Bugünden 1930'a 5,492,642 adet makale



Katalog


«
»

g ükim 19t>4 CUMHUKIYET 1964 1965 YUNUS NADI armagan! Kış Sporları Memleheti Turizm Sanayiinde kadının rolü... OSLO Yazan: Haluk DURUKAL «KÜÇÜK HİKÂYE» Bir Orman dâvası Yazan: Zehra OZTURK All bu mahkemeye bir buçuk • iki ayhk aralıklarla üç yıldanb*ri geliyordu. tlk zamanlarda, her gelişinde: «Besbelli, bugün yargıç suçsuzluğuma karar verecektir» diye umutlanmıstı. Oysa hep, Bakanlıktan beklenen cev«bın gelmediği bıldiriliyor ve dava geri bırakılıyordu. Orman Muhafaza memurlan, (ormandan açılmış sahayı kullanıyor) diye Alı hakkında suç zaptı tutmuşlardı. Ali ise yıllardanberi hep aynı tarlayı işlerdi. Evcek geçimleri salt bu tarladandı. Babasmdan miras kalan bir tarlayı sürmenın suç olacağına onun hiç de aklı yatmıyordu. rölüm hak, miras helâl.» dendiğini çok duymuştu. Işte babasından kalan helâl malı kullanmıştı. Hem de bu tarlanın ormanla ne ilgisi vardı? Tarlanın içinde, vaktiyle kendisinin dikip yetiştirdiği bir iki meyva ağacından başka ağaç yoktu. Yakınlarında da ormana benzer bir şey gözükmüyordu. Orman muhafaza memurlannın, fuç zaptını tuttuklan gün, Ali işin önemini kavrayamamıs> tı. «Bu memurlar, belli ki bana düşmanlıklanndan suç zaptı tutuyorlar, ama yargıcın da bana düşmanhğı yok ya. Her sey mahkemede »nlaşılacak» diyordu. Ali, mahkemeye gidince, ormanlık bir yeri sürmediğini, babasmdan kalan tarlayı sürdüğünü anlatacak, sözlerinin doğruluğuna bütün köy halkını tanık olarak gösterecekti Belki de tanık göstermek bile gerekmiyecekti. Yargıç gelip tarlaya bakacak, buranın ormanla bir ilgisi olmadığını kendl gözleriyle görecekti. Bu umutla gittiği ilk duruşmadan Alı, biraz umudu kınlarak dönmüştü. O gün. Alinin kimhği tesbıt edildikten sonra, Yargıç: «Ne dıyorsun, sürdüğün yerin orman sahası olduğu iddıa ediliyor. Oranın orman olduğunu kabul ediyor musun?» diye lormuştu Ali: «Hâkim Bey, ora orman değil» der demez, yargıç: «öyleyse Tanm Bakanlıgından soracağız Burasımn orman sayılan yerlerden olup olmadığını Bakanlık bildirecek.» demişti. O gün Ali başka bir sey »öyliyemedi. Hübaşir, eline bir kâğıt vererek onu duruşma salonundan çıkarıvermişti. Mübaşirin verdiği kâğıtta yazılı tarih, durusmamn elli gün sonraya bırakıldığını gösteriyordu. İşte üç yıldanberi her duruşmada, hep «Bakanlıktan daha cevap gelmedi» denilerek, Ali hiç konusturulmadan salondan çıkanlmıstı. Bir ara yargıç da, orman avukatı da değişti. Ama, yargıiama »eklinde hiç bir dgisiklik olmadı. Yeni yargıcın güleç yüzü v« yumusak görünüşü Aliyi yüreklendirdiğinden, bir keresinde: »Hikim Bey, benim suçum yok. Babamdan kalma tarlayı sürüyorum. Bosuna gidip geliyorum. Bitir bu dâvayı» deyivennistL Yargıç, Alinin bu sözünt hiç kızmamıj. gülümseyerek: «Benim •limd» bir »ey yok. Tanm Bakanhgına aorduk, oradan cevap b«kliyoruz. Bakanlıktan cevap gelmeden karar veremeyiz. Bak Orman Kanununun geçici birind maddeıinda n« yazıyorî» diy*r«k bir kitabı açmış v« oradan pt maddeyi oknmustu: •Onoanlanıı Uhdit r« kadaatrotunun ikmalint kadar bu kaBOBUB birinei aaaddeıl tatbikabndan çıkacak ihtilâflarda bir yerin orman sayılıp sayümıyaea» gı Ziraat Vekâletince belirtüir^ Ali, okunan bu maddeden bir sey anlamamıştı. Ama bu konusmadan kesin olarak çıkarabildiği sonuç suydu: Dâvanın uzamasında yargıcın bir kusunı yoktu. tmkân olsaydı yargıç davayı hemen bitirecekti. ö y l e ise, Aliye susmaktan başka yapacak iş kalmıyordu. Bunun için öteki duruşmalarda artık Ali hiç ağzını açmadı. Duruşmaya çağınlınca odaya giriyor, yargıcın «cevap gelmemiş» demesı üzerine mübaşırin yazdığı tarih k&ğıdını alıp hemen çıkıyordu. Ali, akhnca, bugün de duruşmada hiç konuşmıyacak, verecekleri tarih kâğıdını alıp dışan çıkacaktı. Ama, şaşmak gerek. Bugün hiç beklenmedik bir şey oldu. Kendisıne, 'Bakanlıktan cevap gelmemiş,» denmedı Mübaşir elindekı küçük kâğıdı hemen Alıye uzatmadı Yargıç, bugün Aliye bır sey soruyordu: «Tanm Bakanlığı. bu y e n n orman sayılan yerlerden olduğunu bildıriyor Ne dersin?» önc« Ali dona kaldı Soru tekrarlanınca kendini toparladı. «Hâkim Bey, ben burasını ormandan açmadım Babamdan kaldı Babamın sürdüğü yeri sürüyorum» diyebildi Yargıç, her zamanki yumuşak davranışı ile, «Esasen Orman îdaresi de burasını senin ormandan açtığını iddıa etmiyor Ama eskiden, belki, baban zamanmda, belki babandan da önce burası ormandan açılmış imiş Başkası tarafından ormandan açılan bir yeri işgai etmek de suçtur. Tanm Bakanlığınm cevap yazısma bir diyeceğin var mı?» sorusunu açıkladı Aliden hiç ses çıkmayınca bu sefer: (Dâvayı bitireceğim Baska bir diyeceğin var mı? Son sözün nedir?» diye tekrar sordu. Ali: «Ne dıyem hâkim Bey Senin vicdanına kalmıs bir şey» diyebildi. Yargıç, karannı şöyle bitirdi: »Evvelce başkalan tarafından ormandan açılmış yeri kullandığın sabıt olduğundan 6831 sayılı kanunun 93/1 incı maddesine göre bir ay hapis cezasına mahkumiyetine, bu suçu fakirlik yüzünden yaptığın anlaşıldığından bu husus takdirî hafifletici sebep sayılarak T. Ceza Kanununun 59 uncu maddesi gereğinc* cezanın altıda biri indirilip neticeten 25 gün hapsine. ancak cezanın tecili halinde bir daha suç lşlemekten çekineceğıne mahkeme kanaat getirdiğinden cezanın teciline karar verdim. Yani damda yatmıyacaksın Sakın bir daha suç yleme. O tarlayı bırak Bırakmazsan ormancılar tekrar zabıt tutarlar, yine cezalanırsın Hem bu cezan da üstüne biner. Damda iki cezayı birden çekersin.» Ali, damda yatmıyacağını anlamıştı, ama «Tarlayı bırak» sözü ne demekti? Başka tarlası mı vardı Tarlayı bırakırsa altı çocuğunu nasıl besleyecektı? «Hâkim Bey. dedi. geçımımiz salt bu terladan Bize başka tarla verilmezse ben burasını bırakamam. tsterse devlet beni bu tarlada assın.» îşledıği «uçtan pişmanlık duymıyan bir sanığın cezasının tecil edilmemesi gerekirdi Ama, hüküm yazılmış, sanığa da bildirilmişti. Karar artık değiştirilemezdi. Yargıç, mübaşire ışaret etti. Mübaşir: «Hadi çok konuşma» diyerek Aüyi dışan çıkardı. Turlzmin çesitli hizmet gSrevleri bnianan, çok sayıda Işerye mubtaç blr sanayi kolu olması kadına da büyük mükellefiyetler yüklemektedir. Bu sebepten turizme başlamış ve bunu en iyi sekilde yüriitmek isteyen memleketlerde kadın; sayılamıyacak kadar çok hizmetler gormektedir. Boylece erkek gücü ağır islerde yerlni bulurken kadın da çok kıymetli vazifeler almaktadır. Satıcı kadınlar, garson kadmlar, ahçı kaduılar, lokantayı işleten kadınlar, oteli yürüten kaduılar; etrafhca dıişünülürse her şey kadmdır ve kadın emeği ile meydana gelmektedir. Avrupada öyle dağ otelleri, öyle sayfiye pansiyonları vardır ki orada meselâ on kisllik kadro içerisinde erkek umumtyetle bir kişiden fazla değildir. O erkek de otel müşterilerinin bavullannı taşır, otele gelen yiyecek, Içkl kasalannı depoya yerleştirir ve akla gelecek ağır hizroetleri eorür. Bilhassa Avusturyada kadınm turizm sanayiinde aldığj görev Yugoslavyadan çok, Almanyadan fazla ve diğer hlç bir Avrupa memleketl İle mukayese edilmiyecek kadar çok ve eeşitlldir. Kadın bn hizmeti içerisinde daha dekoratiftir, daha süsdür ve nihayet intibak kabiliyeti daha çok olması sayesinde «hayır» derken bile erkeğe nazaran daha zâriftir. Avusturyalı genç cid kıılan, yaşlt kadınlan en büyük lokantadan en küçiik otel salonona kadar her yerde an gibi, saat gibi faal ve muntazam çalışırken göriir sünüz. Şarabınızı roasaya getirir ve mantannı açarken ne kadar RÜler yüzlü ise ağırlıktan yaylanan içi klrli tabaklar dolu tepsfcdni omuzuna dayayıp mutfağa götürürken de aynı zerafet içerisindedir. Somnrtkan değildir, müşterileri «ne diye benden bunu Istiyorlar» dlye başbelâları halinde görmez, görse veya düşunse dahi bunu hissettlrmez! Otelde, lokantada çalışan kadının yanı sıra •vinde oturan torun yetiştired büyükannenin, yahut tez hazırlayan profesdrün, çok kere ünlü bir avukatm karısı da evinde bir iki pansiyoner için yer hazırlamıştır. Bunu hem bütcesine yardım. kültiir fırsatı, hem de memleket hizmeti olarak yapar. Çünkü o inıan etmiştir ki o topraklar ustunde yaşıyan her yaşta, kadın erkek farkı gözetmeksizin herkesiıı yukienmesi icabeden bir görevi vardır. 7 milyon 83.000 nüfuslu Avusturyayı bugünkü topyekun rahat hayat seviyesine yükselten bu imandır. 36 milyon nüfuslu Türkiyenin bugün resmî rakamlara göre ancak turist yatırabilecek 6.000 yatajh varken isterseniz Avusturyanın dunımuna bakalun. 1948 senesinde turist yatağı adedi 161.034 iken 1955 senesinde Amerikan, İn giliz, Fransız ve Rus isgâlinin sona ermesi üzerine büyük bir hamle ile 1956 da 242.695e 1960 da 549.504 ve nihayet 1963 de de T00.0M • yükselmiştir. Avusturyaya 1962 de gelen turistlerin yüzde 79 a Alman, yfizde 5 i îngiliz, yüzde 3 ü Fransız, yüzde 2.26 ı Amerikan İken bugün Amerikan, İngiliz ve Holândalı turistlerde büyük artış vardır. Bu turistler Avusturyadan sonra şimdi de Macaristan, Romanya ve Yugoslavyaya akmaktadırlar. Avustnrya 1959 senesinde turizmden restnen 212, 1961 de 288, 1962 de 368 milyon dolâr döviz sağiamıştır. Tabiî kl bu kadar muhteşem bir gelir kaynağı olan bu küçiik memleket ancak nüfus adedi ve mesaha ölçüleri İçerisinde küçüktür. Şimdi bu parlak mlsâll Macaristan, Yngoslavya, Romanya bütün faıcelikleri ile işlemiye çalısmaktadırlar. Eğer bugün Viyana Caddelerinde. Salzburg parklaruıda, SL Gilgen gölü kenarlannda neşeli kahka halar varsa ve yarın bugünün hüzünlü birçok memleketinde yüz ler gülecekse işte blzlm daha milletçe ehemmlyetinl maalesef ldrak edemediğimiz turizm denen sihir sayesinde olacakhr. Sermayesi gunes, kum, deniz gibi sadece tabiat olan bu sanayi kolunda hizmetlerimizi bize gosterecek akıllı ve bllgili klşilerin emrine seferber etmeyi öğrendiğimiz gün evlerden taşacak nes'e ve kahkahalar tabiîdir ki İstanbul sokaklannda, Bursa dağlannda Ege ve Akdeniz kıyılarında tatlı akisler yaratacakttr. Yaruıın refah dünyası güneşini, denizinl bunlardan mahrum insanlara satmayı becerebilen mllletlerin olacakhr. Bn özlediğimiz refah dünyasma <aylarda, sinemalarda, güzellik salonlaruıda, sokaklarda, surada veya burada vakit öldüren her yaştan sehlr kadınlannı turizm ça lısroalarına ortak yapabildiğimiz zantan daha kolay varacağız. Bunun için de mantık reformuna ihtiyacımız var. Niye Hllton'da kollej mezunu bir kız kahve plsirir, asansör kullanır da aynı isi meden Divan'da, Park Otel'de, Abdullah'da, Perapalas'da yapamaz? İşte asıl is, bu düğümü çözmede, kadma daha müspet is «ahalan hazirlayabilmededir. Piyer Loti kahvesini işletmeye hanrlanan kadınlanmızın zihniyetlni yaymaya mecburuz. Norveç, kış ıporlarının •• •porenlanrun cennetidir Termometreler gıttikçe düsüyor, Avrupa yeni bir kışa hazırlanıyor. Denlz ıporlan hâtıra fotoğraflarında kalırken objektifler şimdi kar manzaralan, kış sporlarına göre ayarlanıyor. Biz de objektifimizi kıs sporlan yapılan memleketlere gore çevıreceğiz. Bu sebepten şimal memleketlerinden, Avrupa'nın kış sporları yapılan tsviçre, Avusturya, Almanya gibi yerleri hakkında size bilgiler vermeye çalışacağız. Bu sebeple işe Norveç'ın başşehri Oslo'dan başlıyalım.. *** lkinci Dünya Harbini kahramanhklarla donatan, KonTiki maceracılarının, Şimal Kutbu kâşıflerinin memleketi turizm bakımından muhakkak ki, dünyanın en cazıp köşelerinden biridir. Bu bakımdan otellerde yer bulmak daıma zordur. Onun için önceden «Oslo Travel Assocıation 19, Radhusgate» adresıne mektup yazmak icap eder. Eğer yer ayırtmadan gitmişseniz derhal East Station'a gidip oradaki otel bulma servisine adam başına 2,5 kuron ödiyerek yer bulabilirsiniz (1 dolâr 7.15 kuron ve Norveç deyince skla fjord, balık ve karlı dağlar gellr sporları mıntakalanna en ktiçük bir gecikme olmadan götUrür ve getirirler. Problem ancak sizinle başlıyabilir. Eğer iyi giyinmemiş, kış sporlanna önceden hazırlıklı ve alışık değılsenız rahatsız olabılirslniz. Yemek meselesi: Norveçte öğle yemeğini yemek için Iokanta ararsanız çok yorulursunuz. Zira Norveçte mesai araJıksız sabahtan 3.30 s kadar devam eder. Sabahlan kurvetli kahvaltı eden Norveçlıler yanlarına aldıkları sandviçleri çalısırken yerler. Onun için oğle saatlennde ancak otel lokantalannda yemek vardır. Lokantalar 4 ten sonra hazırhğa başlayıp saat 5 de aksam yemeii verirler. Bu se bepten hazrrlıksız yakalanırsanız vay halınize, pasta, sandviç ile yemek saatlni beklemeye mecbur kalabilirsiniz. Aksam yemeği 5 de yenince eğer blr eğlenceye gidecek olursamz gece yatmadan gene bir şeyler atıştırmahsınız, aksi halde Norveçte sabahlar çok 2eç olur. Tabil ki burada yemek listelerinizi deniz mahsullerı üzerine tanzim edeceksiniz. Evet karides, balık, istiridye, pavurya, istakoz gibi... Ancak balık memleketinde olmanıza rağmen balığı ucuz yiyeceğinizi duşünmeyınlz. Bunlar içinde en ucuzu sokaklarda, bilhassa deniz kenarında, belediye binasının onünde plâstik torbalar içinde satılan sıcak karideslerdir. Koskoca bir karides 28 cent 5 kroner'dır. Umumiyetle her Avrupa şehrinde olduğu gibi büyük mağazaların Ust katlannda bulunan lokan talar daima daha ucuzdur. Meselâ Oslo'da da Kongensgate ve Prinsensgate caddelerinin köşesinde bulunan «Steen & Strom» mağazasmın UstUndeki Iokanta da bunlardan bırıdir. Lokantalarda severek yiyebileceğiniz bır başka et çeşidi de geyık etidır. Çok lezzetli ve haznu kolaydır. Kış sporlanndan faydalanmak için Norveçe gidecek olursamz muhakkak otelinizi veya pansiyonunuzu Oslo'da temin edin. Dünyanın en buytik ski atlama istasyonu «Holmenkollen» Osloja 10 dakilta mesafededir. Gündüz sporunuzu yapar, hava karanrken de şehre donersiniz. Os lodan başka Bergen ikinci büyük sehirdir, daha kuzeyde olduğu için biraz daha soguktur. U2/A PİLİ Norveç'te tahtadan insa edilmiş karakteristik bir kilise 1 kuron 100 öre). Böylece 1 kuron 150 kuruş civarındadır. Otel rezervasyonu yapan bu büronun tabelâsında »Innkvarterıng» yazar. Umumiyetle tek yatakh bir oda 1015 kroner yani 1,5 • 2 dolâr, çıft 25 kroner, 3 3,50 dolârdır. Oslo'da günde 5 dolârla yaşamak için Hospits veya pansıyonlarda kalmak lâzımdır. Hospits pansiyonun daha basitçe seklidir. Yani' odalarda daha fazla yatak, möbleler nispeten daha eskicedir, diğer tâbiriyle geniş odaları olan fakat bakımlı misafirhanelerdir. Bu misafirhanelerden tavsiyeye şayan olarak Dalsbergstien 21 numarada «Bislet Hospits» (Tel: 6018 37) da tek kişi 12,50 kroner (1,80 dolâr) dır. tkinci güzel Hospits ise «Anna Andresens Hospits» 33 Incognitogaten (Tel : 55 05 62). Burada katlar güzel döseli fakat odalarda akar su yoktur. Eski bir opera sarkıcısı Mrs. Andersen tarafından isletilen bu misafirhanede en güzel ;ey banyolardaki çok sıcak v« bol olan sudur. GİRESUN «Giresunda kayıklar, kızlar fındık ayıklar!» diye dilerde dolaşan şarkının ülkesind«yız şimdi. Buraya vapur veya otobüsle gel memiz lâzım! Vapurla gideceksek Hopa Sürat IA tstanbuldan salı gunleri saat 10.00 da kalkar, persembe günü saat 17J0 da varır. Ho pa Sürat IB cuma günleri Istanbuldan saat 10.00 da kalkıp pazar sabahı 8.00 de varır. Ekim ortasına kadar ayda bir Hopa Sürat n vardır. Cumartesi 16.00 da kalkıp salı gece yansından bir saat sonra vanr. 15 günde bir. Hopa Aralık Postası vardır. îstanbuldan perşem beleri 16.00 da kalkar, pazartesi sa bahlan 8.00 de vanr. Giresun Avrupada cKerasonde» diye tanınır. Tarihi zengindir. Yesil Giresun adı ile de arulan bu Karadeniz sahilinin sevimli ül ha kikaten yemyeşildir. Yeşilin bütün tonlannı orada gönnek mümkiindür. Giresunda tarihi eserlerden baslıcası gehrin içinde etrafı surlarla çevrili bir kale vardır. Bu kalenin Pontus Kıralı Farnas'm sarayı olduğu tahmin edilmektedir. Kalede Milâttan önceki asırlara alt du•ar ve mâbet kalıntalan vardır. Seyit Vakkas Türbesi, ikinci mühim tarihi âbidedir. Peygamber sü lâlesinden ve Giresun'un Pontuslulardan Türklere geçmesini hazırlamış olan Seyit Vakkas'ın tür besi 19 ve kabri 15 inci yüzyılda yapılmıştır. OTELLER: Giresun otel bakımından fena durumda değildir. «Güvenli Oteli (Tel: 1139) banyolu tek 10, ban yosuz tek 7,50, banyosuz çift 12, banyolu çift 15,' kahvaltı 3 Tl. dır. «Kristal Palas» (Tel: 1223) bu otelde banyolu oda yoktur. Tek 7.50, çift 12 Tl. kahvaltı 2.50 Tl dır. «Ko nak. Otelinde de (Tel: 1040) odalar banyosuzdur. Fiyatlar aynıdır. •Cumhuriyet» ve «Derya» Otelleri daha ucuz otellerdir. Lokantalar: Şehrin en iyi lo. kantası «Mehmet Efendi» lokan tası îstanbulun cAbdullah Efendi» lokantası kadar şöhretlidir. Sonra «Şaban Yaman», cDerya» Iokanta l a n vardır, bunlar da temız ve lezzetli yemek yapan lokantalar. dır. Mehmet Efendi lokantasının hususiyeti, kâğıtta tereyağlı bar bunya (barbun) buğulaması pek güzeldir. Fındıkh tel kadayıfı ile, yaban çileği, kaymaklı baklava, Giresunda yenilmesi icabeden özel yem^klerdendir. Giresnnnn plSjlan ve gSrflle. eek yerleri: Giresunda temmuz ve afustos ayları plâj mevsimidir. Sahilde muntazam kabineli plâjlar var dır*. Giresun sahillerinin her nok tası tabiî plâjlarla doludur. Gıreıunda dip rvı da yapüır. Ci ııııınııınıınıuıııııiDiııi'i Sanayi Bakanlıgından.Bakanlık Telefoo Santralmın Numaralan açagıdadn: Karadenis'ln ineial Gire«w'd blr rardakl yaylalarda muhtelif (81ler rardır. Bu göllerd» mlabalık avlanır. Aynca, d a | «•cılitin» da müiaittir. Giresun Turism Denveğl Utediğinls bUgüarf noksansu olarak «iz« v«r«. bilir. Deniz dısında Glreaunun 46 Klm. uzağında Kulakkaya d«nen bir sayfiye yeri vardır. Suyu 0.3 sertlikte olan Kulakkaya'ya yaz aylarında büyük bir kalabalık sayfiye için gelir. Orman içerisinde serin, havası güzel Kulakkayaya «ski bir yolla gidilir. Ma hallî Orman tdaresi buraya masalar, tandalyalar koymus, böy. lece günü birliğine piknık yapmaya gelenlerin faydalan malannı sağiamıştır. Kulakkayaya giderken, yol kenarında üst • üste duran «Gelinkaya» denen iki büyük kaya parçasının şim • diye kadar nasıl olup da kayma. dan üstüste durabildiklertni hay ranlıkla seyredebilirsiniz. Şehre uzaklığı 55 kilometre olan bir başka sayfiye yeri d» «Kümbet» tir. Şehrin merkezi ile devamlı otobüs münasebetleri olan Kümbet'e de çok rağbet vardır. K i . ralık odaları olan şehre 65 kilometre mesafed'eki «Bektaş» yay lası, dağlann ortasında bir baska sayfiye yeridır. Buradaki sayfiye evleri, oda oda kıraya verilmektedir Giresu na gidecek olursamz «Kulakka. ya», «Bektaş» ve «Kümbet» gibi sayfiye yerlerine gitmeyi ve oralarda kalmayı düşündüğünüz ftn d^rhal «Turizm Demeğine» müracaat ederek bilgi alın ve on • lardan reıervasyon UteyinU. Yeni İT 9O SO 3O (Basan 18499 A. U431/U772) ıiınıınifflnıııııııuııiHiııııiHiınmnnınıııııııuııııiHiııııııııijııııııiiiıınıııııııı^ TRANSİSTOR RADYONUZUN KALBİDİR nâncılık: 2612/11767 .^ıııııııııııııımmıııııınıııııımınıııımııınıramnmııııuııiîiıııı ıııtıiMiıııınnrııııııııınııınıınııııııııııııııııııiNiı: | Ş DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANUĞI Se\ır ve Hıdrografi Daıresı Başkanlığından bildırılmıştir. | Denizcilere ve Havacılara 110 Sayılı Tebliğ | 3 ılâ 14 ekım 1964 tarıhierınde 08.00 ile 17.00 saaüeri ara1 smda aşağıda smırlan bildirilen saha içinde seyretme, demir1 leme, avlanma ve bu sahanın 2000 metreye kadar olan yüksekjğ liği can ve mal emniveti bakımından tehlikelidir KARADENtZ • RUMELİ KARABÜRÜN E. 4964 No. lu K a r a b u r u n fenerinden 130 d e rece ve 3,5 mil mesafedeki enlemi 41 derece 18 dakika Kuzey, boylamı 28 derece 44 dakika Doğu olan nokta. 2 nci nokta : Enlemi 41 derece 30 dakika Kuzey Boylamı 29 derece 00 dakika Doğu 3 ncü nokta : Enlemi 31 derece 35 dakika Kuzey Boylamı 28 derece 30 dakika Doğu 4 ncü nokta : Enlemi 41 derece 21 dakika Kuzey Boylamı 28 derece 40 dakika Doğu. DENİZCİLERE VE HAVACILARA ÖNEMLE TEBLİĞ O L Ü N T O f (Basın 17622/11748) 1 nci nokta : Amerikan Elçiliğine yakın olan Incognitogaten 28 numarada Poulsens Hospits ( T e l : 44 47 73) de adam başına 2 dolâr ödenır. Odalarda sıcak ve soğuk su daimidir. Pansiyonlar araaında ParkVeien 60 da »Parkveien Pensjonat» (Tel: 44 50 52) tek yatak 2 dolârdır. Aynı fiattaki Borgen Pensjonat (2 Borggaten • Tel: 67 47 85) dır. Bunlann dısında daha birçok pansıyon ve Hospits tabiî ki vardır, fakat ben sıze beğendim diye tavsıye edemem. Oteller yukarıda da söylediğim gibi pahalıdır. Otelde kalacak olursamz iki kişı 8 dolârı gözden çıkarmahsımz. Bu fiata razı olursamz, kalabileceğiniz oteller 12 KARL JOHANS GATE'de «Hotel Atlas», aynı caddede « H o tel Belvedere», ve «Park Hotcl», «Grand Hotel» ve Rosenkrautzgate 8 numarada «Hotel Bondechimen» vardır. Bu oteller yaz olduğu kadar kayak mevsimi içerisinde de çok kalabalık olurlar. Bilhassa laşın rezervasyonsuz adım atrnamak icabeder. Ağır taşlara hazırlanmıs olan Nor veçte kar hiç bir zaman normal hayatı değiçtirmez. OteliniB daima sıcaktır, dişli trenler mun tazam lçler, teleterikler slzi ki* | | = j = =ğ 2 = ^ 1 Salıova Belediye Başkanlığından: Kasabanın Elektrik tesisatı yaptınlacaktır. 1 Belediyemlz tarafından yaptınlacak olan kasabamıa elektrik tesisinin (232) adet d e m i r direkli, 3 adet transformotörtin kısml sebeke taşası Ue santral binasının noksan s * g u n l a n n ı n lkmali, iki adet dizelelektrojen g n ı p l a n n m demontajı. nakli ye montajı isi kapaü zarf usulü ile eksütmeye konmustur. 2 E k s ü t m e y e konan İşin keşif bedeli 628.655.83 TL. olup geçici teminat 28.896^23 TL. d ı r . Bu tş için 1.500.000.00 TL. hjc malI yeterlik alacaktır 3 Tekltf zarflan en geç 15/10/1964 pazartesi günü saat 13^0 a k a d a r malcbuz mukabilinde Belediyeye verümış bulunacaktır. ZATÜBJ aynı gün ve saat 14.30 da Encümen huzuru ile açılacaktır 4 Bu tesis lçln lüzumlu direR demirleri Belediyece verilecek, diğer bütün malzemesini yüklenıcisi t e m m edecektir. 5 Bu işin eksiltmesine lştirak etmek lstıyenler veterlilc belgesinl almak için en geç 15/10/1964 tarihine fcadar Belediyeye m ü r a c a a t edecekler ve düekçelertne müteahhıtiiS karenlerini, şimdlye kadar yaptıklan ıslertn nev'i, mahıyet ve m i k t a r l a n n ı gösteren belgelerini, malî yeterliklerini tevsüc etmek Uzere y u k a n d a yazab miktarda varlık ve fcredlye sahip olduklarma dair teminat mektubu vermeye salâhlyetli bankalardan biri tarafından ve eksiltme ü â n tarihinden sonra verilmlş blr referans mektubu veya banka cari hesap cüzdanını, ö m e ğ i n e uygun teknik personel ve teçhizat beyannamesini, halen taanhUdü altında bulunan işlere a i t t a a h h ü t beyannamesini ekliyecektir. 6 Eksiltmeye alt keşlf projesl ve şartnamesi ile bilcümle e v r a k ' a n n ı n mesai saatleri fçcrtsinde h e r a n Belediye Başkanlığında görülebfleceği ilân o l u n u r . | | İ 1 1 1 1 p I 1 g 1 1 = = 1 1 g i 1 = 1 ş = I = 1 ş = M Ş = ; î i I I 1 i ; 1 J 1 İ j J I 3 ıUIIUIllUIUIIUI)lll.lllHiıııi""liiiHiii|iiiinıııııııi!iıııııııuHrıııııınıııııııımıııııınifflilİ (Bacm 18403 A . 11297/11746)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog