Bugünden 1930'a 5,415,729 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

WILLIAM FAULKNER Çağımız edebiyatını etkileyen ünlü roman SES YE ÖFKE Çeviren: RASİH GÜRAN Güneyli büyük toprak sahibi aristokrat bir ailenin son günleri... rragedya. hiciv ve ŞIİR... Modern roman tekniği, ayrı bir anlatım düzeni, romanda yeni bir boyut... Fiyatı: 10 Lira. EEMZİ KİTABEVİ İlâncıhk: 136/15550 umhuri 42. yıl soyı 14867 KURUCÜSU: TUNUS NADÎ Telgraf «• mektup adraai: Cumhuriyei tstenbul Poata Kutusu: tstenbul No 248 Telefbnlar: 22 42 9 0 2 2 4 2 M 2 2 4 2 9 7 2 2 4 2 9 8 2 2 4 2 9» diliyle bülfcı eserieri dizi» hk çıkan ki lira 6 10 TINDA Pazor 19 Aralık 1965 Mecl Meclisinde konuştu: B. M. DE "32,, LER TASAR1S1 KESİNLEŞTİ istanbulda emniyet tedbirleri... ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) İSTANBUL HABERLER SERVİSt R M S i y a s ^ Komisyonda •» •*• Kıbns konusunda aleyhimizde karar alınması üzerine İstanbulda geniş emniyet tedbirleri alınmıştır. AP milletvekili Reşat Özarda, «silâhlı çatışma ihtimali» nden söz ederek T.B.M.M. nın olağanüstu bir toplantıya çağırüarak Anayasamn 66 ncı maddesinde öngorulen «harb hali ve yabancı ülkelere asker gönderme» hususlarının görüşülmesıni teklif eden bir önerge vermiştir. CHP Genel Sekreterı Kemal Satır ise karar için «B.M. e karşı güven sarsılmaktadır. Böyle bir kararı hiç bir Türk hükümeti kabal edemez. Aksi halde hükflmet yerini koruyamaz» demiştir. Gençlik teşekkulleri de çeşitli tepkiler göstermiştir. Denîl Ç îltel ALEYHİMİZDEKİ KARARI RED VE SALOHU TERKETTİK DIŞ HABERLER SERVISİ niiriiıııli'iı başka üiiı liiıııııımını/,. D U Thant 6 oy istemiştl diin 5 e karşı 47 oyla kabul etmiş ve kesinleştirmiştir. Makarıosun istediği herşeyi veren bu tasanriin onaylanmasından sonra, Dışişleri Bakanı Çaglayangil söz almış ve Türkiye'nin anlaşmalarla tanınmış haklarını yok eden bir tasarrufun değer ifade etmıyeceğini Genel Kurul önünde söylemiştir. Çağlayangil'den sonra Kıbns Rumlannın temsilcisi Kipriyanu, löz alırken, Türk Delegasyonu salonu terketmiştir. EW YORK MUIetler Nmisyonda kabulBirleşmiş «Kıbrısla Genel Kurulu da, Slyast Koedilen ilgili» aleyhimizdeki tasanyı Kipnyanu Kemal Satır'ın sözleri öte yandan CHP Genel Sekreteri Dr. Kemal Satır da durumla ilgıli olarak basın mensuplarına şunları söylemiştir: «Birleşmiş Milletler Slyasl Komisyonunda alınmış olan karar, Kıbrısta işlenen zulmun muspet olarak teseili mânasını taşımakta ve Birleşmiş Milletlere karşı güveni sarsmaktadır. Kıbnsın ve KıbnsU Türklerin hali ve istikbali ile Türk milleti alâkasını hiç bir zaman kesmiyecektir. (Arkası Sa. 7. Sü 1 de) Kipriyanu, alınan sonuçtan memnun olduğunu belirttikten sonra, Kıbrıs hukumetı ve halkı adına Turk hükumetine «Dostluk eli» uzattığını söylemiş ve «Kabul edilen tasarmın ışığı altında devamlı ve barışçı bir çözüme varmaya gayret edeceğiz.» demiştir. Diğer taraftan Atina'da Yunan Başbakanı Stefan Stefanopulos, dün aksam yaptığı bir konuşmada, «Kıbns Cumhuriyeti ile birlikte yaptığımız mücadelenin verdiği sonuçtan memnunuz. Birleşmiş Milletler yasasımn prensipleri zafer kazandı.» demiştir. Türk tezini savunan ve Siyasî Komisyonun oylamaya koymadıgı bir önergenin 4 hazırlayıcısından biri, Suudî Arabistan, Genel Kurul' daki oylamaya «katılmadığını» zabıtlara geçirtmiş, diğer üç memleket Afganistan, Irak ve Libya çekimser kalmışlardır. 32'Ier takririnin destekçilerinden Yemen toplantıda temsil edilmemiştir. «Evet» oylan Afrika, Asya ve Güney Amerika memleketleri tarafından verilmiştir. Bu kıt'aların diğer ban memleketleri ile Sovyet bloku ülkeleri ve NATO üyesi memleketler de çekimser kalmışlardır. BARIŞ 6ÜCÜ GÖREV SURESİ 3AY UIAIILDI EW YORK Bırleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Kıbrıstakı Banş Gücünün görev süresinı üç ay daha uzatmaya karar vermiştır. Güveniik Konseyının altı geçici üyesi tarafından sunulan bir karar tasarısında, Banş Gücü • nün görev süresinin 26 mart 1966 tarihine kadar uzatılması istenmekteydi. Tasan. ojr birliği ile kabul edilmiştir. Genel Sekreter UThant, göxev süreamin altı ay uzaulma • sını istemıçs* de, altı geçıcı üye üç ay üzerinde ısrar etmışler • dir. Barış Gücü, 1964 martındanberi Kıbnsta bulunmaktadır Almanya'da tutuklu Ttirk işcilerinin durumu yeniden inceleniyor Yılmaz ÇETİNER büdiriyor Bonn Büyukelçimiz Zıya Mü ezzınoğlu, Koln cezaevınde cere yan eden ve bir işçımizin ölümü ile sonuçlanan olay ve 11 aydır tutuklu bulundukları halde hâlâ duruşmaları başlamıyan Türk işçileri ile ilgıli olarak dün Cum huriyet'e verdiği demeçte «Tabkikat pek yakında sonnçlanacaktır» demiştir. Müezzınoğlu, olaylar ve işçilenmızin durumu hakkında şunlan söylemiştir: Anksra (Cumhuriyet Bürosu) ün çalışmalanna başlayan A. P. Temsilciler Meclisinde Genel Başkan Süleyman Demirel «Aşın solun tahrikleri» üzerinde sık sık duran bir konuşma yapmış, çiftçinin. köylünün büyük sıkıntılar, ıçinrte olduğunu, ithalât ihracat dengesinde büyük açık bulunduğunu söylemiş, «milletimizin hür, korkusuz, haysiyetli ve serefli bir nizam içinde refah rfnlerine kavuştnmlması hedefimizdir. Yolumuz sarih ve aydınlıktır. Milletin gücünden baska güç tanımıyan bir zihniyetin temsılcisiyiz» demiştir. Nifak tohumları N Karar Bilindiği gibi, karar «Kıbnsı hükümran ve Birleşmiş Milletlerin eşit haklara sabip bir üyesi ilâo ederek, dış müdahaleleri yasaklamaktadır.» Oylamadan sonra Çaglayangil, 47 «Evet» oyu toplayan fakat 117 devletten teşekkül eden Kuruldaki oylamada 54 menaleketin çekimser kalmak suretiyle destekJemedikleri Rum Yunan önergesinin yanlışlığını izah ederek bunun, Türkiye'nin Kıbrıs'm işlerine gayrimeşnı bir şekilde müdahale ettiğl intibaını uyandırmaya çalışan bir «Taraf» ın kanısını yansıtmalt için kaleme ahndığını ve esas amacınm Adanın bağımsızlığını korumayı gözeten anlaşmalan çürütmek olduğunu söylemiştir. llgileniyoruz « Gazeteniı vasıtasiyle kamu oyuna akseMlrilmi* «lan 8sücn olaylaı siıin de belirttiginiz gibi başından beri görevli Başkonsolosumuz tarafından ilgili makamlar nezdinde takip edilmiştir. Büyükelçilik olarak Federal Hükumet nezdinde de olaylarla yakından ilgileniyomz. Dnrurnnn aydınlanmasım istemek en tabiî bakkımızdır. Bn olayları Almanyadaki Türklere karşı davranıs olarak mânalandırmak doğrn değildir. ölüm olayı ötedenberi orada bnlnnan tntnklulara fena mnamele yapıl dığı iddia edilen bir hapishantde cereyan etmiştir. Simdi bn olay diğer ihbar ve iddialarla birlikte tahkik edilmektedir. Pek yakında bn tabkikatın sonuçla(Arkası Sa. 7, Sü. 6 da) Şehrimizdekı Ynnan Konsoloshanesi önünde devriye gezen polis memurlan Andlaşmalar muteber B. M. e güvenmek ÎJ n İJ r*| Gerçeklerle Birleşmiş Milletlerde alınan sonuç ahu vah ile karşüanıyor. Oysa bu sonucun normal görülmesi gerekir. Dış politikada süregelen beceriksizlikler ortada dururken, ne ümit edebilirdik daha başka? Hele bir Dışişleri Bakanı kürsüye çıkıp da: «Yunanistan Enosisten vazgeçerse biz de taksimden vazgeçeriz» gibi diplomasi tarihine intikal edecek parlak laflar söyledikten ve nıeseleyi bir basit değiş tokuş, bir basit inat bavasiyle birleştirdikten sonra ümitlerin kınlmamasma imkân var mıydı? Bu bir karamsar görüş değildi. Aksine gerçeklerin görünüsüydü. Aslında biz Kıbnsı çok daha önceden kaybetmiştik. Yapabileceğimiı şey meselenin Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna gelmesini geciktirmek, ve 18 aylık devrede Kabire konferansında Türk tezine karşı tam cephe almış olan ülkeleri yeni dış politika göruşümüzle ve onlaruı da iltihak edebilecekleri yeni bir tezle imkân verdiği ölçüde kendi tarafımıza çekebilmekti. Oysa böyle yapmadık. Gönderdiğiıniz iyi niyet heyetleri bizden önce kafaları Makarios*un bağımsızuk iddialariyle dolmuş üçüncü dünya ülkelerine yeni şeyler söyliyemediler. Dstelik davranışlarımızla sempati kampanyası arasındaki paradokslar Türkiyeye karşı kolayca kurulabilecek olan yakmlık havasını dağıttı. En son örneğini Kıbns kararı arifesinde BJM. e verilen, Korenin birleştirilmesi konusundaki karar tasarısında görmek mümkün. Bu tasanyı Korede savaşmış devletlerden 12 si imzaladı. İmzalıyanlar içinde Türkiye de var. Korede çarpışan Fransa ile Yunanistan ise daha önce buna benzer bir tasanya imza attıkları halde bu defa çekimser kaldüar. Yunanistanın çekimserliği sadece ve sadece Kıbns kararımn arifesinde Asya Afrika devletlerini karşısına almamak amacını taşımaktadır. Nitekim Yunan delegasyonu bu davranışını B.M. koridorlarında mükemmel surette istismar etmiştir. Oylamanın sonuçlanna bakınız; Angola meselesinde yeni ülkelerin husumetini üzerimize çekme pahasına tuttuğumuz Portekiz, karar tasansında yanımızda olmamıştır. Diğer NATO devletleri Amerika hariç çekimserdirler. Commonwealth üyesi bir çok ülkeler ya çekimser kalmışlar. ya da aleyhte oy kullanmışlardır. Giiney Kore bizimle beraber değildir, Tunus bizimle beraber değildir. Amerikayı destekliyen Giiney ve Orta Amerika ülkeleri de bizimle beraber değillerdir. Sovyet bloku, başta Sovyet Rusya çekimserdir. Lehimiz.de oy vermesi merak uyandıran Arnavutluğun ise bu davranışmı Türkiyeye karşı beliren sempatiden çok, Yunanistan ve Yugoslavya ile süregelen çatışmaya bağlamak yanlış olmaz. Kısacası, Siyasî Komisyon oylaması Türkiyenin dış politikadaki başansızlığının ve bunun sonucu olan yalnızlığının hüccetidir. Artık olan ohnuştur. Ve artık geçmişe değil geleceğe bakmak, gelecekte ne yapmak gerektiğini heyecanlardan ve aşırı davranışlardan karınarak hesaplamak. plânlamak zorundayız. Yann Başpiskopos Makarios elindeki karara dayanarak, feshettiği Londra ve Zürich anlaşmalarının uygulanmasını önlemek istiyebilir ve Türk birliğinin Adadan çjkması için çeşitli oyunlara girmesi beklenebilir. Yunanistan son NATO karannda tavsiye edilen ikili çörüşmeleri B.M. kararından sonraya uzatabilir, hattâ taraf olmadığı iddiasım da üeri sürebilir. Makarios'un istekleri karşısında Türkiyenin direnmesi, andlaşmalara dayanarak müdahaleye girişmesi tavsiye mahiyetindeki B. M. kararını Güvenlik Konseyi yoluyla uyulması gereken karar haline getirebilir. Bütün bu akla gelen ve gelmiyen sonuçlann hepsini masa üzerine dökmek, ve her ihtimali hesaphyarak bir karara varmak, hem de derhal varmak, Türkiyenüı kaderüd elinde tutan Meclisin ve Hükümetin başlıca görevidir. Evvelemirde Birleşmiş Milletler kararını reddetmek gerekiyorsa reddedelim. Londra ve Zürich anlaşmalarının uygulanacağını kesin olarak bildirelim ve ok yaydan çıktığına göre müdahale hakkımızı kullanacağımızı, sadece korkutmak için değil, bu defa kesinlikle ortaya koyalım ve davranışlarımızla da kesin kararlı olduğumuzu gösterelim. Yunanistanla münasebetlerimizde Stefanopulos hükümetinin izlediği uyutma politikasına karşı aktif bir politika ile meseleyi kısa yoldan halletmenin çarelerini araştıralım. Ancak ne şekilde olursa olsun milli çıkarlara uygun kararlar almak için, tekrar ediyomz, Konuya ciddiyetle sarılmak ve önem vermek gerektir. Oysa Sayın Demirel önceki günkü davranışıyla, olaya değerini vermemiş ve kabinenin toplanıp konuşması yerine Mevlâna ihtifalini tercfh etmiştir. Ümit ederiz ki Konyada alınan yeni enerjiyle hükümet bundan böyle konnva dört elle sarılacak ve kamu oyunun üzerinde hassasiyet ve heyecanla durduğu bu milli meselede en olumlu çözüm yolunu bulacaktır. v *i> "S* Çaglayangil bağunsn bir Kıbns Cumhuriyetini, vücude gelmiş olan Londra ve Zürich Andlaşmalannın yürürlükte olduğunu, bunlann Genel Kurul veya ihtilâfa dahil taraflardan birinin taraflı hareketi ile lâğvedilemiyeceğini beyan etmiş ve şunlan eklemiştir: «Kıbnstaki Türk camiasını baskı altında tutma ve insanlık dışı muamelelere tâbi tutma yolundaki teşebbüslere bir kere daha kalkacak olursa n kullanmasından daha tabil bir şey olamaz... Türkiyenin meşru Türkiye için, muahedelerin kendisine verdiği kanunl ve meşru haklahaklarına karşı herhangi bir teşebbüs muhtemelen silâhlı çatışmaya yol açacak ve böyle bir çatışmanın sorumlulugu bize raci olrnıyacaktır. Bütün Genel Kurul üyeleri ve dostlanmmn bu gerçeği gayet iyi bilmeleri ve anlamalan lâzımdır.» Kipriyanu söz alıp bu yolda bir vaadde bulunmaya başlamış, fakat Çağlayangü'le Türk delegasyonu, Kıbrısh Rum Dışişleri Bakanını dinlemeden salondan çıkmışlardır. Kipriyanu: «Sürekli ve barışçı bir çözüm yoln bulmaya çalışacafız . Genel Knrnlun bugün kabul ettiği önerge Kıbns Hükümeti ve milleti için bir garanti ve ileri için bir gösterge teşkil edecektir» şeklinde konuşmuştur. Yunanistan Dışişleri Bakanı llias Çirımokos da memleketinin barışçı bir çözüm yolu bulunmasına özellikle gayret sarfedeceğini ifade etmiştir. Amerikan başdelegesi Büyükelçi Charles W. Yost da önergeyi yermiş, bununla beraber tarafların bir çözüm yolu araştırmaya devam etmelerinin gerektiğini, bunu yapacaklanna inandığını söylemiştir. (Arkası S. 7, S. 4 de) TİMAYA ÖLDÜ 12 ajrdır Klbnslaki 6,M« klşillk Barış Gücüntin Kamandanı Hintli Korgeneral Tiınaya, dün kalb yetcrsiıliğinden ölmüştür. 60 yaSindakl asker • diplomatın ceaedi sabah 07 de, evinln banyosunda bnlunmnştiiT. Timaya Adada banjın korunması için çok jeyler yapmış, kendinl hen Türklere, hem de Rnmlara sevdlnni$tl. ,,GEMiNİ7,, DUNYAYA DONDU Amerikalı Astronotlar uzayda 330 saat 35 dakika kaldılar Karar tasarısını sunanlardan Malaysia temsilcısi Ramanı, Banş Gücünün hemen hemeu iki yıldanberi Adada bulunduğunu söylemiş, bu arada, barışın temini için sadece Bırleşmış Milletl»re güventnenın doğru olmıyacağım da hatırlatmıştır. Geçici üyelerin kararlaşan tasarısında ayrıca, taraflar, «banşçı bir çözüm bnlnnması yolnnda ciddi, azimli ve yogun bir çabs harcamaya» çağrılmaktadır. Hollanda temsilcısi Beus, masraflarda kısıntıya gidilmesi ve Barış Gücünün «tedricen azaltılması» görüşüne dayanan ara buluculuk çabalarının yenilenmesi fikrini savunmuştur. Hollanda delegesi, Kıbns hükumetinin Barış Gücü bütçesine katkıda bulunduğu miktarın bir kaç katını Banş Gücüne tahsis edilen yerlerin kirası olarak Birleşmiş Milletler teşkilâtından geri alarak kâr sağladığını be lirtmiş ve şöyle söylemiştir: « Banş Gücünün Kıbnsta Kıbns hükumetinin isteği üzerine ve Kıbnsın menfaati için bnInnduğnno gözönünde tntan he(Arkası Sa. 7, Sü. 5 te) Demırelin Konyadan doner dönm'ez girdiğı toplantı saat 11.10 da başlamıştır. Açıştan sonra gündemin bırinci maddesi gereğince Genel Başkan Dtmirel söz almış ve 1 saat 35 Jakika konuşmuştur. Demirel önce, «Karşımızdaki beş partiye. müstakillere, aşırı solun menfı. nifak tohnmları saçan hiitün nropasjandalarına ve seı.ım sisteminin formalitelerine rağmen» 10 ekım seçımlerını kazandıklarını belirttikten sonra, bunu «Büyük Türk milletinin sastnaz akliseliminin tesbit etmis bolandnğn netice» olarak •ııieıemiş, kendilerinin bu akhselime inandıkları için seçimı kazandıklarını öne sürmüştur Demirel «10 ekim seçimleri ile millpt yönünü seçtnistir. Bu yön, millet iradesinin üstünlütü. milietin bak, hürriyet ve haysiyetinin korunmak istevisi. korkusuz va^ama hiirrivctine sahip olnso. milletin kendi «ıpçtifi insanlar 1arafmdan idare edilraeyi ar^nlayışı, manevivatına,* mn'tndriesatına. an'anesine «aygı gösterilmesini istemesidir» derni». «Seçimleri kavbetmis olanlarııı hunnn sebeplerini milİPtte arsmalannın teshis koymak bn«nsondeki noksanlıklarınm bir delili» olduğunu ileri sürmiistür. Demirel şunları eklemiştir: (Arkası Sa. 7. Sü 1 de) Dil Tarih 27 aralıkta gece eğitimine başlıyor Ankara, (Cumhuriyet Bürosu) Dil ve TarihCoğrafya Pakültesi Dekanlığı gece öğrenımine 27 Aralık 1965 pazartesi günü başlanmasını karar altına almıştır. Gece öğrenimı için Pakülteye 900 öğrenci alınacaktır. Kaydolmak istiyen öğrenciler yann sabahtan başhyarak çarşam ba akşamına kadar (üç gün) dilekçe ile Dekanlığa başvuracaklar. Sosyal puana göre yapılacak tasniften sonra durumu ilân edilerek perşembe, cuma ve cumartesi günleri kayıt işleri tamamlanacaktır. Ankara dışmda bulunanlar isteklerini cevaplı telgrafla Fakülteye bildirecekler, kendilerine ge rekli cevaplar Pakülte tarafından verilecektir. Kayıtlan yapılınca da telgrafla dunnn kendilerine büdirilecektir. Almanyada iki Türk isçisi tııtuklandı Recklinghansen Batı Almanya Zonguldakh Eyup Durmuş adlı Türk işçisinin katli ile ilgili olarak iki Türk işçisi bugün tutuklanmıştır. Tutuklanan işçilerden Şerafettin Çiğdem'e Durmuş'un 5000 Mark borcu olduğu iddia edilmektedir. Diğer tutuklu ise Nâzım Öztürk'tür. EYÜPHAN GÜRSELÎLE GÖRÜŞTÜ Ankara, (Cumhuriyet Bürosn) Washington ve Bonn'da resmî görüşmeler yaptıktan sonra memleketine dönerken dün Ankara'ya uğrayan Pakistan Devlet Başkanı Eyüp Han ile Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, Başbakan Sü leyman Demirel arasında Esenboğa Havaalanı Şeret Salonunda bir göriişme yapılmıstır. Bu görüşmeye ayrıca Pakistan Dışişleri Bakanı Zülfikâr Ali Butto ile Devlet Bakanı Cihat Bilgehan, Dışişleri Bakan Veküi Dr. Faruk Sukan katılmışlardır. Pakistan Devlet Başkanı hareketinden önce gazetecilere de bir demeç vererek, «Türkiye İle Pakistan arasmdaki ilişkiler yalnu hükumetler seviyesinde değil, aynl zamanda Türk ve Pakistan halklan seviyesindedlr.» demiştir. Pakistan Devlet Başkaru, bir soru üzerine de, Keşmir meselesine bir çözüm yolu bulmak için Sovyet Başbakanının dâveti üzerine Hindistan Başbakanı ile buluşmak amaciyle Taşkent'e gideceğini belirtmiş, «Biz açık fikirle dünya sulhünün devamını sağ lamah için Taşkent'e gidiyonız. Hindistan da aynl anlayış içinde gelirse RÖriismeler şüphesiz laydalı olacaktır^ demiştir. APE KENNEDY Sakallan uzamış ve oldukça yorgun görünen «Gemini7» astronot lan Frank Borman ile James Lovell, 14 gün yörüngede kaldık tan sonra dün dünyaya bir göktaşı hızı ile dönerek, insanoğlunun şimdıye kadar uzayda yapmış olduğu en uzun, önemli ve heyecanlı yolculuğu başan ile »ona erdınnişlerdir. İki astronot, Pasifik Okyanusunun üzerinden geçerken, 241 kilometre yüksekte Türkiye saa ti ile 15.28 de fren roketlenni ateşliyerek atmosfere girmişlerdir. «Gemini7» saat 16.05 de Ber(Arkası Sa. 7, Sü. 3 t e ) ' C Tasarruf bonoları vergi haline getirilmeli Ankara, (Cumhuriyet Bürosu) T.B.M.M. Bütçe Karma Komisyonunda dün 1966 kanun tasansmın tümü ürerindeki müzakerelere başlannuş ve muhalefet partlleri çeşitli tenkidlerde bulunmuslardır. İlk olarak söz alan TtP milletvekili Prof. Sadun Aren'den sonra CHP milletvekili Şefik İnan, AP li senatör Lütfü Tokoğlu ve YTP Genel Başkanı Ekrem Alican konuşmuşlardır. (Bütçe müzakereleri ile flgüi baberimiz 7. sayfadadır.) CHP KÜÇÜK KURULTAYl DÜN DE C4L1ST1 Ankara, (Cumhuriyet Bürosu) CHP ll Başkanlan ile temsilcile rinin katılmasiyle toplanan Küçük Kurultay, dün de Ankarada çalışmalanna devam etmiştir. 9 ayn grup olarak yapılan çalış malan, Genel Başkan Inönü dikkatle izlemistir. Seçim sonrası CHP nin durumu ile ilgili görüşler, bugün açık olarak tartışılacaktır. (Bu konudaki haberimiz 7 nci sayfamızdadır.) NATO'da neler oluyor? Yaıan : ÜÇ GENEL MÜDÜRE AIT TAYIN KARARNAMESI DÜN GÜRSEL'E VERILD! ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) C tibank Genel Müdürü Tahsin Yalabık, TPAO Genel Müdürü İh™ san Topaloğlu ve Sümerbank Genel Müdürü Rahmi TunçağıTın görevlerinden alınmalan ve yerlerine tâyin edilecek kimselerle Hçili kararnameler Başbakanlıkta hazırlanmış ve Cumhurbaşkanlığına sıınulmuştur. Bu kararnamelere göre Tahsin Yalabık Maden Tetkik Aramada görevlendirilmekte, fakat Bakanlık Müşaviri olarak istihdam edilmektedir. Topaloğlu da başka bir göreve atanmaktadır. Sümerbank Genel Müdürii Rahmi Tun$ağıl'uı ise hangi göreve nakledildiği Hğrenilememiştir. (Arkası Sa. 7, Stt. < te> Erof DALLI Cumüuriyerte YARIN Ecvet GÜRESİN Astronot Lovell (solda) ve Borman (sağda) «Gemini7» uzay aracından alındıktan sonra Wasp uçak temislnin güvertesinde. (APEJFoto)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog