Bugünden 1930'a 5,492,510 adet makale



Katalog


«
»

2 fckım ını|ıııııııiiiııuıııınınıtınııtııınııııi!nifiiHiımıntııtifnnıtıımııııııııııııııııııımıııııi!iııııııııııı|ıııı Geçmişi yaşıyanlar Raymond Cartier «Stalin bir ondokuzuncu yüzyıl insanıydı, Çarlarm çizdiği yollardan gidiyordu, Kruçef yeni devrin insanıdır. Akdeniz onun gözünde, artık muhakkak olarak ulaşılmasl gereken büyük kudret bulvarı değüdir» diyor. Bn yargının değerini tartışacak değili2. Ancak Fransız yazaruun söyledüderinden çıkanlacak sonuçlar vardır. Bir kere 19. yüzyıl insanı ve yinninci yüzyü insanı diye kesin bir sınıflama kabul etmesek bile, kuşaklar arasında büyük bir farklılaşma olduğunu inkâr edemeyiz. Hiç şüphesiz ki Kennedy kendinden önceki Başkan Eisenhower'den hiç defilse elli yıl ilerideydi. Ama Johnson ile Eisenhower arasında böylesine bir farkın bulunduğnnu iddia edemeyiz. Genç Kennedy devlet idaresinde yirminci yüzyıl insanı tipinin güzel bir örneğiydi. Çevremizdeki insanlara bakalım: Bunların içinde ileri fikirli olanlar, çağının adamı olanlar, dünyanın gidişine ayak uydurmuş bnlunanlar da vardır; fikirde, duyguda, düşüncede geride kalmış, zamanlar içinde yaşıyanlar da vardır. Geçmiş bir çağm eskimiş ve geri değer yargılan içinde hayatını snrdürenlerin sayısı az değildir etrafımızda.. Ancak görünüşe de aldanmamak gerek. Bir insan son model arabalara binerse, evinde buzdolabı, çamaşır makinesi, pikap, raılyo gibi yeni icatlar bulunursa da ileri sayıhnaz. Arabistan çöllerinin zengin şeyhleri, Batı dünyası tekniğinin en ileri konforundan faydalanmasıru bildikJeri halde kafa yapılışı bakımından geçen yüzyılda yaşamıyorlar; daha da ötelerde, beş yüz yıl öncesinde yaşıyorlar. özel olarak yapılmış altın kaplama RollsRoyce'lar, sıcaksoğuk hava düzenli saraylar, lüks villâlar, apartımanlar... Yirminci yüzyıl uygar dünyasının ve Batı insanı kafasının büyük incelikle sunduğu son buluşian parayla satın alan Şark zenginleri, geriliklerini daha da öteye götürüyorlar demektir. Bizim ülkemizde bu çeşit yaşamanın çeşitli belirtilerüıi c5mertçe ortaya dökenler çoktur. Lüks Cadillac'larla Eyüp Sultana adak adamaya, Helvacı Babaya mum dikmeye giden hatunların dzel şoförleri arkasında gerinislerine bakarsanız aldanabilirsiniz. Parisin son modasını izliyen, son çıkan kokulan sürünen, son moda rujları kullanan, son olarak piyasaya çıkan çoraplan haftasında Tiirkiyeye getiren nice zengin hanınun, kafa yapısı bakımından geçmiş yüzyülarda yasadığı açık seçiktir. tkinci Dünya Savaşı sonn karmanyolasında milyoner olan nice zengin kişi geçmiş yüzyıllann karanlığında yaşıyan kafalariyle Türkiyede söz sahibi olmuşlardır. Bu bizim memleketimiz adına büyük bir talihsizliktir. Çevremizdeki insanlarda gördüğümttz bu farkbJaşmanın devlet başkanlannda olmadıfını söyliyemeyiz. Kıral Faruk'la Nâsır, Batista ile Castro. CanKayŞek ile MaoÇeTung, Stalin ile Kruçef, Eisenhower ile Kennedy, dünya görüşleri bambaşka insanlardır. Dünya değişmekte ve bu değişiklik bir takım liderler eliyle yürürlüğe konulmaktadır. Yalnız devlet başkanlan değil, toplum içinde ve kendi çevresinde söz ve nüfuz sahibi olanlann kafa yapısı ile toplumun ilerleyişi arasında değişmez bir ilişki kurulur. Geri kafahlann milletlerin ayağında hapishane prangası gibi ağırlık yaptıklan açıkça görülmektedir I D Ü Ş Ü N C E L E R | ııııEımııııımıııııımııııııırıınııııııııııııııııııııımııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııınnıııâııı Şehir Hatlannda, Boğazın Rumeli seferleri sabah ve akşam sefer leri hariç, tamamen kaldınlacak' tır. Bu kararın uygulanmasına kı programının başlangıcı olan 15 Ekimden itibaren başlanacaktır. Şehir Hatlan Işletmesi her yı çoğalan zararlarını kapatmak için zararına çalışan yalnız pasoluların gidip geldiği Boğaz Rumeli hatt seferlerinin yüzde 65 ini iptal et miştır. tki yaka arasındaki bağlantıyı sağlamak içın iki yaka arasında da küçük tip vapurlarla gidiş eliş yapılacaktır. Şehir Hatlarının hazırladığı yen: kış tarifeleri önümüzdeki günlerde yolculara dağıtılaraktır. $elıir lüiıliirıııııı larifesi lâ ekinıde ba$lıyor Dış politikamızın temel ilkeleri ve dış politikada değişiklik problemi «Türkiye için tek kurtuluş yolu NATO'dan aynlmaktır», «NATO'dan derhaJ aynlalım, Amerikaya rest çekelim, kendi yağımızla kavrulalım», «Tür kiyenin NATO içindekl durumu yüz kızartıcıdır», «Hâdiselerin oluşu gösteriyor ki biz Kıbns meselesinde NATO çemberi içinde kalmayı baştan kabullendikçe batıyoruz.» Bu sözler ve yazılar basında yer almış, toplantılarda söylenmiştir. Kıbns olayı bir gerçeği ortaya koyznuştur. HaklıJığımızı dostianmıza ve muttefiklerimize gereğl gibı duyuramamak, milletçe benimsenen bir dâvayı dost ve müttefiklerimizin davTanışlarmda, :nançlannda değerlendirememek. Türk kamu oyu dost ve müttefiklerimizin Kıbns olayında gösterdikleri anlayışsızlık karşısmda üzgündür, kırğındır. Basında, köyünde, kentinde. Itahvesinde her çeşit toplantı yerinde aydmından en sade vatandaşma kadar herkes kısaca Türk kamu oyu Kıbns çıkmazı karşısında politika değişikliğini benimsemiş, bundan söz açmıştır. Dış politikamızda değişiklik çesitli alternatifler arzeder. a) Bir görüs NATO'dan aynlmayı, CENTO'dan çekilmeyt, uygun bulmaktadır. Aşm bir akım niteliğini taşıyan bu görüş bizim Batı âleminden ayrümanıızı, Doğu bloku ile işbirliği yapmamızı uygun bulmaktadır. Iç politikada, devletin işleyış ve fonksiyonlannda da değişikliği zorunlu kılan bu görüş, içeride oldugu kadar dışanda da radikal degişiküklere yönelmeyi zorunlu kılmaktadır. b) Ikincl görüş NATO ve CENTO'dan aynlıp, tarafsız bir politika uygulanmasını öngörmektedir. Daha ölçülü, ılımlı olan bu görüş bir iç politika değişikliğini öngörmemekle beraber, banş içinde birlikte yaşama ilkesine bağü kalarak milletlerarası bir politika uygulanmasını istemektedir. c) Oçüncü göruş mevcut durumun esas itibariyle muhafazasını uygun bulmakta, dış politikanın yeniden gözden geçirilraesini, daha bagımsız, daha hareketli bir dış politika izlenmesini istemektedir. Bu görüşleri Türk dış politikasının temel ilkeleri ve Anayasa prensiplerinm ışığı altında değerlendirmekle doğru ve geçer olanı, ortaya çıkarmaya çalışacağız. II Türk dış politikasının temel ilkeleri yeni Türk devletinin kuruluşundan itibaren nazırlanmış, Millî MUcadele ve milll isyanla birlikte başlamıştır. Yeni Türk devletinin dıs politikasına hâkim olan esaslan, milll h&kimiyet ve siyasl istiklftl, milU misak, milliyetçilik, kollektiî güvenlik ve banş, insan haklan, demokrasi olarak ifade edebiliriz. Bu prensipler uzun bir uygulama devrinden sonra yeni Anayasada da yer almıştır. Yeni Anayasada bu prensiplerin yer ahşının sebebi, milletlerarası hayatın gereklerine cevap vermek, Türkiyeyi medeni milletler ailesinin eşit haklara sanip şerefli bir üyesi olarak yüceltmek amacı ile devlet organlarını hukuki yönden teçhiz etmek içindir. Millî misak, yeni Anyasada U çüncü maddede, «Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür» şeklinde ifade edllmiştir. Millî hâkimiyet prensipi, 4 üncü maddede «Egemenlik, kayıtsız şart sız Türk milletinindir» ve başlangıç kısmında 4 üncü fıkrada da «Mület eğemenliğinin... tam şuuru na sahip olarak» ifadelerinde açıklanmıştır. Siyasi istiklâl prensipi, Anayasanın önsözünde, 1 inci fıkrada, «Tarih boyunca bagımsız yasamış, hak ve hürriyetleri için savaşmış olan» terimleri ile ifade olunmaktadır. r Yazan: Doç. Dr. Hamza Eroğlu Siyasi isüklâl ve milli hâkimiyet prensipirün bir sonucu olarak devletlerin eşitliği prensipi de, ye ni Anayasamızda, «Dünya rrilletleri ailesinin eşit haklara sahıp şerefli bir üyesi olarak» başlangıç kısmında yer almaktadır. Türk dış politikasına hâkım olan bir diğer prensip olaraK, «Yurtta sulh, cihanda sulh» dövizi, yeni Anayasada başlangıç kısmında keza yer almıştır. «Yurtta sulh, cihanda sulh» ilkesi, bir taraftan yurt içinde huzur ve sükunu sağlamayı hedef tutarken, dığer taraftan da milletlerarası barış ve guvenliğin teminini hedef tutar. «Yurtta sulh, cihanda sulh» aynı zamanda milletlerarası barışın bölünmezliğini, insanlığın da hepsini bir vücut ve her milleti de onun bir uzvu addeden kollektif güvenliği de ifade eder. Milli mücadele ruhunun doğurduğu, millet eğemenliğinin ortaya koyduğu milliyetçilik bir akım olarak, Anayasanın başlangıç kısmında 3 üncü fıkrada yer almıştır. «Bütün fertlerini, kaderde, kıvançta ve tasada ortak, bölünmez bir bütün halinde, milll şuur ve ülküler etrafında toplıyan ve milletimizi, dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak millî birlik ruhu içinde daima yüceltmeyi amaç bilen Türk milliyetçiliğinden hız ve ilham alarak» şeklinde ifadesüıi bulmustur. tnsan haklannın dış politikadaki rolü insan şahsiyetine atfedilen kıymetten, insanı milletlerara sı plânda değerlendirmekten ileri gelir. İnsan haklarma iç bUnyesin de gerekli değeri vermiyen bir siyasi topluluğun, iç bünyesi de zâfiyet göstereceğinden, dış politikada sağlam ve emin kararlan alamaz. Bu devlet dostluğu ararolan değil, kaçınılan devlet olur. Yeni Anayasa insan haklarma özel bir değer vermekte ve devletin niteliklerini belirten 2 nci maddede Türkiye Cumhuriyetinin insan hak lanna dayanan bir devlet oldugu beUrtilmektedir. Anayasanın başlangıç kısmında ve devletin niteliklerini belirten ikinci maddede, Türk devletinin demokratik bir hukuk devleti olusu sadece bir rejimin özelliği, bir iç politika meselesi olarak düşünülemez. Bizim demokrasi ideal leri içinde yaşıyan Batı âleminde yer ahşımız, siyasi idealleri birbirine benzer, birbirini anlar, uygarlık çevresine katılmamızdandır. Anayasada yer alan bu prensiplerin hukuki değeri nedir? Bu prensipler genel olarak milletlerarası münasebetlerde devlet faaliyetine istikamet verirler ve devlet organlannı, yürütme organını oldugu gibi yasama organını da Anayasada belirtilen esaslara uygun olarak bu prensiplerin uygulanmasını zorunlu kılarlar. III Yeni Anayasada belirtilen bu hükümlerin ışıgı altında, dış politikada değişiklik hususunda ileri sürülen görüşleri değerlendirelim. a) Bizim Batı âleminden ayrılmamızı ve Doğu bloku ile işbirliği yapmamızı savunan göruş, önce politik, ekonomik ve ideolojik sakıncalar arzettiğinden Türkiye için bir kurtuluş, Kıbns için bir cözüm yolu değüdir Jtlilll hâkimiyet, siyasl istiklâl, insan haklan ve demokratik rejim anlayışı ile de bağdaşamadığından, bu görüşe uygun bir politika bizi Anayasa bakımından bağlar. b) Tarafsız bir politika yı öngören görüş ise iç politikada değişikliği zorunlu kılmıyacaktır. Anayasanın öngördüğü dış politika prensipine belki aykırıuk göstermiyecektir. Ancak, «bitaraf olan bertaraf olmaya mahkumdur» sözünün blr gerçeği ifade ettiği düşiinülürse sakınca hemen ortaya refrfkasır 53 Temizlik araçlan arızalı olduğundan çöpler toplanamıyor Şehrın tenıızlenmesı ıçın gosterilen gayret, araç yetersızliğı, halkın ve iş yerlerinin ilgililere yardımcı olmaması sebebiyle neticesız kalmaktadır. Temizlik Işleri Müdürlüğunün elinde bulunan taşıtlardan çoğu tamir için sıra beklemektedir. Bu bakımdan bazı bölge lerde, haftada bir gün çöp toplanmaktadır. Bu durum karşısında halk, çöplerını yol kenanna dökmekte, caddeleri kirletmektedir. îlgihler, yeni hizmete giren çöp ta ııtları Ue sıkıntının azalacağını beirtmislerdir TEŞEKKÜR 23 eylül 1964 çarşamba günü Bulgaristanda geçirdiği elim = trafik kazası neticesinde vefat eden mesaî arkadaşımız 2 Bulutlu ve rüzgârlı geçecek Marmara, Ege ve Batı Karadenlz çevreleri önceleri bulutlu, öğleden sonra mevzii yağışlı geçecektir. Hava sıcaklıkları Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz bölgesüıde değişmiyecek, diğer bölgelerde biraz artacaktır. Rüzgârlar, Karadenizde yıldız ve poyrazdan, diğer bölgelerde Kuzey yönlerden haflf ve zaman zaman orta kuvvette esecektir. TAHSİN DELİBAŞ j m cenazesine gösterdikleri yakın alâkadan dolayı Sofya Sefaret Erkânımıza, Filibe Başkonsolosumuz Saym Tahir Şentürk va mesaî arkadaşlarma, Razarcık (Bulgaristan) Devlet Hastanesi Başhekimi Sayın Dr. Peter Hiristoskof ve diğer hekimlere, Bay Görgi Dakof ve Bayan Fatma Ali Eva'ya, Adanadaki hekim ve eczacılara, çok yakın ve içten alâka gösteren tıbbi müstahzar fabrikalannın Adanadaki temsilcilerine, mektup, telgraf, telefonla tâziyette bulunan dostlanmıza en samimi teşekkürlerimizi bildiririz. ııi]muuuunitLumıuuuLuuuiiummnjttiMMEiituıınHimuıui{innnuıiMnıiJa«uıiiiınuHiuiıiKn:;ı;HuuııttMUituin!:n>ı^ tâncdık: 2721/11760 ^r*.c Carlo Erba llâç Fabrikası | 1 j § s g j j Ekim 2 Cemaziyelevve] 26 j a 8 t 8 1 a s 3 a 1 O V. 1 5.56 12.03 15.20 17.50'19^0 4.14 B. 112.041 6.11 9.28i 12.001 1.30! 10^3 a < i çıkar. Türkiyenin stratejik, geopolitik ve politik dıırumu tecavu tehlikesıne karşı tam bir güvenlık içensınde bulunmasını gerektiruTarafsızlık genel anlamı ile kol lektıf güvenlikle de bağdaşamaz. c) Üçüncü görüş Batı demokrasileri ile işbirliğinı öngörmekle beraber dış politikada değişikliği zorunlu kılmaktadır. Kıbrıs olaynın ortaya çıkması ile dostlanmız la aramızdakı meseleleri halletmek güclüğü bize dış politikada değişiklik fıkrini telkin eylemektedir . Türk dış politikasına yeni bır yön verirken yeni devletin ku luşundan itibaren izlenen dış politikamızın hukukî ve siyasi esaslarma, yanı Anayasanın prensiplerine uyma zorunluğu karşısmdayız. Tecavüze karşı, önceden barışı korumayı hedef tutan NATO'dan ve CENTO'dan aynlamayız. NATO ve CENTO kısmi güvenlik mekanizması ile dünya banşma hizmet etmektedir. NATO yalnız A.BJ3. demek değüdir. NATO'da Birleşik Kırallık (tnglltere), Fransa ve Batı Almanya yer almıştır. Biz Batı âlemini kapitalist ve sömürgeci olarak değil, hürriyetçi ve insan şahsiyetine değer vericl niYılın üçüncü çekilişine telikleri ile benimsemekteyiz. Bakatılabilmek için tı, medeniyet ve hurriyet dünyason para yatırma tarihi sı, demokratik rejımin bütün kururrüan Ue geliştiği yerdir. Batı 3 Ekim Cumartesi günüdür. âleminde yer alan Türkiyenin, BaTasarruflarınızı İŞ Bankasına tılı modern bir devlet anlayışı içerisinde davranışım bekJemek gere yatırmakta gecikmeymiz. kir. MUU hâkimiyet, siyasi istikBaşta 10 Apartman Dairesi, lâl ve devletlerin eşitliği prensipine uymıyan antlaşmalann kaldırlı 100.000, 25.000, 5.000 liralar masını istemek Batılı anlamı Ue olmak üzere çeşitli,zengin modern devletin niteltklerine uyar. ikramiyeler talihlilerini bekliyor. 7/9/1964 tarihli Cumhuriyette yayınlanan, A.BJD. Ue aramızdaki antlaşmalann yeniden gözden geçirilmesi başlıklı yazımızda. müli hâkimiyet, siyasl tstiklâl ve devletlerin eşitliği prensipleri Ue T Ü R K İ Y E B AN K ASI bağdaştıramadığımız bu antlaşma laruı degiştlrümesi zorunluğunu açıklamaya çalıştık. 1950 1960 yrllan arasında aktedilen bu antlaşmalann devrim prensiplerine. siparanızın... istlttbalinizin emniyetidıt yasl geleneklerimize ve yeni Anayasanın dış politikaya yön veren prensiplerine »ykınlığı sebebiyle Faal 8761/U757 . değiştirilmesi sadece bir müll men ifiıılllinıllıılNiltıniınınnııııııınnıınıııııııiMiıtııınııınmııınnıınıomiııınıııınünıııııııın'üii!)!:' .,ıii'iıııu<!iiiiiıııı: a faat meselesi değil, aynı zamanda hukuki bir mükellefiyet, mecburiyettir. Şişli LE.T.T. Garajı yanındaki Hukukçular Kooperaüfi in = Dış politikamızda daha "çok serşaatmda dükkân ve katlara CAM TAKTTRILACAKTTRJ ğ bestl ve hareket imkânı. sağlamak Ba hususta mezkür şantiye şefliğine müracaat edilmesi. g için, aşın, bağlayıcı taahhütlerden TİMLO I sıynlmamız gerektir Türk dış poİstiklâl Cad. 181/185 I litikası artık şahsiyetine kavuşmalı, prensiplerin ışığı altında ^mıııniMMHiımımıınnnınunrınmımmıınıinnniMnımıiTnınıiTifmııunHiiıtunniinıutnuiMiiıırrınıınıınrnııiHHiiıııııııiJiiHinııırt^ programlı bir yol uygulanmahdır. (Basın 18519/11743 \ GUN KALDI CAM TAKTIRILACAKTIR | Öğretip İş bulduktan sonra Ucreti taksitle alan, Orta ve İlkokul mezunlarmı bile garantili blr meslek sahibi eden, Saati 176 kuruşla memleketın en ucuz kursları İSTANBUL İKTİSADİ VE TİCARİ BİLÎMLER YÜKSEK OKULU ÜÇÜNCÜ DERS HLINA YENİ BİNASINDA BAŞUYOB Yeni Adliye Sarayı Karşısı, Türkiye Emlâk ve Kredi Bankası üst katları. (Işık Sokak 12 14) Kayıtlar; 5 Ekime kadar Sultan Ah met Alemdar Cad. 36 numarada 5 Ekimden sonra da yeni binasında yapılacaktır. ÖZEL Başındaki Dünyaca tanınmış Türkiyenin en tecrübeli, en ciddî ve en geniş teşkilâtıdır. Adreste yanılıp aldanmayınıs : Mütehassıs kadrosu ile MerkMl: Lalell. KemalD.» M»h. ASayoku,u C«d. Uo. 14 T«l: 22 2 1 0 T BcTotln Şubesl: tstlkl&l C»d. L»le SlnemMi karşısı 34 5 Tel. « * > U Kadücöy Şnb«<l: Altıyol. Kuşdlll Cadde«t No. 8. K«t 4 Tel: M 11 50 Bu yıl aynca Akşam tedrisatı da yapılacaktır. :,ıllMlllllllilll!llllllll!illil]lllllllllilllllllllllllllll^ Cumhuriyet 11755 İlâncılık: /11785 BAV OSCAR: Bir acı şarkı 194 BİR ACI ŞARRI BİK ACI «Hayır, Bridgie. Sen bilesin diye söyleyim: Ciferleri zayıfmış da, onun için şimdi oknls gitmiyormnş.j» «Ya, öyle mi? Güzel. Peki ama, öfreniminl nasü yapıyormnş?» «özel öğretmeni varmış» «Ha, özel öğretmeni varmış, öyle mi?» Harry o sırada pnf böreklerini lüpletmeye başlamıştı ama, kadın Küçükbey'e hiç aldınnıyordn. Gözlerini bana dikmiş. ciğerime işler çibi, soğnk soğnk bakıyordn. öyleyken, gene de, dalgın dalçın dfişünür gibi, kandınp yola getirmeye çalışır bir sesle sordu : «Ama ben sizi, Clay Caddesinde, »rkanızda oknl çantasiyle gördfim. canım, öyle değil mi?» Söylediklerine inanannyormnsum gibi güIümsedim ama, boşuna. «Ben değildim elbette,» dedim. O gene arkasını bırakmadı : «Şasılacak şey! Kalıbımı basardım sizdinlx diye. Saint Mary Okulu'nun or'da?» Betimbenzim sapsan kesildi, gülümseyişim dadaklanmda katıldı kaldı. Kapıya doŞrn sıvışmaya çalıştım, olmadı. «Ne söylüyorsunuz anlamıyornm» dedim. «Demek siz degildiniz, öyle mi?» Sert bir sesle: «Değildim elbette!» dedim. «Ne işim varmış benim oralarda?» Kadın beni nznn nznn bir sfizdfi, sonra ağır sğır sSylendi : «Bir sıçrarsm, çekirge...» Harry makaralan koyvverdi. «tl&hl Bridgie! Desene, ikl nçrsnn, çe Yaıan: A. J. Croııin^ IIIIHlllllllllllllllllll Çeviren: Vahdet Gültekin I I 195 196 BİR ACI ŞARK1 PROF. NHVIBUS'UN MAC'ERALARl: kirge, üçüncflde...» ScottHamilton, hiç gülmüyor, pek tutaaf tnhaf bana bakıyordn. «Sus, Haryj» diye kardeşini azarladı. «Gelin, çidelim.» Otnrma odasına geçtik. Az önce, göklerde nçnyordnm ya, orada bir yıldız gibi parlıyacafım sanmıştıra; ner'de! Çay içişim bir cehennem azabı oldu benim için. Scott'nn annesi, şaşkın şaşkın, havayı canlandırmak için çok çalıştı ama, konnşma gevşedi, sönüverdi. Fırsatını buluverince: «Ben gideyim» dedim. Scott hemen ayaga kalktı: «Gidiyor musnn?» dedi. Sonra, beni evin kapısına kadar geçirdi. Orada ds, soğnk bir nezaketle: «Yazık, biraz daha kalsavdm» dedi. «Biriyle bnlnşacağım da» dedim. Scott hafif bir acı giilümseyişle kaşlarını kaldırdı : «öfretmeninle mi?» Beni bn sözlerle nğnrladı. Evden çıktım, iki yanı agaçhk yoldan aşağı yürümeye başladım. O iki babçıvanı geçtim, limonlnklan geçtim, çifte tenis alanını geçtim; ams, ntancımdan öyle baygınlıklar geçiriyordnm, öfkeden öyle kör gibi olmnştnm ki, hlçbir şeyi göremiyordnm. îçin için yanan yfirefimin bütün o kızgın oeılığı Scott'a, ScottHamilton'lann hepsine, Bcechfield'e, kriket knlbfine, bütün dünyaya, bepsinjen çok da kendime yöneliyordn. Kendimden öylesine kanımı knrntnen, tçimi kemirici blr hınçla tiksiniyor, ntanıyordnm ki, derin bir bedbshthk nçvrnmnn» «flrnklenecegitn yer de, bn bınç beni içimden dürtöyor, hızlı hızlı yünitüyordu: Saint Mary Kilisesi'oe doğrn gidiyordnm, adam öldüren biri, daramaz, snçnno isledifi yere döner çelirnm ya, onnn gibi. Toksa Bridget'in en son söyledikleri içime öylesine işlemişti de benim o kaypak rnbnmdaki kendimi suçln bulma, pismanlık duyma daygulannı ayaea kaldırmıstı da şimdi ben bnnları ancak tek basıms kiliseye gidip dna etmekle yatısabileceğimi mi düsünfiyordnm? Gerçekten öylevse bn sıgınajfrı kendimi ne yazık kl atamadım. Anayolla Clay Caddfsinin birleştiği köşede, Victoria Kitaplığı*nın arkasında oynn vardı: Bizim oknldan üstübası yırtıkpırtık bir alay çocnk, sokağıo ortasında, «teneke tekmelemece» dedikleri o aşağılık, bayafının bayağisı oynndan oynnyorlardı. Gözlerim ısıdı. tçimden: «tşte» dedim, «benim dengim ba çocaklar.» Beni sevinçten haykırışarsk karsıladılar; ben de, arkamda kibar bir elbise falan oldngnna sldırmadan, oynna katıldım, başladım onlarI» birlikte koşmaya, ksymsya, tekme atmaya, hendeğe ynvarlanmaya, haykırmaya, kanter içinde boğnsmaya. Böylece, son iki aydır kendimi kapattıgım o yapma yaldızı uzerimden attıfım için pek seviniyordnm. Kendimizden «reçip birbirimize girdifimiz bir sırada cırlak bir haykıns dnydnm, başımı kaldınp baktım: Yüzünde benekli peçe, boynnnda knştüyünden atkı, yaşlı bir kadın, keltnfnnnn altında kitaplıktan aldığı bir deste kitapla, dnrmnş, saşkınlıktan aval aval bana bakıyordn. (Artuun var) ECVET GÜRESİN Yaz> tsierlnJ B I I P D ularf den Geneı Vaytn MUÖUrU NAZtME NADİ * Sanıbi Cumhuriyet Sansı £b Uorus HJUICI AtatOrk bulTan Keneı Ao VCNİSEHİP ı» * «4 U W M 13 B « II n 19 ANKAKA 8uı««n a» u n ı ı u x ratlt) K a a ManallMn >g No I DlTaroataı tzmlı Bflrosu: EROL DALL1 Gazetraılza (OnaertleD yazilaı k<v 6 «yü* 3 aylık bln Kt Ura Kt ISOİK T9.OB «OO0 vıoe tl.l.KK» BtfKOSU Ueydaıu GcUm» Hanlardao mesuUjret tatrul olunmjı> Abon* ve uan ısitrı tçio ıarfiD OrtuiM cAbon» raya cllan ServlsU kaydınıo knnnaıı IBzımdıt * CUMHURİVE1 VayaB M*tba*cUlk A 5 B a i k m Sokak No »»41 *• Bu fasvt* BASIN AULAK TA> 8ASINA uymayı taahhOt «tmlftlf *
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog