Bugünden 1930'a 5,504,180 adet makale



Katalog


«
»

SAHİFE ÎKİ 14 Mart 1966 CüMHURtTET YABANCIAJANLARIK OYUNLARI Gnl. Kenan ESENGIN Zonguldak MmetveklU gençler, pocuklar bn yüzden tutnklanıyorlar. Bnnlann yankısı görülüyor. Ba garip ve naksıı davranıslara kızılıyor, sokakta kümeleşen gençler polise «Biz komunistiz, gel bizi yakala...» dıyecek kadar gaka hudndnnn geçen hareketler olnyor. Bundan daha büyük ve etkill bir komünist propagandası olnr mn? Buna kimler yarattı, kimler devam ettiriyor? Devlet idaresi böyle mi olur? 1951. 1955 arasında Iran'da böyle idi. Bir çok insan gelisigüzel komünist diye damgalanıyor. Düşmanlıklar çoğalıyor, üniversiteye makinelitüfeklerle ates ettiriliyor. Hnznrsnzluk devam ediyor. Komünizm geliyor diye tehlike çanları çalKıbns olaylannın acı akış ve sonuçlarından dınlıyor. Tabancı ajanların bn oyunlan Iran •onra Türk milletinde bir uyanış bir silkinme petrollerinin bilinen konsorsiyuma bağlanmasına kadar devam etti ve ondan sonra da perde kaolmnştur. Çok bağlı olduğumnz NATO Müttefikpandı. lerimize ve bn arada daha çok gelisigüzel imzalanan ve yabancılara büyük imtiyazlar tamyan tâvizler veren ikili antlaşmalara karsı haklı bir tepld ve soğukluk duyulmaya başlanmıstı. evlet ve dünya görüşü zayıf insanların ida Bunu yakından gören ve izleyen yabancı resinde bulunan az gelişmis memleketlerin ajanlar raevcut Iç eekişmelerden ve ortamdan kaderi bndur. Bn ülkeler kendi varlıçmı bulunfaydalrnarak Türkiyede yenl blr oynn hazırlacaya kadar bu oyunlar devam edecektir. Hüner maya h?«ladılar. bunu kestirmek, oynnlara imkân vermemektir. H.'Iın göıünü başka yönlere çevirraek. ta Bn gibi gizli maksatları vaktinde sezmek ve rihî tEıssubunn kamçılamak, kendi varlıklarının olnmln ciddî tedbirleri almak iktidarlann baslüznrauna inandırmak için Türkiyede <Bır kolıca görevleridir. Yabancı ajanlar millî gücü bömünizm tehlikesi» oldufunu bızla ve çesitli sraçlücü millî değerleri yok edici, dağıtıcı propaganlarla yaymaya başladılar. dalar yaptırmaktan, olaylar çıkarmaktan, bnnnn Bizim devlet anlayışından yoksun politikacısonncunda o ülkelere daha kuvvetli yerleşmek lar da buna, oy almak ve parti menfaati bakımınhakhlıgını nyandırmak istemekte, aydınlan snsturmak, yobazlığı, din sömürücülüğünü körükdan hemen sanldılar ve bn ajanların oyununa lemek, böylece büyük millî meseleleri arka plânSlet oldnlar. O derecede ki başlangıçta inanmalara atmak, halkı aldatmak ve oyalamak taktiğini dan sırf politik taktik olarak ele almak istedikleri bu oyuna daha »onra kendileri de kapılmıs daima esas almıştır. Bunlan asla nnatmamak gerekir. oldnlar. rw^ürkiye'de korkunç bir komünizm tehlikesi *• var diye bir takım bölücü, yıkıcı. değerleri gözden düsürücü tek taraflı tasarruflara cirisildi. wv ün\amn her yerinde olduğu gibi Türkiye'de Oysa, yabancı ajanların maksadı bn taktik ile •*' de bir sol akım vardır. Fakat bnnnn tehliTürk halkını birbirine düsürmek, millî menfaatkeli olnp olmadığını kendimiz takdir etmeliyiz. ten bahseden ikili antlaşmalann aleyhinde buluÇarelerini bir devlet görüşü içinde kendimiz nan NATO Antlaşmasının ana ilkeleri dısında düşünmeliyiz. Türk toplnmn komünist olmaz. Türk milletinin menfaatlerine nygnn olmıyan konnlan dile getiren herkesi Batı düsmanı ko Onnn düsmanıdır. Türkiyede hiç komünizm tehlikesi yoktnr. Tek tük olayların üzerinde kenmiinist olarak göstermek, baskılamak. sustnrdimiz dnrmalıyız. Bnnlann gerçek hüviyetlerinl mak ve her hareketin kaynafını komünizme bağdevletin resmî orçanlan ciddî şekilde ele almalayarak halkı aldatmaktı. lıdır. Eğitim sistemimizi olumlu sekilde yeliştirYabancı ajanların bn taktiklerine çesitli semeliyiz. bep ve menfaatler yüzünden kolayca nyanlar da Komünizmi önlemek, uydurma dernekler vardı. Fakît hazin ve önemli olan dünyada dönen bn gibi olayları iyi bilmesi ve değerlendirmesi kurmak, jurnalcı kişilerin ifadeleri ile tntnklamalar yapmak, baskılar tethis, kitap yasaklagereken iktidann da bn oynnlara kolayca çelmesi. bu ajanların volnnda yürür görünmesidir. maları ile mümkün olmaz. Sosyal adaleti ve sosBn gibi meseleleri bir devlet anlamı içinde temyal güvenliği saslamak, Atatürk yolunu izlekinli ve ciddî olarak ele almak gerekir. mekle hedefe nlasılabilir. Aynca dünyanın bugünkü görüs ve anlayısına göre bir devlet yönetimine girmekle mnvaffak olnnabilir. Asla nnntmamahdır ki yabancı ajanların oyunlan küçük • v iğer cephe de (Rnsya) bn durumdan ve çaplı ve menfaatçi politikacıların ihtiraslan ile *~ •*" oyunlardan memnundnr. Çünkü hiç bir birlesirse çok yıkıcı sonnçlar dognrur. Bn oynnzahmet çekmeden, şimdiye kadar Türkiyede mil lara çelmemek, çok nvanık olmak iktidariarın yonlar dökerek yapamadığını Türkiye bngiin va7İf«"sidir. kendi kendine yapmaktadır. Her gün komünizmEvet Türkiyede büyük ovunlar oynanmak den bahsediliyor. Herkese, liyasî partilere kolsteniysr, bnnn görüyornz. Oikkatli ve temkinli layca komünist demek mümkün olnyor. Tazartar, bulunulmasını tavsiye ediyonız. '' ürkiyemizde, büınk oyunların oynanmakta olduğnna sezmemek, görmemek mümkün değildir. Dünyanın bir çok ülkelerindeki ba çeşit olayları değerlendirebilen, içeride ve dışarıda istihbarat görevlerinde devlet hizmetir.de çalışmış olan ve düşünebilen insanlar bn korkunç dnrnmu daha da iyi görmekte ve endişe dnymaktadır. Evet Türkiye üzerinde büyük oynnlar oynanmaktadır.. Iînnu bilraetniz, ba tuzağa dfişmememiz şerekir. ••••••••••••• T Memurlar Kanunu ve emekliler S :::: •••a Afrikanın dâvası! «19311961 arası Gana'daki özel teşebbüs için son derece verimli bir dönera cldu, sayısız insan servet yaptı. Ama bunlar paralannı, kapitalizmi geliştirecek jatırımlara bağlamaya hazır değildiler. Oysa kapitalist yetişmeden kapitalizm olamaz. Ganalı bir lider, Koyo Botsioda, bana şöyle diyordu: Tüocarlarunız ve iş adamlarımızdan sermaye bulmantn imkfinı yok. Yatırraı yapmak ıstemiyorlar. Işin aslmda biz, şu son yıllarda, işletmclenni gehştirmeleri için iş adamlarımıza büyük çapta borç vererek yardım ettik, ama bütün bu paralarm hepsi hebâ oldu. Çok önemli bir nutkunda Nkrumah da aynı soruca vanyordu: Gana gelişmek istiyorsa bu ancak kooperatifler veya eş organizmaior yoluyla mümkündür. Çünkü geçmişteki denemeler ortaya kc\Tnuştur ki, Ganalı i"î» adamlan yabancı firmalann seviyesine yükselememekte, ya da bunu istememektedirler.» Ynkarıdaki satırları «Afrikada Millî Kurtulus ve Sosyalizm Hareketıer • adlı kitaptan aldım. Kitabı Basil Davidson Afrikada yıllarca süren araştırma ve incelcmeden sonra yazmıştır. B. Davidson, bir süre Times'm muhabirliğini yapmışhr. Gazeteciliğin yazarlara verdiği aydmlık ifade biçimiyle yazılmış eser, her suııftan okuyucunun anlıyacağı rahathktadır. Son günlerde gazetelerde sık sık Afrikaya ait haberler okuyanlar, Afrika meseleslnin ne olduğunu anlamak ve ajanslan gerçekçi bir açıdan yornmlamak istiyorlarsa «Afrikada Millî Kurtuluş ve Sosjalizm hareketleri. kendilerine çok faydalı olacaktır. Eseri Atillâ Tokatlı çevirmlstır. Sosyal yaymlarda çıkmıştır. Sömürgelikten bağımsızhğa ve uygar düzene geçis kolay değildir. Bu. az gelişmişlikten kurtulup gelişmişliğe varmak demektir. Afrika üstande ise Doğu ve Batı dünyalarının büyük etkileri vardır. Yeni sömürgecilik sömürücü pençesini kalkmmak isteyen Airika uluslarınm yakasmdan bırakmıyor. Afrika uygarlık düzeyine varmak için hangi yolu seçecektir? Kapitalist kalkınma yoln mı daha uygundur? Sosyalist kalkınma yolu mn? 19. Yüzyılda kalkman Avrupa ükeleri, Amerika ve Japonya İçin böyle bir dâvâ ve böyle bir soru yoktu. Çünkü losyalist kalkınmı yolu diye bir şey yoktu o sırada ortada. Kapitalist yoldan geUşmiş olan İngiltere, Fransa, Amerika, Almanya gibi ülkelerde toplum. her hangi bir seçim imkânma sahip değildi. Sanayi devrimi tamamlanıp, kapitalist gelişme gerçekleştikten sonradır ki bilimsel sosyalizm ortaya cıkmıştır. Ve Yirminci Yüzyılda az gelismiş durumda bulunan ülkelere kalkınma yolunda tercih imkânlari ortaya çıkmıştır. Uluslann aydın tabakası akıl yoloyla topluma yön verme gücünü kazanmıştır. Basil Davidson. Afrika ülkcleri için diyor ki: Afrika iki şıktan birini seçmek zorundadır: Ya az çok maskelenmiş bir statüko, ya da köklü bir dönüşüm. Ve bu dönüşüm gerçekten köklü olmak zorundadır, çünkü bağunsız ülkeler «serbest teşebbüs> sistemini yakın bir gelecekte geçmeyi tasarlıyacak kadar iktisaden kuvvetii ohnaktan uzaktırlar. Afrikalıların, bir vakitler sömürge olan ve kapitalist aşamayı yaşamadan •atladıklannı» ileri süren ülkelere bu derece ilgi duymalannrn sebebi budur. Birleşmis Milletler Teknik Yardım Konseyi Başkanı David Owen'in geçenlerde Moğolistan Ha!k Cumhuriyetinin «kapitalist aşamayı atlıyarak feodalizmden sosyalizme geçtiğini» ilân edişi Afrikahlann gözünde alabüdiğine önemli olmuştur. Bu, Airikalıların aynı metodları kullanmak istediği anlamuıa gelmez, hir sömurge toplumunun yeni baştan kunıluşu konusunda esinlenebileceği pratik bir örneğe büyük bir ügi duyduğu anlamına gelir. Afrikahlann özellikle Çin'i ve Sovyetler Birliğinde eski Orta Asya sömdrgelerini dolaşıp incelemek isteyişlerinin sebepleri budur. Bu ülkelerın geçmişteki kölelikten kurtulup kurtulmadıklarmı, kurtuldularsa bu işi nasıl yaptıklarmı gözleriyle görmek istemektedirler Afrikalılar. Ve Afrikalı nötralizm taraftarlannm «seçme hürriyeti«nden anladıkları i.;te budur. Her türlü koraünist fikirlerden bağımsız olarak (zaten ko:nunizm onların bugünkü meselelerinden çok uzaktır) statükonun devamını sağlayan her türlü Batı yardımma karşı Afrikalılar gün geçtikçe biraz daha kararlılıkla cephe almaktadırlar. Buna karşılık çıkar pözetmiyen bir yardımın geçiş dönemini aşmada onlara büyük çapta yardımcı olacağını bilmektedirler. Sonııç olarak diyebiliriz ki Afrika zor ve çetin dâvâlarla karşıkarşıya bir kıt'adır. Ama kendisi icin en uygun yolu secrnedikçe uygarlık düzeyine ulasmasma da imkân yoktor. Afrikada Millî Kurtulus ve sosyalizm hareketlerinl okudukça blr daha bnna inanryor insan... Bir uyanış, bir silkinme iiii Az gelişmislerm kaderi D ayın Dr. Abdullah Pulat Gözübüyük «Memurlar Kanunu ve Emekliler» başlıklı yazısı lle, 1961 Anayasasının sosyal adalet ve sosyal güven esprisine Işaret ederek yenl personel kanununda emeklilerin, çalışma hakkmdan mahrum edilmelerıni yermektedir. Kendisine büsbütün haksızsınız demeye imkân yoktur. Ne var ki emeklilerin bugüne kadar uğradıkları haksızlıklar vs adaletsızlikler yamnda bu, pek sönük kalır. Önce şu cthetin belirtilmesi lâzım dır ki Anayasa olsnn, diğer kannnlar olsun, nazariyatta kaldıkları müdetçe hiç bir değer taşımazlar. «tyi tatbik edilen kiitü bir kanun, fcna nygulsnan en iyi bir kanundan daha faydaUdır» diyen meşhur Fransıı düşünürü Monteskiyö. yerden göğe kadar Bir örnek •••• • «•a • ••• Sonuç • ••• • ••• • ••a Kendi kendine yapılıyor Bir örnek verelim: Bugünküne nazaran çok daha eksik olan eski Anayasamızın yurürlükte olduğu 1954 yılında ya>inlanan, emekli aylıklarını ayarlayıcı kanun, emekilleri üç, dört kategoriye ayırarak yapılan zam nisbetini yukandan aşağıya doğru kademe kademe yüksek tutmuştu. Çok mütekfimil saydjğımız yenl Anayasanın yurürlükte bulunduğu 1963 64 yıhnda neşredüen zam kanunu ise bu basit prensipe riayet etmemiş; nisbette az aylıklı, çok aylıkh farkını gözetmemiştir. Fakat daha da kötüsü vardır: 1959 yılında çıkarılan aynı mahiyette bir kanun, zam nis betini az maaşlılar için düşük, çok maaşlılar için ise yüksek tntmuştur. Böyle bir tutum sosyal adalet duygu ve prensiplerin temelinden sarsan darbedir. Ne var ki bu haksızlık hileli bir yolla maskelenmiş olduğnndan nmnmî efkârın dikkatinden kaçnuştır. Basit bir inceleme bu gerçeği oklayukla meydana çıkarır. Tartışma sütununun müsaadesizliği beni bu ciheti izah etmekten mahrum bırakmıştır. Zengini daha zengin, fakiri ise daha fakir kılmanın müşabhas bir timsali olan bahis konusu kanunun bir benzeri hiç bir zamanda ve hiç bir mekânda göruhnemiştir. Bu hicap verici durumun derhal düzeltilmesi lâzım değil, elzemdir. Sayın yazarın ele aldığı çalışma yasağı bunun yamnda hiç mesabe•inde kalır. Saygılarımı sıınanm. Hakkı ULUĞ 14 JMRT TIP BAYRAHI ikinci teklıfe katılmak güç ssss :::: :::: # Aynı konuda Eski lluharipler Cemiyeti tstanbul îl Başkanı Emekli Kurmay Albay Etem Baransü, Dr. Abdullah Pulat Gözübüyük ün yazılannı dikkatle okuduğunu, memurlar kanunu vesüesiyle emeklilerin önemli bir dâvasma temas ettikleri için kendilerine teşekkür ettiklerini bildirmekte ve şöyle devam etmektedir: «İleri sürdükleri çözüm tekliflerinden ikincisine katılmak bir hayli güç... Çünkü, devlet veya devlet çesitli kurumlarında ek görev almamış, binlerce emekli, dul ve yetim vardır. Asıl çözum şekli birinci teklifleridir. Yani (Emekli Sandığı kanununu yeni personel kanunu hükümlerine bir an evvel uydurarak, emekli ajiıklarını aynı esaslar dahilinde eşit bir hale getirmek ve 1950 denberi devam edegebnekte olan değişîk tatbikata son vermektir.) Personel Dairesi Başkanı Sayın Ş. Adal'ın gazetelere intikal eden beyanlarından ve diğer kaynaklardan edindiğimiz bilgi şndur: (Devlet Personel Dairesi ve Emekli Sandığı, bu mesele üzerinde çalışmakta ve Emekli Sandığı kanununu tâdil için gereken esaslan tesbit etmektedirler.) Dr. Nurettin SOZEN İ •••• •••• Z Ist. Üni. Tıp Fakultesi Asistanı lıyordu. Bir süre sonra Gülhanede bn iki dal bir'g A Mart modern Tıp Okulumuzun kuruluş yüleştirildi. İki sene sonra 1838 de okul şimdiki Ga • • • J . * T dönümü olarak kutlanagelmektedir. latasaray Lisesinin binasına (Enderun Ağalan Mek • • • 14 Mart 1827 de o zamana kadar gelen medrese tebi) ne taşınmış ve Mektebi Tıbbiyeyi Adliyeyi • • • düzeninin dışında yeni bir anlayışla «Tıphane ve Şahane adını almıştır. Bundan sonra öğretim Fran • • • Cerrahhaneyi Âmire» kurulmuş ve böylece ülkesızca olmuştur. • ; • miz ileri bilim öğretimine yer veren bilim örgü1848 deki Galata yangını dolayısiyle okul Has ! [ ! tüne kavuşmuştur. köy Halıcıoğlu, Gülhane, Demirkapı ve Galatasaray jjj Türklerin dokuz asırlık yurdu olan Küçük da konakladıktan sonra Demirkapırtaki bir binaya Ş j j Asyada ilk sağhk örgütü 1206 da kurulmuştur. Bir (Şimdiki Sağlık Memurlan Okuln) ve bahçesin :jj bastahane ve ona bağlı tıp medresesinden kumlu deki barakalara yerleşmiştir. jjj Kayseri Darüşşifası dünya uygarlıfının ilk tıp o1839 Askeri Eczacılık Bölümü, 1866 da Sivil jjj kuludur. Gerek Selçuklular, gerekse Osmanhlar Eczacüık Bölümü. 1864 de Sivil Tıbbiye açümıştır. H İ sağlık konularına tarihî geleneklere uygun olarak Burada Türkçe öğretim başlamış, 1865 de Askeri jjj büyük değer vennişlerdlr. Tıbbiyeye de Türkçe öğretim yerleşmiştir. Geniş :;i Batı, Ortaçağın tümden geliş metodunu terk liyen okul bir ara Kadırgadaki Mustafa Paşa Ko ;;{ ederek tüme varnn metodunu benimsemeye başlaaağına tasınmıştır. Askeri Tıbbiye ile Mülkî Tıbyınca (yeni doğuş. Rönesans) uygarlık alanında Oive 1909 da Haydarpaşada Fakülte olarak birleşboğuyu geride bıraknuştı. Özellikle Osmanlılar Banişlerdir. Kadırgadaki binada ise Eczacı ve Dişçi tının hu ilerleyişine ayak uydurmak için büyük çaUkulu çalışmalaruıa devara etmiştir. balar göstermişlerdir. Çabalar, Fatih Sultan Meh• » u hızlı gelişmenin artan hızla devamı özlemet ile başLamış ondan sonra bir süre durakla*' mimizdir. Yurdumuzun hekime olan ihtiyamış, fakat Sultan Mahmut II Fatihin yolundan gicını var olan dört fakülte ve açılmakta olan bir derek Batıya yönelme çabalanna girişmiştir. Sulfakülte karşılıyamamaktadır. tan Mahmut modern bir ordu, ve bu ordu için Eski adı ile Mektebi Tıbbiyeyi Şahanenin tarimodern örgütleri kurarken zamanın Hekimbaşı hî görevine iki fakülte olarak devam edeceği günMustafa Behçet Efendinin istek ve yardunları ile leri bekliyoruz. Işte kısaca gözden geçirdiğimiz 14 Şehzadebasında modern bir Tıphane ve CerrahMart tarihi sağlık mensuplanna büyük sorumluhane kurmuştur. (Tıphane ve Cerrahhaneyl Âmire, luklar yüklemektedir. Türk tıbbı bu sorumlnlugu 14 Mart 1827). duyan^ ivi bir hekim olduğu kadar, lyi bir yurtamanın Batıdaki benzerlerl gibi Tıphane ve taş ve değerli bir aydın olan mensuplarının çabaCerrahhane diye iki dalda çalışan okul gelan ile kalkınacaktır. nişleyince önce cerrahhane Topkapı Sarayı ya14 Mart Tıp Bayramını tarihteki gelişmeler ile kınlanndaki Hastalar Odası'na Tıbbiye ise Gülha bğünme günü olarak değil, yeni başarılara ulaşma nedeki kırmızı kışlaya tasınmıştır. Tıbbiyede İortamını yaratma ve yeni reformlara kavuşma çatalyanca, Cerrahhanede ise Türkçe öğretim yapırelerini arama günü olarak kutlamalıyız. !••••••••••••)•••• • • • • • • • • * • • • • . • • • • ( • • « • • • • • • • • • •• • • « • !•••••••••••••••• • •• • • •• • • • • • • • • • • • • •«•••*••••••••••••» !•••••••••••••••• •••ınıllllıııııaııtıaıııaıııııııııııı ^ • • • • • • B ••«••••»•••9ll»^II(flM.f» ( l M l a ( l • • • • • m Temennimiz âdil edilen bu Emekli Sandığı kanunu tasansırun bir an evvel Büyük Mület Meclisine intikal ederek kannnlasması, bütün emekli, dul ve yetimlerin en samimi temennisidir. 1 Mart 1966 dan itibaren uygulanmaya başlıyacak yeni personel kanununun mali hükümleriyle, biraz daha bugünün hayat şartlanna intibak edecek memorlanmız yanında, 1950 denberi devam edegelmekte olan değişik tatbikata da bir son verilmesi ve memnrlanmız la birlikte onların dul ve yetimlerinin de eşit olarak aynı zamanda se\indirilmelerini çok arzu ederdik. Şimdilik bütün iimidimİT, yeni Emekli Sandığı kanununun hızla tatbika geçirilmesi imkânlarınııı bizlerden esirgenmemesidir. Aksi halde bugünkü hayat şartları içinde bu topluluğnn ıstıraplan daha uzun müddet devam edecek demektir. T Teşekkür Şirketimizin, Londra. asfaltı üzerinde inşaasma başladığı PEREJA tesislerinin 4.3.1966 tarihinde yapılan temel atma türeninc, bizzat iştirak eden.Telgraf, mektup ve telefonla tebrik ve başarı dilekierini bildiren misafirlcriınize dostlarımıza, ortaklarımıza, müşterilerimize ve kıymetli alâkalan ile bize daima yardımcı olan Basınımız mensuplanna alenen teşekkür ederiz. Şayet bir emekli, yeni personel kanununa göre aylık alan kendi seviyesindeki bir memur maaşının °.o 70 ini ve kabul edilecek aynı katsayı ile çarpılarak aylığını alırsa, bazı istisnalan ile. devlet veya devlet knrumlarmda bir ek görev almalanna da lüzum kalmaz zannındayız.» *** PEREJA İktidarı uyarma aym Profesör Heşat Kaynar... iktidan uyarma konulu tarıhten ömekler verdiği yazı çok ilgi çekicidir. Bu yazıda Osmanlj •altanatı devrir.e ve Cumhurlyet devrlne ait İki pasaj mevcuttur. Bu uyarmal&nıı birtni de ben söz ileri Kimya Sanayi A. Ş. İdare Mecüsi Ülncıbk: 20ei/i»SG S 9 Aynı konuda tartışmacı Av. konusu etmeiı istiyorum. Saltanat devrinin ünlü vezirlerinden Köp Saffet Taşkent ise Prof. Dr. Lütfi rülüzade Mustafa Fazü Pasanın Duran'ın yazısınî zevkle okuduğu brduyu humayunla sefere çıkarkeu nu, aynı fikir ve kanaati taşımış Sadaret Kaymakamına ve vezirle olmanın huzuru içinde bulunduğu re yaptığı tavsiye bir devlet ada nu belirtmekte ve öaha sonra femının öngörürlüğünü ispatlıyacak >iz almakla öğündüğünü bildirdıgi niteliktedir. Tarihe geçmiş bu o hocası Prof. DuranTa dâvacı • dâlay şöyledir: IV. üncü Mehmet ralı avukatlan olarak takip ettik1687 de tahttan indirildi, yerine de leri dâvalan ele almakta ve bu kardeşi Süleyman II. geçti. Bu yönden tartışmaya girmektedir. hasta, yaşlı ve iradesiz bir padiSayın Av. Saffet Taşkent'e ve dişahtı. Saltanatı kısa sürmüştü ve ğer tartışmacılara bu vesile ile saltanatı zamanında Osmanlı or şahsî sorunlannı tartışma sütunndusu Macaristan seferinde büyük na bir vesile bularak getirmemebir bozgun ve felâkete uğramıştı. lerini, gazetemizde ortaya atüan Sefere çıkan ordulan zamanın fikirler üzerinde objektif bir «çıhükümdannın, Davutpaşa sahrasın dan lehte veya aleyhte görüslerini da uğurlanması an'ane halindeydi. belirtmelerini bilhassa rica edeII. nci Süleyman da serdan Köpriz. rülü Pazıl Mustafa Paşayı uğurlar*** ken belindeki murassa kemeri çıkararak Serdarın beline kuşatmış ve ona hayır dualarla seferde başarılar dilemişti. O sırada Padişahın hastalığv bilindiğinden yerine geçecek olan için bazı terttplere girişildiğini duyan Köprülü Vezır, Sadaret Kaymakamına veda ederken saltanat nöbetinin Şehzads ucahit Beşer'ın Istanbul traAhmette olduğunu, buna riayet efığıne daır seri yazısınî ilgiydilmesini, kat'iyen başkasmın tahle okudum. ileri sürülen fıta çıkanlmamasını tavsiye eder. Bu başka şehzade de Mustafa II kirlere katılmakla beraber, bazı ve Ahmet III tü. Bu iki şehzade tekliflerin tatbikatta beklenilen ne hakkında Serdar, bunların havayi ticeyi vermiyeceğini zannediyoheveslerıne düşkün olduklarını ha rum. tırlattı. Fılhakıka, Süleyman II O TRAFİK PERSONEJLİ: Baş nin ölümü ile tahta kardeşi A h ta müdurleri, bütün memurlar, kamet II geçti. Köprüzade Mustafa labahk saatlerde muayyen bir kaç Fazıl Paşa Salankamin harbinde yerde toplanıp âdeta çırpmdıklan alnından vuruldu ve şehit oldu. Or halde tıkanıklığın açılmadıgma ba du tam bir bozguna uğradı. Ahmet karak sayılarının yetmediğini zan II 1nin de saltanatı kısa sürmüşnedıyorlar. Bu zihniyet «her aratü. Olümü ile Mustafa II padişah baya bir polis» çaresine götürür. olmuş, devrindeki fena idare yu yaıüıştır. Hele yayalar, şoförlerden zünden 1703 Edıme isyanı ile taht de ileri giderek, polisin gözü önüntan indirilmıştır. Onun yerine gede nizamlan çiğniyorlar. Yapüaçen kardeşi Ahmet III de devrıncak iş, polis yokken de herkesin deki sefahat ve halkta uyanan iğ kendiliğinden kaidelere nymasını T birar dolayısiyle Patrona is> anı sağlamaktır. Bunun da çaresi, şodrje amlan ayaklanma ile 1730 da förlere olduğu kadar, yayalara da tahtmdan indirilmiştır. tatbik edilecek bir ceza ve eğitimin paralel olarak nygulanmasıdır. laylar gösteriyor ki Köprülüzadenin sefere çıkarken bu şeh Q DOLJVrL'ŞLAR: Mahzurlanna zadeler hakkındaki düşüncelerağmen dobııuşlann şehir içi urini hâdiseler tejit etmiştir. Bu laştırmasında önemli rol oynadıkitibarla devlet adamının ileri gölan inkâr edilemez. Dobnuşlann rüşlü olması lüzumu vardır. Nite yasaklanması, mcvcut keşmekeşi kim, Sayın Kaynar'ın anlattığı iki felâket haline getirir. Otobüs bolörnekten birinde eğer devrin ri luğn sağlanıncaya kadar, sıkı bir cali ileri görüşlü ve inat etmiyecek disiplin tatbikiyle, dobnuş müşvasıfh olup olayları değerlendire terilerinin her istedikleri noktada bilselerdi pek yakın tarihte geçen binip inmeleri önJenir, sık arabkhâdiseleri önliyebilirlerdi sanırım. larla «cep» denilen, yolu tıkamadan durma yerleri ihdas edilirse. Dr. Ahmet KUZUCU dolmuşların faydaları devam eder0\Tartışmacı Ahmet Civelek ise; ken, mahznrlan giderilmiş olur. Inönü ile Başbakan Demirel'm hesaplarmda yanıldıklarını ifade O UMTJMİ NAKİL VASITALAederek şoyle demektedır: RI: Yanlış bir zihniyetle, Avrupa«Sayın İnönünün seçim öncesl he daki ana fabrikalardan komple osaplariyle, partisi bakımından ya tobüs getıren belediye, onon beş nıldığı meydandadır, ortamn solu tanelflc partilere parayı da, dövizi sloganı gibi zamansız meydana atıl de zor buluyor. Halbuki günümüzmiş bir fikir olmasa seçim sonuçla de kısmen veya tamamen yerli ser rı böyle olmazdı. Sayın Demirel de maveli tcsislerde, motör ve benseçim sonrası hesaplarında zaman zeri mekanik aksamı dışandan ge zaman yanılmaktadır, bilhassa tirilerek, gayet güzel otobüsler yason bir ay içindeki iç poütika çe pılnıakta ve mühim döviz tasarrukişmeleri, hesaplarında yanıldıkfu sağlanmaktadır. Belediye de lannı göstermektedir. bu tesislere, ihtiyacını karşılıyaKanaatimce iki lider de zaman cak siparişlerde bulunahilir. İstan zaman hesaplarında yanılıycrlar, bulun yobuşlu inişli, keskin virajSayın İnönü'nün hesaplan, parti Iı yollan gözönünde tutulursa, iki sinden fazla, başka partiler için katlı otobüslerin iyi sonuç vermiisabetli olnyor. Sayın Demirel de yeceği kolay anlaşılır. Buna muteşkilâtın baskısından veya isteğin kabil, müsait bir kaç güzergâhta. den kurtularak hesap yapsa daha birbirine mafsal ve körükle bağlı iyi olur kanaatindeyim. Hesapta (Articule) otobüs çalıştınlabilir. yanılmaların zarannı bazan hepiAyrıca şehre bol elektrik verilebimiz çekiyoruz. lirse, troleybüs daha aygundur. Sayın Prof. Reşat Kaynar acaba. Çünkü motörü akaryakıtla işliyenSayın İnönü'nün seçim hesaplarm den daha basit ve randımanlıdır. da az yanüdığı fikrindeler midir, Üstelik tamamen yurdumuzda ibilmek isterdim.» mali mümkündür. O PARK YERLERİ MESELESI: Bu dert Avrupada da var; ama oradaki şehirlerde insanlar gibi arabalar da milyonla sayılıyor. Hemen hepsi hususi olduğundan, sahıpleri çalışırken sokaklarda duruyorlar. Araba, henüz Batıdaki gibi cemiyet hayatmm bir unsuru haline gelmediğinden, sayısı az olrof. Dr. Lütfi Duran'ın iki ma duğu halde bizde göze batıyor. Oy kalesini dikkat ve ilgiyle okusa. bir kaç önemli ve ayak altı yer dum. îdari, siyasl ve cezal humüstesna, bunu tabil karşılamak kuk bakımından çok faydalı bul ıcabeder. Belediyenin parası olsa dum. Ancak, eski bir Danıştay da, kirays verdiği sahalarda en mensubu bulunmaklığım hasebiyaz iki veya üç katb otoparkbile, değeri yüksek olan bu etüdü nalar yaptırabilse, bilhassa is yerdaha da değerlendirmek amacıyla, lerinde görülen darlık giderilir ve hafızamda köklü yer tutan iki ün aynı sahadan. kat sayısı kadar faz lü Fransız profesörünün bu konula gelir sağlanır. Her yeraltı geçidl daki düşüncelerini de arzetmek ne kira getirsin diye dükkânlar istedim, şöyle ki: yaptıran ilgililer böyle bir şey düZannedersem ftmmeciierden şünmüyorlar mı acaba? Barthelemy olacak.. bir eserinde. Ahmet TOLLU bir meclis tahkikatını tasvir ediyor. Bu vesileyle kaşerlenmiş bir Hukuk öğrencisl partizan politikacı ile politika yo• Tartışmacı S.G. rumuzlu okuluna yeni ayak basmış genç bir ;,ucumuz ise Ahmet Tollu'nun memilletveküini konuşturuyor. Genç. rr.ur sa^sındaki gorüşüne katılma üstad diyor, mesele bir hukuk me makta ve şöyle demektedir: selesidir, burada pek tabii bir «Biliyorum İstanbulnn her gün yargıç gibi hareket edeceğiz. Yal her saat Arap saçma dSnen trafinız kanun ve vicdan rehberimiz o ğini. Bunlan halleden ve halletmelacak. Bu konuda siyaset yapüa ye çalışan memur sayısı da 90 maz. Öyle değil mi?.. Üstad cevap mış. hyor: Oğlnm acemilik etme. BuDüşünün, koskocaman tstanburada her şey siyasîdir, politiktir lun trafiğini halledecek 90 memuBurada yalnız ve yalnız politika ru. Çok kez.» yapüır. Tevekkeli bir tarihçi ve Okuyucumuz daha sonra trafik devlet adamı dememiş: (Sıyasetin mermıru üıtiyacım karşılamak i•îirdiği yerden adalet fırîar. Gizotl çin askerliğin: er olarak yapan liSayın Profesörümüzün ikinci se mezunlanndan daha geniş bir makalesinin sonuncu sütununda şekilde yararlanüabileceğini söy tas\ir edilen idare ve yürütmenin lemekte, bunun için de jandarma direnmesi üzeruıe siyasl yollarm olan lise mezunlarmın dışmdakiler tıkatılması, teminat süpaplarının körletilmesi halinde seçim heyeti den istifade edilme yoluna gidılmesi fikrini ortaya atmaktadır. ni hakem yapan mütalâasma karşı yine ünlü amrnecilerden Profesör Jeze (idare hukukunun umu rnî prensipleri) eserinin, bir cildinde bu konuyu inceliyerek şöyY Klmya Mühendlsi GÜNEK ARAN le demektedir: Mesele artık hukuk sahasından çıkmış, ihtilâl aile lanına girmiştir. Burada hukukçn Dahiüye Mutehassisı ya söz yoktur. Bu hüküm, muhakDr. FAHRETTİN ARPINAR kak Fransız geleneklerine ve ihtiNişanladılar lâl tarihleri felsefesine uyçnndur. İstanbul 12 3 1966 kanısındayım. Trafik Sotnnu N O • ••1IIIIIIIII | , , S o n y u 2 yılda toplumların temel yapılannı eleşüren ünlü düşünürlerin, bu yapıya vermek istedikleri biçimler artık Türkiyede de tartışıhyor. Bunlar üzerinde onların kendi kalemleriyle aydınlanmak gerekir. O halde, işte bir basvTirma kitabı sıze. Özlü bir derleme. Açık bir anlatış. {•"•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••a ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••(•.X Fiatı: 7,5 Lira Derleyenler: Dr. Mehmedcan Köksal ve Mehmet Harmancı KÖPRÜ YAYTNLARl P.K. 836 İstanbul Genel Dağıtım: UĞRAK KİTABEVİ Beyazsaray Beyazıt Cumhuriyet ; Çagdaş Düşüncede Toplumsal Tepki i Eski mütaahhıtlerden Asım Arı'nm sevgili retikası, Cemil Arın, Feride Güzeldoğu, Yüksek Mühendis Saffet Axın, Bahriye Kutsoy vo Mesrure Gür'ün çok sevgili anneleri, tüccardan Sırn Güzeldoğu, Dr. Sabahattin Kutsoy, Dr. Nadir Gür ve Mediha Arını'o kayınvalideleri, Nezihe Bulufun eltisi, Nazmiye Kutsoy.un dünürü, Servet ~'e Kemal Bulut, Nermin ve Fikret Şevki Bulufun yeagelsri, Mihriban Dinçer, Sururi, Feridun; Aydın ve Ergun Güzeldoğu; Ersan; Asım ve Haluk Arın; Sağlam ve Sadun Kutsoy; Atillâ; Cengiz ve Birgül Gür; Ali ve Fatih Dinçer'in oüyuk anneleri; Fethi Dinçer; Nuran Güzeldoğu ve Ayşe Güzeldoğu'nun büyük kayınvalideleri Salihatı Nisvandan, havırsever VEFAT Tehiri ıcra fHANIMEFENDİ) Hakkm rahmetine kavuşmuştur. Cenazesi 14 mart 1966 pazartesi ıçiinü Sultanahmet Camiinden öğle namazını mütaakıp alınarak Edirnekapı Şehitliğindeki ebedî istirahatgâhına tevdi e<lilecektir. AÜJESI Çelenk gönderilmemesi rica olunur. Cumhuriyet 2711 SUNDUS ARIN P Kapalı Zarf Usulö ile 87 Ton Endüstriel Hekzan Satın Alınacaktır Ordu Soya Yağı Fabrikası ihtiyacı 87 TON ENDOSTRİEL HEKZAN kapalı rErfla teklif almak suretiyle satın abnacaktır. 1 Teklifler 28/3/1966 günü akşamma kadar Müesse»emiz veya İstanbul Karaköy Şubemiz holündeki ALIM TEKLİF KUTUSUNA atılmıs. olacaktır. 2 Evsaf ve mütemmim malumat Alım IV. servisinden öğrenilebilir. 3 Teklifler arasında şartlarımızla üıtiyacımıza en uygun olanlar tercih edilecektir. Dosya No: 4325/66 SÜMERBANK ALIM VE SATIM MÜESSESESİ (Basın 97172; 04) İstanbul Özel İdare Müdürlüğünden Idaremızde mevcut maaşlı münhal kadrolara, 788 sayılı Memurin Kanununun 3 üncü maddesindeki şartlara uygun, askerlik görevlerini yapmış ve 30 yaşını geçmemiş Lise ve muadili okul mezunlan arasmda 25/3/966 tarihine müsadif Cuma günü saat 9.30 da bir sınav yapılacaktır. Sınavla kâfi eleman ahnamadığı takdirde, diğer iller özel îdare Personelinden idaremize nakletmek istiyenlerin müracaatlan üstünde de durulacaktır. Yukarda belirtilen sartlan taşıyanlann bir dilekçe, nüfu« cüzdanı aslı, askerlik terhi» belgesi ve tahsil belgeleri ile en geç 24/3/966 akjamma kadar özel İdare Müdürlüğiine (Cağaloğlunda) bizzat müracaatları ilân olunur. (Basın 9673/2698) ümakll Danıştay Uyeel Cudi ÖZAL Cumtıurlyct 2707
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog