Bugünden 1930'a 5,465,457 adet makale



Katalog


«
»

8AHÎFE ÎKt 1 Mart 1966 CUMHURİYBT 1962 YILI TOTONLERİ tütünleri sorununun başlangıç noktasını, 1958 de Avrupada ve 1961 ve 1962 vıllarında, önce Tunanistanda, sonra yurdumuzda büyük tahribat yapan mavi küf hastalığı teşkil eder. Ortalama olarak 120 ilâ 130 milyon kilo olan tütün rekoltemiz, bn hastalık yüzünden 1961 de 101 milyon kiloya, 1962 de ise 89 milyon kiloya düşmfiş, 1961 rekoltesinin ynrdumuzda ve Yunanistanda az olması eldekl stokların satılmasuıa yardım etmiştir. Mavi küftaastalığının1962 rekoltesini büyük ölçüde azaltması, daha önceki yülardan kalan stokların satüarak piyasada ferahlık yaratması ve ilerideki yıllarda hastahğın devam edeceği endlşesi iç piyasad» fiyat artışlan eğilimini meydana getirirken hükümetin 1962 rekoltesinde zarar gören ekiciyi korumak için çok yiiksek fiyatlarla destekleme alımlarına girmesi, bu yıl ürününiin ortalama fiyatlannı bir önceki yıla kıyasla *.'* 50,1960 ydına göre ise • 150 yükseltmiştir. Res• mi kayıtlardan alınan bilgi ile derlenen aşağıdaki tablo bn fiyat artışlarım ve 1960 ile 1962 yıllan arasında rekolteleri göstermektedir. îç satışlarda Yü Tüttin üretimi (kilo) Ortalama fiyat (kuruş) 1960 139.300.000 471 1961 101.400.000 793 1962 89.800.000 1164 1962 rekoltesi iç satışlannm bitimüıden kısa bir zaman sonra görüşlerdeki yanılmalar ortaya çıkınca Ihracalla Ugili çarelerde endişeler artmaya başlamıstır. 1962 nin çok yüksek fiyatlan tütün ekim sahasını arttırmış, havalann da elverişli gitmesi ve mavi küf hastahğının kısmen önlenmesi ile 1963 rekoltesi büyük olmuştur. Bunnn yanında rakip memleketlerin de rekolteleri artınca dış alıcılann bu şartlar altında 1962 tütünlerinden yüksek fiyatlarla ancak çok az miktarlar alacagı anlaşümış ve sonunda az olmasuıa rafmen 1962 stoklarınınn tamanu satılamamıştır. İhracat mevsiminden sonra yurdumuzda ve Şark tütünü yetiştiren memleketlerde rekoltelerin artması ve dolayısiyle ihraç fiyatlannm normal seviyeye inmesi elde kalan 1962 leri gitgide bir çıkmaza dogru sürüklemeye başlamıştır. Artık, bugün, 1962 den kalan stoklar, 1964 de rekor seviyeye ulasan üretimin elverişli fiyatlan ve bol miktarlan yanında satışları çok güç bir duruma gelmiştir. •••«• •••••••••••• : : •••• • ••• Akın UMUR 'fiyat politikası sonucu, maliyetleri dış piyasalann kabul edemiyeceği çok yüksek bir seviyeye çıkmıstır. Sonraki yıllarda kontrolsuz ve basıboş bir şekilde artan üretim, kendilerinin büyük zararlara razı olmalarına rağmen, bu tütünlerin satış imkâmnı ortadan kaldırmıştır. Fazla zarar görenle az zarar gören arasında bir ayırım yapmadan, sadece fiyat artısı ile ekicileri korumaya çalışan bu politlka bugünkü durumu ortaya getirmiştir. Bundan da doğrndan doğruya bükümet sorunludur. Buna karşılık, hükümet çevrelerinde ise, köylünün korunması bakımından böyle bir destekleme yapılmasının zorunlu oldugu, ekiciye yüksek fiyatlar vererek onlarm zararmı kısmen olsun karşdamak görevinin yerine getirildiği belirtilmektedir. Tüccann kendi imkânlanm ölçmesi, satış kabiliyetine göre alımlarda bulunması, ticarette ber zaman kâr beklenmeyip zararın da göze abnması gerektiği, bütün bn yönlerden elde kalan tütünlerden tüccann kendinin sorumlu oldugu ileri sürülmektedir. Hastalığın tanınması| ve korunma çareleri Prof. Dr. Fethi SERTER I Once bilinç! Geçenlerde Ankara Radyosunda bir konnsma dlnledlm. Derlet Tiyatrosunun kadın sanatçılarından biri şunları söylüyord» : « Türk tiyatro oyuncusu, önce az gelişmiş bir ülkenin vatanda:ı oldugu bilincıne varmalıdır.» Pek beğendim bn sözü... Ve Orta Dogu Teknik Ünlversitesi Doçentlerinden Dr. Yaşar Gürbüz'ün Yves Lacoste'tan dilimize çevlrdigi «Azgelişmiş Ülkeler» isimli eseri okurken Devlet Tiyatrosn oyuncusunu hatırladım. Yves Lacoste kitabın «Bilinçlenme» baslığını taşıyan bölümünde bn konuyu şöyle açıklıyor : c Son yıllarda az gelişmişlık, yapıcı, yeni ve belkl *n önemli unsurunu kazanmıştır ki, bu da, az gelişmiş ülke halklannın gerçek durumlannın bilincıne varmalarıdır.» Yves Lacoste'un bu kilabını az gelişmiş ülkeler konnsunda bilgi edinmek isteyen ber düzeydeki okuyncuya rahatç» tavnye edebiliriz. Remzi Kitabevi yayınlanndandır eser... Açık ve seçik yazılmıştır. Ve bn kitabı oknyan vatandaşlanmız Türkiyenin dünya üstünde nerede bulnnduğunu kavnyacaklardır. Bir insan yolunu çizmek istiyorsa, önce kendi bulundufu yeri tesbit etmek cornndadır. Kendisinin nerede bulundugunu bilemiyen İnsan, yolnnn kinin yasaklanması, daha doğrusu seçmek imkânlanndan yoksundur. Haritalardaki yerine bakıp. arz mide asiditesinin normal tutulmasma gayret edihnesi lâzımdır. Lü ve tnl çemberlerine göre Türkiyeyi değerlendirmek zamanı geçmiştir artık... Dünya toplumlan içinde millet olarak görevimizi bilzumsuz müshiller aluımamalıdır. mek, gerçeklerimizi anlamak, bir iktisadi ve sosyal anlayış çabanVaktiyle birçok Avrupa memleketna girmekle mümkündür. lerinde kolera salgmlannuı devammca meyhanelerin kapısma Dünyanın her yanında, okumuş, diplomalar almış, görünfişe (Burada kolera satılır) levhalan bakılırsa iyi yetişmis insanlar yaşar. Hindistan'dan Kolombiya'ya, asümıştır. Koleraya daha ziyade Güney Afrikaya, Angola'ya kadar Batı Avrnpamn veya Amerikaalkoliklerin, midesine düşkün onın yaşayış biçimine uygun düzeyde yaşıyan azınlıkiar vardır. Balanların yakalandıklan eskidentılı biçiminde ve Batı hayranlığı içinde yasıyan bir küçük azınlık beri göze çarpmaktadır. ve sefalet içinde yasıyan halk yıfınlan... tste utamlacak manıara Koleradan olenlerin büyük bir hudnr! En karanhk sömflrgelerde bile Avrupanın en ileri sosyetedikkatle ve etrafı bulaştırmadan, siyle asık atan bir azınlık bulnnur. Ne ifade eder bu? As gellşmlşhattâ kefeni antiseptik solüsyonlik çemberini kıracak bir kültüre sahip çıkamıyanlann, kendi millarla ıslatılmış olarak nakledümeletlerine söylenecek sözleri yoktur. si, derin çukurlara gömüldükten Tves Lacoste'un kitabından bu konuda birkaç çizgi çekmek issonra eskiden oldugu gibi üzerine kireç sütü veya kaymağı dökültiyoruz köşemize .. Diyor ki yazar : melidir. «Birlesmiş Milletler Teskilâtının yayınladığı istatistiklerden anlaşılmaktadır Vi, dünya nüfusunun yüzde 16'sı dünya gelirinin yüzde 70'ini paylaşmaktadır. Bunun yanısıra dünya nüfusunun fakir olan yüzde 54'ü de dünya gelirinin yüzde 9'u ile geçinmek zoUSUSİ TEDBİBLEK: Kolera runda kalmaktadır.» mücadelesinde en kuvvetli Tves Lacoste'un çiıdiji bu tablonun bir kfiçfigfl de aynen Türcasatlardan biri eskidenberi kiye içinde vardır. Bildiğiniz gibi Amerikalı Prof. Enos'un hesapkullanılmakta olan kolera aşısıdır. (Hararet ve ','D 0,5 Asitfenikle öllanna göre, Türkiyede millî gelirin yüzde 32'si nüfnsun yüzde 2'si dürühnüş kolera vıbriyonlanndan tarafından paylaşılmaktadır. «Kolombiya'da ise nüfusun yüzde 2,6 yapılan aşınuı lcc. ünde ortalama sı milli gelinn yüzde 40'ını almaktadır.» 8 milyar bakteri bulunmaktadır ki îşte az gelişmisligin ve yeryüzündçki çatışmanın sırn bnradabu jerm sayısı diğer bakteri aşı dır. Az gelişmiş ülkelerin kaymağını sömürenlerle dünyanın lenlarından çok fazladır.) Aşı 7 1 0 günlük fasılalarla 0,5 cc, 1 cc ve gin ülkelerinin siyasi iktidarları isbirligi halindedirler. Dünya gelirinin yüzde 70*inl ele geçiren yüzde 16 kadar bir mntlu azınlık. 1,5 cc olarak deri altından sayıelindeki büvük malî güclerle dnruma hâkim olmaya ve az gelişmiş lır. Acele hallerde bu dozlar iki filkeler Cstündeki iktisadi egemenlifini sürdürmeye çahsmaktadır. haftaya da sığdırılabilir. Aşı fazla Bunlan destekliyenler ise Kolombiya'da millî geiirin yüzde 40'ını bir reaksiyon yapmamakla beraber elinde tutan yüzde 2,6 ve Türkivede millî gelirin yüzde 32'sinl tomalum aşı kontrendikasyonlanna dikkat edilmelidir. Hastalığın de parhyan yüzde 2 gibi mntlu azınlıklardır. Az gelişmlşfilkelerlb3ylece içinden yakalamasmı bilmistir zengin kapitalist fllkeler... vamlı olarak bulunduğu salgm boyunca 3 6 ayda bir mükerrer Az gelişmisli|in kısır döngülerinden biri de aşın derecede bir aşı tatbiki, 1 cc. aşı zergı uygun ticarî sektörün varlıfıdır. Içerde birbirine baflı aracılar, memlebir tedbirdir. Esasen aşırun verdiket içindeki en büyük komisyoncu ile dışardaki tröst ve tekellere ğı muafiyet de 4 8 ay kadar sürbağlanırlar. Böylece az gelismis ülkelerin sömürülme mekanizmamektedir. Bilhassa geri memleketlerde. hijyen ve medeniyet ve e sı meydana gelmiş olur. Tves Lacoste bn konuda şunlan yazıyor : « Meksikada ticaretle uğraşan faal nüfusun yüzde 22'si railli konomik seviyenin düşük bulungelirin yüzde 56'sına sahiptir. Dengesizlik Türkiyede daha da aşıduğu yerlerde aşının tek silâh on derecededir. Söyle ki, faal nüfusun sadece yüzde 7'si ticaretle larak çok faydalar sağladığı şınugrastığı halde millî gelirin yüzde 33'ünü bu grup alır.» diye kadarki tecrübelerden anin şılmıştır. Hacca gidenlere, koleraTürkiyede yasamak Türkiveyi tanımak, ve Fransada yaaamak lı bölgelere seyahat etmek mecbuFransayı bilmek değildir. Bir ülkenin toplnm yapısını bilmlyen ve riyetinde bulunanlara aşı tatbiki o ülkevl yeryüzündeki yerine koyamıyan kişi, kendi vatanının gerşarttır. Buyüzden bugün hacılar eeklerine ulaşamaz. Hançi meslekte olursa olsun bu suurs ulaşaarasında kolera vak'alan hemen mıyan kisi de «aydın» sıfatma lâ>ak olamaz. Kalkınmak Jçln yol görülmez olmuştur. ve yöntem aramak ve bnlmak retenefinden voksun kalır. Hayatının daleaları içinde puslasız bir cemi eibi bilinçsiz ve şaşkın, yalHulâsa edilecek olursa vak'alapalsr dnror. rın erken teşhis ve sıkı tecridi, hasta muhitlnin sıkı bir dezenfeksiyon cemberi içine almması, yiyecek Içeceklerin ve helftlarnı ve şehlr Içme sularmın önemle kontrolü. sinek mücadelesi. hijyen ve sanitasyon tedbirleriyle beraber halkm tenviri ve nihayet kıymeti aşikâr bulunan kolera aşısınm lstisnasız herkese tatbiki yapılacak işlerin başuıda gelmektedir. Son zamanlarda kolera salgınlan esnasmda ilâçla korunma da î . Sabahattin Âli: Kürk Mantolu Madonna, tavsiye edilmiştir. Pahalılığı do6 Hra. layısıyla tatbiki mahdut olabile2. Orhan HançerLoğlu: Özgürlük Düşüncesi, 5 lira. cek bu metodda meselâ hastane 3. Dostoyevski: Ezilenler, roman, 3. bas., 6 lira. personeli ve hasta muhiünde bu4 P. Daninos: Tanrı Babanın Hatıra Defteri, 4 lira. lunanlara günde 1 2 gr. Sülfo5. Kunt Hamsun: Victoria, roman, 4. Baskı, namid verilmesi, ekonomik duru2 lira. 6. Talip Apaydın: Bir Yol, oyun 4 perde, mun daha uygun oldugu yerlerde 2 lira. günde 1 2 gr. Tetrasiklin gru7. E. H. Porter: Pollyanna, çocuk romanı, 2 lira. pu veya Kloramfeniko nevinden geniş tesir sahalan bir anübiyotik almması uygun ve faydalı görülCumhuriyet 2158 mektedir. teşhis daima şüpheli kahr. Bu yapılmadan acele ile ihbar edilecek B günlük bir kuluçka devvak'alar hem insanı mahçup eder J% rinden sonra birdenbire " başlıyan bulantı ve kus ve hem de birçok maddî ve mâma, şiddeUi karın ağnlanyla be nevî zararların husulüne sebep olur. raber bol bir isbal ve gaitanın sür'aüe pirinç su»ı vasfını alma• •• ••• a, çabuk husule gelen bir düş• •• künlük ve apati (adale zafiyeti) hali karakterisüktir. Gaita, gri renkte ve su gibi olup dökülen mumî tedbirler: Koleranın epitel hücreleri ve pirinç taneleri bulaşması pislik ağız yolu gibi müküs parçacıklan ve bol olduğuna ve hastalann da • •«• miktarda vibriyon (Kolera mikro' başlıca intan menbaı bulunduğu>••• bu) ihtiva eder. Sür'atli ve fazla u iddialar, Türkiye için değer taşıyan, tücsu kaybeden şiddetli susuzluk his na nazaran evvelâ hastalann teccar ve hükümet yanında başka çevrelerle de si, gözlerin ve yanaklarm çııkura ridi ve teşhis konulur konulmaz ilgisi bulunan, 1963 stoklanna hiç bir fayda sagkaçması ve bunın, kulaklar ve ni ihbar mecburiyeti vardır. Bu teclamamaktadır. hayetlerde morarma, nefes darlığı, rid keyfiyeti çok sıkı olmalı, hasderinin buruşması, bilhassa bacak talarla meşgul olan tıbbî persoKonu dikkatle Incelendifinde, bu sorundan adalelerinde ağnlı kramplar, ses nel de uzun gömlek, lâstik çizme tütün ekicisuıin ve millî bankalann da etkUendiği, kısıkhğı, ufak ve aeri bir nabız, ve eldiven giyerek kendilerini kodaha da önemlisi, millî servetin bir kısmının paderinin ve vücudun soğuması, tan rumalıdırlar. Hastalarm bilhassa sif bir durumda yok olmaya dogru gittiği anlasısiyon düjmesi mübim belirtilerdir. gaita, kusmak gibi maddeleri hulacaktır. Kan çok koyulaşmıştır ve damar susi kaplar içerisine alınarak arı•••• Tütün ekicisine zararı, bu stoklann iç piyasada dan kan almak zorlaşır ve pek az tiseptiklerle dezenfekte edilmeli, yarattığı çekingenlikten ileri gelmektedir. Miktar kan gelir. Idrar miktan çok a koleralıların tedavi edildiği yerbakımından küçük olan bu stoklar tüccar psiko • • • • zalmıştır, idrann kesilmesi ve çok lerde şiddetli bir sinek mücadelelojisini etkilemekte ve piyasada bir durgunluk yadefa bunun neticesi üremi tablo sine girişmelidir. Hasta koğuşlarıratmaktadır. Bu yüzden köylüden alımlarda genel su teşekkül eder. Üremi haricinde nın zemini, duvarları ve mefrutalep bazı bölgelerde kısıtlanmaktadır. şuur açıktır. Hastalık fazla bir ih şatı, çamaşırlan da sıkı bir dezenBu ürün için bankalann verdikleri krediler feksiyona tâbi tutulmalı, kıymettilât göstermez. Bu klâsik şekil hareketsiz bir durumda beklemekte, her geçen siz eşya yakılarak imha edilmeharicinde •Kolerln» denilen hafif yıl zaten bymetinin bir kısmını kaybetmis olan fakat yayılma bakımından mübim lidir. Bunlara ilâveten çiğ olarak bu emtea üzerine faiz ve masraflar binerek borcu şekiller, «Kolera sikka» denilen is yenen bütün sebze ve meyveler arttırmakta ve karşüığında bir hareket olmadı İİİİ halsiz formlar da mevcuttur. men edilmeli, klorlanmış sudan gayri su kullanılmamalı, şayet gından bu sadece kâğıt üzerinde bir işlem olarak •••• •••• •••a kalmaktadır. Durum tütün piyasasuıda bir kredi •••• Hastanın âkıbeti evvelce bulun klorlama usulü mevcut olmıyan • ••• bulunuluyorsa sulan güçlüğü ve güvensizliği yaratmaktadır. duğu sıhhl duruma, beslenme tar bir yerde kaynatmadan içmemelidir. HastaYukanda da belirttigimis gibi asıl önemli ozma ve bakıma tâbidir. Ekseri •••• lan, 60 milyon lira değerinde oldugu söylenen, bir • • • • vak'alar 3 5 günde Kollaps ve lığın daima hijyen ve sanitasyon •••• • ••• emek ürününün yok olma tehlikesi ile karşı karüremiden giderler. Bununla bera bakımından geri bölgelerde sal• ••• • ••• • ••• şıya ohnasıdır. ber birkaç saatte ölenler bulun gm yaptığı unutulmamalıdır. • ••• • ••• dugu gibi 10 15 gün yaşayanlar Artık açıkça bellidir ki, bir tarafın digerine soKolera mllletlerarası karantine iktarı 3.5 4 milyon kilodan ibaret olma rumluluk yüklemesi, onun da bu sorunun ortaya da mevcuttur. îyi tedavi edilme tedbirlertnin alınmasmı icabettisına rağraen yüksek fiyatlar yüzünden sayenlerde ölüm V» 60 civarmda ol ren sayılı hastalıklardan biridir. çıkmasında kendinin bir ilgisi olmadığını ileri sürtüamayrp elde kalan ve kıymeti 60 milyon lira duğu halde erken ve uygun bir tnesi çözüm yolu aramak değildir. Aynı güçlüklerle Bu sebeple kolera çıkan memlecivannda oldugu söylenen 1962 tütünleri, Ugilileri tedavi ile bu nispet %25e düşe ketlerin hudutlannda, liraanlar ve ileride karşüaşılmaması, yeni stoklann ziyan olbir sorumluluk yükleme ortamına itnüştir. maması için ilgililer arasında bir koordinasyon meydanlannda sıkı tedbirleiii: bilir. Âiıbet tayininde en mühim havaaluunası ve hastalığın harice keyfiyet günlük idrar miktandır. rin kurulmasının zamanı gebniştir. Tüccar çevrelerine göre: Millî tütün politika•••• Hiç veya pek az idrar çıkması iyi mıza yön veren bükümet, hem iç tüketim ihtiyacıbulaşmaması lâznn geldlği gibi Konu, bir kaç tüccan batmaktan kurtarmak ü"î m karşılamak, hem de destekleme alımlarında veya politik prestij kazanmak ve kaybetmek açı\\\lalâraet değildir. Müsait vak'alar koleralı bdlgelerden gelen. hac seda günlük idrar miktan ekseriya ferlerinden avdet edcnlerin sıkı bulunmak üzere piyasaya en büyük alıcı olarak girsından değfl de, bir millî servetin değerlendiril •;:: mektedir. Bn büyük alıcuun arkasından tüccar da mesi açısmdan ele alrnacak olursa ekonomimiz • • 500 cc. yi geçer. İyileşecek hastalar bir muayeneden geçirilmesi lca« o yüın şartlanna göre asgarî hadleri nygulayarak için kazançb bir çözüm şekli bulunacağma süphe • • da üçuncü günden itibaren kusma beder. Meselâ koleralı bölgelerden •: piyasaya girmeye mecbur olmus, ancak, yüksek yoktur. jjjj ve kann ağnları azalır, gaita şe gelen gemiler on gün kadar liman külenir, hararet ve nabız nonna dısmda tecrid edilir, yolculardan , *•••••••••••• • • • •« • • • • • • •• • • • a ••••••••*•• a • • • • « « • • • • ^ • » * " • • • • »• • • • • • • « • • • • » • • « « • • • « • • •• • " " •••••••••••• • • • • • • • • • • • • • • • a « » m ı n i t ı ı ı ı n M t t m • • • • • • • « • • • • • • • *aa »MatMittii •• le avdet eder, deri ısmır ve tan mide barsak bozukluğu gösteren«•••••• •••••• ««•••••••III aiyon yüksellr. ler ve diğer şüpheliler bu müddet zarfmda raüşahedeye alınır, Hastalık sağlam bir bağışlıhk vermez, bir müddet Jçin tekrar poHSr öni&rop tasdjS|M olup olhastalanma gSrulmezse de bağış madıldan tefkfa; « H S . Kolera portörlüğü gerek bu gibi durumlılık pek sağlam değildir. larda ve gerekse koleranın ilk çıktığı mahaldeki şüpheli eşhasta gaita kültürü ile aramr. algın zamanlan koleranın ratik olarak muayeneye tâbi teşhisi fazla güçlük arzetmez. tutulanlar onar kişilik grup£trafta vak'aların bulunması, lara ayrüıp ve on kişinin gahastalığın birdenbire kusma ve itası bir peptonlu su vasatıishalle başlaması, sür'atle bir düş na ekilerek bu vasatlardan herkunlük halinin teessüsü, morarDAMLA hangi birinde vibriyonun ürediği ma, ses kısıkhğı ve adale kramp görülürse o grupa mensup şahıslan, vucudun soğuması ve niha ların ayrı ayrı gaita kültürleri yayet gaitanın görünümü klinik o pılarak hakikî portörler meydana Beher cc 'de 100 mg. C Vitamıni larak kolera teşhisi koydurulabi çıkarılır. Kolerada temas portörlir. Fakat ilk vak'alarla hafif ve (Ascorbic acid) ihtiva eden lüğü 2 8 gün kadar, nekahet poratipik seyir gösterenlerde muhak törlüğü de 2 4 hafta kadar dekak lâboratuvar muayenelerine vam ettiğinden bu husus da ehera 15 cc. lik damlalıklı şişelerde . ihtiyaç vardır ve bilhassa kolera miyetle dikkat nazarına alınmalıya benziyen hastalıklann ayırd dır. Bugün Dünya Sağlık Teşkiedilmesinde lâboratuvar şarttır. O lâtınca El Tor vibriyonu da kohalde koleranın kat'l teşhisi lâbo lera vibriyonu gibi muamele görratuvar usulleriyle ve bilhassa mekte, bununla çıkan salgınlar D E V A. SANAYl VE TlCARET A. 5. bakteriyolojik usullerle, daha doğ da kolera salgını gibi sayılmakrusu mikrobun izolâsyonu ile o tadır. lacaktır ve hastalığın ehemmiyeti Kolera salgmlannda halkın elbaktmından bunda mecburiyet ReklâmcUık (881) 21B2 den geldiği kadar edükasyonu ve vardır. hastalığın mahiyeti ve bulaşması Koleranın bakteriyolojik teşhihakkında aydınlatüması da müsinde başlıca muayene maddesı himdir. Bu iş gazeteler, radyolar SUÜDİ ARABİSTAN ve TÜRK HAVA YOLLARI pirinç suyu vasfmdaki gaita ve ve konferanslarla devamlı olarak bunun içindeki müküs parçacıkyapılmalıdır. Kolera salgmlan eslandır. Kusmak asit tabiatta oldu nasında halkm şahsf temizliğine, ğundan pek elverişli bir muayene en aşağı helâdan çıktıktan sonra maddesi değildir. Gaitadan mikve yemeğe oturmadan birer defa roskop ve kültür metodlan ile ko ellerini sabunla yıkamanın temilera vibriyonu muhakkak elde e • nine önem verilmesi, yiyecek ve dilmeli ve serolojik olarak kim içeceklere dikkat edilmesi, kan. (Basm 8905,'2154) liği belirülmelidir. Aksi halde şık ve mide bozucu gıdalarla iç 2 Gerçek durum u Koleradan korunma B I H Hususi tedbirler :::: Sorumlu aranması İİİİ İİİİ İİİİ M Sayın doktor ve eczacılara Tanınması 1SCOIİ1M\ S P VARLIK YAYINEVİ Yeni kitaplarını sunar: piyasaya arzedilmiştir. müsterek HAC seferleri Yeni bir çadın yapı malzemesi (İTONG OKUNUR) nfeksiyon hastalıklarının tedavisinde biri destek tedavisi (Supportive tedavi), diğeri de Spesıfik tedavi metodlarımn uygulandığı malumdur. Bu hastalıkda yardımcı tedavi yapılmadığı müddetçe ilâç tedavisinden biçbir fayda beklenemez. Hasta tek bir odaya veya vak'a çok ise diğer hastalarla beraber havadar bir koğuşa yatmlır. İyi yetişmiş hastabakıcılar idaresinde odanm ve hastanın sıcak tutulması, evvelce söylendiği gibi sıhhî personelin kendilerinin de dikkatle korunmakla beraber, hastanın her türlü ifraz ve ifrazmın etrafa bulaşmasma znâni olunması, oda ve esyaların uk nk dezenfekte edılmesi şarttır. Hastalık kısa sürdüğünden diyet meselesi pek mühim değildir ve esasen mütemadî kusmalar dolayısıyla ağızdan birşey aünması ekseriya mümkün olmaz. Bununla beraber imkânlann müsait oldugu hallerde azar azar sulu gıdalarl» beslemek, kusma durunca yumuşak ve sulu bir rejime devam etmek lâzımdır. Kolera en mühim belirüler şiddetli su kaybına bağlı bulunduğundan evvelâ su kaybı, asidoz ve kollopsla mücadele edilmesi icap eder. Bunun esası hastanın kaybettiği su ve elektrolitlerin (Tuz v. s.) telâfisidir. Kan veya plâzma naklinin kolera tedavisinde pek yeri ounadığı anlaşıhnıştır. Bu sebeple daha ziyade elektrolit ihtiva eden soIüsyonlar kullanılır ve bunlar umumiyetle enjeksiyon yolu ile tatbik edilir. Tedavinin başanlı oldugu idrarın normale yakın hacimde çıkmasiyle anlaşüır. Günde 500 cc. nin üzerinde idrar çıkması iyi bir alamettir. Aynca kalbi ve damarlan kuvvetlendlrlci Illçlar da kullanılır. Tedavi E Satış mağazaları TENZİLÂTLI SATI$LARA BA$LADI Ilâncıhk: 1786 215» 1 YAVRUNUIUH HAYAT YOLUHOA EMİN : ; ADINURU YÜRÜMESfNİ iSTiYOflSANİZ. ŞİMDİ DE TÜRKİYEDE a oleralarda İlâç tedavisi de vardır. Her ne kadar genis tesir sahası antiblyotikler tecrübe tüpünde kolera •ibriyonuna müessirse de bunlann, destek tedavisi olmaksızm hasta uzerindekl etkileri pek az görülmektedir. Günde 1 2 gr. Streptomydn, 2 2 gr. Tetrasiklin grupundan veya Kloramfenikol gibi antibiyotikler ve sülfonamidler kullanılması çüphesiz ki faydahdır ve vibriyonlar 48 saatte gaitadan kaybolmaktadır. Fakat evvelce de bildirildiği gibi esas destek tedavisidir ve her iki tedavi metodunun kombine kullanılması bugünkü şartlar icind* cn uygun olanıdır. , K BANKAMIZOA HEMEN BİR OĞRENCİ NESAB1 AÇTIBINIZ. VAKIFLAR BANKASI (Basın 9072 A. 1573/2152)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog