Bugünden 1930'a 5,415,729 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

ALBERT CAMUS VE BAŞKALDIRMA EDEBİYATI JOHN CRUICKSHANK Çeviren: Rasih Cüran 10 Hra De Yayınevi Vilâyet Han. Kat 2 CağaJoğlu umhuriYet 42. yıl soyı 14853 KURUCUSU: YUNUS NADÎ Telgraf v e m e k t u p a d r e a : Cumhuriyet İstanbul Posta Kutusu: İstanbul N o 246 Telefonlar: 2 2 4 2 9 0 2 2 4 2 9 6 2 2 4 2 9 7 2 2 4 2 9 8 2 2 42 9 9 citapta lluacaksmı*. Varlj^ Jayınları rasmda 5\ira fiyatla çıktı. Pazar 5 Arolık 1965 DEMİREL ORG. TURAL'IN MEKTUBU HAKKINDA DEDİ Kİ: ALMAN BASININI GÖREVE ÇAĞIRIYORU 30 Alman kahveyegirmesini istemedncleri üç Türke saldırdı, işçilerimizden biri öldü ikisi hastahanelik oldu. VE SONUÇ: nm "Bir görevli fikrini neresi önemlidir?,, Bir Çağrışım vrop» ve Asyada bir inceleme gezisine çıkan iktidar partisinden senatör ' Mansf ield başkanlığında bir Amerikan Parlâmento heyeti geçenlerde Moskovaya da uğnyarak SovyeUer Cumhuriyeti Başbakanı Kosigin Ue iki saatlik u«un bir görüşme yaptı. Avrupadan Afrikaya, Güney Amerikaya ve Uzak Doğuya kadar uluslararası çeşitli meseielerin söz konusu edildiği söylenen bn görüşme hakkında basına fazla bir bilgi verilmedi. ToplanUdan sonra cenatör Mansfield gazetecüere «Konuşmalarımu çok enteresan oldu» demekle yetindi. Böyle olnıakla beraber, ötedenberi Moskova aleyhine habire veriştirip duran Kotnünist Çin sözcüleri bu fırsatı da kaçırmadılar. Mansfield baskanuğındaki senatörler heyeti Moskovadan aynlalı günler geçtiği, daha sonra başka merkezleri, o arada Saygon'u da ziyaret eden heyet şimdi belki Washington'a döndüğü halde Pekin gazeteleri hâlâ Kremlindeki eski dostlarına çala kalem saldırıya devam ediyorlar. Neler demiyorlar ki! Eskiden, Sovyet Rusyanın 1917 devrimine «ihanet» ettiğini söyler dururken bu sefer bu devleti bir Amerikan uydusu olmakla damgalamaktan da çekinmiyorlar. Batılı gazetelerin Kızıl Bayrak'tan alıp yayınladıklari bu hiddet ve şiddet yazılannı okurken, insan, elinde olmaksızın kendini bir çağrışıma kaptınveriyor. Türk basınında fikir özgürlüğüne karşı di renen, serbest tartışma düzenine son verilmesi için çırpınan, 37 Mayıs öncesi yasaklar rejiminin geri getirilmesi uğruna kalem oynatan sayın gericiler de bizdeki 80İ akım yazarlarını birer Moskova ajanı olmakla suçlandırnuyorlar mı? Şu halde, Kızıl Bayrak gazetesinin mantığına nyarsak bizim solculan da bep Amerikan uydulan saymak gerekmez mi? Düşfinün bir kez, Türkiyede A merikab müttefiklerimize tanınan haklan bağımsızlığımızla bağdaştıramıyan, ikili anlasmalan ulusal güvenliğimiz bakımından tehlikeli bulan, Amerikadan aldığımız yardımın gerçekte bizi Amerikaya borçlandırdığıni iddia eden, 1950 den sonra güttüğümüz dış politikanın zamanla bizi bir Amerikan uydusu baline getirdifini haykıran bütiin yazarlar demek aslında kendileri birer Amerikan uydusu! Olnr mn böyle şey? Böyle şey olamıyacağına göre, bu yazarlar sakın Kotnünist Çin ajanı olma«nlar? Zaten Moskova Ue Pekin arasında gittikçe sertleşen çatısmayı artık görmemezlik edemedikleri için kimi sayın gericilerimiz sol akım yazarlan hakkında arada bir «Kızıl Çin ajanı», «Kızıl Çin uşağı» gibi deyimler de kullamyorlar. Ama ne de olsa bu deyim öteki kadar sert ve etkili olamıyor. Çin bize uzak bir ülke. Geçmişimizde Çinlilerle ilişkilerimiz genel olarak barışçı bir nitelik taşımış. Başına kızıl sıfatı eklense de Çin ajanı deyimi kalababğa pek batmıyor. Oysa «Moskova ajanı» öyle mi ya? Moskova. Moskof.. Tüzyıllar boyu çarpışmışız, karadan, denizden aramızda uzun bir sınır var. Beğenmediğimü fikirlere Moskof markasmı yapıştırdık mı, o fikirlerin sahiplerini rahatça gözden dfişürebiliriz. Ama işte aksiliğe bakın ki, Moskovayı da Amerikan hayranı «ayın gericilerimizle aynı vörüngeye oturtmak istiyen daha delişmen güçler ber zaman ortaya çıkabiliyor. Beğenmediğimiz fttdrleri nln orta bir takım isnatlarla yermeye çalışacak, başaramazsak fikirleri zorla susturmaya kalkışacak yerde, elbirüği ile şu düşünce özgürlügünü bir benimsesek ve tartışmalanmızı uygar insanlar dfizeyine yükseltsek acaba her bakımdan daha iyi olmaz mı derBiniz! İnsan Haklan Bevannamesine aykırı olarak: m beyan ederse bunun j YARGILANMAYAN IKI TÜRK ANKARA (Cumhuriyct Biirosu) ! 11A YDIR KOLN CEZAEVINDE Katil sanığı Alman, «meşru müdafaa» gerekçes/y/e / oy sonunda serbest bırakıldı Yılmaz ÇETİNER KÖLN'den Bildiriyor B aşbakan Süleyman Denürel, dün Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cemal Tural'ın Milli Savunma Bakanı Atımet Topaloğlu'na, 21 Mayıs ve 22 Şubatçılann affedilmemesi yolunda gonderdiği mektup hakkında konuşarak, «Bir Bakanlıkta, bir görevli, Bakanına fikir beyan ederse ki ber gün olagelmektedir. Bunun neresi önemlidir. Buna neden bu kadar önem atfediliyor» demiştır. "Gazeteniz görevimizi takyit altına mı almak istiyor?,, Günde 4 5 milyon mektup n evlet mekanizması içinde, ** günde 4 5 milyon mektup ya zıldığını belirten Demirel, bir Bakanlık içinde Bakana yazümış her mektıfbun sorulması halinde, 5 milyon soru sorulması gerekeceğini söylemiştir. Demirel aynca, bu gibi olaylarm îzam edilerek kamu oyuna takdim edümesini doğru bulmadığım da sözlerine eklemiştir. DEMİREL: Daha başka genel müdiirler de degişebilir ANKARA (Cumhuriyet Biirosu) M "Bana intikal etmedi,, D aşbakan Demirel, saat 16 da •* Başbakankktan ayrüırken, Orgeneral Tural'ıa mektubu k o nusunda. teltrar gazetecilerle konuşmuş ve şvuılan söylemiştir: «Mektup bana intikal etmedi. Silâhlı Kuvvetler, kendi kumanda zinciri içinde şerefli vatanî görevini yapmaktadır. Her vesile fırsat sayılıp, Türk Silâhlı Kuvvetlerini politika ile meşgulmnş, politikanın içindeymis gibi görmek veya göstermek gayretleri yanlıştır. 1965 yılının gerçeklerine uygan degildir.» Mektubun mahiyeti İî ğrenıldığıne gore, Kara Kuv"'vetlerı Komutanı Orgeneral Cemal Tural. Millî Savunma Bakanı Ahmet Topaloğluna gönderdiğı resmî bir mektupla, hükumetin yapmakta olduğu Af Kanunu çalışmaları üzerinde gö(Arkası Sa. 7, 8ü. 4 te) Gürsel luyinler konusunda konuşlu Bunlar hıssi sebepten ise üzerinde uurmak gerekır Ankara, (Cnmhnriyet Bürosu) Cumhurbaşkanı Cemal Gursel dün gazetecilerle yaptığı kısa sohbet sırasında Orgeneral Tural'ın mektubu, değiştirilmesi duşunülen genel müdurler ve Ayasofyanın ıbadete açılması konuları hakkındaki görüşlerini açıklamış, genel müdurler konusunda «Hissî sebepler ve baksız davranışlar» a karşı olduğunu belirtmiştır. D aşbakan Süleyman Demirel, "" dün gazetecilerle yaptığı konuşmada, bir soru üzerine, Petrol Ofis, Türkiye petrolleri, Etibank ve Ziraat Bankası Genel Mudürlerinin değiştirilmesi ko • nuıuna değinmiş ve «Gcoel Müdörler defisebilir. Aaha bafkslan da değisebilir» demıitir. Başbakan Demirel, «Cumhuriyet gazetesinin, bn dört genel müdür üstünde titizlik göstermesinin sebebini anlıyamadıgını da» belirterek şöyle demiştir: unis yüzlü, efendı halli genç adamın ıstıraptan çökmüs, sararmış olan yuzu bır anda kıreç g ı y beyazlaştı ve sonra onumuzdekı masaya guçlükle tutunarak sankı elektnklı sandalyedeymış gıbı müthış bır tıtreme nöbetıne gırdı Ve kesık kesık Afedersiniz etendim Çok afedersiniz Rüya mı göruyorum... Neredeyim?.. Gözlerime inanamıyornm da! dıye mmldandı. . Sonra ılâve ettı • Bana öyle suçluymusum gibi bakmaym ne olur! Bu gune kadar, hayatımda karakola düşmedim kendi vatanımda! Ben de, arkadasım da suçsuzuz . Ama. tam 11 aydır derdimizi anlatamıyonız kimseye!» Zindanda asap bozucu bir hava öln Mümin Ekri K bir tahta masanın yanlarına konan sıralara oturmuştuk.. Masa 20 santim yüksekliğınde bır camla ortadan ıkıye bölünmüştü.. Tutuk hapıshanesının ızbe, rutubetli ufacık odasında. ıkı metreük Izin mi alacağız? «Türkiyede 120 genel müdür var, neden hepsini degil de, dört tanesini ele alıyorsnnuz? Gazeteniz, görevimizi takyit altına mı almak istiyor? Bir genel müdürün değismesi, hükumetiu tasarrufundadır. Değişirse Resmî Gazetede yayımlanır. Ben sunu anlamıyornm. Neden Resmî Gazetenin ilânını beklemiyorsnnnz da, şimdiden sornyorsnnuz. Biz, A. P. Hükümeti olarak. belirli bir mesnliyeti yüklenmiş bnlunnyornz. Hükumetitniz, mnayyen kimseleri değiştirip, değiştirmemek için mnayyen yerlerden izin mi alacak.» lular caroın bir tarafında oturuyop» karşılarında da. pek ender leimseye nasıp olan ziyaretçilerı veya avukatları yer alıyordu Kır saçlı, kırmi7i yuzlü ırı kıyım Alman gardıyan ı<>e; maresal üniiorması içinde bır tas katüığı ile elındekı küoluk koskoca anahtarı sankı toplantı idare eden bir baskan gibi kurulduğu masaya muntazam hareketlerle vurup duruyordu... Tak... tak .. tak Çok asap bozucu bir sesti bu!. Ama o da yetmiyormuş gibi, sanki anlıyormuşcasına öyle matla ağzımızm ıçine bakıyor, konuşmalanmızı takip edıyor gibi görünüvordu ki, bunun da eskiden kalma bır hapishane taktığı olduğunu düşünmemek mümkün değıldı1. Zaman zaman başka bır irı gardiyanın hışırtıh dolaşmasını hemen arkamda hıssedıyordum .. Yanıbaşımızda hasta yüzlü bir Alman kadını yenı dogan çocuğunu kundağında babasına göstermeye getirmıştı Görüp goreceklen de bu kadardı her halde' Ve kimbilir, tekrar ne zaman; kadenn hu yola düşürdüğü şu adam. şu kadın ve şu mâsum çocuk bir araya gelebileceklerdi? Adlî hata... Yılmaz Çetiner Köln Hapishanesinden çıktıktan sonra tabelâya bakıyor ve o sırada gardiyan demir kapıyı kapatıyor... *£ arşımda heyecandan nefes alamıyacak halde oturan tutuklu genç, Tuzla'da Kuyulu Sokak 5 numarada oturan 26 vaşındakı Mümın Ekri idi .. Karısı ve ıkı çocuğunu memlekette bırakıp 34 sene için Almanyaya çalışmağa gelmışti.. Her şey, 15 ay ıyı gıttıkten sonra 1965 yılının ilk sabahı bır de gözünü açmıştı ki. önce hastane. sonra hapishaneye düşmüş!.. Dost düşman, Allah kımseyi Almanyada hapishaneye düsürm'esin! Köln zindanlannm ağır demır kapıları öylesine Mümın Ekri ile arkadaşı Yaşar Karantayın üzerine kapanmıştı kı, bu ıkı sanık Türk 11 aydır mahkeme huzuruna çıkarılmamışlardı!.. Ve aynca ne zaman çıkanlacakları da belli değildı!. Koln'de tanıştıÇım Turkler, bana bu feci hikâyeyi, daha doğrusu tnsan Haklan Beyannamesıne ımza atan her devletın ıdari makamIannın harekete geçmesini icap ettiren bu korkunç haksızhğı. bu «adlî hata» olayını anlattıklan zaman duyduklarımdan tüvlenm diken diken olmuştu . Ve daha açık söylevım: Almanyada böyle bır olayın cereyan edecegini düsünemıvordum1 iddialı ıızay denemesi başladı Borman ve Lovell Jr. yörüngede 14 gün kalarak sonradan fırlatüacak iki diğer astronotla uzayda buluşacaklar DIS HABERLER SERVÎSt ÇAPE KENNEDY Atmosfer dışında randevulaşmayı da öngören tarihin en uzun ve iddialı uzay uçuşu, dün Türkıye saatı ile 21.30 da başlamıştır. Astronotlar Frank Borman ve James A. Lovell Jr. «Gemini7» tepsulunün içinde, dokuz katlı bir bına yüksekliğindeki «Titan 2» itıci roketinin ateşlenmesini beklemişlerdir. Arza en yakın noktası 160, en uzak noktası da 337 kilometre olacak yörüngelerinde arzın etrafmda 14 gün dolaşacaklardır. «Gemini7» uzayda, bir süre sonra fırlatüacak «Gemini6» kapsulü ile bulaşacaktır. «Gemini6» astronotlan Walter M. Schirra ve Thomas P. Stafford uzay uçuşuna 13 Aralıkta çıkacaklar dır. Her iki kapsül birbirine kenetlenmiyecekler, fakat yekdlğerlerine 33 santimetre mesafeye kadar yaklasacaklardır. Böylece (Arkası Sa. 7, Sü. 7 de) "Başkalan da. „ Dört genel müdürün değışeceğini, Başbakan Süleyman Demirel, şu sözlerle ıfade etmiştir: «Dört Genel Müdür defisebilir beyler, değisebilirler, başkalan da degişebilir, bizim üzerimize baskı mı koymak istiyorsunuz. Biz mtsuliyetimizi müdrikiz. Memleketin ve milletin iyiligi için, mesnliyetimizin altından kalkabilmemiz için ne mümkünse o yapılacaktır^* (Arkası Sa. 7, Sü. 7 de) Hükumet bilir Ankara ve İzmirden sonra şimdi de Istanbulda: Gürsel, 2021 Mayıs olaylan mahkumlarının af£ı konusunda önce «Hükümet bilir» demiş, Tural'ın bu affı tasvip etmediğinı belirten mektubu hakkında da şoyle konusmuştur: « Fikirler bence her zaman mnkaddestir ve makbnldür. Ama doğrusn hangisidir? Bunu esaslı (Arkası Sa. 7, Sü. 1 de) 200 bin liralık kaçak Amerikan malı ele geçti A nkara ve tzmirde polis tarafından Amerikan Askerl pazarlan (PX) lerden çıkanlarak piyasaya sürülen kaçak mallarm ele geçirilmesinden sonra dün de tstanbul Gümrük muhaiaza tnemurları satılmaya hazırlanan tah minen 200 bin liralık eşyaya el koymuşlardır. Yılbaşırun yaklaşması ile yaban cı eşya satışı yapan mağazalarda mal miktan birdenbire artmıştır. Bunu gözönüne alan sivil ekipler hummalı bir faaliyete girişmişlerdir. Muhtelif zamanlarda Gayrettepedeki PX ten Amerikalı hanımların yübaşı tuvaletlerine 15lenmek üzere getirilen ve iki zen ci assubay tarafmdan çıkanldığı tesbit edilen sahte inci,pul, ve dantellerin piyasaya sürülmek üzere Küçükçekmecede depo edildiği öğrenilnüştir. Eve yapüan baskın neticesinde tahminen 200 bin liralık sahte inci, mücevherat ve kıymetli tuvaletlik pul ele geçinlmiştir. O sırada evde bulunan Yusuf Bayraktar isimli şahıs gümrükçüleri görünce pencereden kendini atarak kaçmaya teşebbüs etmişse de 3 saatlik kovalamaca (Arkası Sa. 7, Sü. 5 te) Zindana nasıl girdim?.. Ç onra, hapishaneye girmenin, hele, Köln hapıshanesinin kapısından içenye adım atmanın katıyen mümkün olmadığını söylüyorlardı... Fotoğraf çekmek ne demek?! Onu bir ziyaretçinin hatınndan geçirmesı bile gülünçtü... Bütün bu güçlüklerin yanmda; gurbet ellerinde haksız yere 11 aydır zindanda yatan 2 Türkün başına gelen felâket ve Alman Adliyesinin insanlık önünde büyük hatayı işlemekte devamı. bu me«eleyi mutlaka kurcalamamın bir gazetecilik görevi olduğunu bana ısrarla hatırlatıyordu. Bu duygularla önce resmî makamlara başvurdum .. Israr ettım... Türkiyeden geldiğimi, Mümin Ekri'nin yakın akrabası olduğumu söyledim... Her kapıda bir sürii sorgu sual, formalite ve daha burada bahsedemiyeceğim yollarla nihayet Köln zindanlannın demır kapılarmdan içeriye girebildiğim zaman: ben de, az önce anlattığım Mümin Ekri kadar olmasa bile, bir hayli heyecanh ve gördüğüm manzaradan mütees'irdim DARICADA KARAYA OTURAN ALMAN ŞİLEBİ Karşımda masum bir insan vardı IX arşımdakı 11 aydır mahkemeye çıkarılamayan genç. guçlükle nefes alıyordu... Kınk olan burnunun içindeki pamuk ve kan uzaktan bile göze çarpıyordu... Müroin Ekn : Evet ağabey... dedi. Kumar nedir bilmem, kavgacı değilimdirKaldığım yerdeki Almanlar beni sevdikleri için sigara paramı gönderiyorlar... Onlar da snçsnz oldngnmn biliyorlar çünkü! Peki çalıştıgin sırada para biriktirmedin mi hiç?.. Mümin derin bir iç çekti ve herhalde onlan hatırlıyarak : Kanma ve çocuklanma, evime gönderiyordnm kazandıgımı .. Hapishaneye düştü^üm zaman cebimde 300 markım vardı Onu da eye sönderdim . Aileme kim bakacak Zaten önemli olan ben değilim. . îavrnlanmı, kanmı düşünflyornm şn anda!.. Bu arada başından geçen olayı bir kere de kendi ağzından dinledikten sonra, Mümine sordum & Kaç Türk var bnrada? Biribirimizi görmfiyor, konusamıyoruz ama, 30 kadar varız... Günleriniz nasıl teçiyor? Hâlâ heyecanmı yenemiyen Mümin Ekri : Günler geçmiyor, ağabey, günter geçmiyor... dedi. Ve sonra ilâve etti : Hücrede yatıyornz.. !kl insan ancak sığar kaldığımız yere... Günde iki defa beşer dakika hava almak için dısanya çıkarıyorlar .. Orası da 5 metreük bir avlu, üzerinde 7 adımda dolaşıp sonra içeriye giriyornz Bu arada ikiüç kelime konnsabilirsek ne mntlu. Benim gibi tnahkemeve çıkmak için bekleyen cok Türk var burada ağabey... Ah onlan da bir dinleseniz!(Arkası Sa. 7, Sü. 2 de) Alman şilepi karaya oturdu Batan motorda bir gemici boğuldu gece bastıran kesif sis kazalan ile can kaybma sebebiyet vermiştir. Haydarpaşadan Göleüğe gitmekte olan Alman bandıralı bir gemi Danca Çiftekayalar mevkiinde karaya vurmuş, Yeşilköy açıklannda çarpışan iki motordan biri batmış, bİT kiji 61 müştür. Şehir hatlan yolcu gemileri seferlerinde de aksamalar olmuştur. De/ege/er, Refet Sezgin'e «Ayasofya» diye bağırdı (Yazısı 7 nci sahifemizde) Hayrat hademelerinin kongresi yapıldı Cumhuriyet'in YENİ ROMANI ZENGÎN OLUNCA Yazan: JOAN FLEMÎNG Kayalıklara bindirdi Haydarpasa limanına 2M ton M keri malzeme boşalttıktan sonra öneeki akşam kılavuz kaptan refakatinde Göleüğe hareket eden Alman bandıralı 4.668 D. W. ton(Arkuı Sa. 1, Stt. 4 te) Bugün 5 sayfamızda NAD1R NADİ
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog