Bugünden 1930'a 5,447,563 adet makale



Katalog


«
»

/3AHİFK DÖRT 8 Kasun 1967 CUMHURÎTET Edirne'de geçen bir gece f f V rakya tabliyeslndeld debseti geride bırakraıı, rahst bir kompartıraanda giderken bütün bonlar bana ıshi degilmiş gibl görünmeye başladı. însan hafızasının güzel tarafı da ba zaten. «Tahliyeyl ılze Edirne'den an latmıştım. Yeniden dönmekte bir fayda yok. Göç bâlâ devam ediyor. Bn mektnp Torento'y» ne zaman varırsa varsın. siz yazıyı Toronto Star'da ne kadar geç okursanu oknynn, emin olsbilir«iniz ki, aynı soluk, gendeleyen lnsanların meydana getirdigi ge çit resmi devam etmektedir. Çey rek milyon insanın yerinden oy naması uzun zaman aiıyor. «Edirne'nin kendigi fazla keyif verici bir yer değil. Trenden gece ll'de indiğim zaman. istasyonn askerler, karyolalar, yataklar, dikiş makineleri, bebekler, kırık arabalarla dola ve ça mura bnlanmıs halde buldom. Yagmur çisellyordn. Sahneyi avdınlatan gaz lâmbaları bnrada. tstasyon şefl, sadece o gün 57 vagon dolnsn ricat eden askeri Batı Trakya'ya gönderdiğinl sövledl. Telgraf batlan hep ke 6İk. Sırada pek çok birlik daha var; ama onların tahliyesi için lmkân yok. «Içinde uyunabilecek tek yer Madam Marie oteli> dedi Istaayon sefl. Bir asker karanlık arka sokaklardan beni «Madam Marie» ye götürdü. Çamnr blıikintileri ve içine düşüp kayboln nacak derinlikteki çuknrların yanından geçtik. «Madam Marie» karanlıktı. «Kapıyı vnrnnea, ayaklan çıp lak, pantalonla bir Franıız açtı. Odası yoktn ama, eger kendi battaniyem varsa yerde yatabilir dim. Durum fenaydı yani. «Derken kapının önünde bir otomobil durdu ve içinden çıkan iki filim operatörü ile şoförleri içeri girdiler. Üç tane portatif karyolaları varmış; birinde de benim yatmamı teklif ettiler. Sofor otomobilde nyndn. Karyolalara nzanırken «ufakhk» adını taktıklan nznn boyln filimci, T ^J^W« • « T ^ F r* T i r* ~ r • '> GÖZÜYtE r Mannars kıyısından eziyetli bir şekilde geldiklerini anlattı: «Yanan bir köyün nefis fotoğrafîarını çektik...» Ufaklık postallanndan birini çıkartırken devam ettl: «Yanan bir köyü görmelisin. Bir karınca yuvasını tekmelemek gibi...» Sonra öbür postalını da çıkarttı ve «Sağdan soldan bakın ca, koca bir sehir gibi görülüyor» dedl. «öf be... Yoruldum!..» İki dakika sonra nfaklığm horultnsnnn dnydura. «Gece saat l'de nyandım... Istanbnl'da kaptığın malaryanın eseri oldujunu sandığım bir firperme vardı üzerimde. Yüzümden kalkmakta pek yavaş hareket eden iki sivrisineği öldürdükten sonra. yüksek dozda asprin ve kinin aldım. Arkasından nykuya daldım yeniden. Aynı merasim sabaha karsı yeniden tekrar edildi. Daha sonra da nfaklık nyandırdı beni. «Hey, şu filim makınesine bak» . . Baktım. Bit kaynıyordn üstünde. «Tabii, acıkmışlar. Filimlerimin arkasından çidiyorlar. Aç kuçük adamlar.» Karyolalar da bitle dolnydn. Savaşta ben de Mttenmistim ama. böylesini Trakva'daki gibisini hiç görmemistim. Nereye baksanız. her an onları görüyordnnuz. l'faklık, «Kimseyi incitmezler. küçük dostlar bunlar» dedi. «Bunlar hiç birşey... Lüleburgaz'daki büyüklerini görmelitin'» Ufaklık ve arkadaşı. Istanbnl'a dönmek üzere otomobilleriyle hareket ettiler; beni de biraz çeride bırakacaklardı. Yavas. kaba tekerlekli öküz ve manda arabaları, çiftçiler, köylüler hep Batı'ya gidiyorlardı. Fakat. akıntının tersine gelen bir grup vardı: Türkler!... Yagmur yemiş elbiseli ve kirli fesli Türkler, boş arabalarını Doğuya sürmekteydi. Her bir Türk arabasında, sürücünün berisine oturmuş, tüfeği dizlerinin arasında bir Yunan askeri bulunnyordu. Bu arabaları, Trakya'yı tahlive eden hristiyanlara gerekli malzemeyi taşımak için Yunan askerleri kullanmıslardı. Türkler asık suratlıvdılar, ürkmüse ATATURK TÜRKİYESİ Ü Derleyen: MEHMET BARLAS benziyorlardı... Sebebi de vardı bu durumun.» Hemınguav'ın 14 Kasım 1922" de. Toronto Star'da yayınlanan vazısının ilk bölümünü okuduYazının ikinci bölümünde. slvil Türklerle Snnan askerleri arasında geçen bir olay antatılmaktadır. Hemıngway. Trakya'daki durumu inceledıkten sonra, Turk dış polıtıkasının gehşmelerini ele alacak ve sonra Lozan'a gıdecektir. Madam Marie ri yarı bir Hırvat kadını olan .Madam Marie, yemek odası. salon. büro ve otelin girisi olarak knllamlan çıplak odada bize kahve il e eksi kara bir ekmek verdi. Konusmayı başlatmak için, ne seli bir ifadeyle «Odamız bitliydi Madam» dedim. Ellerini salladı «Sokakta uyumaktan iyidir... Değil mi mösyo? Daha iyi değil mi?» Aynı fikirde oldugumuzn belirttik. Dısarı çıkarken, madam arkamızda avakta durmns, bizi seyrediyordu. Yagmur çiselemekte devam edivordu. Çamurlu caddenin kenarından. akıp giden insan kafilesini yine gördük. Edirne'den başlayıp Meriç vadisi boyunca Karaağaç'a nzanan. sonra Batı Trakya ve Makedonya'ya parçalanan büyük taş yolda ilerliyorlardı. «i CliRZON Gerek îunanlıların Anadola'da savaşmalarıııa, gerekse Lozan'da karsımıza pek çok engellerin çıkmasına sebep olanlardan birisi de Lord Corzon'dnr. 1859 da doğmus, 1886 da parlâmentoya rirmisti. Hindistan islerinde eösterdigi basarı üstüne, 40 va»ına varmadan Hindistan Genel Valisi olacak, 1905 te de Genel Kurmay Baskanı Kitcbenerie anlasamayıp istifa edecekti. Cnrzun, 1916 da Lloyd George'un savas kabinesine girmis, 1919 dan 1934 e kadar da Dısişleri Bakanhgı yapmıstı. Lozan'ın birinci bölümünde bnlnnan Curzon, ikinci toplantıya eski Ankara elçisi Horace Hnmboldt'a gönderecekti. Curzon, Lozan anlasmasının imzalanışından sonra, bir Ingiliı gszetesinde sunlan yazacaktır: «Gerçekten, Turkıye teorık bakımınd'an bağımsız oldu. Ancak bu, ticaret ve sanattan yoksun halkı bilenlerce malumdur ki, bağınruzlığın ömrü kısa olacak ve eski durumu bir başkası üzerine alacaktır.» ijehrin siluetıne bâkim olan, Sinan'ın dev eseri Selimiye camii ile, Edirne'den bir görünüş. Edirne'nin kesin olarak bitim sınırlarımız içine yeniden çirisi, Mudanya Silâh Bırakması Konferansında kararlastırılmıştı. Buna göre, Meriç'e kadar olan topraklar Türkleşiyordu. Ancak ortada, Meriç'in Batı kıyısında bulunan Karaajaç mahalle si meselesi kalıyordu. Bu mesele de Lozan'da halledildi. Yunanistan bize savas tazminatı ödemedi ama, Karaagaç Edirne'ye, Türk sınırları içine yeniden girdi. Hemin;way'ın yazılan yayınlandıgı sırada, Ka raağaç lunan toprakları içindeydi ve göçmenler oraya gitmeye hazırlanıyorlardı. I c eündür gördüğümüz glbl, I tstiklâl Savaşındaki galebemiz, gerek Yunan ordusu, eerekse Trakyanın Hıristiyan nüfusu arasında bir buhrana yol açmışıtır. Fetih maksadiyle Anadoluya gel mişler: sonunda hüsrana uğrıyarak geri dönerken de büyük sarsıntılar geçirmişlerdir. Fakat sarsıntı seçırenler sadece Yunanhlar degildir. Daha önca de belirtti§imiz aıbl, İngıltpred*ki Lloyd George kabinesi, Mudan yadan sonra isti'a edecektir. lleride, Lozan'ı görürken Fransız hükümetinin tutumuna yeniden değineceğiz. Ve anlatacağız ki, Ineiliz kavnaklı iddiala ra rağmen Fransa da. özellikl» Osmanlı borçları yüzünden Ankara'nın karşısında en sert şekilde bulunacaktır. u Hiisran YARIN Yunan askerleri ve bir Türk Dişi Botıd MODESTY BLAISE Nl'Z OLUC Dl'vE C Acılıs ve Droeram Guna\dın (lı Kove haberler Günavdın (2) Haberler Istanbulda bueün Hafıf muzık Stibah iımnastiil Hafıf muzlk Sarkılar G. Ersel Sarkılar A. SensoT F. E « orkestrası Turkuler M. Kemertat V^îvolonsel soloları Saz eserleri Ev icın Ara haberleri Hafır müzik Sarkılar Arkası varın Sabah konsfrl Sarkılar M. Demlrkıran Ara haberleri Turkuler Aziz Sensea Kııcuk orkestra Sarkılar Haberler. R G. de bueün Sarkılar A EdîboSlu Reklâm Droeramları Orhan Avsar orkestrajı Sarkılar S. Fıliz Turkuler A Ekberclcek F. Akel orkestrası Ara haberleri Sarkılar Nese Can Radvo vavlılar toDİuluSu Minvatür müzik Okul radvosu Ara haberlerl Kume faslı Kov odası Reklâm Dronarr.ları Haberler ve hava durumu Ovun havaları Aıle sohbeti Yurdun sesl Kentimizde tivatro 24 saatin nlavları Oda muzlgi Sarkılar G. Kasacı Reklâm orofframları Haberler ve hava durumu Hafıf müzik t, KaoanT: ISTANBUL IL RADYOSU Acıhs ve Drocram Sızın icin Kucuk konser Ivı aksamlar Senfonik müzik Hafıf müzik Aksam konserl Genclerle beraber Ooeralardan secroeler Hafif muzik Gece konserl Caz saati Bir sarkıcı Gece varısı icln Proeram ve kaDanii BULMACA bir ağanm adı belirir, çocuğu v» de leke bırakan rüzgâr, bir renfe. meğı. 9 Bazılan sözlerinin din 6 «Bir çok Kiıçlüklerı yenereıt lenmemesine bundan yoksun ol birini bir memuriyete aday olarak gosterme 1malarını sebep gösterirler. 1.3.4 S f l 7.8 9 şı» mânasına iki YUKARIDAN AŞAfilYA: soz 7 insanın 1 «Sukuna erme ve dınlenuzerıne atılan, me imkânından mahrum» anlamıkadın tırnaklanna iki soz. 2 Resmî dairelerds nın cilâsı. 8 ayak hızmetı görenlerden (çogul). «Âlet bulmaya 3 Afnkada bir şehır, gözlerın çaba gösterme» ' bazan aglıyarak bazan da kahkakarşılığı ıki soz. . ha^ırla gülerek çıkardığı. 4 B Bir ağaç «Baştan başa şarkılı oyun kal*OünkO balmaramn cinsi. hayvan ame al!» anlamına iki söz. 5 yakkabısı. Çıplak ve ıslak ınsaniarın üzerin hsllfdilmlj jekU Garth / KUSUCA f ALStfNA DCGT KUTU CEK. .. vofzr liEse AI |y)OiK ABTi Tiffany Jones TİFFANY JDNES MOpeL MİSS JONES'/S. İ 1 SOLDAN SAĞA: y 1 Ege denızındeki oniki ada^ dan bırı (bu ada üzerınde İsanın ''< doğuşundan 280 yıl önce tam 11manın gırış yermde güneş tanrısı Apolo'nun otuz metre yüksekli''' ğınde bir heykelı dıkilmiş ve bu *' dünyamn altıncı h^rikası sayılan '^ eser İsanın doğumundan 224 yıl ', öncesı zelzelede yıkılıp harap oi' muştur), kel'in yoksun olduğu , şey. 2 Sakarya Uimizin merke'. zi (karma sdz). 3 Bir lşte resmi olmıyan sıfatla yargıc rolünü ' oynıjan (iki söz). 4 Girgın ve •'. cerbezeli kışılere bbyle denilir, öir '', çeşıt Hind hükümdarı. 5 Tersi «temızleyıp tamamiyle saf hale ge tir!» karşılıgı bir emirdir, «hatır; layıp admı yâdeder» mânasına bir çekım 6 Bir sıfat takısının tersi, gezınti gemısi. 7 Ayaklarıyle yürüyüp gıtmek zorunda olma dus rumuna giren 'iki söz). 8 Çevrilince şehrimizde 146 yaşına kadar yaşadıktan sonra ölen meşh'ir ~ DfTVKÜ BULMACANTN HALX,EDILMIŞ ŞEKLİ NASIL HALLEDİLECEK Tnkarıdaki rekamlı bulmacada « ı dece 4 tane anahtar (ipucu) v e 8 tane souuç vardır Boş kalan 12 karenlıı içine 1 den 9 a kadar uyguo birer ra kara koynrak v e toplama, çarpma. cıkartma, bölme isaretlenne dıkkat ederek soldstn sağa ve yukandan aşağıya bulmacada gösterilen sonuçları bulunuz. Biraz vaktinizi alır ama. boş vaktinızi hosca gecirmis nlnmunuı. 3,,.. Çevıren: Vohdet GÜLTEKDi 52 « Bir damla da üzüntüm var» dedi. «Çöpçatan lığl beceremedim.» « Annabella bu şerefi red mi etti?» « Al mektubu kendin oku.» Lord Byron'u ilk tanıdığun anda kararımı vermistim, onu daha iyi tanıyıp hükmüm kuvvet buluncaya kadar hiç bir duygumu kesin olarak kabul etmiyecektim. Yalnız. teklifi reddedişimin tek nedeni" olarak bunu ileri sürecek de değilim. Bilıyorum ki Byıon insanda şefkat uyandırabilir ama, say gı uyandırabilir mi? Çocnkluğnndan beri ona ihtiraslar yol göstermiş, üstün zekâsı üzerinde ihtiraslar kesin bir egemenlik kurmuş. Yalnız, sevgi, arkadaşlık konularmda çok yüce ruhlu bir goruşu var. Onun iein, kafasmın boyuna iyiden kötüye, kötüden iyiye geçigeçivermesine şaşılır mı? Evlilik hayatında beni mutlu edecek şey kuvvetli bir sevgidir. Ne yazık ki ona karşı boyle bir sevgi duya bileceğimi hiç sanmıyorum. Şunu da belirteyim ki kendisiyle dostluğu devam ettirmek isterim, teklifini reddedişimin onu incitmiyeceğini de umarım. Byron mektubu okuduktan sonra başını kaldırdı. • Benliğim acı bir tokat yedi ama, incindım mi? Hayır. Yeğeniniz bayan Natematik benim gene başımı döndürüyor. Mektup yazsam da bunu böylece söylesem mi?» Lady Melbourne baııru iki yana salladı. « Tavsiye etmem.» « Peki ama, Annabella ile hiç bir zaman birlesrneyecek olan birbirina koıut iki çizgiyiz, sizca öyle mi?» « Evet, bence öyle.» Byron alaylı alaylı güldü. « Ben bu düsüncede değillm. Dostluju devam ettirmek istiyormuş.. Dostluk da, ister söbe biçiminde olsun, ister dördül, ister dörtgen, ister çember, temiz genç kızlar için tehlikeüdir. İyiden iyiye gelişmiş, uçmak için güzel bir günü bekleyen sevgidir bu, Lady Melbourne'cuğum.» « Şair hülyası, Byron.» « Belki. Annabella'ya yazın, Uterserüı: Onun beni reddedi|inden o kadar kıvanç duydum kl baska bir kızı istesem de kabul etse bu kadar kıvanç duymazdım.> «Dogru mu söylüyorsun, 3yron?» Byron melek gibi gülUmaedi: tBunu bütUn lîtenilglmla sOyiUyorum, Keadisine şunu da yazın: Ona kavuşmak umudu bana öyle büyük bir zevk verıvordu ki Ava ürsula ile on bir bin kız; elde etseydim bu kadar zevk duymazdım. Lady Meibourne sevınçle el çırptı: «Yeter Bvronvari gevezelıkler! Sımdi ciddl olalım. Senın bir opera şarkıcısivla eelıp geçıcı ilsın Caroline'i uzaı» tutamaz Evlenme ısını basaramadığımıza göre simdı benirn aklıma selen tek çare, şöyle unvan sahibi bir kadınla iliski kurman.» «Aklınızda biri var saliba?» Lady Melbourne sözlenn) ona dikerek: «Lad'V Oxford'a np dersin''!) dıve snrdu «Kocası pek geniş yüreklidır Dasınıza iş açmaz » Byron alavlı alavlı bir kahkaha attı: «Kusura bakmavın ama çoDCaranlıSı bferemedi?b iz eibı arabııluru'ııkt" onrian da bprenksizsmiz Ladv Chtfnrd'un van vasındavım ben » «Ama. o senm kadar genc eorüniir . Mıırn ışıgında Üs'elık Caroline en esk; ahbaplarındandır.» «Ah! Seni utanmaz Ladv Melbourne'» «Karannı sen ver BjTon'cuîrum Larly Oxford seni bir kere caîırdı eıtmpdin Sımdı bpn;m yolumla ^ağırmış bulunuvor Ben de senin adına, kabul ettim. E. ne vapaoaksın sımdı''» Byron: «Namusum elden gitfi!» dıve saçını yolar gibi vaptı. «Kendimi suva atacağım!« XVII Lady Orford, o aîçak, huzur verici sesivle: «A, evet, aramızdaki vaş farkma ragmen Lady Caroline'le v ok eski arkadaşızdır» diyordu. Byron fı'satı kaçırmadı: «Büyük bir yaş tarkı olmasa gerek.» «On üç vas. Byron.» Byron İçinden hesap etti: Doğru sö'vluyorsa. d » mek kl fcendisinden ıki kat değil ancak on beş, on altı TB? büvüktü Ama. hiç bir bakımdan hnty ml yoktu bunun öyle anlar oluvordu ki, hele şinv di olduğu gibt ocağın aydınlığında otururlarken, bu esme' ksdının durgun eüzelKSı vırmi. yirmi hir 1 yaslarındakı bir tazenln ^(izplMŞ'n andırıvordu ya radılışındakı sâkinlığin 1S3 yaş; yoktu (Utvsmı \ar* ANKARA 06 25 06 30 07.00 07.05 07.30 07.45 08 00 08 10 08.40 09 00 09 20 09 35 09 55 10.00 11.00 11.05 11.25 11 55 12.00 12.15 12.30 13.00 13.15 13.30 14 00 14.15 14 35 / L A JS SANAYİ BAKANLIGINA MÜFETTİŞ MUAVİNİ ALINAGAK 1 Bakanhğtmız Teftiş Heyctine. Hukuk; tktisat ve Siyasal Bilgiler Fakülteleri ile. Orta Doğu Teknik Üniversitesinin İdarî İlimler Fakültesindeu; İktisadî ve Ticart İlımler AkEdemilerinden veya bunlara muadi] derecedeki yabancı memleket okullarından mezun bulunanlar, arasından, müsabaka sınavına tâbi tutulmsk «uretiyle, Müfetti» Muavini alınacaktır. 2 Müsabaka sınavına girebilmek için imtjhanın ilân edildiği tarihinde 30 yaşını geçmemiş bulunmak, fiilî askerlik görevini yapmış olmak ve ayrıoa Teftiş Heyeti Yönetmenlipinin 2 nd maddesindeki diger jartlan haiı bulunmak lâzırndır. 3 11 Aralık 1967 tarihinde Ankara'da Bakanlıkt* yapılacak yazılı sınavda başan gösterenler lözlü aınava tâbi tutulacaklardır. 4 Sınav konulan ile sınavdan önee Bekanlığuniza t«vdi edilmesi gereken belgeler hakkınd» bilgi almak lst«yenlerin, Ankara'da Sanayi Bakanlığı Teftiş Heyeti Reisliğine baş vurmaları gerekir. 5 İsteklilerin lüzumlu belgelerl en geç 30 Kaıım 1967 günü mesaî saati sonuna kadar bir dilekço ile Ankara'da Teftiş Heyeti Reisliğine bizzat getirmeleri veya o gün bulunabilecek jekilde taahhütlü olarak poatavm ttvdl etmeleri icap eder. 6 Beşinci maddede yanh mflddet içlnde g«r«kli belgelerin Bakanlıkta bulunmamajl htllnd» mftraeaatçi imtihana kabul edilemez. fBasm: 25067 A. 13840/13344) Karayolları Genel Müdürlüğünden: Merkez Teşkilâtımızda çalıştırılmEk üzere Yüksek Okul mezunu iki ELEMAN AUKAGAKTIR Erkeklerin askerliğinl yapmış olmaları. Daha etraflı bilgi almak istıyenlerin en seç 11'11/1967 tarihine kadar şahsen Personel Müdurlüğü Seçme Şefliğine müracaatlan. ADRES : Tuna Cad. No: 7 Kat 1 Oda No: 14 Yenişehir Ankara Tel: 17 40 80/109 (Basın: 25163 A. 13783/13347) Çifleler Harası Müdürlüğünden: Sığır Satılacaktır 1 Kurumumuz kadro fazlası olup bir kısmı halk damızlıjına ve bir kısmı da kasaphğa elverişli (78) bas muhtelif cina ve ırklı reforme sığır açık arttırma ve pazarlık usulüyl» teker teker veya toplu halde satılacaktır. 2 Satıs 16. KASrM. 1967 Per3emb« gunfl saat (10.00) da Çiiteler Harası Mahmudiye merkezinde rapılacaktır. 3 Satıı şartname»! ile sığırlann Hara Merke» ve me^kilerinde satıj gününe kadar gftrülebilecegi ilân olunur. 15620 . X 728) 13362 14 55 15 00 16.00 16.15 16.35 16.55 17 00 17.30 17.50 19 00 19.35 19.50 19.55 20.10 20.30 20.45 21.00 21.10 21.30 22.00 22 09 23 « 21)00 23 4! 34 00 Acılıs. Droeram Günavdın 111 Kove haberler Günavdın 12) Haberler ve hava durumu Sabah muzıâi Ankarada buffün Her telden Alive Akkılıctan turkuler Besin Beslenma Sabah konseri Arkası varın Ara haberler Okul radvosu Hafif muzik S.Te&menden sarkılar Konser saati Ara haberler N.Tüfekciden turkuler Kıbrıs saati A. Zenger ve T. özelden sarkılar Haberler. R.G. de bueün Hafif müzik Heklâm Droersmları Ü. Ydrükoeludan türkülep N. Demircavdan sarkılar Bueun icin sectüderimii Ara haberler Okul radvosu S. Okustan turküler C. Bolvadinden sarkıltr Melodıden melodly» Ara haberler Yurttan sesler Kdv odası Reklâm crecrunltn Haberler ve h«v» durumu N Eroldan türküler Uvkudan 8nce S. Kuvvetler uatl N. Ersözden «arkllar Sr>or Kücük kon»€r 24 t»«tln olavluı NMII bövle oldular E. toDİulu9undan •arkıla Hafif müzik TBMM ta»tl Haberler v» havt durumu Konıer talonundan Gece virnına doSru Kseanıı
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog