Bugünden 1930'a 5,432,496 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUM1JURJYET l y LKİnı nııiıııııııııııııııııınıııtııınııııııııııııııınıııııııııııııımııııııııımıınıııııııııııııııııııııııııııııııııııııi»n 100 dolar ve iki milyar Washlngton Bir Boelnp'le Paris'ten Teni Dünya'ya nçtnk. Ve Kanada'da feçirdiğimiı bir gânden sonra Birleşik Devletlerin başkentinde iki ay sürecek geziye başlamış olduk. Geri davetinj yapan Dışişleri Bakanlığı, gtzi programının tertibini bir firmaya havale etmiş. Amerika'nın en başta gelen özelliklerinden birisi bo. En akla gelmez işlerle nğraşan sayısız firket, Amerikan toplnm hayatına rengini veriyor. Uçaktan iner inmeı ayağımızın toziyle kapısını çaldığımız firmada .tecrübeli ve işbilir bir kişi karşıladı bizi. Massachusetts Avenue'deki mfitevazı bürosunda bu işlerle nfraşan Mr. Bergheim.. Ve programcıbaşı'mız tara bir sükunetle çalışmaya başladı. O konnştn, biı konnştuk, o konuştn, biz konuştuk. İki günlük bir temastan sonra şezinin esaslı çizgileri belinnis oldn. Dofrusu kolay bir is değildi bu : Tam altmış gün, saatine ve dakikasına göre bir program duzenlemek ve yalnız düzenlemek degil, nygulıyabilmek... Amerika Birleşik Devletleri bir devlet değil, bir kıt'a oldngu lçin iki ayda her yanını birden görmek iştahı, insanı mide fesadına göturebilirdi. Mümkün oldnğn kadar temkinli davrandık. Programcıbaşımız dikkatle dinliyor, dikkatle sornyor ve gezinin sartlarmı en ince noktalarına kadar dikkatle açıklıyordu. Bir kere derhal çeşitli sigortalara bağlanacaktım. Konuşurken bir ara dedi ki : Plâk, kitap, dergi alraak ve konserlerle maçlara gitmek lçin emrinize aynca yuz dolâr verilmiştir. Yalnıı bütfin bnnlann Amerikan bayat tarzını canlandırması gerek... Kitaplann Amerikalı yazarlar tarafından yazılmıs ve Amerika'ya ait olması lâzım... Pekf, dlye sordnm, ya plâklar? Onlar için aynı şart var mıî Evet. Orkestra Amerikan olnr da besteci başka milletten olnrga? Diyelim ki Alman bestecisinin eserini sizinkiler çalmışlar? Mnhatabım güldü : Bestecilerin de Amerikalı olması tavsiye olunur... dedi. Bn söz üzerine tercümanımız ve mihmandanmız Feridnn Demokan'la bakıstık. Demokan, tecrübeli bir gazetecidir. Ve on sekiz yıldan beri bnrada bnlunnyor. Ne düsfindüfümü anlamıstı. Düşüncem, takdir duygalariyle besleniyordn. Amerika, yüz dolârını bile nereye harcadığını bilen, hiç olmazsa bilmek istiyen bir filkedir. Bn toplnm şunrudur ki, bn mnazzam mekanizmanın işlemesini sağlıyor. Biitün Amerikan yardımlannın Amerikan sartlariyle beraber geleceği şüphesizdir ve şüphesiıdi. Amerika, dolârlarını neye ve nereye harcadığını bilmiyen bir ülke olamazdı. Asıl bn dnrnmn kavnyamıyan, toplnm olarak bizdik. Sam Amca kendi çıkarlarını nasıl hesap ediyorsa, biz de kendi açımızdan kendi çıkarlarımızın besabını yapacak ve ona göre davranacaktık. Amerikan yardımını Türkiyede paylaşan menfaat çevrelerinin propagandan altında ezilip yok oldn Turk toplnmnnnn şuuru... Bnnnn içindir ki, Tfirk Amerikan dostlogu knvvetli bir dostlnk olmnştur, ama sıhhatli bir dostlnk olamamıştır. Sıhhatli dostlnklar, ne istedigini bilenlerin knrdnklan dostlnklardır. tkili bir dostlnğnn bir yanı hasta ise, o dostlnk tömuyle saglam bir Sörünüşte olamaz. önce şnnn iyice bilmeliydik ki, Amerika Amerikadır, ve Türkiye de Törkiye... Bn gerçeği onlar hiç nnntmadılar, biz hep unnttuk. Şimdi de batırlamış görünmüyor ve sadeee Amerika'ya kızıp dnrnyomz. Ne kadar faydasız! tsimiz bittikten sonra otelimize kadar yürüdük. Gfizel bir •onbahar havası vardı Washington'da... Soğnktn. Ama güneşli idi caddeler. önümdeki iki ay'ı düsünüyordnm. Tiirkiye'yi düşünüyordnm. tstanbnl'n düsünüyordnm. Kaldırımlarda kuru yapraklar vardı. tstanbnl'da da yapraklar saranp yollara düşmeye başlamıştır şimdi. Otele gelince, verdikleri dünya haritasını açıp baktım. Iste Amerika! Ben orada görünmiyen bir nokta gibiyim. Ve işte Tiirkiye! Bn satırları oknyan siz de orada görünmiyen bir nokta gibisiniz. Ve bir oknl gerçeğini hatırlayınca gönlihn rahatladı 5 tki nokta arasındaki en kısa yol bir doğrudnr! Pek seviyonnn bn sözü. Haydarpaşadaki Tıp Fakülte. sınin son sınıflarında seçkin bir öğrenci iken onu tanıyan arkadaşları istikbaline ümit dolu gözlerle bakmıya başlamışlardı. Hekim çıktıktan yedi yıl sonra Kalabalıkhğı dolayısiyle tek hocası Neşet Ömere muavin olamuhtarlıkla idaresinde güçlük bilmek heyecanısın hıziyle Fa. çekilen Kızıltoprak Mahallesi, kültede müsabaka imtihanına geldiği zaman o günün genç kuBelediye Meclisi tarafından ikişakları başarı kazanacağma önye ayrılmış ve yeni mahallenin ceden hükmetmişlerdi. Zira bu adına da Fenerbabçe Mahallesi arada hiç durmadan batı kültür adı verilmiştir. ve sanatının her çeşidıyle gelişKararın yürürlüğe girmesi dotirdiği dağarcığmda sağlam bir layısiyle 8 kasım pazar günü Fenerbahçe Mahallesinin muh hekimliğin bilgisini de yerleştir. tar ve ihtiyar heyeti seçimi ya miş olan bu genç doktor, Şişli hastan«sinde devrin maruf iç pılacaktır. Kadıköy llçe Seçim hastalıkları mütehassısı Mehmet Kurulu bu konudaki çalışmala Kâmilin yanında asistanlık yaprını tamamlamıştır. mak şansına da sahip olmuş, Mu• zaffer bu ilk hocasından (eyz alBir gece içinde 3 kişi dıkça, Kâmil Bey de onunla ö. ğünmuştu. bıçaklandı Böylece Neşet ömerin olgun îsmail Hakkı adında bir şahıs, çağı Muzafferın hocalık hevesi dün gece Kadıköy de, «kereste satışı» yüzünden münakaşa ettiği Ö dolu başiyle birleşmiş, (Birinci Dahiliye Kliniği) yeni bir çehre mer öztürk adlı komşusunu bıçakgostermişti. Zoiros, Feyzi, Suleyla ağır surette yaralamıştır. Yaralı man Numan Paşalardan sonra hastaneye yatırılmış, kaçan sanığın bu kliniği devralan yeni hoca aranmasına başlanmıştır. ve muavinleri, 1933 yıhndaki reöte yandan aynı gece içinde Top formda Fakülte tstanbula taşınkapı ve Balatta bıçakla iki yaraladığı zaman an'aneyi Belediyenin ma vakası daha cereyan etmiştir : Cerrahpaşa hastanesinde devam llk olayda Bektaş Taşdemir adında ettirdiler, Muzaffer Esat doçent, bir er, tanımadığı »ahıslar tarafınProfesör ve Ordinaryüs olarak dan bıçaklanmış; ikinci olayda ise, tam yirmi sekiz yıl burada hiz. met etti. Celâl Altındağ adında bir sabıkalı. Kadri Akkaya adlı sabıkalıyı ağır *** yaralıyarak kaçmıstır. Yurdumuzda tıbbın ihtisas dallarına bölünmesi önce şahsi heDolmuşlarda sigara veslerle kendiliğinden olmus, içmek yasak sonra da nizamlarla gerçekleşmiştir. Ana dalların meydana Dolmuşlarda sigara içmek uzun çıkmasını 50 . 60 yıl gerileıde ir süre önce yasaklanmış, fakat görebilsek de onların içinde daBelediye Zabıta Talimatnamesinha dar ve derin uzmanlıkların deki bazı noksanhklar yüzünden karar tam mânasiyle tatbik edıle fışkırmasının yukanda adlan geçen birkaç büyük hekimin ve onmeraiştir. ların arkadaşlarının hayatiyle Yasağın tatbiki ve uymıyanlann ezalandmlması için Belediye Za ortaya çıktığım söylersek mubalâğa etmiş olmayız: Süleyman bıtası Talimatnamesinin bazı madNuman intan hastalıklariyle, delerine ilâveler yapılmıştır. Bu a Mehmet Kâmil mide, Neşet Örada dolmuş yapan bütün taksilere mer kalb ile tercihan uğraşarak rSigara içmek yasaktır» yazılı bir adlarını tanıttılar ve böylece iç levha asılması mecburiyeti de ko hastalıklarındaki bölünmeler de nulmustur kendiliğinden başladı. Muzaffer Esat hocasının izinde kaldı ve !kim 19 Cemaziyelâhır 13 çalışmasının büyük payını kalb hastalıklarına ayırdı. Neşet Ömer (Kalb ve Eviye Emrazı) nı, Muzaffer de onunla birlikte (Klinikte Elektro Kardiyografi) ki. tabını telif ederek bu ıhtisası, V. 1 6.14]11.59|1500jl7.23jl8.54) 4,32 tedvin yoluna girdiler. Böyle olE. 112.491 6.341 9.35112.00 1.31 11,08 makla beraber evvelkiler gibi o da iç hastalıklarının öteki dalla Fenerbahçe mahallesi için ııııılıiiir seçimi yapılacak =İıaberler! MuzaîferEsad Güçhan ııııİıımmnıııımııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııımıııııımıııı|ıııı Yazan: I Ölümünün Yıldönümünde | TÜRKİYEDE DEFA İlk fasiltijlülle plâltik' lâke koph cilt kapağınf porosız oiarok veren... Ord. Proff. Kâzım İsmail Görkan Resimli Bilgi Türkiyenin en güzel ve eşsiz Ansiklopedik Dergisi 43 iincü Sayısı Gıkfı. Bateş Reklâm: 86/12778 MAKİNA SIGORTASI Türkiye'dc Hlc defa. en gcniş şeklile Pökum ,nnlıcme Konstrüksiyon hatatarı Kazanlarda su noksanlıAı hınl Kötu niyct ve tabotaj Santrifüf kuvvet neti. rında da gelişiyor, ders veriyor, «Safra yollan hastalıkları», «İç salgı bezleri hastahklan», «Mide ve yemek borusu hastalıklan> konulannı kitaplar halinde ya. yınhyordu. Çünkü Muzaffer Esat; derin ihtisasının ancak geniş bir Tıp bilgisi üzerinde oturabileceğine inanan klâsık Av. rupa ekolünün tam ve kâmil bir talebesi, tıbbın dışında, tarihten edebiyata, resimden müziğe uzanan bilgisi, kendi diline ve yabancı dillere vukufu ile de, hasılı umumî kültürü ile (Tıbbiye. li) tipınin son nümunelerinden biri idi. Muzaffer, Üniversite kariyerinde idari işlerden kendi payına düşenden fazlasma heves etme>miş, ancak görevi kabullendiği zaman daima ciddıye almıştır. Ashnda 1946 ya kadar bu çeşit işler çok az, ve birkaç kişinin kendini vermesiyle oluverir halde iken o tarihte yürürlüğe giren Tüzel Kişiler Kanunu ile öğretim üyelerin» birçok görevler çıkmıştı. Rahmetli srkadasım ı.şte bunlardan Yönetim, ve Senato âzalıklarına birkaç kere getirilmi? ve onları öğretim görevi kadar dürüst ve ciddî olarak başarmıştır. Muzaffer Esat kuvvetine gelmiş bir insan için asıl olan vazifeler hocalık ve hekimlikti. Hocalıgında talebeye nelerin ve nasıl öğretilmesi gerektiğini didsktık şekilde bildiği kadar talebeden istenecek olan miktarı da ölçe. bilmiştir. Bundan dolayıdır ki öğrenciler muhitinde ne »ert, ne yumuşak, ortalama ölçü sahibi, makul hoca olarak tanındı. Bu. na karşılık kariyer hayatına gıHuriye Krkut'receklerin imtihanlannda Muzafun kıymetll eşl. fer müsamahasızdı. Bu sert tutuEdlp. Erol. Bdlmu, kendinden sonra gelecek o. be Erkufun MT lan kuşaklann daha da kuvvetglll babalsn, Gülter Ergeneli olması gerektiğine inandığınkon'un fcardeşi, dan geliyor, jürilerde, hele yaAil, Abdullah bancı dil imtihanlannda onun Ergenekon, Ayşe terazisi güç oynuyordu. Bu go. Baduı^un dayırevlerdeki ciddiliği en yakınlal»n, Cavlde Brrının bir aday için iltimasa benkut, Necls Ökzer bir aracılığına bile engel olsüm'ün kayınmuş ve Muzaffer devamlı olarak pederlerl, Demet Erkut'un dedesl, vazife uğruna bunu anla. H»yrlye Gönçer. K&mll Ögenln mak istemiyen arkadaslanm kırenlstelert, 8üleym»n Gonçer'ln mıştır. bfte&nağı, D. D. T. KmeUİ Çube Şenertnden Vazifede böylesine doğru, müsamahasız ve hattâ kırıcı olan MEHMET ALİ Erkut'un Muzafferdeki çok yumuşak insan azlz ruhuna ltbaf edllmek üzeruhuna inanmak için onu yakınre 20 Eklm 1994 salı günü öğle dan tanımak lâzımdı. Halbuki namazını mütaakıp Baglsrba«ı Tenl Camlinde Hafız Kemal Gönen. Hafız All Kızıl, Ha'ıs İl.san Sülün t»rafından Merllt okunacaktır. Alcraba. dost T« arzu buyuran dln kardeslerlmiKln teşrlflerinl rlc» ederlz. AİLBSİ Muzaffer, çok genış bir ahbap lar âleminden ka çınmış, ginirli ve kendi seçtiği, çok inandığı in«anların arasında yaşamayı tercih etmiştir, bu yarı kapalı hali onu çoklarına meçhul bırakmış veya yanlış tanıtmıştır. Hekimliğine gelince; dost ve ahbap âlemi sinirli olan bu büyük hekimin hastalar âlemi tam aksine çok geniştir, çok bağla. yıcı olmuştur. Çünkü aklı başında her hastası, Muzafferın insan vücuduna değen elinde ve kalbine eğilen başındaki ciddiliği sezmekte, hastayı ciddiye aldığını anlamakta gecikmemiştir. Onu polis romanı okur haliyle, Velaskezi incelemek için Avru. paya gidişindeki kültür aşkıyle, hoşlanmadığı bir harekette aerhal reaksiyon veren, değışen çehresiyle de sevenler çoktu. Ama, hastaya ihtimamı ve vazifeye bağlılığı ile görenlerin hayranlığı elbette hepsinin üstünde ol. muştur. Sevgisinde samimî, kanaatlerin de sağlam, bilgisinde çok daha sağlam sahsiyeti ile eğilmeden, asla taviz vermeden yaşamış bir karakter nümunesi olarak gösterebileceğimiz bu değerli insanı bir yıl önce bugün yarım kalan (Kalb ve Damar Hastalıkları) kitabının bir bahsini yapan enfarktüsün hançer gibi kalbine saplanması ile kaybettik. Yıllardanberi onun tedavisi ile yaşayan ve onu çok seven bir hastası bana «Bizler geziyoruz, o gitti, ne tuhaf!» dedi. «Tuhaf değil, acı!» diyebildim. HAYAT BİLGİSİ N S I K L O O I S Tomomen kuşe koğıdıno beş renkli ofset baskı tekniği /7e hozırlonan A N S İ K L O P E O İ S İ HAYAT BİLGİSİ m • 8 hoftado tamomlanarok 7 /7e 10 yaş orosındaki çocuklora hitop eden... MEVLİT A M S İ K L O P E D İ S İ HAYAT BİLGİSİ arkın kitabevi Semiral 64.81/12778 Cumhuriyet 12783 \ m \ \ m TE 8JKJTU& ERSTtTOSa M EKİM İTİ4 SALI CÖNO SAAT 1011 OE AÇIUYOR. Afilıs tSrtnlmiı* Saym dost »• mü«UrlUrlmiıln ı*r«ı ver malarinl saygı ilt rlca «d«rlı. Dr. Ştraftttin Ifdmtn Ecz. Tahün Sökmtn DrScholls Sevglll anne ve buyükannemlz Ranunefendlnln 15.10.1964 gününde ebedlyen arsmızdan ayrılmaslyle blzzat cenazeslne iştlnk eden. telçraf ve mektupla acımızı paylaşan sayın akraba dost, lş arkadafl&rımıza ayrı, ayrı teşekkUrc büyük acımız lmfcân vermediğlnden muhterem gazetenlzln tavassutunu ric» ederte. Atamer ve Argun ailelerl BURSA Cumhuriyet 1J775 TEŞEKKUR ŞADİYE LAÇOĞLU MBİ.IIIIIIIM lıolasyon hataları hatalan Mutemmim malumat lçin Kısa devre. sfirsar) FABRİKA ARSASI ALINACAKTIR Surlar dışında Sanayi Bölgesinde 6000 metrekareden büyük, suyu, elektriği, imar durumu mevcut fabrika arsası peşin bedelle satın alınacaktır. Tekliflerin mal sahibi veya yetkili temsilcileri tarafından imar durumu üe birlikte yapüması. Müracaat Tel: 22 65 66 Cumhuriyet 12774 İMilcrinihmallerl ^••••••••••••••••>««««««««B«««««>«H^^H^B Reklâmcılık: 3907/12738 SEKER SiGORTA Aşircfendi Cad. Şeker Han Teldonı 22*367 .21*368 • 22*627 « • • • • »«••aıııiH Dikkatsizlik Becerlksizllk Fırtına ve don Gelâe Royale ' li ECZANELERDE CREME GELEE CİLDİNİZİ DAİMA G E N Ç VE G Ü Z E L TEL. : 27 23 52 AKSU LABORATUARI, ÇEMBERLİTAŞ İSTANBUL MAKİNALARINIZIN TEMlNATIDIR Cumhuriyet 12777 CinVIHIlRtTBrto fefriluns 69 Cumhuriyet'e zn.e«kt\ıpla.r zihniyet çalışmayı gaile saydığı için bütün faaUyetleri lâia inükal etmekte ve lâfla ifade olunmaktadır. 1 ^ Okullarımızda basma kalıp bilgiye 6nem verilmekte ve tatbikat için yer, raalzeme bnhınmamaktadır. Bir acı şarkı Yaıan: A. J. Cronin 246 Çeviren: Vahdet Cultekm BtR ACI SARRI 245 BtR ACI ŞARKJ BtR ACI SARK1 247 Baillie benim yerleştiğimi görünce, karamsar bir bakışla masmavi gökyüzünü şöyle bir gözden geçirdi: «Oltayla balık avlanacak hava değil» dedi, ırmağın üst başma doğru, kendi av yerine gitti. Pek talihim yoktu besbelli. İki saat içinde tota tuta bir parmak boynnda bir som balığı yavrusu tutabildira. Tuttuğum gibi de, usnlca iğneden çıkardım, gene suva attım. Baktım balık falan tutacağım yok, annem gelse bari diye daha büyük bir sabırsızlıkla beklemeye başladım. Ner'de kalmıştı AUahaşkına? Yoksa benim şu İngersoU marka saat mi yanUştı? Yo, işte güneş tam tepeye gelmişti, öğle olmuştu sağlam. Korudaki yola bakmaktan boynum ağrunıştı, çağlıyanın uğultusundan da başun dönmeye baslamıştı. Oltamı topladım, çamlann arasına ç c küdim, yemekten kendi payıma düşeni yedim. Annem hâlâ görunürde yoktu. Kızmıştun. Bir ara duralaJun, sonra yemekten kalan annemin payını da yedim. Gelirse aç kalsın, diyordum, oh olsnn! Yapüacak başka bir şey olmadığına göre, gene oltamı attım sulara anaa, öyle şevksizdim ki bir yüanbalığı gelip yemi ağrına alınca görmemezlikten geldim, bıraktım hepsini parçalıya parçaüya, cı\Tk bir hale gelinceye kadar yedi, ondan sonra çektim oltamı. Baktım vakit epi ilerlemis, kalktım. Ayaklarımı sürüye sfirüye, korunun sonuna varmış, yola çıkmıştım, gözkesiminde biri göründü, benden yana geliyordu. Annem. Üzerimdeki o bezgin hali birdenbire sütdp attım, pek ağrıma gitmiş, pek kızmışım gibi »oğuk bir tavır takındım. Onun gülümsemesine falan aldırmadan, çıkıştun: «Gelmedin.» «Kusura bakm», yavrum» dedi. Gene gülümsiiyordu. «Düşündüklerimiz biraz altüst oldu.» Soluğu kesilmişti. Sonradan aklı başma gelmişti, bir kaç para eder ama, görfiyordum ki hızlı hızlı gelmişti. «Banavie'ye gittik de, çok görülecek bir yermis, beni de kandırdılar.» «Kim kandırdı?» «A» sey.. Miss Baird.» Bunu söylerken biraz duralanuştı sanırım. Miss Baird dediği, Sommen'den pek hoşlanan iriyarı bir kadın vardı ya, işte o. «Oemek Udniz gittiniz?» «Hiç olur mu, yavrum!» Bu düşünceyi pek saçma bulmuş gibi göründü. «İki kadın, tek başlarına! Senin ahbabın B. Sommen de geldi bizlen. Daha doğrusu, o düzenledi bn gezintiyi, her şeyle de pek yakından Ugilendi^» O akşam yemekte gözüm bu adamdaydı; ScottHamilton'un yaptığı gibi, karşısmdakinin kusurunu bolmaya, değerini tartmaya çalışan bir gözle inceledim durdum onu. Ne soytanydı! Daha doğrusu, pek kaba bir adamdı: Hep o konusacaktr, buna da, sanırun, canlüık yaratma diyordn. Sonra, ne de gösterişçiydi! Bir ara, Miss Kincaid, haşlama salanu dilmiş, tavuğn bir türlü kesemiyordn; Miss AUie'ye kötii kötü bakarak, «Bn bıçak da amma kör!» diye söylenmeye başladı, adam bemen o koca bumunu buna da soktu. Bir de baktım, o hödük: «Müsaade edin, hamfendi» diye sofranm üzerine abanmış, bıçağı kadının elinden alarak, tavuğu parçalamaya başlamış tı. Bir çam devirse de herkes onnnla alay et•e, kshkahsyla «HİM *Uy« İÇİm içimi yiyordu. «tnşallah tavnk tabaktan hrlar da yere düşer.» diyordnm. Fırlayıp snratına çarpsa daha iyi olnrda ya. Ne gezer! Umnlmadık bir beceriklilikle, ondan hiç beklemedigim bir ustahkla, tavaga kesmiş, gflıelce parçalamıştı. Bnna dayanamazdım doğrusn. Baillie Nieol da dayanamamı» ol»e«k ki, afmnın içinde h«>murdanıyor, düşmaoımua kııgın kugın bakıyordn. «Gel çidelim cıgara salonnnda bir el dama oynıyalım» deyince bunn sevinçle karşıladım. Otnrma odasındaki eglentide bnlnnmamak için her şeyi y»pmaya razıydım. Baillie pek konnşkan bir adam defildi ama, dama tahtasının üzerine taslanmın sıralarken gözlerini bana dikti, söze başladı : «Sen iyi bir çocnğa benziyorann, annen de hammhanımeık bir kadın gibi görfinfiyor bana. Ben senin yerinde olsam, onun knlagını bflker, madrabazlars karşı ayağını tetik almasını söylerdim. Belki yanılıyorum ama, ben kendi hesabıma bn adama hiç güvenim yok, elime geçse knlagından tntar atarım.» Bn sözler beni telâşlandırdı. Ondan sonraki birkaç gün de srtık biçbir knşkn bırakmadı: Bn adam, bn tngiliz, tskoç kılıklı şn Sommen denen adam annemi • beni pek derinden yaralamıyacak bir deyim aradım • «elde etmeye» calısıyordn. Bn iki kelitnenin kandıneı bir ynmnşaklıği vardı ama, gene de başımdan aşagı kaynar gnlar boşanır gibi oldn. Hele annemin de bn adama ynz verdigini düşününce içimdeki aeı daha da derinlesti. (Arkan vw) Ali Tetlk yanyor: 1963 yılının baharuıda askerden terhis olan genç veteriner bekimler arasında bir cüre sonra tstanbul Veteriner Bajmüdürüne damat olacak bir veteriner hekim de vardı. Tanm Bakanhğınca yeni atanacaklara görev yeri için kur'a çektirildi. Bu yerlerin çogu Doğu Anadolunun mahrumiyet bölgeleri idi. Müstakbel damadın şansına da böyle bir yer çıktı. Bu durum aynı sartlarda bulunan diğer arkadaşları tarafından da biliniyordu. Bunun için kur'ada çjkan yere gitmesi gerekiyordu. Ama oraya gidlp iki ay kadar kalıp îstanbula dönmek mümkündü. Ve bu yol tercih edüdi. Sesai2 sedasız nasıl oldu ise damat bey İstanbula geldi. Hem de bir ek görev verilmek «urttiyle. Ama onunla birlikte Doguya giden arkadaşları hâlâ oradakl görevlerinde çaJışmakta idiler. Bu adam kayırma keytiyeti meslekdasları arasında duyulunca bu defa buna da çare bulundu. Damat bey ihtisas yapmak üzere imtihana sokuldu. Imtihanı kazanınca tercihan Pendik Bakterlyoloji Enstltüsüne mtlsas yapmak için tayin olımdu. Bu suretle dedikodular da örtülmeye çalışıldı. Bu durumda maddl avantajları da artmış oldu. Çünkü bu kurumun lojmanlarında ikamet ediyordu. Bu olay Tarım Bakanlığına bağlı Veteriner Genel MUdürlüğünün yaptığı haksız tayinlere ufak bir örnek teşkil eder. Damat olunca böyle olur! 2 İş konusa ile Ugill dersler en son plina itilmektedir. 3 Işle ilfüi penonel yetismesine önent verUmejnektedir. Her bakımdan geri kaimış ytırdumuzda, sosyal faaliyeUeriınizde etkin olacak gençlerinuzin «Işi> eğitimiyle teçhiz edîlmesine önem vermeliyizŞahsiyet eğittminin tamamlanması bakımından işi bilgi ile yanyana yü ı utmeliyiz. Yazifemize vaklinde nasıl gidelim? Kemal Basmacı yazıyor: Biz Şişlide oturanlar. Pasabahçe ve Beykoz'da çallşanlarunıziD Yeniköy'e. Denizcilik Bankasmın Fab rikalarında çalışanlarımızın tstinye'ye gldip gelmesi Belediye otobüsleriyle imkânsız hale gelmektedir. Taksimden kalkan ve Yeniköy yolüyla giden otobüsler saatte bir olup bunlar Taksimden itibaren Mecidiyeköyünden Oto Sanayiine kadar sıralanmış fabrikalarda ve is yerlerinde çalısanlar tarafından dol durulduğundan bazı duraklarda yol cu almadan geçip gitmektedirler. Mirübüslere gelince, bunların Şişliden geçmeleri yasaktır. Vukarıda KaTserideıı Mehmet All Ancı >aanlattığımız sebepler yüzünden zamanında işimize gidip gelebilmemi2 Bütün aydıniarımızın ittifakla biriçin minibüslerin sabab saat 7 8,30 leştikleri yurt kalkınmasının biriarasında Şişll'den Yeniköy'e saat 17 cik bal çaresi kültürel kalkınmadır. 18,30 arasında da Yeniköy . Şişli «Ama bugünkü eğitim kurunüarımız rasında çalışmaları için alâkadaraksi bir zihniyetiıı kucagma lar nezdinde tesebbüste bulunmamzı terkedilmis bulunmaktadır. Va bu ric» ederiz. Niğdeden F. K. I. yazıyor: Saym Ibrahim Öktem'e soruyorum: «İnkılftp ne demekttr?» «Bızim büdlgtmlz minada Inkılâp; kötü bir şeyln kaldırüması yerine iylsinin konmasıdır. İniüâp reılnunln eğltlm tonulariyle meşguJ oldugunuza göre, üıfcüâbın tasıdığı mânayı nlçln tatbik etmlyorsunuz? Siz bunu tatbik edeceglnlz yerde bllâkls inkılâp öncesi talebelerin yararına olan şeyieri tamırüınız... I&kılâp bu mudur?... İylyl kaldır kötüyü koy... Tek dersten sınıf geçmek bizim zaranmızadır diye kim söylemistir acaba? Dün çok dersten bütunıemeyl, bugün de borçlu geçmeyl kaidırdınız. Yann da okumayı Kaldırırsanız hiç şüphe etmeylz... Umutları kırılmış bizler artık bllgl deryasma bir akşam güneşlne bakar gibi bakıyoruz.» bo ııııııiıır ? İŞ EĞİTİMİ Bir öğretmen yazıyor: Gari Eğitim Enstitiisunden yakırunaınız var. Amacı eğitimci yetiş tirmeh olan bo oknl. öğrettiği bilgilerin anlamtnı çeşitli sınavlarda da izlemek istemeı mi? Konaşmala rında ve yayınladıklan eserlerde oklasik sıra sisteminin tamamen Uarşıtında oldnklannı acıkladıkla n halde enstitünim uygnladıti nnavlann coju klâsiktir. Meselâ sınav sıralarında jabancı kelimeler ve nzun cumJeler yerine. öz tttrkce Ue kısa eflmleler kullanılması daha iyi olmaı mı? Imtihan soruları öztürkçe olamaz mı?
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog