Bugünden 1930'a 5,503,932 adet makale



Katalog


«
»

SAIÖFE İR. t'UMHl'RIl'ET 6 Eylul 1965 DIŞARDAKİ ermayenin kıt. buna mukabil emeğin bol olduğu memleketler, sermayenin bol, emeğin kıt olduğu memleketlere emek, insan gücü ihraç etmektedirler. Türkiyede plânlı devrede serrnaye teşekkülunu plânın hedeflerine uypun hale getirınis ol?a dahi sermayenin emeğe nazaran kJt oldusu bir mfmleket olmaya devam edeceği için, dünya iş gücü piyasasında önemli bir yer isgal etmeye deıam edecek deraektir. Biz bu yazıda vasıfiı \e vasıfsız insan gücünün Tiirkiyeden dışarı çıkmasiyle neler kazandığımızı ve neler kaybettiginıizi ve bu arada bizden insan giicü ithal edpn memleketlcrin mcnfaatini açık bir şekilde ortara koymaya çaüşacağız. İŞÇİLERİMÎZ ;::: ••• »î* ******* • • " • * ***** *"*•••• ****** **^y** j ••* I ! • ••*?** *•**•••* i:i: Doç. Dr. Haydar KAZGAN ya gitmesi halinde de, maalesef karşunıza çıkmaktadır. Nasıl ki Amerikaya giden doktor ve mühendislerimiz burada öğrendiklerini dahi unutturan işlerde çalıştırılıyorsa, işçilerimiz de Almanyada vasıfları ile hiç alâkalı bulunnuyan işlerde çahştırılmaktadır. Bu hal vasıflı işçinin bir daha Türkiyeye hiç dönmemesi gibi çok acı bir netice yaratmaktadır. Meselâ burada ustabaşı, şef, vesair makam sahibi işçi ve battâ mohendislerimizin Alman va veya diğer Batı memleketlerinde büyük bir ekseriyet olarak ne iş, ne de makam olarak buradaki işlerine es işlerde istihdam edilmemektedirler. Böylece bunlar memlekete dönünce oradan getiıdikleri belgcler, burada kalan arkadaşlan ile aynı iş ve makaraı hakkedecek durumda olmadıklannı göstermekte ve neticede tatnıin olamıyarak tekrar yabancı diyara gitmek istemektedirler. Bu olay aşağı yukarı 20 senedir doktorlar ve mühendisler için bir gerçek olmuştur. Buradan fiderken asistan veya şantiye şefi olarak bıraktığı arkadaşım dönüşte sertabip, veya meş.hur bir hekim. fabrika müdürü veya zengin müteahhit olarak bulan mühendis ve doktorlarımız, çetirdikleri belgelerle aynı seviyede insan olduklarını ispat etseler bile ki bunlar azınlıktadır kanun ve fırsatlar önünde geride kalmıj duruma girmektedirler. Böylece tekrar geldikleri yerlere dönmekte ve Türkiyenin onlar için yapmış olduçıı yatırım gittikleri memleketleri zençin eden bir yatırım olmada artık kat'iyet kesbetmektedir. Bu olay bugiın için işçilerimiz bakımından da gerçrkleşmek Ü7eredir. Gidenler, belki de büyük oranlarda döneceklerdir, fakat giin olacak ki eidenler arasında evvelce de Rİtmiş olanlar ekseriyet kazanacak ve Türkiye ileri kapitalist ülkeler için fakir imkân ve kaynaklan ile bedelsiz insan BÜCÜ yetiştiren bir ülke olarak tanınacaktır. Bu da sömürülmenin yeni bir seklidir ve buna karşı tedbir almanın zamaru S TARTIS edreseye doğru>nun yazannı tebrik ederim, zira, çok hayati bir konuyu, jaheser denecek bir çekilde işlemi?. Gazete nizi tebrik ederim, zira bugüne kadar tabu sayılan bir konuya sahifelerinde yer vermek eesaretini göstermiş. Dinlerie ispatlı ilimlerin l'.işki'.e ri. memleketjnizde, maalesef hiç e'.e almmayan konulardan biridir. Bu yüzden de, tam mânâsiyle aydın olarak nitelenebilecek kimseler bile kafalarrnrn bir tarafı ile ispatlı ilünlere inamrken, bir tarafı ile de dinden dünya meselelerinde medet ummaktadırlar. «Dın bir vicdan işidir» demek hiç bir jeyi halletmez. Halletse idi bugün, par ti kavgalarında en büyük silâh ola rak dinsızlik ithamı kullamlamaz' dı. Fransada, Ingılterede iki, üç yüz evvel yapılmış tartışrnalara bu gün gazetelerimizde baslamaya imkân yoktur. Halbuki bu tartışmalar yapılmalıdır ve ilimle dinin yer lerini, aydın, cahil herkes öğrenme lıdir. Bu konuda kalem oynatacak cesarette düşünürlerımız vardır. Ye ter ki, gazetelerimiz, Anayasamızın en sarih teminatlarına uygun olarak sahiîelerini bu gibi tartışma'ara açmış olsunlar. Medreseye doğru hepimiz dinledık. Bizim grup, gerçekten enteresan dı. Hani bir anket yapmağa kalksanız bu kadar kişiyi bir arada değil, a y n ayn konuşturmak bile güç olurdu. Büyük babam 74 yaşmda, Kurtuluş Savasına katılmış bir emekli subaydır. Yazıyı çok beğendi Kurtuluş Savaşındaki kadm kahra manhklarmdan bahsetti. Unutulmus. iyi ailelere mensup, kültürlü ailelerden gelmis gönüllü hem şire'.erin fedakârlık'.arından bahset ti. Büyükartnem 6S yaşrndadır. O da sayın Ismet Kür'ün tarafından. Hele halam (52 yaşmda bir avukat) siyasal hak'.arın «verilmiş» değil de «alınmış' olmaları hakkında iddia ve ispatlara hayran kaldı. Bu arada orta yaşlı bazı akrabalar yazıya karsı gelmeğe yeltendiler se de diğerlerinin hücumuna uğra dılar. «Makale de sizin gıbiler için yazılmış zaten» dediler, «Aydın in sanı seçmesini bilmez ki bizim halk, onun için kontenjan diyor ka dın» dediler. Biz. genç kuşak, kızlı erkekli, jündilik kadınların kontenjan mil letvekili olmalarına karşıt değiliz. Ama kontenjan adayları eskiler gi bi olmamahdır. Gerçekten iş yapacak tipler gelmeli, herkes de kadı nın işe yaradığını görmeli ve bir daha seçime oniara oy vermeliler. değil mi? Her neyse, şimdılik büjük bir gerçeği, yani «siyasi hakkı Türk kadını kendi alın teriyle, kendi kş nı bahasına almıştır» gerçeğini, b5 yük bir cesaretle iddia ve ispat eden gazetenize Türk kadınları v» tarafsız erkekler adına teşekkür edenz. Selime TLMER Hukuk Fakültesi Öğrencis) mediği ve Toprak Reformunun ds üstune yatmış oiduğu halde, bunları birden bire günün konusu haline getirişi gösterilmektedir. Fakat unurulmamalıdır ki. bu konu ları günün konusu ha'.ine getiren CHP değil gayretli sosyalist yazar lardır. Öyle dahi olsa. Türkiyenin çıkarları yönünden çözülmesi gerekli iki problernin halka maled:! mesi azımsanmıyacak bir başarıdır. Sayın Prof. yazısmın bir yerinde de: «AP nın başarılı bir iktidar fa aliyeti»nden bahsetmektedir. Biz kendileriyle aynı görüşte değilız. Zira böyle bir başarı goremedik. Petrolümüzün yabancılarm elinde çarçur edilmesıne goz yurnan, Top rak Reforrnunu komisyonlarda uyu tan bir iküdara başarılı demiye di hmiz varmıyor. Niyetimiz CHP ni ö%Tnek değiidir. Fakat başarı denen tacı hak edcnin bajına kc>"malıyız. Selâhattin C.ÖRKMEN Ank. Huk. Fak Seçime ancak APgirer! | M Yazımıza açıklık verebilmiş olmak İçin, teorik ifadflerden ziyade müşahhas ve hattft hikâyemsi ifade tarzma müracaat edecegiz. Ilk olarak Tiırkiyede hiç bir vasfa sahip ol. rmyan ve hujıünkü sartlar içinde ziraatte veya hizmct sektöründe eizli işsiz kalmaya veya hiç bir iş tulamıyacak durumda olan ve bu dunımu çok sene daha dp\am etmesi muhtemel 30 yaşında bir delikantıyı ele alacağız. Ahmet adını vereceğimiz bu delikanlı Almanyaya gitmeye ve orada bir şe< hirde çopçüliik veya benzer hlzmetlerde hir iş edinmeje mu\affak olduğunu kabııl edelim. Ahmedin Türkiyeden aynlması bizim için faydalı olmuştur. Zira millî gelire hiç bir şey katümadığı halde az ria olsa bundan bir pay almakta idi ve kaldığı lakdirde devam edecekti. Fakat Ahmet Almaruaya giderken 20 yaşına gclinceye kadar içinde bulunduçu toplumun kendisine yapmıs olduğu masrafları Almanyaya bir dıs yardım olarak da götürmektedir. En asgari şartlar içinde büyümüs olan Ahnvdin 20 vaşina gelineeye kadar Türk toplınnuna olan maliyetini bugünku fiyailarla 10.000 lira kabul edebiliriz. Fakat Almanyanın Ahmedin gelip Hans'ın yerine bir şehirde çöpçülük yapması Almaınaya Hans'ı yetiştirme maliyetine katlanmaktan kurtarmıstır. Aynı 20 yaşındaki Hans Almanyava 10.900 değil. 50.000 liraya mal olrnuştur ve büyük bir ihtimalle daha müstahsil bir iş japmaya eherişli bulunmaktadır. Fakat Ahmet onun >erini almasaydı aldığı yüksek ücret onu çöpçü kaimağa razı edecekti. Dernek ki, Ahmedin Almanya>a gitmesiyle bu memleketin kazancı sadere Hans yetiştirme maliyeti olan 50.000 değil, fakat Hans'a çöpçülük için vereceği yüksek öcret farkı (Ahmedin aldığı ücretin Hans'ın alması gerektiği ücretin çok altında olması dolayısiyle) ve Hans claha vasıflı ve verimli bir işte çalışmak fırsat:nı hulacaçı için bu vasıfU işin me\dana getirececi geliri rie kazanmış olacaktır. Nihayet Ahmedin Almaınada kazandığı geliri orada harcaması t.ılcp düşmcsiııden korkan Alman ekonomisi için büyük fa>da getirmektcdir. Hattâ Ahmedin bir kısım gelirini dö»iz olarak Türkiyeye transferi halinde dahi, Türkiyenin bu dövizle Almanyadan makine ve benzerlerini ithal etmesi aynı talebin düşüşüııü önlemek bakımından hatırı sayıhr bir netice yaratacaktır. Ahmedin döviz yerine tasarrufunu eşya olarak memlekete getirmesi veya yollamasında da netice yine aynıdır. • ••• Kendine Güven Güvenl isimli yazısmı gururla okudum. Bir Türk yazarının yazması gereken en doğru yazılardan birisiydi bu. Açalar ve kompradorlar partisi, Türkiye I«çi Partisinin seçim J lere girmesini önlemek için çırpımyor, ayılıp bayılıyor. J Ağalara ve kompradorlara biraz nane ruhu koklatıp, »uratla • rını tokatlamalı. Kendilerine gelmelerini tavsiye edip, öfütler ver Ş meli. İşçi Partisi. önce seçimlere, sonra da parlâmentoya girecek. Ş Bu gerçek onlar için acıdır. Ama ne yapmalı ki gerçek gerçektir. • tsçi Partisi hem seçimlere girecek. hem de parlâmentoya... Ağalar • ve kompradorlar bu fikre alısmalı. otornp baslarını elleri arasına J almalı. \'e bir yandan nane ruhu koklarken, bir yandan da kendi J kendilerine tekrar etmeliler : • TİP hem seçimlere girecek hem de parlâmentoya .. TİP hem • seçimlere eirecek hem de parlâmentova... TtP hem seçimlere gire a cek hem de parlâmentoya. . TİP hera seçimlere girecek hem d? • parlâmentova .. i ö n c e oturııp biraz aflarlar : \ Hi, hi, hiii bngünleri de mi eörecektik!.. dlye, ' Sonra yavas yavas alısırlar. • Bu partinin içinde aklı basında kisiler varsa, Morrisonlara ve • Morrison yamaklarına otnrııp biraz nasihat vermelidir. Nasihat be • dava olduSuna söre, birbirlcrine verebilirler : J Bana bak Morrison. bu sefer pabnç pahalı. Biz bn partiyi ta5 J Iadık, olmadı; adam tuttuk bastık. olmadı; dis kırdırdık, çene »ök i türdük, olmadı; iftira ettik, çamur attık, olmadı; halk artık ynt • mnyor birim ovunları: çaresİTİik içindeviz. j Bu karara varmak zorundadırlar: Çünkü bn aqalar ve kompra • dorlar Anayasaya uymak zorundadırlar.. Gerçek demokrasinin ko • sullarına kosulmak zorandadırlar. S Aslında oniarın istedikleri demokrasi memokrasi degil, yaban j rılarla birlikte milleti sömürmektir. Çünkü demokratik düzene ve J Anayasaya biraz savgı duvsalar. Anavasa dısı tecaviizlere kalkı<= J mazlar. Demokrasivi çereekten i<;teseler Türk demnkrasisini avı J hından knrtarmak icin parlâmentoya sosyalistlerin girmesini içten ! likle karşılarlar. j Ama onların istedikleri baska «eylerdir. Bunnn içindir ki, şim • di Nci Partisinin seçimlere tirmesine gene itiraz ediyorlar. J t«ci Partisi seçimlere çiremezmis. S Ta hanei parti eirermis seçimlereT S' Adalet Partisi mi firer? S Vatana ihanetlcri 27 Mavn T)evriminin Yiikspk Mahkemeslnrp ,' hökmc hajlanmıs olanların partisi mi girer? S Bavarın kızının. Menderesin o&Iunun. bilmem han)H Tassıada ! lık 27 Mavıs düsmamnın partisi mi eirer" • Ordnva sövrn, asker dü^manı. halk düsmanı politikacının par • tisi mi eirer? J Milli kaynaklarımızı yabancılara peşkes çekenlerin partisi mı S girer? • örtülü ödenekten aldıkları paralar Tüksek Mahkeme flnünde • «abit olmns mandacıların partisi mi girer? J Yabancı sirketlp elbirliji yapıp millivetçi genel müdürleri eö J revden uzaklastırmak icin çırpınan Bakanların partisi mi girer? S Atatürk düsmanlarının. din sömürücülerinin, Morrisonlann par S tisi mi girer? S Prtrolümnzfi yabancı sirketlere peskes çekenlerin partisi mi • girer? ; Yabancı devlet knllntnnda hir yaşayışı Tflrk milleti İçin şeref S sayanların partisi mi girer? " Memleketi çiftlik haline sokup halkı soyan takımın nmtıt baî S ladıfı partidir bn Adalet Partisi 27 Mavıs Devriminin karsısında î olanların partisidir. Tanrının günii hunların gazetelerinde Bavarla J rın. Mendereslerin. Abdülhamitlerin. Morrisnnların övgiİMİ rapılır ; 27 Mavıs %navasa«ına da. 27 Mavı«ın ss^irdiklerine de düsmanrtır * lar. tcTprFnHpki kin, vazılarında ve sözlerinde bnram hnram tiit • mekledir. thtilâlin vıktıŞı cephetıin n ihtilâle karsı düsmanlıjırı î serimler volivlp ikfidara getirmeve calısması eörülmüs sev deîil • dir. GöriilmBsse bile sonn fplâkctle hitmistir. Simdi hn ihtilîl ar • tıkları ve vıkıntılan, kendilerinin secimlere katılmasına otnrnp " siikredecekleri verde azmıslar. «ımarmıslar. ve bn memlcket fakir ' halkının canını di«=ine takarak knrdnfn bir partiyt seçimlere sok • mamava ralısıvorlar. Z gelmiştir. Ülkeden ülkeye toplu sözleşme ugün için bu konuda bedbinlik taraftar kazanroaktadır. Fakat bu işin aslını bilmeraekten gelmektedir. Tiirkiyede iş bulamıyan \e hattâ bir müddet için bulamıyacak olan bir gencin Batıya fitmesi ilk görünüşte lehimizedir. Millî gelir ve servete hiç bir şey katmıyan fakat tüketime iştirak eden bir kişinin memleketten gitmesi kalanlann refahım arttıracaktır. Ayrıca gittifi yerden yollıyacağı para vesaire de kalanların refahına müspet etki yapacaktır. Fakat asıl mesele karşı tarafa gidenin ne gibi bir fayda sağladığını hesap etmek, bilmek ve bu işin pazarlığına girişmektir. Bugün biz Almanya ile karşı karşıva gelip bütün bu gerçekleri ortaya döker ve yapacağımız bir genel toplu sözleşmeyle işçi ve kalifiye eleman yollama işini «adece onların değil, kendi menfaatimize de az çok uygun şekilde düzenletebiliriz. Meselâ bu sözleşmede ödenecek ücretten daha mühim olan vasıf kazandırıcı işlerde kullanmak şartını meselâ asgarî '• 25 in vasıf kazandıran işler olması, gerekli çüvenlik tedbirlerini, her giden işçi için devlet hissesi gidenin topluma maliyetinin bir karşılığı olarak gibi maddeler insan gücü ithaji suretiyle Türkiyenin istismar edilmesini önliyebilir. Böyle bir toplu sözleşme teklifi Alman dostlarımm asla şaşırtmıyacaktır. Zira buEün için bizden işçi ithal etmelerini bir lütuf oIarak karşılamamamız biraz da işin esasını bilmediğimizi göstermektedir. Bildiğimizi gösterirsek böyle bir toplu sözleşme teklifi, bizden işçi ithalini ekonomi ilminin ilkelerine bağlamış olan Alman dostlarımız için ancak lutufkârlığımıza karşı bir lutufkârlık kabul edilecektir sanırız. B Dın karşısındaki bugünkü tutumumuzla, sazı da, cazı da, Doğuyu da. Batıyı da reddedemeyip telife çalışan Osmanlı aydınlarma benziyoruz. Vehbi BELGİL H. Aydın (öğrenciı ve 1. Kaygusuz (oğretmen) aynı goruşu paylpsmaktadır. Q ayın llhan Selçuk'un, ^Kendine "Yazmın tumüne karşıyım,, 7 ağus'.os 1965 tarıhlı Cumhuriyetin •Olayiar ve Goruşler» bolumünde Cevdet Kudrefın • Medreseye Doğru» başhklı bir yazısı çıktı. Yazar, îmam Hatip Okullarını bitirenlerin ilkokul öğretmeni yapılmak istendiğini, ve bunun med reseye doğru bir dönüj olduğunu telâkki edıyor. Cevdet Kudret'in bu yazısınm tü müne karşıyım. Yazar. ÎmamHatip Okullarımn gayelerini şu şekilde: «Adj üzerinde, ÎmamHatip Okulları camüere imam ve hatip yetış tirmek için açılmıs din okullarıdır» belirtirken yazısınm d'.ğer bir kısmmda •ÎmamHatip Okullarınm yeniden açılması için ileri surülen başlıca gerekçelerden biri köylünün ölü yıkayacak adam bulamama sı idi. Bu gerekçeye göre ölü yıka ma okulu açmak gerekirdi» demek le ÎmamHatip Okullarına ihtiyaç olmadığın'i ve ölü yıkama okulu yerine bir yanlıslık eseri olarak açıldığ.nı belirtiyor. Halbuki ÎmamHatip Okul'.an ölü yıkıyanlan temin etmek için açılmamıştır. Asıl \*P7İfesi yazarın kendisinin de belirttiği gibi camilere imam ve hatip yet:=tırmektir. Camilere bügih, ileri görüşlü imam ve hatip yetiştirmek. bugün dahi ihtiyaç ha lindedir. Zira zaman zaman gazetelerde okuduğumuz suç işliyen, din adamı olarak geçinen kimselerin hiç bir tahsili olmadığını, sırf şahsi emellerine dini peşke? çektik'erini öğreniyorıız. Yazar. yasalar bakımından da din sel hukukla dın dışı hukuk arasında farklar olduğunu yazarak «Şeriata göre. köîe alım satımı mS bahtır, Anayasaya göre yasaktir. 'Herkes hür ve yasa önünde eşittir.l Şeriata göre faiz haram borç lar ve ticaret yasalanna göre helâldir; şeriata göre dört kadınla, medeni yasaya göre tek kadınla ev lenilebilir; seriata göre zina suçu nun cezası ölüm, hırsızlık suçunıın cezası el kesmektir, ceza yasasma göre her ikisinin de cezası hapistir.» Çeşıtli ömekler veriyor. Bütün bu örneklerin zamanında faydaları ol duğu bir gerçektir. îslâmiyetin daha kurulus zamanında köle alım sa tımı mübah sayılabilir. Fakat bugünkü islâmiyette kö:e alım satım konusu yoktur. Yine kölelerin bulunduğu devirde islâm din adamla rınrn köle azad edenlerin büyük se vaplar kazanacağmı da açıklamaıa rı bir hakikattir. Şeriata göre faizin haram olma sı da muhakkak ki zamanın tefeci leriyle başa çıkmak için başvurulan bir çaredir. Yine faizin haram edilmesiyle bütün müslüman halkın bir kâr gözetmiyerek din ksrdeşine yardım etmesini sağlamak istenmiştir. Şeriata göre dört kadınla evlenme müsaadesi daha ziyade harblerde büjük zayiata uğrayan erkeklerin, hanım'armın başkalaıına rhuhtaç olup sefalet ve kötü yol lara düşmelerini önlemek gihi mah dut bir gayeye mâtuftur. Bugünkü medeni kanunumuz, çeriatın bu hükmünün tatbikatta doŞuracağı aksaklığa mâni olmak için ys saklamıştır. Sayın yazar, şayet adı geçen okullann tedrisatındaki aksakhkla rı kastederek bu tenkidleri yapıyorsa o takdirde daha randımaniı ve müspet tedris ve proğramiarından bahsetmesi ic?p ederdi. Mustafa HÜRTASAR Elâzığ . Lisesl I • • • • Milletvekili adayları ^* umhuriyet Gazetesi yazarlann^ ^ dan sayın Yılmaz Çetinerin «Se çimleri bekliyen Türkiye» yazı serisinde Zonguldak milletvekili adaylarından Hamıt Bıyık ile yaptı ğı röpoıtajda aynen şöyle söylüyor: 1 Petrolü millileştirmek demek. çıkarmamak demektir. 2 Pctrol ve Toprak rcformu kouuj#nnda tartışmaya girildiğinde de su cevahı veriyor: »Ben bu konularda merkezdeki büyiıklerin verdiği malumala gore konuşuyorum. «Ben oniara inanırım» demiştir. Orta çağ skolâstik düşunceleriyle hareket eden bu ve bunun gibi lerin milleti yönetmek değil, kendiierini yönetecek kadar sağ duyu dan nasip'.erini alrnış mıdırlar?. Sadece bu sözler, yaklaşmakta o'.an seçimde adayların ve müstak bel Meclisin durumunu belirtiyor ve insanı ümitsizliğe yöne'.tiyor. Ahmet KINT Antakya Lisesi öğrencilerinden Değeri artocak mı ? lmdi bizim için tek bir iimit kalıyor: Ahmet ve gibilerinin Almanyada insan gücü olarak değerinin artması ve iklisadi kalkınmamız için gerekli vasıfları kazanarak yurda dönmeleri. Bu ümit kapısı da kapalı görülmektedir. Zira Ahmet ve gibilerinin Almanyada vasıf kazanacakları işler yerine vasıf kazandırnuvan, hatti el, kol ve zihin mahareti olan bir kimseyl bile paralize eden işlerde kııllanılmaktadır. Bu'gerçek memleketimizde vasıf sahibi sayılan kalifiye bir isçinin Almanya Ş Evet, güvenin kendine oîsun. kim seye minnet etme, ancak o zaman başkalarma ne maddi borcun olur. ne de şükran borcun. Sayın Selçuk'un ifade ettikler: gibi, dostluklar milli menfaatlere dayanır, milletlerin de insanların olduğu gibi, kara gün dostlan var dır. Ama bu dostluk belki de karsı Iıklı milli menfaatler icabıdır orası başka. B:z îstiklâl Savaşmda Avrupanın en güçlü devletleri tarafından des teklenen Yunan emperyalistleri ile maddi, manevi tüm varlığ'.mızı or taya koyup savaşrnış ve 30 Ağustos gibi eşsiz bir zafer kazanmışızdır Bu savaşta Rusyanın bize az da ol sa, çok da olsa yardım ettiği herkesin malumudur, ama hal böyle dir diye hiç bir vakit, borçlu oldu Küstahlıfın bu kadarı rörülmiis driildir. Bn kOstahlıgın kör • ğumuzu söylemiyoruz, çünkü Türk lüğünde geleceklerinin çukurnnu simdiden kazmaktadırlar. ; milleti kendine güveni ve yılmaz azmi sayesinde sömürgecilere karşı zaferini kazanmıştır, başka bir dev letin kanadı altmda değil. Işte bugün de, Amerikasız hiç oluruz di )•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••«••••••••••• ••••••••a«•••••«• yebilecek kadar milli hislerden yok sun olarak, kendilerinde bu acı so zü sarfedebilecek derecede cesare; bulanlar, yersiz şükran hisleri ile dolu olmalarına mukabil, kendile rıne olan mi'.li güvenlerini yitirmi? olanlardır. Aynı konuda Batıdan da örnekler veri'.ebilir: Resimli Bilgi "Sağ Sol,, A ağus'.os tarıh'.i gazetenizde sayın " Prof. Fahir H. Armaoğiu'nun • Sağ Sol Mücadeiesi» başhklı ya zısında «Sağ Sol Mücade!esi>mn sebepleri, gelişmesi ve siyasi parti'erımızin bu konudaki tutumlan gayet güzel incelenmektedir. Bununla birlikte yazının bazı noktalarına işaret etmek istiyoruz: Sayın Prof. CHP nin, AP ni yıpratma kampanyasına gırıştiğini yazısının birkaç yerinde be'.irtmekte dir. Elbette yıpratacaktır. Gereh muhalefet, gerek iktidar partısı. demokratik yollarla olması koşulu ile rakip partiyi yıpratmaya çahşa caktır. Fakat CHP nin bu tutumun dan sayın Prof. ün memnun olmadığı anlaşılmaktadır. Sebep olarak da, CHP nin Petrol Kanununu üç hükümet boNunca ak'ına bile geür îngiüz bo>unduruğunda olan Amerika, Fransızların büyük yardımları ile esaretten kurtulmuştu. Amerikalı belki bugün dahi bu iyı liği unutmamıstır, fakat hiç de Fransanm devamlı ha>Tanı kalma mıştır, zira kendine güveni vardir. milli menfaatlerini gözetir. Aynı şekilde 2 nci Dünya S^vaşmda buyük Amerikan desteiı i'.e Nazi işgalinden kurtulan Fransa. bugün as'.a Amerikasız yaşayamam diyecek kadar alçalmamıştır, çün kü millet olarak kendine güveninı yitirmemiştir. Dostluklar, karşılıklı menfaatle re sa>gı göstermekle devamlı olabıl.r. Een bir Turk djşünemem ki biz Rus yardımı ile savaşı kazanlik, Amerikanrn himayesinde bugüne kavuştuk diyebüecek kadar. alçalsın ve bir yabancı ağzı ile ko nuşabilsin. hayasızlaşsın. ^lehmet Metin YILGÖR tstanbul tktisadî ve Ticari Ilimler Akademisi DÜZEL'niE: M. Taplamacıoğlu'nun tartışmada çıkan yazısında İmam Hatip Okulu mezunîarmın sadece «tlkokul din derslerini» verebilmeleri savunulmaktaydı. Yanlışlıkla «bütün dersleri verirler» sekl'.nde çıkmıştır. Düzeltir, özür dileriz. • Bugün 89. sayısı çıktı. • Eski sayılan azalmakta olduğündan eksiklerinizi sürade tamamlayınız. rERI Bates Bıvilik Tejkilit. Cafeloğlo İst*nbul. ıBA TEŞ: 109 S0N6AHAR CEKILISINOE ATLAS SİNENASIND Bv;şiin Matinelerden Itibaren Şahane bir aşk macerası (İngilizce) DİSİ HAYVAN (The Female Animal) HEDDY LAM.\RB J A N E POWELL JAN STERLİNG GEORGE NADCK beanslar: 12.00 2.15 4.30 6.45 9.15 İlâncıhk: 8447/10575 APARTMAN DAIRESI TÜRK TİCARET BANKASI SON PARA YATIRMA TARİHİ 1 1 E Y L Ü L CUMARTESI (Reklâmcıhk: 3299 10583) UtlklAi Caddesl 150 (Eski Japon ,\fağazastrvn yrrtnde) MAĞAZASı Yeni Ajans: 5116 lv)574) İHRACATI . Bol radyo »• televiıyon çrvtlen. Orta tip Supw .MelodicvlO »e buyiik (ip Super •Symphonia10». Slereo rodyo •Symphonıo10" v« «SymphonioM •: • Metchia». Rorrtonce». •Konzertino* mod«l rodyotOf, • Hormonio* 10» mu2İlı dolobı. Hormonio10« lttft>o muziV dolabı. Lyıo radyo Accord'O, Accerd 101 • ve Accord102 fonogtaflar: .Oporo» •• •Cri»tal> modrJ televizyonlor TÜRK PHİİEPS ELEKTRİK MÜHENOİSİ VE ELEKTRONİKÇİ ARIYOR RADYO ve TELEVİZYO?J Lâboratuarmda çahşacak askerliğini yapmış, İngilizce, Fransızca veya Almanca bilen Elektrik Mühendısine ve Teorik Bilgiye sahip Elektronik Tckn.syenine ihtiyaç vardır. Hal tercümeli yazıh müracaatlarrn P K... 504 Beyoğkı adresine yapılması Cumhuriyet 106'U ELECTROIMPEX ENTREPRISE COMMERCIALE D ETA7 Sofia, 17, rue 6. VVashıngton Tel: 84991 Telex : 575 İsi. Lv. Â. 4. No. lu Sat. Kom. Bşk. dan: 1 Müteahhit nam ve hesabına Çamlıca As. Hst. B, D ve E, C blokları ikmâl inşaatuıdaki kusur ve âruaların giderilmesi işi yaptırılacaktır. Keşif bedeli 13560 lira olup geçici teminatı 1017 liradır. 2 Aç:k eksiltme ile ihalesi 14 9/1965 Künü saat 10.30 da Domirkapıda İst. Lv. Â. 4 No. lu Sat. Kom. da yapılacaktır. 3 Keşif ve şartnameleri Kom. da görülebüir. (1423 Basuı 15981/10590) MEVLID S«vgill annemiz Şefika Başbuğoğlu'nun aziz ruhuna lthaf edilmek üzere vefatının kırkıncı güniine tesadüf eden 7 Eylül 965 salı günü ikindl namazını müteakıp Hacıbayram Camiinde okunacak Mevlide akraba, dost ve arzu edenlerln teîrtfleri rica olunur. EVLATLARI Cunıhuriyet 1060S . M Kadm ve seçim ağustos pazar günü, bOjiik annemle, bü>iık babamın 50 nci evlenme yıldön'omlenydi. Bu sebeple üç kuşak insanlan bir araya toplandık. O günkü gazetenizde bulunsn bir makaleyi saym Ismet Kür'ün «Tt'RK KADlKl VE SE İnşaat Nühendisi Aranıyor Türk Demtr Döküm Fsbrikası tevsi de çahşmak üzere, askerliğini yapmış, olan inşaat mühendisıne ihtiyaç vardır. leriyle birlikte Alibeyköji' yolvı No. Umum Müdürlüğüng müracaâtlorını rica Inşaatının konrrol işlerinen az 4 senelik tecrübesi Taliplerin, tercümei hal31 Silâhtar'daki Fabrika ederiz. ISTANBUL TİCARET ODASINDAN 16. Kota ile ilgili çalışmalara Odamızca başlanmış olduğundan. Dış Ticaret Rejimi Hakkmda Karar ve İthalât Yönetmeliği ile Liberasyon ve Tahsisli İthal Mallan bisteleriyle ilgili reiim ve madde tekliflerinin, en geç 7 Ekim 1965 tarihine kadar Odamız Etüd Çubesine bildirilnıesi Hizumu saym üyelerimize dujijrulur. (Basın 16342/10592) Cumhuııy«t 10602
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog