Bugünden 1930'a 5,419,912 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

ANKA KUŞU Bütün dünyada «Lady Chatterleyin Âşığı» romaniyle taıunan D. H. Lawrence bireyin örgür düşüncesini savunan korkusuz bir yazardır. Akşit Göktürk'ün güzel türkçesiyle sunulan denemeleri ise romanlan kadar fırtınalar koparmıştır. Demokrasi adlı yaa, bütün politikacjlarm şimşeklerini üzerine çekmiştir. 5 lira. BİLGİ YAYINEVİ Sakarya Caddesi No. 8 Yenişehir Ankara Cumhuriyet 13317 umhuriyere 43. yı! sayı 15193 KURÜCDSU: TUNDS NADİ Karanlıktaki Göige (JohşÇreasey) Görünmeyen Kaâtil mP * Görünmc Telgraf ve mektup adresfc Cumhuriyet tstanbuJ Posta Kutusu: tstanbul No. 246 TeJefonlar: 22 42 90 22 42 96 2 2 1 2 97 2 2 4 2 9 6 2 2 4 2 9 9 Solı 15 Kosım 1966 İNKILÂP ye AKA \ilancilitl692 Katıun, müsamahasız tatbik edilecektir „ Dfinkfi yeni nümayişlerde komünizm tel'in edildi ADANA'DA 14 KIŞI TEVKIF OLUNDU ADANA (Cumhuriyet Bürosu) ANKARA, (a.a) îçişleri Bakanı Dr. Farnk Sükan, her türlü aşırı cereyan ve Amerikalı zencilerin yoldan gehareketlere karsı hükumeçen kadın ve kızlara sarkıntılık tin, Cumhuriyet kanunlannı etmesi üzerine başlayan ve önmüsamahasız tatbik kararlıceleri Amerikalıları dövme gayelıgı içinde oldugunu açıklasini güden olay, birdenbire «Amıştır. merikan aleyhtarlığı» na dönÎçişleri Bakanı Dr. Faruk Sümüş ve 56 bin kişinin katıldığı kan, «Anayasa ve Kanunların hareket, saat 04'e doğru askerl tanıdığı hak ve hfirriyetleri snibirliklerle jandarmanın polise istimâl ve istismar ederek bizyardımcı olması sonunda, bastızat onian tahrip çabasında olanrılabilmlştir. lar, aziz ynrdumuzda bu vasatı Arkaa Sa. 7, Sü. 4 te bulamıyacak ve yaratamıyacaklardır. Sınıf kavgasını, zümre tahakkümünü ve olifarşik bir idareyi jnliyenlere, sosyalist NAKİPOĞLU lialk cumhuriyetinin âkıbetini hatırl»tn»kta fayda vardtr» deKONUŞTU: miştir. Faruk Sükan, sözlerine şöyle devam etmiştir: «Türkiye'nin mes'eleleri, sokak gösterileri ile halledilemez. Bu tarz tertibe gırenlerin sonu hüsran olacaktır. Türk milleti huzur, sükun, ıstikrar ve kardeşlik istiyor. Herkes buna riayet etmek ve Türk milletinin iradesine uymak mecburivetindedir. Sokak tahrikçileri ve teşvikçilerı bilmelidirler kı, demokratik düzen anarşi cipğildir. Aklı ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) başında her Türk vatandaşı, de Adanada bazı zenci Amerikamokratik düzenin dışına çıkanlalıların kadınlara sataşması üze'rı asla tasvip etmemektedir rine patlak veren olaylar ve AnMillî tanh şuuruyla yoğurulkarada cumartesi gecesi yapı'an muş Atatürk'çülüğü ve Atatürk lzınsiz gösteriler dün Içışlen Bamilliyetçiliğini, kiç kımse kenkanhğında bir toplantıda gozden di siyasî çıkarları ve art düşüngeçirilmiştir. <Arkası Sa. 7, Sü. 7 de) (Arkası Sa. 7. Sü. 3 de) OLAYA SEBEP OLANLAR ft merikalı 8 erin, ** önceki gecc sebep olduğu olaylar sonunda işi «Amerikan aleyhtarlığı» na döken 14 kişi, tevkif edilmiştir. Bu arada, dün, nezarete alınanların sorguları yapılırken, Adliye binası önünde toplanan büyük bir grup, «Kahrolsun komünistler!» diye bağırarak nümayiş yapmıştır. İÇIŞLERİ BAKANININ DEMECİ ANKARA, (Cumhuriyet Bürosu) CHP. Genel Başkanı tsmet Inönü, dün, saat 11 de toplanan CJÎ.P. Ortak Grupunda bir konuşma yaparak, Başbakan Demirel ile yaptığı görüşmeyi anlatmış, «Demokratik rejimin saglam temeller üzerinde devamı, çelişmesi ve siyasî huzurun sağlanmasi ana gayemizdir» demiştir. tnonü, konuşmasından sonra, bir grup üyesınin, «Demirel'in son konuşmalanndan ve ihtilâl sözlerinden ne mâna çıkanyor sunuz?» sorusuna İnönü: «Hiç bir mâna çıkarmıyorum» cevabıru vermiştir. Öğretmenler konusu İnönü konuşmasında özetle şunlan soylemiştir: «Sayın Başbakana muhtelif yerlerden aldığımız öğretmenlerin baskı ve valnızlık duygusu içinde olduğunu çösteren bilgileri vererek, emniyetli ve faydah bir çalışma düzeni kurulmasını rica ettim. Başbakan, köyde okuma ve çalışma şartlannı bildiğini ve bazı ge» çimsizliklerin özel sebeplerden veya üstünlük kurma arzusun dan çıkabileceğini söyledi (Asü olan huzur içerisinde çalışmaktır. Ve böyle bir çalışmayı sağlıyacak atmosferin önemini takdir ediyorum, konu üzerine ciddiyetle eğilerek takip edeceğim) dedi. (Arkası Sa. 7, Sü. 4 de) Kennedy'nin tek kaatili NEW XORK, KENNEDYTİ VURAN DÜEBÜNLÜ TÜFEĞİN TETİĞİN1 KİM ÇEKTİ?.. değil mi? YATIŞT1RMAYA CALIŞIYOR «Ankara olayını yapanlar, sicilli Komünistler ve TİP'e bağh bazı öğrencilerdir» Rum basmı, Türk Plâmnı elde ettiğini ileri sürüyor LEFKOŞA (özel) Lefkoşa'da yayınlanan Rum gaze teleri, Türkiyenin Yunanis tana verdiği ve Yunan Kraliyet konseyının ıstışari toplantısında kısa bir süre önce reddedilen Kıbns plâmnı, Makariosun Atinadan dönüşünd^n sonra el de ettiklerini iddıa ederek açıklamışlardır. Nıtekim. Makarıos'un en yakın adamı ve Îçişleri Bakanı Yorgacis'in sahıbi bulunduğu «Agon» gazetesi, Kıbnsla ilgili ve 1967 başında uygulanacak Türk plânının şu maddelerden ibaret bulunduğunu ileri sürmektedir: Q Acheson plânı ve Plaza raporunun bağdaştırılması ile Kıbns meselesine bir hal çaresı bulunabilir. Q Böyle bir bağdaştırma ile bulunacak hal çaresı, beş yıl süreli geçici bir hal çaresı olacaktır. Bu hal çaresı Enosıs'ı ıhtnal dışı etmıyecek, fakat Enosis'e gidilmesı halinde bunun şekli beş yılın sonunda kararİaştırüacaktır. (Arkası Sa. 7, Sü. 3 de) aşkan Kennedy'nin tek kaatili gerçekten Oswald mı? Üç yıldır insanların birbirlerine sorup durdukları bu soru, 22 Kasım 1963'te, Dallas'ta, cinayetin işlendiği yerin yakınında çekilmiş bir fotoğrafın ortaya çıkmasiyle belki de cevaplanmış olacak. llk kez, <Esquıre> dergisi, Or" ville Nix adlı bir Dallasiının 8 milimetrelik bir kamera ile cektiği bu fotoğrafın büyütühnöş^nd yayınlamftktadır. B İLK ZANL1 OSVVALD ISIANBULA BİR KANSER OTORlTESl GELDİ «Sigarayı kesinlikle bırakınız» İstanbulda bulunan Amerikan Kanser Derneği Direktörler Konutesi Başkanı Francis J. Wilcox. dün, «Kansere tutulmamak isteyen insanlar, kesinlikle sigarayı bırakmahdır» demiştir. Wilcox, şu sözlerinin, dünya milletlerine Türkiye'den gönderilen bir mesaj olarak kabul edilmesini istemiştir: «Uzun süreden beri, siçara içenlere söylüyorum. Bu sözüm üzerinde önemle durunuz. Ciğerlerinizi mahvediyorsunuz. Sigara içmekle, kansere zemin haznlamak için elinizden geleni yapıyorsunuz. Bir zamanlar ben de sigara içiyordum, bıraktım. Sigaradan kurtulunuz.» Erken teşhisle Amerika'da 1 milyon 250 bin kişinin kanserden kurtulduğunu belirten Komite Başkanı, piponun dudak, nargilenin de gırtlak kanseri yaptığınrn anlaşüdığını, dünyada mide kanserinin arttığını kaydederek: «Beslemnenin ve temizliğin iyi yapılmadığı memleketlerde kadın ve erkek cinsiyet organlan kanserinin çoğaldığı görülmüştür» demiştir. Hilton'da kalan Wilcox, yarın Atina'ya geçecektir. unün notıorı Sinirlilik ve teHdit TAHRİP EDILEN KIZILHAÇ BINASINDA BİR ODA Bu fotofrafta, tüfeğiylft Başkan Kennedy'ye nişan almış bır şahsın varlığı belli olmaktadır. Dergi, «Bunun, John Kennedy'ye nişan almış bir adama ait oldufu ortaya çıkana, Oswald'ın, sorusturmacılann kesin ifadelerine ve VVarren Komisyonunun vardıfı resmî sonuçlara rağmen Kennedy'nin tek kaatili olmadığı ispatlanacaktır» demektedir. Orville Nix'in çektıği filim, «United Press tnternational» adlı Amerikan basın ajansının filim arşivlerinde araştırma yapan birisi tarafından bulunmuştur. Büyütülen fotoğrafta, cinayet bölgesi ve kısmen bir tümseğin arkasmda kalmış bir otomobilin, motor kapağına dayanmış şahsın, Başkanın arabasına doğru nişan aldıSı farkedilmektedir. Esrarlı kaza «UPİ» Ajansı, cınayetten sonra «Union Terminal» şırketinde çalışan ve olay sırasında tepecığin arkasma raslayan 5 metre yüksekliktekı bır kulede bulunan Lee Bowers ile bir mülâkat düzenlemıştı. Bowers, «UPλ mu(Arkası Sa. 7. Sü. 1 de) Demirel'in özclliklerinden biri, soğukkanlı oluşu, hüeumlar karşısında kendini kaybedip lâfa lâf, hücuma hıicum yollarına sapmaması idi. Gerçekten Genel Başkan seçildiğinden sonra, ve Başbakan Yardnncılığından yakın günlere gelinceyedek şahsına yöneltilen hücumlara karşı Demirel işe başladığı zamanki sükunetini muhafaza edebilmiştir. Oysa, son günlerde ve özellikle seri hâlinde yaptığı konuşmalarda eski sükunetin yerini sinirliliğe bıraktığı ve hücum yoluyla savunma çabasına düştüğü gözden kaçmıyor. Eğer bununla AP kongresinden önce partide bir tesanüd havası yaratma amacı güdülüyorsa mesele yok. Niha>et politikadır der geceriz ve nihayet kongreden sonra yine değişir diye avunabiliriz. Şu var ki konuşmaların dozu gün geçtikçe artıyor ve söylenenler yer yer bir şahsî savunma olmaktan çıkıp Anayasa müesseselerine doğru yürütülen bir tefadit havasına giriyor. Doiayısiyle bir yandan âsi çetelerine karşı milletçe direnme gibi direktifler huzuru bozarken öte yandan tedbir tehditleri zaten kararmağa başlayan ortalığa bf»bütün kasvet veriyor. Bakmız Samsun konuşmasında sayın Başbakan ne diyor?. •Anayasa müesseseleri millet hızmetinde ve kanunların emrındedir. Hiç birisi milletin üstünde değildir ve hepsi millet yolunda yan yanadır. Anayasa müesseselerini iktidarların karşısına koyma çabalan ise hatalı, yanlış ve sakim bir yoldur. Anayasa müesseselerinin hepsi demokratik düzenin mevcudiyeti ile vardır. Bu itibarla kendi varlıklannı müdafaa, ancak demokratik düzeni müdafaa ile kabildir. Müstakil olma, muhtar olma gibi vasıflar teşriî organm sağladığı hususlardır. Muhtariyet veya istiklâlin suiistimal edilmesi, millî menfaatlere kamu düzenliğine, milli güvenliğe aykırı bir durum meydana getıriyor ise, millet adına hâkimiyeti istimâl eden, milletin temsilcisi teşriî organ, gereğini düşünmek mecburiyetmde kalabilir.» Saym Başbakanın sözleri bu minvâl üzere devam ediyor ve yine tedbirler isteğiyle bitiyor. tlk bakışta Süleyman Demirel haklı gibi görülebilir. Gerçekten bir Anayasa müessesesi demokratik düzen ile vardır. Duzene karşı gelmemesi gerekir. Şu var ki önce nıüessesenm duzene karşı geldiğini, Başbakanın deyimiyle demokratik duzene karşı olduğunu nasıl ölçeceğiz. Alalım ünivcrsiteyi: Bu özerk müessesede diyelim ki rektör, hattâ Senato siyasi iktidarın filân ya da falan olayda tutumunu yerdi. Bu demokratik duzene karşı bir hareket midir? Demirel'in mantığma göre, siyasi iktidara karşı olmak, onu seçen millete karşı olmak. doiayısiyle duzene karşı olmaktır. Surî mantık şöyle devam ediyor; Madem ki özcrkliği ona sağlayan yasama organıdır binaenaleyh millet adına egemenliği yürüten bu organ gereğini düşünmeli, tedbirler almalıdır. Görülüyor ki sakathk temeldedir, mantığın kuruluşundadır, daha doğru su. egemenlik prensibinin. kuvvetler aynlığı esasmm, fren müesseseler ilkesinin 1961 Anayasasına tamamen aykırı olarak anlaşılmasında ya da anlaşılmak istenmesindedir. Özerklik elbette yasama organı tarafından sağlanmıştır. Ama bu, yasama organmm (Kurucu Meclisin) lutfu değildir. Bir felsefi temel üzerine bir Anayasa oturtulmuş, hattâ Anayasa kamu oylamasından da geçmiştir. Bu bakımdan yasama orgam o zaman özerkliği lutfetmişti de şimdi lutfunu geri alabilir denemez. Denirse temel yerinden oynar, temel yerinden oynayınca üzerine kurulu düzen yerinden oynar. Saym Başbakanın bunları bilmediğini sanmak istemeyiz ve yine sayın Başbakanın iktidar partisini milletle ayniyet içinde gördüğünü, Özerk müesseseler için yasama organına tedbir teklif edeceğini düşünemiyoruz. O halde tehditler nedir?. Bu tehditler olsa olsa son günlerde soğukkanlılığm kaybedilmesinden, ya da etrafm tahrikiyle kayba doğru gidilmesinden geliyor ki aslında yalın günlerin huzurlu mu, yoksa huzursuz mu geçecegini tahmin etmek ftakımından üzerinde durulması gereken bir durumdur bu.. Ecvet GÜRESÎN SAMSTJN Başbakan Demirel. dün Garnızona yaptığı ziyaret sırasında, kendısine Personel Kanunu hakkında soru soran bir AlADAPAZARl, (Şükran So baya verdığı cevapta. «Bu işten vaıçeçmedik» demiştir. Başbakan konuyla ilgili olarak aynen şunları soylemiştir: ner bildiriyor) TMTF'nun 21. Genel Kurulunun ikinci gü «Ancak, bugün ordu mensuplanünde 97 delege TMTF'na bağrının Personel Kanunumı, rütbeIı bir kültür müdürlüğünün ku leri doiayısiyle düzenlemek koYazar Aziz Nesin, dün uçakla rulmasını istemiş. ikinci otulay ama, sivil hizmetlerde sıralaSovyet Rusya'ya gitmek üzere rumda konuşan Süleyman Genç ma kolay değil, çok zor. Ceşitli Yeşilköy Hava Alanında gumise, Türkiyedeki eğitimin yarakademelerde bulunan memurlann rük muayenesinden geçerken. ütıcıdan çok aracı insan yetiştir devlet hizmetindeki değerlerini zerinde beyan dışı dolar bulundiğini ileri sürmüştür. CHP kıymetlendirmek kolay değil duğu iddiasiyle, alakonulmuşGenel Sekreteri Bülent Eceama, bu işten vazgeçmedik, mütur. CKMP Genel Başkanı Alpaslan vitin başan telgrafını ayakta him olan devlet memurlan araNesin'in üzerinde bulunan beTürkeş, dün İstanbul'da düzenledinliyen ve alkışlıyan delegesındaki ağırhğı bulabilmek meseyan dışı dolarların, miktarı 1000 diği basıh toplantısında, Başbalerden bazıları Semsiyeli Parklesidir.» lırayı aşmadığmdan. adalete vekan Demirel'in son kongre kota Hüryol ve Adalet gazeteleDEIMİREL. KARABORrılmiyeceği, ilgihlerce bildirilnuşmalarmı tenkid ederek, «Bir rini yakmışlardır. parti genel kongresinde muanzmıştir. Mevzuata gore, yazardan, SADAN ÇEKİNİYOR Eğitimin seviyesizliğine değinen ları susturabilmek için halk ile üzerinde bulunan 36 doların 3 Bazı temel atma törenlerinde Izmir İktisadi ve Ticarî llimler devlet müesseselerinin arasını mısh para cezası alınacaktır. bulunan Başbakan Demirel, EsAkademisi öğrencisi Süleyman bozacak mahiyette sözler söyle(Arkası Sa. 7, Sü. 8 de) (ajı.) Genç, «Türkiyedeki öğretim üyele mek. devlet adamlığı ciddiyetiyri ticarî çıkar peşiııdedirler. Mesele bağdaşamaz» demiştir. lâ. Batı Üniversitelerinde Roma Hu Demirel'in konuşmalarını, Türk kuku 300 sayfa okutulurken, İstan Sılâhlı Kuvvetleriyle Türk halkı bul Üniversitesinde 1500 sayfa okuarasındaki bağlan da sarsıcı oltulur>. duğunu ileri süren Türkeş, BaşTürkiye Öğretmen Dernekleri bakanın birçok konuda büyük Milli Federasyonu Genel Başkanı hatalar işlediğini, bunların tepHayrettin Uysal, öğretmenlerle kilerini önlemek için de muarızyüksek öğrenim gençliğinin aynı larını baskı altında tutmak amaparalelde mücadele ettiklerini be cıyla rejimin tehlikede bulunlirterek: «Memleketi orta çağ devduğunu tekrarladığını ifade etmişrine itmek istiyenlere tokat atacak tir. CKMP Genel Başkanı, ayrıca: smız> demiştir. «Eğer, rejim için bir tehlike varsa, Öğleden sonraki oturumda ise, bunun tartışma yeri parti kongre16 Martta TMTF Genel Merkezi leri değil, TBM meclisi'dir» dene yapılan saldırı görüşulmuş, miştir. saldıranlardan bazı öğrencilerin «ÇELİŞME İÇİNDE» TlP'li olduğu ileri sürülmüstür. BİLECİK İlçe kongresinde Bir delege, «Ben, bunlardan konuşan MP Genel Sekreteri Feh 2 sini, Sovyet Tas Ajans muhami Cumalıoğlu, Başbakan Debiriyle Beyoğlu'nda kolkola görmirel'in son konuşmasına çatadüm» demiştir. Bunun üzerine rak. şöyle demiştir: TMTF İkinci Başkanı Savcı, «Başbakanın ihtflâlle ilgili bir şöyle konuşmuştur: bildiği varsa, bunu millete açık«Kahrolsun komünizm demeklaması. zihinlerde şüphe uyandır le komünizm mucadelesi olmaı. maması lizımdır. Demirel, bir BAĞIMSIZLIK ŞARKISI SÖYLE YENLER TMTF, Atatürkçü'dür.» çelişme ifindedir.» TMTF Kongresinde Eğitim sistemi tenkid edildi Garnizonda bir Albay Demirel'e Personel Tasarısını sordu Türkefe göre Demirel, ciddî değil Aziz Nesin, Yurt dışına çıkamadı Ayasofya'da Kur'an okumak isteyen genç, • Müze Müdürünü bıçakladı Edebiyat Fakültesi Arapça ve Farsça bölümüne öğrenci olarak girmek isteyen İzmirli Eyüp Ekmekçi, dün Ayasöfya Müzesine giderek, müdürün odasında Kur' an okumaya başlamış, kendisine müdahele eden Müze Müdürü Feridun Dirimtekin'i bıçaklamıştır. 24 yaşmdaki Eyüp Ekmekçi, saat 12 de gittiği müzenin kapalı olduğunu görünce, Müdürle konuşmak istediğini soylemiştir. (Arkası Sa. 7. Sü. 8 de) Gelenler Gidenler Son bir istatistiğe göre. 1966 nın ilk altı ayında, yurda gelen yabancı furistlerden 63 milyon lira kazanmıştz. Buna karşılık. dışarı çiden Türk turistlere. 184 milyon lira ödemişiz. Bu durumda. tabiî imkânı yok ama insanın yine de «ne kimse îelsin. ne kimse gitsin. Sunun şurasında biz bize oturalım. diyeceği çeliyor. .; Çünkü, o zaman, üstelik' tas atıp kolumuz yorulmadan .121 milyon lira kâr etmiş olumz. Ve, Turizm Bakapunız (Nihal Kürşat dostumuzifn kulaklan cınlasın!) çok daha yerinde olarak övönebillr. • ' D. N . ÜYANIKTIR 1
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog