Bugünden 1930'a 5,438,865 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

8AHİFE ÎK* CÜMHÜRIYET 22 Mayıs 1965 • •••••••••••••••••••• SINAVIARDA BAŞAR1 IHTİMALIERİ Doç. Dr. Süeda MORALI azyııumz devletlerlnde, politik gistemlerl ne olursa olsun, plânlı çalışma öne alınmakta, bunun için de istatistikten yararlanılmakta4ır. İstatistiki çalışmalarda ise, bugüne kadar yapılmış çeşitli bilimler tasnifi tablolarında baş yerl lşgal eden matematik, temel unsur olarak is. fönnektedir. Çağımızda matematiğin soyut kavramlar alanından bir çıkış yeri bulduğu, böylece sosyal konularla ilgili tatbik Imkânlarına kavuştuğu, görülmektedir. Öyle ki bugün matematik, istatistikle birlikte, nüfus ve beslenme konularuıdan tıp ve eğitime kadar çeşitli toplum meselelerinin tetkiki ile değerli sonuçlar alınnıan için kullanılır •Imuştur. Şimdi burada, tatbikî matematik aracıIıği ile, üzerine eğildiğimiz bir eğitim konumuzu tle alacağız. •••• •••• «••a • «•• • ••• Karanlıkta uyananlar! Bir filim adıdır bu! Ama Türkiyenin hikâyesidir. Fakir ve çorak ortamda yetişenlerin, umutla umutsnzluk, açlıkla toklnk, bilgiyle bilgisizlik arasında çırpınanların hikâyesidir. Fikir özgürlüğünden yoksun bir ülkede, eğitimden nasipsiz çalısanlann karşıla. rına çıkan tuzakların ve düzenlerin hikâyesidir. Ve isçisiyle, isvereniyle, sömürçeni ve sömürüleniyle, Ihaneti ve sadakatiyle, vefası ve vefasızlıgiyle bir tek kelimede insanlariyle, toplumnmuzun hikâvesidir. Türkiyede sinema dili ilk defa böyle konnstu. Romanda, siirde, hikâyede dile gelen, beyaz perdede ilk defa sesini duyurdo. Her yıl 150 filim yapan pivasamızda, sayısı bir elin beş parmaçını geçmiyen değerler içinde bir ayn değeri var bn filmin... Ve yapıcılarının... Karanlıkta l'\ananlar'ı insanlanmıza föstermeliyiz. Çünkü bn filim Türk sinemasında bir asamadır. Böyle filimlerin çoğalması Yeşil Çam Sokagından Anadoluya yavılan çünahın sornmnnn hafifletecektir. Kendi dâvalarına ve gerceklerine yüz çevirmis olanlar, karanlık salonlarda halkımıza sundukları acavip çösterilerin kefaretini böyle filimlerin çoğalmashle ödiveceklerdir. Türkivede asağı vukarı 150 filim vapılır dedik vılda . Ortalama iki yüz bin liradan 30 milvon vatar bu ise Bu 30 milyon lira. halkımm daha da karanlıklara jötürmek içindir sanki!.. Erozyondan çatlak çatlak kurumus Anadolu'da Amerikan filimciliğinden aldıkları ilhamla be\iıı yıkavan yerli sinemacıların hali nedir? Edebiyatta ve çazete savfalarında. toplumculuk yolundaki akım. kabukları çatlatmıs, duvarları yıkmıs. halk katlsrına doğrn nzanmasını bilmistir. Tiyatro sanatımızda olumlu adımlar. ürkek de olsa. atılıyor. Sinema dünıamız Türknenin ııvaııısına bütünüyle safır kslabilir mi? Hollvnood mukallidi kurdelâlarla kızlarımıza vamp'Iık ve oful larınuza plavboy'luk dersi verenler, sinems sanatının bir baska ödevi oldufunu hatırlamalıdırlar. Makineli tabanca, Amerikan arabası, kadın bacagı, içki kadehi ve scks üstüne düzenlenmis bir hikâyeye alaturk» ses, saz \e göbek katarak yaptıfımız salatalar artık karınları doyurmıyacaktır. Yesil Çam Sokağı piyasasında dizeinleri elinde tntan bazı kıt sörüslüler bu çerçefi simdiden göremiyorlar. Ama, romanda, tiyatroda olduğu gibi, sinema seyircisi de, bir nvanısın ısığmı beyaz perdede görmek için sabırsızlanıror. Bu bekleyise ilk çüzel isareti veren «Karanlıkta Uyananlar» filmidir. Yalnız Türkiyenin değil, Türk sinemasının uyanışını d» if«retliyor bu filim... Ve bnnnn içindir ki, Türk işçileriyle Türk gençliğt bn filmin çevresinde birlife yönelmislerdir. Bu filim balka ulaşacaktır. Duynyoruz ki, bn filmi ortaya koyanların karsısına engeller çıkıyor. Rejisörü aforoz edilmek isteniyor, senaristi piyasadan itiliyor. Hata ediyorlar sinemacılarımız .. Vaktiyle Türkiyede toplnmcu sairlerimizin, romancılarımızın, edebiyatçılarımızın başına gelenleri hep biliyoruz. Vaktiyle Babıâli Caddesinde yaşanmış hikâyelerı Tesil Çam Sokagında tekrar etmek ne fayda getirir? Fayda getirmez Göreceksiniz pek yakında cümlemiz hem de karanlıkta uyanacafız... Daha simdiden uyananlarımızın tsyısı pek çoktur. '' P: r •••• •••• •••• | li diplomalara «ahiptirler. Burada öğrencilerin dur u m l a r m ı d a h a bir çok ayrıntılarla açıp çoğaltm a k t a n vazgeçerek s a d e c e y a p t ı ğ ı m ı ı hesaplar s o n u c u n d a a l d ı ğ u n ı z faktör d e ğ e r l e r i n i n t a b l o s u n u •• •• ;}•• •• •• •• •• verelim: Muhtemel ortalaraa 43.97 Kız sabiti 1.26 Erkek sabiti 1.26 Fen sabiti 2.05 Edebiyat sabiti 2.05 Doğu Anadolu 2.43 Batı Anadolu 2,13 Not Orta Anadolu Kuzey Anadolu Güney Anadolu Orta derece İyi derece Pek iyi derece Hata terimi 1.03 0.17 0.90 3.18 ».17 3.36 6.1 jj|| GENÇÜĞİN SIYASİ HAYATA HAZIRLANMASI Prof. Bahri SAVCI F B Bilhassa yüksek ve mesleki " öğretim gören oğrenciler çekirdeği üzerinde örgütlenen gençlik; siyasal elit, sivasal entellektüel, siyasal entellijensiys içine Sirmistir. tS Bu gençlik, bir sosyal kuvvet ^ ^ mihrakı olarak, siyasete etki getirmeğe başlamıştır. C l Gençlik, vakıa, belirli iktisa" • dî ve sosval çıkarları olan ve bonları gerçekleştirmek için giyaset yapan bir sosyal sımt değildir. Fakat belirli inançları olan bir kuvvet mihrakıdır. İştc, gençlik, bu inançları yönünde siyaseti etkiler. R l Bu etkileme, genel olarak. ile^ ^ rici niteliktedir; yani halka yönelmiştır. Halkın cumhuriyetini, devletini. idaresini kurmağa 3önelmıştır. Halk . devlet munasebetlerını sosyal adalet toplumfal güvenlık. çağdaş du?.eyde uygarlık ilkelerine ve verilerine göre kurucu nitelıktedır. Bu ılericı nitelığı dolayısiyle, Türkiye'de, onun bu nıteliğine dayanan akımlar için siyasal anlamı olan bir terım de bulunmuştur: «öncü ve zinde kuvvetler». ^ j Gençliğin siyaseti etkileme va kıası, görmemezlik edilemez. Bu vakıavı kanalize etmekten haska çıkar yol yoktnr. " 3 Gençliğın sıyasi hayat ile olan "*™ ve olacak olan ilıskilerini kanalı?e ederken davanacatımıı pren^ıplerı ve bazı temel ameliyeleri, şimdıden aramamız gerekir. tin bir ahlâkî amacı vardır: Bütün unsurları ile yaşanmağa değer bir diinya kurmak.İjte, gelecek siyasetçiye, böyle bir dünyayı kurma azmi vermclidir. Ayrıca, böyle bir dünyaya gitmeyi mümkün kılacak hürriyet, sosyal adalet, toplumsal güvenlik ideâllerini vermek âzımdır. Öyle ki, bu değerlerin eğemen olmadığı bir dünyada yaşamanm değersizliği duygusu da yaşasın.. KİTLEYE MUKAVEMET GÜCÜ VERME: Kitle, çağımızda, bütün ağırlığı ile siyaset sahnesine çıkmıstır. Türkiye'de de îkinci Dünya Savaşından sonra böyle bir olay olmuştur. Kitle. siyaset sahnesine, kendi dilek, istek ve istemlerıni, empoze etmek için çıkar. Siyaseten az gelişmiş, eğitimi zayıf ülkelerde, kitle, siyaset sahnesine çıkmca, bilhassa muhafazacı dilek, istek ve istemlerini uygulatmak ister, bunları empoze eder. Günlük ıktisadi çıkarlarını zorlar. Bir siyasetçi de, bunlara, kolay kolay boyun eğmemezlık edemez. Çünki, artık, genel olarak siyasal görev, ıister iktidar, ister muhalefet olarak kullanılsın.) seçmen oyu biçımi altında, bu kitle tarafından verilecektir. îşte, geleceğin siyasetçilerine, kitlenin muhafazacı eğilimlerıne karşı mukavemet gücü vermek iâzımdır. Kitlenin, muhafazacı eğılimlerinin esiri olmamağı, ona, ustalıkla kaışı koyup, gene dc, sıyasi görev rızasmı elde etme gucünü vermek lâzımdır. kesini geliştirmek gerekir. Bu da, ancak, pek verimli bir hâle getirilmiî bir staj ile olur. Bu stajın verimliliği, geleceğin s'yasetçisi olacak gençleri, tabıi, bilhassa, onların da daha şimdiden sivrilmeğe başlamış olan öncülerini üst liderler kademesiyle surekli temasta bulundurmakla elde edilir. Bu sürekli temasın da yolu, gençieri, daha öğrenciiik hayatları içinde iken bile, üst liderlerin emrınde çalıştırarak, onların, olaylar karşısında gösterdikleri kıvraklıkları ızlemelerini mümkün kılmaktır. u üst liderler, ya kademe kademe iktidar çevrelerinı teşkil etmektedirler; ya da, gene, kademe kademe, muhalefet çevrelerini teşkil ederler. Onun için, gençleri tabii, daha şimdiden sivrilmeğe başlamış olan öncüleri partilerin büyük merkezi noktalardaki liderler emrinde çalıştırmak lâzımdır. Propaganda, seçim kampanyası işleri, karar imâli safhaları, genci, üst kademe liderlerle tcmas ettireceği alanlardır. KİBIZZAT SORUMLU MEVKİ" • LERDE STAJ : Aksiyon gücü. harcket mclekeleri, bilhassa, bizzat karar verme ve uygulama mevkilerindeki bir staj ile gelişir. Onun için, gence bu şans, bu sorumluluk verilmelidir. • \* * : Muhtemel ortalama 100 üzerindendir. ÇEŞİTLİ FAKTÖRLER Bilindiği gibl uzun süreden beri üniversitelerimize liselerden gelen öğrencilerin iyi eğitilmemiş olarak gönderildikleri böylece de verimin düjük oiduğu söylenegelmekte ve giderilmesi çareleri düşünülmektedir. Elbette ki öğrencilerin ünlYersitelere girerken veya girdikten sonraki başanlarında liseler ve öncesi eğitim devrelerinin etkisi goriilecektir. Ama bunda çeşitli faktörlerin rol oynadığının unutulmaması da gereklidir. Öğrencinin cinsiyeti, lisenin fen ve edebiyat dallarından mezun oluşu ile dereceleri, öğretim devreslnde yıl kaybı bulunup bulunmadığı, ebeveyninin durumu. geldiği bölge gibi başanda ayrı ayn etkisi görülen Eaktörleri sıralar ve aynı çizgi üıerinde çoğaltabiliriz. Hattâ öğrencinin sınava gireceği giin ve girdiği andakl sağlık durumu İle moraline kadar.. İştc biz tetkik konnmuza dahil, öğrencilere ait, faktörleri bütünü ile bilemediğimiz İçin hepsini ele alıp matematik formülleri içine jokamadık ve bu yiizden ayn bir yol tutarak çaIışmalarımıza esas teşkil eden öğrenci sayısını arttırdık. Böylece de doğabilecek hatalan küçültme amacını güttük. Bilindiği gibi istatistikî çalışmalarda sıhhatli sonuçlar almabilmesi kullanılan sayıların genişliği ile orantılıdır. Hatâ, veya başka bir deyimte, mutlak sonuca en yaklaşık değeri bulabilmek için sayıların genişletilmesi gereklidir. Biitün bunlar bilindikten sonra söyle bir problemi ortaya koyabiliriz: • Bir öğrencinin sınav sonucunda aldığı not, biitün öğrencilerin alabilecekleri muhtemel ortalama nota, tesir eden faktörlere ait bir takım sabitlerin ilâvesi \e bir hata terimi farkı ile belirlidir. (Bu sabitler pozitiv veya negativ olabilirler). Sınav soruları ne olursa olsun. başan ihtimali, nazarı itibare alınan aynı faktörleri haiz het oğrenci grupu için, sabittir..» «Muhtemel ortalama» ve 'faktör sabitleri>nin nasıl hesaplandığını burada izah etmenin gıiçlüğü ortadadır. Yalnız problemimize cevap veren araştırma için 1963 döncmi iktisat fakiiltesi giriş sınaviarı sonuçlarını ele aldığımızı söylemekle yetinirken vercceğimiz rakkamları da «Elektronik beyin.in yardımı ile elde ettiğimizi bildireceğiz. ilindiği gibi oğrenciler sınavlara aday numaralarına göre «Tek ve çift numaralılar» şekliııılc alınmışlardır. Bunlardan «Tekler Grup>un»da 2177 oğrenci sına\a girmiştir. Aynı öğrenci., lerin 301i kız, 1876'sı erkck, 1030'u fen, 1147'si edebiyat knlu mezuııu: 225'i doğu, 1037'si batı, 425i orta, 260*1 kuzey. ??,<\'u güney Anadnlu'dan gelmişler; 839°u orla. 12.">4"u iji, 84ü ise pek iyi derece Öğrencinin alabileceği en yüksek not tablomuzun başındaki muhtemel ortalamayı gösteren 43.97 değerine öğrenciye has sabitleri ekleyip çıkarmak ve ayrıca sonuca 6.4 eklemekle elde edilir. Benzer şekilde en düşük not da yukarda elde edilen sonuçtan 6.11 ü çıkarmakla bulunur. Başarı ihtimali, en yüksek notun 43,97 den farkımn en yuksek ve en düşük not farkına bolümü ile belirlenir: Konuyu iki örnek ile acıklayalım: Öğrenci şayct kıı ise ve liseyi fea kolundan pek iyi derece ile bitirmiş olup Doğu Anadolu'dan gelmişse suıavdaki başarı ihtimali yüzde 63'tür. Aynı şartları haiz erkek öğrencinin ise, gene bclli metodlar içinde yapılan hesaplara göre, bu sınavları yüzde 83 ihtimalle kazanabileceği aulaşıIır. Çeşitli faktör gruplanna ait ihtimaller bu şekilde herzaman bulunabilir. 0 B SONUÇ zet olarak diyebiliriz ki, lise diplomaları pek iyi dereceli olan batı bolgesinden gelmis fen kolu mezunu kız ve erkek öğrencilerle; gene diplomaları pek'ni dereceli, lise fen kolu mezunu orta ve kuzey Anadolu'dan gelmiş «Sadece erkek öğrencıler» sınava girdikleri takdirde kesinlikle başan gağlıyabileceklerdir. Buna karşılık diplomalan orta dereceli, lise edebiyat kolu mezunu doğu ve güney Anadolu'dan gelmiş kızlarla; diplomalan orta, edebiyat kolu mezunu doğu Anadolu'dan gelmis erkekler sınavlan kazanamıyacaklardır ve bu da, şartlar değişmediğine göre, kesinlikle söylenebilir. Aynı hesaplar 2212 kişilik çift numarahlar icin de yapıldığında muhtemel ortalamada bir azalma. sabitler ve hata terinıinde ufak tefek farklar görulmekte fakat sonuç olarak faktör gruplanna ait başan ihtimali değerleri değişmcmektedir. Toplam olarak 4383 öğrenci ile ilgili hesaplardan sonra : O • ••••• ••••••«•••••! B «Erkek olmanın kız olmaktan, fenci olmanın erkek olmaktan, batılı olmanın fenci olmaktan, pekiyi ile mezun olmanın. bunların hepsinden avantajlı olduğu anlaşılmaktadır. Doğu Anadolu daima vasatuı altında, kuzey Anadolu vasatuı altı ile üstü arasında kalmakta, güney Anadolulu oğrenciler gayret sarfettikleri takdirde vasatın üstüne çıkabilmekte, orta Anadolu bolgesinden gclenler ise daima vasatuı üstünde bulunmaktadırlar. Yukardanberi vermeğe çalıştığımız bilgiler meseleyi elbette gazete sütununda izaha yermemistir. Biz sadece bu çalışmalanmız hakkında bir fikir vermeyi amaç hildik ve bir oğitim konumuza sadece bir koşesinden başlangıç ısığını tutmağ* *alışt"' S Soyle ki : iyasal ha\at. sı\a«al faalıyetler, bır kelıme ile siyaset, toplumu ve kişileri; daha âdıl, daha müteal (daha yüksek), daha ahenkli bir duzene kavusturma ve orada geliştirme vetire«inden ibarettır. Gençliğin, daha öğrencilık safhasında iken; okul, fıkır kulüpleri, parti içinde bu, daha âdıli. daha müteâli, daha ahenklıyi bulmağa, yakalamaga, onun uğrunda savas vermeğe hazırlanması lâzımdır. Bu hazırlık, birbiri içînde iki saf hada mütalâa edilmek lâzımdır. Bu hazırhk, birbiri içinde iki safha ha linde bulunan ameliyelerle tamam lanır ve iki çeşit prensipe bağlıdır. BAksiyon gücünü geliştirme prensibi Bıraz önce söylenen ameliyelerle. genç öğrencilerin siyasal karakterleri imâl edilirken, aynı zamanda, onlara, düzgün bir karakter ile, biraz sonra söyliyeceğimiz kultür ve bilgi unsurlarım kullanmak nıtelıkleri de verilmek gerekir. Gelismiş bir karakter, sağSam bir kultür, genç siyasetçiyi, siyasal hayata hazırlar. Fakat, siyaset yapmağa yetmez. Biraz sonra tahlil edeceğimiz kultür ile demın sözünü ettiğimiz ve tahlilini yaptığımız ameliyeler ile kazanılmıj bulunan karakteri harekete geçirmek lâzundır. .r ve karakter salabeti, siyasal nitelikte karar vermeğe ve siyasal kararlan ujgulamağa pek yarar. Fakat, kültür ve sağlam karakter, aynı zamanda, bir siyasetçiyi atalete de sevkedebilir. Bundan kurtulmak; yüsek bir insani ve siyasi ahlâk içinde, sağlam bir kültüre dayanarak daha âdili, daha müteâli, ahenkîiyi yakalamak için, bir aksiyon terbiyesine de ihtiyaç vardır. Bu verilmemiş olursa, gençlerin siyasal hayata hazırlanması noksan kalmış olur. Aksiyon terbiyesi, aksiyon yetea) Bu stajın ilk merkezlerinden birisi, partilerin propaganda servisleridir. Gençler, burada, propaganda işlerinin üst liderlerinden aldıkları genel direktif içinde, kendi teşebbüsleri ile karar alma ve uygulama yetene|ılerini geliştirme imkânlarını b*lurlar. b> Seçim kampanyaları sırasında, propagandanın en kesif safhası yaşanır. Bu safhada da, gençlere, kendi teşebbüsleri ile karar alma ve uygulama imkânları, daha da bol verilmiş olur. c) Esas, bizzat sorumluluk mevkileri, daha başka yerler olmak gerekir. Propaganda ve seçim kampanyalan, gence, ne de olsa pek geniş teşebbüs alanı bırakmaz. Fakat genci, daha hayatının bu safhasında iken sorumlu mevki stajına bağlayacak bazı mevkiler vardır kı, karar verme ve uygulama melekesi, bilhassa buralarda gelişir: Bu gençler, bir teşkilât kurmağa memur edilirler. Bu teşkilâtı kurmada ve işletmeğe sevk etmede, tek başına veya küçük bir grup ile çalışma yeteneğini kazanmada'verimli bir staj görülür. Sonra, partiler içinde gerçek bir siyaset tesbitine yarayacak objektif bilim verilerini araştırma merkezleri olmak gerekir. Öğrenci gençleri buralarda çalıştırmak pek verimli olur. Onların yetişmesine ""k yarar. Q DEVLET KAPISINDA STAJ: 3ir insanın siyasete hazırlanmasında, bir gencin siyasetçi olarak muhtaç olduğu tecrübeyi kazanmasında pek önemli bir staj merkezi de, devlet kapısıdır. Çünkü. siyasette daha âdili, daha müteâli, daha ahenkliyi yakalamada ve uygulamada, modern bilgilerle. modern araştırma usulleriyle çalışan teknokrasinin rolü ve etkisi hergün biraz daha artmaktadır. Binaenaleyh bir siyasetçinin bu kadro içinde yetişmesi de çok yararlıdir. Bu hatta bir zorundur. Ayrıca, genç, ileride, bilhassa iktidara geldiği zaman, bu teknokrasiyle çahşacaktır: Onun için, onun tabiatını çok yakından öğrenmesi gerekir. Bu da, bizzat teknokrasi içinde çalışmakla öğrenilir. PERDE ARALIGINDAN ı* ."...'/ 11. t ' : ı BİR AŞK SAYFASI F AKarakteri Imâl ve geliştirme prensibi •.:: K Türker ACAROĞLU >e vabaların »clıne kaptırır. Biitün bn tutkular, burada, bilhassa Helene'in kızında başgösterir. Bunlar, bilinçsiz olduğu ölçüde acıklıdır: ÇocuJun annesine karsı besledifi kıskanç sevgide, bir de doktora karsı duyduğu nefrette billurlasırlar. Masum kurbanını yere sermekle sona eren bu tutkular. cidden, pek yamandır. ransız yazarı F.mıle ZOLA'nın «Bir Ask S>a>fası l'ne Page d'Amour» adlı iki cildlik romanı, Hamdi Varoğlu'nun çevrisiyle, M. Eğ. Bakanlıçınca çıkarılan (Fransız klâsikleri) aratında >eniden 4.000 sayı bastırıldı. (188309 S., 450580 Krs.) 1878 de yayınlanan eser. «RougonMacquart» dizisinin sekızincisidir. Romanın kahramanı Helene Grandjean adınds genç bir dul kadın. iıasta küçük kızıyla birlikte, nfak bir kır evinden Paris banliyösüne selip yerlesir. KIT anasına son derece baglıdır. Onu iizüntü ve tasadan korumak üzere. Helene, onun nğrunda çençlik ve çüzelliğini. ranını vererek yapayalnız yasar. Ama. bir gece küçük kız için acele çağırılan komsusu doktor Henri Deberle'i tanıyınca. bu sâkin vasavıs birdenbire durur. Doktor, Helene'e tutkundur. Onda hayat ve mutlnluk istekleri uyandırır. llkın. kadın, çocnğunun rahat yaşayısını tehlıkeye sokan bu dnygnya karşı direnir. Gerçekten, küçük kızda doktor Deverle'e karsı kinci bir nefret doçar. Sonradan, Madam Deberle'in hafifliğini Helene kendi eözleriyle «förür. Garip bir durumda. o zamana kadar reddettiği bir bnlosmayı kabul eder. Helene. Madam Deberle'i knrtarmak için, âşıiı ile olan bir randevnsnna, kendisi gider. Henri Deberle de kansına baskın yapmak isterken, orada sevgilisini yakalar. Evine dönünce. Helene küçük kızın durumnnu ansızın vahimlesmis bulur. Gerçekten, kukançhkla kıvranan kıtcatız, annesini beklerken uşütmüştür. Bir kaç gün sonra yavrucak Slflr. Vicdan azabı, yürek darlığı ile parçalanan Helene, doktordan el çeker. Bir kaç yıl geçince de yiğit bir adamın yanında yeniden sâkin, renk•iz hayatına döner. Rahibin tavsiye ettiği bu ikin el koea, bir aile dostudnr. Karı koca Marsilyay s fiderler. «tkinci împaratorluk çagında bir ailenin dofal ve sosyal hayat» içinde yer alan bu roman, «Rflya» gibi, «Doktor Pascal» gibi, yazarın kişisel bir dnygn halini belirtir: Eserin bir «idylle» degeri vardır. Helene Grandjean bir Mouret'dir. Urjrale Macqnart'ın kızı gibi, kendisini çılgın Adelalde Fonqnet'nln soynndan saydırsn tntkvlar Siyasal hayat, zor bir hayattır. Onun içinde, insanın daha âdili, daha muteâli, daha ahenkliyi yakalayabilmesi için, önce, kendi şahsî çıkarlanndan, ön yargılarından, gu rupunun çıkarlanndan sıynlabilme KÜcü de göstermesi gerekir. Bu da, her şeyden önce, kuvvetli, dürüst bir karakter ile mümkün olur. Işte zorluk buradadır. AjTica, bir başka îorluk daha var dır: Çağımızda, siyaset, kitle siyase ti olmuştur. BLnaenaleyh bu kuvvet li karakteri, kitleye de vermek ge rekir. Kitlenin önünde de, bir on cü ve zinde kuvvet unsuru olarak gençler, oğrenciler gelir. İşte, bun lara da gerekli kuvvetli karakteri verme, zor bir ameliyedir. Karakteri imâl ve geliştirme pren sipinin uygulanmasını teşkil eden "urlar şunlardır: K M HER ŞEYİ, GENEL MENFAATE İRCÂ ET^rE YETENEGtNİ VERME: Gelecek siyasetçinln karakterini geliştirmcnin ilk ameliyesi budur. Çünkü, siyasette, Atatürk'ün de be lirttiği üzere, insanî ve siyasî ahlâkı yerinde olan kimselerin, memle ketin yüksek menfaatlerini arama faaliyetleri vardır. Atatürk'ün sözü nü ettiği bu insanî ve siyasî ahlâk. her menfaati, genel menfaate ircâ etmekle gösterilebilir. Gençlere, ilk, hn yetenek verilmelidir. Q OYUNXN KAİDELEBİNE UYMA YETENEGİNİ VEBME: Insanlar, siyaset yaparlarken, ya, iktidarda kalma, ya da onu ele geçirme rekabeti yaparlar. Bu rekabet, bir oyun, bir maçür. Bu maçta, bu oyunda, oyunun kaidelerine ujTna kaidesi, muhakkak uygulanmalıdır. Yoksa, rekabet, bir kaoa : ic ne düşer. Q HER DÂVADA, BÎR KARŞ1 GORÜŞÜN DE BULUNABİLECEĞI GERÇEĞİN1 KABUL EDEN ZIHNIYET VERME: Modern demokratik siyaset, türIü görüslerin karşı karşıya gelmesi ile daha âdili, daha müteâli, daha ahenkliyi yakalar. Onun içi... her görüş salıibinin, kendi görüşü karşısmda yer alacak başka görüslerin \ar olabileceğini, daha baştan kabul etmesi gerekir. Hattâ, bu karşı görüşün, daha âdili, daha müteâli, daha ahenkliyi yakalaraada daha elverişli olabileceği ihtimalinı de kabul etmesi gerekir. Gençlere bu ' p'pneği vermek lâzımdır. H YENÎLGIYİ HAZMETME KABİLİYETİNİ VERME: Böyle olunca, daha elverişli olan karsı görüşün zaferini ve binaenaleyh kendi göriişünün, halk tercihi olamaması yenilgisini, zerafet içinde kabul edip hazmedebümelidir. Öğrencilere, gençlere, bu kabi '"•"ti vermek lâzırndır. HYAŞANMAGA DEGER BİR *•DÜNYA KURMA ÇABALARINA GİKME VE BUNUN PRENSİPLERINİ ARAMA VE GERÇEKLESTİRME AMELİYELERİNE KATILMA AZMÎNİ VERME: Siyaset, sırf iktidar için bir faaliyetlez demeti değildlr. Sivaıe Genel Dağıtım: BATEŞ Cağaloğlu Tel: 27 38 07 Cumhuriyet 5754 •••••••••••••••••«»•••••'•••••RMBaıiHMBS'ar^ DEVLET TİYATROSU Sanat ve İdare İşleri: CÜNEYT GÖKÇER ToIa kimdir? ta Parıste doğdu. Anası Fransız, babası Fransa uyrukluiuna geçmiş bir Ital>an mühendisti. öğrenimini bitiremedi (bakalorya sınavında çaktı). Doklarda memur oldu. Kendini edebiyata vermeden önce, 35 yasma kadar, (Hachette) kitabevinde çalıstı. «L'Assommoir» (1817) ilk basarısıdır. Medandaki evinde dostlarını toplayarak natüralist denilen okulun sefi oldu. Dreyfus dâvasında «J'acouse» adlı eseri ile müdahale etti. 28 eylul 1902 de Pariste astmdan öldii Nâsı Pantheon'a nakledildi. Baslıca eseri «I.es Rougon . Macquart» dır. «tkinci tmparatorluk çağında bir ailenin doçal \e sosyal hayatı» anlatılan bn eserde, bütün çevreler incelenmistir: «La Faute de l'Abbe Monret» (1875) din adamlarını; «Son Excellenee Eagene Ronçon» (1876) politika adamlarını; «L'Assomoir» (1877) isçileri; «Nana» (1880) kötü yoldaki insanları; «PotBouille» (1882) Eflence düskünü burjuvaları;«Au Bonheur des dames» (1883) Büyük mağazaları; «Germinal» (1885) Maden ocaklarını; «La Terre» (1888) Köylüleri; «L'Argent» (1891) Borsa tüccarlarını; «La Debâcle» (1893) Orduyu v. b. anlatır. Yazann daha baska eserleri de vardır. Bütün bu eserler, psikolo.jik ve sosyal bir determinizm çevresinde döner, dolaşır, Heyecan verici sayfaların âdeta epik kudreti yanında, «iştahların asırıldığı zevklere saldıran bir yasın ?eniş ayaklanması» nı göklere çıkarır. Havatının sonlarında «Sehirltr» diye bir diziye baslamıstı; bunlarda hıristiyanlığa karsı vaman bir materyalizmden esinlendi. «Dört tncil» dizisinden ancak fiçfl çıkabildi. TEPEBAŞI DRAM TİYATROSUNDA 25, 26, 27. 28 Mayıs 1965 günleri saat 21.00 de ve 29 Mayıs cumartesi saat 15.00 de A N T O N Ç E K H O V s:ss :::: npği.'bır teşkilât içinde, o lât ile birlikte hareket etme gücünü verecek ve geliştirecektır. Gençleri siyasal hayata hazırlamanın bu safhası, gene okul içinde başlar. Fikir kulüpleri içinde devam eder. Fakat bilhassa partı içinde tamamlanır. Aksiyon fu stajlar içinde gelisir • V A NYA D AY l (Oyun, 3 Perde) Sarmeye Koyan: HANS SCHWEIKART ÇAL1ŞMASINA D GRUPSTAJI: BAK ÎNTİ ŞAN SiNEMASINDA Artvin VaUUğinden 1 250 ton çimento 2490 sayıb kanunun 31. maddesi gereğince ki.palı zarf usulü ile eksütmeye çıkarılnugtır. 2 Muhcmmen bedeli (62500.) liradır. 3 Muvakkat teminat (4375.) Uradvr. 4 İhale 2/6/1965 çajrşamba eünü saat 15 de Vilâyet Daiml Encümeninde yapılacaktır. 5 Bu işe ait dosya Baymdırhk Müdürlüğünde görülebilir. 6 Postada vâki gecikme kabul edllmez. (Basın 7535/5727) A R I TAAHHÜT TAMÎRAT YAG Ll BOYA BADANA PARKE BİLUMUM PLÂSTİK BOYA İŞLERİNİZDE GÜVENEBİLECEGtNİZ TEK FtRMA A R I'dır Tel: 105888 . 119557 Konya Sokak, Çiftçi Han, Kat. 3 No: 16 ANKARA Cumhitfiyet 5733 Modern toplumların mudil işleri, ancak grup çalışmaları ile çözülebilecek niteliktedir. Zaten, bu sebepledir ki, iktidar savaşı ve iktidar icralan da, en büyük grup çalısmasuu ifade eden partiler ile yapılır. İşte, gence, okul, kulüp, bilhassa siyasal parti içinde grup çalışmasına intibak yeteneği verilmek lâzımdır, Bu bir staj ile olur. BİHALKLA TEMAS STAJI: Demokratik siyaset; daha fidil. daha müteal, daha âhenkli bir düzeni «halk rızası» ile arama; böyle bir düzeni «halk rızası» haline getirme; bu düzeni «halk nzası» ile gerçekleştirme vetiresidir. O halde, bir demokratik siyaset içinde, bu nzayı elde etmek, yaratmak. gerçekleştirmek için, pek geniş ölçüde halkla temas gerekir. Binaenaleyh, oğrenciyi siyasal hayata hazırlamanın pek önemli bir safhası ve ameliyesi de, onu, halkla temas yeteneğine kavusturucu bir staja tâbi tutmaktır. Halk ile temas. gence, maddî ve somut problemlerin nelerden ibaret olduğu konusunda. geniş bir prespektif verir. B İ Ü S T LİDERLEBİ YAKINDAN ^•iZLryEREK, tNTÎBAK YETENEGİNİ ARTTIRMA STAJI: Siyaset, yatkın, supleksli bir intibak ister: Bu, bir durum karşısında kınlmadan, dökülmeden, ve binaenaleyh sıfıra ircâ olunmadan; maddi ve moral güçlerini, gene de o duramun daha âdil, daha müteal, daha ahenkli bir düzeye çıkması onda kullanabilme yeteneğidir. Bu yeteneği kazanabilmek için, ö'nceleri adını ettiğimiz karakter salabetini. durumların inceükierin» intibak «ttirm* mel« 24 ve 25 Mayıs 1965 günleri saat 21.00 de ADOLPHE ADAM FERİT TÜZÜ.N GİSELLE ÇEŞME 3ASI (BaİP. 1 Perde) (B=ıle. 1 Perde) 26 ve 27 Mavıs 1965 günleri saat 21 00 de Arthur BLISS Malcolm ARNOLD YARIN GENÇ SİYASETÇİNÎN BİLGİ ve KÜLTÜRÜ ^TTTVVVTTTTVTTTTVTTVTTTTTVTTTVTT; SATPANO (Bale, 1 Perde) VE Y0LNIZ (Bale, 1 Perde) \ TEŞEKKÜR \ f J den sıhhatimc kavuşturan kıy J nıetli hocam Haydarpasa Nümune ^ Hastahanesi Nisaiye Servisi Şefi «j + Hastalığımı pek kısa bır za < X manda teşhis ederek yaptıgı bü 3 f yuk ve başarılı ameliyatla yenl 1 ÇEŞME BAŞI (Bale, i Perde) 29. 30 ve 31 Mayıs 1965 sünleri saat 21.00 de NFVİT KODALL1 Gyn. Op. Dr. M. HİDAİ RO\A ve Blrincı Hariciye Servis $efl 3 < « GiLGAMEŞ Livre: Orhan ASENA, (Opera, 4 Perde) Sahneve Koyan: Cüneyt GÖK«."ER le muavlnleri Gyn. Op. Dr. •* VANYA DAY1 temsiline ait biletler, Tepebaşı DRAM TİYATİttet Nalbantoğhı, Opr. Dr. Kema] 4 ROSUNDA, OPERA ve BALE temsillerine ait biletler, ^AN Özbıyık, Narkozltör Doç. Dr. Ce j SİNEMASINDA, 17 Mayıs 1965 pazartesi günü saat 10.00 dan mal Öner, Dr. Evronos Topton, 3 itibaren satışa arzedilecektir Asistan Dr. Turhan Erbaş, Dr J Armağan Aatabanıt'a, en ıztıraplı j Gişeler, saat 1013 ve 1519 arası açıktır. anlarımda yanımdan ayrılmıyan £ (Basın 7819/5724) Ebe Lütfiye Üresin'e ve hastaha • < ne personellne. hastalıfım esna < •••••••••••••••••••a sında yakın »lâka ve vardımla 3 •••• rını gördütüm İzmit İşçi Sigor 3 taları Hastahanesi Başhekimi Dr. J lmran Sayan'la diğer mütehassıs " J Büyükderede Fıstıksuyu 5 numarada, emsalsiz manzaralı hekim arkadaşlarıma, hemşire ve J p hastane personellne tejekkürü < . bahçeli, telefonlu müstakil villâ möble ol?rak kiraya verileborç bilirim. • Scektir. 44 28 65 veya 61 20 01 den 104 numaralı telefonlara mü« Ur. Necll ACAR j • ra^ıat. Cumhuriyet 5746 Cumhuriyet 5748 Jj Op. Dr. İSMET HÜSNÜ 5 ÖZTÜRK 1 ......... K İ R A L I K YİLLÂ •• •"•"••••.•.••.•••.«.«•.•*•....•*•...
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog