Bugünden 1930'a 5,418,973 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAHİFE ALTI CUMHITRÎYET 13 Aralık 1964 OONJ ALTINPMIMÂK ILM BİOLİk Yeni bir Tiirk müzikali M SİGAEA tMC UAMMAM. MlSiMZ AU4AZ 6 E N ICKI KUL ı ŞEVİ ulç OUVMADI NIZ Mi MC 6OND ? FAZLA SÜR'ArX VOIC CANIM V6 O\\CKXTS\Z[ U . A GITMIVOB DUM. DCM6* MEMUÖA ITİRAZ WuA...ÖyUfV3E VCCDE ÇOK MÜUİM İŞİM 1 aVETTEkUFİ VAC . K2ÇAK0U& G'lTMEkT TENSE BİR MILYON (3AZIY1M... AMAN MEMUK BEY BİRİ IfSuÇLABl/y* YOCUM DONOİ 8UUJ N A fl YOKSu U \J* J TBN İVİMSERSİN DONDİ Ünlü «Keşanlı Ali Destanı» ekibinin bugünlerde sabahları provaiarda görülecek bir halleri var. Büyük bir sanat heyecanı ve hummalı bir çalışma temposu içinde yeni ve iddiaiı bir yerli müzikal oyun hazırhyoriar. Provalan bir hayli ilerlemiş. hattâ pek yakında oynaraağa başlaması da bekleniyor. Bu oyunun iddiah oluşu sadece Türkiyenin eski hayatından, uzak tarihinden gerçek olay, tip ve unsurları, özellikle müzik ve kostümleri içine alan bir konuya dayanması değil. Yazarı Refik Erduran'ın yeni eseri oluşu ve bunun etrafında Genco Erkal gibi bir sanatçının sahneye koyuşu: bu türde bir müzikal için biçilmiş kaftan bir aktris olan Gülriz Sururi'nin .Cemile» ve değerli aktör Engin Cezzar'ın «Kazer Çiniciyan> rollerini oynamaları, oyunun önemini bir kat artınyor. Üstelik bu ekibin müzik için Arif Güzelbeyoğlu koreografide Mehmet Akan, dekor için Tuncay Çavdar ve kostümîerin hazırlanmasında Sevim Çavdar gibi kabiliyetli sanatçılaıia tamamlanması da, bu zor işin iyi ellerde olduğunu gösteriyor.. Provada görüştüğümüz Refik Erduran bu yeni oyunu için kısaca su açıklamalarda bulundu: Oyun, adına bakılarak «direkler arası> üstüne kurulmamı?.. Herseyden önce hemen söylemeli ki, «Epik» değil! Teknik kuruluş bakımından «Karagöz» den, o çağın «kanto» ve «orta oyunu» ndan da unsurlar var. Refik Erduran'ın sözüne göre: «Yakın tarihi canlandırmak uzak tarihi canlandırmaktan çok kolaydır. Bu sebeple bu oyunda geçmişin «authenticit^» sini, aslını kaybettirmeden tekrar yaşatabilmek için elimizden geldiği kadar gayret ediyoruz. Fakat, amacımız aslında tiyatro hayalini yaratmaktır» diyor. Bu arada bu yeni oyununda bir fikir, bir an» düşünce, eğilmek istediği toplum iorunları ele aiınmış mı yoksa oyun sadece bir «objektif» niteliğinde v* eğlendirici mi? diye sorduğum zaman: «Piyeste eski devri canlandınrken, günümüzün toplum sorunlanna bağlantı vardır» diye cevap verdi. Oyunun dayandığı konu yazarınm ifadesine göre daha ziyade şu: • Bizim üikede erkeklerin «ego» »unun, birbirini tırma'.ayan «kasıl Direkler irosında,, yakında oynanacak ma> hallerinin hicvini yapıyor ve bunun altmda ezilmekte olan kadınları ele alıyor. Bunun tipik örneği de 60 yıl öncesine. Abdülhamit devrinin son yıllarında golülüyor. Oyunun kahramanı olan kız, basit, normal, tatlı ve halk tabakasından gelen bir kız. Bu kıZID toplumda karşılaştığı güçlükler ele almıyor.» Refik Erduran bu noktada. şimdiye kadar oyunlarında kadınlar: ya menfi. ya silik gösterdiğini, şimdi ise ilk defa kadını «müspet» bir varlık olarak sahnede canlandırmak istediğini itiraf etti! Gülriz Süruri ise bu rolü için şunları söylüyor: •Tam iki yıldanberi bu rolüm için bekliyorum. Refik Erduran tam iki yıl bu oyununa girmek için beklemiş. Bu sebeple son yıllardaki «müzikal oyun» furyasından daha önce düşünülmüş. «Müzikal'in içine girdikten sonra, tiyatronun fotoğraf realizminden uzaklaşarak, daha tiyatroya yakın olduğunu gördümdiyor. Gülriz Sürurî ise bu oyundaki rolü için: «Tarzı bakımından bana çok uygun. Keşanlı'daki Zilha'dan sonra en sevdiğim ikinci roldür, diyebilirim. Çocukluğumdanberi bir (kantocu) tipinde oynamak isterdim» diyor. Engin Cezzar da: .Hayatımda ilk defa Ermeni rolüne çıkıyorum! Gülriz de ayni şekılde iik defa Ermeni rolüne çıkmış olacak, benimle beraber! Üstelik bu oyunda hem jarkı «öylüyor, hem dansediyor ve hem de keman çalıyorum, evet keman çalıyorum, hiç fajmayın» dedi. TENKtn (iulıi/ Süruri e^eıin ilk Drovasında Oyunu sahney» koyan ekip toplu halde TENKÎD... TENKİD. TENKİD... TENKÎD... TENKÎD.. TENKİD... TENKÎD.. TENKÎD.. Polonaise» lnde ban denReslzlikler, tdfl Biret ç». d pında bir virtüozun da bazan aksiyabileceğini gfi« ^ terdl. 2 Türkiyenin gözbebeği Tİrtüora olan Idü Biret, ', Halbuki, resitalin ikinci tasmında Scriabine'den ^ muhakkak ki dünyanın d» oybirliğiyle övdüffi bir «9. Sonat» te İki Etüd Ue «bis» olarak çaldığı piyanist. Klâsıns, büyük «tetnperament» ine, hayBrahnu'tan Rapsodi ve Bartok'dan «Rumen dans : ret verici tekniğine, lirik bölümJerde pırıl pınl lan» ise her konserine değişik proçramla çıkmak 5 cümlflerine ve coskun bölümlerde bir sel fırtınam füciinü gösteren bu müsteana piyanistimizin büyük fibi bosanan dinamizmine diyecek yok. kalitesini gene ortaya koydu. Hcle Prokofiev'ten çal ğ Ancak( her büyük virtüoz bUe öyle anlar olur d l 8 ' «7 Sonat» ise. geçen Şubatta gene İdil'den din H ki formunda gözükmiyebilirT Idü Biret de bu gibi '«"fimiz »yn. bestecinin «Op. 14 No. 2 Sonat» ından . daha mukemmeldı. Idıl m ozellıkle bn boy güçlu. Q tenkidin dışında pek tobü kalamaz. tşte »ehrinüzde m o d e r n e s e r lerde harikulâde ve kelimeye sığınıyan ^ (8 Aralık Şan Sinemasındaki) resitalinde İdil Biret başarılara eriştiği seziliyor. Hattâ bu çapın dışında ^ Beethoven'in «Op. 81 (Elvedalar) Sonat» ının »on eserlerin, onun kabına sığmaz mizacı ve tekniği a H bölümünde, Chopln'in «1. Ballad» ında ve «Grande. karşıgında hafif kaldıklan jibime geldi! TENKİD... TENKİD... TENKÎD. TEKKÎD... TENKİD... TENKİD... TENKÎD... TENKÎD... TENKİD. Idil Biret I 8 «Benimle bövl» konuşamazsın . Kendlne jel .. Benimla kimse boyle konusamu... Hele Mn hiç konaşamaıaın... Ben •enln aahibinim...» Belle, «Sen benim sahibim değilsin» dedi. Sesindeka takinlik kaybolmuf y«rini panik halindeki bir titreklik almıştı. «Kimse kimsenin sahibi olamaı. Ben istediğim yere gider, istediğimi yaparım. Benim pasaportnm var... Ben AmerikalıTim . ama sen dcjilsin...» Lncca birden oldnğn yerde egilerek Belle'nin çenesine şidjjetli bir ynmruk yapıştırdı. Genç kadın ynvarlanarak çimenlerin üzerinde bir müddet yaralı bir hayvan gibi inledi ve sonra hareketsiz kaldı. Lucca «Ben senin sahibinim» diye bağırdı, «Ben izin vermedikçe ne bir >ere gidebilirsic, ne de bir şey yapabilirsin!» Sinirdrn yüzünün bütün hatları gerilmiş, sol yanagındaki eskiden kalma yara izi küçüklüğüne ve yanmış tenine rağmen iyice belirli bir hal almıştı. Terinden agır agır kalkarak «Şimdi defol bnradan.» dedi. Genç kadının ağır agır yerden kalkışıııı seyretti. Çenesi morarmaya boşlamıştı bile. Tanına yaklaşarak omuzundan yakaladı. «Bana bak» dedi ve Belle başını ona çevirinceye kadar bekledi. Sest sakinleşmişti. «Bunu hiç akhndan çıkarma. Amerikah olduğunn ve bir pasaportun bulnndnğunu bir daha ortaya atacak olursan seni doğduğnna pişman ederira» diye fısıldadı. ve sakin bir tavırla masanın yanındaki koltuğuna otnrdu. Lucca yerine oturduktan sonra bir müddet dudaklarını kemirerek içindeki hiddeti bastırmaya çalıştı. Ricci Ue Belle arasında bir şeyler olduğundan emin değildi. Bunu sadece içindeki hırsı dışan vurabilmek için bir vesile olarak kullanmıştı. Kendi kendine aralarında bir şey olsa da pek fazla bir şey farketmiyeceğini söyledi. Kaybettiği bir çok şeyle beraber BelleM de kaybetse ne fark ederdi. Şimdiye kadar daima SP ne fark ederdi. Şimdiye kadar daıma ı I I HAYALET firine baktı. Genç adamın gözle ıstırap Ifadesi taşıyordu. Marririnde acayip bir parıltı vardı. Bu ott: Mühim bir ?ey unutuyor Dur sana yol göstereyira, de acayip parıltı, olsa olsa içtiği udi. Bu methal son derece karan yuşturucu maddenin tesiri olsa dum, âedi. lyi bir viskim var. lıktır. Boyuna şikâyet eder du gerekti. Onun yüzüne açıktan a Imtihan hazırhyorum da onun rurum, amı ev sahibi olacak ye çığa bakıp halini incelemeye ce için, çalışırken içki içiyorum. saret edemiyordu, izahat istemeBir kadeh viski doldurdu, mizit acuze bildiğini okur. Bu sözü gülerek, şakalaşırcası nin daha zamanı gelmediği kana safirine ikram etti. Beriki, hiç su na söylemişti. Aynı zamanda, ko atinde idi. Onun için, yiyecek ha koymadan, kadehi bir yudumda luna yaslanan arkadaşmın tüy zırlarken, görünüşte misafiriyle dikip bitirdi. O içerken Marriott, gibi hafif olduğunu hissetmişti. meşgul olmuj'ordu. Çikolata ha yüzüne bakmış, bir şeye dikkat Onu, sedire doğru götürürken, zırlamak için ispirto ocağmı yak etmişti. Field'in üstü başı toz acaba nereden geliyor, adresimi tı, su kaynamaya başlayınca, Fi jçinde idi, hattâ bir omzunda önasıl buldu, diye düşünüyordu. eld yerinden kalkmak zahmetine rüracek ağı vardı. Sonra da elbiAşağı yukarı yedi senedir bütün katlanmasın diye kahvaltı masa seleri kupkuru idi. Halbuki Field sını sedirin yanına kadar götür yağmurlu bir havada, şemsiyesiı münasebetleri kesilmişti. gelmişti. Acaba bir yere mi sığın Bana bir dakika müsaade, du, dedi, yiyecek öteberi hazırlaya Haydi, şimdi yiyelim, dedi. mışlı? Ama nereye? Yoksa, kapıyım. Hele sen şu sedire otur, yor Sonra birer sigara içer, çene ata yı çalmadan önce evin içinde mi gizlenmişti?. gunsun, görüyorum. Sonra konu rız. Misafire bayıhrım. Büiün bunlar acayip şeyierdi. Bunları söylerken arkadaşının şuruz. Misafir oturdu, hiç bir şey söy yüzüne baktı, onun da dik dik Fakat Marriott, hiç bir telsirde bulunmadı. Karşısmdaki zavallı, lemeden Marriott'a baktı. Marri kendisine baktığını gördü. Elinde olraadan ürperdi. Fi karnını doyurmadan ve uyumaott, bir dolaptan ekmek, sosis, bir büyük kavanoz da portakal eld'in yüzü, gerçekten ölü yüzü dan kendisine hiç bir şey sormareçeli çıkardı. Göz ucu ile misa gibi bembeyazdı ve şiddetli bir maya karar vermi.şti. Çünkü za t RICHARD M. STERN Çtviren: OĞUZ ŞEREN I I I Lucca hiddetini yenmeye çahşıyor yüksekte ve başta olmuş ve basta olmaya mırıldandı. «Çok affedersiniz.» Bütün blr ahşnuştı. Geldiği yerde baştaydı ve artık gece ve gündüzün büyük bir kısmını otooraya dönmesine imkân yoktu . Bundan mobil kullanarak geçirmiş ve Italyanın üçbaşka İtalyadan da nefret ediyordu. Evinin te ikisini boydan boya katetmişti. TorgunFloridadakinin bir eşi olmasına, limon ve luk ve korkudan omuzlan çökmüştü. portakal ağaçlarıns ve sahane manzaraya Lncca «Hepimiı nzüldük» dedi. Sesi rağmen burada her seyden nefret ediyordu. ifadesiz ve soğuktu. «Dün gece bir balıkçı teknesinden bir paket almak üzere sahilde Onun için Amerikanm da fazla bir kjyolacaktın. Telefonda teknenin vaktinde gelmeti yoktu. Fakat orası ahştığı, bir çok şeydiğini, fakat, senin orada bulunmadığını leri olduğu gibi kabul ettiği ve kendisinin söyledin. Sen neredeydin...T« diye bomur de kabul edildiği bir yerdi. Şimdi orası odandı. nun için tam mânasiyle bir yasak bölge haline gelmişti. Bir daha oraya ayak basaPierre, «Ben mi, otomobfl yüzünden mıyacaktı. geciktim» diye cevap verdi. Gülümsemeye çahşıyor, fakat, korku ve heyecandan geBütün bunlardan başka Amerikada bir rilen dudaklan bu arnısuna itaat etmiyor şey daha vardı. Orada her şey kusursuz du. çalışırdı ve bu çarkın kusursuz çaüşması Lucca «Tekne beklemek zorunda kalnormal bir şey olarak kabul edilirdi. Musdı» dedi. Sesi dişlerinin arasından bir ıslık luklar açıldığı zaman suyun akmıyacağı gibi çıkıyordu. «Sonra bisikletli bir polis kimsenin aklına gelmediği gibi verilen egeldi. Hem de bir tek polis... Kat'î emir mirlerin yerine getirilmiyeceği de düşünülverdiğim halde ateş edildi .. ve bir tek po mezdi. Orada her şeyin buradakinden başka listen korkularak paket denize atıldı» detürlü olduğunu biraz evvel yaptığı telefon konuşması da ispat etmişti. Orada da şim di. Lucca hırsını güçlükle zaptediyor ve mümkün olduğu kadar sâkin görünmeye di beklemekte olduğu Peter gibi yanında çalışıyordu. calıştırdığı kimseler vardı. fakat, verilen görevi kusursuz yerine getirirlerdi. Pierre, «Polise evvelden muhakkak ihbar yapılmıştı» diye mırıldandı. Pierre'in geldiğini haber verdikleri zaLucca «Öyle mi?» dedi. Pierre'in lhbar man Lucca hiddetini yenmiş, kendini tabikâyesine inanmadığı belliydi. mamen kontrol altına almıştı. Kararını «Muhakkak birisi huhışma yerimizi ihvermiş kimselere hâs bir sükunetle yerinde bar etmişti.» oturuyordu. «Pekâlâ, otomobile ne oldu? Neden Pierre, uzun boylu, tomiz giyinmiş bir geciktin?» gençti. İngilizceyi tam bir Ingiliz aksanı ile konuşuyordu. «Hiç şansım yok» diye (Arkası var) ile konuşuyordu. «Hiç şansım yok» diye (Arkası I I I s I I I Der/eyen: Hatice VİLDAN valhnın en fazla bu iki şeye ihtiyacı olduğu besbelli idi. Rahat edip kendine gelmeden onu suallere boğmak insazsızlık olacaktı. Birlikte yemek yedikleri müddetçe konuştu, ama yalnız kendisi söyledi, kendisi dinledi. Tek taraflı bir konuşma idi bu. tmtihanlardan bahsetti, ev sahibi ihtiyar kadından bahsetti. Misafirini konuşmaya dâvet etmiyor, onu canı istediği zaman konujmakta serbest bırakıyordu. (Arkası var) I I I I I I I I I I I I I • I I I I • REKS: (36 01 12) 10 Emir Ayşecıt Cımcıme Hanım &&UIKÖT (C. Heaton). (Z. Değirmencluğlu ı TÜNCA: (Gaziosmanpasaı 1 ISIK: (OsKUdar) (36 24 93) Vurun Kahpeye (H. KoçylSuçlular Aramızda yiğit) 2 Helâl OISUD Ali İHYA: (55 10 72) Gecelerln İ S I A N B D L Ağabey (A Isık) ARENA TİTATROSU: Pazar, Kadını (N. Köksal). VTLAS: (44 08 35) S k r a m u : MELEK: (Eyüp) 1 Suçlular OPERA: (36 08 21) Ayşecik Pazartesl, Salı (Kargalar s\uı Kıhcı (M, Canale) R. ALEMDAR: (22 36 83) SuçlUAramızda (B. Doruk), 2 Okulu) Çarşamba, PerşemCımcıme Hanım (Z. DeğirEMEK: (44 84 391 Bat) Ya lar Aramızda (B Doruk). Gönül Avcısı (G. Arsoy). be, Cuma, Cumartesl (Kamencioğlu). kasımn Hikâvesi (N AYSU ıKaragümrü* îl 19 17) ŞIK: Ayşecik Cimcime Hanım ÖZKN (Kadltöyı (36 99 94) rolln Kayboldu) Cumartesl. Wuud) Vurun Kalıpeve (H Koçyi. (Z. Değlrmencıoğlu). Pazar 15.30 da, dlğer günSuçlular Aramızda ÎÜREL: (47 03 94) 1 Kor ğıtller 18.30 ve 21.15 de. rENI (B Köy) (71 68 26) ÇELİKTAŞ: (53 43 70) Ayşekusuzlar (R M ı t c h u m ) . 2 BULVAR: (21 35 78i Suçlular AZAK: (22 62 46) S.ocamın 10 Emir (C. Heston). cik Cimcime Hanım Drakulanın Nişanlısı (R.T.) Ar m:/da ıB Doruicı. Nişanlısı. VEM (Ş Bajll (22 58 »2) UZUNKAYA: (53 41 43) Hızlı İNCİ: (48 45 95 ı A\*eclk KI.U.ÛP (S Başı 1 3 H «3) BÜLVAIt: (2148 92) Kart Boyaşıyanlar). On Emir (C Heston) Cimcime H nım Öpüşmek Yasak (F Girik). n » Pazartes) Oa riç. SİNEMA 63: Lüks Kadınlar KERVAN: (4» 04 23ı AsK ve MARMARA. (22 38 60ı 10 YVSİ METE (Cyüp): 2155 14 SÜNAR: (36 03 69) Enayiler DORX«EN: (44 97 36) AlamanMacera Gemısı ıR VVagner) Casuslar Btldesi Bankok O. 11 Vıımnık vağinunı (E Cos Kıralı Daldan Dala (N. Wls yadan Bir Tar Gellı Blzlere KONAK '48 26 OBı Marsılva S.S. 117 tantin) 2) Herkül ülis CarGENAR: A$k Z l n d ı i : dom). sıkları ı L Carcn . KENK (fatinı (21 15 25) Dtşıyor (C. Marchal). İSTANBUL: (44 22 36) Zlr RÜYA: (44 84 3S ı Ask ve Delller (Komedl). Macera Gemısı (R VVogner) GDTJIİZ SÜRURÎ . ENGtN LÜKS: 144 0S BOı Suçlular 3EZZAR(İstaDbu) HyatroAramızda (B Dorukı sundaı Kesanl> Aİ1 Oestanı LF.VENT: (63 55 39 ı Gcnçllk KARACA: Prense» Hazretlert: F':l»nıyor ıC RKhard > Komedl. LÂLE: (44 35 951 Ayşeclk ORALOĞLU: (49 49 35) PygCimcune H.TnıiTı (Z. Desirmalion (Pazartesl harlç her 22 99 39. Halıeıoğlu 44 29 48, Heybegün 21.30) Çarşamb». Cumencioğlu) martesl, Pazar 15 t«. SARAV: (44 16 56ı Crsuz Allada • 51 84 02. tstanbul 21 42 28 BNT OTUNCU1AHJ: (44 97 ?^ Divarında ( R T ) Istlnye • Denlı 63 60 20. Kaaucoy • tlk Yardm 49 30 00 Kan Bankan36) IOC Hurusluk Overmj SITE (47 77 R2. On Emu 36 08 72, Kartal • 53 42 05. Kınalıa21 Sf M a^jaarpne» NUınunc BastaKÜÇÛK S A H N E T (DITJ üraı ı ij.'ıN (4B b"i 92 ı Sı.çnılaı Ara•es) « tı D £eyDet tiP.mu 3« 30 50 U da 55 39 29. Raml 21 27 11, OskU (49 5« 52) Gözlertm! Sapanıı'da ıB Doruk ı tsc ^leorralan (SnmatTa) • 2) 53 50 rım • Vaztıeml Yapar>m dar 36 09 45 Teelllcöy 73 «4 30 I'AN (48 07 40ı ü r s u s Ates »TÜNlB OZKOL (Kaxaca TlDıyarmda (R T.\ (44 66 66) Heı ÜNAL: (44 93 06) 1 Vadller 18 de Pazartca Haydutu. 2 Macera Yolu 21.30 da «Ask, A ? t Ask> Bnuıı;e< djmtrau o C U • II, BeleıB Hopeı FATİH: (23 01 Tl) tsplBoal&r dlye Zabıtaa O O H Z.AFER: (44 93 06) 1 Kırk D. DemlryoUan • aayoarpaşa M 04 75 PasMLrteBi tuung o e t gün U Küçük Anne (G. Arsoy) 2 CSKÜDAR: Hanemd* her 11, Slrkeol 23 30 79, Denlzyollan • tkl Geml Yanyana (O GünPazar 15.30 d». 4» 18 M (T»tl) ffUnlen • V. 03 07) Siray) ttlaivf Muourıueo (Patü») al 43 25 TEPEBAÇ1: (44 21 57) Topn>YENİ AR: 44 28 51) Casuslar Şetatt BAtlan • 44 42 33. I a»TB t o i m (net cttB 31 de). tlacbeth Bakırköy 71 64 68. Beyojlu 44 40 44. Belciesl Bnnkok O S.S 117. (Opera) Salı. Per»emdb« Burgazdds • 51 82 03 BUyUKads • lan Bllet 8atı«ı 44 4? 90 Danıçm»YENİ ATLAS: (48 65 02) SuçCumartcal 21 d*. 44 03 06. H»T» A1VU 73 ( 3 40 lulaı Aramızda (B Donık) 51 60 81 Qubufclu «8 00 81 60, ÎKNİ UOMEDİ: (44 04 0» TEM MELEK '44 « «9) 73 84 40. Erenköî 55 20 4Î. H 1Ç Denl» »İ Dolap Beyglrl. »1 de. On Emlr (Ç Hestun) Tartufte • 6alı Çarmmb» YE?rt TAİLStM. 144 31 »D hartç ber KÛB 16.30 VILUIZ BE ¥ OĞ L ü ı Suçlular Aramızda (B. Doruk) (BeSIIClasl 14< tü 42) Tiyatrolar: AYŞE İLE ALİ TELEFON ve ADRESLER İS SAATLERİ Hastaneler Polis imdat İtfaiye Tren • Vapur Uçak İSTANBl'L POLİS RADYOSU (Kısa dalga 47, 43 m.) 1058 Açılış 11.00 Şarkılardan 7.30 Açılıç Kısa haberler Oj*un havalan 7.45 Hafif müzik 8.00 bir demet 11.20 Tatll günü 11.40 ltı sesten altı ttirkü 12.00 Haberleı 8.15 Tatll sabahı meloKapanış dilerl 8.40 Şarkılar Te Türküler 9.00 Sevllen şarküar 9.15 Türk A NKAR A müzlgl dlnleylcl lsteklerl 9 45 6.27 Açlış 6 30 Günaydın Şanlı sayfalar 10.00 HaflT Batı sabahının şarkılan müzlğl dlnleylcl lsteklert 10.30 7.30 Tatll 8.00 Haberler 8.10 Hava raporu Blzl dinler mlslniz? 10.40 Pazaı 8.15 Pazar sabahı için müzik skeçl 11.00 İstanbul Beledlyesi 8 45 Şarkılardan bir demet 9.15 KonserTatuarı konserlnln caklen ya yım 13.00 Haberler 13.10 Kadın ve tatll 9.30 İsteklerlnlz mikrofonda 10.00 Atlı lcarmca Şarkılar 13.30 Reklâmlar geçidl 10.15 tsteğinlze çöre 10.45 Blzl 14.30 Türküler 14.45 Orhan dinler mislniz? 10 55 Haftanm Avşar orkestrası 15.00 Şarkılar skeçi 11.25 Pazar konserl 12.02 15.15 Penerbahçe Demtrspor maçıDiskoteğimizden seçmelpr 12 25 nın 2. devreslnin naklen yaymı Küçük tlânlar 12.30 Turttan ses16 00 Çay saatl 16 30 Oyun havaler 13.00 Haberler 13 10 Hava lan 16.45 Dlskotekten seçmeler raporu 13.15 Eyfel'den müzik 17.15 Sarkılar 17.30 Dans müzlği 13.40 Şarkılar 14.00 Erol Pekcan 17 57 Kısa Uftnlar Hafif müzik raz topluluğu 14.15 Reklâmlar 1.00 ReklSmlar geçtdi 19 00 15.00 Kara Kuvvetlerl armonl muHaberler Günlük olaylar 19.30 zikası 15.25 Şarkılar 15.45 Dilek K ı » llanlar ve hafif müzlk 19 35 kutusu 16.45 Spor ve müzik Turdun »esl 20.00 Radyo yayh 17.15 Şarkılar 17.30 Ocak başı sazlar grupu 20.30 Beraber çar18.00 Spor sayfası 19 00 Haberler kılar 2100 Eşref Şeflgin sohbet! 19 25 Hava raporu 19.30 Şarkı 21.15 Şerif Yüzbaşıoğlu orkestralar 19.50 Uykudan önce 19.55 5i 21.48 Şarkllar 22.00 ReklSmKüçtik llânlar 20 00 Kıbrıs İçin lar geçidl 22.30 Radyo hafif mü20.10 Şarkılar 20.30 Küçük konzlk orkestmn 22.45 Haberler ser 20 55 Küçük llânlar 21.00 22.55 Ara melodllerl 23.00 Stzln Çesltll müztk 21.30 Çarkılar «e İçin 13.30 Çesttll müzlk 24 00 turküler 22.15 Müzik dünyası Kıs« haberler 22.45 Haberler 22 55 Hara raporu ISTANBUI. RADYO fe, RADTOSO 17.58 Açılls 18.00 Oanaa davet 18.30 CazoeTerin «aatl 19.00 Melodlden melodlye 19.30 Kansık «ololar 20.00 Salon orkestraları İle o t u s dakika 20.30 Pliklar »rasında 31.00 Otx» konaen 22 00 8onat «aatl 52 30 Çesltll m ü « k 34 00 Kapanı; Kara Şahln (S. Bar). Acaba hanglsi mtidürHiğe terfi edecek dersin? 23.00 8oHst!er. orkestıalor 24 O Kapnnıç. O ANKARA İL RADYOSU 16.57 Açılıç 17 00 Frank Sinatra söylüyor 17.20 Dans müziği 18.00 Akşam kcnspri ir.00 Haftarun eollstl 19 30 Sevllen melodller 20.00 PRzar konsert 2100 Mozaylk 22 00 Dnns m'l^lft 23 00 Kapınış.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog