Bugünden 1930'a 5,439,944 adet makale



Katalog


«
»

SAHÎFEİKÎ 10 Nisan 1966 CUMHURÎYET TÜRKİYE'deki AMERİKAN PERSONEU A M Kenan ESENGiN •••*> •••• •••• •••> •;•; •••• •••*> •••• •••• •••t •••• •••• •••• 5:3 •••• İ • ••• ••!• Değişiklik illeti Yeni sistem alış veriş Tam tarifelisi azınlıkta Kazanmak yok Kelimelerle oynamayı sever misiniz? Her gün şaşırıyoruz Buna da şükür öğrenciler, subaylar, işçiler yan fiyatla yolculuk ederlermiş. Zararın da bundan Ueri geldiği iddia ediliyor. Bu liste tamam değil gibi görünüyor. Daha başkalan da oiacak. Meselâ miUetvekilleri unutulmuş. Ama, dahası olsa da olmasa da. mesele oldukça önemli. Kimsenın ucuz tarifeden faydalanmasına bir şey demek hakkımız ve haddimiz değil. Yalnız, esasen zararda bulunan bir işletmenin başına fazla «Cs» leri yok «tesis» var. peki kabul ama «tesis» lerde ne var? Dedim ya, hoş şeydir kelime oyunu. Gardrop Atatürkçüleri ve Ahmet Ali Bir zavallı vatandaş adı Ahmet Ali tzmirde Atatürk heykelini kırmak istemiştir. Öfkeleri üstüne çekmiştir. Sağduyu sahibi çok kişi : Ne günlere kaldık diye düsüncelere dalmıştır. Gençler protesto yürüyüşü yapmak istemislerdir. Şimdi çeşitli ilerici kurumiar, en büyük Türke yapılmıs olan bu saygısızlığı lânetliyeceklerdir. Bildiriler yayınlanacak, demeçler verilecektir. Ve olay, bir başka zavallı vatandaşın, bir başka günde, bir başka yerde, bir baska Atatürk heykeline hücum edeceği bir başka güne kadar unutulacaktır. Zavallı Ahmet Ali'nin gazetelerde çıkan resmine baktım. Cehalete adadıklanmızdan biri. Gözleri karanlıga karanlık bakıyor. Demiş ki gazetecilere : « Atatürk eski harfleri kaldırdı. Halk peygarnberin izinde değil Atatürk'ün izinde yürüyor. Rüyamda Allahı gördüm. Heykeli yıkmamı istedi. Idama kadar kanım helâl olsun..» Tuhaf bir raslantıyla dün masamın üstünde Iç Hastalıklan Vımanı Dr. Tahsin Kayhan'dan gelmis bir mektup bulmustura. Bazı satırlarım beraberce okuyalım. Diyor ki sayın okuyucumuz : « Her Muslüman gibi ben de Kurban Bayramı sabahı namaz için Fındıkzade'dekı evimin yakınında olan camie gittim. Şimdi size sinirlenerek susturduğum vaaz veren şahsın birkaç sözünü yazıyorum. Mübarek adam: cMemleketin birçok yerlerinde bazı şahısların heykellerı vardır Bazı evlerde, dairelerde gene aynı kimselerin resımleri asılmaktadır. ve Müslümanlar bu putlara gösterdikleri sevgi vüzünden Allah'ı unutmuslardır. Bunlar cehennemlik, anarsist, bozguncu ve namussuz solculardır. Böyleleriyle konuşmıyacak, bulduğunuz yerde ezeceksiniz onları.» Evet, Atatürkü sevenler solcularmış bu yobaz efendiye göre Atatürkü sevmekle solcu olacaksam, bin defa, on bin defa. yüz bin defa solcuyum ben de Nevse bizim muhit biraz uyanıktır da adam ikazımla sustu. Ama ya Anadoluda ne oluyor?.» Sayın okurucumuza ben söyliveyim: Tanık oldujn olayın yüzlerce benzeri Anadoluda vüriirlüktedir. Ve elbetteki camideki vaazlarla dolnıus cahil vatandaş eline baltayı alıp hevkel kırmaya çidecektir. Gerçekte böylesine aldatılmış ve zavallı vatandaşın hiçbir suçn voktur. Asıl suç, simdiye dek Atatürkrülügü gardrop Atatürkçülüfünden öteye çötüremiyen cahil ve çıkarcı okumuslardadır. Bunlar Atatürkçülüğü nasıl anlamıslardır? Kıravat takmak, sapka giymek, dans etmek. apartmanda oturmak, kadınların açık elbiselerle eezmesinden yana olmak . Gardrop Atatürkçülerinin kafasındaki Batılılasma budur! Ovsa Afrikanın en geri «5mürgelerinde bile Avrupa hayat sartlarını maymun gibi taklit eden bir mutlu azmlık bulunur. Ve oralarda da halk bizimki gibi karanlıgın bataiında vaşar. Atatürk'ün hevkelini baltayla kırmava cıkan Ahmet Ali'ye hiç öfkelenmivelim; kendimiz" kızalım. Biz Atatürkeülügü halktan avn dü«müs bir alafranralık hal;ne sokarsak. elbette yönetimi ele eeciren baz^ kompradorlar vnbazlarla isb'rliğine çirmek imkânını bulacaklar. elbette Atatürk düsmanlıfeını tslâm dininin çeşitli kurumlarında bayrak eibi daUalandıracaklar. ve elbette karanlıkta bıraktığımız milyonlarca vatandaş arasında bazıları çıkıp Atatürk'ün hevkellerine balta sallıyacaklar. Ben Ahmet Ali've defil, «Atatürkçüyüm diye kentlerde halk diişmanliîi yapan Gardroo Atatürkçülerine kızıyorum. Onlar ki toprak reformnna karşı çıkarlar, onlar ki petrollerin millilestirilmesine karsı dururlar, onlar ki madenleri yabancıUra peskes çekerler, onlar ki nvdulukta direnirlcr. onlar ki Atatürkün «tstiklâli tam» ilkesine karsıdırlar. onlar ki halk çıkanna yapılacak hütiin reform tedbirlerinin karşısına mutlu azınlığın bir temsilrsi eibi dikilirler.. hte Atatürkçülüğü batıran kişiler bunlardır. Zavallı hacıların, bocaların, softaların, mollaların, Kur'an ve Hafız Kursunda aldatılan yavrulann, tmamHatip Okullarına girip de militan gibi jretistixilenlerin, fskirfıksra (•cnMarının hiçhirkabahati S»kt»r " ; " " ' ' " Türkiyede komprador eşraf afa yobaz anlaşması yeni def>l ki! Tâ Milli Kurtuluş Savasında, Hilâfet, Dürrizade eliyle Atatürk'iin boynuna idam fetvasını asmıştı. Türkiyede devrimciler Gardrop Atatürkçülügünden kurtulmadan hiçbir seye çare bulamıyacaklar, arada sırada bir zavallı Abmet Ali'ye öfkeienip Atatürkçülügün icabını yerine retirdim sanacaklardır. Ahmet Ali'ye kızmakla Atatürkçüluk olmaz... Zavallı Ahmet merikan dostlarımızın, Türkiye'deki durumları, ikili anlaşmalar ve çeşitli personelin davranışları tenkid edilince veya söz konosu olunca bazı çevreler maksatlı olarak bunu bir NATO aleyhtarlığı gibi göstermeğe çalışıyorlar. Birtakım sommlo kişilerin de bu yönde hareket ettikleri gözden kaçmıyor. Oysa NATO, yani Knıey Atlantik Antlaşman başka, bizim istediklerimiz başka seylerdir. NATO başka, ikili anlaşmalar ve Türkiye'de NATO dışı bulundurulan fazla Amerikalı personelin durumu başka bir konudnr. Herkes biliyor ki, NATO siyasî bir ihtiyaçtan doğmuştur. O bir müşterek savnnma paktıdır. tkinci Dünya Savaşından sonra yeryüzünde barışı korumak ve milletlerarası anlaşmazlıkları gidermek için büyük ideallerle yeni kurulmuş olan Birleşmiş Milletler Teşkilâtına güvenüiyordu. Fakat kısa bir süre sonra, özel olarak Sovyet politikasının gidişi bn ümidi bosa çıkarmıştı. Dünya ve Batı yeniden endişelere düsmüş, Avrupa'nın güvenliği tehlikeye mâruzdu, Doeuya kar91 birlesmek zarureti gün geçtikçe kendisini gösteriyordu. NATO bu ihtiyaçtan doğdu. Türkiye'de kendi varlıgını korumak, güvenliğini sağlamak zorunda idi. Batı ve Dofu blokları arasmda tarafsız kalamazdı. Doğu blokunun arzuları belli olmuştn. Tiirkiye'den toprak ve üsIer isteniliyordu. Ikinci Dünya Savaşından hemen sonra gelişmeye baslıyan bn yeni siyasî durum ve tehlike karşısında Türkiye'nin yerinin de Batı savunma bloku olması normaldi. Memleketimizin jeopolitik ve stratejik durumu da bizi bu yöne çekiyordu. NATO'ya bu amaçla ve kendi arzumuzla girdik. Ona memleketimizin dünya ölçüsündeki önemli ağırlığını ve milli gücümüzü de biitün samimiyetimizle katarak ve büyük fedakârhklarla kalkan olduk. Bugün de NATO antlasmasına yine samimi ve gönülden bağlıyız. Bizim şikâyetimiz NATO'dan degildir. Türk milleti daima ittifaklanna bağlı kalmış ve bu ugurda her çeşit fedakârlıktan çekinmemiştir. Zonguldak MUletvekill tiyazlar kötü davranışlara ve pervasız hareketlere yol açmaktadır. Bunlar yardıra bölümünden çok üstün ayhklar almakta, yaşayışları iyi kontrol edilmemektedirler. Çeşitli boşluklardan ve müsamahadan faydalanarak kaçakçılık yapmaktadırlar. Tiyeceklerine kadar dışardan getirmekte ve birçok kişisel eşya, araç ve gereçlerinl kaçak olarak satmaktadırlar. Tardım bölümünden ölçfisüz para almalan ve sarfetmeleri Türk toplumunun sosyal ve moral bünyesi üzerinde olumsuz etkiler yapmaktadır. Tezatlar, kıskançlıklar, nefretler uyandırmaktadır. tlk safhada olduğu gibi birçok bölümde teknisyen ve uzmanlara da artık ihtiyaç kalmamıştır. îzmir ve Ankara'daki NATO karargâhlannın personel statüsü bellidir. Bunların sayılarının çok üstünde surada burada vazifeleri dahi bilinmiyen Amerikalı sivil ve asker kişiler aynı kadrolarda gözükerek gelişi güzel dolaşmakta ve toplumun duygulannı zedelemektedirler. Her gün şaşırıyoruz 1 Değışiklik illeti ruz. Son olarak İl Genel Meclisi İs tanbul civannda bulunan iki köyün (Terkos ve İstırancanın) isimlerini değiştirmiş birini Ourusu, ötekini de Binkılık vapnııs. Fakat, halkın şikâyeti üzerine, şimdi yine, eski isimlerinin tadcsine karar vermiş. Vermiş ama, ona karar verirken, bu sefer, Pavli adasının i.şmini değiştirme işini ele almış. Bu husustaki teklif de Komisyona bavale edUrniş. Ne isteriz bu isim değiştirmekten, anlamam. Köy isimlerini, sokak isimlerini, hattâ semt isinıle* rini habire defiştirirler. Bir zamanlar, dalkavukluk modasuıa uyularak, gezi yapar «tniinü gezisi», stadyom yapar «İnönü stadyomu» derlerdi. Halbuki aepimiz o geziye «Taksim gezisi», o stadyoma da «Dolmabahçe stadı» demekten hiç bir zaman vazgeçmedik. Korkanm, günün birinde, birl çıkacak «Paşa» lık kalktı gerekçesiyle Haydarpaşa, Kasımapa, Ayn7Ttaşa eibi semtlere de. General Haydar, General Kasım General Ayaz isimlerinin veriime«:ini «stiyecek. Ama, bizim ımamlar ne yaparlarsa yapsınlar. bereket versin, cemaat bildiğini okuyor. sütunlarda bir kaç defa B nsettik. bir isim değiştinne bahŞu merakından türlü kurtulamıyo Sonuç merikalı dostlarımız birçok memlekette bu şekildeki tatumlarından ötürü fena sonuçlar aldıklannı biliyorlar. Amerikan Hükumeti bn gerçekleri görerek Türkiye'deki personelini bir an önce normal sayıya indirmelidir. Bunların dısında Amerikalı dostlarımızın çok kere kendilerini unutarak Türk milletinin en hassas oldugu konulara da kanşmalan gözden kaçmamaktadır. Bu hal halkın gittikçe dostlarımızdan sofumasına sebep olmaktadır. Dostluk ve ittifaklar kendi sınırı içinde kalmalıdır. tyi bilmelidir ki, biz NATO ittifakına ve Amerikan dostluğuna millî varlığımızı biitün yönleriyle korumak için bağlandık ve onunla kader birliği yaptık. Ittifak ve dostlukların samimî ve saglam olarak yaşıyabilmesi. milletçe benimsenmesi ve sevilmesiyle mümkün olabilir. Fertler hattâ millete rağmen hükumetler tarafından yapılan veya devam etmesi istenilen ittifak ve dostluklar çok cürük olur ve ilk fırsatta kolayca bozulabilir. Amerikan Hükumeti bu konuda gittikçe artan tepkileri gözönünde tutarak Türkiye'deki özel maksatlı, fazla, lüzumsnz, bası bos ve olumsuz davranıslar içinde yasayan ve toplumun kinini davet eden sayısı çok kabarık personeli artık ckmelidir. • v etaylanna inmeden kapalı bir sekilde ve •'^" iyi niyetle yazdığımız bu mesele üzerine Türk ve Amerikan hükumetleri ciddiyetle eŞilmelidirler. Bu halin devamını bir çeşit sömürgecilik olarak vasıflandırmak fikri yaratılmamalıdır. Ekonomik ve askerî yardımlar ittifak çerçevesinde kalmalıdır. Hiçbir millet, hele Türk milleti hiçbir zaman dostluk ve ittifakının devamı pahasma hükümranlık haklarından, millî havsiyet meselelerinden fedakârhkti hnhınamaz. NATO Ittifakı içinde bir patron ve bir de onun peykleri vardır fikri ortadan kalkmalıdır. A •••• •••• •••• M ep bildiğimiz gibi 1 Nisan ta^ ^ rihı senenın şaka günüdür. Fransızlar buna «Nisan bahgı» derler. Yani olur olmaz bir haber uydurup yutturacaksınız. Son 1 Nisan günü Yunan radj'osu meşhur Bîtıls'lann Atinaya geldiklerını haber vermiş. Haberı duyan yüzlerce genç, tmza almak için, İngiliz şarkıcılarının kaldıkla rı bıldinlen oteli basmışlar. Orada kendilenne durum güobelâ anlatılmış. Fakat aldatılmış olduklarına fena halde içerliyen yükleniliyor gibi. Neredeyse Dev gençler, hiddetlerim zaptedemiyerek, radyo binasına hucum etmişlet Demiryollannda tam ücret ödeyen yolcu kalmıyacak. Öldu olacak şu tarifelerl toptan indirseler de kabadayüık onlarda kalsa bari. iiii İİİİ £••! • ••I • ••I • ••I • ••I • ••I • ••I • ••I. • ••• ••«• • ••• Kazanmak yok | * ir de futbol kavgaları çıktı ba" şımıza. Hafta geçrruyor, yurdun şurasmda burasında, yapılan maçlar kavga, döğüşle bitiyor. Geçen hafta da Bursada olmuş bir tanesi. Eskişehirspor B\ırsaspora galip gelince iş çığnndan çıkmış. Taraftarlar sille tokat blrbirlerine girmişler. Eskişehirliler Bursa, Bursalılar da Eskisehir plâkalı otomobilleri tahrip ermişler. O kadar ki maçta bulunan Vali ve Belediye Başkanı bile sahayı polis kordonunun muhafazası altında terketmek zorunda kalmışlaT ler. Polis büyuk zorlukla Kalabalığı dağıtmaya muvaffak olmuş Bu tuhaf âdet eskiden bizde de vardı. Her gazete 1 Nisan tarihli sayısmda bir şeyler uydurur, dalgın okuyuculanna şaka yapardı öyle ki 1 Nisanda hangi haberin şaka,' hangisinin doğru olduğunu anlamak kolay kolay mümkün olmazdı. Sonraları vazgeçıldı bu âdetten Şimdi artık 1 Nisan şakası vapan gazete kalmadı. Neden mi? Her nalde gazetelen miz, hemen ner gün, zaten 1 Nisana benzer haberlerle çıluyor da ondan olacak! Ne istiyoruz? yle ise biz ne istiyoruz? Biz diyoruz ki, NATO antlaşmasının lemel maddeleri dısında o zaman acele ve gelisi güzel yapılmıs birçok ikili anlaşmalar vardır. Bunların çoğu yalnız bükâmetler arasında yapılmıştır. Bunlarla verilmiş imtiyazlar, tavizler vardır. Ayrıca bunlar birtakım formalite ve hoşgörürlükle tatbikatta suiistimal edilmiştir. Lüzumsnz haysiyet kıncı ve millî hâkimiyetimiz ile bagdaşmıyan bu meseleleri, ikili anlaşmalan yeniden ele almak ve gözden reçirmek, normal bir hale sokmak gerekir. tkili anlasmaların bile hükümleri dışında Türkiye'de çok fazla Amerikalı personel kullanılmaktadır. Bnnlara verildigi kabul edilen imf \ •••• •>•• •••• •• Yeni sistem aiış veriş • zmirin meşhur Güzelyah sem" tinde bir adarn kurban kesmek lstemiş. FaJcat parası yok. Eh, ko* y da^ defıl? Hele*ır seueki pahalıökta bir Jsurbaniıgın .^anına yanaşrnak her babayigitin cesaret edeceği bir iş olmaktan çıkmıştı. Orası öyle ama.' bizim kahraman illâ da bir koyunu kurban edip sevaba gırmek karannda. Oüşünmüş taşınmış, bu meseleyi halletmek için, dâhiyane (!) bir çare bulmuş: Kurbanı alacak karşılığında karısıru verecek. Evet, kendi nikâhlı karısıru. Bu hususta evde nanımla da mutabık kalmışlar. Adarn celebe gitmiş, bu cidden pek orijinal pazarlığı anlatmış. Tamam. O da fit. Ve iyice besililerden bir koyun alarak eve gelmiş. Ama, işte, ne olmuşsa orada olmuş. Bayanla, ne sebepten olduğu daha belli değil, aralannda kavga çıkmış. Kadının karakola başvurması üzerine de ise polis elkoymuş. Şimdi tankikat derinleştiriliyor. Gençlıktir, beyecandır fılân diyoruz ama, böylesi de olur mu ya? Adı üştünde oyun^ bu. Bir tna^ta ^'jeibette iki Jtaraf ^da 'galip gelmek ister," ârna bu mümkün ol*' madığına göre mutlaka bir taraf. kazanacak. Yoksa, galipliği mağlupluğu bir tarafa bırakıp, bütün maçlan berabere bitirmenin bir yolunu mu aramak lâzım? Sporumuzda disiplin bu hale gelince, rahat etmek için, başka çare de yok galiba! Buna da şükür j stanbul Valisi Sayın Vefa Poy • raz şehrin pisliğinden şikâyet ediyor. Böylece, İstanbulun nüfusu ne kadarsa ona bir de Valimiz katüdı demektir, çünkjj pislikten senelerdir, zaten. bepimiz şikâyet çiyiz. .. Şikâyeitiyiz ama kimden? Şu duruma lutfen bir de siz göz atm: İstanbulun temizlik teşkilâtını KADH HAKIARI SORUNÜMUZ V ••• • ••I llii •••• nttatı >*•• !••• !••• !••• Gülümser TABAK ski Türk kavimlerinde kadının özel bir yeri olduğunu, kadınların erkeklerden kaçmadıklannı ve toplum hayatındaki işlerinde onlara yardımeı olduklarını biliyoruz. Yüzyıllarca önce atalarımız kadına bugünkünden daha çok değer vermişler, kadın baklarını daha çok korumuşlardı. Türk adını ilk defa bir devlet adı olarak yürürlüğe koyan GöktUrkler (Köktürkler) bir kadına tecavüz edeni bugünkünden daha ağır bir sekilde, idamla cezalandırnuşlardı. Daha sonra lslâm dininin kadının erkeğe saygı göstermesini emretmesi, kadına aile içinde bile bir hak tanıraaması erkeklerin otorite sağlamalarına yol açmıştır. Böylece, zaten zayıf ve gücsüz bir yaratık olan kadın diıısel inançlann da etkisiyle büsbütün geri plânda kalmış, toplum hayatından silinmiştir. Fakat bu durumu öylesine benimsemislerdir ki, devrimlerle kadın haklan birdenbire verildigi zaman çoğunun bundan rahatsız olduklarını duyuvoruz. Esasen o kadar uzun zaman karanlıkta bırakılan kadınlanmız bugün bile hak ve bağımsızlık bilincine erisememişlerdir. E kadınlar çarsaflannı atamamakta, erkekler birkaç kadınla evlenmekte, kızlar başlık usulü ile satılmaktadır adınlar Birliğinin verdiği bilgiye göre bugün dokuz milyon Türk kadını okuma yazma öğrenme imkânından mahrumdur. Bu dnrumda ilk yapılacak is, yurdun her tarafından kurslar açarak kadınlarımızı okutmaktır. Diğer taraftan ev ekonomisini gelistirmek, çocuk bakımı, hasta bakımı, sağlığa uygun yemek pisirme kursIarı, dikiş, nakış v.s. kurslar açmak suretiyle okul dısı bir eğitime önem vermek zaruridir. Bu arada kadınlarımızın istidatlarından ve boş zamanlanndan faydalanmak için el sanatlarını korumak ve gelistirmek gereklidir. !••• *>• K Kelimelerle oynamayı sever misiniz? | ^ elime oyunlanna bayılırım. ^ Çok güidürücü, çok eğlendiricidir. Hele iyi ayarlanırsa tadına doyum olmaz. Bunlardan bir tanesi, bem de resmi olarak, bafta içinde Ankaradan çıkageldi: Memlekette Amerikan «üs» leri vokmuş da A • ••• • ••a •••• • ••a • ••• :::: Aydmlora düşen görev B lamıya çalışmak, onları onların görüs noktalarından inceliyerek fikirlerine nüfuz etme yollarını bulmak gerekecektir. Bu hususta daima halkla ilişiği olan aydınlanmıza düşen görev ve sorumlnluk çok büyüktfir. , Anadolunun her tarafına da|ılmış bulunan iilkücü ögretmenler! Sizler öğrendiğinizi ö|retebilmek, halktan aldığınızı halka verebilmek imkânına sahip olduğunuz için mutlusunuz. Türkiye kendi başına yükselecekse, Türkiye özlediğimiz Türkiye olacaksa bir gün, bunda sizin payınız çok büyük olacaktır. Halkı etkilemek, halk çocuklannı devrimci inançlarla yetiştirmek sizin elinizdedir çünkü. Yazar ve şairlerimizden de yalnız sanat değerlerine karşı defil, yurt sorunIarına karşı da sorumluluk taşımalannı, sanatın ışığını karanlıkta kalanların üzerine çevinnelerini istiyoruz. Anadolu kadınının acılarını yazmak yazarlarımızın görevi ise, yazılanlan okumak, yasalar yapmak ve yapılmıs olanların uygulanmasını sağlamak milletvekillerinin görevidir. Bugün MecIiste sayısı pek az olan kadın milletvekilIerHıiz milyonlarca cahil Türk kadınının sözcüleridirler. Ben bu hâdıseyı tzmirin «Bayram gazetesi» nde okudum. Siz ister inanm ister inanmann ama vak'a böyle. Memleketimızde o kadar ınanılmaz şeyler oluyor ki... ütün bu hedeflere varabilmek için halkı an az çok düzene koyabilmek için HSO yeni vasıtaya, bunun için de 30 milyon liraya ihtiyaç vanmş. H » e lediye Meclisi bu ödeneği 5 milyona indirmiş. tndirince de aunacak vasıta sayısı 30 a düsmüş. öte taraftan Belediyenin meTcut vasıtalarından 108 tanesi de. çalışamaz bir halde bulunduğundan, çürüğe çıkarüıyormuş. Buyurun bakalım. Ne yapmab şimdi? Çünkü, bu çöp denen şey de, hamal sırtına yükletilip. küfelerle taşmmaz M... Vasıta lâzım. O da olmayınca «vermeyince mâbud, neylesin Mabmud?» demenin tam yeri. Bu şartlar altında tstanbul, şimdikinden daha da fazla kirlenmezse, yine iyi. Şükredip ofcrmalı. VEFAT Merhum Eczacı Osman Zeki Basmacı ile merhume Farma Tayfur Basmacı'nın kerimeleri, merhum Aziz Basmacı'mn ablası. merhum Al) Zaman'ın zevcesi, Rukiye Zobu. Fazilet Türerin sevgili valideleri, Vasfı Rıza Zobu ve Mukdim Türel'ın kayınvalideleri EMİNE ALİ ZAMAN Allahın vâsi rahmetine kavuşmuştur. Me"rhumenin cenazesi bugünkü pazar gunu. oğle namazmı müteakip Sişli Camii Şerifinden kaldırılarak. Zıncirlikuyudaki aile mezarlığına defnedilecektir. NOT: Çelenk gonderilmemesi merhumenin vasiyetindendir. Durmadan toplum kalkınmasından söz ettiğimiz bugünlerde, bu kalkınmaya kadmlaıın ne sekilde katılabileceklerini, onlardan nasıl faydalanılacağını inceliyen iyi niyetli aydın kisilerimiz var. Sayın Müfide Z. Erkin birkaç ay önce bu sütunlarda çıkan yazısında birçok sosyal sorunlarımızı kadjnlnnn ele alabileceğini ileri sürü/or ve «Kadını kalkınma çabasına çağıran, önüne yapabileceği işleri seren kisiler nerede?» diye soruyordu. Çok yerinde bir düsünce bu. Muhakkak ki Türkiye'nin çağdaş uygarlığa erisebilmesi için erkeklerin ilerlediği yoldan kadınların da beraber yürümesi gerekiyor. Evet, kadınlann çalıştığı nispette insan sücü artacak, onların da akıl ve zekâlanndan faydalanıldıçı nispette kalkınma kolaylaşacaktır. Ancak, daha önce söyle bir soru sormak gerekirdi: «Kadını, yurt kalkınmasında yararlı olacak, önüne serilen isleri yapabilecek seviyeye getirenler nerede?» Yüzlerini hâlâ peçeler, pestemallar ardına gizliyen kadınlarımızın yapıcı, yaratıcı olmalan, yurt kalkınmasına yardım etmeleri nasıl beklenebüir. En tabii haklannt bile kullanamıyan, elleri, dilleri bağlı insanlann sosyal bünyemizde görev almalan nasıl mümkün olabilir. Cumhuriyet 3796 Tam tarifelisi azınlıkta B ir habere göre Devlet Demiryollarının mütemadiyen zarar etmesinin, (doğru ise günde bir milyon lira) sebebi anlaşümış. Şöyle ki: Bizim Demiryollannda l Askerler üçte bir, 2 Zabıta mensuplan bedava, 3 öğretmenler, merikan «tesis» leri varmış. Hoppalaaaaaa... «Üs» nedir, «tesis» ne? Bilindiği gibi bu Ud kelime de Arapça aynı kökten gelmedir. Aralannda, pek küçücflk bir nüans bir kenara bırakıbrsa, mâna farkı da yoktur. Kısacası biz «üs» ü askcrî, «tesis» i sivil mânada kullanıyoruz. Aslmda ikisi de aynı şey. Yani bir «üs» fin içinde herhan1 gi bir fabrika kurarsaoız «tesis», bir «tesis» e de top tüfek yerleştirirseniz «üs» olur. Şimdi, Amerikamn «üs» leri yoktur, «tesis» leri vardır demek ne j ola? I SEVİM KAKTAN ile FABİR EBDİL Evlendller Istanbul 9.4.196« ı f İSRAİL s EH İR 0 P E R A sı DEVLET LİD OPERASININ Jİ Ünlü kadın (Drkestra Şeü S O F İA Yönetiminde Oımhuriyet 37S5 ACİ KAYIPLARIMIZ Kıymetli Profesörümüz Dr. Pertev Ata ve ailesinin geçirdikleri müessif kaza sonunda Allahın rahmetine kavuşan anneleri D 0 N P A SQ UAL E Opera Komik 3 Perde (Basm 10978/3782) Sonuç adınlarımızın yurt kalkınmasına yardım etmeleri için önce haklanhı kullanabilmeleri sağlanmalıdır. Toplum düzenimizde etkili olanlar erkekler ise, onları yetiştirenler, onlara insanhk sevgi ve saygısını aşılıyacak olanlar kadmlardır. Ve bu yüzden önce onlann eğitimi ile ise baslamak gerekir. Tazık ki çok yavas gidiyoruz. Anadolunun sayısız köylerinde, küçük kentlerinde unutulan kadınlanmıza imkânlar sağlamak, onları bilgisizlikten ve aşagılık duygusundan kurtarıp kisiliklerine kavuşturmak için acele etmeliyiz. Aydın kadınlar seferber olmalı, bayan öğretmenler görev aldıkları yerlerde bu savasın 6ncülügünü yapmalı, yetkili sahıslar bu problenrt ciddiyetle ele alıp incelemeli, en kısa zamanda en fazla basanya ulasma imkânlannı arastırmalı ve bulmalıdırlar. Gelecek önünde suçln olmamak için bugünküler kendilerine düseni yapmalıdırlar. Anadolu kadınını karanlık inançlara tutsak olmaktan, hor eörülmekten kurtarmalı, onian eçitmell ve baîımsızlığa kavusturmalıdırlar. önce İnsan olduklarını anlamalanna yardım etmell, sonra insanca yasama yollarına yöneltmelidirler. îste o laman kadınlanmız hak ve özgürlük bilincine erisirler ve kadın haklan, kadın özgürlügü yasalanmızda saklı kalmaktan knrtanlmış olur. Ve ancak o zaman kadınlarımızın yurt kalkınmasına yardım etmeleri söz konusu olabilir. Kullanılmayan haklar » i urdumuzda kadının kendini ortaya koyabil* mesi ve toplum kalkınmasına karsı sorumluluk tasıması ancak haklarından tam olarak faydalanmasiyle mümkün olacaktır. Kadınlarımızın haklarından fazlasiyle faydalandığını, bilimin ve sanatın her dalmda üerledüini ileri sürenler var. Ancak, burada sözünü ettigim kadınlar pamuk toplıyan, tütün kıran, harman kaldıran. düven döndüren, çok şenç evlenip çok çocuk annesi »lan yüzleri janık, ellcrı nasırlı çerçek Anadolu kadınlarıdır. Beşyüz ilçenin, kırkbin kövün kadmları. Onlar tamamen töresel kuralların kölesidirler. Kanunlar uygulanmamakta, uygulananlardan tam sonuç alınmamaktadır. Ve önlerindeki engeller onlarla birlikte yasamaktadır. Bunlardan en önemlisi öğretim hususunda kadınların önüne konan engellerdir. Kanunlara rağmen ilkokula eönderilmeyen kız çocuklarının sayısı oldukça kabarıktır. Köylerde kız çocuklarını da okula kaydetmek isteyen öğretmenlerin evleri taslanırken. sehirlerde de küçük yasta evlâtlık veya hizmetçi olarak alınan çocukların okula gönderilmedikleri bir gerçektir. tlkokuldan sonra okumak istiyen küçük şehir ve kasaba kızlarını ise burada sayılamıyacak kadar çok problem beklemektedir. Yine kanunlarımıza rağmen K Çarşamba Matmelerden İribaren AŞK MÜCADELESİ (Renkli, Sinemaskop) NACİYE ATA HANIMEFENDİ ile biricik oğullan Münih Yüksek Mühendis mektebi son smıf talebesi ELEMAN ARANIYOR Louis Jourdan Orson vVelles Elsa Martinelli Rod Taylor SEANSLAR: 12.30 2.45 5. 7.15 9.45 DIKKAT: Bu filme mahsus biletler satışa çıkarılmıştır. NOT: Her pazar saat (10) ve {11.15) de 2 Seans Çocuk Matinesi Tel: 47 77 62 Ilâncılık: 2758/3778 SİNEMASI ELİZABETH TAYLOR RİCHARD BURTON AYHAN ATA'nın Büyük bir şirket için, aşağıda yazılı işlerde istihdam edilmek üzere Use mezunu, askerliğini yapmış, eleman aünacaktır. cenazesi 10 nisan pazar günü (bugün) öğle namazını müteakip Şişli camiinden kaldınlarak Edirnekapı Şehitliğine def nedilecektir. Dişhekimliği Fakültesi Tedavi Kürsüsü Cumhuriyet 3767 I Veznedar I Depo Memuru Müracaatlarm elyazıları ile yazılmış kısa tercümei hâl ve bir adet vesikalık fotoğrafla P.K. 352 Beyoğlu adresine yapılması rica olunur. Reklâmcılık 1561 ,'3780 Istanbul Telefon lliNiıiiıliirliiiıııli'iı ır: KAT ıımııııii Ecnebî uyruklu aile, Bebekte Boğaza nazır kiralık modern bir kat aramaktadır. Üç geniş yatak odası, iki banyo, salon ve yemek odası, hizmetçi oda'i ve tuvaleti istenmektedir. M ü r a aa t : Taksim Gezi Otelinde Bay tBNÎ ALİ îlâaeılık 27223777 Türkiye Kızılay Dernejjiınien Derneğimızce 100.000 adet kan alma ve 80.000 adet kan verme takımı satın alınacaktır. Şartnamesi Ankarada Genel Merkezden, İstanbulda KJZJlay İstanbul Müdürlüğünden temin edılebilir. Tekliflerin en geç 9/5/1966 günü saat 16 ya kadar Genel Merkezimize tevdiı edilmiç olması lâzımdır. Postada vuku bulacak gecikmeler nazarı dikkate almmaz. Cumhuriyet 3763 Kandilli Manuel santralına bağlı telefon abonelerimiz, numaraları değiştirilmek sureti ile 11.4.1966 pazartesi günü saat 9. dan itibaren otomatik olarak çalışacak sekilde Bebek Telefon Santralına bağlaracaktır. Bu husus ve yeni telefon numaraları ilgili abonelere bildirilmiştir. Mezkur yer abonelerile vâki olacak konuşmalarda bu hususun nazarı itibare alınması ve gerektiğinde; değişen numaralar.'n istihbarat (01) servisimizden öğrenilebileceği sayın halkımıza duyurulur (Basm 11008/3792)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog