Bugünden 1930'a 5,419,315 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

•k iva.sım Güzel Amerikalı! Onbef günden berl Amerikada, o fehtr senin, bn jehir benhn dolasıyoruz. Lüks otellerin salonlanndan, basit eglence yerlerine, kalabalık caddelerinden üniversite bahçelerine, otobüsüne, metrosuna, uçağma, asansörüne, asansorcüsüne, kapıeısına, tezgâhtanna, polisine, memunına, bankacısına, soförüne ayakkabı boyacısına kadat görmediğimiz yer ve kişi kalmadı. Ama görmediğimiz ve tanışmadığnnız flç şey kaldı: Saygısızlık, tarbiyesizlik, ağız kavgau, dövüg. Sordum burada uzun süre yaşamıs olanlara. Yukanda saydıklarnna rastlamakta güçlük çekeceğimi söylediler. Gerçekten Amerikada yaşama üslubu sâde ve sağlam bir kesinlikle oturusmus. Disiplin, terbiye, karşılıkh saygı, iıayatın temel çizgilerL Sokaklarda en çok kullanılan iki kelime: Tesekkür ederfan ve afiederslniz. İnsanlar, toplum yaşayışında kayıtsız şartsız dikkatli!.. Polis, eskllerin deylmi ile bir «hâkimî mutlak!» Küçüklerin amcası, büyüklerln dostu, ama külhanîlerln azralli. Blr kadın, polisle en tatlı tebessümiyle konuşur; polis de ona en yakın ve saygılı tebessümüyle cevap verir. Amerikalı, aile içi davranışı hâline getirebilmiş toplum lçi davranışını,.. Burada erkek kadına sıntmaz, güliimser. Nizamlara, yasaklara, emirlere kafa tutmak şahsiyet gösterisi sayılmaz. Amerlkah birbirine karşı rahat ve saygilı bir nezaketin suıınnı çizmiştir. Avrupahnın ona yüklediği kabalık suçlaması, burjuva muaşeretinden süzülme bir iddiadır. Amcrikan toplum hayatmda sâde bir halk terbiyesinin çizgilerini gördıım ben... Biz ki saray terbiyesi gösterişiyle kaldırım kabalığı arasında hirbirimize karşı davranışlarımızın ölçüsünü kaçırmışızdır, bu yiflide Amerikalıyı kmayacak hâlimiı yoktur. *** Peki... Bütün bnnlar tamam. Ya «Çirkin Amerikalı ne hâdİM olnyor? Sokaklarda alabildiğine başıbos, direksiyonda küstah, pollse terbiyesiz, bayrağa saygısız, barda dövüşken, diizen dışı ve toplum tistü bir yaratık Amerikalı bizde... Yoksa Birleşik Devletler terbiye11leri kendisine saklıyor da, bütün süzmelere ml pasaport rerlyor? Hayır. «Çirkin Amerikalı» kendi yurdunda çirkinliğinin Ç sinl göstermiyen, gösteremiyen Amerikalıdır. Ama Türkiyede niçin göstermesin? Bir genç adam düsününüz: cebindeki bir dolâr, zaman zaman on lira, yirml lira olmuştur. Ayda 804 dolâr alsa, yılına göre 16.000 ve yılına göre 8.000 lira değer tutmuştur. Paranın her kapıyı açacağı» düsüncesine kapılmış blr az gelişmlj ülkede, bu üstün yaşama yeteneğindeki genç adamın karşısında ne polis vardır, ne hâkim!... Cebinde para, yüreginde ates, üstün lük gunıruna ve büyüklük duygusuna kapılmış bir «Dünya Savaşı gâlibi!» Bakıyor ki kendi vatanmda karşısına çıkan devlet otoritesi, artık kaybolmuf. Bakıyor ki edepsizlik ederse basına inecek polis copu yok, bakıyor td suç ijlerse ceza yok, bakıyor ki önüne çıkarılacağı, yargıç yok, bakıyor ki en lüks lokallerin kapısı şımanklığma açık, bakıyor ki en lüks kadınlann yatağı vücuduna hazır, bakıyor ki yalnız tnsanlar değil kanunlar blle karşısında lkl kat Bakıyor ki yönetim mekanlzması ve rallli gururu l&çka olmus bir fakir ülkede, o ülkenin de bir düzeni ve bir devleti olduğunu kendisine hatırlatacak bir toplum şuuru yok... Sorarım size: Her adımda kendisine «üstün Insan» gibi davranılan bu genç Amerikalı niçin çirkinlesmesln?. Ve sorarım sizlere: «Çirkin Amerikalı>nın bize karsı davranısı çirkindi de, bizim ona karşı davranısımut mı güzeldi? Gelln itiraf edelim şunu: Çirkin Amerikalının çirkinligi gerçekte bu çirkinllğe imtiyaz hakkı verenlerin cirkinliğidir. Emin olunuz Amerika gezisinde beni en çok yaralıyan, Amerikalmın toplum terbiyesi oldu. Eğer burada «Güzel Amerikalıyı» bulmasam: «Ne yapalım, Amerikalı kendi vatanında da çirkinmis» diye bir parça teselli bulacaktım. i. *••* YIL SONU BÜYÜK ÇEKİLİŞİNE KATILMAK İÇİN Bir kısım profesörlerimizin hesabına göre, Fatih tarafından temelleri atılan İstanbul ÜniversiBelediye, hiç bır dolmuş hat j tesi, bu yıl (511) inci yaşına girtına zam yapılmadığını ve şim j mektedir. îstanbul Üniversitesidiük böyle bir zammın da dü. I tesi her sene, ders yılına başlamadan önce, bir açış töreni yasünülmediğini açıklamıştır. par ve böylece kuruluş yıldönüAçıklama; Türkiye Şoför İş münü de kutlulardı. Sendikasımn, yayımladığı bir Batılı üniversitelerin çogunda bildiri ile Karaköy Beyazıt, Taksim Ortaköy, Taksim Ar. görüldüğti gibi, rektörün açış nutku, bu törenlerin ağırlık noktasınavutköy ve Taksim Bebek nı teşkil ediyordu. dolmuş ücret tarifelerine zam Açış nutku, yalnız üniversite öğyapıldığını şoförlere bildirmesi retimi ile yetinmeyerek, memlekeüzerine yapılmıştır. tin sorunlan üzerine ışık veren Dolmuş tarifelerini tesbit yet esasları da kapsamakta idi. Bu kisi, Belediyeye tanınmış ve bakımdan, dikkatli ve vukuflu çazam da yapılmamış olduğundan lışmalarla hazırlanan bir açış nutbildiriye uyarak müşteriden faz la para alan şoförler cezalandı ku, yurdun öğretim ve eğitirn hayatma da etkiler yapıyor ve karılacaktır. mu oyuna yön verici bir mahiResmî dairelerde iş takip yet kazanıyordu. eden memurlar îstanbul Üniversitesinin meydacezalandırılacak na getirdiği gelenek, öteki ilim müesseselerimize de yayılmıştı. îş tâkip eden veya ettiren me• murlar, cezalandırılacaktır. Devlet | Bakanı Ibrahim Saffet Omay, Tapu Îstanbul Üniversitesl bu yıl, ve Kadastro teşkilâtına bağlı me kendisinin kurduğu geleneği boza murların aldıkları mazeret izinlerak, Yönetim Kurulunun aldığı riyle Ankaraya geldiklerini, bu yüz bir kararla, açış törenini iptal etden işlerin aksadığını, valiliklere miştir. Bu iptalin nedeni, öğrenbildiri ile duyurmuştur. ci teşekkülünün davranışlandır. önemli mazeretleri bulunmıyan Bu davranışların nedenleri ve memurlara izin verilmemesini isti niteliği uzerinde duracak değillz. yen Omay, Ankarada görülen, işini Talebe teşekküllerinin yakışıksız veya iş tâkip ettiren memurlar hak davranışlan olabilir. Bunlara karkında kanuni işlem yapılmasını şı tatbik edilecek çeşitli egitim ileri sürmüştür. ve disiplin metotlan vardır. ÇeDevlet Bakamnın bu bildirisi, şitli tetbirler mevcuddur. Ayrıca, Tapu ve Kadastro memurlarına du Cemiyetler Kanunun mahkemeyurulmuştur. lere uygulanan hükümleri ve mUeyyideleri de vardır. Bunlara derBelediye hastanelerinde hal başvurulur ve talebe tesekkül. 3 ayda 11.973 kişi lerinin davraruşları da, böylece tedavi oldu denetlenir. Başka türlU düşünBelediye Hastanelerinde üç ay \ mek, anarşi demektir. Sonu felaiçinde 11.973 kişi yatarak tedavi kettir. Mensublan arasında disipgörmüştür. Bu arada 15.295 vatan lin olmayan bir tesekkülde hiçbir daşın röntgeni çekilmiştir. başarı elde edilemez. Öte yandan Sağhk Müdürlüğü <Bizim asıl Uzerinde durmak islemaninrı, aynı süre içinde 3032 kitediğimiz nokta şudur: öğrencl şiye tifo, 55,566 kişiye çiçek, 4788 kişiye de karma aşı uygulamıstır. teşekküllerinin çeşidli davranışlan karşısında, üniversite yöneKasım 4 Cemaziyelâhır 29 tim kurulunun, egitim ve disiplin yollarına başvurup, gözünü kırpmadan bu yolda uğraşması gerea 9 kirken, geriye çekilerek, üniversia tenin açılış törenini iptal etmeğe < karar vermesidir. Bu karar, IsV. 1 6.S311.57 14.43 17.02 18.34 4.49 tanbul Üniversitesinin, talebe teşekküllerinden çekindiğini belirten bir durumu gösterir kl, işte bu hal, buhrana yol açar. Aşırı gösterilere girişen öğrenciler karşısında, egitim ve disiplin yollarını.tutmak, yerine, tören yapmamaya karar vermek, Üniversitenin bahadırhğını kaybettiğini de gösterebilir. Celâdetini kaybeden bir üniversite, memleketin beklediği görevleri yerine getiremez. Bu hal, buhrana doğru bir gidiştir. Zira, bu durumda öğretim üyelerinin kürsülerde ruh rahatlığı ile ders vermelerine, imkân yoktur. Bir disiplin organının, celâdetinden şüphe edilirse, kürsülerde güvenle öğretim yapılamaz. Bu öyle bir buhrandır ki, yalnız üniversite içinde kalmaz. Bu Üniversitemizde beliren anarşi, öğrenimin muhtelif kademelerin =haberleri Üniversitelerimiz ve Dolmuşa Simdilik zam yapılmıyacak Yazan: | DÜŞÜNCELER | İYİ İYİ ŞARAPTA KALİTE ııııiıııııııııııııııııııııııııııııııııııımııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııımiMiııııııııııııııııııııEıııı buhran MAAfTAR 'i Prof. Reşat Kaynar deki diğer müesseselere de sirayet eder. Bu yüzden memleketin geleceği korkunç tehlikelerle karşılaşabilir. • Bu buhran neden belirmiştir?.. Sosyal olaylar hiçbir suretle beilı bir günde başlamış sayılmazlar. Onun köklerini daha eski zamanlarda aramak gerektir. Bu buhranın kökleri, 1964 yılında başlamaktadır. Demokratik bir rejime geçmek kararı verilince, Üniversiteye özerklik ve tüzel kişilik verildi. öğretim üyeleri, kendi kendilerini denetleyeceklerdi, Üniversiteliler, yürütme organının etkisi dışında bırakılıyordu. Buna karşıhk öğretim üyeleri de, hiç bir etkiye baş egmeden, ilmin gerçeklerini topluma bildirecekler ve üniversiteleri, toplumun merkezi bir dimağı haline getireceklerdi. Meslekleri ile ilgili olarak serbest çalışmalar, ancak haftada 10 saate inhisar e ^ decek ve bu çalışmalar talî mahiyette kalacaktı. Esas görev ve çalışma alanı, Universite olacaktı. Üniversite ögretim Uyelerimizin, kanunun mhunu teşkil eden bu temel esasa, sadakatle saygı gösterdikleri söylenemez. öğretim üyelerimizden bir kısım, ticaret ve sanayi odalarının, bankaların ve şirketlerin hukuki, mall ve iktisadl alandaki müşavirliklerine tayin edilmişler ve özel hastanelerin ve kliniklerin hizmetlerini gör meğe girismişlerdir. Bir öğretim Uyesi, odalarm, bankaların ve şirketlerin de çıkarlarına aykın bir mUtalaayı, ilim gerektiriyorsa, verebilmelidir. Fakat, bu suretle özel sektöre bağlanan bir öğretim üyesi, bu görevi yerine getirebiHr mi? Hele şimdi, özel yüksek okulların açılması ile, sermayesi olan kişinin eciri haline geliyorlar ve gazetelerde isimlerini, unvanlarını reklâm rasıtası yapacak durumlara girlşiyorlar. O uğursuz 147 ler Olayı ile, Üniversitenin yediği darbenin etkisi de, unutul i mamahdır. Canlı ' bir organizm olan bu müessese, ye diği 147 ler darbesi ile, manevi temelinden sarsıldı. Öğretim üyelerinde, Üniversiteye karşı bir güvensizlik meydana geldi. Geleceklerinin güvenliğini dış çevrelerde aramak endişesi belirdi... TAPA KULLANILIR TAZEDİR MANTARLARIMIZ DAİMA MANTAR SANAYİİ TÜRK Ltd. Şti. TEPEBAŞI • MEŞRUTlVET CAD. 145 Telefon: 4 4 6 7 95 • Ttlftraf: MOKOSl IstanbDİ • Şimdi ne yapacağız?.. Toplumumuza merkezi dimağ görevini yapacak olan müesseselerin, başka bir deyişle cemiyetimizde beyin görevini ifa edecek olan bu organlann, gayet önemli görevlerinden mahrumiyet, bir toplum için acı sonuçlar doğurur. Bu yüzden ağır zararlarla karşılaşmamız mukadderdir. Bun İ Gelee Royale «Kapsülleriu dan dolayıdır ki, yalnız olaylan • Yaşlanmanuı önleyiniz. Balana kulanan kadın, erkek her sejTetmekle kalmamahyız. | şahLs, sıhhat zindelik ve gençliğini kaybetmez. Balananın hiçBunun çaresi, Üniversitenin 6zerkliğini ve tüzelkişüiğini, yani l bir zararlı tesiri yoktur. bağımsızlığını kaldırmak mıdır?.. • AKSU Laboratuan Çemberlitaş/İstanbul. Telefon: 27 23 52 Asla!.. Bu hareket, koyu bir irtiReklâmcılık 3530/13454 ca olur. llmi araştırma görevi yüklenen müesseseler, özerklik ve tüzelkişilik olmayınca, vazilelerini yerine getiremezler. Hattâ, kanunun ilml araştırma görevini yüklediği, tktisadl ve Ticari İlimler akademilerine de, bugün sahip olduklan ilml muhtariyet yanın da, tüzelkişilik verilmelidir. Ni 6 tekim, bir kısım öğretim üyelerimizin, ilml çalışmalar bakımın60/12 45 TL/Kg. dan mes'ut neticelere ulasması, bu yüzden olmuştur. 40/8 55 Ne varkl, iç kontrolu Işletecek 20/1 75 cihazlan ve bunlan yürütecek müeyyideleri yeniden gözden ge15/1 80 ,, çirip, Üniversiteler Kanununda derhal düzeltmelere girişmeliyiz. Büküm 5 Ögretim Uyelerimizden yalnız res mi organlann etkisinden kurtulması Ue yetinmeyerek, özel sek törun etkisinden kurtaracak hükümleri ve müeyyideleri gerçekleştirmeliyiz. Buhrana gidişi önleyecek yollardan biri de budur. Üâncılık: 3152/13453 BALANA TURLON Türk Nylon ipliği SENTETİK İPLİK FAB. A.Ş. J E L 3312 1589 2644 BURSA, I 1 j • Üniversiteye özerklik ve tüzelkişilık verilmesinden bu yana 18 yıl geçmiş bulunmaktadır. Bu süre içinde özerklik ve tüzelkişilik müessesesi, bir kısım öğretirn üyelerimizde, yukarda açıkladığımız gibi, tam tersine bir sonuç husule getirdi. tç kontrol, yani öğretim Üyelerinin kendilerini denetlemeleri sağlanamadığı için, Üniversiteye bir serbazlık girmiş ve bu luk hali; şimdi karşılaşılan larda amil olmuştur. İlim hürriyeti neden verilmişti?.. İcra organlarından ve çeşitli mevkilerden gelecek baskılara karşı, ilim çevrelerini cihazlandırmak için. Oysa, resml sektörün baskısı önlenmişti amma, bir kısım öğretim üyeleri, iç kontrolun işlememesi yüzünden, özel sektörün memurlan durumuna düşmüşlerdi. V A R I O S ELEKTRODLARI TURKIVEDE VARIOSSE T I P I : M e m l e k e t t m ı ı d e k s l i t e u s i u n l j ç u î l e •tehtriii l a y n j t « a h a s m d a s e r e M ı bır m e v k i i s » a l e d e n V Û R I O S K Û Y N A K E L E K T R O D L f i R I ' m o e n son t e k a m u l l e r ı ı h l ı v a e d e n y e n ı bır t ı p ı d ı r . KAYNAK SATIŞ VE FAZLA TAFSlLflT İCİN: GâLflTu. BÛNKAUR YANIKKAPI Sok. 14 I muracaat edilmssi. TELEFON : VARtOS SE T I P I : En fena sarllaf alimda. her istikamelte. en i y i k a y n a j ı Elektrodtur yapsbilen 4t 94 H 49 36 C 6 « VARIOS SE TIPI r Hollanda'dakı m?rkeı fabrikanın daımi Ve sıVı kcntrolu aTTında KflVI SflNÛYI ve TICARET LİMİTED ŞIRKETI Ofafından s.mdı de Türkıye'de imil edılıp yakında »iyasayı »nedil«cektir. Reklâmcılık 4111/13436 Cumhuriyet'e • • mektupla.r SEHİRDE BELEDİYE YOK MU? İstanbnldan Zeki İ. Dural yazıyor: Aylarca evvel Kadıköy meydamnda otobüs. minibüs ve dolmus taksilerinin hareket mahallerini tanzim maksadı Ue Belediye tarafından bazı düzeltmeler yapümasına başlanmış ve bugüne kadar bile henüz ikmâl edhnemişrir. Hele, dolmuş taksilerinin bnlundnğn nrahal bir rezalet halindedir. Toprak, tnıcır yığınlanndan geçip vasıtalara binmek vatandaşlar için bir faciadır Geçenlerde yağan biiyük yağmurda dolmnşlara diz kapaklarımıza kadar su içersinde yürüyerek binebildik. Hele geceleri bn kısım zifiri karanlık olup. yolamuzu taksilerin iarları ile tâyin etrnek miimkün olabilmektedir Hiç olmazsa. meydan tanzim edilmiyecekse bn kisma bir iki elektrik direği dikmek mümkün olamaz mı? Bu da mı Belediye için biiyiik bir kiilfettir? 7 KASIM AKŞAMINA KAOAR HESAP ACTIRINIZ Reklâmcılık 4024/13455 Lutfen biraz güiünüz.. Biraz daha güiimuz.. Bugünkü AKBABAyı okur gibi tatb tatlı güiünüz! (Cumhuriyet13442) CUMHURİYETTD 85 Bir acı şarkı BİR ACI ŞARR1 293 Yatan: A. J. Cronin ÇeTiren: Vahdet Ctiitekin tskenderundan M. Kap yazı • yor: İskenderan . Antakya arasın da Belen iie Topboğazı mevki • lerinde bnlnnan agaçlar ve calılar, trafik kazalarmın artmasına sebep olmaktadır. Son 3 ay içinde burada 21 kaza olmuştur. Belki güzel bir manzara arze • diyor ama, direksiyon kullanan. lar, her in bir kaza yapma psikozn içinde seyretmektedirler. Zira, bu çalıların arasından âni olarak çıkan bir insan veya havvanı ezmemek, çok defa kaza ile sonuçlamyor. Tol, geniş olsa, bnna bir şey diyemeyiz.... Oliim saçan ağaç ve çalılar.. 294 BİR ACI SARKJ BİR ACI ŞARKI 295 Terence beni otelde çalışanların yemek yedikleri yere götürdü. Baktım kimsecikler yok, içim rahat etti. Şaşılacak kadar kısa bir süre sonra, Tony kocaman bir tabak, haşlamaya benzer bir şcy getirdi, tyi mi?» « A. evet, eksik olmayın.» Ben yemeye başlayınca Terence de bir iskem le çekti, karşıma otnrdu, bir cigara yaktı. Bir iki dakika sonra: «Maşallah. yahu, pek ts tahlı yiyorsun» dedi. «Çok aeıkmışsın besbelli.» « Pek değil ama, Terry, ben bunun kadar lezzetli et hiç yemedim de ondan.» « Lezzetlidir elbette. Bordeaux usulü sığır derler buna. Sırası gelmişken söyleyim, benim ar kadaş Miss Josey Gilhooley de bugün öğle yemeğinde otelin lokantasında bundan yedi.» Buna öyle uzerinde dura dara söylemiştl ki benden blr karşılık bekler gibi geldi bana. Ama, ne söyleyeceğimi bilemiyordnm. «Güzel bir kız» diyemezdim, çiinkii şöyle bir, gözümün ucuyla gör müştüm ama, gene de çok iri bir burnu olduğu gölüme çarpmıştı. « Pek şık bir kız, Terry» dedim ancak. Gülümsiyerek başmı salladı. Mall methedildiğl için koltuklan kabanr gibi bir hali vardı. « Araba onun mu?» « Babasmın. Babası Gilhooley yapı lşleriyle nğraşır. Para içinde yüzüyorlar. Bak sana söyleyim, ama aramızda kalsm: Josey'le sözlü gibiyiz. Daha açığa vurulmadı ama, gerçekte yavuklum sayılır.» Oügüncesizlik ettun: « Ben sanırdım ki sen Polly Grant'tan hoflanırdm» dedim. Terence'nin yüzünden bir kızartı geçer gibi oldu. Ardencapie'ye sık sık gidijl üzerine çıkan söylentiler böylece doğrulanmış oluyordu. • Gelip geçici şeylerdendi o. Bu, esaslı.» dedi, biraz durdu. Sonra: «Sen hiç kızlarlan gezmiyor musun?» diye sordu. Bu düşünceyi öyle yadırgadım ki yalnız, hayır der gibi başımı sallamakla kaldım. • Ne!» diye haykırdı. «Sevgilin yok mu daha senin?» Kıpkırmızı kesildim. Bu konudaki can atışlarımı, uçurum gibi korkunç sıkılganlığun yüzünden uğradığım başarısızlıkları Terence'ye hiç de anlatmak niyetinde değildim. İçim acı doluydu, bunu ancak kendimi sıkı bir baskı altında tutarak yenebiliyordum. Kahramanlık taslayarak yalan attun: « Kızlarlan hiç ilgilenmem ben.» . Ne yapıyorsun öyleyse Allahaşkına?» • Bütün gün işlerle uğraşıyorum. Akşamları da parka gidiyorum, ko$uyorum.» Ya? dedi Ük defa olarak ilgilenmiş gibiy di. «Hatulıyorum, iyi koşardın seıı. Alaylı bir jey söyleyecek gibi oldu, sonra vazgeçti, beni düjünceli göyle bir süzdü. «Bir basan kazandın mi bari... yarışlarda falan?» • A, evet. Ardencaple koşucularmın yanşlanna sık sık katılırdım. İki yıl üst üste ondört yasından küçükler arasındaki engelli kosuyu kazandım.» Vok canım:» dedi. Şimdi bana daha da düsüncel) bir tavırla bakıyordu. «Bir akşam gelirim de sen koşarken ben saat tutarun. Koşuya ben gene meraklıyım ama, kafam öyle dolu ki ben kendimi koşulara veremem artık. Hatulıyorum, Rockcliffte yüz metreyi nanl kazandığını anlatmıştın bize.» Pek hoşuna gitmişti. • Ta. Hepstal öyle gerlde bıraktım kl yer lerine mıhlamp kalmışlardı sanki. Oranın şampiyonuydum, yahu, değilsem bile ona yakın. Yazık sen oraya giremedin!» Üzgün üzgün başımı salladım. Sonra, ağzımıo içinde mırıldandım: « Oraya girebilmek için gene nem var, nem yok, veririm.» Bana cesaret verir gibi: E, belll olmaz» dedi. •Geç kalmış değilsin. Çeşitli yollar, çareler bulunur. Daha önce de söylediğim gibi, benim birçok tanıdıklarım var. Gilhooley pek zorlu bir adam. Koyu bir katolik, sıkı bir Irlandalı. Öyle pek kolay kolay umudunu kesme. A, öyle ya, simdi aklıma geldi bak: Oranın veznedan.. Phelan adında biri.. yoksa Feeney mi ne, öyle bir şey .. benim arkadaşımdır. Ona yazanm. Benim için yapmıyacağı yok tur. Dekana bile yazabilirim, beni tamrlar orada.» Terence'nin böyle bol keseden atması beni pek keyiflcndinnisti. Teşekkür ederken gözlerim ışıl • ıjıl yanıyordu. « Bırak şimdi teşekkürü» dedi, iskemlesini arkaya iterek ayağa kalktı. Ama, sen arasıra beni görmeye gel. Ne kadar hızlı kosuyorsun, saat tutup öğrenmek istijorum. İyi koşuyorsan faydasını görebilirsin. Unutma bunu.» « Olur, Terry» dedim. «Gene arka kapıya gelirim.» • Senin için daha kolay olur» dedi. «Ha, aklıma gelmişken söyliyeyim: Nora da burada haberin var mı?» « Hayır, Terry.» • Evet, bur*da. Durumu da çok iyi.» • Ne bakımdan?» ^ (Arkasi var) RESMI ÜNİFORMALI POLİSLER îstanbuldan bir okurunııız yazıyor: Geçea gtln ij icabı Adana'ya sittim. Bu «ehrin pavyonlan meshur olduğrondan uğrayalım dedik. Bir mftddet ionra. uzerinde resml üniformalan olan polis ve bekçilerden mütcşekkll bir ekip pavyono doldordu. Sert ifadelerle fizerlerlmizi aradılar. birkaç kişi ile de «akala;lıktao sonra jittiler. fanımda bulunan yabancı hayretler içerisinde kaldı.. Vazık k) slz de toriznı dâvasına çaba Kösterlyorsunuz. dedi. Ve şöyle ilâve etti: Vabancı memleketlerde böyle yerler. icerl girilmeden kontrol cdilir. B!z ne hırsı BARLARI BASIYOR Adana radyosundan şikâyet Adanadan blr oknyncumtız Ta2izız ne de nfursuz. Btt daha Tür yor: kiyede eğlence yerine gitntem. OeAllah. lillah aşkına 5n Adana nıck kl bunlan D emnlyetl yok, de Radyosu oroeramlarına biı e8ı •di. Ben kendisine hak verdim. tın. Radyo vaTinına heı sabah TB Her halde Turizm ve Tanıtma Ba eöbek havası lle haçlıyor veyakanı da hak vcrecek. hııl da aeır ma.valarla. İnsan zfnlerini arınra neye nğradıîını aolıvamıyor Radyo oroETamcıhtı bb san'attır. Biraj daha hsfif eserlet calınama? mı?. 8İ7 Adanalılaı bn pracTama eört. trörümUıO «ear açmaz. erkarlanıp irM masasına otnrmami7 eerekiyor Ters yollardan giden bisikleiler Kaçakçılar polislerin yanında satış yapıyor Adanadan Çetin Öz yazıyor: Acaba bisikletliler, trafik kaldele' rlne riajet etmezleı mi?. Blsikletliler trafîk polislerinin kontrolnnun dısında mıdır?. Şebrin ana caddelerinde bisikletlilcr, ekseriyetle KUcnk Saal Meydamnda trafik polislerinin tşaretinl de alarak tek Istikametll vollarda Urfa'dan Cemil özkan yazıyor: ters Istlkamete eitmektedirler Bir Şehir kacakcıların, Iskambll kâğıdı. çakmak sibl çeyltrl otobüsle kaza sırasında bnnnn snmmlnsn. rin feldiji sıralarda, poUllerin ya her halde tek iMtkametten eelen şofSr dejil de, ter» Istikamete yol nında sattıiını blliyor mnnınnz? Hem batirarak, «kaeak çakmak veren pollı olsa cerek. Sonra pllvar.. Evde ly! Iraroaşlar var» dlye kastz hlsikletlere nlçln tmkân verek.. Acaba bn dammdan (Jrfa riliyor. Valisl Ite Urfa Emniyet Müdtirii Adana'da btr Trafik Bflrosu var. habcnlzler mi?.. Lötfen btraı Oci pollıleri d* vaı ama, kendisinl rölenseler.. reıniyoruz ki?.. Yeşilevler'de ofuranların şikâyeti Adana'dan C.T. vanyor: Yesllevler wmti. emniyel tesktlttımızdan bir lıuyli.ilnin otnrdugn bir yerdir Herhalde blzlm gibl onlar da burada blr randevuevtnln raalİTette bnlnndnihınn btHrler Gecen efln eazptenlzde tstanhnldak) bir seml «aklnlerlnln randevnevlnden «jkayerint ve hnrasinın basıldıfına dalr Istanbol Bmnivel MOdüninftn yazısını okndnk tnl sallah Adana'nın Kmnlyel MOdnrn navın Talcın da. bo evin kamndıeına rtair «İ7P btr Tazı pftnderİT
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog