Bugünden 1930'a 5,419,315 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

YEHGEÇ (Çocuğnnuzu Fena Terbiye Ediyorsıınuz) Büyük Terbiyeci Chr. G. SALZMANN'm Ana ve Babalara terbiye hikâyeleri olarak yazdığı bu meşhur eserin yeni baskısı çıktı. Çıkaran: TÜRKİYE YAYINEVİ Fiyatı 5 lira olup 5 adetten az sipariş ödemeli gönderilmez. İlâncılık: 7147/13536 umhuriye^ KURUCUSU: TUNUS NADt K İ T A ^ V İ SUNAR AHMET^ANOĞLU'NIJN beri uztm çalışmalarından lana getirdîgi eser çıkü. \ TöriİLVfi Efsaneleri 43. yı! soyı 15198 Telgraf ve raektup adresfc Cumhuriyet Istanbu] Posta Kutusu: tstenbnj No. 246 TeJefonlar: 2 2 4 2 9 0 2 2 4 2 9 6 22 42 97 22 42 96 22 42 99 Pozor 20 Kasım 1966 AP GenÇİİk KOİIOn KongreSİnde Oemirel Ecevit, Demirel'in konuşmalarmın H Son Fotih» oıarok karşıiandı , DEMİREL "HİÇ KIMSE!I TEHLİKE RUZGARI BAHANE ARAYANLARA Canı Nasıl İsterse, ANKARA Cumhuriyet Bürosu GENÇLIK KOLLAR1 BÎNCİ GENEL KONGRESL DÜN YAPıLMıS, BURADA KONUŞAN AP GENEL BAŞKANı VE BAŞBAKAN SÜLEYMAN DEMIREL, YINE REJIM KONUSUNU ELE ALMıŞ VE «BU MEMLEKETTE HÎÇ KIMSE NE TEHLIKE ÇANLAR1 ÇALDıKABıLIK. NE DE TEHLIKE BL'ZGÂRLAKı ESTIREBILIR.. DEMİŞT1R. ESTJREMEZ,, DEDİ ! FIRSAT VERÜMEMELİDIR,, IHSAN ONUR ehrimlze gelen C.H.P. Genel Sekreteri Bülent Eceyit dün düzenlediği basın toplantısında rejim ü2erinde durmuş ve: «27 Mayıs devrimi, Türkiyede demokrasiyi kökleştirmek ve sosyal tedbirlerle sağlamlaştınp hal ka yararlı kılmak için en elverişli ortamı hazırlamıştır. Fakat bu ortamı sarsanlar, bozmsıya çalışanlar vardır» demiştir. Ecevü, demokrasiye karşı tehlikenin «vurgun ünkânını yaratanlar» la, «kin ve intikam duygulan tahrik edilenler» den geldiğini söylemiş ve şöyle devam etmiştir: huzuru bozduğunu söyledi CHFhin PETROL KONUSUNDAKİ MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİNİ APDE BENİMSEDİ ECEVİT, DÜNKÜ BASIN TOPLANT1SINDA ANKARA Cumhuriyet Bürosu *PGrup Yönetim Kurulu, C. *** H.P. nin petrol boru hattı Işletmesi ile rafinerilerin genişletilmesi konusunda verdiği Meclis araştırması önergesini desteklemo ye ve bu önerge lehinde oy kullanmaya karar vermiştlr. Bu konuyla ilgili olarak Yönetim Kurulunca dün yayralansn bildiride özetle şöyle denilmektedir: «C.H.P.nin petrol bor'i hattı ve rafineri kapasite3i konusunda arzu ettiği inceleme ve araştırma. müü iHisadımız ve iktisat poütikamız balamından önemli bir konuya taalluk etmektedir. Partiler arasında, daha önce de seçimler, program iöriıs meleri ve bütçe müzakereleri bovunca ele alınıp sartısılmış hir konn olmasına rağmen, teşriî vılbaşında aynı konunun bir defa iaha «nr*. lenme fırsatına kavuşmasında, A.P. Grupu tdare Heyeti bir sakınca görmemiştir. Partinin çeşitli resmî belgelerin de yer alan bu iki konunun, devlet arşivlerindeki bilgiler. çeşitH uzmanların mütalâalarivle de karsılaştmlmak suretiyle. enine boyuna tahlil edilmesini. açık rejime inanan bir siyasî teşekkül olarak A.P. memnunlukla karşılamaktadır.» Ş urdumuzda herkes isteği gibi düşünüp yazmakta serbest midir? AJ\ Genel Merkezinden çıkarken gazetecilerle yaptığı ayakiistü bir konuşmada Başbakan Demirel bu kanıyı benimsediğini açığa vurmuştur. SOD konuşmalarunn kimi yazarlar tarafından huznr bozucu sayıldığını batırlatan gazetecilere Sayın Başbakan bakınız ne diyor: «Canları 5ylc istemiş, öyle yazmışlar. Herkes istediği şekilde düşünmekte ve yazmakta serbesttir. Bizim getirdiğimiz hürriyet havaeı budur.» Bir sornmsnzluk duygusunu paylaşır ve gerçeklerle alay eder bir eda taşunasa, biz ayaküstü söylenivermiş bu sözlerin üzerinde durmaya her halde lüzum görmezdik. Ne yazık ki, ayaküstü şöyle söyleyi verdiği bu üç cümlelik söz, Sayın Demirel'in iktidara geldiği gündenberi göze çarpan genel davranışlannı pek veciz bir biçimde özetlemefcte ve kamu oyuna yansıtmaktadır. Bizim bildiğimlz, adına demokrasi denilen yönetim sistemi, öyle her önüne gelenin canı istediği gibi atıp tutacağı bir başıboşluk rejimi değildir. Vatandaşa tanman demokratik özgürlüklere karşı bir de sorum vardır. Bu sorumun başlıca müeyyidesi yüreklerimizdeki toplum sevgisi olmak gerekir. Bu müeyyideden yoksun kaldıkça, düşünce özgürlüğüne dayanılarak gelisi güzel ortaya savrulacak söz ve yazılardan rnemleket yaranna sonuçlar beklemek bir hayal olur. Başbakan: Ne yazarlarsa yazsınlar, umurumda değil.Ben gene bildiğimi okımım demeye getiriyor. Böylelikle karşısındakilere sureta tanıdığı sorumsuzluk hakkını onlarla paylaşmaktan başka bir şey yapmadığını belirtmek istiyor. Böylesine bir «hürriyet havası» nın da kendi partisi tarafından vurda getirildiğini söylüyor. Bir kez, bu son noktada Başbakan, kamu oyunu şakaya alaya abrcasına gerçekleri hiçe saymaktadır. Bugün yurdumuzda esmekte olan özgürlük havasını biz A. P. ye değil, fakat 27 Mayıs Anayasasma borçluyuz. Başta Başbakan olmak üzere kimi A.P. lileri rahatsız eden bu Anayasanın getirdiği özgürlük anlayışı ise Sayın Demirel'inkine hiç mi hiç benzememektedir. 27 Mayıs Anayasasının getirdiği özgürlük anlayışı, ber şeyden önce ulusal bağımsızlık ilkesine dayanır. Bu Anayasanın getirdiği özgürlük anlayışında kamu yararı esastır. Vicdanları ezen maddî, mânevi her türlü baskılara engel olunmayı bu Anayasa öngörmüştiir. Bu Anayasanın getirdiği özgürlük anlayışı, devrim ilkelerinin dimdik ayakta tutulmasını emretmekte, bunu bir görev olarak iktidar yöneticilerinin omuzlarına yüklemektedir. Görüldüğü gibi. bugün yurdumuzda esmesi gereken özgürlük havası, Sayın Başbakanın iddia ettiği üzere «Canlan ne isterse yazarlar. Ben gene bildiğimi yaparım» anlayışından çok farklıdır. Ve bugün içinde bulunduğumuz huzur eksikliğinin başhca nedeni de işte bu anlayış farkmdan doğmaktadır. Herkes canı ne isterse onn yaparaaz. Vatandaşlar toplum çıkarına uygnn bulduklan düşünceleri savunmak hakkına sahiptirler. İktidar Partisi Başkanı ise, sırf çoğunluk oylarını toplamış olmanın sağladığı güce dayanarak bilditnni hiç okuyamaz. Kendisi gibi düşünmiyenlerin haklı söz ve yazılarını ciddiye almak zorundadır. Yurdumuzdaki huzursuzluğun giderümesi, bir bakıma bu gerçeğin iktidar sorumlulan tarafından anlaşılmasına bağlıdır. Düzce cinayeti ile ilgili görülen bir soyguncu tevkif edildi Özel surette şiden Selâhattin GÜLER bildiriyor «Düzce Cinayeti> biri olunan D ÜZCE Günaştı önceki günsanıklarından Cezaolduğu iddia tarafınMustafa Düzce Sulh Mahkemesi dan tevkif olunmuştur. Aylardır, Türk polis teşkilâtı ve Amerikan detektiflerinin topladıkları delil ve ipuçları, eski bir soygunun fâili olarak yakalanan Mustafa Günaştı'nın «Düzce cinayeti» ile ilgisi olduğu şüphelerini kuvvetlendirilmiştir. Polis eldeki delil ve istihbaratlara dayanarak, soygun ve cinayeti düzenlediğine kanaat getirdiği, eski ve azılı cani Mustafa'nın akrabası Yusuf Günaştı'yı ele geçirmek için bütün imkânlarmı kullanmağa başlamıstır. «Türkiye Cumhuriyeti' nin son Fatihi» 200 e yakm delege ve bir o kadar da AP'li Milletvekili ile dinleyicınin doldurduğu Gölbaşı sineması salonunda, •Türkiye Cumhuriyeti'nin son fâtihi» bağırışlan içinde kürsüye gelen Süleyman Demirel. konuşmasma AP gençliğini överek başlamış ve bu konuda özetle şunları söylemiştir: «Gençlik memleketimizde, çe şitli göriişler altuıda, çeşitli şekilde anlaşümış ve çeşitli şekilde tefsir edilmiştir. Ben, sizleri omuzlarınızda taşidığınız ve taşıyacağınız Türk milletinin istikbalinin garantisi addediyorum.» Yangın tehlikesı «Bu tahriklerin uyandırdığı tepki ve karamsaruk ortamı içinde demokrasiye güvenleri sarsılanlar ve bu güven sarsıntısını dikta hevesleri uğrun da istismar edenler bulunmak tadır. İki taraf arasmdaki sürtüşme, 27 Mayıstan bu yana, zaman zaman Türkiyede yangın tehlikesi çıkarmıştır.» Genel Sekreter, daha sonra «Bu gün de böyle bir yangın teklikesi var mıdır? Yangın çıkaracak ateş vardır da körüklenip canlandınlmakta mıdır?» sorularım ortaya atarak Başbakan Demirel'in A.P. kongrelerinde yaptığı konusmala ra değınmi^ ve şunları söylemiştir: " """ fArkası Sa. 7, Sn. 4 de) BİR YIL ÖNCE «Bir avuç insan» Başbakan Demirel, bundan sonra, son gösterileri kasdederek gos teri yapanlan «Bir avuç insan» olarak nitelemiş ve «Türk gençliği kim gayret ederse etsin, şu istikamete, bu istikamete yöneltilemez, Türk gençliği hürriyetçiliğin, mil liyetçiliğin ve Cumhuriyetin korunmasında bütün vatandaşlarla kol kola, gönül gdnüle beraberdir. Türk gençliğine lâyık olmayan. oııu temsil etmiyen bir avuç insanın meydana getirdikleri hususlan Türk gençliğine maletmek doğru değildir. Bunlardan umumî kaideler çıkaranlara, memleketin geleceğini kara görenlere iştirak etmiyoruz. Türk gençliği medeniyetute, mukaddesatuıa bağlıdır. Mâmur ve müreffeh Türkiye için çalışmayı gönlüne koymuştur» demiştir. «.Ziraatte mülkiyeti önleyen hüküm varsa değiştireceğiz» TÜRKİYE İKTİSADl PLANLAMA SEMİNERI ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin dün yapılan İstisarî Heyet toplantısmda konuşan Tarım Bakanı Dağdaş «Hükumet olarak, Parti olarak meşru mülkün ve meşru servetin mutlaka bekçisi olacağız. Ziraatte mülkiyeti önleyici hükümler varsa bunları mutlaka değiştireceğiz.» demiştir. •Mülkiyetinden ve yannmdan emin olmıyan bir ülkede yaşayan insanlar entansif ziraat yapamazlar. Bu ülkelerde ancak kaçakçılık vardır.» diyen Tarım Bakanı özetle şunları söylemiştir. «Gelişen zirai istihsale yön ver mek zorundayız. Bakanlık olarak 50 yıl içinde ne gibi istihsal kapasitesine ulaşacağımızı tesbit etmiş bulunuyoruz. Hâlen yurdumuzda 26 milyar hektar araziye ekim ya pılabilmektedir. Yaptıgımız hesaplara göre bu miktarı 36 milyar hektara çıkaracağız. Bu arada 2 bin yılında 45 milyon ton tahıl üreteceğiz. Böylelikle büyük miktarda tahıl ihraç eden ülke haline geleceğiz.» «Önümüzdeki günlerde özel teşebbüs tarafından bir traktör fabrikasının kurulacağım belirten Ba kan böylelikle traktör fiyatlarının büyük ölçüde düşmesinin mümkiin olacağmı ve bunun sonu cu olarak entansif ziraatin gelişeceğini ifade ile «Oy almak için vaatte bulunmak ancak istilâ ordularının hükumetlerine yaraşır. Biz köylüye yaptıgımız vaadi gerçekleştireceğiz^ demiştir. AP'nin savunduklan Adalet Partisinin, kanun ve hukuk devletinin savunucusu olduğunu da belırten Demirel, sözlerine şöyle devam etmiştir: «AP, türlü çıkarlar için, gençliği n bölünerek sokaklarda dovüştüriilmesine razı değildir. AP, Türk Adliyesinin, Türk zabıtasının her ne yönden gelirse gelsin, devletin bekasına, Cumhuriyetin geleceğine yönelen her davranışı ezecek kudrette olduğuna inanm ak tadır.• Türkiye Iktısadî Plânlama Semineri çalışmalarına başladı Başbakan Semınere bir mesaj göndererek plânı övdü Başbakan Süleyman Demirel, dün çalışmalarına baslayan •Türkiye'de İktisadi Plânlama» seminerine gonderdiğı mesajda plânı, yol gosterıcı, gayretlerde ahenk sağlayıcı, fertlerin ve devletm çahşmalarında ısrafı önleyici, düşünce ve davranışları muayyen hedeflere doğru yöneltici ve bırleştirici bir rehber olarak nitelendirmekte ve «demokratik hürriyetler rejimi içinde plân, emredici değil, yol gösterici bir nizam ifade etmektedir» demektedır. İktisadi Araştırma Tesisı'nın düzenlediği ve yabancı uzmanların da katıldığı seminerde Başbakanlık Müsteşarı M. F. Ozansoy tarafından okunan mesaj, once plânın genel anlamı üzerinde durduktan sonra şöyle devam etmektedir : 5 eylülü 6 eylüle bağlayan gece tstanbul'dan Ankara'ya gitmek için bindikleri 55AH835 plâka sayılı taksınin şoförü Muharrem Çelik'i tabanca tehdidi ile Cuma yeri sapağına götürerek soygun yapan, Muharrem Çelik ile Amerikalı kadın Teğmen Brenda L. Howardı öldüren, Brenda'nın nişanlısı Müzisyen Birol Soyulgan'ı da ağır yaralıyan gangsterlerin et rafmdaki çember son günlerde daralmıştır. Civarda vukua gelen soygunlarm dosyaları incelenirken 21121965 tarihinde Düzce civanndaki Melen Köprüsünde soyulan Assubay Erol Söğüt'ün dosyası da incelenmiştir. Bu olayda polisin istihbaratı soygunculardan birinin Mustafa Günaştı olduğunu ortaya koymuştur. Sakarya Emniyet Teşkilâtının yakaladığı Mustafa ile soyulan Erol yüzlestirilmiştir. Assubay aradan bir yıl geçmesine rağmen olay gecesi iki arkadaşı ile kendisini soyan sanığm Mustafa olduğunu teşhis etmis tir. KONYA Akşam Gazetesi Yazarı Ilhami Soysal'ın kaçınlarak içinde dövüldüğü 34 EH 612 plâkalı Buick marka siyah renkli otomobil dün Akşehir ilçesinin Yeniköy'ünde bulunmustur. Avcı kıyafetine giren gazetenin bir mensubu tarafından Islâm Aslantaş'uı evinin avlusunda üzeri branda bezi ile örtülü vaziyette bulunan otomobil Akşehir Cezaevi bahçesine getirilmiştir. Hemen Akşehire gelen Soysal, arabayı tanımıştır. Otomobilin ön camı kırık olup tavanda kan izleri vardır. Soysal'ın kaçırıldığı otomobil bulundu YUSUF 15 YILDIR ARANIYOR Aslen Trabzon'un Beşikdüzü ilçesinden olan Mustafanm suç ortağı ve son soygunla, çifte cinayetin de fâili olduğu iddia olunan Yusuf'un çeşitli yerlerde soygun yaptığı, beş kişi öldürdüğü ve devamlı olarak aranmasına rağmen 15 yıldır bulunamadığı açıklanmıştır. Yusuf'un bulunması için tutuklanan Mustafa, gerek poliste ve gerekse Düzce savcılığında verdiği ifadesinde soygun ve cinayetle ilgisinin bulunmadığını söylemiştir. Hukuk Vsulü Muhakemeleri Kanunu değişiyor ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Adalet Bakanlığı «Hukuk üsulü Muhakemeleri kanunu» nu dağiştirmeye karar vermiş ve yeni bir tasan hazırlatarak «mütalâaları alınmak üzere» Bakanhklara gönderilmıştir. Tasarı ayrıca, üniversitelere, ba rolara ve ilgili dairelere de gönderüerek mütalaaları istenmiştir. SOTGTJNCUNUN EŞÎ VE ÇOCUGU «Zulüm ve gayri meşruluk başanya ulaşmaz» Demirel, bu arada «Dünyanm hiç bir ülkesinde, zulüm ve gayrimeşmluğun başanya ulaşmadığını» belirterek şöyle konuşmuştur: (Arkası Sa. 7, Sü. 1 de) T.I.P. nin 2. kongresi bu sabah İTİRAZ Malatya'da Mustafa. Düzce cezaevinden tah liyesi için dün bir dilekçe ile itibaşlıyor razda bulunmuştur. Düzce AsliMALATTA (özer ÖZTEP bildiriyor) Bu sabah Renkli sinemada başlıyacak ve beş gün devam edecek olan TİP 2. g»nel kurul toplantısına katılmak üzere Parti Genel Başkanı M. Ali Aybar, beraberindeki milletve killeri ile dün uçakla Malatyaya gelmişlerdir. Kongreye partinin 59 ilde bulunan teşkilâtın dan 228 delege katılacaktır. Ha(Arkası Sa. 7. Sü. 2 de) ye Ceza Mahkemesi •Suçlunnn itirazmm reddine, suçun mahiyetl bakımmdan mevkufiyet halinin devamma» karar vermiştir. Akçakoca Osmaniye Mahallesi Ismail Hocanın evinde oturan evli bir çocuk babası Mustafa Günaştı, «Yusufu bulun, her şeyi o blliyor» şeklinde konuşmuştur. vJKısaca İSTANBUL Motorlarda ve sahillerdeki ambarlara baskın yapan üç kişilik korsan şebekesi önceki gece, Yağkapanmdan yeni bir soyguna çıkacakları sırada yakalanmışlardır. Korsan reis İnebolulu Recep Küçüker ile şebeke mensubu Selâhattin Mahut ve Recep Arna nezaret altına alınmışlardır. • YönetmeUkteki bazı maddelerin değiştirilmesi için Tıp Fakültesi öğrencileri Dekanlığa verdikleri muhtırayı dün geri almışlardır. • Istanbul Erkek Lisesı Okul Aile Birliği ve Koruma Derneği yılhk kongresi bugün saat 10'da Lise salonunda yapılacaktır. ANKARA Cnmhurbaşkanı Cevdet Sunay, dün Cumhuriyet Sen3tosu Başkanı Dr. Ibrahim Sevki Atasagun'n kabul ederek bir süre görüşmüstür. • Yüksek Plânlama Kurulu dün de Başbakan Demirel'in Başkanlığmda toplanarak 1967 programınm «denge» bölümünü müzakere etmiştir. Y.P.K. muhtemelen önümüzdeki hafta içinde son toplantısım yapacak ve 1967 vılı programı ile ilgili olarak Oemirel geniş açıklamalarda bulunacaktır. ELÂZIG Keban Barajındaki grev dün de devam etmiş, ofis binasında kalmıs olan Fransız firmasının Genel Müdürü Mr. Videlanche'ın Elâzıg'a gitmesine işçiler mâni olmnstnr. • SİNOP AP İl Kongresl hl" ziplesmeler yuzünden iki ayn yerde yapılmış ve iki ayn Başkan seçilmıştır. Universite öğrencilerinin sorunları halledilmezse boyhota gidilecek ADAPAZARI. (Şükran SONER bildiriyor) • ™ ' • toplantısının yedinci gününde öğrenci sorunlan üzerinde durulmuş, belli başlı problemler halledilmediği takdirde bütün Fakülte ve Yüksek Okullardaki 85 bın öğrencinin müşterek bir boykota götllrülmesi kararlaştırılmıştır. Bu konuda önergeyı veren kongre başkanı Huseyin Günday, «Hukuk Fakültesinden sonra Diyarbakır Eğitim Enstitüsünde de boykot fiilen başlamıvlır. Ayrıca, tstanbnl Iktisat ve Tıp Fakültelerinden boykot şâyiaları şelmektedir. öğrencilerin isteklerinin gerçekleşebiltnesi için fakültelerin ve yüksek okulların ayrı ayn boykota gitmeleri müsbet bir sonuç vermiyecektir. Bu bakımdan TMTF Genel KuruluVıun, sorunlarm çözümlenebilmesini sağlamak amacıyla kuracağı bir heyet Üniversite Senatoları ve yüksek okul müdürlükleri ile temasa geçmelidir. Isteklerin çörüsülmesi müspet bir sonuç vermezse, TMTF'ye bağlı bütün knru(Arkası Sa. 7, Sü. 5 de) DemirePin mesajı « Kaynaklarla ihtiyaçlar arasında en süratli ve verimli netieeyi verecek bir dengenin, istihsal faktörleri arasında ahenkli bir işbirliğinin lüzumu, plân müessesesine ayrı bir önem kazandırmakta ve onu kalkınmanın kaçınılmaz bir vasıtası değerine yükseltmektedir. Anayasamızda esasa bağlanmış olan plân ve plânlı kalkınma, yalnız iktisadi değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel kalkınmayı da içine alan bir genişliktedir. Anayasa bu açık ifadesiyle plâna ve ona hâkim olması lâzımgelen hedeflere ve metotlara, hükümet politikalarının üstünde ve devlet seviyesinde bir nizam ve istikrar vermiş bnlunmaktadır. Hükumetimiz de, programına, plânı demokratik düzen içinde hızlı kalkınmamızın (Arkası Sa. 7. Sü. 3 de) NECLÂ KONUŞUYOR Melen köprüsü soygunu fâili ve Cuma yeri sapağı cinayeti ile soygtmunda ilgisi görülen ve tevkil edilen Mustafa'nın eşi Neclâ, «Benim kocam, böyle bir şey yapmamıştır. Aranan Yusuftur. Bizim başınuzı yakan o oldu. Biz kendi halimizde kimseleriz. Kocam şimdi cezaevinde tanmmıyacak bir haldedir» demiştir. Cinayetin çözümlenmesi için bütün Türkiye'de aranmakta olan Yusuf Günaştı'nm izine henüztesadüf olunamamıştır. Birol Soyulganın verdiği eşkâle uyan 3 5 4 0 yaşlarındaki hafif kır saçlı Yusufun yurt dışma çıkmaması için her türlü tertibat almmıştır. TMTF' n i n 21 G e n e l Kurul Eski HarbiyelileA rin yürüyüsü \ ertelendi ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) 21 Mayıs olaylarına karıştıkları için asteğmen olmalanna on gun kala, Disiphn Kurulu kararı ile okulla ilisikleri kesilen 1500 eski Harb Okulu öğrencisi askere er olarak alınma teşebbüsünü protesto etmek amacıyla yapacakları sessiz yürü yusu ertelemişlerdir. «Eski Harbiyelıler Cemiyeti» Genel Başkanı Ertuğrul Akyurek, dun, yapılması gereken «es(Arkası Sa. 7, Sü. 2 de) I NADIR NADİ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Parlâmentonun geçen ralışma devresi ıçınde göruşulup kanunlaştığı halde Cumhurbaşkanı tarafından veto edilen «Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanun tasarısı» yeniden hazırlanarak Meclise sevk?dilmiştir. Silâhlı Kuvvetler Personel Tasarısı Bir sandalye meselesinden iki sabıkah arasında dün gece çıkan munakaşa cinayetle sonuçlanmıştır. Kuştepe'de kahvecilik yapan Boğazda, Rumen bandrah cPloiesti» tankerinin çarparak batırdığı «Bereket» isimli balıkçı motove «Çivi Ahmet. adıyla tanınan runda ölen tayfa sayısı, dün 8'e yükselmisür. Olayla ilgili sorUîiurmayı yürüten Savcı Feridun ' Ahmet Konuk, llhan Inan adınArkon, dün Rumen tankeri kaptanları ile ölümden kurtulan batık motorun kaptanı Mustafa Çakar, da 21 yaşındaki genci karnından sahibi Mesut Çakar ile oğlu Mustafa Çakar'm ifadelerini almıştır. Bu arada Odesa'da aldığı 8 bin bıçaklayarak öldürmüştür. Citon mazotu İskenderiye'ye götürmekte olan Rumen tankerinin de, soruşturma bitinceye kadar limannayet, llhan'ın Ahmet'ten dükdan ayrılması yasaklanmıştır, Bütün araştırmalara rağmen cesetlerine rastlanmayan 8 genç tayfanm kânını kapadığı sırada sandalye isimleri de kesin olarak bUinmemektedir. Dün gerek motor sahibinin gerekse kaptamn verdiği bilisteyerek oturmak istemesi ve giye göre ölen tayfalardan isimleri tesbit edilenler, Tacettin Yılmaz, Ziya Karaçivi, Recep Kolcn «Bana blr çay yap» demesi üzeı rıne çıkan munakaşa sonunda ile KAIİ» adını taşıyan üç genç ile «Recep'i isminde bir diğer genç balıkçıdır. ı içlenmiştir. Kaatıl kagmıştır. RUMEN VANKERİ 3. KAPTANI VE KILAVTJZ KAPTAN Kuştepe'de bir cinayet işlendi ÖLENLERiN SAYISI 8'£ YÜKSELDi Ü
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog