Bugünden 1930'a 5,447,148 adet makale



Katalog


«
»

SAHİFE DÖRT CUMHURİYET 11 Aralık 1964 Rejisör "başiaym» Ehseians» diye bağtrdt Londra, 10 Büyük Bı tanyanın eski Kıralı, şimdik: YVindsor Dfikfi, yeni bir ma ceraya baslıyor: Filim çeviri yor: 70 uasındaki, Windsor Dü kâ, «Bir Kıralın Hikâyesi» a dındaki füimde beyaz perde ye intisap ediyor. Filmin ko nusu iae, Windsor Dükünün. Kıraliçe Viktorya devrinden baskyarak, kısa süren krral Iığından sonra, talıtı terkede rek İngiltereden aynlışına ka dar, yaşadığı acıtatlı mac ralan ihtiva ediyor. Sabık Ingiliz kralı YUNUS NADİ armağan! SEKİZİNCİ EDWARD'da sinema yıldızı oluyor «KÜÇÜK HİKÂYE» 1964 1965 •SSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSA Yazan: Coşkun Zengin 13 Sahiden bana mı?... I 4 yajındaki Roger Duploch, oyuncak uçağı kırılınca çok üzüldü. Yakındaki askeri hava üssüne bir mektup yazarak uçağı onlara gönderdi, tamir etmelerini rica etti. Günler geçiyor, mektuba cevap gelmiyordu. Nihayet bir gün kapı çalındı ve bir hava yüzbaşısı Roger'in uçağının yeni ve daha büyüğünü ona hediye getirdi. Resimde, aldığı hediyeye çok sevinen ve cSahiden bana mı?» diy« loran küçük Roger görülüyor. Haberi yoktu amma olmuştu on günlerde Ankarada eskiyc ait gerçek hikâyeler ağızdan ağıza dolaşıp duruyor. îşte bunlardan biri : Türkiye Devlet Radyosunun fpikeri ajans bültenlerini okuyordu. • Sağlık Bakanı Ekrem Hayri Üstündağ sıhhi sebeplerden Stfirfl istifa etmis Te Istifası Başbakan tarafmdan kabnl edllmiştir. Sağlık Bakanlığına „.... memnr edilmistir.» Gazetenin yazı işleri müdürü haberi duyar duymaz Ankara muhabirini aradı ve sordu : « Bana bak, Saglık Bakanı Istlfa etmiş. Ajans sebebin! bildirmiyor, kendislyle konussanıza, ne durnyorsunuz!..» Ankara muhabiri bir an saşırdı. • Tok böyle şey!.j» dedi ve devam etti : a Daha akgam üstü kendisiyIe görüşmfistük. Gayet neşell Te nhbatliydi. Üstelik önumüzdeki günler lçin randevv bile veriyordu!~» Yazı îşleri Müdürü biraz daha heyecanlanarak : * O balde daha lyl» dedi. «Aman çabuk olnn Te bn meseleyi aydınlatın!..» Ankara muhabiri, Saglık Bakanının evini telefonla aradı ve sordu : « Beyefendi, ajans biraı 5nee saglık sebebiyle Bakanlıktan S İstifa ettiginiıi bildirdl, doğru VVindsor Dukü, makyajının tamamlanmasını beklerken, birden neşelenml? . Sebep de, makyajcıaının, Baskan De Gaulle'ün teleiıyon konoşmasından önce, onun da makyajını yapmış olan şahıs oldagunu öfrenmesi .. Kameralar hazırlanmıstı... Bir köş»de sırasını bekleyen VYindsor Diikü, rejisörün emrini bekliyordu. Eskl Kıral, hâtıralarını 1947 Dalgm Dttk'e, rejisör bağırdı: «Harekete geçn, Ekselâns!» Te 1950 yıUarında, yayınlamıştı. Şimdl de, onlan beyaz perdede merikada gösterilmeye başlıyakı Kıralın vanında, filmin bazı llmde aynen tekrarlıyor ve geçcanlandırmaya karar vermiş. cak. sahnelerinde, kansı Windsor Dümis günleri yeni baştan yasatıSahnelerinin çoğu, Îngiltere ve şesi de oynuyor. En ilgi çekici îngiltere sarayında çok tesiri yor. yapan bu kararın etkileri bekle Fransada çevrüecek olan, «Bir sahne ise, tahtını uğruna feda Filim, 1936 yümda, sisli bir Aniyor. Pilmin ise, yakın zaman Kıralın Hikâyesi» nde, Windsor ettigi şimdiki Düşes, eski Wallis ralık gecesi, bir muhriple «sevda tamamlanacağı ve Mart ayı Dükii, hikâyeyi anlatan şahıs roWarfield Simpson ile aşk macediği kadın» ile birlikte, VVindsor içinde, Londrada gösterileceği lünde. Bu arada, eski aile albüralarını, beyaz perdede canlandı Dükünün, tahtını terkederek, sür bildirildi. Aynı zamanda da, Lon münden çeşitli fotoğraflar göstenşları. VVindsor Dükü, tahttan gün hayatına başlamak üzere, In drada büyük bir gala gecesi ter rerek, beyaz perdede, gençliğiaynhrken, radyoda yapmış oldugiltereden aynlısıyla nihayet bu tip edllecek. Sonra da, filim, A nin hür günlerini yadediyor. Es gu meshur konuşmasını da, filuyor. Telefondaki Bakan saşırmıştı. Duraladı v* kekeliye kekeliye : « Hayır* dedi. «Haberim yok. Üstelik su anda evimde kltap okoyornm...» Amma olay gerçekti ve Bakan, haberi olmadan istifa etmişti. O GÜNDEN BU GÜNE Son kabine değisikliği konusunda bu yazının yazıldığı saate kadar görevinde bulunan Bakanlar şöyle konuşmuşlardır : Gümrük ve Tekel Bakanı Mehmet Yüceler: «Müsterih olun, istifa etmedim.» tmar ve tskân Bakanı Celâlettin Uzel: «tstifa etmedim ve böyle bir emir de almadım!..» Ticaret Bakanı Fenni Islimyeli: «Benira bdyle bir şeyden haberim yok.» îslimyeli, «Kesin olarak yaIanlıyalım mı?» sorusuna da şöyle cevap vermiştir : « Valla 5yle!.j» Devlet Bakanı Malik Yolaç : « Hayır sekerim. Ayak oynnnna mı gellyoruz..» Ulaştırma Bakanı Ferit Alpiskender: «Adana terminalini aemaktan geliyorum. Mfispet çalışmalanmın bir âbidesini daba diktim. Haluk Nurbaki denilen bir adam var. Ba fidi haberleri basma o yayıyor..» BİÇKİ Kitapları TEMEL BİÇKİ Bütün kadın elbıseierın) tek bir metot esası üzerınden hocasız öğreten ana kıtap (15 lira) EBKEK GÖMLEKLERI ve PiJAMALASI (73 lira) Sipariş, kitapların bedelı, 50 Kr§. posta ücretı ile birlikte Ziya Canal. P.R S73 • Istanbul adresine gönderıldiğinde derhal taahhütlü gönderilir. Başlıca tstanbul kitapçılarında bulunur. Şükrü Canal'ın BEDRI RAHMI EYUBOĞLU Hazırhyan: T. AYTUL \ MALKOÇOĞLU konu veresim: Ayhan Başoglu Bedri Rahmi, çağdaa Türk resminin bellibaslı Ama halkına, kisiligini alıstırdıği halkına karsı da temsilcilerinden biridir. Resfanleri, sürleri, yazılan, sorumludur. Ba sonımlulak en büyük sanatçılan aöıleri, bir kelimeyle «havası» nın etkileyicilifi bile kendilerine çizdikleri yoldan ayrılmamak, Termemleket içindeki önünü sağlamıs, perçinlemistir. dikleri süze sadık kalmak kaygısına kaptırmıstır. Onun sanat özelliği, dttne kadar, Baura yüz çevirTürk • Alman Kültür Merkezindeki sergi. Bramemekle beraber, roeralekete dönüşü, gerçekci btr que*ın ilk denemelerinden ba yana sık sık basvuruefilimle degil de süslemeci, becemeci bir stilizMe tan *e">«karıda Közünücttiğim skademizmin kollahalk tiplerini, köyü, köyluyü, folklor sanatımızın rından birini doğuran örçütekstür tekniğinin örmotiflerini benimsemesi, o motifleri «yeniden bu nekleri ile dolu. Tuvale ya da panoya yapıştırılan, lus» la tuvaüerine aktannası, bir «yerli resim» in serpistirilen sicim, b n parçalan, kum, çakıl, tas nakışlı dünyasını kurabilmesi idi. Bu bakımdan sa ve çeşitli yabancı maddrler bir ara şok etkisi donatçımız, Turgut Zaim'den sonra bir memleket ğurmuşken bugün artık asınmış bir tflr görünüyor plâstik sanatının kurucusu, «pionnier» si saytlabi gözümüze. Miro'dan, Pollock'dan, Braque'dan hatıUrdi. ralar arasında sanatçınm kendi baamdan yapttgı : Gelgelelim, öncülüğfinü hep övdüfümüz Turgut değisik ahenldi resiniler kıymetleniyor. Burada es* Zaim badem gözlü kadınlanna, halı dokuyanlanna, ki Bedri Rahmi'yi buluyonız çtinkü. keçilerine, kuzulanna ilpisinden vazgpçmemişken, Bir de, saJona girerken, sagda. biri büyük, biri yerli sanat plânında onu hayal gücfi bakımından as küçük iki kırmızı tonlu «Kahve» kompozisyonu mı? olan Bedri Rahmi, son Amerikan gezisinden var ki. çeşit'i stillerin ve anlayışlann, ne yalan söysonra, putlanm yakmıs, milletlerarası yeni akade Iiyeyim, bu birbirini pek tutmıyan topluluğu içinmizme, soyutluğa kendini vermistir. de inciler gibi parhyor. Bedri'nin sanatının has örSanatçüann psikolojik tutumuna bağlı olan böy neklerinden olan bu iki resim yeni ise özlediğimiz iesine değismelerin nedenlerini aramak t^reksiz. hava yeniden gelecek mi demek? Yok eğer eski ise Sanatçı, değismelerinde kendine karsı sonunludur. bu resimlerle hasretimiz katmerleşir. Nurullah BERK «Asafılardan hep korktnm» di lük açncaiagun katıgiydı adeta, yordu. onsuz edemezdik. Araçsızlıktan Belki Londradan, belki Mon uydurulmaş o güzelim hava ratreal'den, belki Frankfnrt'tan ko porlarının ne dertler getirdiğini pan bir aygar güzelliğin, ısıltı ecel teri döken pilotlar bilirdi yalnız. Soklukiar içinde, o lalarla, müzikle, kalabalık ve bagırtıyla tanımlanan artık çok ö manların sınırlı imkânlarını botelerdeki silik anılarına dönmeli şuna harcamamaya nasıl dikkat yim. Gerçekte, öteler diye bir ederdik. Sonra defterin ilk bölü sey var mıydı? Bunn kendime mü kapandı. tstifa ile birlikte sisonnaya korkayorum. Asağılar vil havacılıgın öteleri getiren, ödan, uzaktan uzağa, makineli tü teleri söyliyen baska dünyasında fek sesleri çeliyor. Ikinci pilo buluverdik kendimizi. Düzen değişim kavramının en geniş anlatnm Melwin: miyle yepyeni bir düzendi. ön • «Hey Cap» diyor bagırarak. ce, o alaylı dost yergilerinin ta«2000 e çıksak mı?» kıldığı, öfle yemefini baska ülBurus buruş yüz çizgilerinin o kede, akşam yemeğini başka ülyuklaşan iki yönünde, bir kıdem kede yediren özelliğin özlemli li savaşçının nysal gözleri var. yanı, aranan yanı başlıyordu. Ar«Vietnam, Kore'den berbaU di tık o koskoca hava alanlannm yor Me1win. cam duvarlarının ardında etrafı Lövye Melwin'in ellerinde ge gözliyenlere acıyordum. Otelere riye geriye çekiliyor yavaşça. Al azanan bir kurtuluş duygusunun timetrenin fosforlu ibresi çapraz tek sahibiydik de ondan belki. yönlerde ynkarılara tırmanıyor. Kurtulmak, şehirlerden sehirlere Palmiye ormanları uçsuz bacak oçup gitmek raiydi acaba?. Belki sız surüp gidiyor dört yönde. Bir biraz öyleydi. Gündoğumlarının orman köyündeki yol yardımcı başladığı yerle, rUnbatımlarının »ının telsiıini dinliyorum. Bar indigi yerdeki sehirler, insanlar, bar bağınyor Vietnamlı. yaşantılar baskaydı. Ask ve e«Guneyde 3000 e çıkın, 3000 e» lüm de baskaydı. Hürriyeti tarif VietKong'larm palmiyelerde eden, güzelleştiren ya da kararyuvalandıfını anlıyorum gene. tan bütün anlamlarda. Uçmak. Mermiyle tıkabasa dopdoluyuz: Durmadan, yıllar boyu uçmak, Bazokalar, havan mermileri, el görgünün, uygarlıfın, yoksullubombaları, daha bilmedifim bir ğon ve acının kendini göstere yıfın ölöm araeı. Korkunç yen göstere büyüttüğü evrensel bir genin ülkesinde simdi iki Türk tutkuydu. Mntlulugun ne oldukaldık sadece. Sag yanımda Mel ğuna dair o çocuksa, o aldatıcı »in'in yerine koyuyorum kendi yargılardan kimler kopardı beni? mi. Sanki çaflar öncesinin sızılı, Belki bir iç bozgununun yöneltilkel ve yorjon vasantısını anla tiği o değisim dünyasına ne seve tan yabancı sesli bir düş ınsanı rek, ne sevmeden baflıyım. Mnt lak ve sonsuz bir tutku bu. Binı dinler jtibiyim: Iinmezligi her bölfimde öne iten «önce sol motör tntnştu» diyor. bir açmazlar düzeninden kacıp «Alevin birdenbire harladığını pi dunnakla kurtulmak rülünçtü. lot mahalline saldırdığını görü Peki, ne yapmak gerektl?» yordum. Yangin söndürücülerin Motorlar tek sesli ve düzgün ise yaramaz füçsüzlüfü besbel Iiydi. Alevlet neredeyse depoya dönöp duruyordu. •aldıracak ve onu patlatacaktı. Her şey yolunda» diyordu MalSaf motörün düzenli aesinde, u win.«Daha 30 dakika var Capj çagın gövdesine yürüyen yangını Ayda 120 saat uçuyorum. Sai kıvançla seyreden, onu bekliyen gon'dan irili, ufaklı köylere kutlu giıli bir dfişman pusnya yatmış yoruz. Tedricen, gizli gizli, bütün gibiydi. Kuleye işimin bitlk ol organlara saldıran bir eski düsdufunu söyliyebildim sadece. manın gücünü kolluyorum: thtiSonra bütün cibazlar elden çıkı yarlık, bizim düzrnin kapıları'nverdi. da daha erkenci. On bVlerde, on bes binlerde; oksijen azlığının, Üst eam kapafı bızla ittiren bir radyosyon etkisinin organik yapı korkulu dnygnyla boşloğa fırla yı, on bes yılda ne bale aoktuğudım birden. Solnfu kesen, boRU nu aynalarda biraı biraz görmeInr gibi eden tepetaklak bir ka ye başladım. Hızla eskiyen yüzeyıstan sonra parasüt açılmıştı. Sol yanımda asafılarda, alevlrrle yin ardında bin yıllık bir ihtikaplı uçağın döne döne yere yak yarhk büvüyor sanki. Bulntlar bir yerlere çekip çitlastıfını çöriivordum. Cam ?ibi bir gökyüzü vardı yukarılarda. mışler. Bizim ünlir deyimimizle Sfmsiıah bir dumanin ardından, «mis» ribirdi gfikvazu. IMeluin. bir da| yamaçında o korknnc yan uçuş plânını ortadanfcıvırmısak jın Rürütüyle büyüyordu.Paraşöt sam günesinin vnrdtfgu cama da tfln iplerinde, ıslık çalan r&ıgârın yamıstı. sesini dinleye dinleye yere ulas «9.2.1.TİGET, 9^.1.TİGKT» tım. tlk vartaydı bu. tlk gençlik Saigon çağınyordu. Belli belir çafımın yıllarca öncesine düşmüş siz bir yeni görflntii orman denianu, dün gibi gene taze ve erken tinin ötelerinde baslar gibiydi bir anısiydı. O ilk vartadan son«Melwin, alçalalım» dedim. Gera daha neler görecektim oysa. ri çekilen eaz kollariylc birlikYere vuran, havada patlıyan, su te tek sesli hızını defistlriverdi lara fömfilen. kimbilir oangi motorlar. tnis Cheek tist'in kuytu ormanda, hangi nçurum belki yüzbininci okunusuna geçkaranlıgında kaybolan bir yıfın tik. GSnes. sessizce kavboldu. uçak vardı ovsa. Aynı üniforma Çepçevre, kapkalın bir boz belan tiydi^imiı, aynı kogus>arda yazlıktan stynlıverdik. Alacaka yattıgımıı bir yıfın dost, birer leriyle rençini hızla değiştiriyor birer dönmemecesine gittiler.Gün Uciverte dönfiyordu. • • • • • • • • • • • • • • • •• « • •• ' • • • • • • • • • • • • • • • » •• • * • CET3ÛTEA ALBA ( MA \/ARl>« ' D.B. Deniz Nakliyatı T.A.Ş. ne ait Eskişehir Şilepinin 3/1964 Kontinant dönüs seferinde Bremen. Rotterdaro ve Anven'ten muhtelif Türk limanlarına nakledilmek üzere yüklediği karışık hamule ile Anvers'ten hareketini mütaakıp kesif siste kanaida Port de Parei mevkiinde karaya oturması üzerine gemi ve yükün müşterek selâmet ve menfaatı bakımmdan kurtarma yardım talep ederek yardıma gelen romor{körlerle kurtarma yardım mukavelesi akd'olunması ve geminin bu romorkörler tarafmdan yüzdürülerek emniyet altına alınmasının ve bu uğurda bir takun masraflar ve fedakârlıklar ihtiyannın müşterek avarya halini teşki! ettiği ve konişmentoların 21 inci maddesi uyarınca müşterek avaryanm 1950 York/Anvers kaidelerine tevfikan İstanbulda Hakem/Dispeççiler marifetiyle hal ve faslı gerektiğı iddia olunarak müşterek avarya halinin mevcut olup olmadıftna karar vermek SOLDAN SAGA: ve mevcudiyetine karar verildiği takdirde gerekli dispeçi yapmak yetkisi ile ayni madde gereğince Armatör adına bizJer1 Birinci Napoleon'un Ingilizl«rle yaptığı savaşı kaybettiği bir den Av. Füruzan Karafakıoğlu ve yük menfaatleri adına da yerin ve Londradaki büyük bir Av. Muzaffer Falay'ın Hakem/Dispeççi tâyin edUerek 25/11/1964 köprünün adı (Bizde söylendiği gigünü Galata, Karamustafapaşa Cad. Veli Alemdar Han 6 mcı bi yazılmıştır). 2 Enosis merakkat 21 No. da Hakem/Dispeççi tetkikatına başlanmış olduğu. lısı memleketin başkenti, en büyük bilcümle ilgililerin tetkikatın bırakUdığı 28/12/1964 cuma güvücutlü masal hayvanı. 3 Yunü «aat 13.30 a kadar müsbit e\Takı ile birlikte yukanda yazıb goslavyada bir dağ, Iranın eski ve adreste Hakem/Dispeççilere müracaat etmeleri lüzumu Uân tanınmış şairlerinden. 4 Bir edat, damının altma sığındığımız, olunur. (Basın 23121/15085) aç gözlülere yetmiyee»k derecede. Tersi ayağın altıdır, herhangi bir kurul mensubu. 6 On iki düzüneyi belirten kelime, bir e. mir. 7 Çevrilince clezzet duy ve zevkine var!» karşıhğı karma bir emir oluı. » «Yazıya göz gezdirip mânasını kavrama!» karşıhğı iki sözlü bir emir, güzel sanat. 9 Bir soru edatı, sarsılmaz kanı. 11 Arahk 1925 tarihli Cumhuriyet'ten YUKARIDAN AŞAGIYA: 1 Büyük bir devletin ve müttefiğimizin başkenti (bizde söylendiği gibi yazılmıştır). 2 Bizden önce gelmiş erkek cedler (çoğul), bir hayvanın yarısı. 3 Anadolumuzda bir kasabamız. 4 Her zaman «boy» a pek uygun olmıyan genişlik, böyle insanlar çabuk kızıp köpürürlr. 5 «Tenis oynamaya mahsus Menteşe Mebusu Şükrü Kaya beyın rıyasetınde toplanan Me bir aracı tırla deni Kanun Komisyonu vazıfesini taraamlamıştır. Bu kanuna göre ifittL;LlUİJ tan> mânasına nikâh, imamlar tarafmdan değil, ahvali şahsiye memuru huzurun yU(ICJt!Baîî iki söz. 6 Kırda ve iki şahit muvacehesinde bizzat evlenecek kişiler tarafmdan da, ormanda veaktedilecektir. Birden fazla kadın almak da bu kanunla menedilya denizde haydiğı gibi kan ile kocadan biri evliyse bu nikâh mefsuh addedilevan ele geçırme cektir. Kanunu Medenîmizin Cumhuriyetimize layık bir şekilde işi, eski Türk tedvinme muvaffakiyetinden dolayı komisyon âzalarını tebrik ».„,.,. gruplarından bi»*kll rinin ferdi. 7 ederiz. Binanın kısımlanndan yukarı kıHacı Zihni efendi merhum gibi bir zat bile «Kitabün Nikâh» sım. 8 Aldatılması kolay kişi, bir emir. 9 Tavana asılanlar (çoında imamın nikâhta hiçbir vazifesi olmadıgını aarahaten sdyltğul). miştir. S/S ESKİŞEHİR GEMİSİ HAKEM DİSPEÇÇİ HEY'ETtNDEN TEKLİF İSTEME Denizcilik Bankası T.A.O. Şehir Hatları İşlelmesi Müdürlüğünden: 1 İstanbul Şehir ve İzmit körfez hatlartnda 8ankamız tarafmdan işletilen yolcu ve ar?ba vipurlan büfelerinin her birini nişletilmesi hakkı, kapatılmış zarflar içinde teklif alma suretiyle. devredil»cpktir. 2 Bu işe ait teklif şartnamesi ile mukavelename örneği iş günlerinde ve mesaî saatlerinde Bahçekapı 27 Mayıs Hanında Şefrir Hatları İşletmesi Müdürlüğünde görülebilir. 3 DENİZCİK BANKASI T.A.O. artırma. eksiltme ve Lhale kanununa tâbi değildir. Banka ihaleyi vapıp yapmamakta veya dilediğine vermekte serbesttır 4 Teklifler en geç 16.12.1964 günü saat 14.00 de kadar kabul edilecektirAlâkalılara duyurulur. (Basın 23281/15087) 4O \ Kanunla Yeni Teaddüdfi Zevcat'tan kurtulmuş oluyoruz Şükrü Kaya bey Ifahya Kemal bey Son günlerde şehrimiz kambiyo borsasında muhtelif yükselmeler arzeden tngiliz lirası dün tekrar yükselmıştır Sabah 910 ku rusla açılan borsa akşaro 920 kuruş üzennden kapanmıştır Geçen günkü lodos fırtınasında şapkası uçan şaır Yahva K.emal beye bir gazeteci «Hanı şapkanız üstad?» diye soruyor Şaır, cYolda kafiye ararken şapkamızı kaybettik» cevabını venyor Gazeteci, üstadın şakasına şaka ile karşılık vermek suretiyle işi tatlıya bağlıyoc : « Her halde o da ivi bir kafiye aramaya çıkmıştır üstad!» tngiliz lirası yıne yükseldi «BtRAZ DA MİZAH» sütunundan SÜTÛN AT suepu T C R K C B Okumm Yszm» Bllmlyenl Ötrenmeye Teşvlk Edlnll ttt ÂMLİM. OEMMEĞİ Yeni Meden! Kanun gereğince nikâh akdinde Noterlerin hazır bulunmaları hakkındaki karar henüz (ehrimize gelmemiştir. Haber aldıgımıza göre bu karar Adliye Vekâleti tarafmdan diger vilâyetlere tebliğ olunmuş bulunmaktadır.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog