Bugünden 1930'a 5,446,716 adet makale



Katalog


«
»

ŞAİİİİE ALÎI CUMHTJRİYET 7 Eylul 196i ADAM 1 • y ORHAN KEMAL 38 I t . . . . . . . . . ..1111111111 LiJ 1 D E D C . VA UANİ SOV saydım ddktum: Adaletini göster, evımde, namuslu evimde nikâhsıx avrat taşıyor aylardır. Kanuna sığar mı? Hak mı, adalet mi . beni kendir kement zaptedemezdi. Uzatmıyahm, müfettiş geldi, susturdu beni. Kurban olduğumda bir eller var kıı, tombul, kıllı kıllı. Sıcacık!» « tnsam o ellerle sıkı «In tutup canını acıtmalı ki...» c Dinledi, dinledi... Sonra ne dedi biliyor musun?» c Ne dedi?» c îstersen derhal muameleye geçeyim ama kocan hapse girer dedi. Halbuki sen ikisi birden girer, sonra da karıdan kurtulursun riediydin. Karı nikâhsızmış, girmezmis. Gırse bıle, bizimkini de sttıktan sonra, ha gırmiş ha gırmemiş... byle değıl mı?» Terzininkinin yuzunden bozulmanm esmer golgesi geçmısti : « Ne bileyim? Ben de ba*kalarının yalancısıyım. öyle bılıyordum. Demek ikisinin içeri dusmesi için nikâhh olmalan lâzımmıs ha?» c öyle dedi müfettiş bey .» « Neyse.. sonra?» « Sonra, adam iyi adam, bilgıli adam, ağırlığınca altın eder. Beni bir kenara çekti...» Terzininki yerinde gene iştahla kımıldandı : c Eee??? Kenara çekti demek?. Otelcininki de memnun, hattâ gururlu : « Scrma!» Goz kırpmış, atmağa başlamıştı : « Bıleğım sıcacık avucunda. Demek herif üstune ortak getırdı dedi. Içım bir kabarsm, bir ağlamağa başlıyayım... Çenemden tutup ba«ımı kaldırdı, sus dedi, sus ağlama. Gözü çıksın o midesız herifin. Senin gibi mayalar gibi kadını bırakıyor da, yazının çirozlarına tapıyor ha, dedi* Terzininkinin içinden bir kıskançhk geçmişti. « Sağîna baktı, soluna baktı. Gorunurlerde kımseler yok. Beni kucakladı, kendine çekti, gozlerimın yaşını sildi avuçlarıyla!» Yoo, terzininkinin bu kadanna 'ahammülü yoktu. Kocaman ellı. ayaklı, bastığı yeri cızırdatan, üstelık boylu poslu. yakışıkh, kara bıyıklı bir erkek güzelinin, şu yağ tulumunu sanp gozyaşlarını avuçlarıyla kurulaması... inanmamıştı, inanmamıştı ama, renk vermemeğe çalışmış, onu «Orospu»>!a kıyaslamıştı. «Orospu> nerdee. bu yağ tulumu nerdeydi! « Sonra?» « Sonra, dedi ki, sen hiç melak etme şekerim, dedi. Biraz fedakârlık j'apabilir misin, dedi. Ne gibi dedim. Bos'le böyle. para, bı!ezik falan. Ben onu buradan çekıp gitmeğe razı ederim dedi. Hemen sıyırdım bıleziklerimi, bırıkmi": paralanmı da » « Herife mi verdın?» « Herif değil, müfettise Oro«puva verip burdan asıracak!» Adamın butun bunları «Orospu» ya verip vermiyeceği de önemlıydi ama, asıl önemli olan, >a§ tulumu'na cSekerim» demesıydi adamın. Doğru=u ask olsundu. Boylu. poslu, yakışıklıydı ama hiç mide yoktu demek? Terzininki tabii butıin bunları da belli etmemişti. Tam bu sırada kocasmın arabayla geldiğini duyarak koşmuştu eve. Koca^ı yanından dufünceli duşunceli ayrümadan önce üikıladı yenibastan : Sakın kimseve kaçırma herifı evırr.İ7de misafır ettiğimizi ha' Deli miyim? dedi. Kaçınlır mı? Adam hızla gıttikten sonra geçti karjolasma oturdu. Gerçekten de. delilik etmişti terzininkine açılıp saçılmakla. Bin kere kendi kendine yemin, and eder ağzından bir şeyler kaçırmamak için. duramaz, hemen kosardı terzininkine. Terzininki de hani dost vüzlu dü^mandı ya. dü^ünmek istemezdi bir türlü. Geveze, ağzında • ^ mercimek ıslanmaz, kıskanç .. O sıra evlerinin pencere'inde. kifkançhğm kararttığı esmer yuzuyle otelcilerin sokak kapısma bakıyordu. Adamı pek merak etmişti. Bakalım yağ tulumunun anlattığı gibi yakışıkh, iriyar:, tuttuğu yeri kopartıp morartacak kadar güclü müydü? Birden karşı pencereye çıkıveren otelciyle karşılaşınca, içeri çekıldi. Otelci de evinin terzilere bakan penceresinden çevreyi kontrol etmek istiyerek, pencereye gelmıstı o sıra; terzininkiyle karşılasmıs, kadının onlara bakmakta olduğunu anlamıştı. Sakın cHerıf» in horultusunu duyduğu ıçın pencereye çıkmış olmasındı? Metresi yanına geldi : Ne o? Kime bakıyorsun? Hiiç. diye pencereden çekild: Seni senii.. bilmem mi ben .«enı? Neyımı bilırsm' Terzînin bodurunu dikizliyor dun değil mi? Vallahi değıl, billâhi değıl Sus sus haydi. midesiz. Bana bak: Bana çok çabuk, ama çok çabuk bir ev tutup, beni bu iğrenç, üstelik sucuyla oynaşan alçak karının yanından ayırmaz. vaadettiğin bileziklerle küpeyi mantoyu satın almazsan, vallahi de durmam burada, billâhi de anladın mı? Bılezikler. kupe. manto, su bu önemli değıldi. Önemli olan. ger.ç kadının. müfettişin yanında da ksçırdığı, sucu meselesi. Gerçı nıkâhlısını sevmiyor, sucudan d°ğıl, hiç kimseden kıskanmıyordu ama, gene de çevreve karşı, nikâhı altında bir kadının oynaması. ovnıyabilmesi kanına dokunuyordu. Bırak bunları. dedi. Bilezikler, kupe, manto kolay. Şu sucu meselesi... Genç kadın gene kızdı : Ay ay... yalan mı sanıyorsurT Iftira mı ediyorum yâni? Vallahi de doğru billâhi de. Kann, karsıK terzinin boduru, öbür taraftaki avukatınkı .. bunlar yere bakan yurek yakan cinsten. Haftadan haftaya sinemaya gıderler. Niye? Hepsinın ayrı ayrı birer tane var da ondan! Otelcinin öfkeden kaşı gözü oynamağa baslamı^tı. Bu sırada birden evi âdeta t»mellerinden sarsan kalın bir ö&sürük top gibi patlayınca kendine gelerek karısmı falan unuttu. «Herif» uyanmış olacaktı Koştu. Pencerenin tülü ardından içeriye yavaşça baktı: Kısa külotu, tire fanUâsı, kocaman göbeğiyle falan karyoladan atlamıştı. Sofaya bakan pencerenin tül perdesı ötesindeki ince, uzun gölgeyl gördü. Otelci olduğumı anladığı halde gene de gürledi: Kım var orda? Otelci yerlere geçerek: Ben'irn beyefendi! djye koştu. Içerden sürgülü kapı açüdı. «Kodaman», kocaman göbeğiyle: Saat onbıre geliyor be, dedi. Ne dıye uyandırraadınız beni bu saate kadar? Ellerini önünde uğuşturan otelci kekeledi: Ce cesaret edemedım bey efendı! Niçin? Horul horul uyuyordunu» da!.. Haa, evet. Horlanm bir a» ama hiç kimseyi ranatsız etmem. Demek horultum dışardan duyuluyor? Otelci « Hem de nasıl Sokaktan duyulacak dıye ödüm koptu!» dıyemiyeceSi için: Bir az, dedi. Duymadı bile Gece gene düş" ünde «Kenef kan» sıyla uğraşmıştı. Bugün ne yapıp yapıp. va banka, ya da posta yoluyla bes yüz mü olur, bin mi .. bir şeyler yollamalıydı. Aksihalde, tstanbula döndüğil zaman kıyametleri ko panrdı lftnet! Pantolonunu bacağına çabucak geçirdi. Otelci gene çekinerek sordu: Süttin yanına tereyağı, reçel de emreder misiniz? (Arkası var) Y. MUHENDIS VEYA MÜHENDİS ALINACAKTIR Ankara Elektrik, Havagazı ve Olobüs Işlefme Müessesesi Umum Mudurlugunden: Müessesemizin muhtelif ser\fislerinde istihdam rdilmek üzere ihtisas mevkii münhıl kadrolara Elektrik, Makina, Kimya ve Tesisat Yuksek Mühendısi ve>ra Mühendisı alınacafcfır. Tâyin oîunacaklara ihtisasa yarayan hizmetlerine göre aylık verılecektir. İsteklilerin en geç 15 eylül 1965 akşamma kadar Müessese Ozlük İşleri Müdürlüğüne müracaatlan. (Basın 16314 A. 10706 10619) •••••••••I Kum, Çakıl ve Çimento Alınacaktır: TARIM BAKANLIGI Erenköy Amerikan Aema Fidanlığı Müdürlüğünden 1 Açık eksiltme ile 25 m3 kum, 35 m3 çakıl ve 250 torba çimento satın alınacaktır. 2 Tamamının mııhammen bedeli (TL. 3.572J30) lira olup geçid teminatı (TL. 267.95) liradır. 3 Eksiltmesi 14 eylül 1965 salı günü saat 15 de Fidanlımızın Göztepe hat boyundaki idare binasmda toplanacak Emanet Koomisyonunda yapüacaktır. 4 Şartname ve mukavelename hergün iş saatlerinde Mıiessesemizde görülebilir. 5 İsteklUerin eksiltme gün ve saatinde Kadıköy Malmüdürlüğüne yatıracaklan teminat tnakbuzu ve 1965 yılı Ticaret Odası vesikasile Komisyona müracaatlan. (Basın 15969/10614 ADSIZ KAHRAMAN mezarlıkta yalmz. hücum ' !••••••••••••••••••••••••••••••••••••! Atom Enerjisi Komisyonu Genel Sekreterliğinden: İstanbul Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezinde İdarî İşler Müdürü olarak istihdam edilmek üzere sozleşmeli bir eleman alınacaktır. Aranılan vasıflar aşağıya çıkanlraiştu". 1 Askerlık hizmetini ifa etmiş olmak, 2 Yaşı 45 yaşmdan yukan olmamak, 3 Üniversite mezunu olmak ve İngilizceyi çok iyi bilmek, (Ikinci yabancı dil bilgisi tercah sebebi olacaktır) 4 İlml bir müessesenin idarî işlerini yönetecek modern sevk idare prensiplerine vakıf olmak, İsteklilerin en geç 11 eylül 1965 tarihine kadar Ziya Gökalp caddesi Rumeli Han No: 12 kat 4 Genel Sekreterlik Personel Şubesine müracaat etmeleri rica olunur. k t i ) \ t f } i ) Malatya As. Sat. Al. Kom. Bşk. dan Malatya Garnızonu Hv. biriıkleri için aşağıda cınsi, mıkları muhammen bedeh ve geçici temınatları yazılı iki kalem yiyecek maddesi 23. eylül. 1965 tarihinde saat 11.00 de Kapalı zarfla ıhale edüecektir. İki kalem yiyecek maddelerınuı tamamı bir ıstek'iye ıhale edilebileceği gibi cins cins ayrı ayrı isteklilere de ıhale edilebilir. Evsaf ve şartnamesi Ankara, İstanbul Lv. Âminıklerinde ve Komisyonda görülebilir. îsteklileria ticaret vesikalarını havi teklif mektuplarını ihale saatinden bir saai evvelme kadar makbuz mukabilinde komisyona vermelerı şarttır. Postadaki gecikmeler nazarı itibare alınmaz. Cinsi Miktarı Muhammen Bedeli G. Teminatı Yoğurt 20.000 Kg. 25.000 TL. 1875 TL. Yumurta 16.000 Ad. 4.8O0 TL. 360 TL. (1463 Basın: 16176) 10615 dikkafie bsjöft. eriter Y onlu koıssnt SANA OMJN UA , fS^HİBE PU OVUNJ SONUNUM i * t i > t (Basın 16386 A. 10747/10620) İSTANBUL 6 25 Açıhş 6.30 Günaydm 7 00 Turkuler ve oyun havaları 7 30 Sabah çayı 7.45 Haberler ve hava durumu 7.55 İstanbulda bugun 8.00 Şarkllar 8.15 Küçuk ılânlar 8.20 Bu sabah sizinle 8 40 İstanbulun sesi 9.00 Piyano soloları 915 Türküler 9 00 Şarkılar 9.50 Ev kadınının istekleri 1010 Oda müzigl 10.30 Kısa haberler ve küçük Uanlar 10 35 A. Romero ve slhlrli ketnanları 10.55 Konçerto saati 11 25 Türküler 11.40 Çalışırken müzık 12 00 Orhan Şenerden şarkılar 12 20 Kuçuk orkestra 12.35 Kuçuk ilânlar 12.40 Tulun Kormandan şarkılar 13.00 Haberler ve hava durumu 13 20 Hafif müzik 13 30 Bir reklâm 13.40 Misafir sanatçılar 14.00 Bağlamanm tclinden 14.15 Sayılar konuşuyor 14 35 Spor eğitimi 14.45 Yurt coğrafyası 15.00 Kısa habeTİer. kapanış. 16 55 Açılıs 17.00 Gökçen Kaynatan ve gıtarları 17.20 Türküler geçidi 17.40 Çocuklar için 18 00 Erkekler faslı 18.25 Küçük ilânlar 18.30 Tlhan Feyman orkestrası 18.45 Cemıle Cevher Çiçek ten rurküler 19.00 Rekîâmlar geçidi 20 00 Haberler ve hava durumu 20.40 Küçük Uânlar 20 45 Unutulmıyan yorumcular 21.00 Alâeddin Yavaşçadan sarkılar 21.20 Radvo kitaplığı 21.30 Piyano soloları 21.45 Saz eserleri 22.00 Reklâralar geçidi 22.40 Hafif müzik 22 45 Haberler ve hava durumu 23.00 Radyo senfoni orkestrası 23.30 Oda müziği ÖS t : Dans' müziği 24.00 Kapanıs. İSTANBtX IL RADYOSU 17.57 Açılıs 18.00 Müzikli dakıkalar 18.30 Sevdiklerinizle başbasa 19.00 Minyatur müzik 19 50 Melodiden tnelodiye 20.15 Gunumüzün nıelodileri 21.00 Gece konseri 22.00 Her gece bulujalılm 23 00 Sonat saati 23 30 Caz albümlerl 24.00 Barok müzik 00 40 Hafif muzlk 1 00 Kapanı; A N K A R A 6 25 Açılıs 6.30 Gunaydın 7.00 Koye haberler 7.05 Sabah müzigi 7.30 Saz eserleri 7.45 Haberler ve hava durumu 7.55 Ankara da bugun 8.00 Sabah konseri 8.15 Küçük ilânlar 8.20 Her telden 9.00 Çeşitli inüzik 9.30 Ev kadınınm istekleri 9.50 Osman Türenden türküler 10 05 Turizm 10.10 Kevser Tanrıkut ve Taner Şenerden sarkılar 10.30 Kısa haberler 10.33 Dan» müzigi 11.00 Turhan Karabuluttan türküler 1115 Oyun havaları Sarküar 11.45 Konser saati 12.15 Kıbrıs saati 12.25 Küçük İlânlar 12.30 iki solist soyluyor 13 00 Haberler ve hava durumu 13.20 Öğle konseri 13.45 Ülkü Yörukoğiudan turküler 14.00 Çocuk bahçesl 14.15 Sayüar konuşuyor 14.35 Spor eğitimi 14 45 Yurt coğrafyası 15 00 K I M haberler, kapanıj. 16.55 Açılıs 17.00 Ismet Nedimnen şarkılar 17^0 Almanyadan melodjler 17.45 Tarla dSnusıl 18.10 Kuçuk konser 18 25 Küçük ılânlar 18 30 Incesazdan Rast faslı 1S.00 Reklâm programlun M.00 Haberler ve hava duruınu 20.40 Küçük ilânlar 20.45 Uykudan önce 2C.50 Ayten Zengerden jarkJar 21.05 Dede Korkut deatanlan 31.35 K'â?lk Tiirk müziğl korosu .42.15 Sevilen melodüer 22.30 Yıldız Ayhandan türkuler 22.45 Haberler \e hava durumu 23.00 Her hafta bir yorumcu 23.45 Gece yarısına oogru 24.00 Kapanı;. ANKARA tL RADYOSU 17.57 Açıhs 18 00 Plâklar aras nda 18.30 Diskoteğimizdon 9 00 Küçuk konser 19.30 Fransızc* melodiler 19.45 Radyo ile Fransızca 30 00 Günun melodileri 20.30 Kanadalı besteciler 21.00 DUek pınarı 33.00 Opera saatl 23 30 Gece yarısına doğru 24 00 Kanna müzlk 1 00 Kapanış. AYŞE İLE AÜ 29 Sanıkla ilginiz nedirî Kızkardeşiyim. Kardeşiniz hakkmda bıl • diklerinizi söyler misiniz Madame? t Victor Delıot gozlerınl açmış tanığı incelıyordu. Genç kadın arka arkaya konuşmağa başladı: Jaccxues'in olup olmadığmı bilmiyorum ama, gazetelerde olayı okuyunca çok şaşmadım. Kardeşimin evde geçirdiği yıllard» ben de onunla idım. Jacques bizim için devamlı bir acı kavnağı idi. Onu adam etmek için elimizden geleni yaptık. Onu hem seviyorduk, hem de gornâyen, konuşmıyan, duymıyan bu çocuğa acıyorduk. Zavalh babem, Itizmetçinin kızını ona bakmaa için tuttu. Jacques'in hepimiaden nefret ettiğini anladık • ten sonra babam böyle hareket «tmişti. Daha yedi yaşmda iken, odaeına girdiğimizde bizlere saldırac bir canavardı. Jaccjnes'ın aramızda olması güodelik bir »a, b«nim için d« felâket tebebi olmuftur. YALNIZ Vcaan : G. Des Cars ZüAçesıf: Ber/n Kurtbay gıtmeaen, sakat Jiardeşımın \ uvamın yıkılmasma sebeb olduğunu söyliyebilırim. Demin bize, kardeşinizi Sanac'a gittiğindenberı görmedığınızı soylediniz, madam. Bu on yedi sene içinde onu hiç gormek ıstemedmiz mı? Hayır efendim. Sanac'a gıttıkten bîr yıl sonra annem onu gormek istemişti. Dondüğunde Jacques'in ilerlemelerinden mesut, kendine karşı gösterdiği nefretten bedbahttı. Annemin şu sözlerini hep hatırlarım: «Jacques bizim değil, bizi gormek istemiyor..» Az sonra babam o'.du. Ben kocamdan ayrıldım. Annem her sen< Jacques'i görmeğe gidiyordu. Ben kendimda o cesareti hiç bulamadım. Bir gün, bu olaylardan on ser.e kadar sonra, Jacques'in «Ya'.n;z» adında bir kitap yazdığını hayretle duydum. Bir kitapçıya piderek hemen bir tane aldım. Butün gec» OÖU okudum. Kahramanının ailesinden bahsedişini gördükçe tüylerim firperiyordu. Isrenç kızkardeş muhakku*. • ı naım. Deliot, tath bir sesle: Tanık, kitapta kendını tam.lı ı^e, demek kı, iyi anlatümış, dedi. Regıne Daubray, sdzunü ke•iene dondu: Bazı çizgilerini benden almıstı. Fakat onları korkunç 5ekılde değıştırerek. Üç yüz sahıfe yalnız neiretle dolu idi. Bu kitap yasak edilnıeli. Gerçek'e onun sorumlusu şu Yvon Ro delec'tir ya.. Deliot gene soğukkanlılıkla Demin, M. Yvon Rodelec':: çocuğu götürmesiyle hepinizın rahatladığını sanmıstım, dedi. Başmda hepımiz bu yaslı , damın Jacques'a yardun edece ğme inanmıştık. Fakat zaman'j aklından ne geçirdığini anlad:k M. Rodelec için kardejim bır tecrübe tahtası idi. (ArkMJ v»r) lâta gttırıjordu. Jacques bundan sevinmiyor, verilen hediyelerı jere atıyordu. Nişanlımm aılesi, durumu bilirse belki evlenmemize ızın vermezler korkusu ıle, onlara Jacques'tan bahsetmemeğe karar vermiştik. Tam o aralık da, Yvon Rodelec, Jacques'i Sanac enstitüsüne gdturmuştu. Kardeşimi bir daha gormedım. Fakat ölünceye kadar seveceğim kocam benden yavas yavaş uzaklaşıyordu. Beni belki hâlâ seviyordu. Ama, bir çocuğumuz olursa, Jacques'a benzer diye korkuyordu. Bu korku onda bir hastalık oldu. Sonunda dayansmadı ve ailesine Jacquestan bahsetti. Olanlar olmuştu. Ne ailemi, ne de beni bu olayı sakladığımızdan ötürü affetmediler. O günden sonra ayrılmamız için dçvamlı olarak Georges'a ısrar ettiler. Kocam niha Ne gibi? Jacques yedı yaşmda iken yet sözlerini dinledi. Benim din evlendim. Nişanlım Georges inançlarım, boşanmayı kabul etDaubray, tath ve ince bir adam miyordu. Ayrıldık. On dört sedı. Katdeşime acıyor, beni gör nedir, boşanmamış olmamıza m»ğe geldikçe ona şeker, çiko rağmen ayrı yasıyonız. lleriye İŞ SAATLEBI Babacığım, işime başladım güzeL Ama şu eski aile rcsimlerini nereye asacağım.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog