da, yine Londra asfaltı'nda, bir genelev kadını, bıçakla öldürülmüştür. Adınm Atiye Okan olduğu bildirilen kadının, bir para tartışması sonunda kardeşi Mehmet Okan tarafından Kuleli ıftliğinde öldürülduğü sanılmaktadır. Sanık kaçmıştır. Kızıl Muhafızlar, Pekin'de Sovyet Elçiliğini bastı MOSKOVA Dün Pekin'de büyük bir gösteri yapan Kızıl Muhafızlar. 6 günden beri muhasara altında tuttukları So\*yet Büyük Elçilığıne gırmişlerdir. Elçüik mensuplarının özel odalanna kadar gelen Kızıl Muhafızlar, «Bugün son gününüzdür!» diye bağırmışlardır. M. Güvenlik Kurulundo TRFnin savaşîoki durumu görOşüldO Bir Yunan gemisi Antalya'da battı ANTALYA (Nuri Dagtekia bildiriyor) Yunan gemisi «Nennı» Antalya açıklannda batmıştır. Imdat işaretleri üzerine o civarda seyretmekte olan «Samsun» gemisi, olay yerine hareket etmiştir. «Samsun» ile vapılan lrtibatta Yunan gemısinin saat 12.32 de 35İ7 arz ve 30^0 tul daireleri arasında yükünün dengeyi bozması neticesi battığı öğrenilmiştir. Yunan gemisi mürettebatı olay yennden geçmekte olan blr Amerikan gemisi tarafından kurtarılarak Pırey* götürülmüjtür. olunmuştur. Güvenlik bakımından Radyonun yer değiştırmesi, teçhizatının, stüdyoların emin yerlere nakledilmesı, seyyar vericı ıstasyonlarının kurulması, vukubulacak hasarın onarımı ve yenılenmesı ıçıu gereklı tedbırler bunlar arasındadır. Ayrıca, savaşta Radyonun uygulayacaJı (Savas programnnın da nelerden ıbaret olıcagı konutu ux«rinde durulmustur.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog