Bugünden 1930'a 5,438,457 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAHÎFE DÖRT CUMHTJRtYET 18 Eklm 1964 Yazan: BURHAN FELEK Merhaba!. Merhaba!» Merhaba Kehmi. Nasılsın, eyl EyimlsanT. Ulan Rehml, sana eylmisun de Anmt Ne olmnş dedinseT Cevap versene!. Dargtnmıyuz! Bırak benint yakamı Nuri zaten tsabımın sinirleri bozuk. Âsabmın sinirleri boznk Ise elt tezaoı beye! Vetsun sana uyka bapı. fut onu!. rahatla!. Bırak benim yakamı diyonım yahu! Zaten çatacak yer arıyorum., Ebmet ağabeyine çatl. Onnn Iskelesi ga&Iamdır.. Ahtnet lâfa kanştı.. Nnrl, varma şu çocnÇun üstiıne!, Sonra kavga ediyorsunuz.. hak&ana ıatea sinirden çiroza dönmüs Ben mi çiroz ettim onu! 1 Uzatma .. Rahmi bo seler. Ben bu kahveye blr daha eMmem Recep 1 Ben sana naaaptım Rahmı Hty? Sen değiU sen degil.. müşterilerln« beni rahatsız ediyor. Sen sag ol. naaapahm Naapıcaksın! Müşterilerini terblye et!. N'ari alındu B»na mı söyleyisnn bn lakırdıIan Ben ortaya •dylfiyornm. Beni rahatsız edenlere.. Kusurumuza pakmayın! Işte!. Bir kahvede, blr müşttri, Stekl müşterilen alay ederge, ben o kahveye gtlmem. Celmezsen ban» ne? Ahmet.. Bırakın boş lâflan... Nnri, len de bırak nkalalığı. Bırakmıyor ağabey!. Benim içiro yanıyor. Bn, benimlen alay ediyor tçin yaniyse, buıla su iç jtşte sen adam mısın? Hayır ben taşaronum.. »dam sen•un'.. Konsolos, göılügünün ustünden bakarak Nnri Beyefendl!., Mükfileme, Kur invazl hudotlarından çıkıyor zannederim Hilmi Bey biraderimizle biraı daha emabl konuşabüirsini» samrım. UeJU mi eczacı beyetendit Şüpnesiz miritn™ Rahmi: Gördün mü?. Konsolos anlıyor halimden.. sen anlamıyorsun'... Nnri: Konsolos ml anlayi halinden» tşte bak ne söylüyor. O konsolostur. Ne bilir mahalle kahvesinin âdetlerini.. NJrl Beyefendl.. otuz senedfn faıla kariyer hayatımda zannederim zatı&linizden fazla bir şeyler öğrenmişimdir. Konsolos bey, Samerde oturan fazla bileydi.. benim büyük ninem Venimahallede ofarurdn... Iki kere iki ne eder, ö|renmeden eitti. Nereye? Herkesin gittiği yere: Büyük nineniz kariyerden mi ldi?. îok, karsyer demedim. Sarıyerde oturnrdn.. Gülerek: Nnri Beyefendl! Ayn «yn diller görüşüyoruz. Ben sizin diyalektinizi anlıyamıyornm. Anlamıyorsan tercfiman mı tutalım... Ahmet: Nuri, fazla konustan. Âleme tereüman tutturacagına kendi çeneni tut!. Rahmi: Tut biraz, tnt! Bak berkeslen kötü kişi oluyorsnn. öyle olsunt. Ben ba bu kahveye bir daha celirsem Recep: Y.ıhu! Şarada beş on para ekmek psrası çıkarıyoruz.. birbirinizle maraza çıkarıyorsunuz. Kabveye kabahat buluyorsnnoı. Konsolos: Recep Efendlnln hakkı var degil mi eczacı beyeıendi! öyle mirim. Ahmet' Kapandı bu is, Istiyen kahveye jelir, istemiyen gelmez; ama biz burada kardes çibiyiz.. maraza da olıır, lıaraza da~ kapandı. hadj el sıkışın bakalım.. Kahmi: Ben blr şey demedim ki~ lizatma!.. Uzatmadan el »ıkısıhr mı? Nuri: Çocak gibl oldun be! Ver elln!!.. Rahmi kalktı.. el sıkıştılar.. Ama benim derdimi soran yok!. Ahmet: Senin derdin bitmez kl.... öyle değil ağabey'. Durup dnrurken on kâğıdımı aldılar™ Haraç mı verdin! Yok ağabey!. Hani eski Ketner»Hı var ya!.. Şitndi orayı açtılar.. oradan geçiyordum... Bir çocuk yanıtna geldi» « AJabey tki beşligin var mı? Saradan para alacağım da.. diye bir onluk kâğıt çıkardı.. ben de cebımdeki paraları çıkardıra.. bir beslik ile ikı tane iki boçukluk verdim.. tam on lirayı alacaktım.. arkadan biri«i: Geliyor diye bafırınca çocuk: «Vay anam'.» dedi. Basladı kaçmaya.. ben sasırdım.. sonra birdenblre aklım basıma geldi baktım çocrak yan sokağa saptı... Ben de pesinden... Orada yanda sokaklar var,. o kostn, ben koştum.. arkadan: « Tut! Hırsız var.. diye bajırdılar.. foenk yandaki binalardan birine girdi. Pek kestiremedim. Koştum... Arkamdan bir polis yetişti.. yakama yapıştı. On Lirası Gel buray»!... dedl... Neden geleyim ağabey!. Ne kaçıyorsun?.. Ben kaçmıyorum çocuk kaçıyor» Hançi çocuk.. Ne bileyim ben geldl ban», bir on liralık nzattı. Bozar mısın? dedi» ben de bir beşlikle, iki ikibuçrakluk verdim. Tam o sırada «geliyor» diye bağırdı birisi~ çocuk kaçtı. Ben de peşine döıîtüm.. Nerede çocuk? Şn binalardan birine girdi ama, iyl kestiremedim.. Sen bele gel de... Onu karakolda anlat!. Kardeşim!. Benim karakolluk isim yok.. Sen gel hele... Sonra Galata merkezine gittik Orada benim ifademi aldılar... Allahtan nüfusum üstünıde idi. Gösterdira. Aksaraydaki monser Falıri Beyi taındıiımı söyledim.. anladın mı.. telefon ettiler.. ondan sonra beni bıraktılar.. « Bizim on kâŞıt ne olacak? dedira.. «Çoco£u tanıyor musun?» dediler. Tanımıyo • ram! dedira. Bir polis: « Oralarda Çingene çocuklan dolasıyor.. seni onlar çarpmıştır.. Dâvacı mısın?. dediler. Dâvacıyım! dedim.. öyle ise kimden dâva edıyorsan büviyetini söyle! dediler.. Sizin anlıyacağınız.. bizim on kâğıt gitti Nuri: Sen sarraf mısın bet. sokakta çoluk çocuğa para bozar misun?.. Ben iyilik olsun diye hani™ Ahmet:: Recep, Kahmi Beye bir soğuk çacoz... (Gülerek) Rahmi sen hâlâ safsın he!... Oralarda çoluk çocokla para alısverısı olur rau?.. Nerede bulacaksın da dâva edeceksin.» Konsolos: Pek mUteessir ol*am Rahmi Beyefendi! Demek ki on liranızı çarptılar. Çarparlar monser.. ben bir kere Pariste viskonsolos iken, birisi saat sordn . Cep saatim vardı.. çıkardım.. kapmast ılc kaçnıa&ı bir oldu.. poüse müracaat fttimbeyanı teessür ettiler; fakat yabancı bir takım gangsterlerin dolaştığını, bir daha saat soranlara cevap vermememi tenbih ettiler..di.. siz de bir daha para bozmay\n'. Ahmet: Rahmi, oglntn! Sajlık olsnn.. ya elli lira'nk boıaydın! O zaman gelir, ciğerini söksrdim vallaha!.. Yine söksene'.. Kimin sökeceksin^ O da var ya!.. Dalgınhfcıma çeldiBir daha tövbeler tovbesi.. gazozu yanya kadar içtikten sonra: Şimdi âsabımın neden sinirlendifeini anladın mı Nuri?. Senin de basına gelirse gorürsün! Anladım, anladım.. ama benim basıma gelroez. Ben sokakta para defıstir mem.. Recep, yap bir cay bana da.. Rahminin gazoznnn da bana yaz \e kahve eski hayatına daldı. YİIAf \Z CK Dışanda itibar sağlamak için dahilde kuvvetli olmamız gerekmektedir I 1930 dan 1964 yüına kadar Bü: yükelçüık yapan ve muhtehl eI hemmiyetli dış görevlerde bulu\ nan Cemal Hüsnü Taray: : « Haricl siyasetimizde esas Itibarıyle bir değişikli&e ihtiyaç yoktur» dedi. Ve bir hayli sert olan tenkidleTini sıralamaya başladı: «NATO camiası içinde bulunmamız blr msLzhariyettir. A n cak, NATO dpvletleri arasında musavi itiban temin etmemız i! çin dahilde çok kuvvetli olmanuz ve herkese el açmak mecburiyetinde kalmıyacak kadar refa: ha ve bu relahı temın edecek dalulde kuvvetli bir teşkilâta ibtiyacımız vardır. Dış siyasetimizde, NATO'ya "iTdiğimızden ıtibaren ittifaklanmızın ölçüsünü maalesef kaybettık. Harıciyemiz şahsıyetini konıyamadı. NATO camiası içerisinde dahi Atatürk prensiplerine sadık kalarak ve bundan avrünuyarak istiklâllerini kazanmaya çalışan devleüere karşı faydalı olabüirdik. Ve bu son camıanın da reisüğini kaybetme2dil£. Koloniyahzme karşı dünyada ilk muvaffakıyeti kazanan Atatürk Tiırkiyesi olmuştur. Biz bu prensiplerden aynlmamış olsaydık, NATO içinde daha lazla ıübar kazanırdık. mlştir. NATO âzası bir devVetın komşularıyle ıhtüâfını hal yoluna gitmesi, aslında NATO için muvaffakjyettir. Ama bütün bunlann şartı esasisini dahilde kuvvetli olmamız ve iktisadî kalkınmada umuml bir seferberlik halinde çalışmayı temin edecek, geniş anlayışh bir plânı tatbik etmemizle mümlcundür. NATO'ya girdiğimizden beri ittlfaklarımızın ölçüsünü kaybeliik BüYükeiçi Cemal Hüsnü Taray'ın tikirleri Devetin Pariömento tarafından murakabesi Ekonomık yapı gibl, başta siyasi enstrüktürümüz de bugün gtrdiği çıkmazdan aşmamız lazımdır. Demokrasi re]ıminin asıl hedel tuttugu esaslar bugün maalesef bizim kabul ettigımız sıstemle temın edilememektedır.. Demokrasinin bellıbaşlı ş u üç he deli vardır: Birincisi; en geniş mânada likir ve tlkir ifadesinin hürriyeti... Bunun bulunmadığı yerde devlet idaresi dejenere olur, zayıl ellere düşer ve bundan yalnız o memlekette maceracılar, çıkarcılar istifade eder. tkincisi; devletin Parlâmento tarafından hakıM ve üill kontroludür. Bugün böyle bir murakabe Türkiyemizde mevcut değildir. Kaybank, Etibank gibi yolsuzluklar başka memleketlerde parlamentolan ayağa kaldınr ve 4 5 hükümet devırirdi. Mesuller cezalandmlırdı Ve dana açıkçasuu söyltyeyim. Böyle kon trol olan memleketlerde zaten bu neviden hâdiseler meydana gelemezdi .. Üçuncü şart; en îayıklannın, e n itibarlüanıun devlet idaresi başına ve devleti kontrol edecek mevküere gelmeleridir. Aydınlan nın büyfik ekseriyetinin alaka göstermediğl, yahut gösteremediği bir yerde demokrasi düşunce Irgatloşmak için dunyaya gelinmemiştir! Amerika bite Rusya ile an aşmoya doğru gitmiştir NATO camiasına girmiyen devletler ve bühassa Varşova Paktı devletlerıle de gayet iyl komşuluk münasebetleri temta etmek imkanları elimizdeydi ve elimizdedir. Diğer NATO devletleri v e başta Almanya b u sahada çok mesafe katetmişlerdir. Amerika bile nükleer tecrübe mevzuunda Rusya ile anlaşmaya doğru gitPilll«ill»«liHnilimimiMlll!ll!lH«R!UlıllUllW(llllinro Konsorsıyomun baricine çıkar § mak lâzımdır. Haricl borçlan = nuz uzun vâdeli az îaizlerle kon = solide edilmelidlr Ondan sonra 1 da dahilde alacagımız esaslı ted = bırlerin tam randımanı için ıhti g yacunız olan sermayeyi de aynı = si vardır denemez. Umumiyetle şartlarla temin etmemiz gerekir 1 siyasi partüerde 2 nevı adam var Bu buyük devlet adamlan işıdır ,; dır. Biri parti mekanizması v e Baştaki devlet adamlarımız di â rey toplama ışlenyle meşgul o ğer zengin devletlerın baştaki >| lur. İkincisı parti iktidar mev devlet adamlarıyle halledebilirler > kiine geldıği vakit devleü idare Bugünku şu aciz Konsorsiyum aederek ve muhalefette iken dev zalanndan bir çokları da karşı ; let ıdaresini bakiki, fiill şekilde larında muhatap bulamadıklann w kontrol edecek devlet adamı vas dan şikâyet edıyorlar. Û fında tnsanlar vardır. Parti mekanizması ile meşgul olanlar ne devletl idare, ne de murakabe edebilirler. Parti mekanizması mütehassıslariyle, devlet adaml a n birblrlerinin işlne tcanşmazCemal HUsnü, Busya İle münaj sebeüerimiz hakkmda fikirlerini g söyle açıkladı: g « Sovyet Rusya ile münase ğ betlerimi2e, Cumhuriyetin ku = ruluş gunünde, hattâ Milll Mü | cadele zamanında dahi, Türkiye s Cemal HUsnü Taray, dış siya devlet adamlan azamî dıkkat gös | | setimizi neticede iç politıkaya, termişlerdir. Stalın bu münase = demokrasinin esaslanna ve eko beUere büyük gölge getirmiş ve = nomils meselelere bağuyor, bun büyük darbe vurmuştur Bugün = lara toptan bir hal çarest bulun kü Rusya dahilde oldugu gibi. g masmı istiyerek diyordu ki: hariçte de Stalın projelerıne ta ş « Ekonomik enstrüktüre ge mamen nt nareket etmektedir. s lince, ırgat çıkarmakla ticaret Dünya stratejisı esasından değiş ş muvazenemizin kazanacagı Umi miştir. Bu şartlar içinde NATO s dini taşıyanlar zannederım ki e camiası d&hilinde Sovyetlerle em ğ sas meseleyi gözden kaçınyorlar. niyetli ve mütekabil hürmet ve j§ i Bir millet ugatlaşmak için dün riayet sartlariyle guzel dostluk münasebetleri kurulabilir. Baş s yaya geltnemiştir. Aynı mantıkla, ta Amenka olmak uzere NATO j demek ki 30 milyonu içeride ve devletlen de bundan memnun s ya dışanda ırgat yaparsak me kalırlar. Esasen, Amerikanın sa ğ seleyi halletmiş olacagız!.. lahiyetli devlet adamlan da bu = 34 senelik Büyükelçi likirlerini nevı münasebetlerin düzenlenme = sakıncasız anlatıyor ve «Bunlan sinden memnun kalacaklannı g ama mutlaka yazınıı;» diyordu. muhtelif fırsatlarla üan etmişler ğ Bir ara konuşmanm «dış yardım dir.» ğ lar» konusuna gelince Taray şun Atinada 2.5 sene BüyükelçUik i ları söyledi: yapan Cemal Husnü Taray, anla = « Dış yardım bir yamadır. dığUTuza gore, Kıbns mevzuunda ğ Kalkmmami2a bir faydası yoktur. ümitsizdi! Buna rağmen şunlan ğ ğ Dış yardım meselesıni, sanatları söylemekten kendini alamadı: ve fikir hudutlan ulak telerruat Kıbnsta esas olan mesele, = üzerinde durmak ve küçük kom Yunanlılann işi tâvizsiz bir oldu ğ binezonlara basvurmak ustası ve bittiye getirmelerine mâni ol g sanatçısı olanlardan müteşekkü maktır. = StaPın ve S. Rusya | Türkiye münasebetleri | ııııımmıiHnıiRiraııımıınııııınıınııııııııııııııııiüiinııııııiiiııii^^S BULMACA 123456789 İSağlık v e Sosyal Y a r d ı m B a k a n l ı ğ ı ! 1 FLORENCE NİGHTİNGALE YÜKSEK j HEMSİRE OKULU MÜDÜHLÜGÜNDEN: İ Okulumvız 19641965 ders yılı için öğrenci kaydına başlanmıştır. Lise mezunu kız öğrenci kabul edilir Tamamlayıcı bilgi için Okulumuz Müdürlüğüne sözlü veya yazılı müracaat yapüabileceği gibi, diğer vilâyetlerde Sağlık Mudürlüklerme başvurulabilır. Adres: Şişli İstanbul Telefon: 47 55 T7 (Basın 15963/12692t Atmanca'yı Çabuk ve esasü oğrenmek İstiyormıısunuz? Dünyaca tanınmış Goethe Enstitüsü Methodu ile : Müracaat: Cumartesi haris her Jtün saat 16 19 a kadar Sekreterliğimize Adres: Ahnan lisesi, Beyoğlu Tiinel, Tel: 44 20 40 Reklâmcılık 3882/12682 £0 YAP1 ve KREDI BANKASI KuîtDr ve sonot hlzmetleri serisinden: SERGİLER 8OLUA.N SAĞA: 1 «Başkasuun baskısı İle yapıl&n tepeden akan su İle baştan a$a£ı yıkanma lşl> m&nasma lkl 6öz. 2 «BüyüK çapt* tecrübe lareslt karşülgı söz. 3 Kus konulları (çojul). 4 <K»palı blr kutunun kapağını tcaldınn mftnaaına blr çeklra, «atranç benzert blr oym». 5 B»aa uajrvanların boyunl&nnı sttsler, yerletlp k»lmıs teslr. 6 tnebolu İle Kastamonu arasındakl blı ytlcellk, blr edatın kısaltılmı»!. 7 Patlayıcı «Uahlard» bulvmur. tek. 8 Dolandıncüann Wç ıçlne gelmlyen blr hareket. 9 T m ny& yaptıgı hareketl yaparak. YUKAB1DAN AŞAĞHfA; l Dost ahbap toplayıp onlan yedlrtp lçlrme Işt. 2 Yoksulla sade Ramazanda degü her gün tuttulclan, suçlunun hafc ettlgl. 3 DUlerde dola?an takat fcestu olmıyan eozler. 4 <İrat getlrlr konut» m&nasına lkl söz. 5 «Onun İKİ taneal blr baş Içlndir» diye blr atalar sözü Taroır, b.atl$ »lkoUü lçkllerden. 6 T»nrıya kulluk etm» blr edat. 7 Terazldo «kap> kar «ılıgı çütanl&n ağırlık, futbol eklplndekl oyun. culardan birlnln Ttıöîesl bftkınun dan aldıgı »a. 8 haJledllrol» sekll nareketln» göre K'ııtbo hmrr.icamr kendlnl »yar et! anlamına blr emlr, metrentn blnde blrl. 9 Klşlyl nmtievuy» gitmekten alıkoyen engel. Ar» m?lu<lUerı 23 00 Oece Ronserı nmı 13.00 Haberler 13 10 Ey 23 30 Çeşltli müzlk 24 00 KlS» fei rtcn müzli 1340 S«*ılar 14 1.1 Erol Pefecan eaa topluluğu 7.30 Açılı^ Kısa haberler O baberıer Kapanı? 1415 Rcfclâm programlan 15.00 İSTANBÜL POLİS BADVüSC ynn havalan 1 45 HaM mUzik 17 58 Açlüfl 18 00 Dans» çagr. Cumburbaşkanlığı annonl miMUmsı 8 00 Hatoerler 8.15 Tatll sabaöı tnelodllert 8 40 TürK\ller ve çar 1R30 Cazseverln sa^tl 1BD0 1İ2S ŞarKUar 15 45 Dilek kuKUar 9 00 Pazar seiaaı 915 Meloclıleı Olkealnde gezl 20 00 tusu 16.45 8pot ve müzlk 17.13 TürK müzlğl dlnleylcl lstetlerı Pl&Mar arasuıda 20 ?0 Hafll mü Kısa haberler 17 15 Şarittlar 9 45 Şanll sayfalar 10 00 Haftf zîit 2100 Gece konstr, •« 20 17 2ü Tarla dönüşü 18.00 Spor saylası 18 15 Reklam programlan Batı müîlgl <Unleylcl Utekien Çeşltll müzife 24 00 Stapamç 19 00 Haberler 19.25 Hara duİST4NBUL POLİS RMIYOSNÜ 10 30 Pazar skeçl 11 00 tstanbjl rusnı 19 30 Şarkılar 19.50 UyıKısa dalga: 47, 43raı Beledlyesl Konservafuarı fconsertn.tn 10 58 AçılıS 11 00 ŞarKUanJan kudua 6nce 19.55 Küçük Uânlar naklen yayını 13 00 Haberler 13 15 Şarküar 13.30 RekJââmiar geçi blr öemel 11JÎ0 Tatll günü 20 00 KıUrıs lçln 6ztl yayın dl 14 30 Türküler 14 45 Orhan 1140 Altı »esten altv türkfl 12 00 20 10 Şarkılar 20 30 Küçttfc kon 20 55 Küçük llânlar 21.00 Ber Avşar orkestrası 1 00 Yurdun sesl Kısa h&berler 21 02 Yirmlncl yüa 15 30 CeşitU mttzifc 16 00 AruaANKARA yıl 2130 şarlcılar. türküler «Srler saatl 16 15 Kısa UanlM 6 27 Açılış 6.30 Kısa haberler 22 15 Mttzık dunyası 22 45 HaberHaflf müzlk 16 30 Galatasaray Göztepe mlll! Ug maçmın 2 devre 812 Günaydm sayın dlnleylcller ler 22 55 Hava dunıam 23.00 slnln naKlen yajuıı 17.30 Çay 7 30 Tatll Bab&hmın şarkıları Sollstler, orkestralar ve melodller saatl 17 57 Kısa Uânlar 18 00 8 00 Haberler 8 10 Hav» durumu 23 58 Günün önemll haberlerl Beklâmlar geçldl 19 00 Haberler 8 15 Pazar sabahı lçln müzllt 24 00 K.as>ams. ANK.\RA tL aADYOSD GünlüJs olaylar 19 30 Kısa U&n 8 45 Şartalardan blr demet 9.15 16 57 Açüı? 17 00 Bay Prlt» B8ylar Hafit müzllc 19 40 Şarfcilar Kadın ve tatll 9.30 Isteklerlnlz 20 00 Haflf müzik 20.10 Ozan, müuolonda 10 00 Atlı karınca myor 17.15 Dans müzlği 18 00 lar ve seslerl 20 30 Beraber şar 10.15 tsteglnlze göre 10 45 Bin Pazar konserl 18 50 Halll müzlS Küar 2100 Eşrel Şeflğln sohbet! dlnler mlslnlz? 10.55 Haltatun 19 00 Haftanm eollstl 19.30 21 15 Şcril Yüzbaşıoğlu orkestra skeçl 11.25 Pazar k eerl 12 00 Sevllen melodtlerden blr demet sı 21 40 Şarkılar 22 00 Beklâm Kısa Uaberler 12 02 Dlskoteglmlz 20 00 S»ntcmlk mtelk 2100 Mozaüt lar geçldl 22 30 Radyo promenad den secmrtet 12 25 K ıqtlk llanlar 22 00 Hajta »onu lçin orksstrası 22 45 Haberler 22 55 12 30 "yciTttaıı aesler pczar prog 23 00 Kopaır» PARİSİN KlRAU 83 Oountt Jhoet to (teo uctıma eaıımutu 1. ÖYLÖ KÖYLÖ ÇORAPURI sergisi 1 9 3 1 EkTm 1964'te Yapi ve Kredl Bankasının Galatasaraydaki yeni binasının Sanat Galeristnde. Predalgonde'la Raseol, birlikte yeroek yediler. Sonra saat fiçe doğrn, yakışıklı marki araba ile sokaga çıktı. Birkaç dakika sonra, küçük servis kapısmdan, mavl bez önlüklü, kolanda büyük bir sepet, bvrasuk yüzlü, köylü kıyatetli ihtiyar bir kadın çıktı, kararsız gözlerle etrahna bakındı, soka|ın köşelinde, ucuı cinsten bir yaprak sigarası icerek bekliyen bir »dam förüp ona dognı y6neldi. Bu, Raseol • Saint VincenVin çıkma«ını sabırla bekliyen Amoretti idi. KöylO kadm, koyu bir PikardiyaU şivesiy Ie: « Pardon efendim* dedi, «Amietıs şanna nerden gidilir?^ Amoretti, yanlısı şöyle düzeltti: < Kuzey «an». Köylü kadın aptalca bir inatla: « Hayır,» dedi, «Amiens «an». • Pek alâ, ChampsElysees'yi takip edin, Concorde Meydanına geldikten sonra orada sorarsınız». < Oraya giden bir omnibus var mıdır?» « Cvet, orada bnlnrsannz, ama Knzey gan diye sontn». « Size Amiens gan diyoram a eanıro!» « Peki öyle olsnn, iklsi aynı seydir^ Kadın bayretten donakalmış gibi oldu : « Ya! Sahi mi? Ya! Sahi mi?» dedi öurdu. Tesekkür bile etmeden hantal adımlarla nzaklaştı. Amoretti gülmeğe başladı, kadımn pcşinden baktı. bahçenın koşesınde gozden kayboldoğnnv gördii. Saat beşe doŞnı artık sabn tükenmefte basladı. Sekız saatten laıladır orada bekliyordu. Endiselenmete basladı ve düsündü. Yüıü kırıstı. • Hay aptal herif!» dı>e söylendi. «Bu Pikardıvali köylü kadın Rascol'un ta kendısiydı. Taro yakaladıgım anda elden kaeırdıjım yetmıyor muş gibi bir de nstelik benimle alav etti. Ben ne sersera seymisim!» (Arkası var) İSTANBÜL )«ı<tlınn«nııınıın«>ımı 4O 18 Ekim 1925 tarihli Cumhuriyet'ten Anl rahatsızlığımda iaabetU teşhlsiyle beni «Beyoğlu Beledlye» hastanesine nakleden çok yakmım «Hazım cihazlan hastahklan mütehassısm Doktor başta Kariciye servisi şefi Doktor Asil Mukbil Atakam'a. ficUen muhlik saira kescsıyle eski bir fıtık amelıyatını buyük başarıyla muştereken yapan Doktor Faruk Çaglar ve Doktor NecaU îüge'ye, muvaffakıyeüe narkoı atbık eden doktor <Plnha$ Ray. tanna. candan şeîkatierinl göriuâüm Başhemşire Nezahat Göztepe'yt ve hemşire Saime Suba51ya, hastanedeki doktor «rka^aşlarıma ve personeîtne, zlyarete gelen dostlarıma syrı ayrı teSekkurlerimi sunarım. E3ıfÎN 12724 SALÎH BOZOĞLU'na Gazi Hazretleri Konya'da yağmur altında konuştular Konyada misli görülmemiş bir tezahürat içinde karşılanan RöSsicumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri, ikamet etmekte oldukları köşkün onünde nümayiş yapan Konyalılaruı bu samimî coşkunluklan karşısında şiddetle yağan yagmura rağmen balkona çıkarak bir nutuk irad etmişlerdir. Yollara çiçek demetleri, buketler ve konleüer saçan halk gece fener alaylan tertiplemiştir. «Konyanrn sıhhatim üzerinde iyi tesirini gördüm» diyen Gazi Hazretleri buradaki ikametlerini uzatmak niyetindedirler. Konyadan bir görünüs iğneyi koyanm başka sınıftan biri olabüeceğım söylemişlerdir. Kovulan talebeler Valiyi ziyaret ettiler Arapça muallimleri Tahir Kendinin sandalyesine iğne koynıak gibi çok münasebetsiz hareketlerinden 6türü mektepten kovulan İstanbul Erkek Lisesi onuncu sınıf talebeleri dün Vüâyete gelerek Vali Süleyman Sami Beyi sny»ret etmişlerdir. Talebler Kömür depolan Bolu Mebusu Nuh zade Mehmet Vasfı Bey, Şehremini (Belediye Reisi) Emin Beye hitaben bir açık mektup yayınlıyarak komür depolarına kömür konulması yasak edildiği halde bazı şirketlerin kömürlerini depolara koymalarına nasd müsaade edildığini tormuştur.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog