Bugünden 1930'a 5,465,018 adet makale



Katalog


«
»

8AHİFEDÖBT 26 Nisan 1966 CUMHURtTET J a m e s TEHLİKE CCLOMBONUM ÇİVCCDU. 6U D o n c l !îHnHin.iH.Hi.n...is Müfide Zehra ERKİN tenine mayaiamak isterce kafasına geçirdi. Kulaklarına dolan seslerle Osman, Ahmedi heyecanla kucak varlığuıı birden bir titreşim sardı; •Ölüyorum.. ölüyorum!» diye, dü layarak; «Gidip de dönmeyecek gibi konıı? şündü bir kez.. Ölüm sehpasında ma, dedi; Bir saat içinde burada ol elektrik cereyanına tutulan kişiler mağa çalış.. Yarma kalırsan bizi gibi gerinerek, can havliyle bağırbulamazsın, çünkü, hepimiz sahil dı; «Adaletsizlik bu.. Adaletsizlik!. lere koşmak istekleriyle doluyo olamaz!. oîamaz.. Türk donanmasının yardımına kimse sakınca olaruz!» Ahmet burkularak duraksadı.. 1 maz!» çinden akan acılan yutmaya çalıOsman, yaşamla olan ilişkiyi yışarak; tirdi, bir süre; Ne, sakmcah yolla «Tekin bir yolculuğa çıkmıyoruz, ra atılan Ahmedi, ne de çöplüğe adedi; Mahallenin Rum muhasara banan arkadaşlarmı düşünemez ol smda olduğunu biliyorum.. Bu işi, du. Bu süreki, elektrik cereyanı gö Haluğu almadan yapabilmek ister revini yapmış, kapkara bir ceset bı dim.. belki bir yolunu bulur, onu rakmıştı todrum kaüna! Diğerlegönderirim..» Bir nebze daha yut rinden ayruıtısı, içinin kara ve yakunarak; «yaşama olan tutunağun nık. dışının. canlı bir insan görün sade karım ve doğacak çocuğum tüsünde oluşu.. suçlunun değil, hak dur, diye ekledi; Onlar için sağ lının kavruîuşu!.. Adaletin, 20 nci kalmaya çalışacağım fakat!.. onla asır dünyasında bile, bile çiğnenirı koruyacağına söz ver.. verecek şiydi!. sin değil mi?» Ömer, sevinç kasırgası içinde, ba«Hepimiz varlıklarımızı Tanrıya taryayı göğsüne bastıra, bastıra deh emanet ettik.. Dünyadaki görevimiz lize girdiei zaman, böylesine bar se, birbirimiz için güçlenmek ve sağ görüntüyle karşılaştı. Ciğerlerinin kalmaya çalışmakür* diye cevapla alı«amadıg^ temiz havayı dışan atdı Osman, ona tekrar sarılarak.. mak isterce Osmanm üstüne atılarak: •Ne oluyorsun? diye söylendi; «Tamam!» işaretini verdi, ilk çıKendine gel. sağlıcakla karşındakan gözcü.. Hortlaklar ülkesinde define arar yım bana bak.. bataryaya bak! Her yan Türk bayraklarıyla donanmış, gibi baş ladılar çabaya.. Girne yoluna koşunduGözcü. «caddeye çıktılar sağlı arkadaşlar yırtınarak, sarsmağa baş lar, diye cakla!» diye işaretledi, tekrar. ladı onu.. Adaleleri çelikleşmişce çamura Osman gozlerini azıcık aralayınca, saplanmış arabayı havalandırdılar. Osman. dışarıdakilerden ayrı, eş karşı?ındaki enerji dolıı varlığı izsiz bir heyecan içindeydi; Dudak ledi. Eşsiz bir ayaklanışla; «Bırak o bataryayı.. o nesneyi fır larını kemire kemire dehlizde bir süre dolandı. Uzun yollar arşınla lat bir köşeye. diye çıkıştı.. Sonra, mış gibi bacaklannda ezgin bir acı mıhlandıâ; yerden bir nebze kıpırsezince, başını avuçları arasına ala dadı.. Arkadaşının ruhunda açılacak rak, yüzünü kapıya çevirirce yere yarayı gönnekten sakınırca gözlsri ni yumarak: çöktü. Sol bacağmı kıçının altına büküp, daha çok sızlayan sağ ba«Batarya gereksiz kaldı. diye ke cağını boylu boyunca uzattı. «Me keledi; Telsiz yeni bir bildiri verzarda yaşayanlar olabilir!» diye dü di! Sana aynen açıklayacağım; şündü, kendi kendine.. Fakat, bu • Altıncı Amerikan filosu. Kıbrıs düşünce ona çok pahalıya mal ol deniz sulanmn pek yakınında madu; nevra yapıyor! Donanmanın geüşiYaşayan kişinin hareket etmesi ne değinen bir konuşma yapmayın. gerektiğini bildirmek istiyordu, san yayını erteleyin!» ki bir kuvvet; Telsiz, cızır cızır ses cErtelemek mi Ertelenen ne! Ya lenmeğe başlamıştı.. Yaşama yeni yın mı, donanmanın gelişi mi? Degelmiş gibi fırladı yerinden.. Tek lirmişsin.. çıldırmışsın» aptallaşmış ayağı üstünde zıplayarak, biritleri sın.. Ne scylediğini bilmeyen bir 55 Ç.IKMAZSAM İNTEJZ% l'TALYAN POLİSfNIN O/ACAĞ/A// UKİUTKAA. «•#•!•*••••••••• ••••«••••••••••a ••••••••••'•••a* ••••••••••••«••• Nimbüs • lllflUltUII*ltUMI«ttilli«M«IIIMM*IMIIMUtltlMI •••«•••••••••••••••a •••«••••••••••••••a» ***•*•••••••••*••••••••••••••••••«*« ii:!;i!;;;;i;i;i; T i f ffany J o n e s 'IFFANY JONES »• • » # * • •• • • ifiıtttfiıı I S T A N B U L A N K A RA konu ve resim: Ayhan Başoğlu İLONA 6.25 Açılış 6.30 Günaydın 6.25 Açılış 6.30 Günaydın 7.00 Köye haberler 7.05 Saz eser 7.00 Köye haberler 7.05 Sabah leri 7.25 Sabah melo. 7.45 Ha müz. 7 25 Türküler 7.45 Haberberler 8 00 Istanbulda bugün ler 8.00 Ankarada bugün 8.10 8.05 Turküler 8.20 K. ilânlar Sabah kon. 8.25 Her telden 8.25 Bu sabah sizinle 8.40 Radife 9.00 Hafif mîz. 9.15 Sorunlarımız Ertenden sarkılar 9.00 Keman 10.00 Arkası yarın 10.20 K. soloları 9.15 Turküler 9.30 Ka haberler 10 25 Günerl Tecerden dın ve ev 9.50 Valsler 10.05 şarkılar 10.45 Eğitim radyosu Arkası yarın 10.25 K. haberler 11.45 Konser saati 12.15 Kıbrıs 10.30 Sabah kon. 1100 Necdet saati 12.25 K. ilânlar 12.30 Ciciden şarkılar 11.20 Trafik Şarkılar 13.00 Haberler 13.20 11.25 Oyun havaları 11.40 Oda Plâklar 13.30 Reklâmlar 14.00 rtıüz. 12.00 Sarkılar 12 20 Orhan Dans müz. 14.20 Sevim Süerden Avşar ork. 12.35 K. ilânlar sarkılar 14.400 Mustafa Geceyat12.40 Gülseren Güvenliden çarkjlar mazdnn türk*jler 14.55 K. haberler 13.00 Haberler 13.20 Caz albüm 15 00 Eğiiira radyosu 16.00 K. leri 13.40 İleri Türk müz. kon. ilânlar 1605 Melodiden melo. korosu 14.00 Eğitim radyosu 16.35 Hüseyin Gökmenden şarkılar 14.45 Nihat Mercanlıdan turküler 16.55 K. haberler 17.00 Caz müz. 1720 Traiik 17.25 İncesazdan 15.00 Kapanış. 16.55 Açılış 17.00 Yurdun sesl Segâh fash 17.55 K. ilânlar 17.25 Boğaziçi ork. 17.40 Ço 19.40 K. ilânlar 19.45 Uykudan cuklar için 17.55 K. ilânlar önce 19.50 Kutlu Payaslıdan şar18.00 Reklâmlar 19.00 Haberler kılar 20.13 K. konser 20.25 K. 19.40 K. ilânlar 19.45 Türküler ilânlar 20.30 Turhan Karabuluttan 20.00 Spor yankıları 20.15 Özdal türküler 20.45 Cigan miizigi Kaleden şaıkılar 20.35 Beş hata 21.00 K. haberler 21 05 Salı progvar bulur musunuz? 21.00 K. ha ramları 21.25 Klâsik Türk müz. berler 21.05 Bir konçerto 21.25 korosu 21.55 Turizm 22.00 Bu Şarkılar 21.45 Gençler için akşamın plâjı 22.05 T.B.M.M. Akoldan türküler 22.00 Reklâmlar 22.45 Haberler saati 22.3H> Nevin 23 00 Her haita Haberler 23.00 Radyo senfoni orkesrrası 22.45yorumcu Gece yarısma 23.45 23.30 Lied saati 23.45 Gece müz. bir doğnı 24.90 Kapanış. 24.00 Kapanış. tSTANBUL İL RAIIYOSU ANKAKA İL RADYOSl) 17.55 Açıhş 18.00 İyi akşamlar 17.55 Açılış 18.00 Bir solist. bir 18.30 Minyatür müz. 19.00 Çe topluluk 18.30 K. konser 19.00 şitli melo. 19.30 Akşam kon. Caz müziği 19 30 Sonat saati 20.15 Günümüzün melo. 2.00 Gece 20.00 Film melodileri 20.30 Çağdaş kon. 21.45 Hafif müz. 22.00 Fransız mtzikçileri 21.00 Dilek Caz saati 22.30 Konçertolar 23.00 pmarı 22 00 Gece kon. 23.00 Hafif müz. 23.30 Dans edelim Dünyanın dört bucağından 23.30 24.00 Hafif şarkılar 00 30 Gecenin Gece yarısıca doğru 24 0* Gece ve müz. 1 00 Kapanış. seslenişi 1.00 Kapanış. adam olmuşsun.. olmuşsun!» Ömer, gözleri kararmışca atılıverdi çıkış kapısrna; «Gidiyorum, di ye bağırdı. Gözümle görmek, kulağımia duymak istiyorum herşeyiDağlara, bayırlara gidiyorum.. Nereye olursa olsun gidiyorum!» 1964 Şubat ayının son haftası.. Günün yarısını gösteriyordu, saat.. Sabahın erkenliğinde şehri bulayan sessizlik, birdenbire yırtılmış, sokakları şaşkın bir trafik kaplamıştı.. Evlere tıkılı Türk halkı Bayrak Radyosunun durmadan çaldığı milli marşları ve sokağa çıkma yasağının sürdüğünü dinlemekteydiler.. Donanmanın geüşıne denli hiçbir duyuru yapılmamış*.ı, bu saate dek.. Ezgili bir yaıının yanaşmakta olduğunu herkes sezmekte, yine de o büyük umuda inatla sanlmaktaydı: «Gerçekler anlaşılacak, Türkler bu çileli günleri geride bırakacak mutlak!» düşüncesiyle, bakışlar, radyo düğmelerinde mıhlanmıştı. Pancuriar kapah olduğu için sokaklarda olup bitenlerden habersizdı. sivil halk; sessizliğin süregitmesi için avuçlarını uzatarak dua edenler, evlât ve kocalarının ne gibi kaynaşa kapıldığını bilemezdi, bu saatte Türkiyenin çıkarma yapacağl korkusuyla mevzilerini boşaltan Rumlar, birdenbire mevzilere dönmüş. sonsuz bir işgüzariıkla silâh yığınağı yapmağa başlamışlardı.. Arabuluculuk görevlisı Ingilizler, bu hazırlıkları izlemekteydiler. Sabahın erken saatlerinde Elçilik damına serilen Ingiliz bayrağı, oradan alınıp, direğe çekilmişti.. İngiliz askerî arabaları Yeşil Hat boyunca dizgide, içlerindeki askerlerin gözleriyse, gökyüzündeydi. Keşif sloganıyla havalanıp, resim çekmek amaciyle dolanan helikopterlerin, bir an evvel, kampa inmesini gözlemekteydiler. Sokak aralarında bekleşen Ingilizler, koşar adımlarla geçen Türk polislerine halkın dışan çıkmasına sakınca olmalannı ve Türk mücahitlerinin herhangi bir atılgıya aracı olmamalarını salık veriyorlardı.. Kızılay arabalan, yiyecek dağıtımını tamamlamış, Hisarların gerisindeki yoldan, Türk mevzilerinin içine dalmışlardı.. Bodrum katının çileli yönetici» si Osmansa, durmadan verilen bildirileri teype alıyor, arkadaşları gelir de gürültüler yüzünden sezemez kuşkusuyla, bakışlarını kapıdan ayırmamağa çahşıyordu.. Telsiz, Rumların büyük bir kuv vetle Bozdağa saldırdığını bildirdi, birden.. Hamit Mandıralan ve etrafındaki köyleri korumak amaciyle, Girne dağlarında mevzileyen Türk mücahitlerinin savun ma durumuna geçtiğini açıkladı.. Hamitköy, Osmanın duvağını açmağa bile ara bulamadığı sevgili eşinin ve tüm bildiklerinin sığındığı yerdi! Ezgi şeridi boynuna dolanmış, onu boğarca sıkmağa başlamıştı.. «Bir yolunu bulup, atılmalıyım dışarı. felâket, felâket!» diye düşünerek, şaşkınca kapıya doğru yürüdü.. Fakat birden, varlığını dondurucu sesler geldi kulaklanna. Bodrum katını dolduran radyo parazitlerini bastıracak dek keskin olan bu sesleri çıldırmış olduğunu sanarca dinledi, bir kez.. Sonra, gerçek bir çılgın gibi oda" nın içinde dolanmağa, kafese sokulmuş bir aslan gibi dolanmağa başladı.. Kükreyişini duyan sade kendisiydi.. Dışandaki ölüm çığhkları yanında bir aslan kükreyişi bile cılız kalıyordu. Cılız, beceriksiz, eli kolu ba|lı bu aslan. dışan atılmak isteğinden birden cayarak, yelelerinı savururca telsize atıldı.. Telsiz, «Lefkoşenin dört yanı ateş içinde.. sokağa çıkma yasağının sürdüğünü sık sık duyurun, sık sık yayınlayın» diye bildiri» yordu Silâh sesleri cehennemin dünyaya geldiğini haykırmağa başlamıştı, her yana. Adanın diğer yanlarında kuduran Rumların kudurganlığı. Lefkoşedeki soydaşlarına da bulaşıvermişti Türk semtlerini koruyan mücahitlerin önemli sayısı, dağlara ve sahillere yönelmiş olduğu için, bu kızgın ateşe şehrin nzun süre dayanamıyacağı kanısındaydı, Rumlar.. tngiliz arabulucular, yarım saat süresince nefesle. silâhla «Durun.. Ateşi durdurun!» ihtarı yap mışlar, sonra, elleri kolları yaralanan askerlerini kucaklıyarak, ateş alanmdan uzakls^mışlardı. (Arkası var) AYSE İLE ALi V JÖJPİ i 3/8 SAATLERİ İzmir Ortaokul Yaptırılacak Valiliğinden Anhyamadın mı hâlâ, neden, bir değil de beş müdür yardımcımız var? Aşkolsnn sana, ne var anlaşılmıyacak? Çünkü umıım müdürün beş kızı var. tn?7 25 O da Pista ile tanışıp el sıkıştıktan sonra hemen makinesinin üs tüne eğilmiş ve işine devama baş lamıştı. Bizim mnhaveremize iştirak etmemiş, yammııa gelmemişti. Saatıma baktım, yarımdı. Evet, dedi rehberlerden biri, ne onun ne de ötekilerden birinin adını aklımda tutmamıştım, onnn için hançisi olduğnnu bilmiyordum. Sözüne devam etti adam Görüyorum ki bu ziyaretten yoruldunuz artık. doğm değü mi?. Verecefim cevabın tesirini asaltmak için en tatlı halimle tebessfim ederek: Oldukça, diye cevap verdim. O da pildü. Anlamıştım öyle oldnğnna. Slzin mesleğiniı nedir? Mesleflm mi? Bana daha ko lay sornlar sorunnz. Gerçekten bn o kadar zor muydu? Şu anda hiç bir işim yok. Ünivcrsite tahsilirai yarıda bı • raktım. O yüzden şu anda ihtisasını tamamlamamış bir asis tandan başka bir şey degilim. Cevabımla yetinmiş gibi gö • ründü. Bona bir cevap denile • bilirııe! Sonra sanatın önemliliği üzerine bir konuşma başladı. Daha sonra okumuş oldnga bir kitaptan söz açıp bir övgüye jeçti. Bana bn kitabı oknynp o Yazan: İmra SAKARDİ komadığımı sordu. Ezberden par çalar söylüyordn. Benim ise aklım başka yerlerde, durmadan kafamı salhyordum. Bn konu üzerinde karşıhklı fikirler beyan ettik. Oknmadığun başka bir kitaba geçti. Ben yine sanki biliyormnşum gibi davrandım. Ne güzel bir konuşma yaptık degil mi diyordu? Ben de onunla aynı fikirdeyim. Hiç degilse sonunda bir konuşma imkânı bulmnştuk. Daha sonra bu çiftlikte bir çok şeylerden yoksun olduklarından yakındı. Ne talihsiılikti değil mi, burada baskentteki gibi ne tiyatro ve sinemanın bnlnnmaması?. Şttphesiz Kaposavoraya gidilince bazı şeyler görmek imkânı vardı. Ama orası da uzak oldnğnndan sık sık gidip gelmek mümkün değildi. Kaldı ki, orada da zaten bir tek tiyatro vardı. Bir seçme yapmak imkânı mevcut degildi. Elhasıl buradakilerle yetinmek zorundaydılar. Yani televizyonla. Televizyonds ise eski filimlerden başka bir şey yoktu ilgi çekici olan. Her geee de bnnlara tahammül edilemesdi, kala kala radyo ile elde mevolduğu görülüyordn. Bizle tanıcut kitaplar kalıyordn. Tam yarım saat sonra öğien şacağı için acele süslenmişti. Kıyemegi yememiz teklif edildi. zara bozara «sizin daha erken Direktör cdul» olduğnndan do geleceginizi umuyordum, o yüzlayı özür diledi, ailesi tatile git den yemek biraz fazla kızardı» tiğinden, kendisi de kantinde dedi. yiyordu. Tam müdfirle bu ko Müdür şakalaşıyor, teklifsiz nuşmayı yaparken tarıra uzma kelimeler kullanıp takılıyordu. nı bir çocuk yollıyarak karısı Hemen iki yavrusunu bnlup genı yemeğe bekledigini bildirdi tirdi. Büyüğü 12, küçüğü 10 yamüdürle birlikte. şındaydı. Yüzlerinin bol sa Henüz bitmemiş bir takım ev bunla yıkanıp parlatıldığı görülerin yanından geçerken müdür lüyordu. lyi ve sevimli çocuklarbir evi işaret ederek: dı canlı bakışlan vardı. Kendi Szabo yoldaş, dedi. Siz şu lerine sorulan şeylere gülnmseevde oturacaksınız. Eyiul sonn yerek eevaplar veriyorlardı. taşınabilirsiniz sanıyorum. Te Dersleri nasıl gidiyordu? Kaç mekten sonra istersenis evi ge tane kötfi not almışlardı bugün zebilirsiniz. ve buna benzer şeyler. En güGittiğimiz evin sahibi, daha zel tebessümümle sırıtmağa çaönce inşa edilmlş synı tipte bir üşıyordum. Ev sahibemiz, yeevde oturuyordn. Evin etrafında mefin çok sade olacağını haber çimle ve bir sıra çiçek vardı. E verdi. Sonra masanın etrafında vin önünde ilk göze çarpan şey. yerlerimizi aldık. Kalabalık • yeni dikilmiş kavaklar oluyorça olduğnmuz için bir tahta ilâdn, »şağı yukarı iki metre bo yundaydılar. Kısaca yeni dikil vesi ile uzatılnuştı masa ve hemiş bitkilerden fbaret afak bir men bütün odayı kaplamıştı. Yaparktı gnrası. Ev sabibesi SSİO ni masa büyük değildi de aksiyaşlarında, düzgün hatlari olan ne oda çok küçüktfl. Apartıman bir kadındı. Tüzünde rahatsız üç odadan ibarettl ve tıkış tıkış lıktan ileri (elen bir yorgunluk (Uevaroı var) Çeviren: Handan SELÇUK 1 Iznur Mersinii'de yapüacak olan 1439704,39 lira keşif bedelli 12 derslikli ortaokul inşaatı kapalı zarf usulü ile eksiltmeye çıkarılmıştır. 2 Geçici teminatı 56941.13 liradır. 3 Eksiltme evrakı mesaî saatleri içinde Izmir Bayındırlık Müdürlüğünde görülebilir. 4 İsteklilerin gerçek tek kişi veya tüzel kişi olması şarttır. (Hususî ve tescil edilmemis ortaklıklar kabul edilmez). 5 İhalesi 11 mayıs 1966 çarşamba günü saat 11.00 de İzmir Hükumet Konağrnda Bayındırbk Müdürlüğü odasında Bayındrrlık Eksiltme Komisyonunca yapüacaktrr. + 6 steklilerin, Bayındırlık Bakanliğından aimış olduklan (C) grupundan keşif bedeli kadar müteahiıitlik karnesi, 101986.00 liralık malî yeterlik belgesi, teknik personel beyannamesi, plân ve teçhizat beyannamesi, taahhüt beyannamesini dilekçelerine eklejTİp 6/5/966 günü saat 17.00 ye kadar Valiliğe müracaatla yeterlik belgesi *lmalan şarttır. 7 İsteklilerin. yeterlik belgesi, geçici teminat mukabili 56941.13 liralık banka makbuz veya mektubu, 1966 yılına ait Ticaret Odası vesikası, teklif mektuplarını muhtevi kapalı zarflarını 2490 sayılj kanunun tarifaü dahilinde hazırlayarak ihale saatinden engeç "oir saat evveline kadar Komisyon Başkanlığına makbuz mukabilinde vermeleri ilân olunur. 8 Yeterlik belgesi için telgrafla müracaat ve postada vâki olacak gecikmeler kabul edilmez. (Basm I. 1372 11461/4492) İLÂN İstanbul Sular İdaresi Umum Müdürlüğünden Terkos sosyal tesisi inşaatı kapah zarf usulütieihaleye çıkanlmıştır. Muhammen bedeli 550.421.83 lira olup muvakkat teminatı 35.000.00 liradır. Şartnamesi 75.00 lira mukabilinde idare veznesinden temin edilebilir. Taliplerin engeç öıale tarüünden bir hafta evvel idareye yazıb olarak müracaatla, 1 Bir deiada ikmâl edilmiş muvakkat ve katî kabulü yapüımş olması şartiyle, a) 575.000.00 TL. Uk bir işi bilfiil müteahhit olarak yapmış olduğunu veya, b) 865.000.00 TL. Uk bir işin başmdan sonuna kadar Inşaat Mühendisi veya Mimar sıfatiyle şantiye şefliğini yaptığını veya, c) 1J.50 000.00 TL. lık bir işin başından sonuna kadar Inşaat Mühendisi, veya Mimar sıfatiyle kontrolluğunu ifa et+iğini tevsik eder belgeyi, 2 175.000.00 TL. Banka referans mektubunu, 3 Mühendis olmayan müteahhit şantiye şefi olarak tâyin edeceği inşaat mühendisi veya mimardan peşinen alacağı Noter teahhütnanıesini, 4 Terkos Fabrikası Müdürlüğunden inşaat mahallini gördüğüne dair belgeyi, ibraz etmesi ve İdareden ehliyet vesikası alması şarttır. Idare işbu ehliyet vesikasmı verip vermemekte tamamen serbesttir. İsteklilerin şartnamesi dahiünde hazırlayacaklan kapalı teklif mektuplarını en geç 12.5.1966 perşembe günü saat 14.00 e kadar Beyoğlu İstiklâl Caddesinde ^ransız Çıkmazındaki İdare Merkezrnde Müdürler Kurulu Sekreterliğine venneleri ilân oiunur. İdare ilısleyi yapıp yapmamakta ve dilediğine yapmakta serbesttir. (Basın 11760/4490) PTT Genel Müdürlüğünden t L ÂN Genel Müdürlüğüraüz teşkilâtında ve Ankara Bölge Başmüdürlüğünde çalıştınlmak ve ücreti ehliyetine göre takdir olunmak üzere Fransızca ve İngilizce veya yalnız Fransızca bilir iki sözleşmeli mütercim almacaktır. İsteklilerin şartlan ögrenmek üzere 9/5/1966 pazartesi günü akşamına kadar Ankarada Posta Dairesi Başkanlığına başvurmalan rica olunur. (Basın 11718 A. 4212/4489}
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog