Bugünden 1930'a 5,409,549 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

£1 Kasım 1%4 l'UMUUKJYEl SAHIFE BEŞ BİR GENSORU BOYLE BITTI Meclisteki gensoru görüşmeleri birbirini sertçe suçlamaları sözcülerin ile geçti Orhan DURU Milli Eğıtım Bakanı ve Mıllİ Eğıtım politıkası hakkında açılan gensoru göruşmelerı, asıl konusundan zaman zaman uzakiaşarak, hatıp'erın birbırlerıne bırbırı ardı sıra hakaret yagdırmalan arasında son buldu. Sukru Koç ile Ihsan Ataov' un bırbırlerırun şahıslarma hucumları Mechsın en aşağı ıkı saatıni aldı. Bakan Oktem, butün bu karmakanşıkhk ve amaç yoksunluğu içınden daha guçlu olarak sıyrılma sını bıldı Onun ağzından akla ve sağduyuya yakın bır eğıtim polıtikasının kendince bır tanımı dinlenılmış oldu. Daha onemlisi ise önerge sahıplerınden Saadet Evren'in nasıl bır an layışta oldugunu öğrenmek oldu. \\\\\ PEKDE: GİZLİLİK Devlet idareslnde, bir ölçü içinde gizlilik uygulamasına kimsenin diyeceği olamaz. Bu, çok defa gereklidir de.. Ancak devlet idaresl dışında meselâ Parlâmento çalışmalarmın şu ya da bu yönü bir gizlilik içine ahnırsa bu noktada biraz durmak ve düşünmek de gerekli olur. Hele bu gizlilik, üst üste gelea olaylarla kaIın bir perde haline getirilmeye çalışılırsa olaym önemi büsbütün artar. Sayın Orgeneral Cevdet Sunay'm Meclis Başkanma gönderdiği Ikaz mektubu ve buna bağlı olaylar zinciri bu noktanm önemlnl bir anda satha çıkarmıştır. Bahis konusu mektup, bugün artık gizli olmak nitellğini kaybetmis olan mektup Mecliste partj başkanlannm ve parti yöııeticilerinin katıldığı «gizli» bir toplantıda gorüşülmustür. Değil mektubun muhtevası, bu toplantıda neler konuşulduğuna dair bir mercimek tanesinin değeri kadar önemde bile açiklama yapılmamıştır. Yine ayni konuda Meclis Başkanlığına yapılan bazı ziyaretler de kalın blr «gizlilllc» içinde geçmiştir. Millî Birlik Grupu, Başbakan tsmet tnönü'yü dâvet etmiş ve kendisi ile .günün konulan (!)» üzerinde uzun süre görüşmüşlerdir. Böyle blr toplantının da en önemli niteliği yme «glzlilik» olmuştur. Şimdi bu kalın perdenin önünde, olup bltenlerden haber bekleyen topyekun bir memleketm durumunu gözlerinizin önüne getirin: Sessiz duvarlar önünde umutlu ya da umutsuz beklesenlerin tablosu.. Demokratik slstem, özeltikle parlâmento çaIışmalan ve blr de «gizlilik.. Bunlar yanyana gelmelerl as!a kabullenilmemiş kavramlardır. Tartıjması derin.. A jmt iııııııınııııııııııııı ıııııııı ma blzde, üzüntfi ile | « I *J frörülüyor ki bu zıt I &6ÜMİI NfVİÜI kavramlar hâlâ kucak « „ kueağa oturmaktadırlar. u ı IKAZ NEKHIIU Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Cevdet Sunay'ın mektubu geçen pazartesinden itıbaren, Ankaramn polıtıka ortammın baş meselesi haline geldi. Aslında mektup daha once Meclis ve Senato Başkanlarına gonderılmışti ama hiçbır gazete bu mektubun konusunu alamamıştı. Mecliste parti liderlerı ve ıleri gelen yöneticilen toplandığı zaman bile, toplantuıın ne sebepten yapıldığını pek bılen yoktu. Sonra mektupla ilgiM dedikodular ortaya çıktı. BİR DÜŞÜNCE TARZI Kısaca, Saadet Evren'in eğıtım politıkası bir duşunce tarzını ve manısmı ortaya koyması bakımmdan ılgı çekıcıdır. «Cumhuriyeti ku rup, hilâfeti yıkarken, Müslümanlığı da yıktınız.» dıyen Saadet Evren, eğıtım polıtikasının son derece mılIıyetçı olmasmı istıyordu. Batı uygarlığına erışmek ya da Batı uygarlığı içinde yer almak gıbı bır çabayı onerge sahıbi anlamıyordu Bır bakıma sadece Öktem'ın polıtıkasına deşıl, Cumhurıyet kurulduğundan bu >ana izlenen eğıtım pohtikasına karşıydı. Kütüphanelerden kaldırılan kitaplardan yakınıyordu ama saydığı kıtaplar sadece ırkçı, aşırı mıllıyetçı ve sağcı olarak tanınmış klmselerin kitaplarıy dı. Sayın Evren pek çok aşırı sağcı gıbi çevresıni ya kızü gönlyor, ya da pembe oldugunu ileri stirüyordu. Evren'e baküırsa korkunç bir komünist tehlikesi memlekette ve okullarda dolaşıyordu. Bundan öktem sorumluydu. Komünizmin ne kadar korkunç oldugunu gostermek içın, ınce denılemiyecek bır ustalıkla, gazetemizde yayınlanan bir romandan aldığı bir cümleyi sadece bır cümleyi okudu. Boylece, bu aşırı dalda tüneyenlerin çoğu gibi gazetemıze dolaylı bir ithamda bulunmaktan çekinmedi. Bu nunla yetınmedı, kışılere saldırdı. Komunizm tehlikesi umacısıyla Ök tem'i yıpratacağını sandı ama bun da başanya uLaşamadı. Her zaman olduğu gıbi, bu işler açık yapılmadığı için, gazetelerde once mektubun ozetleri ya da parçalar yayınlandı. Bir karışıklıktır gitti. Açıkça anlaşılan gerçek ise, Orgeneral Sunay'ın, parti lıderlerini ve yoneticilerini; parti mensuplarını ileri gerı, memleketi bölücü, orduyu tahkir edici konuşmalardan ve hareketlerden alıkoymak yolunda çabalara davet etmesi oldu. Bu sebepten bır •Huzur Komisyonu» kuruldu ve derhal çahşmalaruıa başladı. Komısyon Milli Bıriık Grupu Başkanı Fahri Ozdılek'ı Başkan seçtıkten sonra, alınacak tedbırler konusunda harekete geçtı. Dokuz kışılık komısyonda herkes bazı tedbirler ahnması gereğıni duyuyordu. Hazırlanan rapor lıderler ve yönetıcıler toplantısına sunuldu S. EVBEN tŞ'PülllllllllllHllimimillllllîlllTllltl üinıiüiıııınııııııııııııııııııııııınııııııııı Ş. KOÇ 1 KOR İDOR 1 = I | | Fikret OTYAM BALONLU JİKLET.. § | MUHATAP ARANIYOR «Genel Kurmay Başkanı Sunsy'ın yazdıgı mektubun muhatabı blz değiliz » A.P. yöneticileri «Arkadaşlar istakoz lüks değil tlastırma Bakanı Ferit Alpiskender'in Senatoda yaptıgı konnsmadan = söz g ğ Jiklet dişleri temizler. Jiklet ağ jj za hoş bir rayiha verir. Troid gud g delerini harekete geçirir. Velha ^ ıılı Kelâm jiklet iyi bir şeydir. Bü H tün bunlara inanmıs kisi de A.P. g Izmir milletvekili Nihat Kürşattır. | Şey. Kfirsat 18/11/1964, gaat 15.13 I te Meclis müzakereleri sırasında g jiklet çifniyordu da . g T.B M.M. nın manevı varlığmdan ayrılmaz bır parça olan Başkomutanlık, Cumhurbaşkanınca temsıl olunur. Genel Kurmay Başkanı ise Sılâhlı Kuvvetlerin komutanıdır. Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine, Cumhurbaşkanınca atanan Genel Kurmay Başkanı, bu gorev ve yetkilerınden dolayı Başbakana karşı torumludur. Genel Kurmay Başkanı Millî Güvenlik Kurulunun üyesıdir. Olağan emeklihk yaşı 65 tir. Ancak, olağanustü olarak bu süre bırer, birer olmak uzere en fazla iki yıl uzatılabıhr. Başkomutanlık Haluk Nurbakî Arabuı yalellisi gıbi uzayan ve arada bir «Sağsol» yaygaralanyla süslenen gensoru görüşmeleri sırasında şahıslan adma en iyi konuşmayı herhalde Afyon milletvekili Haluk Nurbaki yaptı. Nurbaki gerçi Meclisin büyük bir kısmı boş olan s»ralarına seslendi ama konusması, sadık dinleyicilerin ve basın locasuıda oturanlann kaialannda iyi bir izlenim bıraktı. Nurbaki, Milli Eğitım Bakanlarmın daima sataşmalara konu oldugunu hatırlatıyor, bunun sebebınin Atatürk devrimleriyle yaptığımız büyuk hamlede oldugunu söylüyordu. Batıya ne kadar yaklaşırsak Milli Eğitim politikası üzerindekj tartışmalar o kadar azalacaktı. Şımdi yapılanlar ise «ufak tefek uç kâğıd oyunlan» idi. Kimi milletvekillerının komunıstlere karşı aşın hassasiyetleri vardı. Kimisi «Komünist görünce kurdeşen bile dökerdı.» Ama kopanlan gürultuye değmezdı. Milli Eğiüm Bakanlığı solcu olmayan bir kadro tarafından yönetiliyordu. DEFTER MÜHÜRLENMİŞ.. § Genel Kurmay Başkanı Sayın 1 Sunay'ın mektubu «patlayınca» bes | altı milletvekili bir bağımsız mil şj letvekiline, eğer haber doğruysa §j hemen istifa edeceklerini söyler g ler. îste aldıklan eevap: 1 «Valla kardeşrm, mektup doğru 1 olmaya doğrn da, yalnız bağımsız 1 ların defteri mühürlendi. Teni ba ff ğımsız kabnl edilmiyecek. Onun 1 için başınızın çaresine bakınız..» g •••••••II ••••••••••••••||I|||||IIIM AĞZINA SAĞLIK.. Parti liderleri mektup konusunu göıüsürken A.P. Genel Başkan Ve kill Sadettin Bilgiç'in konusması bitince Ekrem Alican söyle der: «Sen Iktidara gelmiş gibi konusuyorsun. Bu olss olsa hayaldir. H»yal üzerine de muzakere olmaz. Sadede gelelim..» Ve sadede gelinmis . MİLLİ EGlTIM: 4936 sayılı Üniversiteler Kanununun 61 nci maddesine bir fıkra eklenmesi. Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü Tejkilât Kanunu. MALİYE: Zıya Üniver ile Mehmet Ihsan Tere'ye vatanî hızmet tertıbınden aylık bağlanması. Maliye Bakanlığı Kanununun 34 ncü maddesini değiştiren kanun tasarısı. LXAŞTIRMA: Devlet Hava Meydanlan Iş! etmesi Genel Müdürlüğü uçuş personeline verilecek uçuş tazminatı hakkında kanun. nsı. 1 1 GEÇİCİ: Diyanet Işleri Bakanlığı Kanun tasa , „ lııiDiınııwııııllınııııııııııınııuııi!iıımıaııınınııı IflMIMIIİIIIIttlIIMIIIMIIIIMIIMIIIIIMI lltlMIIIMIMlllllMlllflltlMIMII l l l l f I M I İ 4 I I I I I I I I M I I I I ••••••••••••••IM • • • I I • M l l l l l l 11 • I IIIIIIIIMlMMIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIMIMIIIIftlllllllllllllııin Meclis Senato Toplam •••••••lllllllllllllllllllllll MeeKs Senato Toplam • •IIIIIIIIIIIIIMIIIIIIIIIMI Meclis Senato Toplam Meclis : 20 Senato : 3 Toplam : 23 Meclis : 13 Senato : 3 Toplam : İS Meclis Senato Toplam Meclis, Senato Toplam Bağımsız 17 S C 73 Boj 13 1 14 TOPLAM : Senato Meclis 185 430 • MIIIMIMMIIIMMIMIMtllllMMMIIMIIIIII'MMM MEDENİYETİN KÖTÜ SONUÇLARINDAN f »•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••»»••» I A CAR F İ L M İ N Yeni bir Şaheserini • X daha görmeğe hazırlanınız X UYKUSUZLUK GÜN GEÇTİKÇE ARTIYOR Patırdı, yüksek hayat standardı, günlük hayatın meydana getirdiği sürmenaj, ev duvarlannın inceliği, radyo, televizyon, transistor gibi âletler bunu artırmaktadır. Zaten elli sene evvelki insana nazaran günde 1 saat üç çeyrek daha az uyuyan insanm istikbalde daha da az uyuyacağı tahmin edilmektedir. Böyle giderse yakında medenî dünya nüfusunun 25 % i psikiatrik bakım ihtiyacmı hissedecektir. ilerleme ve avantajların dolayısıy le ortaya cıkan bırçok mahzurlar tarafından yok edılmesi neticesinde, insan huzuru, artacağına azalmaktadır. Verilen muhtelıf sebepler şunlardır: 1. Patırdı gürültü: Sinır sıstemi nin bu düşmanlan, 1914 den evvel asganye indirilmişti. Gürültü lü bir fabrikamn veyahut da patırdılı bir garın yanında oturmak sadece ufak bir azmlıgın derdiydi. Bu azmlık hâriç, uçak, radyo, te levizyon, motorsiklet, transistör âfetleri katiyen tamnmamıştı. DaŞlllllllllllinillllMIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIHIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIlllllllllllllll'İ ha erken değilse bile, saat akşanım dokuzumı buldu mu, sessiz lık ortayı kaplardı ve millet uyurdu. 2. Duvarlar kalındı: Dolayısiyle paürdıh komşular işitılmezdi. He1« radyo yokluğu neticesuıde hıçİ Yazan: Haluk DURUKAL 1 bir ses insan uykusunu rahatsız edecek mahiyette değildi. 3. Haftada bir hâriç, kımse gece hayatına ve geceleyin sokağa çık= Avrupa memleketlerinin her biri kendi millî karakter, E mağa alışık değildi. Ara sıra isE Srf ve âdetlerinden hiçbir fedakârlık yapmadan turizm en = kambil oynanır, okunur ve ondan = düstrisinde mükemmelen muvaffak olnnabilecegini ispat = sonra da yatılırdı. Yorgunluk hemen kendini hissettirirdi ve yatıE etmektedirler. Londra'da pazar günü saat 5 e kadar bir ya E lırdı.. Bugun 25, 30, 36 yaşlarma ka = dum bira içecek bir yer bulamamanız, gece 9 dan sonra = dar olanlar sadece birkaç kere haf E otelinizde içki içememeniz, Isviçre'de bazı otel v e lokan E tada sokakta kalmakta yetinmeyip evde kaldıklan zaman da vaE talarda hiç içki satılmayısı, Danimarka'da gece kulüpleri E kitlerini televizyon seyretmekle E nin defisik saatlerde açılıp kapanışı, Isveç'te bir kadeh bi = geçirmektedirler. Televizyonda görülen programE ra için iki kap yemek ısmarlama mecbnriyeti v e bunlara E lar umumiyetle teskin edici de= benzer bir sürü mahallî âdetin kontrol ve muhafazası, inan = ğildir. Boks maçlan, hırsız polis E mak icap eder ki, o memleketlere giden turistleri aslâ te E filimleri sinirleri adamakıllı tahE dirgin etmemektedir. Bilâkis Londra'da sinema kuyruguna E rip etmekte ve rahat uykuya mü saade etmemektedir. Fakat buna E giren turist, Almanva ve Isviçre'de 18 yaşından küçük ço E rağmen ertesi gun erken kalkmaE cuğunu beraberinde sınemaya götüremiyen yabancı, böyle E ya mecbur olan şahıs uykusundan ~: likle o memleketın şartlarına uymanın özel zevkini duy ~ tasarruf etmekte ve dokuz ile on saat arası uyku uyuyacağına saE maktadır. Ayrıca bu gibi kaidelere sıkı sıkıya bağlı mem E dece altı saat veyahut da daha az E leketlerde ber şejuı de usulü ve nizamı ile isleyeceği ön = ıktıfa etmektedır. ile 4. Hayat standardının yüksel~. düsüncesi, turiste, inanılması pek güç derin bir hnznr ver E mektedir. Böylece turist taksinin kendini aldatmıyacagın = miş olması da diğer eğlence cinslerini artırmıştır. Daha fazla sineE dan, hamalın hakkını alacağından, garsonun fazla yazmıya E maya, tiyatroya gidilmekte, sokak E cağindan, otomobilde giderken soförün kaideleri çi|neyip E ta yenmekte arkadaşlar ziyaret edıl E hayatını tehlikeye sokmı>acağından, nihayet otelde (atura E mektedir. 5. Bu arada okul programlarımn E sının hayalî masraflarla sişirilmiyecefinden emindir. O E fazlasıyle şişmiş olduğu da hesa E memleketlerdeki is sahipleri, dikkâncılar, şoförler, otelei E ba katı'.mahdır. Birinci Cıhan HarE ler kendilerini sımsıkı baçlayan bu sert kararlardan, ka = bindekıne nazaran fazla çalışmaya mecbur olan çocuklar bu arada = nunlardan v e neticesi olan kontrollerden biçbir zaman de bütun ailenin uykusuna mâni olE mokrasi, insan hakları adma en küçük bir itirazı dabi akıl E maktadırlar. = larından geçirmemişlerdir. O memleket insanları çok iyi E 6. Bugünün çalışması zıhni fazla siyle yorduğu için, uyku uyunama E bilirler ki, demokrasi ve insan baklsn herkesin istediglni E makta ve bu cins yorgunluk, u y E istediği gibi yapması, onların tek reyleri için hükümetleri = ku vereceğine tam tersine ona ma E nin taviı vermesi değildir. Her şeyin üzerinde memleket E ni olmaktadır. Buna karşı uyku ilâçlariyle çare bulmağa çalışmak E menfaatleri ve o menfaatleri korumakls görevli koskoca bir = sinirleri büsbütün yıpratır. E hükümet vardır. Memleket menfaatleri turistlerin kaçacağı, E Şimdi, istikbal karanlık görünE sikiyet edebilece£i, rahatsız olabileceği konularda da çelis E mektedır. Yarmın adamı daha da az uyuyacaktır. Evlerin duvarları E meye düştüğü an demokrasinin çellk yumruğu sahsî çıkar E daha da incelecek, patırdılar, ses E cılann kafasma iner. Çünkü demokrasi kapkaççılık, vurgun = ler artacak, hayat standardı daha E culuk, başıbozukluk, keyfe göre hareket* karsı anlayısı E tfa yukselecek ve insanlar daha da fazla sürmeneja tâbi tutularak müdafaa eder. E yıpranacaklardır. Sürmenaj ı gider E Şu tstanbuln başıbozuHuktan, lâübalilikten ve esine E mek için daha fazla eğlenmek icabedecek, daha geç yatağa girile E biçbir yerde raslıyamıyaeagınız keşmekesten kurtarmak E cek, daha da az uyku çekilecektir. E için demokrasi anlayısımızı günün icapUrına uydormak E îşler böyle giderse ruhiyatçmın E için karşımızda nâmfitenahi misaller mevcuttur. = kliniğini boylayacak olan insanların nispetinin O'o25 e kadar çıkabi leceği muhtemeldir. ^ılllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllltlllllllllllllllllllllllllllllllllü çeyrek daha az uyur. Nasıl izah edilebilecektir bu? Ça lısma saatleri haftada 60, 70, 75 sa atlikten 48, 44 veya 40 saatlik haf talara indirildikten sonra, uyku haplanmn her eve girmesine rağmen, beş günlük mesleklerin altın cı günlerde «yatak sefası» yapılma sına müsaade etmelerine rağmen, nasıl olur da ortalama uyku süresi elli sene evvelkin* nazaran geriler? Tabiblere, ruhiyatçılara vesair mütehassıslara bakılırsa, bütun bu Bugünkü dünya ahalisi, infarktüs, sinir hastalıkları, ruh hastalıklan veya beyın kanaması gibi hastalıklara gıttıkçe daha fazla kurban vermektedir. Buna çaşmamak lâzımdır. Unutulmaması lâzım gelir ki, modern hayat şartlan insan hayatınm sey rıni değiştirecek evsaftadır. Bu hususta yapılan araştırma ve karşılaştırmalar neticesinde şu neticeye vanlmıştır: Bugünün insanı elli sene evvel yaşıyana kıyasla ortalama gunde 1 saat üç SON TREN ESAT MAHMUT VAKİT NAKİTTİR ...evet: yalnız kış vakti içinde, yakıt bakımından nakit ekonomisi, bu sobaların fiatına bedeldir! Üslad ^ • • KARAKURT'un • • • • «ynı isimli romanmdan aluıan bu fılm. Fılimcihğımızın büyük bir hâdisesi olacaktır. Oynıyanlar : fNeriman KöksalHülya KoçyigitTamer Yiflit | • • • • • • •»»• • • • • • • • • • » »» » • • • • • • »»» • • • • • • • • • ••»> Teklif İsteme İlanı 182.000 Kg. Prina yağı satın ahnacaktır. Defterdar Fabrikası için 120.000 Kg, Merinos Fabrikası için 60.000 Kj?. Adana Bez Fabrikası için 2000 Kg. Prina yağı kapalı teklif almak suretiyle satın alınacaktır. Buna ait dosya ve şartname Müessesemiz Müteferrik Alımlar Servisinde görülebilir. Kapalı teklifin üzerine 65004 dosya Defterdar, Merinos, Adana Bez işareti yazılarak en geç 212.1964 tarihine kadar Müessesemiz veya İstanbul Şubesinde Alım Teklif Kutusuna atılması veyahut aynı tarihte Müessesemizde bulundurulacak şekilde gönderilmiş olması lâzımdır. Teklifler arasmdan şartlarımızla ihtiyacımıza en uygun olanlar tercıh edilecektir. SÜMERBANK ALIM VE SATIM MÜESSESESİ (Basın 21852/14267) ! <\ { Demokrasi ve Turizm [ YÜNLÜ SANAYİİ MÜESSESESİ Deftenîar Fabrikası Müdürlüğünden : (İş elbisesi diktirilecek) Fabrikamız kadın ve erkek işçileri için 14 kalem pamuklu ve yünlü iş elbisesi diktirilecektir. Talip olanların ihale günü olan 26.11.1964 perşembe günü saat 16 ya kadar 1000 lira teminatlannı Fabrıkamız veznesine yatırarak kapalı tekliflerini Muhaberat Servisimize vermeleri rica olunur. Bu işe ait şartname ve nümuneler Ticaret Servisimizde görülebilir. Fabrikamız ihaleyi yapıp yapmamakta ve dilediğine vermekte serbesttır. (Basın 21901/14266) Vezüv101 Vezüv Süper Turkıye Bılımsel ve Teknık Araştırma Kurumu Bılim Adamı Yetıştirme Grupu Universıte mezunu gençlere Fızık, Kımya, Matematık, Astronomı, Statıstık. Jeolojı, Bıoloji, Bıokimya, Fizyolo]i. Hıstolojı, Jenetık, Botanık, Zoolojı, Mekanık; Mukavemet bihm dallarında yabancı memleketlerde doktora yapmak üzere karşılıksız burs temın edecektir. Aşağıdaki şartlan haiz olanlarm ıstenen belgelerle birlıkte yazılj olarak en geç 5 aralık 19fi4 tanhıne kadar aşağıdaki adrese müracaat etmelerı bildırıhr Adres: Prof. L. Ulukan. İstanbul Teknik Ünh ersitesi Makina Fakültesi Aranan şartlar: 1 Türk vatandası olmak, 2 Doktora konuları ile yakından ilgılı bır fakülteden mezun olmak, 3 Fakülte bitirme notları ortalamasının «iyi» den aşağı olmamak, 4 27 yaşını geçmemiş olmak, 5 Iyi Ingılizce, Almanca veya Fransızca bilmek, (Müracaatlan Grup tarafından kabul edilen adaylar 21 aralık 1964 tarihinde saat 14 00 de İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesinde yabancı dıl sınavuıa tâbi tutulacaklardır.) İstenen belgeler: 1 Nüfus kâğıdı sureti, 2 Üniversite bitirme notlarmı ve sınavlan hangi devrede verdiğini gösteren resm! belge. 3 Hakkında referans verecek iki öğretim üyesinin ismi, 4 Açık adresi. (Basın 21796/14245) TL 330, TL 550,, (İstanbulda ptrakende peşin fiatlardır) EMAYELI Gaz Sobaları Emayetaş Toptan Satış Müdürlüğü: Tahtakale Cad. No. 13 Tel: 22 03 52 / 22 66 90 Bakım Tamir Servisi: Aksaray, Namık Kemal C. Kasım Bostan S. No. 18 Tel: 21 29 08 İstanbul Asliye 5 nci ficaret Mahkemesinden Borçlusu Perıkli Dode, alacakhsı Alı Oral olan ve Lamıa Olçayta'ya cıro edılen ve Türkiye U Bankası A. Ş. Guzel Yalı Şubesıne tahsile verılen 30/5/964 vâdelı 500. lıralık 150032 numaralı, 30/6/964 vâdeli 500. hralık 150033 numaralı, 30/7/964 vâdelı 500. lıralık 150034. numaralı 30/8/964 vâdeli 500. hrahk 150035 numaralı, 30/9/964 vâdeli 500. lıralık 150036 numaralı, 30/10/964 vâdeli 500. lıralık 150037 numaralı v e 30/11/964 vâdeli 549. lıralık 150038 numaralı senetlerın ziyaa uğradığından iptalleri talep edılmıs olmakla yukarda yazılı senetlerı elıne geçirenın Bankaya tevdn veya Mahkemeye ibraz etmesi, aksı takdirde iptallerine karar verıleceğı hususunun T. Ticaret Kanununun 575 inci madde«ı gereğince üç defa ve altı ay müddetle aynı kanunun 37 nci maddesi larahatı daireund* Sıcilli Tıcaret gazetesl ü ı iltnına karaı verılmıstır. Keyfıyet ilan olunur. I
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog