Bugünden 1930'a 5,415,729 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Cumhuriyet BASIN A H L Â K YASASINA UYMAYI T A A H H Ü T EDER Sahlbi: NAZİME NADt * Genel Tayın Müdüril ECTBT GÜKEStN * Sonunlu Yazı İsleri Müdürü: EROL DAIXI * Basan v« yayan: CUMHTJRtYET Matbaacılık T« etedllk T.A& Cagaloğlu Halkevl aokak No. S9U Adana Telefon: 4550 * ANKARA: Atatürk Bulvan Tener Ap. Tenlşehir Telefon: 12 09 20 12 09 66 • 12 95 44 17 57 35 * İZMİR Gazl 1 ulvan No 18 Tel: 31230 BUROLAR GÜTTET tLLERt: KOçüksart Meydaoı Edime Hanı A B O N E ve Seneuk i ayllk 1 ayhk Türkly» 75.00 40.00 22 00 i LÂ r > Harlcl 150 00 80 00 44.00 ölüm, Mevlit, Teşekfcüı ve Kanp arama 5 em. 90 Kayip (Ke)tmesi) Ba*lık (Maktu) t S 4 S lnd «ahlfeJerd* (santbnl) 8 7 n d «an^feleı Nisan, Nlkâh, Evlenm», DoÇum (Maktu) « 5 ÜİTS 40 > i>5 75 1 SAYIS1 25 KURUŞ 141 ve 142 nci maddeler (Baştarafı 1. sahifede) derse fslâm dinine girer ve mahkum olnr. Bir taraftan tarikatçılığı yasak ederiz, sonra devlet eliyle şebi aruzlar, âyinler yaptınrız. Sonra da bir kaç kişi blr araya gelip kitap okndn diye mahkum ederiz.» Ekrem Dıkmen (A.P.) 141 ve 142. maddelerin takviyesini istemiş ve şunlan soylemiştir: «Komünizmden mahkâm olanlar affın şümulüne girmemelidir. Hükumct, Türkiyede solculukla mücadele etmeyi prensip o larak kabnl etmelidir. Avrnpada basılan sosyalist kitaplarla Türkiyede sosyalist kisvesi al tında basılan kitaplar arasında fark vardır. Oradaküer gerçek ten sosyalisttir. Türkiyedeki kitaplar komünizm propagandan yapar. Bu kitaplar satılıyor. FİKİR SUÇLARI Senatör Niyazi Ağırnaslı CBağunsız) özetle şöyle demiştir: «Bugün Demokrasi ile idare edilen memleketlerde fikir suclan diye bir tatbikat görmek mümkün değildir. Elbette ki sağ. sol olacaktır. Bunlann olmadığı bir demokrasi olaraaz. Vergi kaçakçılarınm memleket aleyhine alabildiğine gişmesine izin veren bir nizama demokrasi diyorsak ben o demokraside yokum. Ortanın solu dedi' diye bir zat partisi ile beraber komünist diye lekelendi. Bir tarafı susturalım, öbür tarafı konuşturalım, bu olmaz.» Tabiî Senatör Sami Küçük bu maddelerin fikir hürriyetini kısıtlayıcı olduğunu söylemiş ve Anayasa düzenini koruyucu bir ka nun getirilmesini temenni etmijtir. Kudret Bosuter (MP.1 141 ve 142. maddelerin tatbikatmdan yakınmış «Böylesine sert tatbikat hiç bir yerde yokrur, komünist fikir ortaya çıkmadan yazılan bir kitap, Babeuf ün devrim yazılan se bebiyle bir gazeteci mahkum olmuştur» demiş ve 141, 142, 161 ve 163. maddeleıı açık hâle getiren bir tasarının sevkedilmesini istemiştir. AF TASARISI Öte yandan Komisyonda hâkimlerin denetılmediği, mahkemelerin ağır işlediği ileri sürülmüş, Af ka nunu şümulüne bazı siyasî suçlar, basın suçları ve taksirli suçlann ahnması ancak kaatil ve hırsızlarm af dışında bırakılması istenmij tir. Bakan Hasan Dinçer tenkidlere verdiği cevapta Türkiyede mahkemelere bir yılda iki milyon, yar gıtaya iki yüz bin iş geldiğini bildirmiş, Ceza Usul Kanununda ya pılacak değişiklikleri jöyle özetlemiştir: 1 Sorgn Hâkimliği kadınlacaktır. 2 Savcılık Teskilâtı genişUtilecek ve ilk tahkikat Savcı tarafın dan yapılacaktır. 3 Hazırlık tahkikatı polis ve Jandarma elinden alınacak ve kurulacak olan adlî zabıtaya verilecektir. öğretmenler (Baştarafı 1. sahifede) çıların sorduklan sorulan açıklamış, bu arada ctlhan Selçnk'u, Çetin Altan'ı okur musun? Dergilere yazı yazar mısın? Ölen bir öfretmenin ailesi için neden yardım kampanyası açtın?..» gibi sorular bulunduğunu açıklamış, Nurcuların bazı beyannanoelerin den parçalar okumuştur. Genel Başkan, bu yönde A.P. milletvekillerı Özarda ve Bohça ile CHP Milletvekili Ardıçoğlu'nun bazı öğretmen aleyhtarı davranışlarını da anlatmıştır. Gazanfer Bilge (Baştarafı 1 nci sayfada) ğu halde kaçan sanıklardan birini Hâl binasına kadar kovalıyan Hayrettin Algül adındaki bir diğer görgü sanığı da, «Ben vurulma falan görmedim. Yalnız (Yakalayın, kaçıyor!..) diye bağınyor lardı. Bu sırada bir adamın elinde tabanca olduğu halde koştuğunu gördüm. Peşine düştüra. Ben tam yakalıyacağım sırada, tabancayı bana çevirdi. Korktum. O da, Hâl binasına girdi, arka taraftan arabayla kaçtı.» demiştir. Yalnız bu tanığın tarifine gore, kovaladığı adamın ayağında deri çizme, üzerinde de gri bir pardösü bulunmaktadır. Orta boylu, kasketli bu ikinci tabancalı şahsın, Gazenfere ateş eden olmadığı, diğer tanıkların ifadelerine göre anlaşümıştır. Bu duruma göre, Bilgeye iki kişi pusu kurmus, fakat biri ateş etmiştir. Öte yandan, ciğerine isabet eden kurşunla hayatı tehlikeye giren Bilge de, kendisine ateş eden şahsın, aralarında kanlı otobiis rekabeti bulunan Millî güreşçilerden Adil Atan'ın kardeşi, «Fethi ile ye ğeni Bahtiyar'a» benzediğini soylemiştir. Bilindiği gibi, Bilge ile Atan Kardeşler arasmda, üçyıl önce •Otobiis rekabetlnden» kanlı bir kavga çıkmış ve Ga2anfer, gene Kadıköy'de Adil Atan'ı tabanca ile yaralamıştı. Son olayın, bu re kabetin bir devamı olduğu iddia edilmekte ve soruşturma da bu yönden derinlaçürilmektedir. Geç vakte katîar izleri dahi teijbit edilemiyen îki meçhul şahsın yakalanmasmdan sonra olayın aydınlanacağı sanılmaktadır. Şehir Tiyatroları aktrisı Aylâ Algan'ın, avukatı Burhan Apaydm, Damştaya müracaat ederek, «Aktris için verilen 2 aylık tiyatrodan nzaklastırma» kararının iptalini istemiştir. Avukat, ayrıca, Zeytinburnu Tiyatrosunda «Çil Horoz» temsilinin oynatılması için aktris hakkındaki ceza tatbikinin de durdurulmasını istemiştir. Aylâ Algan hakkındaki cezai karann iptali için Damştaya yapılan istek, üç ana paragrafta toplanmakta ve özetle şoyle denmektedir: «Anayasa'ya göre çalışma esasını kabul eden müessesede, bir insan çalışmaktan alıkonulamaz. Aylâ hakkındaki karar, Tiyatro Talimatnamesine de aykındır. Karan veren Haysiyet Divanı Belediye Başkanı tarafından teşekkül ettirilmesi gerekirken, muavini tarafından usulsttz teşekkül ettirilmiştir. Bu bakım dan, alınan karar huknki bir değer taşımaz.» Bilindiği gibi, Zeytinburnundaki Şehir Tiyatrosu, Aylâ Algan'ın cezalı olarak «Çil Horoz. temsilinde oynatılmasına engel olmak için bir süre önce kapatılmış ve aynı rol başka bir aktrise verilmediğinden Tiyatro bir daha açılmamıştı. Aylâ Alganm durumu Danıştayda (Baştarafı 1. sahifede) tl politikası ile, şimdiye kadar ilgisi bulunmadığını, kendilerinin daima memleket menfaatleri açısından bir takım teşebbüslere giriştiklerini belirten Topaloğlu, «CHP'nin hâkim bulunduğu koalisyonlar devresinde de, AP'nin hâkim bulunduğu devrede de bu daima böyle olmuş, bizim politikamız aynı kalmıştır. öraeğin, CHP'nin bir bakanı (Çelikbaş) bizi tasvip etmemiş, çalışmalanmızı kösteklemeye çalışmış, bir başka bakan (Oral) bize müzahir olmuştur. Biz memleket men faatlerine uygun olanı savunduk ve çoğunu gerçekleştirdik. Ana görevimiz bitmiş değildir. İmkân larımız elverdiği oranda bu alandaki çalısmalarımız, mücadelemiz devam edecektir» demıştır. Bu mücadele ile ilgili olarak Topaloğlu şunları eklemiştir: kayııakiarııııiz " Kıbrısı,, anlatıyor 3 Yabancı petrol şirketlerinin Türkiye'de fiyatları çok yük sek tuttuğn, bunun yüzde 25 30 indirilebileceği TPAO tarafından savunulmuş ve bu da kabul ettirilmiştir. Ancak, ithalci yabancı şirketler en son 35 sentlik indirim kabul etmişlerdir. Topaloğlu «halbuk: biz bu şirketler dısmdaki başka bir Amerikan firması ile yüzde 27 indirimli bir anlaşma imzalamış bulunuyoruzs demiştir. 4 TPAO Batman tskenderun, Pipe Line'nin inşasma Sirişmiş, petro • Kimya Sanayiini kurmuştur. Tath kâr peşindeki yabancı şirketler bunlara ortak olma çabası içindedirler, T. P. A. O. nun bu tesisleri halen teşebbüs etmiş olduğu şekilde kurmasında ve işletmesinde büyük memleket menfaatleri vardır. "Yunanistan 1 no.lu Türk düşmanı ilân edilmelü. SORU CEVAP 0 Kıbrıs mes'elesi nasıl ve neden patlak vermiştir? Mes'elenin esası, Türkiye açısından. Yunanistan açısından nasü değerlendirilebilir? O Kıbrıs ıhtilâlı Adanm «Sömürge» statüsüne son verme amacı ile hazırlanmış bır isyan hareketidır. 2 nci Dünya Savaşı sonunda tngütere, tmparatorluğunu tasfiye yolunu seçerken, Dominyonlannı Commonwealth, camiası ıçersinde kalmak şartı ile ana vatandan tam mânası ile ayrılmasına muvafakat ettiği halde bu imöyazı küçük müstemlekelere tammamıştı. Fransaya bağlı ülkelerde meselâ ilk olarak Hindi Çini'de silâhlı ayaklanmalar başlaymca Kıbns Rumlan da İngiltere hükümranlığına süâh kuvvetl ile son vermek hevesine kapıldılar. Mücadele senelerce devam etti. tngiltere hükumeti Lozan andlaşmaa ile Doğu Akdenizde kurulmuş muvazeneyi bozmak mesuliyetini göze alamadı. Yunanistan Adayı Uhak emelini beslediğlni belli ediyordu. tngiltere Kıbrıs Türklerlnl de «Azınlık» olmayıp Adanın fiill Idaresine katümaya hakkı olan bir varlık saydığı için Adanın eski sahibi Türklye ve adadaki Pvum cemaati üzerine müeessir olan ve nak iddiasında bulunan Yunanistan ile mustereken Zürich ve Londra andlaşmalannı akdederek Kıbnsın Istiklâlini tasdik etti. Pakat bu istiklâl. yabancı devletlerin kefaletl altında olduğu için aksaksız defildi; Türklye ve Yunanistana muayyen hallerde ve şartlarla müdahale hakkı tanmıyordu. Birleşmış Milletler de bunu pekâlâ bilerek Kıbnsı olduğu gibi üyellğe kabul etmekle iki devletin müdahale selâhiyetinl tasdik etmiş bulundu. Bugün dahi bu fiil! ve hukuki durumda hiçbir değlşiklik yokrur. SORU A thtilâf, önce Ingiltere • Kıbrıs halkı (Türk • Rum) arasında sömürgecilik çatışması olarak başlamış, sonra Kıbrıs halkı azınlık ve çoğunluk mücadelesine girmiştir. Olayın böylece mahiyct değiştirmesindeki tesirler ve faktörler nelerdir? rinde durulacak cephesi yunanistan*m maskesini atarak (ve Ortodoks kilisesi ile elele vererek) gemşleme ve emperyalızm emellerini gizlemeye ihtiyaç görmeden açığa vurmuş olmasıdır Küçüle Yunanistan feim, emper>alızm bim dememelı. Her yiğldin gönlünde bir arslan yattığı gibi her Yunanlı, ferden ferda Megalo • İdea'nın esırıdır. Bu emperyalizm de asıl ve en başta Türkiye aleyhine müteveccihtir. Ttirk topraklanna göz dürilmiştır Türkiyenin yok olması gaye büınmektedir Papandreu Kıbnsın ilhakı. Yunanistanın şarka doğru genişlemesinin ilk merhalesidir demedı mi? ENOStS'ten ve taksımden karşılıklı sarfınazar edümesi hakkındaki Dışişleri Bakanmın teklifine New York'ta Çirimokos, mealen tarihin seyri değiştirilemez, karşılığında bulunmadı mı* Hrisostamas'ın heykeli kaideslndeldj «vecizeler» Türkiyenin hayatına ve lstücbaline yöneltUen ağır tehdiUeri üıtiv» etmiyor mu? j Hükumetçe ve mUletçe bu tezahuratai lâyık oldukları önem verilmelldir. Şu noktayı hiçbir zaman unutmamak lâzım dır ki 50 sene evvel bududumuz Atina" ya 150 klm. mesafede iken bugün Yunanistan bududu tstanbul'un 100 klm.' yakınına gelmişür. Bu durum ve Kıbn s meselesi tehdidinin büyüklügünH göstennektedir. Bunu önleyecek tedbir ne olabilir harb ml? Hayır. Ama Yu» nanistanın bir numaralı Türk düşmans olduğu llân edilmelidir. Yunanlüarın Türkiyede sağladıklan menfaatlere son verilmelldir. Çanakkale boğazı dışındakl adalanmız hemen mUdafaa sanası içina aunarak askeri tesisat Ue takviye edilmeli ve göçmen yerleştirilerek bu adalarda Türk kesafeti çoğaltılmalıdır. Batı Trakya'dakl soydaşlanmızın kültüB seviyesi nasıl hain bir tarzda asağı ttv tulduğu meydanda iken, tstanbulda Rum tlâhiyat Fakültesinin faallyetin» devam etmesine müsaade edilmemelt dir Lozan andlaşmasının sarih ihl&ll karşısında tstanbul Rum patrikhanesınin durumu ciddl tetkikten geçüilmeli ve bir Türk mUU müessesl durum ve tutumu ona kabul ettirümelidir Bu Yunan emperyalizminln bir misalinı slze zücredeyün: Son oylamada Ap navutluğun B M. de reyini lehimiz» kuUanması calibi öUkkattir. Sebebi bence aşikar Yunanistanın gözü Güney Arnavutluk topraklanndadu1. Bunu Arn» vutlukta pekâlâ biliyor. Halbukl orada bir tek Yunanlı yoktur. tddia sırt Or todoks külsesl yolundan yürüyor. Onun içindir ki, bunu bilen Amavutluk dlğeı komünist devleüerden aynlıp bizim lehimize oy vermiştir. AP n'm görüşü «Türkiye kalkmacaksa, yapılacak iş, memleketin öz kaynaklarını işletmektir. Sadece dış yardımla olmaz. Bu konuda üzerime düşecek görevi yapacağım kadar • tabiî bir şey düşünülemez.» Topaloğlu, «Petrol politikasında AP'nin görüşüne karşı mısınız?» sorusuna da «AP petrol konusunda şimdiye kadar hiç bir görüş ortaya koymadı ki...» diye cevaplandırmıştır. Bu müessesenin başına M.T. A. Genel Müdürü iken getirildiğini, şimdi aynı müesseseye «yüksek mühendis» olarak atanmak istendiğini belirten Topaloğlu, «Enerji Bakanlığinın beni böyle bir göreve tâyin yetkisi yoktur. Bu vetki M.T.A. Genel Müdüriine aittir ve bana böyle bir teklifte bulunulmamıştır. Ben de talep etmiş bulunmadığuna göre, teklif vukuunda dahi böyle bir görevi kabul etmeyeceğim» diye eklemiştir. Kayıplarımız ne olacaktı? Topaloğlu, ızahlanna şöyle devam etmıştir: « Petro • Kimya Sanayiini ya bancılar kursaydı her yü 30 milyon dolarlık tlöviz yurd dışıııa gidecekti. Yabancı şirketlerin Pipe Line'a ortak olması halinde ise, ham petrol nakliyatında kârlı çıkmalarmdan ayrı olarak, yılda 3.5 milyon dolarlık kâr transferi hakkını kazanacaklardı. Demek oluyor ki ham petrol ithal fiatları, Pipe Line ve Petro Kimya Sanayii konularmda çetin mücadeleler yaparak elde ettiğimiz başarüarla yılda Tür I kiye'ye 50 milyon dolarlık döviz kazandırmayı mümkün kılmıs bulunuyoruz. Yabancı şirketler Türkiye'de elde ettikleri, hâlen elde etmekte bulundukları ve ileride elde edebilecekleri fahiş kârlardan bir kısmım kaybettikçe TPAO aleyh"> f"K\f hir l;ınrnnva\a arirî*!mişlerdir. Aslında ithamlarm hiç biri ciddi değildir. TPAO her türlü engele rağmen, diğer büyük başarılannın yanı sıra 1965 yatırımlannı da yüzde 100'ün üzerinde gerçekleştirmeğe muvaffak olmuştur.» (Baştarafı 1. sahifede) binde 4 oranında bir artıs olduçu halde bu yıl kasım ayında geçen vılın kasım ayına kıyasla yüzde 16J oranında bir artış olmuştur. Devlet Plânlama yetkilileri, «1965 yılı toptan eşya fiyatları genel ortalamasımn yıl sonunda yuzde 9.3 oranını bulacağını ve bu rakamın da son beş yılda görülmemiş ölçüde büyük bir artıs demek olacağını» ıfade etmişlerdir. Son beş yılın fiyat artışları ortalaması ise şöyle bir seyir göstermiştir • Hayat pahalılığı Yatırımlar yüzde 100'ü aşmıştır TPAO yaünmlarının 1965'in 11 inci ayı sonu ıtıbariyle yüzde 97,5 olduğunu, yıl sonunda bu rakamın yüzde 100'ü aşacağını da be lirten Topaloğlu, «Hiç kimse T. P. A. O. nun yatırınılannı yapamadığını iddia edemez» demiş, gorevden alınmasında yabancı şırketlerin rolu olup olmadığı sorusuna «petrol işinde büyük çıkarlar bulunduğu mııhakkaktır. Fakat böyle bir iddiada bulunamam. Bu her şeyder önce, bir Türk vatandaşı olarak benim ağırıma gider» cevabını verrniştir. Yıllık ortalama Tıllar 1961 1962 1963 1964 1965 Genel ortalama Yuzde 29 5.7 4.2 0.7 9.3 Gürselin demeci (Baştarafı 1. sahifede) nun kapısında gazetecilerle go rusen Gürsel, kendisine ıntıkal etmıs baska genel mudur, ya da valı değışıkhklerıne aıt kararnameler bulunmadığını bildirmis, son değişıklıklerın «partlzanca» yapıldığı goruşune karşı «Değiştirilenler sokaga atılmış değildir. Bence mesele yapmamalı» şekhnde konuşmuştur. Kararnamelen ımzalarken tered dut geçirmediğıni de if.ade eden Gürsel «Sadece tetkik ettim» diye eklemiştır. «İKTİDAR, TAKDİR ÖLÇÜLERİ SrNIRINI AŞMIŞTIR» Ankara, (Cumhuriyet Bürosu) €HP Ortak Grupu dün yayaüadıği bir bildiride hükumetçe değiştirilen genel müdürler olayı hakkında bir genel görüşme açümasına karar verildiğini belirtmekte ve «yapılan işlemler, bir iktidann normal takdir ölçülerinin sınınnı aşmaktadır» denilmektedir. BÜYÜK DEGlŞtKLtK Üç maddede toplanan bildlrl şöyledir: «1 A.P. tktidan, son zamanlarda devlet personeli arasında büyük çapta değişikliklere girişmiştir. Yapılan işlemler, bir iktidarın normal takdir ölçülerinin sınınnı aşmaktadır. 2 CHP TBMM Grupu Yönetim Kurulu. Millet mal», lktisadl kuruluşlann hemen hepsinde ve devlet teşkilâtının başka kesimlerinde girişilen pek geniş ölçüdeki tâyin ve nakilleri yakından ınceleyip, bunlann ardında yatan gerçek niyetleri araştırmak ve Meclis denetimi için gerekli bügileri toplamak üzere, grup üyelerinden kurulu özel bir komisyonu görevlendirmeğe karar vermiştir. 3 CHP TBMM Grup Yönetim Kurulu, milletimizin yakından ilgilendiği bu konuda, Millet Meclisinde bır genel gorüşma açılmasını isteyerek kamu oyunun aydınlanmasma hizmet etmeyi görev saymıştır.» SORÜ : O Kıbns sonunda Yunanistan tarafından Uhak edilecek nıidir? CEVAP: O, O Kıbns Kum idaresi, Türk halkım tahakkümü altma almak ve azınlık olmaktan başka. bunlara hiç bir tmtıyaz tanunamak karan ile Rumlan silâhlandırdı ve soydaşlarunız aleyhine harekete geçirdi. Cereyan eden kanlı olaylar ve insanlık dışı cinayet ve şenaetler mâlumdur. Kıbns Rum idaresinin meseleye bu istikameti vermesinin üç sebebi vardır: Biri Türk camiasını memleket idaresinden uzaklaştnmak, diğeri bunlan ünha için zemin hazırlamak, Uçüncüsü de Megalo Idea emperyalızmintn tahakkukunu sağlayarak sdayı Yunanlstana ilhak etmektir. Fakat Türkiyenin müdahale hakkı kaldınlmadıkça Uhak tahakkuk edemez. Binaenaleyh bu selâhiyeti Türkiyeye sağlayan Zürich re Londra andlaşmalannm yürürlükten kaldmlması, Kıbnsın Rum idareclleri ve Yunanistan hükumeti için en önemli mesele olmuştur. SORÜ : O Londra ve Zürich Anlaşmalan çok taraflı olduğuna göre, Kıbns Rum hükumeti bu anlaşmalan feshedebilir mi? CEVAP: O Bu andlaşmalar tek taraflı olarak kaldınlabUir mi? diyorsunuz. Bunun karşüığı gayet basitür: Hayır. Size iki tarihi misâl zikredeyim: 1830 tarihli Belçika tarafsızlık andlaşmasmı Almanya yalnız başına feshetmiş ve Birinci Dünya Harbi çıkmıstır. Ren havalisinin silâhsızlandınlması hususundakı Versay andlaşması hükümleri Hit^ ler tarafmdan re'sen ilga edilmlş, neticede tkinci Dünya Savaşı çıkmıstır. Emperyalist ve totaliter usullerini pek benimseyen Kıbns Rum idaresinin aynı hukuk ve ahlâk dışı davranışlarına B. M. ri teşkU eden devletlerin seyirci kalmalannı aKlı selim kabul edemiyor. Atinanın, müzakere yolu Ue blr hal şekli bulunması hakkındaki müteaddlt tekliflerimizi devamlı olarak red etmesi Yunanistan hükumetinl çok ağır mesuliyetler altında bırakmaktadır. SORU : A 1963 aralık olaylannda Türkiyenin müdahale hakkını knllanması siyasî ve askerî bakımlardan mümkün mü Idl ve böyle bir emrivald dısarda nasıl bekleniyordn? Bakanla Plânlama arasında anlasmazlık ANKARA CUMHURtYET BÜROSU i l a l i y e Bakanı Ihsan Gürsan ™ i l e Devlet Plânlama Teşkilâtı arasmda 1966 programının ek fınansman ihtiyacı konusunda bir anlasmazlık çıkmıstır. Bu anlaşmazlıktan önürü, bütçeden önre yayınlanarak yüîürlüğe girmesı pereken 1965 programının Bakanlar Kurulundatı çıkması gecikmis ve böylece 91 sayılı kanun ıhlâl edilmiştir. Sebep Anlaşmazlığın sebebini, '>>* yılı devlet gelirlcrinde beliren açık rakamı üzerinde tarafların ortak bir görüşe ulaşamamalan teşkil etmektedir. Devlet Plânlama Teskilâtı, 1966 programının iç (inansman açığını 1 milyar 738 milyon lira olarak programa koymak istemekte Maliye Bakanı thsan Gürsan ise bu miktarın 650 milyon lira olduğ;unda ısrar etmektedir. Bu sebeple 1966 programı Bakanlar Kurulunda beklemektedir. Plânlamanın görüşü Gürsana karşıhk D.P.T. yetkihlerinin görüşleri şu noktalarda toplanmaktadır: 1 Bu açığın giderilmesini sağlama amacı ile şimdiye kadar ciddî bir tedbir alınmamıştır Program gibi ciddî bir belgede henüz kanuna dayanmıyan ve sadece muhtemel kaydı taşıyan bir takım gelir kalemlerinin gösterilmesine imkân yoktnr. B u düşünce tarzı ciddiyetten uzaktır. 2 Bakanın tedbir olarak gösterdiği kalemler arasında yer alan şekere zara yapılması teklifi ise inandırıcı ve güven verici değildir. Çünkü. şeker, politik bir maddedir. Bu konuda hükumet ya da Meclisin bir karar alması şüphelidir. Kannnnn ihlâli 3 1966 yılı programı bugüne kadar Bakanlar Kurulundan Maliye Bakanı Ihsan Gürsanm kararnameyi imzalamanıasmdan 5türü çıkmamıstır. Bütçenin, programa göre hazırlanmasi gerekirken, tamamen tersi bir dav ranışla program bütçeye göre hazırlanmış ve 91 sayıh kannn ihlâl edilerek, plân hedeflerinden çeşitli alanlsrda nzaklaşılmıstır. DPT nin raporu Deviet Plânlama Teskilâtı bu konuda gidişın «Enflâsyonist baskı niteligini tasıdığını ve bnnun bir tehlike anlamına geldiğini» bir raporla hükumete bildirmiştir. Türkiye'ye TPAO'nun sağladığı kârlar Genel görüşme (Baştarafı 1. sahifede) den Osman Bölükbaşı ve YTP den Ekrem Alican da söz alacaklardır. Hükumet adma ise Dışişleri Bakanı thsan Sabn Çağlayangil sozcülük yapacak ve yine gereği halinde Suleyman Demirel konuşacaktır. Bu bakımdan bugünkü genel gorüşmenin liderler seviyesinde tartışmalara sahne olacağı anlasılmaktadır. TRT NİN CANU TATINI Genel gorüşmeleri saat 15 ten itibaren TRT naklen vermek suretıyle canlı yayın yapacaktır. Dışişleri Bakanı Ihsan Sabri Çağlayangilin, Bırleşmıs Mılletler Genel Kurulunda yaptığı konuşmalar, milletvekillerine dağıtılmak uzere teksir edilmıştir. BELGELER AÇIKLANACAK Genel görüşmede, bugüne kadar gizli kalmış bazı uluslararası belge ve notaların da açıklanacağı sızan haberler arasındadır. GENEL GÖRÜŞME NEDtR? Genel görüşme müessesesi yeni Anayasa ile getirilmiştir. Yeni Meclis Içtüzüğü yapılmamış olduğu için genel gorüşmenin nasıl cereyan edeceği hakkında Meclis Içtüzüğünde ayrı bir bölüm yoktur. Genel görüşme, Anayasanm 88 inci maddesinde Meclisin yetkileri arasmda, Meclis soruşturması ve Meclis araştırması ile birlikte sayılmaktadır. Teamüle göre bugünkü görüşmede önce önergeler okutulacak, bundan sonra gruplar adına konuşmalar j'apılacaktır. Gerektiği zaman, ya da gorüşmenin sonunda hükumet adına konuşmalar yapılacaktır. Ancak genel gorüşmenin sonunda hükumet için gerekçeli güvensizlik önergesi vermek bahis konusu değildir. Hükumetin gerekli gördüğü zaman görüşmeler için gizlilik istemesi de mümkündür. GÜRSELtN SÖZLERt Diğer taraftan Cumhurbaşkanı Gürsel dün gazetecilere ver diği bir demeçte, Birleşmiş Milletlerin Kıbrısla ilgili kararını «ayıp» kelimesi ile niteliyerek sunları söylemiştir: < Birleşmiş Milletler kararının bizi etkiliyen bir tarafı yoktur. Üzüntü veren tarafından gayri, Birleşmiş Milletler, bu kararla. yüksek olması gereken kendi itibannı düşürmüştür. Bix müdahale hakkımızı kullanabiliriz. Tabiî millet isterse. Mevcut andlaşmaları kaldırmaya kimsenin gücü yetmeı. Amerikanın bize engel olması düşünülemez. Hava akınları sırasındaki müdahalesi bir «tehlikeyi bildirmek» ten ibaretti. Bu tehlikeyi kabul etmezseniz müdahale olabilir, kabul ederseniz olmaz.» öteyandan, Türkiye Mıllî Talebe Federasyonu dün bir bildiri yayınlıyarak Meclis'te Kıbrıs konusunda yapılacak genel görüsme arifesinds hükumeti «Atatürkçü bir dış politika takip etmek ttzere göreve çağırnm» tır, thsan Topaloğlu, göreve başladığı 196O'da ham petrol istihsalinin 360 bin ton civannda olduğunu, yıllık istihsalin her yıl ka deme kademe arttırılarak 1965'te Kredi musluklarr 700 bin tona ulaştınldığını, petrol Bu tehlikeli gidişi dikkate alan sanalannın yıllık üıetim kapasiteBanka Kredilerinı Tanzım Ko "siuin iss şu anda'r nıtîyon ton civarında olduğunu belirtmiştir. mitesi şu iki karan almıştır : O Vâdeli mevdoat karsılıfı Topaloğlu'nun açıkladığına göolarak Merkez Bankasına yatıre TPAO nun kendi Genel Müdürlüğü devresinde 5,5 yılda banlması gereken meblâg marjinal şardığı işler özetle şunlardır. mevduat için yüzde 10'dan yüzde 20'ye çıkanlmıştır. Yapılan işler Q Bankaların mevduatlan 1 Ipraş Rafinerisı gerçekleştliçin kendi bünyelerinde alıkoyrilmiştir. makla zornnlu oldukları yüzde 2 Ham petrol ithalâtının 5 oranındaki meblâg ise yüzde tahdidi için 1963 de girişilen te10'a çıkanlmıştır. şebbüsler çetin bir mücadeleden Bu ıkı karann sonucu olarak sonra 1963'te Danıştay karan ile «kredi muslukları kısılmıs» olakesin sonuca bağlanmış, ancak caktır. bundan sonradır ki yabancı petrol şirketleri Türkiye'de üretim Uygulama gecikebilir yapmaya mecbur kalmışlardır. Ancak, Bakanlar Kurulu. Banka Kredilerinı Tanzim Komıtesınin bu kararını bugüne kadar yürürlüğe koymamıştır. Söz konusu kararname Resmî Gazetede yayınlandıktan bir ay sonra yürürlüğe gırecektir. Kararname Üskudar Yüksek Oğrenim ve yılbasmdan önce yaymlamrsa, Ögrenci Derneği tarafından, bubu karariarın uygulamasına şugiin bir mitıng duzenlenmiştir. bat ayında, yılbasından sonraya Birleşmiş Milletlerın Kıbrıs kokalması halinde ise mart ayı banusunda almış olduğu karan proşında başlanacaktır. testo etmek amacıyla duzenlenen Devlet Plânlama yetkilileri, miting, saat 13.30 da, Üsküdar İs«Bu karann yeterli olmadığını, kele Meydanmda yapılacaktır. daha köklü tedbirlerin gerektiçiL'sküdar tarihinde ilk defa olani ve bu köklü tedbirlerin de iverak tertiplenen bu mitinge, şehridilikle alınmasını» istemektedirmizdeki bütün gençlik teşekküller. leri katüacaktır. Miting gençlerin Selimiyedeki Birinci Ordu Karar gâhına kadar yapacaklan bir yürüyüşle sona erecektir. «Kıbnsta Son Söz Bizim» adı verilen mitingle ilgili olarak gerekli izin almmıştır. Iskenderun (a.a.) Toprak Mahsulleri Ofisi, arpa satışlannı durdurmuştur. Satışların durdurulması dolaMerhum Ibrahim Ef. ve Sayısiyle serbest piyasada arpanın fiye Hatun'un oğulları, Cenkilosu 90 kuruşa fırlamıştır. net Gürsoy"un eşi, Erdoğan Gürler'in dedesi Divriğinin OKomünizm propagandası vacık köyü eşrafmdan SORÜ SORÜ SORÜ SORD SORU SORÜ ® NATO devletlerinin Kıbns dav» smdaki tutnmlan nasıl bir seyir takip etraistlr? (T Kıbns dâvasının Birleşmiş M Q letlerde kazanılması mümkün müydü? A NATO blokuyla Sovyet blokunun karar sureti karsısındaki tutumlannıı sebebi ne olabilir? ® Son kararla müdahale hakkıma selbedilmi? midir? ı © Bo durumda Birleşmiş MUletlen karsı nasıl bir reaksiyon göstermek ge reldr? © Dış poUtikada bu olaylann ışıg altında yeni blr tutuma gitmek ve mev cut anlaşmalar içinde kalmak şartiylı daha şahsiyetli re gerçekçi bir politik. takip edilebilir mi? tesna NATO devletleri ve Sovyet blokt çekimser oy kullanmış, fakat TUrklye ye karşı cephe almamışlardır. Hadd zatinda, hâlen B. M. Genel Kurulund; hâkim olan hava İçinde karann lehı mize çıkması beklenemezdi. Bu geçeı seneden beri belllydi. Çünkü; B. M çoğunluk, plebisit esasını bır «Ordr> Public InternationaK (MUletleraras unram kaide) olarak kabullenmıştiı Esasen Türkiye dâvayı bu bakımda: değU de milletlerarası andlaşmaiaru tek taraflı feshedUemiyeceğl acısında haklı olarak müdafaa etmekte idi. An cak müzakere o yönden cereyan etme di ve malum tavsiye karan çıktı. Bu nunla beraber belirtmek lâzımdıı to karar Türkiye'nin müdahale hakkını ir kâr etmemektedir; hatta daha Ueri gı debuiriz. Şöyle ki: Kıbns'm müstaki bir devlet olması nasebiyle müdahalt den masun kılmTna.sı lâzım geleceğl söy lenirken, Türkiyenin Kıbns üzerindek müdahale hak ve selâhiyeti zımnen k£ bul ve tasdik edilmiyor mu? Kaldıki b\ hak andlaşmalara bağlıdır ve andlaç maların tefsir edilmesi olsun, tadU edi mesl olsun B. M. m yetkisi dahOlnd değüdir. DIŞ POLÎTİKAMIZA GELİNCE: Ker <U kendimlzi avutmayaüm. Bir başar sızlığa uğranılmıştır. Bunun sebeplerin başka devletlerde aramak caiz olamıyî cagı ^ibi d!s politlkannzın kendislnd de aramak bence doğru olmaa. Değiştir lecek olan dış politikannz değü, bugür kü metotlanmızdır. Bu metotlann başıı da Dışişleri Bakanbğımızın merkez tej kilâtmda yapüacak ciddl, tekrar ediyoruı ciddJ islâhat gelmektedir. Anlaşılmışü ki. memleketin Ueri gelen diplomatlaı Bakanlık görevinde kendüerlnden bel lenüdiği kadar vertmli olamamışlardi] Misâl zikretmiyeceğim. Kanaatimce, Dı işleri Bakanlığı makamına diplomatlj degii, düsünceleri eenis ufuklara açık I sana vâkıf, talâkatla söz söylemek kuı retıni oaiz bilgil] polıtikacılar getin melldir. TeşkUâta gelince, tist kademlere ve bUhassa Genel Sekreterliğe me lekte tecrübe görmüş. üıatalı elemanls tayin olunmalıdır. GençUk ve esas s yılması gereken çalıskanlık başlı başıı bir ölçü olamaz, bunun yanı başınd olgunluk ve ehliyet sart olan meziye lerdir. Üsküdarda, bugiin Kıbrıs için miting yapılıyor CEVAP: ®, O, ©, ©, ©, © Amerika müs Arpa satışları durdııruldu VEFAT 26 jet avcı ııçağı dün teslim ahndıl İZMİR Amerikan askerî yardım programı çerçevesinde Türkiyeye verilen 21 F5 ve 5 adet F104 jet avcı uçağı dün Alsancak limanında yapılan bir törenle teslim alınmıştır. Törende. Hava Kuvvetleri Harekât Başkanı Tuğgeneral Lutfî Gündoğdu, Amerikan Askerî Yardım Heyeti Hava Grupu Başkanı Tuğgeneral Andrew S. Low. Yük sek rütbeli snbaylar ve basnt men supları hazır bulunmuşlardır. Toprak piste inip havalanabilen, üçbuçuk dakika içinde 12 bin metreye yükseliş kabiliyeti bulunan F5 lerin 7 milyon Türk lirasına malolduğu da ilâve edilmiştir. SORU : SORÜ : SORD : CEVAP; yaptıklan iddia olunan 6 öğrenci okuldan tardolundu ZEYNEL GÜRSOY 26. Aralık,1965 günü Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Cenazesi 28. Aralık 1965 Salı günü Şışli camiinde kılmacak öğle namazmı müteakip Fe riköy aile kabristanına defnolunacaktır. Mevlâ rahmet eyliye. AÎLESİ Konya Komünizmin propagandası yaptıklan iddiası ile bir süre önce adalete sevkedilen ve ilk sorgularından sonra serbest bırakılan Konya Erkek Lilesi edebiyat şubesinden altı öğrenci, okuldan tardolunmuştur. &:::SŞ:::^^ CEYHAN BOL ELEKTRİĞE KAVUŞTU CETHAN Şehrimiz Belediyesi ile Çukurova Elektrik Ortaklığı arasındaki anlaşma yürür lüğe girmiş, şehnmiz bol ve ucuz enerjiye kavuşmuştur. özellikle sanayı tesisleri, bu suretle sık sık elektrik akımı kesilmesinden kurtulmuş bulunmaktadır. önceki günden itibaren uygulanmaya başlanan yeni enerji hattı dolayısiyle Çukurova'nın Kurtuluş Bayramı olan 5 ocak günü bir de tören yapılacaktır. Enerji hattı, Iskenderun'a kadar uz^maktadır., SAYIN TIP AİLESİNE YENİ YIL İÇİN EN İYİ TEMENNİLERİMİZİ ARZEDERİZ O 1963 olaylanndan sonra Amerfkanin Kıbrıs flrtüâtmdaki rolu ne olmnatur? • Bombardıman olayında Amerika Türkiyeye karsı nasıl blr turnm göstermiştir? A Sizce 1963 araUğından sonra Adaya müdahale fırsatı olmuş mudur? ©• ©• O. © Kıbns ihtUafında Amerikanın rolü NATO sağ güney kanadını yıkümaktan korumak amacıyla Ud tarafa sükunet tavslyesinden ve ara bulmak gayretinden ibaret kalmıstrr. Buna rağmen yapılan uçak akınlan ve Türk birHğinin değiştirilmesi lehimize kaydedilmelidir. Eski zamanlardaki Pax Romana (Roma Sulhu) gibi bugiin de yürürlüktesl Pax Americana (Amerika Sulhu) dünyanın neresinde olursa olsun çarpışmalan önlemeyi esas kaide saymaktadır. Süveyş harekâtını durdurması buna delüdir. Kıbrısa taraömızdan yapılacalc çıkarmaya da, Türldyeye karşı dUsmanüktan değil, çarpışmalara yol açacağı mülâhazası ile mâni olunmuştur. Amerika'ya sorarsanız, Yunanistannı Kıbrısa asker göndermestae de fiüen mâni olmamasının sebebi; Ada halln ile çarpışma ihtlmalinin mevcut bulunmamasıdır. Ancak, Yunan kuvvetleri geri almmadığı takdlrde askert malzeme yardımına son verileceğl Yunanistana büdirildiğine göre, Amerfkanm Ud taraftan birini diğerine tercih etmediğini göster. digLıi Washlngton Hükumeti Ueri sürüyor. Amerlkamn bu tutumunun memleketimizde tereddüt ve hatta tnfial uyandırdığı mâlumdur. Her halde bunu tashih etmek İçin olacak ki Amerika yalnız başına bu kere B.M. de lehimize oy vermlştlr. SORD SORÜ D İ L E R L Â B O R A T U A R I WjM O Mes'eleyi bir Türk • Yunan mes' îr*.î b a l i n e eetîrmek dolayısiyle ikili görüşmeler voluyla çözüm şekli bulmak gerekirse Yunanistanla çatışmaya eirm' polltikasını uyeun knr«nlar mmnra? CEVAP ; O Kıbrıs meselesinin Onemle üzee Böyle bir politika Ue Kıbrıs i tilâfını yeniden lehe çevüebOm( mümkün müdür? CEVAP: ölüm müstesna, çaresl olmays hiçbir şey yoktur. Tarih bize şu deı veriyor: Basansızhklann İçinde buı muvaffakiyete cevtrmek lmkânlann tohumlan her zaman mevcuttur. H seyden önce mületçe soğukkanlıhğua munafaza etmeliylz. Gayemizin ne o cagınj tayin ermeliyiz, iç çekişmeler Ustüne çıkarak bu gayeyi tnülete rr etmeUyiz. Bu gayeye Türk milletin ulasacağmdan katiyetle eminim. Yet U ne istediğlmizl büellm.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog