Bugünden 1930'a 5,438,457 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAHtFE DÖRT 18 Kasım 1967 CUMHURTTET II Boğazları Türkiye savunmalı CtCERİN LOZAN'DA Ama topyekun bir silâhsızlanma sağlanmcaya kadar, biz sadece savas gemilerini Karadeniz o ı *şında tutabiliriz. Yani, Boğazlar bütun savaş gemilerine kapatılmalı ve müdalaaları da Türklere bırakılmalıdır. Böylece onlar, kapahlığı sağlayabilirler.» Çiçerin şimdi zeminini bnlmnştu. Eski bir Rns diplomatıydı ve Rusya'mn millî gayeleri için mücadele ederken, en tesirli hale şfliyordn. Sovyet Rnsya'nın bölçesel ve millî problemlerini, Rus tmparatorluğiınnn problemleriyle aynıymış gibi görüyordu. Dünya ihtilâli jerçekleşmemisti; Rnsya sirodiye kadar karşılastıJı problemlerle yine yüı yüzeydi. Çiçerin bn problemleri iyi biliyor. . Rnsya ve Büyük Britanya arasında Dogn'daki rekabeti hiliyor. Ve yine biliyor ki, kim yönetirse yönetsin Rusva bir înillet oldofn sürece ve Britanya imparatorluŞu var oldnkca, çıkarları çatışacaktır. Simdt, ileride savaslarla kazamfacak veya kaybedileeek olan şeyleri, anlaşmalarla gağlamaya çalışıyor. Kırım bir kargıt Ingiliz istllâsıyla yüz yfize oldngn sürece, Rnsya'nın Afganistan yolnyla Hindistan'ı lstilâsının imkânsız oldnfnnu Çiçerin biliyor. Bunn Lord Cnrron da biliyor. Çiçerin, Karadeniz kıyılarının, Rnsya İçin millerce genişlikteki Aşille topagn oidnfnnnn farkinda. Lord Curzon da... Britanya Imparatorlnğu ile gelecegin Sovyet lmparatorluğunnn, giinlük aeı tartışmaları bnnlar. Injriliz tmparatorlugnnn Lord Curzon temsil ediyor. Uzon, soguk bir adam; elinde Ingiliz donanmasından örülmüs kamçıyı tutnyor. Çiçerin, tarihî olaylan, gerçekleri, istatistikleri vererek, ateşli yakarılarda bnlnnarak çarpışıyor, çarpısıyor» ümitsiz olduğunu anlayınca da, gelecek kuşakların oknması için sadece tarihten bahsediyor. Lausanne konferansmı ilgi çekici hale getiriyor bn .. Bn, Lozan'da varılacak herhangi bir anlaşmayı çatlatacak ve sürekli olmasını engelliyecek sebep de . Soguk elleri, soguk beynl, kizıl sakal ve bıyiğı ile, insanüstü çalışma yeteneği, kadınlara karşı duyduğu güvensizliği ve sevgisizliği ile, para ve kamu oyuna kar$ı değişmez Ugisizliği ile Çiçerin sadece Rusyayi ve çörevini düşünen, zayıf tarafı olmıyan bir adama benziyor.» orgi Çiçertn, asil bir Rus ailesinden geUyor. Bir tutam kırmızı sakal ve bıyıği, büyük göı lerl, yüksek bir alnı var. Ayaklannı, ihtiyar adamınkl gibl sürükliyerek yiiriiyor. Şişman, soğuk elleri, sizin elinlzde ölü gibl uzanıyor. Hem tngilizce, hem de Fransızca konuşnyor; tıslayan bir ftjıltı lle ve değismeyen bir aksanla.. Çiçerin eskl bir Çar devrl diplomatı. Eğer Rus ihttlâlini hesaba al madan Lenin'e Napolyon dersek, Çiçerin de O'nun Talleyrand'ı.. Mes lek hayatlan blrbirine pek benziyor. Çiçerin de, Talleyrand da, bir ihtilâl öncesinde yer alan monarşilerde diplomatlık etmisler. tkisi de ihtilâl yönetimince dışanya elçi olarak gönderilmiş ve ikisinl de KÖnderildikleri ülkeler reddetmlş. Ikisi de sürgünde yaşamışlar ve yi ne iklsi de ihtilâll izleyen diktatör luğün dışislerinin basma geörilmişler. Y ATATURK TURKIYESI Çiçerfn bir öğleden sonra bana «Biz buraya tek programla geldik» dedi. «Ve aynı programla da gideeeğiz. Çanakkale ve Istanbul Boğazları, savaş gemilerine kapalı ol malıdır.» Söylediğine Inanan, fakat bunu yüzüncü defa söyleyen bir adamuı yorgun kesinliği Içüıde konuştu. Ilk defa söylermiş gibi heyecanlı; fakat anlaşılamamaktan ötürü endişelenmeye başlamıj. «Boğazlar savaş gemilerine açık olduğu sürece ..» diye devam etti Çiçerin, «Rusya, Karadeniz'e cîonanma gönderen herhangi bir milletin insafına ve merhametine sığınacak. Karadeniz'e savas gemileri girebildikçe, ne kalkınrna hürriyetimız ne de bir istilâya karşı güvenliğimiz var. Eğer savas gemilerinin Karadenize girmelerine izin verilirse, Rusya'nın yapacağı tek şey var: Silâhlanmak!.. Büyük bir donanınaya sahip olmak için, savaş gernileri inşa etmek zorunda kalacak. Bu, Rusya'mn üretici gücünü, büyük bir donanma yapımına yöneltmesi demek oluyor. Ama yapmahdır.» «Peki ya denizin askerlikten Hemingway'in ine»den Inceye anlattığı Çiçerinln bir portresi arınması?» diye Mrdnm. usya, Washington Konferansına davet edilmedi.» Çiçerin omnılsnnı gilktl, •Zaten bu Konferanstan ne çık Türklere bırakılmalı U mıştır? Denizlerin askerlikten arınmasına ne kadar yaklaştık? Şartları ve gerçekleri, oldukları gıbi ele alıyoruz biz. Denizlerin askerlikten annmasını ele alacak bir konferans için gelecek daveti ilk kabul edecek biz olacağız. Disi Bond emınşrurav'ın Lozandaki Sov yet • İngılıi çatışmasmı anlatan yazısının ilk bölümüydu bu. Çırprin'ın portresıydı de a\nı zamanda... Görüldüğü gibi 10 Şubat 1922 de «Toronto Star» gazetesınde çı kan demecinde Cıcerin «Bn$azların müdafaası Türkiyeye bırakılmalı» diyor. Sovyet temsilcisl bu sözlerl söylerken, muhakkak ki. kenclı ülkesinin çıkarlanm düsünerei? konuşmuştur. Fakat Boğazlann Turk olması, bizim cıkarlaranıza da paralel değil mi? Daha doğrusu Boğazlann Türlc olmaması diye bir ihtimal düçttoebilir mi 24 temmuz 1924 günü, Lo/an anlajması imzalandıkt an sonra, delegasyonlar, merasimin yapıldığı universite binasını terkediyorlar. İmzanın atıldığı haberini Mustafa Kemal 25 temmuz sabahı haber alasiniz? Ne var ki, 1924 Lozan'ı, bu ko caktır. Ali Fuat Paşa ve Rauf Boy'in getirdiği baberi yatağından kaldırılarak öğrenecek ve »elgrafa bakarken heyecandan sapsan kesilecektir. Artık Türkiye Cumhuriycti için önünde pek az engel kalmıştır. nuyu gölgeli bırakacak ve 1936 Montreuz anlaşmasına kadar bizim Boğazlanmız, tam olarak bize bırakılmıyacaktır. Lozan'ın sonuçlannı diğer yazıya bırakırken, biz Çiçerin'ın zanıp giden sahanın adı (karma mânasız olarak sdylenilen söze portresiyle, Lozan konferansmda söz). 2 Eski bir TUrk impara eskiler böyle derlerdi. 8 Terziki ilgi çekici olaylara bakmaya torluğunun halkından, kaba tn lerin yanında yalnız elbiselerin sanların bir şeyi gösterirlerken para mendil vesaire konacak yerdevam edelim. söyledikleri sozlerden. 3 Bir 23456789 lerlni erkek adı, geçenlerde büyük bir YA RIN görevli kalfalataç giyme törenine sahne olan rına böyle deL O Z A N 'D A komçu devletin yansı. 4 Oenilir, bır erkelt B İR NAY E T lenek, başına bir harf konur.si adı. 9 Yatma «erkek darruzlık keçi» karştlıgı bir zamanı gelen kü söz bellrir. 5 «Sakin ve gürülçuk çxxnıklara tüsüz konut» manasma İki söz. 6 verilecek emir, «Çift sayıda çok şık ve hoş tersı adarn öl! süs» mftnaına İki söz. 7 BirOtlnkfl holmaranıo dürme SUÇUnU çeşit generalin iki başı, yerslz ve haliedllınl» sekU İşlemiş kişıdir. SOLDAN SAGA: H İlk böliim 123 4 56789 1 U 11 1 2 3 4 NJ ıN U ct 6 8 9 nM 1STANBUL Ofl 25 06 30 07.00 07 05 07.30 07 45 07 50 07 55 08 00 08.15 08 45 09 00 09 15 09.3» 09.40 10.00* 10 05 10.20 10.4O 11.00 1145 12 00 12 05 12 15 12 30 13.00 13 15 13 30 15 00 15 05 15 20 15 30 16.15 16.45 17.00 17.05 17 20 17 50 19.00 19 35 19 45 20 00 20 30 2100 21.10 21.40 22 00 22.45 23 00 24.00 1 Garth CELGfM GETICECEKLEE1M. Tifffany Jones TlrrANY JONES DO&CU6U MU Ö ME:< tenvoBUM. Acılıs. DroCTam Gunavdın I Kove Haberler Gunavdın II Haberler v e Hava durumu İstanbul'da Buffun Hafif muzik Sabah limnasÜB Hafif muzik Sarkılar Gıtar Soloları Turkuler N. İnnaD Eserler w ACTM&uılar ^ Ovun f ftav«Tan ' * 3 " < Ev ıcln î r a Haberler**"*"*'*" ' Pıvano Soloları Sarkılar A. Karacaa Arkası Yarın Sabah konseri Turkuler S. Uveun Ara Haberler Bu hafta Dinleveceklerinlz V. Doeu v e Arkadasları Solo sarkılar Haberler. Resmt Gazetede Buffun Sarkılar F. Tuncell Reklâm DroeramUrı Ara Haberler Yuksek bfretim sonınları Hafıf müzik Macm nakli Cesitli Tiırk müzlB Folklor Orkestrası Ara Haberler Dans müzigi Yurdun Sesi Reklâm Drofframlan Haberler ve Hava dururnu Sarkılar Kitaolar arasında Ezellerimizin eetlrdiJH Melodiden Melodive 24 Saatin Olavları Beraber sarkılar Cumartesi Aksamı Reklâm Droeramlan Haberler v e Hava durumu Caz müzlH KaDanıs. 1 Fılmi yapılacak veya radyoda oynanacak eserlerin esas vapıt şeklinı hazırlayan kişi. 2 Son zamanlarda askeri bir darbeye uframış komsu bir memleketin başkenti, her partinin seçimde kendi taraflarına kazandırmak istediği. 3 Güldürücü espriler ile yazılan vazılaa bövle deni'ir, bir işaret sıfatı. 4 «Büyük bir sahaya sıvış!» anlamına ıki sözlü bir emir. 5 «Ayagına gelen ıyfügih değe mânasın» 4M*sözlU bi Kırahçe. 7 Bir sayı, «konutunu para karşılığı elden çıkar!» anlaDÜNKÜ BULMACANIN mına iki sözlü bir emir. 8 Din HALLEDİLMTŞ ŞEKU ile dünya işlerini birbirinden ayırma zihniyetine sahip kişi, n o NASIL HALLEDİLECEK Tukandaki rakamlı bulmacada sata. 9 Öteki dünya ve âhiret iş dece 4 tane anahtar (ipucu) ve 8 tane sonuç vardır. Buş kalan !2 lerıvle ilsili hal ve durum. karcnin içine 1 den 9 a kadar uyjun bircr rakam koyarak ve tnpYtJKARIDAN AŞAĞIYA: lanid. çarpma, çıkartma, bölme işaretlerinc dikkat ederek soldan 1 Gökyüzünde henüz yıldız halıne gelmemiş parlaklıklardan sağa ve yukandsn aşağıya bulmacada gösterilen sonuçlan bulunuz. ulursunu. hasıl olraa ve uçsuz bucaksız u Birac vaktiniri ahr ama, boj vaktinizi bo;{a geçirmij Çevven: Vahdet GÜLTEKİN 62 Frances yirmi iki yaşındaydı; iri iri mavi gözleri, insanı şaşırtacak kadar güzel uzun, koyu kirpikleri, parlak, sarı saçları vardı. Byron, içinden: «Güzeline güzel ama, benim pek hoşuma gitmiyor: Ince.» Bir ara, eğilirken, göğüsleri olduğu gibi göründü. Sonra doğrulup sopasını fırlattı bir yana attı. «Üç yıllık evliyim» dedi. Sesinde hiçbir heyecan yoktu. «Peki, ne olmuj?» «Evde mutlu olamadığım için evlendim, tevdiğim için değil.» «Görülmemiş bir şey değil ki bu.» Frances gözlerini serbest bir bakı?la Byron'a dikti. «Çözemediğim bir mesele var, Lord Byron. Bir erkek birtürlü anlamazsa bir kadın kendisinden hoşlandığını nasıl anlatabilir?» Byron bilârdo sopasını yeniden onun eline tutuîturdu. «Sizden hoşlanıyorum. efendim. îyi arkadaş olabileceğimize eminim» dersiniz, olur biter.» Frances sopasını gene bir yana att»; «ert bir tavırla değil, Caroline Lamb olsa öyle yapardı; uruicacık. «Sizden hoşlanıyorum, «fendim. İyi arkadaf olacağımıza eminim.» Sesi gene her yamanki gibi sakin, düzgündü. Byron onun ellerini ellerine aldı. İçinden: «Ellerini arkadaşça tutuyorum» diyordu. France» bir an bıraktı, sonra çabucak çekti. «Buna büe müsaade etmemeliydim, Lord Byron!» Gordon'ların öfkesi Byron'u birden bürüyflverdi. «Düşmanı saldınya kışkırtıyorrunuz, sonra sıkı bir savunmaya çekiliyorsunuz.» Frances: «Hayır, hayır!» diye sesini yükseltU. «Herneyse. sizin buz gibi ilguizlik zırhınızı deldim ya.» Francesâ « Hem de ne korkunç bir jekilde!» dedi. Şimdi sesi titriyordu. Byron biraz alaylı alayh güldü: «Hiç korkmayın benden. Kadınlan zorla baftan çıkaranlardan değilimdir ben. N» sabnm vardır, ne de kendimi beyenmişliğim; onun için, ilk adımı atıp saldınya geçmem, kadının yan yola kadar gelmesini beklerim.» Frances sapsan kesildi, «Ben ise, hiç düşünmeden, bunu yapbm.» Byron: «Yok canrm!» diye işi şakaya vurdu. cHayır, şunu kabul etmeliyim ki farkında olmadan cesaret verdim size. Sonra, siz bana dokunur dokunmaz aklım bajıma geldi, mahvoldugumu aaladım.» «Mahvoldugunuzu mu?» «Tehlikeyi ancak i | i|t*n geçtikttm aonra fark •debildim.» «Tehlike mil O kadar korkunç bir canavar mıyım ben, Frances'çigim?» Frances, o eski sakirüiğini yeniden biras bularak: «Hayır» dedi. «Kibarsınu, iyi kalplisiniz.. benim için de pek aziz bir insansınız.» Byron'un yüregi erir gibi oldu. Kadın takin bit hal takuunııtı »T^ij ^çî kaynıyordu* Byron tatlı bir «esle: «Demek iş işten geçti ha?» diye sordu. Frances: «Bunu söylemekte acele ettim» dedi. Şimdi sesi deminkinden de soğuktu.. Benim bütün aradığım plâtonik bir bağ.» Byron öfkeden çok sevinçle içini çekti. İlgi uyanmıştı ama, istek uyanmamıştı. Kendi kendıne konuşur gibi mırıldandı: «Yanında bir kadın bulunması tatlı bir duygu verir bana. Nereden geldığımi bilemedığim garip bir etki bu, çünkü siz kadınlara ben hiç de büyük bir değer vermem. Evet, dediğım gıbi, yanı başımda bır kadın bulunurken kendimle de, her şeyle de ba.ışık bir hal gelir üzerime. hatta, yanımdaki sevdiğim bir kadın olmasa büe. Kısacası, plâtonik bir bağ.» Frances, alaylı alaylı: «Teşekkür ederim» dedL «Erkeğin bir ılişki kurduğu kadın arkadaşı değildir, olamaz da. Anlaşıyorlarsa birbirlerinin sevgilisidirler, ilişki kesildi miydi de her şey olabılirler ama, arkada olamazlar.» «Pek feylesofça sözler bunlar, Lord Byron!» Byron gülümsedı, onu yeniden oyuna çağırdı. Bu kadın belki kendini aldatıyordu ama. onu aldatamazdı. «Plâtonik» sözünün üstünde durarak şu arkadaşlığı boyuna diline dolamış olması pek gülünçtü doğrusu. Byron'un vaktiyle kendisi için yazdı^ı gibi. şu Frances Webster de bir acemiydi, hem de pek acemi. Annabella konusunda da «arkadaşlık iyice gelişmiş, uçmak için iyi bir gün bekleyen bir aşktır» demiçti. Bunu şimdi, daha da doğru olarak. Frances için söyleyebilirdi O şimdi, ne kadar tehlikeli olursa olsun, en yakın tünek üzerine konmaktaydı. E.. kendisi kuş gibi. en yakm tünek üzerine konacak bir durumda bulunuyordu. İstek uyanmamıştı, öyle mi? Biraz uvanmıstı elbette ama. hiç de alev alev bir ihtiras halinde defil. Frances jaşırtacak kadar kötü oynayınca: «Aklınızı oyuna vemıiyorsunuz» dedi. «Benim niyetim de zaten aklımı oyuna vermemek.» «Benim niyetim de zaten aklımı cyuna vermemek.» Byron hafif bir kahkaha attı. Çifte anlamlı bir s8z! Frances'in aklı nasıl da aşka takılıp kalmıştıl Byron, içinden gelen bir isteğe kapılarak. onun büsbütün kışkırttı. «Pek namuslu olarak tanınmış bir genç kadınm, hınzır bir lordu daha görür görmez. eli eline değer değmez, çılgma dönüp, her türlü ayıbı bir yana bırakarak, şapkasını havalara fırlatıvarmeye kalkması insanın hem koltuklarını kabartıyor, hem de şaşırtıyor, Frances.» Frances'in gözieri iri irl açıldı ama sesi buz gibi çıktı: «Şapkam sıkı sıkı başımda, Lord Byron.» Frences Webster'in «plâtonikçilik» oyunu Byron kendi aralarında bu adı takmıştı ertesi hafta da sürdü. France» bir adım ileri atıyor, Byron da buna karşılık biraz ilerliyor, o zaman Frances, tüylerini hışırdata hışırdata, tüneğin öbür ucuna kaçıyordu. Bir kereslnde, gene bilârdo oynarlarken, yanağını yanağına değdirmesine ses çıkarmamış, aonra bir kız gibi çığhk atarak kaçmıştı. «Kocam.» onun çatısı aiUnda!» (Uevanu var) İSTANBUL tL RAOYOSU 11.55 Acılıs v e oroeram 12.00 Sızın icin 12.30 Minvatür müzik 13 00 Cesith Melodiler 13.30 Lied Saati 14 00 Tatil Melodlleri 15.00 Gencler icln 15.30 Caz Muziii 16.00 Cumartesi konseri 17.00 Cav Saati 17.30 Kucuk konser 18.00 İvı Aksamlar 18.30 Senfonik muzik 19 00 Hafif müzik 19.30 Aksam konseri 20.15 Genclerin sevdiklerl 2100 Fıkralar v e müzik 21.30 Ses müzifi 22.00 Gece konseri 22.30 Bu hafta Neler dlnleveceksınız 22.45 Karısık Sololar 23.00 GökkusaSl 23.30 Hafif sarkılar 24 00 Gece Yarısı icln 01.00 Proeram v e ksnanıs. D<B. DENİZ NAKLİYATI T.A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜeÜNDEN: 1 Teşekkülümüz gemileri ihtiyacı için 6 bin rnetr» branda satın almacaktır. 2 Bu işe ait şartname Teşekkü]ftmüz İkmâl Müdürlüğünden temin edilebilir. 3 İhaleye ait teklif rnektuplarımn 24/11/1967 cuma günü saat 14,30 a kadar İkmâl Müdurlüğüne tevdii ilân olunur. (Basın: 26012/13785) ASİSTAN AUNACAK Oman Fakıllesi Dekanlığından: Fakültemiz Orman Botaniği, Toprak Dmi ve Ekoloji, Orman Mahsullerini Değerlendirme; Orman Entomolojisi ve Koruma; Orman Hasüatı ve İktisadı; Orman İşletme İnşaatı; Ormancılık Coğrafyası ve Yakm Şark Ormancüığı; Geodezi ve Fotoğrametri Kürsülerine imtihanla Asistan alınacaktır. İsteklilerin Orman BaşmödürHiklerine gönderilmiş bulunan müracaat şartlannda kayıtlı evrakla birlikte en geç 30/11/1967 aksamma kadar Dekanlığımıza müracaat etmeleri. (Basın: 25581/13791) A N K A R A 06 25 06 30 07 OO 07.30 0 7 45 07 08 00 08.10 08 40 09.00 09 20 09 35 10 00 10 20 10 35 11.05 11.25 11 55 12 00 12 15 12 30 13.00 13.1S 13 35 14.00 14 15 15 15 15 20 16. 10 16 55 17 00 17.50 19 00 19 35 19.50 19 55 20.15 20.35 21.00 21.10 21 40 22 05 22 45 23 00 S3S0 24 00 İ LA N Antalya Aşir Aksu Göğüs Hastalıklan Hastahanesi Baştabibliğinden Hastahanemızın mutfak »uyu tçın (20.125.00) Ilra kejif bedelll su tasfie cıhazı ıle (7475 00) lıra keşıf bedetlı klorlama cihazı tşı 2490 $»" yılı kanun hukümlenne göre kapalı zarf usulil» ayn ayn eksiltmeyt konulmuştur. Eksiluııe 23.X1.1967 perşembe gunü Antalya Sağlık M0dürlüğünde toplanacak komısvon huzurunda «aat 10.00 da nı tasfiye cihazı, saat 11 00 de klorlama cıhazı 15i ayn ayn yapılacaktır. Geçlcl u minat su tasfiye cıhazı ıçın 1509^8 lira klorlama cihazj için 5«0^S liradır. Şartname ve keşif raportarı Ankara. Lrtanbul, lanlr v« Antalya Sağhk Müdürlüklerınde görülebilir. Tâliplerin ıstenilen belgelerle beraber teklif mektuplanna, ihale saatinden bir saat evveline kadar komisyona vermeleri. Postada vâki gecikmeler kabul edilmes. (Basın: 25325/13T92) Gümriik ve Tekel Bâkanlıgmdan 5383 sayılı Gümriik Kanunu hükümlerine göre bu yü Gümrük Komisyonculuğu imtihanı 14 Aralık 1967 Gümriik Komisyonculuğu yardımcılığı imtihanı da 15 Aralık 1967 günlerinde yalnız İstanbul ve İzmir Gümrükleri Bajmüdürlükleri ile Ankara Gümrük Müdürlügünde yapılacaktır. Bu lmtihanlara girmek isteyenlerin bulunduklan mıhal itibariyle yukarıda anılan en yakın Gümrük Bajmüdürlük ve Müdurlüğüne bu tarihten önce basvurmalan ilin olunur. (Basın: 2«25O A. 14665/13783) Acılıs. Droeram Gunavdın I Kove Haberler Gunavdın II Haberler ve Hava durumu Sabah müziSi Ankara'da Bucün Her Telden M. Gecevatmaz'dan türküler Ev icın Sabah konseri Arkası Yarın G. Akın'dan türküler H. Sozeri'den türküler CesitH muzik G. Sovler'den sarkılar Konser Saati Ara Haberler Z. Bozdai'dan türküler Kıbrıs Saati D. Balkan ve Ozbav'dan sarkılar Haberler. Reımt Gazetede Bueün Hafif müzlk K. ToDİulufundan »arkılar T. Karabulut'tan türküler Keklâm DroEraml&rı Ara Haberler Temsil Dılek kutusu Ara Haberler Cocuk Saati Reklâm nroeramları Haberler ve Hava dururnu f A. Akkıhc'tan türküler ' Uvkudan Önc» Genclik Saati A. Melik'ten sarkılar K. TonluluSundan türküler 24 Saatin Olavlan lt»lv»'d« müzlk Türk m. özel rjroKramı T. B. M. M. Saatl Habeler ve Hava durumu Caz müzlfl Gece varısına doferu Kaoanıı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog