Bugünden 1930'a 5,490,587 adet makale



Katalog


«
»

tKM 2 Ifftrrt 1966 CUMHURİYET İKİU ANIAŞMALARDAH Prof. Dr. Edip ÇELiK C politikamınn parmlelinde, dıs politikamif, ardından trak Bağdat Faktmdan »yrümıçtu. mızın da, çagın gelismelerine ye çıkarlanBöylece Ortadoğuda, ABD. nin dünya bansı ve kendi güvenliği İçin hayatî önem taşıdığına inanmızın, hattâ bağnnsulığımızın gerektirdiği yöne dığı siyasi istikrar tehlikeye girmiştir. Londra'da Türütülemediği günden (üne dah» iyi belinnek28 temmuz 1958 gflnü Türkiye, Büyük Britanya, tedir. Özellikle Kıbna anlaşmazlıfında ugramıs ol Pakistan ve İran Başbakanlanyla ABD. Dısişleri duğumuz yenilgiden sonra Baskan Johnson'un sa Bakanının katıldıklan toplantıda, «Bağdat Paktına hayat vennek ihtiyacmın her zamandan daba ym Inönü ye gönderdigi mektubun ve tnönü'nün cevabının açıklanması, miIIeUersrası nişkilerimi fazla olduğu^ neticesine» Tanlmış; tiye devletler rin yeniden gözden geçirümesi ve düzenlemnesi is ABD. ile «güvenlik vo savunma mevzuunda işbirliği yapmayı» kararlaştırmışIardiT. teğinin yaygınlaşmasına yol açmıstır. Milletlerarası llişkilerimizin tümüyle NATO* ya dayandırıldığı ve bu teşkilâtın fiili lideri dururaundaki ABD. nin etkisiyle ayarlandığı ise artık herkesçe bilinen bir gerçektir. Türkiye Ue ABD. arasında, çeşitli alanlardaki ondrs büdirisinin birinci maddesinde yer bağlantılann kültürel, sosyal, ekonomik ve sryaalan «doğrudan doğruya veya bilvasıta tesal yaşantımıza yön verdiğini söylemek yanlıs olcavüz» terimi, ikili anlaşmalann önsözüne de ay< maz. Bu çizgi üzerinde, Türkiye, bir yandan İkinnen geçirilmiştir. ci Dünya Savası ertesinin olaylanna yabancı kalırken, öte yandan, Birleşik Amerika ile bağımsız «Doğrudan doğruya tecavüz» ün, Türkiye'ye, devlet niteliğine gölge düsüren ilişkiler kurmuşyabancı bir devlet tarafmdan yapılacak silâhlı saltur. Gerçekten, NATO'ya katumamızla 27 Mayıs dın anlamını tasıdığı kesindir. Ancak, yukarda Devrnni arasındaki gürede, çoğu Anayasaya aykıda değindiğimiz gibi, bu ceşit bir silâhlı saldm rı olarak TBMM. nio onayından geçmeden doğrudurumunda, Türkiye'nin NATO'nun yardımmdan dan doğruya yürütme organı tarafmdan yapılan, faydalanması söz konusu olacağına göre, ikili anhattâ yajım geregi duyulmadan yürürlüğe konulaşmamn asıl önemi «bilvasıta tecavüz» kavramınlan iküi anlaşmalarl», hiçbir çıkarın değer pahası da toplanmakta ve düğümlenmektedir. Nitekim, olamıyacak haklar, yetkHer ve ayncalıklar ABD. bu anlaşma imzalanarak yürürlüğe sokulduktan ne tamnmıştır. nzun bir süre Bonra, onaylanmak üzere TBMM. Bugün artık, Devletin bağnnsızhfı ve çıkarlan ne sunulduğunda iktidarla rauhalefet arasındaki ile bağdaşmayan anlaşmalanıı değiştirilmesi geretartışma özellikle bu kavramın yorumu üzerinde ği sorumlu ve yetkili kişiler tarafmdan Parlâmtnolmuştur. to kürsüsünde de belirtilmektedir. Gerçekten, TBMM. Dısişleri Komisyonunda, Dısişleri Bakanlığı temsilcisi «bu anlaşma gereğince doğrudan doğruya veya dolayısiyle tecavüz halinde dahi ABD. nin silâhlı yardımmın sağlanacağı, hattâ gizll ve yıkıcı faaliyetlerin vukuunda ayni garantinin» işleyeceğini belirtmiştir. « ••* w^k ile yapılmıs ikili anlaşmalardan S Muhalefetin, «bilvasıta tecavüz» ün anlam ve ^ ^ « J L * Mart 1959 günü Ankarad» imzalankapsamını açıklaraak zorunluğu üzerinde durmamış olanı bu bakundan llk ele alınması düşünülesına karşüık, devrin Dısişleri Bakanı, «mütecavizceklerden biridir. ler büinmeyen ve beklenmeyen tecavüz usulleri Türkiye Cumhuriyeti Hfikumeti ile Amerika bulmaktadorlar. Bu itibarla, tecavüzün kat'i ve Birleşik Devletleri Hükumeti arasındaki bu işbirdar bir tarifine saplanmak doğru degildir.» tarliği anlaşması, 14 temmuz 1958 günü Irak'ta pat zmda yuvarlak ve kaçamak bir cevapla yetinmişlak veren ve rejün değişikliğiyle sonuçlanan ihtitir. lâi ertesinde Londra'da toplanan Bağdat Paktı Muhalefetin haklı kuşkusu. kısaca, Türkiye' üyesi devletlerinin Başbakanlanyla ABD. Dışişlenin iç politika çatışmalarına, bu anlaşma ile, ABD. ri Bakanı tarafmdan yayımlanan bildiriye dayanınin müdahale imkânınm açılabilmesiydi. Vakıa, larak yapılmıstır. anlaşma hükmüne göre, herhançi bir tecavüz haSözü geçen bildiri'nin birinci maddesinde tiyelerin «muşterek güvenliklerıni idame ve doğ linde ABD. nin silâhlı yardımı Türk Hükumetinin bunu talen etmiş olması şartına bağlı bulunuyor rudan doğruya veya bilvasıta vukubulacak tecaidiyse de, o günün politika ortamında Hükumetin, vüze karşı koyma hususundaki azimleri» belirtilmuhalefetin tutum ve davramşlannı bir komümekte; dördüncü madde ile de «Birleşik Amerinizm sızması ve binaenaleyh «bilvasıta tecavüz» ka, dünya sulhünün nef'ine, Kongrenin tamdığı olarak göstermesinden korkuluyordu. yetkiye uygun olarak, bu bildiriyi yaymlayan dev "1 1 SEÇ1M KANUNUNA DİKKAT S aym Prof. Bahri Savcı'nın cSeçim Kanununa Dikkat» başhğını taşıyan yazısuu sonuna kadar yakuı bir ilgi ile okudum. Memleket sorunlan hakkınd» derin, demokratik fikirlerini benimsemekten ve katılmaktan kendimi alamadım. özgür düsüncenin ana kuralı olarak diyebilirim ki, ilerici ve gerçekçi bir ortamda yasayan fert, hümanist buna paralel olarak da, demokrasinin siyasal felsefesini içten kabul etmis olmalıdır. Her fikrüı tartışümasında hakikatlerin saklı bulunduğunu, sorun larm çözümünde de büyük önem taşıdığını kabul; zıt tutumun ise samimiyet ve realite dışı olduğunun kanısına kendisi de bilerek varmalıdır. Gerçi, djşta sayı çoğunluğuna dayanan bir siyasal iktidar, sosyal bünyede etkili olabilir. Yalnız çeşitli düşüncelere açık olmayan, hatta onlan yasaklayan siyasal kadro veya grup demokratik değil, kaynağı ne olur sa olsun kendi kendini inkâr, mem leket dâvalanna ilişkl kurmayan bir basitlik ve âcizlik içinde kıvra nıp durur. Bütün ilerid, hamleci kuvyetlerin karşısmda eriyip gider. OysaM, gelişme safbalarında bulunan bir toplum, bütün fertlerinl hareketli, enerjik bir durumda tutmak zorundadır. Hareketsiz kalan fert veya grup toplumun İçinde ağır bir illet ve yük olarak kalır. leket meselelerinin halk yaranna nasıl hal edileceğini gösterir fikirler kaynağı olmalıdır. Sayın Oğuz Kâzun Atok'un yazısı, göç mevzuunda yürütme gücünün, bu mevzuu kökünden, temelinden ele alarak, nasıl bir işbırliği içinde sonuna kadar yürütebileceğini barız bir şekilde aksettirmiştir. Lâzım ki şimdi, belirtilen çahşmalar bir Yönetmelik te derlensin ve gene yazıda belirtilen organlar ve otoriteler meselejl o bzde ele alarak memleketin bu keşmekeş durumuna bir an evvel set çeksinler. Şüphe yok ki, pek kolay bir iş değildir bu. Ama böyle bir çalışmaya ve duzen yapısına girişilmezse ne insan gücüne, ne köy sıkınbsına, ne de kentlerin istikballerine karşı hükumet yaptığımızı iddia edemeyiz. zun tetkiklerin bir intibaı olarak tebarüz ettireyim ki, bu gün Avrupada, en küçük bir devlette bile yabancı ve yerli bir kimseyi üç aydan fazla bir yerde oturtmazlar. Bizdeki müsamahaya hiçbir otoritede rastlanmaz. Belki böyle bir göç planının uygulanmasına Türkiye çapmda başlamak güçtür; ama yazann da işa ret ettiği gibi, böyle bir plânın Uler ve merkez değerlendirilmeleriyle memleket eiçüsünde hep birden uygulanması bir değer taşır. Çeşitli mevrularda reformlar diyoruz ya, memleketin kalkınma gücüyle, imkânlanyla alâkalı bu meseleyi, isabetli ve pratik bir halle kavuşturmak, bizce refonnlann başını yapmak demektir. Yeni bir ikili anlaşma mı? İki anlaşmanın asıl b'nemi L • ••• • ••• :::: U llk ele almması düşünüleceklerden biri •••• •••a • ••• ••:: letlerle güvenlik ve savunma mevzuunda işbirligi yapmayı kabul etmektedir.» lşbirliğini gağlayacak anlaşmalann derhal hazvlanacağı ds «ynl bildiride kararlaştınlnuştır. Ankara'da ayni gün ABD. ile Pakistan ve ABD. ile İran arasında da hnraUmn ye kelime kelime ayni olan bn anlaşmalann özünü birinci madde hükmü teşkil etmektedir. Buna göre, «Türkiye Hükumeti tecavüze mukavemet etmeye azimlidir. Türkiye'ye karşı tecavüz vukuunda, Amerika Birleşik Devletieri, talebl ttnerine Türkiye Hükumetiae yardım etaaek için, karşılıklı olarak anlaşmaya vanlabilecek şekilde ve Ortadoğuda sulh ve istikran idameyi istihdaf eden Muşterek Karar suretinde derpiş edildiği veçhile, sılâhlı kuvvetlerin kullanıiması da dahil olmak üzere Amerika Birleşik Devletlerinin Anayasasma uygun gerekll her türlü harekete girişecektir.» Nedenlerden biri Eisenhower doktrini A | 3 * v ni böyle bir taahhüt altına girmeye ^ » L* * j * yönelten neden, maddede sözfl edilen ve «Eisenhower Doktrini» diye anüan Muşterek Karar'da belirtildiği gibi Ortadoğuda barış ve istikrann, bu bölçe milletlerinin bağımsızlık ve bütünlüğünün kendi ulusal çıkarlan bakınıından olduğu kadar dünya banşı ve ABD. güvenliği İçin de hayatî bir önem taşımasıdır. Taahhüdün Türkiye'ye sağladığı çıkarlan ölçebilmek için bazı hususlan gözönünde bulundurmak gerekiy.or. ABD., bu ikili anlaşmalarla, Türkiye, Pakistan ve İran'a, tecavüze ağradıkları takdirde, silâhlı yardımda bulunmayı taahhüt etmektedir. Ancak bu bakımdan Türkiye'nin durıunu Ue Pakistan ve İran'ın durumlan değişiktir. Çünkü Türkiye NATO üyesidir ve Kuzey Atlantils Andlaşmasınm 5 inci maddesi gereğince, silahlı bir tecavüze uğraması halinde, NATO'nun yardınnna g ü rvenebilecektir. Bu itibarla da, Türkiye ile ABD. arasındaki ikili anlaşma, NATO üyesi Türkiye'ye hiçbir yeni çaranti sağlamamaktadır. Bu sonuç, anlaşmanın ünzalanmasından önce Ortadoğuda cereyan eden olaylar, anlaşmamn oıısözünde yer alan «doğrudan doğruya veya bilvasıta teca\oiz» terimleri, nihayet, anlaşmanuı onaylanmak üzere TBSî>I. ne sunulması için seçilen zamanm olağanüstü şartlan gözönünde tutulduğunda, ortaya birtakım çapraşık ve kuşku uyandıran sorunların çıkmasına sebep olmaktadır. u kuşku ve korkuyu haklı çıkaran nedenlerden biri, ikili anlaşmanın onaylanmak' üzere TBMM. ne "getirilmesi için seçilen zamanın olağanüstü şartlanydı. Gerçekten de, 5 mart 1959 günü Ankara'da imzalanan anlaşma, 6 ncı maddesi uyarınca, imza (rününden itibaren yürürlüğe girmiş ve ABD. tarafmdan da 23 nisan 1959 günü Birleşmiş Mületler Sekreterliğine tescil ettîrilmisti. Hükumet, Anayasaya aylnn olarak, TB MM. nin onayından geçirmeden yürürlüğe koyduğu bu anlaşmayı aradan UZUD bir süre geçtikten sonra yasama orçanımn önüne getirmek gereğini duymuş; imzalandığı ve yürürlüğe girdiği günden 14 ay sonra, 14 mayıs 1960 günü, muhalefetin itirazlanna rağmen, TBMM. ndeki çoğunluğuna dayanarak bunnn onaylanmasmı sağlamıstır. Bilindiği gibi de. çok kısa bir süre sonra Türk Silâhlı Kuvvetleri. Anayasa dışına çıkan ve meşruluğunu yitiren iktidan devirmiştir. B Ü: Gerçek şudur ki... wm mart 1959 anhışması hâlâ yürürlüktedir. ** Türkiye yurt içinde her türlü kanşıklığı, birlik ve bütünlüğü bozucu faaliyetleri önliyebilecek çok giiçlü, aydın ve uyanık bir Orduya sahiptir; bu bakundan da biçbir yabancı devletin yardımma ihtiyacı yoktur. Ayrıca hiçbir Türk Hükumetinin, hangi şartlar içinde olursa olsun, memleketin içişlerine yabancı bir devletin silâhlı müdahalesini isteyebileceğini akıldan geçinnek bile mümkün değildir. Böyle olunca da, ikili anlaşmanin «bilvasıta tecavüz» halini öngören hükmü, Türkiye bakımından hiçbir çıkar sağlamaz. Türkiye'nin «doğrudan doğruya tecavüz» e uğraması halinde ise, bir daha tekrarhyalnn ki, NATO'nun barekete geçmesi beklenir. Ancak, Başkan Johnson'un mektubunda belirttiği gibi, NATO, bu tecavüzün Türkiye'nin tahriki üzerine yapıldığı gerekçesiyle Türkiye'yi saldırgan Devletle karşı karşıya bırakabilir. Bu durumda, İkili Anlaşmanın, ABD. nin Türkiye'ye silâhlı yardımını saflıyacağım düşünmek, sanırız ki, fazla ivinserlik olur. Gerçek şudur ki, ABD. nin silp.hlı bir yardıma yöneltecek olan anlaşmalan deği], fakat çıkarlandır. Türkiye'ye bir saldın halinde, bu saldınya karşı koymak ABD.nin çıkarlanna uygunsa, anlaşma olmasa da, Amerikan silâhlı kuvvetleri harekete geçirilecektir; ABD. nin çıkarlan gerektirmiyorsa, anlaşma olsa dahi, bnndan kaçımlacak ve bunun gerekçesi de bulunacaktır. •••« •••• •••• •••• er nevi düsüncenin tartışılmadığı, eleştirümediği bir parlâmentoda hayat, canlılık yoktur. Daima kısır düşüncelerin, tar tışmalann ve çıkarlann kurbanı olmaktan kendini piama^ Fikre karşı tahammülsüz demokrasinin varhğı düşünülemez. Demokratik sosyalizm, ileri toplumlann tarihsel tekâmulü neticesinde vardıkian en iyi, en gerçekçi ve hattâ en iyi toplumcu idarî sistemin adıdır. Esasında demokratik bir rejim, kendisinden daha mütekâmil bir sisteme yerini bırakacak kadar müsamahalı olmalıdır. Yani demokrasiden daha iyi, daha gerçekçi, ilerici ve hümanist sistem yaratılması lüzumu hasıl olmuş veya oluyorsa kendi araç ve vasıtalan sayesinde yumusak bir ortam yaratarak bu sisteme geçmeyi sağlayabilmelidir. Işte demokrasi dediğimiz şey, çeşitli renkte olan fikirlerin tartışıldığı, eleştirildiği ortam olarak kabul ediyoruz. Ayni zamanda hümanist olmayan bir demokrasi de düşünülemez. Aslında bütün fikirler, mevcut araç ve vasıtalardan eşit derecede faydalanmalıdırlar. Birbirlerini eleştirmesiz ve başka metodlarla inkâr eden fikirler fikir olmaktan çıkar. tnsanların mutluluğunu hesaba katmayan, bilhassa ekonomik doktrinlere yer vermeyen siyasal kadrolar, ar tık yaşama kabiliyetlerini yitirmişlerdir. Devletin egemenliği sadece hukuki sahada kalınca, Dev let, varhğını büyük bir tehlikenin içinde yine kendisi tarafmdan ar f rruş olur. Bence iktisadî yönde ege men olmayan Devletler, sadece bir kuramdır ve esld bir kuramdır. H Demokrasi dediğimiz şey Etüd, Plân Uzmam Ankara 0 Tartışmacı Avni Sümen, Oğuz Kâzım Atok'un «Göç Plânı» yazısını okuduğunu, fikirlerine aynen katıldığını bildirmekte «Böyle bir plân düşünülmezse, sırtlarında yorganlan sanhnış insanların hedefsiz akışlan yülarca sürüp gider» demektedir. Rasih BURAKSÜ ORMflN DÂVflSI artışma köşesinde ormanlanmıı ve ormancılarımız hakkında bazı şeyler yazıldı. Bunlardan bir tanesi de sayın tsmail Bozkurt'un «Orman dâvtsı» başlıklı yazısıydı. Sayın tsmail Bozkurt'un da dediği gibi ormanlanmız günden güne azalmaktadır. Bu bir hakikattır. Ancak, sayın îsmaıl Bozkurt «azalma plânlı olmadığı için..j» şeklinde bir cümle kullanmışlar ki bu cümleden «ormanlar plânlı olarak azaltılır» mânâsı çıkarılmaktadır. Halbuki ormanlann azaltılması hiç bir zaman bahis mevzuu olamaz. Ormancılıkta baş gaye devamlılıktır ve bu arada orman sahalarını ekimle ve dikimle genişletmektir. Îsmaıl Bozkurt «gerçek orman düşmanlannı bulalım» diyor. ürmanlara zarar verenler herkesçe biliniyor: Keçi, orman içi köylerinin her türlü tahripleri, asfilsüz kesimler VA Ama gerçek orman düşmanlarının kim olduğunu bilmiyoruz. Gerçek orman düşmanlannı bulup ortaya çıkardığımız gün ormanlarımızı istikballerine kavuşturmuş olacağız. Orman içi köylerıne bir geçım vasıtası bulunmadıkça ıster ıstemez ormana zararlı olacaklan malumdur Ormancıların ise hemen her gün suç isleyen vatandasları mahkemeye vermesi ise «viedansızlık olarak» telâkki edılmektedır. Bır tarafta I Dünkü Cumhuriyette şu çok önemli haber yayuılandı: «Amerika Savunma Bakanı Yardımcısı Mc Naughton İle 8n müzakeresi yapılan «Türk Silâhlı Kuvvetlerinin NATO standartlarına uygun olarak standardizasyonu> ilgililerin ifadesine göre, 250300 milyon dolârhk bir mali porte arzetmektedir. New York Times gazetesine göre, alacağımız silâhlan Yunanistana karşı kullanmıyacağımıza dair Türkiye, Amerikaya teminat vermiştir. New York Times gazetesi dün, Türkiye ve Yunanistanm savunma sistemlerini modernleştirmek maksadıyla Amerika Hükumetinin önümüzdeki beş yıl içinde birkaç yüz milyon dolâr sarfetmeyi tasarladığını bıldirmiştir.» Bu çok önemli haber üstünde dikkatle durmamız gerekmektedir: 1 N e tuhaf bîr iştir bilinmez: Türk milleti kendi kaderl üstüne veriten bütün kararları, kendi yöneticilerinden değil, Amerikadan öğrenir. Türk halkından gizlenen her şeyi Amerikan makamlan, Amerikan milletine açıklar, sonra da bi* öğreniriz. Bütün ikili anlaşmalar Orınan Kanunu, diğer tarafta ise böyle olmuştur. Öysa verilen kararlar Amerikan halkını değil, Türk zaruret içinde bulunan orman içi milletini ilgilendirmektedir. Nitekim bu sefer de Amerikan Savunma köyleri... Buyurun bakalım. OrBakanı Yardımcısı ile birlikte vanlan sonuçlan biz Ankaradan değil, man içi kSylerinin iç iskân meseYVashington'dan öğreniyornz. Şa küçültücü tutuma artık bir son velesi herhalde ormancının elınde rilmelidir. değildir. Onnana yapılan bütün saldırılann temelinde iktisadî 2 Eğer New York Times'ın verdiği haber doğnıysa Türk Hükunedenler vardır. Yoksa hic kim meti ile Amerikan Hükumeti arasında bir yeni ikili anlaşmaya gidise durup durnrken ağaç ve or liyor demektir. Bu ikili anlaşmaya göre biz Amerikanın verdiği silâhlan ve malzemeyi her hangi bir millî dâvada kullanmamayı kabul ediman düşmanı olamaz. Bütün köyyoruz. Yani Johnson'un meşhur mektubunda tçmet Paşaya çektiği tblü vatandaslar ormanlann faydatar, resmen gerçekleşiyor. Bn yeni ikili anlaşmanın millî çıkarlanmısını emin olunuz ki fevkalâde biza ne kadar aykın olduğunu yetkililerin açıklamasını bekleriz. liyor. Ama ormanlann faydasını T 3 «Türk Silâhlı Ku\ \etlerinin NATO standartlanna uygun olabilmekle karnının doymadıjını rak standardizasyonu> ilgililerin ifadesine göre 250300 milyon dolârlık bilen vatandas, bile bile keçisıni bir mali yüküm arzetmektedir. Bu lâfın Türkçesi şudur: Türk ordusu onnana sokmaya, ormandan tarla bir NATO savaşının icaplanna uygun düzeyde değildir. Bu düzeye cıaçmaya, kaçakçılık yapmay» ve kabilmesl için de 259300 milyon dolârlık bir masrafa ihtiyaç vardır. daha bir çok snçtarı isleraeye mee Herkes bilir ki bir ordu, girdiği savaşm icaplanna göre donatılmabur kalmaktadır. mıssa ağır insan kaybma uğrar. ve insan malzemesiyle eksiklerini kapatmak zorunda kalır. Türk milletinin fertlcrini sayıyla teslim almamış olanlar, «NATO harbine hazınz» derler. Türk Insanmm kanı, NATO Başkumandanlığma bakılırsa ucuz görünmektedir. Ama bizim İçin tek bir vatandaşımızın hayatî kutsal sayılmalıdrr. New York Times'ın ayın îsmail Bozkurt «bazı gSverdiği habere göre, Amerika, önümüzdeki bes yıl içinde birkaç yüz revlilerin de bilerek veya milyon sarfedip hem bizim orduyu ve hem de Yunan ordusnna donabilmiyerek ormana zsrar açtacnkmış. Bu ifadeye bakılırsa önümüzdeki beş yıl içinde ordumnz tıkları» ıddıasmda bulunmaktagene de NATO standartlanna yükselemiyecek, ama gene de İleri karakol kuvveti olarak tehlikenin en önünde bulunacak. Bu açık çelisdırlar. Bu iddıayı gerçekleştıreme, dostlarıınızm bizi harcamak yolunda kararlarmı defiştlrmediklecek tek bir şahsın çıkabileceğini rini göstermektedir. zannetmiyorum. Ormancı daima iki şey karşısında bırakılmıştır: 4 Böylece NATO harbine hazırlıklı olmıyan Silâhlı KnvvetleriKanun ve bakikatler. Kanunn ekmlzin durumunu şöyle özetliyelim: siksiz tatbik edebilmek için hakia) Bir NATO harbine karar verecek kişi. artık lyice ortays çıktığı katlere sırt çevinnek lâzımdır. gibi Johnson'dur. Demek kl Türk Silâhlı Kuvvetleri Johnson karar verdiği zaman savaşa atılmak zorundadır. öyle zaDnediyorum ki hakikatlere sırt çeviremediği içindir kl b) Buna rağmen Türk Silâhlı Kuvvetleri bu savas İçin gerektlgi gibi donatılmamıştır. Silâh ve malzeme bakımından yoksundur. ormancıya vazifesini yapmıyor c) Üstelik Türk Silâhlı Kuvvctlerine verilen ve bundan sonra venazan ile bakmaktadırlar. Devrilecek silâhlar ancak Johnson'un izin verdiği yerlerde kullanılacaklet ormanlan içinde tesisler yani basit bir konut yaparak on ki tır. şilik nüfusu ile yerleşmiş olan köylü vatandaşın bu hareketi OrGörülüyor ki, Türkiye için en kötü şartiarda yeni ikili anlaşmalara man Kanununa muhalefettir, ama gidilmektedir. Bir yandan insanlarımız sokaklarda: en ufak bir geçim vasıtasından Ordu Kıbns'a, ordu Kıbns'a. . diye her seyden habersiz bağırmahrum olan ve Tabıat Ana'nın maktadır. Ama öte yandan Kıbns üstüne bir pazarltk yürütmekte ve koynuna sığınmaktan başka çare bulamıyan bu vatandaşın hali te bu pazarlık halkın gözünden saklanmaktadır. Türkiye, kendisine verilen silâh ve malzemeyi şartlı kullanmak melinde iktisadi neden olan bır gibi ağır ve millî haysiyeti kırıcı anlaşmalara boyun eğmektedlr. hakikattir. Kanunu tatbik ederBiz Türk ordusunun bir yabancı devlet eliyle muayyen bir makseniz, nereye giderse gitsin diyesat için donatılmış olması fikrini reddediyoruz. Türk askeri ancak rek ormanlann içinden fırlatıp at yabancı bir devletin dileği ve izni yönünde savaşa hazırlanan ücretli mak ve hatta mahkemeye vererek asker değildir. Bizim ordnmuz, millî çıkarlanmız ve millî güvenliğihapishaneye göndermek lâzımdır; miz neyi gerektiriyorsa o görevi yapmaya hazır anavatan ordnsu sıhakikatleri gözönüne alırsanız o fatmı kaybedemez. Atatürk'ün millî savunma göriişü bu gerçekler üsvatandaşa ya bir yer göstermek tüne oturtulmuştur. veya ormanlann içinde kalmasına Şu günlerde Ankarada toplanan Yüksek Askeri Şura, bir yandan göz yummak lâzımgelmektedir. da «Millî bir kuvvet ve millî bir strateji teşkili ve Kıbrıs konusu» üsHer iki hal de tatminkâr olmadığına göre ormancının hiç bir ka tüne çalışmaktadır. Dileriz ki Amerikan millî Savunma Bakanı Yardımcısımn gelişi, bu çalışmalar üstüne ışık tutsun. NATO emrindeki bahati olamaz ve orman dâvSsmı tümeıılerimizi en az sayıya indirmeden •milli bir kuvvet ve millî bir ancak iktisadî nedenlere cevap strateji» tesbitine imkân yoktur. New York Times'ın verdiği haberlerveren köklü reformlar bfelledebile raiHi Jbir strateji tesbiti politikası da tam mânâsıyla bfr birlne zıttır Hr. .3 Kanun ve hakikatler S Orman Bölge Sefi TUNCKLÎ Mehmet ÖZCAMUR ••••••••••••••••••••••••••••••••• NOT: Tartışm» bölümüne gönderilen yazıların mümknnse daktilo edilmesini, 250 kelimeji •jmamasını ve yazarlara değil, zarfın tizerine «Tartışmaa nirauzn yazılarak Yazı Işlerine postalanınasını rica edcrlz. • ••••••••••••••••••••••••|9 VARLIK YAYINEVİ Yeni kilaplarını sunar: 1. 2. 3. 4. 5. 6 7. Sabahattin Ali: Kürk Mantolu Madonna, roman Orhan Hançerlioğlu: Özgürlük Düşüncesi, Dostoyevski: Ezilenler, roman, 3. baskı, P. Daninos: Tanrı Babanın Hâtua Defteri, roman, Knut Hamsun: Victoria. roman, 4. Baskı, Talip Apaydm: Bir Yol, oyun 4 perde, E. H. Porter Poüyanna, Sevinç Kitabı, İlâncılık: lira. üra. üra. lira. lira. lira lira. ../2I05 TEŞEKKÜR Ailelerimlzin değerli uzvu. Ankara polislerinden 22 Subat 1966 tarihinde Ankarada olıımü münasebetiyle yakın Ugilerini esirgemiyen Emniyet ve TCDD mensuplarına. tedavisi ıçın çırpıhan doktonı Hilmi Beye, cenaze tdrenıne katılanlarla, telgraf ve mektupla başsağlığı dıleyen akraba ve dostlara teşekkürlerimizi sunarız URUBAY, TÜTENGİL VE GÜMÜŞ AİLELEKİ Cunüıurıyet 2202 TEVFİK URUBAY'ın :::: •••• Cürüm işlemiş oluruz TEŞEKKÜR Büyük bir hazakatle kıymet'.l eşimin doğumunu muffakıyetle yaparak kendisini sıhhate kavuşturan Süle>maniye Dofumev) Jinekolog Operatörü Sayın S Kuşku uyandıran sorunlar f * erçekten, 1958 yılının Mayıs ayında Lübnan' ^ ' da başgösteren kanşıklık ve ayaklanma bütiin ülkeye yayılmıştır. Hükuraetin bunu bastıramaınası üzerine, Devlet Başkanı Şamun, muhalefeti ortadan kaldırmak amacıyla ve muhalefetin davranışını tnilletlerarası komünizmin sızması niteüğinde göstererek ABD. nin silâhlı yardımını istenıiş, bunun üzerine de 15 temmuz 1958 günü beş bin Amerikan deniz piyadesi Lübnan'a çıkarılmıştır. Ote vandan, İrak'ta, Amerikan birliklerinin Lübnan'a çıkmasından bir çün önce, yani 14 temmuz 1958 de ihtilâl patlak vermiş ve Bağdat Paktı ryesi bu ülkede iktidarla birlikte re.jim de değiş Sonuç örülüyor ki, 5 mart 1958 anlaşması, Türkive'ye hiçbir Ggarantibarış ve güvenliği bakımından özellikyeni sağlamamakta; buna karşüık, iii le «bilvasıta tecavüz» kavramı yüzünden birtakım çapraşık soruların ve kuşkularm ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Milletlerarası ili.şkiler alamnda hiçbir devletin uyriusu durumuna düşmeksizin haysiyetli ve bağımsız bir dış politikanm yürütülmesi gereğinde birleşildiğine ve ulusal çıkarlarımızla bağdaşmıyan anlaşmalann değiştirilmesi yoluna girileceğine göre, umanz ki, bu ikili tşbirliği Anlaşması da. 6 ncı maddede tanınan fesih hakkımn kullanılması suretiyle, yürürlükten kaldınlacaktır. >lllllllllt>B«l*l*IIBI<Wlllllll*>> • » & • • • • • • • • # • » • l l l t l l »* • * • • • • • • • • •> «••••••*••••«••••••••»•••••••••••••»••••••••••••••••••••••••»••••••••ı • •••• •• •«•«••••••••••••• ••••••••••• ••^••••••••••••••••'•••••••«••••«•••i FABEİKA ARSASI VEYA BİNASI ARANIYOR Yalnız arsa olarak veya içinde fabrika binası olan 510.000 M2. arasında yer aranıyor. Mahallin ve elektrik durumunun muhtasar olarak P K. 32 Mecidiyeköy adresine bildirilmesi. Cumhuriyet 2201 Opera Sanatçısı Soprano GÜLEB KESKİNKAYA Ut T. Mühendis Mimar BEMIN BİLER Ni;anlandılar ANKARA 1.3 196€ ayın profesörün belirttiği gibi siyasal felsefe ve gerçek demokrasi oy çoğunluğuna karşıdır. Yani böyle bır demokrasi şeklidir sadece. Çünkü, özgür düşünce, siyasal kadrolarda şekillen meli, çeşitlendırümelidir ki, varlığından bahsedüebüinsin. Bunun ak si, birçok düşünceler söz sahibi edilmemiş neticesi çıkar. Bu durumda da esas şekle feda edilmiş gibi garip bir hükme varacağız ki, bu da gerçeğin ta kendisidir. Demokrasiye amiyane tâbirle saygısızlıktır. însanlarm üstünlüğü, her düsüncenin yapıtlarım öğrenmek, onlan tartışmak, cesaretle topluma mdirmektir. Artık çeşitli fikir lerden çekinenler anlamalıdırlar ki, «Sosyalizm» ilfihlann iktisat sistemi degil, hümanistlerin, toplumculann sistemidir. Her vatandaşa eşit imkânlar vermedikçe, vasıtalar emrine tahsis edilmedikçe demokrasiden ve onun nimetlerinden bahsetmek, parasız, meteliksiz bir şekilde dolaşan, vitrin leri temaşa eden insanlan içgüdü ve düşüncelerini haksız şekilde tahrik etmek gibi basit insancıl olmayan bir davranış, hatta bir aşağılık, sorumsuzluk yüklenmiş oluruz ki bu, hümanist bir açıdan bakıl:nca tnsan naysiyetini inkâr, demokrasi açısmdan ise sisteme ihanet çürümünü islemiş oluruz. RahmetlJ bQyOSQnı(l2 AYŞE AKBELEN'in rahatsızlı?ı sıra«ınd? yardımımıza koşan hekim arkadaslarımıza ve diğer dostlanmıza bilhassa Snmstva hastahane?i Bashekirni TEŞEKKÜR SAtM AKSAN ve ba?hem?ire Dr. MUVAFFAK AFİR'e ve bu meyanda daiml şekilde alâkalarını esirgemiyen Dr. Necatl Eren, Dr. Zihni Güvengez ve Dr. Cevdet Alkıj ile diğer hastane personellne »onsuz tesekkürlerimi nınarım. Nlzamettln ÖZDOĞRU Cumhuriyet 2200 kardeşlerimizle, rıastahane hekımlerine, hemşirplerine ve per'nnele aynca öiümündp gerek çahsen gelerek veya cesitll vasıtalarla bizleri teselll eden akraha. dost ve arkadaşlarımıza saygı ve tesekkurlerimizin duyurulmasını rıcn Fderiz. AİLKSİ Cumhurivet 2206 FİKRİYF KAPTAN Fmdıklı, Meclisi Mebusan caddesi, Fmdıklı Handaki şirketimiz merkezinin TELEFON NUMARALARI 7 Mart 1966 p<ı2artesi gimünden itibaren Renkli, ilâveli Bugünkü Başyazısı (5 Hat) olarak değiştiriimiştir. DENİZGİLİK LİMİTED ŞİRKETİ PETROL NAKLİYAT LİMİTED ŞİRKETİ Reklâmcılüc 8982210 Hüseyin TOPAL J Cumhuriyet 2234 GÖÇ Balkabağı i YUSUF ZİYA ORTAG Kahkahalarla okuyacağınız bir mizah şaheseri: PLINI Koc Holdîng Anonim Şirketi İdare Meclisi Reisliğinden: Holdlng'imkta 22 çubat 1966 tarihlnde toplanan " Umnmf Heyeti sermayemizin 100 milyon llraya iblâğma karar vermi»tir. Rüçhan haklaruu kullanmak isteyen saym hissedarlanmızı 21.3.1966 tarfhlne kadar iştirak taahhütnamelerini çöndermeğe ve Nominal bedel uzerinden taahhüt edecekleri miktann dSrtte birini yatırmağa, T. Ticaret Kanununun 394. maddesi veçhile dftvet ederiz. Taahhütnamelerini bu tarihe kadar göndcrmey«ı ve dörtte birini yatomayan hissedarlanmız TezyWe iştirak etmemi? sayüacaklardn. Yeni Ajaru 1651/2230 Upton SinclairMn toplattınlan ALTIN ZİNCİR'İ Satışa çıkarıldı Dağıtım: MAY Yayınlan Atasaray 109 Cağaloğlu Tel: 27 71 61 Fiati on lira J / M \ Öksürük • Nezle »ronşii 6rip*e Karjı > txsu lılırınn IrnNl TlrtifHı rtrıtn» Sıuı F.JI, 360 Hrılur ^ParatosseA 538'ZİU S Cumhuriyet « ayın Oguz Kâzım Atok'un (Göç Plânı) başhklı çok Ugi çekici bır makalesi neşrolundu. Mevzu, meşgalemin bir dalı ol ması bakımından şahsen pek faydalandım. KUçük bir makale olma sma rağmen, yazıda göç denen ka derin acı, gerçek çilesi ve devletin hSkimiyet kuramayan tutumu meydana konmuç rt bu en mühım meselprun halli volunda tsabetlı ve lncelemelere dayanan olgun fikirler İleri sürülmliştür Bilhassa bizim memleket İçin gazete makalelerl daha ılyade bu gibi msm Koyan Siiri AZIZ NESIN Cumhuriyet ^ 22y
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog