Bugünden 1930'a 5,427,716 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAHİFE DÖRT CUMHURİYET 9 Kasım 1964 Enfarktüs'e Karşı Atofftı CEUSI GUZEV. Yazan : Dr. Süreyya ATAMAL ÎĞNELt FIÇI ÎĞ Yazan: Hamdi VAROĞLU Son günlerde, aksıhk, aıabaya karetı busbutun cevapsız bırakmabınmiş, benı kovalıyor gıbı bır şey dı. Hatta. aklı basmda msanları Evım uzak semtte tsımın başına dusundurecek bır karşılık verdı: O Allahın bıleceğı ıştır oğlum! gıdıp gelmek ıçın, çaresız bır arabaya bınmek lâzım Araba de> ın dedı. ce de, şımdi akla ılk gelen dolmuş Arabamız, ofkelı bır &arsıntı ıle oluyor. Yıne çaresız, ondaıı fayda tekrar hareket ettı, Ama, motorlanıyoruz. le şoforun dılı arasında bır bağlan Faydalanıyoruz demek doğru mu tı varmış gıbı, onun da bir kere acaba? Çünkü, çoğu zaman dolaçılan çenesı, bır turlu kapanmak muşun faydasından zıyade, kâh bılmı\ordu maddî, kah mançvi zararı olu>or Ulan, herıfe bak be' Allahın Arka arkaya atlattığım ıkı badı bıleceğı ısmış1 Allahın bileceği is :eyı anlatmıstım olsa, bu moruk halınde senı çok I Kalb ve kan dolaşımı hastalıkları, medenî, kültüvcl memJeketlerde ön plânda gelen hastalıkların başmda yer almaktadır. Son senelerde genç erkeklere dahi musallat olan bu menhus hastabk tam verimli çağlarda bulunan, yorulmak bümiyen, kudretli, olgun menajerleri, enerijk iş Kalb enfarktüsu, kalbin kaslarına aralıksız olarak çahşmak suretıyle kanı veren kan damarlarının, bırdenbıre tıkanması sonu husule gehr. Kalbı bır çelenk gıbı çevrehyen bu ınce kan damarlarına, kalbın çelenk damarları (Herzkranzgefaesse) denır. Gaye tınce dallara ayrılan bu kapüler (kılcal damarlar) damarlar, kalbin en kuçuk hucrelerıne kadar kanı sevk ederler Yaş ilerledıkçe, bu damarların ıçerısı bırtakırn yağ urünlerının kaplamasıyle eskı elâstıkıyetını kaybederler. Üstelık, damarların kıreçlenmesı ıle de damar sertlıkleri husule gehr adamlarını tehdit etmektedir. Kendilerini işlerinin çarkına kaptırmış olan bu dinamik insanlar, günlük çalışma kapasitesini aşan, uykulanndan çalarak fazla mesai vapan, aceleci, çahşkan menajerlerdir. Bu bakımdan halk ağzındaı ı bu hastaüğa (Menajer hastalığı) da denir. ile. aynı yöne de gıdışı temın edılmış olmaktadır. Her iki bilgin, bu realıteden faydalanarak (tontocard Automat) adı altında özel bir alet ıcat etmı<lerdır Bu aparey. batarjalar tarafından ışlemekte ve zayıf mutesavı bır akım temın etmektedır Akımın kuvvetı, tazyık tusları tarafından ayarlanmaktadır Bır otomatık elektronık jardımı ıle, akım kıymetı daıma sabıt kalmaktadır Bu aletten ıkı elektrot avnlır: Bu elektrotlardan bırı, hastanın kalbı uzerıne konur; dığerı de hastanın sırtına karşılıklı olarak • a^ağı yukarı EKG de olduğu gıbı yerleştınlır Her ıkı elektrot levhaları altına (Magnesıum • chlond) solusyonu ile ıslatılmış köpuk sunger yastıklar tesbıt edılmiştır Tıhanan damarlar: Hıç şuphe yok kı, bu bır ıhtıyarlık hastalığıdır Her zaman bir tehlıke arzeden sertleşmış ve kireçlenmı? ınce damarlardan kanın dolaşmasında bırtakım zorluklar, hattâ kıreç bırıkıntilerınden oturü de bazan tıkanmalar husule gelmektedır Kan dolaşımı sırasında bu damarların daralması ve tıkanmasına her ne kadar kalb, karşı kovmakta ıse de, fazla enerjı sarfederek zamanla kalbte knz tarzında ağrılar olur (Anjın pektons). Günun bırınde bu damarlar tıkanma tehlıkesı gosterebılır; bu sırada kalb adalesının bu kanlanamıyan ve guçlükle beslenen bu kısmmda (Anoksemık bölge), çok muziç ağrılar husule gehr kı, «Kalb enfarktüsu» demlen hastalık artık teessus etmış demektır. Kalb enfarktüslü hastanın en aşağı iltı hafta kadar hospıtalize edilmesı gerekir kı, enfarktuse uğrayan bu anoksemık bolgenın yerıne, daha mukavırn bir doku teşekkül edebılsın Maalesef, bugüne kadar kalb enfarktüslerinin husuliinde. blrçok tecrübelerimize rağmen, bir türlü önleyici tedbire malik degildik. Son zamanlarda, Alman bilçinlerinden Prof. Dr. KÖHLER ile çalışma arkadası Yüksek Kimya Mühendisi HEİNE'nın (Bad Nanheim) da yapmıs olduklan araştırmalar sonunda, kalb enfarktüsünfl önleyici yepyeni çareleri bulmaya movaffak olmnslsrdır. Bn iki bilgin, kendi özel (Transcardiale iontopbrose) metodu sayesinde, kalb enfarktüsünden nasıl korunabilineceğini kongrede açıklamıslardır. Burada prensıp; elektrikle doldurulmuş atom zerrelendır. Bunlara İON denir Bır elektrığın akım alanından geçırilecek olursa, bunlar ya pozıtıf veya negatıf kutuplara doğru sevretmektedir; tıpkı, bır otomobil bataryasının her ıkı kutbunda olduğu gıbi, atomun da ikı kutup arasındaki devreve bağlanması ATOM imdada yetişiyor: Zayıf akım devresıne bağlanmı$ olan aletten (Magnesıum atomları) bir elektrottan dığerine geçerken, en ınce kan damarlarından kalbe kadar uzanmaktadırlar Bu amehve sırasında, acaba hangı kimoelektrık olayı husule geliyor? Magnesıum atomları ıkı kutup arasında seyrederken ne gıbı bır olavın cereyan ettığı, henüz izah edılememıştır. Bılinen bır «ev varsa; bu mucizeyı yaratan metottan alınan olumlu sonuçlardır . Bu gune kadar (tontocard • Automat) apareyı ıle 5000 hasta uzerınde yapılan denemelerde. (bunların o'o8O i müzıç Anjın Pektorıs veya Enfarktüs'e yakalanmış olmalanna rağmen) tamamı>le salâh bulmuş veya butün şıkâjetlennden kurtulmuşlardır Bu alet, yukarda anlasıldıgı gıbı, az bir akım eneıjjsı ıle çalıştırıldığından, kesin olarak tehlikesızdır. Aletın kullanılması çok basıt olduğu gıbi, kullanırken de ne elektronık. ne şımik ve ne de fızık! ön bilgiye ıhtıyaç yoktur Gelecekte, bu alet vardımıyle, rızıkosuz olarak kaib mutehassısı bulunmıyan yerlerde. pratısyen doktorlar bıle, çok kola.vlıkla Anjın Pektons ve Kalb Enfarktüsu tedavisini basarabıleceklerdır. Netıce sudur kı; Enfarktus tehdidı altında bulunan hasta bızzat, kendı«;i dahi • şayet aile doktoru bu apareyın kullanılmasını tavsive ettığı takdırde bu aletı, serı hahnde kullanabılecektır; çunkıi, lontocard • Automat, öğrenilmesı çok basıt, pratık ve kullanışlı bır alettir . Bır keresınde, arabanın £rem pat tan alırdı.. Allah unutmu^ senı bel ladığı ıçın, yarı yolda kaldım. I Bedavaya yaşıyorsun. Bır kavşakta yıne durakladık. kincısinde. serçeparmağım kapıya kısıldı, halâ elım sargılı ü<?zıyo Şofor sustu Hareket »ttık. tekrar başladı: rum Boylelerını gormuvor muBırıncısınd», va hava >ağışlı olsaydı. halım nıce olurdu, dedım. yum, şeytan, bır ığne yap, obur tesellı buldum tkıncı kazada, dost dunyayı boylasın dıyor! Ne lüzular tesellı ettıler Beterın beterı mu var, bu jashların bu dur.>ada, vardır, j a beş parmağın kısılsav bılmem kı' Bır ıse yaramaz, elındı, daha fena ıdı va, dedıler, ha den bır iş geımez, yedıklerı ekmek haram. ınan olsun' lime şukrettım. Arabadakilerde tıs yok Lâf değıl, Üçüncu kaza. manevi oldu. Sı • nırlerım bozuldu Daha duzelteme herifin elınde. elınde değılse bıle didım. Aklıma geldıkçe, elektrık ce linde ığne var revanına tutulmus gıbı urpertıler, Bir müddet, bu iğne teması sürüp sarsıntılar geçırıjorum gıtti. O kadar sürüp gıtti ki, şoförun, Hak oyunu uçtu Bu kadarla at eskiden, bır ığnede hasta oldüren, şımdı o gunlerin lafiyle geçınen bır latmıs olmağı umuyorum. Gerçı, dolmuş hıkâvelerış le cku acemi iğnecı olduğuna hükmedesim yanları da yordum, bıktırdım gı geldi. bı geliyor Ama, bu seferkı dolmuş Yanında bir yaşlı hanım oturuyorhikâyesı, ılk ıkısı gıbı yalnız benı du. Yarı yolda arabadan inmek ls^eılgılendıren şeylerden değı! Bun dı. Durduk. Kadıncagız, ayaklan sıda, sızlerın de payınız var Hele zılı olacak kı biraz ağır ve hesaplı yaslıların1 Anlatmak ıstedığım va adımlarla ındi. ka, ufacık da olsa, bır >onunden, Tekrar hareket ettiğimiz zaman aybır toplum müşahedesı, gençlerın nı iğne nutkunu, durmadan aynı yaşhları goruş zavı>esını gosteren çızgıde dolaşan büyuk bır plâktan bır arnek. dınler gıbı, tekrar dinlemeye baj* .v * ladık Şoforumuz, kalın enselı, kırmızı Nah, bır tane daha! Tutacakvuzlu, ofkecı bır genç adam, ara sm boylelerini, bır iğne, yallah öba\ a muşterı bınriırısınde, soıulan bur dünyaya1 Ne lüzumu var da suallere cevap verışınde, hattâ a yaşarlar bunlar yanı? Bır de tutraba kullanısında bıle bır Mmrlıhk muş, kafasına encıklı boncuklu halı. bır rahatsız edılmışlık sezıh sapka gıymış1 Ah. elime rerseler jor boylelerını, âlımallah bır iğnede ışYola çıktık Son surdtle gıdıyo leri tamamdır ruz Yollar kalabniık Bıraz .«avaş Otekı jolcular bırer bırer inmişgıt<:en. ıyı olur. dneceğım ama, a lerdı Nııtkunun sonunu, mecegım damın halı. ınsanda afiı/ nçmağa yere kadar ben dınledim Yalnız, cesaret bırakmıvoı kı' dayanamadım, ınerken, şu ığneli Ofkelı şoforumu7un yuzunde a fıçının sahıbıne bır nutuk da ben sılı gazap ıfadesı, ılk kav>akta pat çekeyım, dedım lak verıp sokağa fırladı Sen de ihtıyarlıyacaksın, deAk sak*llı*temız. pak (fifn. O zaman da bırı çıkıp senin yar. : »gır< a d ( { n l i i a t f l A l t k ^ içjn b»yle derse ne yapaAas? Soı hızına uyduramadığı ıçın ie kaldı, kaktakine çat, içeridekıne çat, olur arabanın altında ezılıvordu Ara mu bu° ba, bereket versın sofoıu kadar Hıç, dedı, haklısın derım. thofkelı olmadığı ıçın, bır frende zınk tiyarlarsam, bana da bır ığne yapdı>e durabıldı Ama, arabaiıin dur smlar, morto, tamam! Ne ışim var. masıyle beraber. şoforun zenbereğı sarsak sarsak, bu dunyada? gevşedı Sol elı dueksıjondı «aAcaba deh mıydı? Yoksa sadece ğına doğıu şovle afılı bır tğılışle kust^h ve terbıyesız mı' açtı ağzını, yumdu gozunu Öyle de olsa, boyle de olsa, elıne Geç be' Ne duruvorsun'' Za enlıyetle beraber ınsanların canı ten nası! olsa gıdeefksın, baıı be teslım edılen kımseleri yalnız direk 1 nım arabanın a'tında geberme sıvon ımtihamndan değil. bir de aHırt sen d° kıl ve ahlâk musyenesinden geçirthtıyar, bu \ersız \e ku=t^h ha sek nasıl olur dersiniz? •••••••••••••••••••••••#•••••••••••••»••••••• Deniz Kuvvetleri Komutanlıgı Seyir ve Hidroğrafi Dairesi Başkanlığındaa bıldırümıştır: Istanbul Tekel Başmüdürlüğünden 100 gramlık kutularda saülan Filız çajının fiatı 9.11.964 pazartesı sabahından ıtıbaren altı lıraya ındırilmıştır. Bayilerın, ellerınde bulunan Fılız çaylarını o gun saat 17 ye kadar bağlı bulundukları Tekel satış depolarına bır beyanname ile bildirmeleri ve çayları kontrola âmade bulundurma1».ı ılân olunur. (Basın 20988'13707) t • DENİZCİLERE VE HAVAClLARA 138 SAYILI TEBLİĞ 10 114 12 Kasım 1964 tarıhlerlnde 09 00 ıle 17 00 saatlerı arasında aşağıda sınırları büdirilen saha ıçınde seyretme, demirleme, avlanma ve bu sahanın 1500 mftreye kadar olan yüksekliği can ve mal emniyetl bakımından tehlikelidir KARADENİZ ŞtLE VE KEFKEN AÇ1KLAR1 1 nci nokta: E 5832 No. lı Şile tenennden 349 derece ve 12 mıl mesafedekı enlemi 41 derece 22 dakika Kuzey, boylamı 29 derece 34 dakika doğu olan nokta. 2 nci nokta: Enlemi 41 derece 33 dakika kuzey boylamı 29 derece 34 dakika doftu 3 ncü nokta: Enlemi 4! derece 33 dakika suzey boylamı 30 derece 03 dakika doğu 4 ncu nokta: Enlemi 41 derece 22 dakika kuzev boylamı 30 derece 03 dakika doğu DENtZCtLERE ve HAVAClLARA LUNUR. ÖNEMLE TEBLtG O l • Denizcilik Bankası T.A.O. Şehir Hatları İşletmesi Müdürlüğünden Kadıkoy vapur iskeleMnın, genııJerın janaştığı on cephesı tamır edıleceğınden 9 Kasım 1964 gununden ıtıbaren 20 gun muddetle Kadıkoyunden saat 20 45 ten gece saat 01.30 a kadar olan seferlerın vapurları Kadıkoy araba vapur ıskelesıne janaşıp buradan hareket edeceklerdır Buna aıt tafsılat ı^kelelerde ılân olunmuştur (Ba^ın20986/13695) Faal 10200/136ıı TEKEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN: İstanbulda 2, 3, 6 ve 9/10/1964 Ankara ve İzmirde 5 7 9/10/1964 tarihlerinde çıkan gazetelerde intişar eden Yozgat Bira Fabrikasına ait ilânımızın 3 üncii maddesi ile, bu iş için hazırlanmış ve Merkez Satmalma Komısyonumuzdan verilmis idarî şartnamenin 4 üncü maddesinde aşağıdaki şekilde değişiklik yapılmıştır: 1 İhaleye girmek isteyenler hazırladıkları teklif zarflarını ılk ılân tarihinden en geç 60 iş günii içinde vermeleri yerine mezkur teklif zarflarını 14 aralık 1964 pazartesi günü saat 17 ye kadar verebilirler. 2 Muvakat teminat teklif edilecek fiyatın <o 3 ü nıspetinde olmayıp seyyanen 500.000. TL. sıdır. Alâkalılarm ve şartname alanların bilgi edınmeleri ilân olunur. (Basın 20927/13711) (Basm 20568/13701) »»»••••••••••••••••••• ••• • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • konu veresim: Ayhan Başoglu ÜZERİNPE ACAİP Bıf?. 123436789 PETRÖL CFÎSİ İSTANBÜL EÖL2E !.r^ÜnL!JGJNDEN: • ^^ Bolgemız, 911.1964 pazartesı gununden ıtıbaren Harbiye Cumhuriyet Cad 209 No. lu Emek Iş Hanının 4, 5, 6 ve 7 cı katlarına taşınmış olacaktır Yeni Telefon Numaralarımız aşağıda gosterılmıştır: Işyeri ve Telefon Numaralan Değişikliği 47 47 47 47 47 47 47 47 47 13 13 13 09 80 81 82 83 84 85 86 ) 87 ) 25 23 21 30 30 23 S a n tra 1 Bölge Müdürü Böl. Md. Muavini Böl. Md. Muavini Muhasebeci Tic^ret Amiri Mübayaa Şefi (Basın 20871/13704) Islanbul liriiri'i llılii\ııııliiıı Rusyadan 73 01 11 Gümruk tarifelı Doküm Pıkı talep edecek olan mensubumuz sanayicılerır 20 11 1964 aksamına kadar Odamız Sanayl Şubesıne müracaatları rica oıunur (Basm 20919/13702) Soldan saga: 1 Kamını hoplata hoplata dans etme (karma söz). 2 Ba?ırjda taç taçıyanlardan olma hali, bir harfin okunu?u. 3 Aksaray çevresindeki bir semün halkından. 4 Bir şeyi alıp bir yerden başka bir yere ulaştıran, söyle! 5 Herhangi bir sebepten dolayı, dalkavuklann çok kullandıklan bir söz. S «Düzineden iki eksık tutkun» anlamına iki soz, bır sıfat takısı. 1 Hile ve tuzak. 8 Çocuk yemeği, her derde ve balbassa ölüme karşı bulunmıyan. 9 Bazıları bir çok kapıları açrnak içın cpara> yı onun yerine kullamrlar. Yukandaa asağıya: 1 Törenle kocaya varma (iki söz). 2 İntikam hu^ını yerine getiren (iki »öz), bir raman parçası. 3 Bedavadan ele geçirme (iki söz). 4 Kalburdan geçirtı? hareketi, dertlinin bağırtılanndan. 5 Anadoluda kullanılan bir ölçü, sahip. 6 «Beyaz renkteki öküz zevcesi> mânasına iki söz, bir keskinin yarısı. 7 tBoyle bır yerde yemek yemektense geniş yerde dayak yemek» daha iyidir derler. 8 Yurda hizmet etmiş HankD r.uın .. »« buyük kişilerin , taallnlllml* «rkll hatırasını anmak için dikilenler (çoğul). 9 Bir goru edatı, camekânlardaki satılık ejyanm üzerine konulanlardan. Konstrüktör Ressam Alınacaktır Askerlığini yapmış, azami 40 yaşmda olan konstriıktör ressam alınacaktır. Taliplerin Türk Demır Döküm Fabrıkalarına şahsen müracaatlan. Telefon: 21 66 < ) M Cumhuriyet 13716 4O 9 Kasım 1925 tarihli Cumhuriyet'ten Göztepe Amerikan mektebinde cereyan eden müessif olay Göztepedeki Amerikan mektebinde dinî propaganda yapıldığı ve ayni zamanda Ermeni çocukların Türk talebeyi ağır küfurlerle tahrik ettikleri yolunda Maarif Müdürluğüne müracaatta bulunulmuştur. Bu ihbar üzerine Maarif Müdürlüğü, yabancı mektep müfettişleri olayın tahkikine memur etmiştir. Edindiğimiz bilgiye göre mektep, idareci yabancı ve gayrimüslim talebe ile birlikte Türk çoeuklarınj da zorla kiliseye gotürmek cüretini göstermiştir. Bundan başka mektep idaresi şikâyette bulunan Türk çocuklarını tahkir ederek Ermeni çocuklarını korumuştur. Bu müessif hâdise karşısında bir çok aile Maarif Müdürlüğüne başvurarak mesullerin şiddetle tecziyesini ıstenüşlerdir. Fransanın Suriye fevkalâde komiserliğine tâyin olunan M. Henry de Jouvenel gazetecilere verdiği bir beyanatta demiştir ki: < Suriyenin özgürlüğe lâyik bir hâle gelebilmesi için sükun ve isükrarı temin etmek, tarafsız milliyet ve mezheplere mensup olanlar arasında tarafsız bir hakem vazifesi görmek gerektiğini bilmek lâzımdır.» M. de Jouvenel, tngiltere ve Türkiye ile d» bu konuda sıkı M. Henry de Jouvenel bir işbirlıği yapmak gerektiğini sözlerine eklemıştir. Suriye fevkalâde komiserinin beyanatı Bir Alman gazetesine göre Irandaki durum «Rıza Han ile Kaçar sülâlesi arasında iki seneden beri çatışmalar oluyordu. Sabık Şahın Avrupadan İrana avdet etmemesi, işleri olduğu gibi Rıza Hana yüklemesi, onun günden güne nüfusunun artmasına yol açmıştır. Maliye Nâzırı Zekâümülk, Rıza Han tarafından Nazırlar Reisliğine tâyin edilmiştir.» dir: Bir Alman gazetesinin Tahran muhabiri şu bilgiyi vermekte Dr. K E M A L Ç A Ğ L A R J tdrar Sollan ve Tenasfil \ Hastalıklan MfitehMsısı \ Galatasaray, Turnacıbası So. :, No. 12 Uğur Apt. Saat 1012 \ ve 1318. Tel: 44 14 3« 1 İlinçıUt
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog