Bugünden 1930'a 5,498,611 adet makale



Katalog


«
»

¥ Amerika ve İtalya'da 17 hafta birincilik listesinde başta gelen ve «aüş rekoru kıran aşk ve macera romaıu ROMA'NIN KUZEYtNDE Çıktı. Fiaü 15 Lira Yayınlay»n: AKAT KİTABEVİ AUtürk Bulvan 69 Ankara Tel: 12 12 79 Bütiin kitapçılara dağıtılmıştır. Heriş: 3289/14340 43. yıl sayı 15216 1 umhuriye KURUCUSTJ: nJNUS NADt Telgraf r « mektup adresfc C u m h u r i y e t İstanbul Posta K u t u s u : tstanbul No. 246 Telefonlan 22 42 90 22 42 96 2 2 4 2 9 7 2 2 4 2 9 6 2 2 4 2 9 9 AXİ GALİP ÇftVPABOĞLU Talebbler Perşembe 8 Aralık 1966 : istanbul un elektrik problemi tartışılıyor v s Elmalı'nın Konsorsiyum projelenmizi tatminkâr bulmuyor görevden alınış sebebini açıkladı ANKARA, (Cumhariyet Bürosu) Hukumet hakkında din istisrnarı iddiasiyle gensoru açümaıını istiyen Mehmet Altınsoy (CKMP)'un önergesi dün Millet Meclisinde CHP ve AP oylariyle reddedilmiştir. Altınsoy'un önergesinin müzakeresine geçildiğinde, CKMP'li milletvekilinin salonda bulunmadığı görülmüş, ancak Başkan müzakereye devam edileceğini bildirmiştir. Konuşmacılardan Yahya Kanbolat (TİP) ile tsmet Kapısız (MP) önergeyi benimsedıklerini söylemişlerdir. Coşkun Kırca (CHP) Elmalı'nm görevini maskeli bir şeyhülislâmlık haline getirmek istediğini, CHP' nin Elmalı'nm görevden ahnmasını tasvip ettiğini bildirmiştir. Devlet Bakanı Befet Sezgin Elmalı'nm görevden alınış sebeplerini açıklamıştır. Sezgin, Altınsoy'un iddialannın varit olmadığını, ve konuyu bir istismar vesilesi yaptığıru ileri sünnüştür. Sezgin, 4. Koalisyon zamanın(Arkası Sa. 7, Sn. 3 te) ALDIGIMIZ YARDIN "KEBANDAN ELEKTRİK TAAHHÜTTEM 526 GETİRMENİZ HAYALDIR,, MİLYON DOLAR EKSİK Jstanbulun Elektrik Proble'mi ile ilgili sempozyumun dünkü oturumunda, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanhğı ile Etibank temsilcilerinın, îstanbula 1970 yılmda Kebandan elek trik verileceği hakkmdaki sözlerini tenkit eden Amerikalı uzman Mr. Spont, «Bu bir hayâldir. Gerekli hesaplann yapılması ve direklerin dikilip bavaî hattın döşenmesi bötiin imkânlara rağmen Amerikada bile bu kadar zamanda yetiştirilemez. Kebandan tstanbnlan elektrik verilişine yetişemeden ölebilirsiniz» demiştir. Amerikalı uzman Mr. Spont ikaz etti: SÖZLERİNE DEVAM EDEN UZMAN, «ELEKTRİĞİN VERİLDtĞİNE YETİŞEMEDEN ÖLÜRSÜNÜZ» DEDt. BÎJTÜN EKİPLER EAATİLİN PEŞİNDE Kayhan Sağlamer yazıyor 'leslim olirfan yoksa öleceksin, Selâhattin CULER Asayiş Şubesi MUdürünün telefon konuşmasından sonra çilt tabancall detektifler bulabildikleri araçr la a bindiler. Emnıyet Müdürlüğünün koridorlan bir anda sessızliğe gömüldü. Polisi öldürenin trfan Vural olduğu tesbit edilmişti. Ve Babaeski Ağayeri köytindeki akrabasının evinde idi. Telsizler durmadan çalışıyordu. Gangster bunlardan nabersiz, akrabasının evinde durmadan çay içıyor, ara sıra çökük avurtlarmı geren kısa gülüşlerle etrafındakilere biç bir şey hissettirmek istemiyordu. Aynı evde bulunan ve isminin açıklanmasını istemiyen S.: «Bir ara küçük bir çocuk yanına yaklaştı. Dizlerinin üzerine çıkmak istedi. Çocuk tntunmak için ceketinin yenine yapışınca kocaman tabancasııu gördük. İrtan hışıtnlss çocuğu itti.» dlye konuşuyordu. Azıh hırsız Kemal Kızılörı (solda) Cezaevi Müdürüne (sağda) teslim olduktan sonra... ÜTATURK NIÇIN KONUŞTU ? BURSA OLAYI ve SONRASI 4. SAYFAMIZDA T ürkiye şu anda KoiMOMİyiım dan 526,000,000 dolar alacakhdır. Konsorsiyum işlemeğe başladığı 1963 ten beriye 1^26,000.000 do larlık taahhütte bulunmuş. ancak bu meblâğın sadece 700^100, 000 dolan mal veya hızmet olarak metnleketimıze akabılmıştır. VTukandakı haberi, Parıs'te iken temas ımkânını bulduğum. OECD yetkililerinden aldım, Yetkililer ıkı sebep verdiler: O Tatminkâr projeler ınnamamış olmamız. A «Pipeline» da bekleyen yar dımlar: Yani proje bejenilmiştir; ancak ınşaat birkaç yıl sürecefinden vardım taksite bağlannuştır. TEKZIPTIR : , «.Bursa JSutkm ile ilgisi yoktur 24 kasım 1966 günlü gazetenizde (Bursa nutku, ile ilgili olarak 7 öğretmene işten el çektirildi) başlıklı haberde yanhjlıklar vardırt Melleç köyünde «Atatürk Günü» düzenlenmeıniştir. Toplantı usullerine aykırı olarak Kaşdişlen köyünd« böyle bir teşebbüs olmuştur. Fakat, öğretmen yerine, yanlışlıkla okul müdiresine teslim edilen, evvelden hazırlanıp gönderilen metınde «Atatürk Günü» ile ilgisi olmayan yazılann bulunması karşısında, oku] müdiresi tarafından ilçe ilkögretim müdürüne haber verilerek, okul tahsis edilmemiştir. Adı geçen öğretmenler, buna rağmen, mahdut kimselerle bir evde kapanarak geceyarısından çok sonraya kadar toplantı yapmışlardır. Yin» bu öğretmenlerin ikısinin, (Arkası Sa. 7. Sn. 1 de) Dünkü oturumda yapılan k o nuşmalarda verilen rakamlardan tstanbulun elektriği ile yakından ilgili dört grupun da ayrı ayn düşündüğü ortaya çıkmıştır. 1967 yardımı Rakamlar birbirini tutmuyor Istanbula elektrik satan İFTT îdaresi şehrin 1979 yılındaki ihtiyacının 2 milyar kilovat olacağını ifade ederken, Sanayi Oda sı 2,5 milyar, Etibank 1 milyar 850 milyon, Bakanlık da 1 milyar 977 milyon kilovat olacağmı 1leri sürmektedirler. Yine İstanbulun Sanayi tesislerine konan tahdit miktarında da anlaşmazlık başgöstermiştir. Sanayi Odası bunun 44 bin kilovat olduğunu ileri sürerken tETT 40 bin, Bakanlık ise 30 bin kilovat olduğunu belirtmektedir. tstanbulun elektrik ihüyacındaki arüş oranı da aynı görüş aynlığına uğramıştır. Sanayi Odası ihtiyaç artışının yılda yüzde 18, Bakanlık ile ÎETT yüzde 12, Etibank ise yüzde 10ü olduğunu ileri sürmüşlerdir. Duruma ve gelişmeye esas alman rakamlardaki bu ayrılık, vanlacak (Arkası Sa. 7. Sü. 7 de) Başarısız ilk baskın Firarî Kızılörs dün teslim oldu Sultanahmet Cezaevindeki hücreden gangster Kara Mehmet'le birlikte firar eden azıh hırsızlardan Kemal Kızılörs, dün, Aksaray'da, Cezaevi Müdürü Necmettin Hergünşen'e teslim olmuştur. Hırsızlık suçundan halen cezaevınde tutuklu bulunan kardeşi Demirali'ye «işkence yapıldığı» yolunda gönderilen bir haber üzerine teslim olan Kemal Kızılörs, «S aylık hasta çocuğunu gönnek için kaçtığmı» söylemiştir. Firardan sonra azıh gangster Kara Mehmefin kendisinden ayrıldığını ve sakIandığı yeri bilmediğıni de söyleyen Kemal, saat 17.10 da tekrar Sultanahmet Cezaevinde hücreye kapatılmıştır. Saat 16.00 da, cezaevi müdürüne, Aksaraydaki Luna Park önünde telefonla randevü veren ve ayni saatte gelerek, müdürün elini öpen Kemal Kızılörs, hücrenin duvarını bir demir çubukla Kara Meh met ve Ökkeş'în deldiğini bildirmiştir. Demirel Niğdede unun Asayjş Asayiş meselesi, son günlerin yine fizerinde dnnılan konuları arasında. Yine, diyornz, zira bn mesele ülkemizde devam edip gider ve ancak biiyük bir olayla karşılaşıldığı, ya da olaylar üstüste geldifi zaman tekrar tezgâha konulur. Meselâ eşkiyalık, yol kesmeler, adam kaldırmalar Türkiye'de günlük olaylardandır. Iki ya da üç kişinin filân dag yolunda soynlmasına. Doğu halkı da, Doğu'da çalışan gazeteciler de alısmıslardır. Eğer bir otobiis soyulnr, adam ölür yahut soynlanlar içinde (araza oranın önemli kişisi de bnlnnursa, gazeteciler haberi önerali görürler ve o zaman biz asayişsizlik meselesini yeniden hatırlatırız. Hele kız kaçırma gibi olaylar ahvali âdiye'dendir. Değil gazeteler, devleti temsil eden yetkililer bile üzerinde durmazlar. *** Asayiş bozukluğundan söz edildifi zaman, ilgililer'in âdetidir, hetnen istatistiklere başvururlar ve Türkiyedeki nüfusa göre snç oranını, ileri Batı ülkelcriyle karsılaştırırlar. Gerçekten bu karşılastırma yapıldığı zaman görülmektedir ki, meselâ suç oranı Amerika'da, Ingiltere'de, Almanya'da ve özellikle kuzey Blkelerinde sürekli artış göstermektedir. özellikle şiddete basvurulmak suretiyle işlenen suçlarda, meselâ Amerikadaki artış, oran olarak, bizdekinin iki katını bulur. Cinayetlerde keza kuzey ülkelerinden bazılan ve Amerika bizden pek ileri geçmişlerdir. Cinsî suçlarda (kız kaçırmayı bir yana bırakırsak) yine rekor gelişmiş Batı ülkelerindedir. Ne var ki, genel suç oranı bakımından ilerde görülmesek de, mahiyeti Batıdakilerden çok defişik olan suçların Türkiye'de sürekli işlenir halde bulunduğn, ayrıca, nygarlıkla bağdaşmayan, kültür eksikliğinden gelen suç ya da kabahatlerde rekorn elimizde tuttuğumnz bir gerçektir. Meselâ kız kaçırma konnsunda Afrika ve Güney Amerikanın ilkel ülkeleri hariç. bizimle yarısacak hiçbir ülke yoktur. Temelinde sosyal yapının bulunduğu eşkiyalık, Selçnkilerin ekonomik çöküntüsündenberi sürer gider, Bu suçlar çok defa cinsel nedenlere bağlanır. Ama aslında bir alt yapı meselesidir; çoğunluk sosyal ve ekonomik kuruluşla ilgilidir. Devlet kuvvetlerinin ağır bastığı, ağalık müessesesinin zayıfladığı dönemlerde eşkiyalık olayları azalır. Olaylar. kişisel çekişmelere baflandığı için, seyreklesir. Nitekim Curaburiyet kurulduktan ve özellikle birinci Doğu isyanından sonra devletin girdigi, ağanm ikinci plâna düştüğü, daha doğrusu devlete tâbi olduğu dönemde çeteler tarihe karışıvermişti. Oysa 1955 ten sonra bu olaylann arttığı bir vâkıadır. 37 Mayıs thtilâliyle duraklayan olaylar 1963 yıllanndan itibaren yine sıklaşmağa başladı ve bogün öyle bir noktaya geldik ki, artık palabıyıklı şakiler'in gazetelerde boy boy fotoğrafları yayınlanıyor, hayat hikâyeleri polis romanı gibi heyecanla oknnuyor, kısacası adaralar birer kahraman olup çıkıyorlar. Bu dertten nasıl kurtulabiliriz? Şfipbe yok ki, devlet kuvvetlerini, jandarmayı, gerekirse askeri, sfirfilerin üzerine sevketmekle ve tenkille. Şu var ki, yalnız tenkil'in mücssese haline gelen eşkiyalığı, dağa çıkmayı kökünden kazımasına imkân yoktur. Onunla beraber battâ ondan daha önce, kenara ittiğimiz bölgelerdeki feodalite benzeri ağabk müesseselerini ele almak ve bunlann siyasi kuvvetlerle ilişkisini kesmek gerekir. Ağalık devam ettikçe, ağa, çevresinin yürütme ve yargı alanında, tek hâkim olarak kaldıkça ve devlet yerine oturmadıkça, olaylan sadece tenkille önlemek havanda su döğmek olacaktır. «tbkakı hak», ileri filkelerde bile adaletsizlikten, güvensizlikten, ve çok defa çaresizlikten gelir. Bizde bunlara bir de bilgisizlik ckleniyor ve şartlar tamamlanıyor. Istanbuldan ilk baskıru yapraak için hareket eden ekip, Babaeskinin Ağayeri köyünün cenubunda mevzie girerken, gangster, evin küçük penc«resinin yanından dışansını gözetliyordu. «Kimse gelemez buraya, burasını kim bulabilir?» düşüncesine daldığı bir sırada bir köpek uluması İle kendine geldi. Tabancasının kabzesini kavradı, gözlerini karanlığa dikti. Köpek havlamalan gittikçe yaklaşıyor ve fazlalaşıyordu. Yer yatağında vatan akrabasına şiddetli bir tekme atan gangster, «Kalk nlan kıstınldık. Yoksa sen mi haber verdin?» Adam titriyordu. Gangster tekrar pencereye koştu. Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor, hiç bir şey göremiyordu. Dişlerinl gl cırdattı. Bir saat sonra şafak sökecek, ortalık aydmlanacaktı. öldürüleceğinl çok iyt biliyordu. tş işten geçmişti artık. Anl bir hareketle iğretl tahta kapıya fırladı. Önce sağa sola sonra köpek havlamalannm geldiği tarafa ateş etti. Büyük bir kumar oynuyordu gangster o anda. «Teslim ol İrfan yoksa öleceksin» sözlerini bile dırymuyordu. Polis ve yardnncılan olan Jandarmalar eve girdiklerl zaman vakit geç olmuştu. Gangster izini kaybederken, baskın kuvvetleri Niğde (Fikret geri çeküiyordu. (Arkası Sa. 7, Sü. 4 te) Otyam bildiriyor ) Yetkililer ayrıca, Türkıyemn 1967 yılı ıçın istemeği düşüoduğu 267,000,000 dolarhk vardımın da «Tatminkâr projeler «.unabildifimiz ve iç potansiyelimlıi ha rekete jeçirip kendine ?ardım ilkesine bağhlıgımıza Konsorsiyum üyelerini inandırabildigimiz taktirde» .ağlanmnması ıçın hıçbır sebep göremeriıklerını açıkladılar. Özellikle devlet sektörü projeltrinia gıttıkçe mükemmelleştığını sözlenne ilâve ettller. Türk yetkililer ise, Konsorsiyumun projeler konusunda haddinden fazla titizlik gösterdiğinden yakındılar. Şartlar Yetkililer Konsorsiyumun Tür kiyeye yardım şarUannın hafıfletildıfinden de söz ettiler. 1»62 de ortalama 22 yıl olan vade. şımdl 28'e çıkmıştır. oderaet.lt devre de 5 ıken 10 yıl olmustur. Üyeler borç erteleraelerinde anlayıs göstermektedirler. Faiz, or talama 2.7 dir. (Arkası Sa. 7. Sü. 2 de) TÜRKİYE'NİN MESELELERİ 10YHDA HÂLLEDİLİR îşçi göndermeye devam edeceğiz mvmotnuu Mücahit BEŞER Başbakan Süleyman Demirel, dün burada Niğdelilere hitaben yaptığı konuşmada Türkiye'nin ana ve gerçek dâvasını anlatmaya çalışacağını belirterek, «önümüzdeki yıllarda bütiin dünyaSanyerli balıkçılar dün her za da gıda maddeleri üzerinde bümankinin aksine denizden balık yük bir sıkıntı ile karşılaşılacağı yerine para çıkarmışlardır. Büyükdere iskelesinden dün sa tahmin olunuyor. Şimdiden ciddî tedbirler almalıyız. Nüfusubah saat 7.30 da kalkan •Boğaziçi» muz her yıl 700 bin kişi artıyor. vapuru tornistan yaptığı sırada ve Böylece artan nüfusumuzun besuskurunun çöplü suları karıştırlenmesi, giydirilmesi, iş ve güc masından az sonra denizin üzeri kâğıt paralarla dolmuştur. Durumu sahibi yapılması esasen düşük öğrenen polis, suyun üzerinde yübayat standardımızın yükseltilzen ve kapışılan paraların bir kısmesine eklenince dâva büyüyor. mını toplamıştır. Polisin ele geçirFakat 10 yıl çalışırsak meselelediği 520 lira tutarındaki 50 ve 100' ri hallederiz» demiştir. lük küpürlerin bazılarınm tedâvülden kalktığı görülmüştür. PaPolitika oyunları raların denize ne suretle düştüğü Demirel konuşmasına, kısır tesbıt edilememiştir. meselelerle ve hissiyatla meşgul "*^ olmadıklannı belirterek başla(Arkası Sa. 7, Sü. 2 de) Sarıyerde denizden para fışkırdı ve ÖLÜM KONYA (a.a.) Belediye Başkanı Ahmet Hilmi Nalçacı B o mada yanlış bir uçağa binince An kara yerine Beyrut hava alaruna inmiştir. Yanlışlığı uçak havalandıktaa bir süre sonra farkeden şirket, Nalçacıyı iki gün Beyrutta ağırlaraıştır. Nalçacı, başka bir uçakla dün Ankaraya ve oradan da Konyaya gelmiştir. Ankara yerine yanlışlıkla Beyrut'a gitmiş göstermektedir Ayrıca bu memlekette 1^00.000 yabancı işçinin çalıştığı da bilinmektedir. İlk bakışta bu durum biraz •garip gibi görünmektedir. Öyle ya, madem ki aranan ışçiıerın toplamı işsizlerden daha fazla, o zaman bir krizden nasıl bahsedilebilir? Fransada bir adam lşçi Sigortalarına başvurarak işsizlik yardımı Istemiş. Ne iş yaparsın?» diye sordukları zaman da: « Panter avcısıyım!.» diye cevap vermiş. • Peki, nerede avlanırsın?j « Burada... Paris'te.» « Canun, Pariste de panter olur mu?» « İyi ama» demiş adam, «Ben Afrika ortnanlanna gidecek olduk tan sonra neden işsiz kalayun?.» Demek ki, ortada «adama göre iş» düzeni içindeki bir memleketin bireyleri olan bizler tarafından anlaşılması hayli güç bir problem var. Nitekim, geçen hafta içinde bir demeç veren Alman Çalışma Dairesi Başkanı Anton Sabel, emek piyasastndaki durumu şöyle açıkhyor: • İşsizlik en çok maden ve yapı iş kollannda kendini göstermektedir. Vastfsız işçiler, iş bulmakta güçlük çekmektedirler. Buna karsılık usta işçiye olan talep yük sektir. Teknik eğitime her zamankinden fazla ihtiyaç vardır.» on gelen 216.400 e «yök S seldiğini»,haberler, Batı Almanya'da işsizlerin sayısmın e «düştüğönü» buna katşılık münhal işlerin sayısının 318.900 Türkiyenin NATO masrafı 50 bin dolar artacak ANKARA, (Cumhuriyet Bürosn) Millî Savunma Bakanı Ahmet Topaloğlu dün gazetemize verdiği demeçte, Fransa'nın NATO1 dan ayrılmasn'le, Türkiyenin NATO masraflanna katılma payınm yıida 50 bin dolârhk artış göstereceğini ifade etmıştir. Önceki gün gazetemizde bu konu ile ilgili olarak yayınlanan ve Millî Savunma Bakanı Ahmet Topaloğlu'na atfen verdiğimız haberde Türkıyenin NATO masrafları yanlışlıkla yılda 50 milyon dolâr artacağı şeklinde çıkmıştır. Topaloğlu bu konuda şunları söylemiştir : «Türkiye diğer NATO filkelerine nazaran NATO masraflanna en düsük oranda katılan iilkedir. Türkiyenin NATO masraflanna katılma payi hiçbir zaman yüzde 1,5 n geçmemektedir. Fransa'nın NATO'dan ayrılmasiyle Türkiye payına düşen 50 bin dolâr fazlalık Çevik Kuvvet'in masraflannda olacaktır.» Nedenler Yetkililerin verdikleri bilgiye gö re; Federal Almanya'da bugün göze çarpan «olağanüstü» durumun politik etkiler dışındaki nedenlerini şöyle özetleyebiliriz: A Kış mevsiminin gelmesi dola yısiyic inşaatlar azalmıştır. Yapt işçilerinin bu yüzden geçici olarak açıkta kalmalannın diğer iş kollanna da az çok etkisi olmuştur. O Maden ocaklanndaki rezervler tükenmek üzeredir. Almanya'da 1958 den bu yana bütün iş kollannda ilerleme Vu 50,2 olduğu halde, madencilik dalında sadece *o / 5.3 tür. Bunun sonucu olarak taşkö mürünün yeri elektrik ve petrol ile kapatılmaktadır. Bu arada bazı ma den ocaklannda üretimin artık imkânsız hale gelmesi işçi tasfiyesine yol açmaktadır. A Almanya'da sanayi tesisleri çok hafif bir tempo ile de olsa «otornasyon» yolnna gitmek, (Arkası Sa. 7, Sü. 5 te) Geziden notlar (FİKRET OTYAM bildiriyor) Niğde ıl ve ilçelerinde iki gün devam edecek bir geziye çıkan Başbakan Süleyman Demirel'in 003 plâkalı Kadillak arabası Aksaray'a 23 kilometre kala önünden gitmekte olan koruma polislerinin otomobiline bindirdi. Her iki araba da hasara uğradı. Çarpışma, asfaltın kaygan olmasından oldu. Başbakan Demirel, Niğde Valisimn arabasındaydı. Vakit kalmıyor Varto'da 24 baraka inşa eden yabancı çrnçlerrien bir Holândalı «TBrfc gençlerinin Varto'Ta ilgi göstermediğinden» dert vanmış. Hattâ, sözlerinden, bunu biraz da tnhaf karşıladığı anlaşıüyor. Bu Holândalı genç, her halde, memleketimizi pek ivi bilmedi^inden şaşırmış olacak. Bizim eençlerin büyük bir fcısmı üniversitede kalmak. veya, öniversiteye cirmrk kavgasiyle, difer bir kısmı çeşitli yürüyüşler. veya, açhk grevleriyle, bir başka kısmı da yer yer gürültülü patırtüı toplantılarda sen ben mücadelesiyle fazlaca meşgul. Hele, bir nefes alabilseler, elbette, Varto"yu ihmal etmezlerdi. D. N. Ecvet GÜRESİN ANKARA, (Cumhnriyet Bürosu) Reşat Özarda'dan sonra dun de Ağrı Milletvekili Abdülbari Gündoğan'ın istifa etmesiyle CKMP'nın milletvekili sayısı j 7'ye düşmuştür. C.K.M.P:de Milletvekili sayısı 7'ye düştü Aksaray'da 70 gün önce yine Aksaray'ın pazarının kurulduğu, bir çarşamba gününde Aksaraya gelen Başbakan Demirel, bu defa da coşkun bir şekilde ta sınırdan karşılandı. Aksaray'ın içine gi(Arkası Sa. 7, Sü. 2 de) Çeviren: Vahdet GULTEKIN CUMHURlYET'te
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog