Bugünden 1930'a 5,502,228 adet makale



Katalog


«
»

8AH1FE ÜÜMHÜRTTET 8 Eylft] 1965 • •••••••••••!••• •••••P«| KOALİSYONSUZ İKTİDAR Prof. Dr. Fahir H. ARMAOGLU memleket çapında oy çoğunluğunu alarak tek basma iktidara gelmeyi selâmetli buluyor. öbür hüyuk p.nti ise, ozellikle karşı partinin tekll iktidarmı tehlikeli görüyor. Duygulardan ve kisisel düsüncelerden uzak, konuvu sofnk kanlılıkla ele slalım. Koalisyonsnz veya tekli iktidar lsteği, 27 Mayı» öncesi ve özellikle 19571960 devresini hatıra getird:et icin, bircok zihiıılcr içın korkutucu olmaktadır. Gerçekten, iki parlili sistem \e çoguıılnk ilkesine dayanan seçim sistemi dolayısile, 37 Mayısı doğuran faktörler sövle sıralanabilir: a) Bir tek partinin Mecliste coğunluğa sahip clmasınrian doŞan meclis diktatorv ası; b) Yürütme erkinin, meclis diktatoryasına dayanarak iktidarı kötüve kullanması; c) Her ikisinin sonucu olarak da, kişi taürrlyetlerinin kola\ca kısıtlanabilmesi. Mamafih bu sonuncu noktada. önemli hir unguru da unutmamak çerckir. 27 Mayıs öııcesinin, kisinin temel hıırri\Ptlcriııi kmtlavıct >asama ve yürütme tasarruflarında, bizatihi 1924 Aııa\asaFiııın bn hürrhetleri düzpııleme sekli de önemli bir dayanak olmustur. Çtinkü 1924 Anayasası, kişisel hürriyetleri prensip olarak kabul etmekle beraher, bn hürrivetlerin kullaııılma düzeninin daima kannnlarla saflanacagını belirtmis, yani bu düzenlemeyi yasama organının tasarruf yetkisi içine almıstır. tste bu sınırları i\i çizilmemis olan düzenleme yetkisidir ki, 19501960 iktidarının, hürriyetlerin öziine dokunan tasarrnflarını kolaylaştırmıstır. Sonunda 2 Mayıs bir zorunluluk ol7 mustur. " Mayısı doğuran şartlar, esaMndı, ne ekonomik ve ne de siyasal hir felsefeden dojrnos olmaııp bu hareket, bir iktidarın dofcrndan dogruya milletin kisi hürriyetlerinin özünü yok etme tesebbüsü ile tahrik edilmistir. •«•• Şapkalısı. IKTISADI KALKINMA K ızısan seçim tartışmalan arasında yenl bir konu ortaya çıktı. Iki bü\ük partiden biri, ödevler» kısmında da, Türk toplumu için belirli bir ekonomik ve sosyal düzen ve felsefeye yön verecek temel çizgileri de çizmistir. f) Nihayet, Türkiyede her iktidarın unutmaması gereken önemli bir nokta da, 1965 Türkiyesinin 26 Mayıs 1960 aksamındaki Türkiye olmadıJıdır. Türk toplumn demokratik, siyasal ve ekonomik düsünce bakımından. son bes yılda çok uzun mesafe asmıstır. Bu deîişme yukardan asagıva dojru eitmekte ise de. toplumun alt kitlelerine her tün biraz daha giiçlü bir sekilde inmektedir. MUDAHALECI DEVLET ANLAYIŞININ TARİHÇESİ Doç. Dr. Halil NADAROGLU ürkiye'nln iktisadi kalkınmasmda özel sektörün yeri ve bugünkü durumu üe ilgili bir yazımızda, az gelışmış memleketlerde uygulanması gereken iktısat ve maliye politikası hakkındaki göruşlerımizi ayrıca açıklayacağımızı ifade etmiştik. (H TatbikatU b a a farklılıklan olmakla beraber, gelismekte olan memleketlerde uygulanan veya uy gulanması gereken iktisadî ve mali esaslan bugün için vuzuhla tesbit edilmistir. denilebilir. B u politıkanuı tayin ve tatbikinde rastlanılan doktriner münakaşalar ile siyasal tartışmalara gelince, bunlar, neticede günümüzün aktüel bir mes'elesine, kapitalizm ve sosyahzm konularındaki ideolojik inançlara bağlanmaktadır. Biz, bu oldukça karışık mes'eleyi, önce tarihl seyri ve bugünkli durumu itibariyle ortaya koymaya çalışacak sonra da, dâvayı, Türkiye yonunden tahlıl etmeğe gayret edeceğiz. Istikrarlı Demokrasi ütün ba ansurları gözönüne alınca. herhangi bir tekli iktidarın. siyasal iktidarı şu veya bu >önde kötüye kullanması, kolay kolay gerçeklesemez. Buna karsılık, siyasal istikrar bngün en fazla muhtaç bnlnnduğumnz bir seydir. Son l'irt jıllık tecrııbe göstermistir ki, koalisyon hükümetleri, yaratmis oldnkları istikrarsızlık ve yarına olan ^üvensizlik sebebile, hayatî önemi olan iktisadi kalkınmanın raya konnlmasında ciddi füçlüklerle karsılasmıslardır. Bes yıllık plânın pregram nygnlamasındaki aksamalarda rol oynayan bn siyasal faktörü, ne küçümseyebilir, ne de bir kenara itebiliriz. B T Füvaki, henüz 19. asırda Mançester liberalızrninin unlü «laissez faire. laissez passer» formjlune ve bu formülun dayandığı tabil nızam ve kendiliğinden muvazene fikrine şiddetli bazı hucumlar yapılmış ve tamamen reaksiyoner görüşün mahsulü olan yeni doktrinler ortaya çıkmıştır. Bu düşünce akımının iktisadi sistem yonunden en ünlü siması K. Marx, iktisadi ve mall politika yonunden de Alman Maliyecisi A. AYagner'dır. dırsın sonra da doldursun» seklındeki cevaplan oldukça meşhurdur. I 1929: Diğer bir sonuç öte yandan. Türk toplumu tarihsel celenegi itibarile, demokrasiyi istikrarlı bir sekilde yürütmek bagımından da bir avantaja sahiptir. Toplumumuzun tarihsel Keleneği istikrara daima önem vermiştir. Bu istikrar geleneği, otokrasi veya totaliterlik değildir. Lâkin toplum olarak, bir düzenli değişme, bir istikrar için snur altımızda daima bir tercih vardır. Bu toplumsal özellifimizl, mükemmel bir demokrasi getiren Anayasamızın ruhn ile birleştirebildiiimiz takdirde, demokratik ffelismemize gayet iyi bir çerçeve çizebiliriz. Bugünkü dummumnza etki yapan önemli faktör seçim sistemimizdir. Yalnız, bir noktay» dikkati çekelim. 1961 Anayasasının yapıcıları, seçim sistemi konusunda herhangi bir sey söylememiştir. Çünkü Anavasamız, yukarda belirtti{imiz tedbirlerden sonra, hürriyetlerin ve demokrasinin korunması bakımından, seçim sisteminde ek bir teminat aramamıstır. Nisbî temsil sistemi, Kurucn Meclisin, Anavasa dısında çetirmiş olduİu ek bir teminattır. Lâkin bn sistem. bugünkü millî bakiye usulü ile bnsbütün sivri bir hale çetirilmiştir. Bu derece asırı şekle soknlan nisbi temsil sisteminin zararlı sonuçlan için, yakın ve uzak eeçmiste çok örnekler vardır. Bugiinkü seçim sistemi^'Z ile, yasama erkinin çoğunluk diktatorvasından kaçarken, bu erki ve dolavısile yürütme erkini fiilen işlemez hale getirme tehlike^i de mevcuttur. Hele, memleketimizin bnçünkü eknnomik ve sosyal problemlerinin nzun süren kabine buhranlarına hiç tahammülü yoktur. Biz nisbi temsilin aleyhinde deeiliz. Daha 1953 yılında seçim sistemleri konusunda yayıniadı^ımız bir kitapta nisbî temsili hararetle savnnmnstuk. Yalnız bunun, kuvvetli partilere prim veren hir usulle uyKulanmasını istemistik. O zamandan bu yana olaylar ve selismeler, düsfincemizi dejiştirmeyip, aksine çüçlendirdi. Bir seçim sistemi «adalet» ve «fayda» gibi iki temel ilkeye dayamr. 27 Mayıs öncesi, adaleti hir kenara itip, kendi anlamına ;öre bir fayda'ya ba^landı. Bugün ise tamamen aksini yapıyoruz. Fayda'yı İtip, mücerret adalet ilkesini birincl plânda tutuyoruz. Halbuki 27 Mayıstanberi Türk toplumu esaslı bir transformasyon geçirmekte ve bu degismenin bir yıgın problemi önümüze serilmektedir. Bu problemlerin çözümü, seçim sistemimizin fayda ilkesi ile sıkı bir sekilde ba£lantılıdır. Demokrasimizi sıhhatli, saîlam ve istikrarlı bir eelismeye sokup. problpm1erimi7e bu cerceve içinde cözüm ara> acak.">k. adalet \e fa>da ilkelerini rasyonel \e gerçekçi ölçülerle birleştirmek zorundaMz. İİ: ;:: !İ: ::; İİ: i|: • • • • ;• •; >• • Ij; :j Müdahaleci devlet akat hemen belirtelim ki, klâsik liberal ekolün savundugu tabil nizam ve kendiliğinden muvazene fikrinin asıl çöküşü 1929 dunya iktisadi buhranından sonraki devreye rastlamaktadır. Müdahaleci devlet anlayışının r.azariyattan tatbıkata intikali de yi ne aynı devrede vuku bulmuştur. Bu krizin sebepleri ve dogurdugu sonuçlar nelerdir? F 1961 Anayasası nın teminatı nnun içindir ki, 1961 Anayasası, 1924 Anayasasının hürriyetlerin teminatı konnsnndaki bu noksanlıgını gördüğünden, bu konuya özel \ ( hatta baslıca önemi vermis ve 1924 Anayasasının hürrivetlerle ilgili hiriki maddesine karfîlık, 1961 Anayasası 1062 nci maddelerinde ki tnplam olarak 53 madde eder kisinin tcmel hürrivet, hak \e ödevlerini ayrıntılı bir sekilde belirtmistir. Hürriyetlerin bu ayrıntılı düzeıılemesi ise, siyasal iktidarın kullanılmasına karşı güçlü ve etkili bir engeldir. Hürmetler düzeninin bu ayrıntılı teminatı dısında 1961 Anavasamız daha bir çok tedhirier de slmıştır. Şb'yle ki: a) Meclis diktatoryasını önlemek amacı ile, yasama organı parçalanmış ve birbiri için fron görevi vapan iki meclisli bir organ haline jretirilmistir. b) Tasama orgamnın parçalanması ile dp yetlnilmiverek, ozellikle hürrivetlerle ilgili yasama tasarrnflarının, bütün iktidar erkekleri dısındaki avrı bir yargı organı ile kontrolunu saîlamak amacı ile Anavasa Mahkemesi kurulmustur. c) Türütme erkinin tasarrnflarındaki yetki sınırları. 1961 Anayasası İle daha belirli ve açık bir şekle sokuimustur. d) Bütün bnnlardan sonra 1961 Ana>asası, iktidarın kötüve kullanılmasına karsı, üzerinde pek de durmadıgımız yepyeni bir kontrol ve önleme tedbiri de getirmistir. Ba da, Anavasanın ilk cüm lesinde >er alan, Türk Milletinin «direnme hakkı» dır. Tukarda saydığımız kontrol tedbirlerinin pratikte etkisiz kaldığı farzedilse bile, bövle bir anda Millet «direnme bakkı» nı kullanmak «zorundadır». e) Anavasamız, «Sosyal \e Iktisadi Haklar ve B jj Koruyucu devlet IEAFİK KAIAURINI ÖNLEME ÇAREIERİ Oğuz Kâzım ATOK General t Enı 'cilme^i saelanahilir. Bunlann radar \e motor1 ıı rkiptrıle de\amlı kontrol altıııa almması gerpktır. Ba>a mı çıkar? gibi bir duşünceye saplanırsak. cnııların feryatları da işte boyle ayyuka fikT Kapitalizmin ve sosyalizmin taFılvâki, 1929 buhranından ev\el rihi gelişmesini incelerken, mes'de birçok krizlerle karşılaşılmıseleyi, devletçilik anlayışının dogutı. Louis Pommery'nin de belirttisu ve gelişmesi açısından ele al fi gibi (2) 1820 1914 yılları aramakta isabet olsa gerektir. Gerçi sında. dünyada 710'ar senelık sosyalizm bir iktisadi sistem, devmuntazam fasılalarla bir düzıneletçUik ise bir iktisadi politikaye yakın kriz görülmüş ve bu odır. Fakat bu politika sosyalizmin laylann periyodık birer vakıa olbir uygulan» vasıtasıdır. İşte sosduklan kabul edilmişti. Fakat yılyalizm ile devletçilik arasındaki larca süren ve bütün dunyayı sabu ilışki sebebiyle biz mes'eleyi ran 1929 krizinin konjonktürel dedevletcıliğin doğuşu ve gelişmesi ğıl de strüktürel bir kısım sebepaçısından ele alacağız. leri oldugu arüaşılınca, devletin iktisadi alanda tam bir tarafsızlığa sahip olamıyacağı artık kesinilindiği gibi, ıktisat ve malilıkle kabul edilmiş ve «bîtaraf ye ilimlerindeki gelışmeye pa devlet» ile «hâmi devlet» anlayışralel olarak, âmme hukukulan yerlerini «müdahaleci devlet» nun devlet mefhumu ve devletin anlayışına bırakmışlardır. fonksıyonlan konusundakl anlayıO tarihlerde A.B.D. Başkanı osı da derin değişikliklere uğralan Hoover kriz'ın en geç iki ay mış ve onceleri «bîtaraf» olan içinde atlatılacağını ümid etmısdevlet sonralan «hâmi» ve nihati. Fakat Amerika, krizin neticeleyet 20. asırda «müdahaleci» bir rinden kendini ancak 1933 yılında karaktere sahip olmuştur. Roosevelt'in yürürlüğe koyduğu 19. asra gelinceye kadar geçen New Deal Plânı sayesinde kurtadevrenın devleti Adam Smith ve rabılmistır. Bu plân'ın önemli kamuakkiplerinin ifadesiyle bir rakteristiklerinden ikisi, deviete «korucuyu devlet • Etat gendariktisadî hayatta raüsbet bir rol me» dır. Bu nevi deviete Markvermesi ve devletten sosyal güvensistler, tezyif edici anlamda «burliğin teminini taleb etmesidir. juva devlet • Etat bourgeois» adıHattâ, devletin durgun ekonomiyi nı vermektedirler. Bu tam manaharekete getirmesi için faaliyete siyle liberal devletin karakterissreçmesini taleb edenlerin «devletikleri, devletin faaliyetlerini astin su anda yapabileceği ne var?» gari hadde indirmek ve fonksimeahr.deki bir son,"ua karşıhk yonlarını sadece adalet, ordu ve «hiç bir sey yoksa önce çukur kazdiplomasi gibi iç ve dış emniyeti gağlayan an'anevi işlerle sınırlamaktır. Devlet bilhassa iktisadi alanda faaliyete girişmekten veya iktisadî hayata müdahaleden kaçınacak ve bu alanı sahsî tesebbüs ile serbest rekabete bırakacaktır. krızımn dunyayı ve bilhassa İktısat \e Maliye ihmierini etkileyen bir diğer sonucu da îngiltere'de görülmüştür. Asnmızın ünlü tktisatçısı J. M. Keynes, krizm îngiltere'de yarattığı ışsizlıkten ilham alarak yazdı*ı «İstihdamın, Faizin ve Paramn Gencl Teorisi» adlı eserını 1936 yılında yavınlamıştır. Keynes ihtılâlinden «Revolution Keynesienne» bahseden Jean Claude Antoine adlı bir yazar 1948 yılında yayınladığı kritikte, Keynes'in ıktisatta yarattığı ınkılâbı Kopernık'ın astronomide, Pastör'ün de bıyolojide husule sptirdikleri yen.liklere benzetmiştır. Daha önce neşrettiği «Laissez faire'in sonu» adlı broşüründe de ademi müdahale politikasına şiddetle hücum etmis olan Keynes, müdahale ile elde edilmek istenilen sonucun. kapitalist bir ekonomi modelinde, nasıl bir para ve maliye politikası ile gerçekleştirilebileceğini ilmî bir sekilde incele miş ve hâlen önemini muhafaza eden görüsler ileri sürmüştür. B îngiltere'de Wıllıam Beverıdge tarafından hazırlanan ve şahsına ızafeten kendi ismı verilen Plân da ilhamını Keynes'ten almıştır. Bu plân, asgarî sosyal emniyeti sağlayan millî bir sigortadan baska bir sev değildir ve In»ilİ7 hükümetine sosyal ve mali %önden büvük bir kiilfet vüklemektedir. Deviete iktisadi alanda oldukça genis bir rol veren bu yeni devletçilik anlavısında kapitalizmin temel unsurlan vine muhafaza eriilmekte. devlctçiliğin favesi olan sosval adalet ve iktisadî refah ise yeni bir iktisat ve maliye politikası anlavısından ilham alarak tesbit olunan bir malivp politikası ile (terçekleştirilmektedir. fl) Bk: Cumhuriyet, 17 Hazıran 1965. (21 Bk: Aperçu d'Histoire Economique Contemporaine, cilt I. Paris, S: 161. Önceden kavuğu bilirdik. Csnıanh İmparatorluğunun fütuhat e«|larıııa yakışır «kkada idi lva.uk. Ri\a>et olunur ki unlü Kazıklı Voyvoda Osmanlıdan gelen elıin.n başı açık yanına girmesini istemı« de, Padişahın clcisi: Bizdc ö>le U3Û1, âdet xoktur . diye reddetmis. Kan içiciliği>le meslıur Vo\\oda: Ya. nıadem kavuğu başmdan çıkarmıyor, öyleyse biz de onu basıııa çakarız... dije adamca^ızın kafasına çiviyle çaktırmif kavuğunu Soııradan odetmişler tahii eacpsizliğini Kazıklı Vojvodaya... KaMiğun ardından fes jîclir. Fes, Osmanlılığın çbküntü çağlarına yakışır hir zibidiliktedir. Başındak ibiğinden, ibiğin ueundan Mrkıi) püskiilüııe kadar. . /•slmda bir Rum serpu;u idi o. Fesi giymek de. çıkarmak da dâva olmuştur. C.iyerken gâvurluk. çıkarırken gavurluk.. Millî Mııoadelp'nin Birinci Bıiyuk Millet Meclisi kurulur kurnlmaz da bir fes kalpak ıckalıetı başgöstermistir. Baıı mebuslar: Bize kalpak yaraşır. A\usturyadan fes ithal edip nten Kıl paramızı çarçur etmiyelim . deı'iler Kıyamet koptu Merliste . Fe" taraftarlan kazandılar. Oysa k»lpak Millî Miıcadeleye tam u.v^unluktaydı. Mustafa Kemal'in kalpaklı fotoğrafları ne güzeldir. Sinıdilerdc pek tutuluyor « resünler... Ama hir okulun öğıetmeni ckulun duvar gazetesine Atatürkün kalpaklı fotoğrafını yapıştırdı diye sov.Kiurma açılmış: Atatürkün başka ıcsimirri \arkrn. bu kalpaklısını niye ıeçtin? dive sual sorulnııış krııd'^ine Bugün Türkiyede Millî Kurtuluş Savaşınuı lıerşe\ine düşman ol£n. ve her seyinden korkan kompradoi'lar «altanatı Mtrnıektcdir. Türk halkı şapka>la K.>'lan onu'da tanısmıştır. Atatürkün elindcydi japka. Onu \ atand.ı^Uırıııa doğru uzatarak: Etendiler. buna sapka aınir... diye takdim ettl. Kavıık \uzlcrce yıl Osmanlınııı basına tünemisti. Fes kafalarda 1S28 den 1925 e kadar 97 yıl Ulabildi. Şapkanın hikâyesi demck ki bu yıl kırklara karışmış. Şapkanın türlüsü \ardır. So> soy'dur tapka .. Melon sapka v ı % silındir şapka var, fotr şapka \ar hasır şapka var, kasket var, kolon>al şapka \ar. Ve hcr lıırlü ş'.pkpnın her turlu giyimi var. Meseta ka^keti doîru dıırust aiydinız m ha^ka anlam kazanır. siperini arka>a çevirip gi>diniz mi başka anlam kazanır. Sapkalarıyla ün kazanmış meşluırlar da biliriz: Saılo. Moris Sovahe. Napolyon . Napoboıı Vaterlo Savaşını.ı bir kesim:ııde derin derin duşünurken kendisine: N'e düşünüyorsunuz? diye soranlara: Şu anda kafamın ıçindekileri bilse fapkamı yakardım .. demıs Bir de yerli filim çıktı son günlerde piyasaya: Şepkemln altmddymı . Scvimli bir filim ndı. Ancak daha önceden jair Rustu Onur'un b" konuda bir tuze' şiiri \ırdı: Bendpn zarp.r gelr.ez Kovanındaki arıya Yuvasındaki kusa; Ben kendi ha'imde yaşanm Şapkamın r.'tında. Ama iıısanı >a^.ıtına7İar «,pkannın altında ve kendi halinde Çünkü 1925 teki şapka de\rimi hu yıl yalnız kırkını doldurmadı, ıe rinılere de karıştı. Bir takım grygoycular köylere gidip: Oyunuzu bize verin. ki.rşımızdakiler komiınisttir. onlar »eldiler mi komünistlik de gelir. Komunistlik demck, kadınlann herkesin kadını olması demek. Nasıl jâni? Akşam e\e geldin. b.iktm komjunun sapkası kapıda asılı, eve girmiyeccksin. Meğer şu şapka ne sihirli şeynıis Kapıya astın mı, is tamam. Yalnız benim merak ctliçiın bu işe hanımların ne diyeceğidir Bir de oıılara sorsak? Bir kcıe lıanıınlar u>le hir şe> olsa kncalarını t\den şapkalı çı karmazlar. Kar olsun >,.ğııur oUun, soğuk olsun, sapkaya uzandınıı adam: Körulası herif! bırak şu şapkayı! Karıcığım ııezle eıluyorum. Bak daha konuşu?or! Artık şapka dükkânına frıreıı şüphell. japk» gl>en «üpheli: Ayıp. a>ıp! demek l.omşunıın karısında gozıin \ar! Kİ.H şapkalı kormiırzmi icat ettiyse bu açıkgöz politikacm hu. mak geıek. Yok. yok Tcrs bir ?e.v tnmek İçin değil; herUin karsısında «ao kajı nkarıp: Pes uirader!... demek itin M YARlN Modern >Ialiye Anlayışı ve Maliye Politikası BERLITZ H»r Ingiliz öğrelmenler idaresi aitmda ve yalnız kızlara mahsus DERSHANESİNDE KURSLARI INGİLJZGE SEKRETERÜK Bu anlayış, klâsık liberal ekolün tabil nizam ve kendiliğinden muvazene düşüncesinin tabii bir neticesidir. «İİ mondo va dase dünya kendi kendine yürür» inancının hâkim olduğu bir devirde, devletin «bîtaraf» oluşunu da tabil karşılamak lâzımdır. VEIİIER ÖĞRETMEN1ER ÖGREHCİIER Okullarta ilgili aradı|ınız her bilgiyi yalnız bu kitapta bulacaksınız 1 Ekimde başlıyor. gün öğleye kadar devam eden bu kurslann kayıt islri 20 Eylülde kapanır. Ayrıca AKŞAM LİSAN ve MUHASEBE KIRSLARINA öğrenci kaydına başlanmıştır. Beyoğlu: İstiklâl Caddesi 300/7 İlâncılık: 8340/10673 DİKKAT RESMI DAİKE VE BLROLARA T E R M O F A X Makinelerı ıçın gayet ucıız vo jarantıli kâgıt felmiftlr 500 adetlik paket. toptan 225. perakende 273 Tel: 44 59 18 Eski Gıimruk So'k. 2/A Akbank yanı Kârakoy on l)iı>uk trafik kdzalarının üzuntüsüyle teknik bilgileri. trafik kurallarnıı. sivil \e ^fkeri ulastırma talimnanıe ve jontemlerini >euiden gbzdeıı gecirerek. bunlann ışığında knlaların ııedenleri ve çareleri üzerinde kısaca dıırmaM (aydulı gördük. Makne uygarlığı ilerledikçe dunvanın her yerinde sete gündiiz havada. denizde \e karada yoğun hir araç bolluğu daha artmaktadır. Havada her yöııiin uçus jiıksekliğini \ennek, deniz üstü ve deni allı rotasmı cizmek. karada gidişin. gelişin jolların. ya da yol bölgelerini ayırmak ve bunları sıkı kontrol altında tutmak gibi tedbirîerdp. sorun<!uları daha titiz bilgi \e ilgilere zorlaınaktiidır: Ha\a. deniz ve karada yapılan kazaların hemen hep«i ya teknik bilgi noksanlı|ından. ya da bilindiği halde umursamamanın ortamında yeterli bir riıkkat gostcrilmemesiııden ileri gclmektelîir. Aslında bir taraftaıı bilgili. dikkatli olması dp yetmcz, karşıdaki kaptanın da ayııı seviyede yetişmiş ve dikkat melekesini hcr saııiye ayakta iutaıı bin olması gerektir. Kırk >ıl şoförlük yapan İngilize soru>orlar: Bunca yıldır en küçük bir Izaza bile yapmamanızın sırı ı nedir? O. «Ben aracı iyı kjUanınm. teknik yontemlerini iyi bilirim, aı,v hunlar ikmci derecede şeyler; ben asıl karşımclakmin her an bir trafik h^tası yapacağını, b?na ça'pacağını bir an gözümden uzak tutmam. Butün" hareket ve kontrollerimi bu ana düşünceye gore avarlarım, diyor. Önemli olan teknik bilginin teori alanınds kalmayıp pratik yetencğe yükselmesidir. Deneyi ü«tün arac sürüciısü dertıpk. hu iki alanda olgunİpşmış insa'ı demektir. Ttdficii! teknik yönü yol. arac ve personel mükemmcü>etinin birleçimi ile me>dana gelir: S Araç bakımsızlığı (2; ARAÇ: Kazanın bir nedeni de araç bakıınjızlığıdır. Daha doğrusu kazanın çıkıs nokta«ı garajdır. Seferden dönen araç garaja girinee, tekni«yenteı tarafından sıkı bir kontrolden geçirümesi. cn küçük bir âletin bile bozukluğuna göz yumulmaması, sefere çıkarken de yeniden incelenınt.i ve yola çıkma müsaade raporunun düzenlenmesı önpmlidir. Aracı kullanacak kaptanın da dirckti^oıı^ geçmeden önce aracını biraz kendisinin de ınııayrne etmesl gerektir. Her kaptandan bir dı>wanör gibi pratik bilgi beklenir. Bundan başka IIPI arac behemehal haftada bir haftalık bakıma • ekilir. Hafts bakım forumuna göre bakımı düzene ölımr. Gecim derdi diye haftanm yedi gününde tekeıleği dönen araç, felâketlere elvermiş demektir. Ararın aylık ve altı aylık bakımları da yasak savar la'ıilinden üstiinkörii yapılırsa gene âfetler kapıiarı çalar. Lâstik gibi her parça yıpranır. Çoktan ker.dini bırakmıs köhneleşmiş araçlarm kamu hizmetinde soluk (oluğa gittiklerini görd.ikre içimİ7. titriyor. Tanrıyı usandınr olduk (2) PERSONEL: Teknik bilgi ve dikkat melekeleri perscnel gücüude toplanır. Personel gücunde de^let özel sektörün ve tek başına araç işleten patronun teknik bilinci. tâmir yerlerinde ve atohelerdeki usta ve teknisyenlerin yapıcılık sevivesi. ?rpcı kullananların bilgi ve dikkat derecsi bir!ik*e mütalâa edilir. Her sürücü belirli bir sitrrılen <nnra madde ve mâna alanında güç top(1) YOL. Ideali cift yoldur. Tek yolun da gc lamaya. besiye ve moral yapısını pekiştirmeye fırniş olması gerektir. Dar >ol. hcle bozuksa kaza <at vt imkân bulamazsa, her türlü kaza için hazırIanmıs demektir. Az ve kalitesi düsük kaptan laı: üstuııe çeker. Bu sibi >ollarda şimdiki sürkullijnarak fazla para kaıjjıma hırsı, bir çok cannt dlcüleri kısılmazsa bir aracın menziline sapal.ııa mal olmaktadır. Ne yazık kl, trafiğin genel. « • ^aı çi'mesi bir şans eseridir. Cünkü yol duru• • lı o*el ilkclerine. kural kuramlanna omuz sllkerek. rr>u \etrti'>ormuş gibi, bir de birhirinin yanından Kccc giindüz en llkel tutum ve davranıslarla gereıı araciann hiç gaz kesmeden olanca hızlaekerlek döndürmeyi İ sayanlaruı bu cinayetleJ rıyl? hirbirlerini rüzgârlıvarak geçmeleri karsır>ne seyirci kalıyoruz. sında haska turlü değerlendirilemez. Biz eminiz ki. eece gundüz. nerde olursa olsun, araçlar Otuz milyonun tarafik sorumlulujunu çeviren, karşılaşınca daha yüz metreden hızlannı kcserek kanım ve n;zamların uygulanmasını kovusturan »ğır yolls gecseler, başka bir deyişle trafiğin hu makamlaıın. rok yüksek oranda can kayıplarını. en yalm iH.esine her iki taraf da uyarhk gösterse yüz hinleıcenin sakatlığını önliyecek kadroları, hir çok kHzaların onüno geçilmis olur. Ölümlerimkânları. bilim . teknik güçleri ve ellerindeki Heıı blüm bcğen. gibi icindekilerin yüreklerini amoızuat yeterli değilse, sarsaklamalı günler geğızlarına sctinne>l. nıukadderat neyse olur, tecirilmeden, ne yapılacaksa bir an önce yapılmalıkerlemrîiyle aşağılık bir felsefe kalıntısına sapdır. Bir yandan da ilgililere bu konuda kurslar, lanmaM rrarifet savıyoruz. Bir de yolda yol ver seminerleı tertiplemeli, kazaları hazırlayan ihmalırek mcsrips. vardır. Hcr kiloınetrede sağ yanlara lerin filinıleri gosterilmelidir. Her gün ya bir akJyolvermi' ka\islpri yapılma«ı öğııtlenebilir. Her rnbamızın. ya da krndimizin canmı Tannya emaiki saatte bir on dakika soför ve motör molasın» l eftnekten T^nrnı H ucanriırır olHuk. a Ancak, olaylar ve buna paralel olarak düşunceler sür'atle gelişİlâncılık: 8451 :O67« mektedir. Montesquieu, J. J. Ro••••••••••••••••••••••••••••••••• B B n a B B a a a a B usseau ve Kant gibi ünlü düşünürlerin de etkisiyle politiko • BUTÜN KITAPÇiLAROA ARAYINIZ sosyolojık şartlarda değişiklıkler olmakta ve «bîtaraf devlet» yerinı. Jean Marchal'm deyimıle «hiModelci, döküm kahpçısı, frezeci, tornacı, tesviyeci, kayCumhuriyet 106^9 mi devlet» e (Etat Providence) nakçı tecrübeli elemanlara ihtiyaç vardır. Müracaat: ••••••••••••••••••••••i bırakmaktadır. Artık devlet eski • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • HİSAR ÇELİK DÖKÜM FABRİKASI si gibi tarafsız değildir. O'nun iktisadi hayata fiilen müdahalede Gebze (Çayırova) Tel: 160 değil fakat, iktisadi yaraların sanlmasında bir kısım sonımluluk•••••••••• Askerî eşya kaybına sebebiyet vermek suçundan salan ve görevleri vardır. Fakat her İâncılik: 8479/10672 şeye rağmen, devletin iktisadî nık emekli astsubay çavuş Tekirdağ, Selçuk köyü nüfu••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••a alandaki tarafsızhğı 1929 tarihine suna kayıtlı, İstanbul Paşa Limanı Nacak sokak No. 13 kadar devam edecektir. Üsküdar İstanbul adresinde mukim Ali oğlu 1944 doğumS ^•••••••••«•••••••••••••ınıınıımman lu (962304) sicil sayılı Nedim Günay hakkında yapılan açık duruşma sonunda suçu sabit görülerek As. C. K Jiun m 130 uncu maddesi gereğince takdiren ve teştiden 15 gün • müddetle hapsine, As. C. K. 17 ve T.C.K. nun 38 inci mad• Eşim, kardeşîmlz, ailemizin delerine göre 948 lira 18 kurus hazine rararının sanık5 bıricık varlığı tan tahsüine, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince 19 lira [ NERMİN KUTLUSOY 1 Şartnamesi Şirketimiz İkmâl Müdürlüğünden temin nispi harç almmasma ve As. C. K. nun 47, T. C. K. nun ; (ŞERBETÇİ) edilebilecek gemilerimizin bir aylık gıda maddesi ta89. maddeleri gereğince hapis cezasının teciline, 4. Tümen • nin cenaze torenine gelerek, lepleri ihale edilecektir. Askerî Mahkemesinin 30 6'1965 tarih ve 965 125 esas, î çelenk gönderen, mektup ve tel2 Taliplerin teklif mektuplarını 15/9/1965 çarşamba jrîi965 159 karar sayılı ilSmı samğm gıyabında karar veri• grafla kederimize iştırak eden • nü saat 15.00 e kadar İkmal Müdürlüğüne tevdii ilân ; akraba. dost ve arkadaşlarımıza lerek yapılan soruşturmalara rağmen ikâmetgâhları, mes! teşekkur ve minnettarlığımiii gaolunur. ken ve i; yerleri bulunamadığından işbu hüküm özetinin ; zeteniz vasıtasiyle arzederiz. D. B. DEVİZ NAKLİYATI T.A.Ş. 7201 sayılı Tebliğat Kanununun 28 ve 29 uncu maddeleri : Fuat KUTLUSOY GENEL MÜDÜRLÜĞÜ gereğince Uânen tebliğ olunur. Askeri Savcı ; Nedim ve HHamit ; ŞERBETÇİ aileleri ! (Basın 16515/10684) J '«••••••••••••••••»a!I••••••••••••••••••••rf O508 Basın 16526/10685) ELENÂN ÂRANIYOR 1 ILÂNEN TEBLİĞ İ TEŞEKKÜR Gıda Maddesi İkmali Ihcde Edilecek İ Cumhuriyet 10667 r... •••••••••••••••••••a••••••••••••••••••••A «••••••••••••••••••••••••••BBBBBBBBBBBBBBBB; Radar ile kontrol Aklıalta DEMiRELMENDERES! YUSUF ZİYAORTAÇ 1062» BUGÜNKÜ BAŞYAZISI : ;
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog